Okuyucu notları çoğu zaman belirti dilinde gelir. “Karakteri umursamadım”, “herkes aynı konuşuyor”, “sonundaki değişime inanmadım.” Bu cümleler doğrudur, ama tamir için yetmez. Aynı belirti üç ayrı nedenden doğabilir. Yanlış nedeni tedavi eden yazar, sorunu çözmez; sorunun üstüne yeni bir sahne ekler.
Bu yüzden her bölüm aynı sırayla ilerliyor. Önce belirtinin sayfada nasıl göründüğünü tarif ediyoruz. Sonra onu en sık doğuran iki üç kök nedeni sayıyoruz. Ardından atölyenin hangi adımına geri dönmen gerektiğini adıyla söylüyoruz. Belirti son sahnede görünse bile neden çoğu zaman ilk adımlardadır: amaçta, yarada, kadroda.
Kendi taslağını okurken bir mesafe gerekir. Yazdığın her sahnenin nedenini bildiğin için boşlukları zihninde doldurursun. Okuyucu bunu yapamaz; yalnız sayfada olanı görür. Teşhis için taslağı bir hafta bekletmek, sonra karakterin her sahnede ne istediğini ve ne yaptığını tek satırla yazmak işe yarar. Hayri Usta’nın da ilk taslakları bu altı belirtinin her birini taşıyordu; her bölümde nasıl onarıldıklarını görüyoruz.
Karakter pasif (The passive protagonist)
“Başına bir sürü şey geliyor, ama kendisi hiçbir şey yapmıyor.”
Pasif karakter sayfada kolay tanınır. Sahneler başkalarının gelmesiyle açılır: bir telefon, bir ziyaretçi, bir mektup. Karakter tepki verir, üzülür, düşünür; ama bir sonraki sahneyi kendi kararıyla başlatmaz. Hikâye ilerler, çünkü dünya ona bir şey yapar. Okuyucu bunu “bir yere gitmiyor” diye söyler. Aslında hikâye gidiyor; karakter yalnızca yolcu koltuğunda oturuyor.
En sık neden olumsuz bir amaçtır: bir şeyi yapmamak, bir yerden gitmemek, bir şeyi kabul etmemek. Böyle bir amaç karakteri bekletir. İkinci neden amacın soyut kalmasıdır; “mutlu olmak” istenebilir ama peşine düşülemez. Üçüncü neden saatin olmamasıdır. Bugün harekete geçmesi için bir neden yoksa karakter de yazar da yarını bekler. Üç neden çoğu zaman birlikte görünür ve biri onarılınca öbürleri de görünür hâle gelir.
Tamir için “İstek ve somut amaç” adımına dön. Amacı bir fiile çevir: ikna etmek, bulmak, kazanmak, kurtarmak. Sonra bir son tarih koy ve amacın ölçülebilir bir bitiş noktası olsun. Pasiflik bazen bir korkudan da gelir; karakter kaybetmekten korktuğu için hiçbir şeye uzanmıyorsa “Yara, korku ve savunma” adımına da bak. Korkuyu koru, ama korkunun karakteri bir eyleme zorladığı yeri bul.
Sahne başlatıcısı sayımı
Taslaktaki her sahnenin yanına sahneyi kimin başlattığını yaz: başkarakter mi, başkası mı, olaylar mı? Başkarakterin başlattığı sahneler yarıdan azsa sorun bir sahnede değil, amaçtadır.
Olumsuzu olumluya çevir
Amaç “-memek” ile bitiyorsa, onu olumlu bir fiille yeniden yaz. “Gitmemek” yerine “kalmak için bir iş bulmak”, “satmamak” yerine “alıcıyı caydırmak.” Olumlu fiil karakteri bir yere götürür; olumsuz fiil olduğu yerde tutar.
Tepkiden sonra karar
Karakterin başına bir şey geldiğinde sahneyi tepkiyle bitirme. Tepkiden sonra küçük de olsa bir karar ekle: bir telefon açmak, bir kapıyı çalmak, bir şeyi saklamak. Bir sonraki sahne o karardan doğsun.
Dışarıdan saat
Karakterin harekete geçmesini bugüne bağlayan bir süre koy: bir tebligat, bir sınav günü, bir uçuş. Saat dışarıdan geldiğinde ertelemenin bedeli de sahnede görünür.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
İlk taslakta Hayri Usta’nın amacı “imza vermemek”ti. Bütün sahneler dükkânda geçiyordu: belediye görevlisi geliyor, Selim Bey geliyor, Zerrin geliyor; Hayri Usta her birine “hayır” diyordu. Okuyucu ikinci perdede sıkıldı, çünkü dördüncü “hayır” birinciden farksızdı. Amaç kırk gün içinde on bir komşudan altısını ikna etmeye çevrildi. Hayri Usta berber Emin’in dükkânına, kahveye, çay ocağına çıktı. Her ikna denemesi yeni bir sahne, her ret yeni bir taktik oldu.
Filmlerde ve dizilerde
Üç Billboard Ebbing Çıkışı Missouri (2017)
Three Billboards Outside Ebbing, Missouri · Martin McDonagh
Mildred Hayes
Mildred’in kızı tecavüze uğrayıp öldürülmüş, aylar geçmiş ve kimse tutuklanmamıştır. Yas kolayca beklemeye dönüşebilecek bir durumdur. Mildred ise kasabanın dışındaki üç reklam panosunu kiralar ve polis şefini adıyla sorgulayan yazılar astırır. Film boyunca sahneleri çoğunlukla onun kararları başlatır; yas pasif bir hâl değil, bir eylem zinciri olur.
Dallas Buyers Club (2013)
Jean-Marc Vallée
Ron Woodroof
Ron, HIV tanısı alır ve doktorlar ona ömrünün kısa olduğunu söyler. Hikâye onu bir hastane yatağında bekleyen biri olarak kurabilirdi. Ron ise onaylanmamış ilaçları Meksika’dan sınırdan geçirir ve üyelere dağıtan bir kulüp kurar. Hastalık amacı ortadan kaldırmaz; ona bir saat ve somut bir fiil verir.
Sık düşülen hatalar
Dışarıdan olay yağdırmak
Karakter pasif diye başına daha çok şey getirmek: bir kaza, bir hastalık, bir ihanet. Olay sayısı artar, ama karakter yine yalnızca tepki verir. Sorun olay azlığı değil, karar azlığıdır.
Kararlılığı repliğe yüklemek
Karakterin ağzına “Artık yeter, bir şey yapacağım” gibi bir cümle koymak. Okuyucu kararlılığı sözden değil, sonraki sahnede yapılan şeyden okur. Cümleden sonra eylem gelmiyorsa pasiflik daha görünür olur.
Kararı yan karaktere vermek
Hikâyeyi canlandırmak için hareketli bir yan karakter eklemek ve kilit kararları ona yaptırmak. Sahneler hızlanır, ama hikâyenin merkezi de o karaktere kayar.
Alıştırma: Başlatıcı tablosu
- Taslağındaki bütün sahneleri bir listeye tek satırla yaz.
- Her satırın yanına sahneyi kimin ya da neyin başlattığını işaretle.
- Başkarakterin amacını tek cümleyle yaz ve olumsuz bir fiil içerip içermediğine bak.
- Amacı olumlu bir fiil, ölçülebilir bir bitiş ve bir son tarihle yeniden yaz.
- Başkası tarafından başlatılan üç sahneyi, başkarakterin bir kararıyla başlayacak biçimde yeniden kur.
Çıktı: Sahne başlatıcı tablosu, yeniden yazılmış amaç cümlesi ve üç yeniden kurulmuş sahne açılışı.
Karakteri umursamıyorum (I don’t care about the character)
“Ne olacağı umurumda değildi; kazansa da kaybetse de bir şey hissetmedim.”
Bu belirti sayfada en zor görülendir, çünkü yazar karakteri zaten umursar. Okuyucunun notları ilk perdeden sonra seyrekleşir. Doruk sahnesi yazıldığı gibi işler, ama kimse nefesini tutmaz. Karakter iyi biri olabilir, haklı bile olabilir. Sorun sevilmemesi değil, okuyucunun onunla bir bağ kurmamasıdır. Sevmek ile umursamak aynı şey değildir. Seyirci sevmediği birinin başına gelecekleri de merak edebilir; yeter ki onunla bir bağ kurmuş olsun.
Üç neden sık görülür. Birincisi, karakterin kaybedecek bir şeyi yoktur ya da bedel sayfada görünmez. İkincisi, karakter yalnızca kusurlarıyla tanıtılır ve seyirci onu izlemeye devam etmek için bir neden bulamaz. Üçüncüsü sevilebilirlik yanılgısıdır: yazar karakteri sevimli yapmaya çalışır ve onu çatışmasız bırakır. Kusursuz karakter umursanmaz, çünkü onun için endişelenmeye gerek yoktur.
Tamir için önce “İstek ve somut amaç” adımındaki bedel merdivenine dön: maddi, ilişkisel, kimliksel kayıp sayfada görünüyor mu? Sonra “İlk görünüm ve son görüntü” adımına bak. Seyirci karakteri ilk gördüğünde bir beceri, bir yalnızlık ya da bir haksızlık görmelidir. Bağ çoğu zaman bu üçünden biriyle kurulur. Karakterin kusurunu silmek gerekmez; kusurunun yanına bir anlama kapısı açmak gerekir.
Görünür bedel
Karakter kaybederse neyi kaybedeceğini ilk perdede bir nesne, bir kişi ya da bir mekân üzerinden göster. Okuyucu bedeli gözüyle görmediyse doruktaki kaybı hissetmez.
Beceri ile açmak
Karakteri bir işi iyi yaparken tanıt. Seyirci yetkinliğe kendiliğinden ilgi duyar; huysuz ya da kibirli bir insanı bile işinin başındayken izlemeye devam eder.
Kimsenin görmediği an
Karakteri yalnızken, kimsenin görmediği bir anda göster: bir zayıflık, bir iyilik ya da bir alışkanlık. Seyirci bu anı karakterle paylaştığı için ona yaklaşır; karakter onu kimseye anlatmak zorunda kalmaz.
İstek açıkça okunsun
Seyirci karakterin ne istediğini bilmeden onun için endişelenemez. İsteği ilk perdenin ortasına kadar netleştir; bağ çoğu zaman istekle engel arasındaki gerilimde doğar.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
Bir ara taslak, Hayri Usta’nın belediye görevlisini dükkândan kovmasıyla açılıyordu. Okuyucunun notu tek kelimeydi: “huysuz.” Yazar önce yanlış yola girdi ve ilk perdeye Gülsüm’ü Burak’a anlatan bir konuşma ekledi. Bu kez not “acındırıyor” oldu. Asıl çözüm açılış sahnesindeydi: Hayri Usta’yı yüzlerce saatin arasında, bir mekanizmanın içine bakarken nefesini tutan bir usta olarak tanıtmak. Yedi dakika ileri saatler merak açtı; babasından kalan tezgâh bedeli gösterdi. Belediye görevlisi sahnesi kaldı, ama artık seyirci onu tanıdıktan sonra geliyordu.
Filmlerde ve dizilerde
Bundan İyisi Şam’da Kayısı (1997)
As Good as It Gets · James L. Brooks
Melvin Udall
Melvin kaba, takıntılı ve komşularına karşı açıkça kötü niyetli bir romancıdır. Film onu sevimli yapmaya çalışmaz. Bağ, takıntılarının ona ne kadar acı verdiği görüldükçe ve garson Carol’a bağımlılığı bir istek hâline geldikçe kurulur. Carol’ın hasta oğluna doktor bulması da kusurunu silmez; onu anlamamız için bir kapı açar.
Nightcrawler (2014)
Dan Gilroy
Lou Bloom
Lou, geceleri suç mahallerini çekip görüntüleri yerel televizyona satan, giderek daha fazla sınır aşan bir adamdır. Seyircinin onu sevmesi beklenmez. Film onu yine de izletir: Lou durmadan öğrenir, plan yapar, kazanmak için bedel öder. Bağ sevgiden değil, yetkinlik ve merakın birleşiminden doğar.
Sık düşülen hatalar
Geçmiş monoloğu eklemek
Karakteri umursatmak için ilk perdeye çocukluğunu ya da yarasını anlatan bir konuşma koymak. Seyirci acıyı duyar ama yaşamaz; bilgiyi alır, bağ kurmaz. Yara anlatılmadan önce davranışta görünmeli.
Kurtarılan kedi
Karakterin hikâyeyle ilgisi olmayan bir iyilik yaptığı bir sahne eklemek. İyilik amaca ya da yaraya bağlı değilse seyirci onu yazarın müdahalesi olarak okur.
Kusuru törpülemek
Okuyucu karakteri sevmedi diye onun sert kenarlarını yumuşatmak. Karakter daha sevimli olur, ama çelişkisi ve arkı da küçülür. Kusuru koru, yanına anlama kapısı aç.
Alıştırma: Bağ kapıları
- Karakterin ilk üç sahnesini yeniden oku ve okuyucunun onun hakkında öğrendiği her şeyi madde madde yaz.
- Bu maddelerin kaçının kusur, kaçının beceri, yalnızlık ya da haksızlık olduğunu say.
- Bedel merdiveninin üç basamağını yaz ve her birinin ilk perdede hangi sahnede göründüğünü işaretle.
- Hiç görünmeyen basamak için bir nesne ya da bir mekân öner.
- Karakterin kimsenin görmediği bir anını yarım sayfalık bir sahne olarak yaz.
Çıktı: İlk üç sahnenin bilgi listesi, işaretlenmiş bedel merdiveni ve yeni yalnızlık sahnesi.
Herkes aynı konuşuyor (Everyone sounds the same)
“Adlarını kapatınca kimin konuştuğunu anlayamadım.”
Bu belirti en kolay sınanandır. Bir sahneden karakter adlarını sil ve okuyucuya ver. Replikleri doğru kişiye bağlayamıyorsa sorun buradadır. Sayfada genellikle şöyle görünür: herkes tam cümle kurar, herkes aynı derecede esprilidir, herkes ne hissettiğini açıkça söyler. Konuşmalar akıcıdır, ama hepsi aynı ağızdan, yazarın ağzından çıkar. Okuyucu bunu çoğu zaman “diyalog yapay” diye not eder; asıl sorun yapaylık değil, tekdüzeliktir.
İlk neden, karakterlerin ayrı bir geçmişi ve mesleği olsa da bunların dile yansımamasıdır. İkinci neden, her karakterin aynı tür cevabı vermesidir; herkes kaçarsa ya da herkes saldırırsa sahne tek sesli kalır. Üçüncü neden yazarın kendi sevdiği dildir. Yazarın esprisi ya da sözcük zevki, farkında olmadan bütün kadroya dağılır. Her replik tek başına iyi olabilir; sorun, hepsinin aynı kalemden çıktığının duyulmasıdır.
Tamir için “Karakter sesi” adımına dön ve ses kartını yalnız başkarakter için değil, konuşan her önemli kişi için yaz: kelime dağarcığı, ritim, kaçındığı konu. Sonra “Kadro ve ilişki haritası” adımına bak. Her karakter ana soruya farklı bir cevap veriyorsa, o cevap konuşma biçimine de yansır. Ses, kişinin dünyaya nasıl baktığının kulağa gelen hâlidir.
Ad kapatma
Uzun bir diyalog sahnesinden adları sil ve birine okut. Doğru eşleşmeyen her replik için kendine sor: bu cümleyi bu kişi neden böyle söylüyor, öbürü nasıl söylerdi?
Kelime kaynağı
Her karakter için kelimelerin geldiği bir alan belirle: bir meslek, bir memleket, bir kuşak, bir okul. Kaynak her replikte görünmez, ama sıkıştığı anda karakter oraya döner.
Farklı kaçış yolu
Zor bir soruyla karşılaşınca her karakter başka biçimde kaçsın: biri konuyu değiştirir, biri şaka yapar, biri susar, biri saldırır. Kaçış biçimi, sesi ayırmanın en hızlı yoludur.
Uzunluk ve ritim
Kim uzun konuşuyor, kim kesiyor, kim soruya soruyla cevap veriyor? Ritmi bilerek dağıt. Herkes aynı uzunlukta cümle kuruyorsa, içerik farklı olsa bile kulak tek ses duyar.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
İlk taslakta saat dili bütün kadroya bulaşmıştı. Burak da “ayarı kaçmış” diyordu, Nazmiye Hanım da zamanla ilgili özdeyişler kuruyordu. Okuyucu sahneleri sevdi, ama kimin konuştuğunu karıştırdı. Saatçi dili yalnız Hayri Usta’ya bırakıldı. Zerrin’in sesi işinden geldi: plan, metrekare, takvim; geleceğe dair kesin cümleler. Burak uzun, kararsız cümleler kurmaya ve soru sormaya başladı. Nazmiye Hanım ise insanlara adlarıyla seslenip küçük hikâyeler anlatan kişi oldu. Her ses, karakterin ana soruya verdiği cevaptan çıktı.
Filmlerde ve dizilerde
12 Öfkeli Adam (1957)
12 Angry Men · Sidney Lumet
On iki jüri üyesi
Film neredeyse bütünüyle tek bir odada, on iki adamın konuşmasıyla geçer. Çoğunun adı hiç söylenmez, numaralarıyla anılırlar. Yine de her biri ayrı bir sesle konuşur: biri maç biletini düşünerek acele eder, biri soğuk bir mantıkla tartışır, biri öfkesini kendi oğluna bağlar. Adlar olmadan da sesler ayrışır.
Glengarry Glen Ross (1992)
James Foley
Emlak satıcıları
David Mamet’in kendi oyunundan uyarladığı senaryoda dört emlak satıcısı aynı ofiste, aynı baskı altındadır. Aynı mesleğe rağmen sesleri ayrıdır. Shelley yalvaran, kendini öven bir akıntıyla konuşur. Ricky bir müşteriyi uzun ve felsefi bir konuşmayla avlar. George ise karşısındakinin sözlerini tekrar edip kararsız kalır.
Sık düşülen hatalar
Ağız taklidi
Sesi ayırmak için karakterlerden birine şive, birine argo, birine kekemelik vermek. Dış işaret bir ses değil, bir etikettir. Karakter neyi neden söylediği bakımından değişmiyorsa etiket kısa sürede karikatüre döner.
Tekrarlanan tek söz
Her karaktere bir “tik cümlesi” verip her sahnede tekrarlatmak. İlk kullanımda ayırt eder, beşincide yorar. Ses, cümle seçiminin bütün sahneye yayılmasıdır.
Diyaloğu kısaltıp geçmek
Seslerin karıştığını görüp diyaloğu kısaltmak. Az konuşan karakterler daha az karışır, ama sorun ortadan kalkmaz; yalnızca daha az görünür olur.
Alıştırma: Ad kapatma testi
- Taslağından üç ya da daha fazla karakterin konuştuğu bir sahne seç.
- Karakter adlarını sil ve sahneyi birine okut; eşleştirmesini iste.
- Yanlış eşleşen her replik için o karakterin kelime kaynağını ve kaçış yolunu yaz.
- Her karakter için ana soruya verdiği cevabı tek cümleyle hatırla.
- Sahneyi bu bilgilerle yeniden yaz ve testi bir kez daha uygula.
Çıktı: Testin iki sonucu, her karakterin üç satırlık ses notu ve sahnenin yeni hâli.
Değişim inandırıcı değil (The change isn’t earned)
“Sonda birden başka biri oldu; nereden çıktı bu?”
Bu belirti genellikle son on sayfada görünür. Karakter doruk noktasında bir karar verir, ama karar önceki doksan sayfayla bağlanmaz. Bir konuşma, bir gözyaşı, bir ölüm haberi ve karakter yıllardır taşıdığı inancı bırakır. Yazar değişimin gerekçesini bilir. Ama okuyucu o gerekçenin sayfada adım adım biriktiğini görmemiştir. Okuyucu için değişim bir sonuç değil, bir sıçramadır; arada basılacak taş yoktur.
En sık neden ara kırılmaların eksikliğidir. Yanlış inanç ilk perdede kurulur, son perdede çöker; aradaki çatlaklar yazılmaz. İkinci neden arkın olay örgüsünden kopuk olmasıdır: dış olaylar bir yöne, iç değişim başka bir yöne gider. Üçüncü neden yanlış inancın baştan zayıf kurulmasıdır. Karakter neye inandığını hiç bir bedel ödeyerek savunmamışsa, ondan vazgeçmesi de bir şey ifade etmez.
Tamir için “Karakter arkı” adımına dön ve üç kırılmayı yaz: yalanın çatlaması, görüp yine de devam etmek, en karanlık an ve seçim. Sonra “İhtiyaç ve yanlış inanç” adımına bak. Yanlış inanç ilk perdede bir eyleme dönüşüyor mu? Değişim inandırıcı olmak için yavaş olmak zorunda değildir. Ama okuyucu son kararı geriye bakınca kaçınılmaz bulmalıdır.
Başlangıç ve bitiş davranışı
Karakterin ilk ve son davranışını aynı türden bir eylem olarak yaz: aynı mekânda, aynı nesneyle ya da aynı kişiyle. Fark bir bakışta okunur ve değişim bir söze ihtiyaç duymaz.
İnancın bedeli
Yanlış inancın karaktere ilk perdede bir şey kazandırdığını, ikinci perdede bir şey kaybettirdiğini göster. İnanç işe yaramaya devam ettiği sürece karakterin onu bırakması için neden yoktur.
Kırılmayı olaya bağla
Her iç kırılma bir dış olayla aynı sahnede gerçekleşsin. Olay örgüsü karakteri değişime zorlar; karakterin kararı da bir sonraki olayı doğurur. İki çizgi birbirini beslemezse ark yalnız sonda görünür.
Geri adım
Karakter değişime yaklaştıktan sonra bir kez eski davranışına dönsün. Bu geri adım, değişimin ne kadar zor olduğunu gösterir ve son kararın ağırlığını artırır.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
İlk taslakta değişim tek bir sahnede oluyordu. Zerrin dükkâna gelip ağlıyor, Hayri Usta o gece imzasını veriyordu. Okuyucu bunu “bir ağlamayla elli yıllık inat mı bitti?” diye sorguladı. Yazılmayan iki kırılma eklendi. Önce Burak’ın bozduğu saat: Hayri Usta ilk kez bir hatanın başında beklemek yerine yanında duruyor. Sonra Nazmiye Hanım’ın sorusu: Hayri Usta cevap vermiyor ve o gece daha çok çalışıyor. Bu geri adım finali taşıdı. Zerrin’in gelişi artık ilk adım değil, üçüncü kırılma oldu.
Filmlerde ve dizilerde
Gran Torino (2008)
Clint Eastwood
Walt Kowalski
Walt, karısını yeni kaybetmiş, yan komşusu Hmong ailesine düşmanca bakan yaşlı bir savaş gazisidir. Değişimi küçük adımlarla gelir: komşu oğlan Thao’nun arabasını çalma girişimi, Sue’nun onu eve çağırması, Thao’ya iş öğretmesi. Her adım bir olayla birlikte gelir. Finaldeki fedakârlık bu yüzden ani okunmaz.
Yağmur Adam (1988)
Rain Man · Barry Levinson
Charlie Babbitt
Charlie, babasının mirasının otizmli ağabeyi Raymond’a kaldığını öğrenince onu bakımevinden alır. Amacı paradır. Yol boyunca değişimi tek tek olaylara bağlanır: çocukluğundaki “Rain Man”in Raymond olduğunu öğrenmesi, onu neden ailesinden ayırdıklarını anlaması. Sonunda parayı değil kardeşini ister; değişim olay örgüsünün içinden çıkar.
Sık düşülen hatalar
Değişimi söyletmek
Karakterin doruk noktasında “Artık anladım, ben değiştim” demesi. Okuyucu değişimi sözden değil, eski davranışın yerine gelen yeni bir eylemden okur. Söz eylemden önce gelirse inandırıcılık azalır.
Bilge karakterin konuşması
Bir yan karakterin başkaraktere hayatın dersini anlatan uzun bir konuşma yapması ve karakterin hemen değişmesi. Konuşma bir kırılmanın parçası olabilir, ama tek başına kırılma değildir.
Sona kırılma yığmak
Değişimi inandırıcı kılmak için son perdeye üç dört duygusal sahne eklemek. Kırılmalar sona yığılırsa ark yine ani görünür; çözüm, ikinci perdeye dağıtmaktır.
Alıştırma: Kırılma haritası
- Karakterin ilk ve son davranışını yan yana birer cümleyle yaz.
- Yanlış inancın ilk perdede ona ne kazandırdığını tek cümleyle yaz.
- Taslağında üç kırılmanın gerçekleştiği sahneleri bul; olmayanları boş bırak.
- Boş kalan her kırılma için onu taşıyacak bir dış olay öner.
- Karakterin eski davranışına döndüğü bir geri adım sahnesini yarım sayfa olarak yaz.
Çıktı: İlk ve son davranış, üç kırılmalık harita ve geri adım sahnesi.
Kötü karakter karton (The cardboard villain)
“Kötü adam sadece kötü; neden yaptığını hiç merak etmedim.”
Karton antagonist sayfada şöyle görünür: yalnızca başkarakterin önüne çıkmak için sahneye girer. Kendi isteği yoktur ya da isteği para, güç gibi tek kelimelik bir şeydir. Kendi sahnesi yoktur, yalnızca başkarakterin sahnelerinde görünür. Konuştuğunda tehdit eder ya da alay eder. Okuyucu ondan korkmaz, çünkü onu tanımaz. Sahneden çıktığında nereye gittiğini, akşam ne düşündüğünü sormak aklına bile gelmez.
İlk neden, antagonistin bir işlev olarak yazılıp bir insan olarak yazılmamasıdır. İkinci neden haklılık payının olmamasıdır. Antagonistin bakış açısından hikâye anlatılamıyorsa, o bir engeldir, karakter değil. Üçüncü neden antagonistin başkarakterle bağının yüzeysel olmasıdır. İyi bir antagonist başkarakterin en zayıf yerine tam da kendi yarası yüzünden basar. Bu bağ yoksa çatışma iki karakter arasında değil, bir karakterle bir engel arasında geçer.
Tamir için “Karşı güç ve antagonist” adımına dön. Antagoniste bir istek, bir yara ve bir mantık ver; sonra hikâyeyi onun gözünden tek paragrafta anlat. Ardından “Yara, korku ve savunma” adımına bak ve iki karakterin yaraları arasında bir ayna ara. Güçlü antagonist çoğu zaman başkarakterin başka bir yol seçmiş hâlidir. Aynayı bulduğunda antagonistin repliklerini yeniden yazmak çoğu zaman kendiliğinden kolaylaşır.
Onun hikâyesi
Hikâyeyi antagonistin başkarakter olduğu bir öncül cümlesiyle yaz. Bu cümle bir film özeti gibi okunmuyorsa antagonistin isteği ve bedeli eksiktir.
Haklılık payı
Antagonistin haklı olduğu bir noktayı açıkça yaz. Başkarakter o noktayı finalde kabul etse bile hikâye antagonistin yöntemini reddedebilir. Haklılık payı okuyucuyu rahatsız eder; bu rahatsızlık gerilimdir.
Yetkinlik
Antagonisti işinin başında, kendi alanında yetkin olarak göster. Kolay yenilen antagonist başkarakterin zaferini de küçültür.
Kendi sahnesi
Antagonistin başkarakter olmadan geçen en az bir sahnesini yaz. O sahnede ne istediğini, neden korktuğunu, kime nasıl davrandığını görelim.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
İlk taslakta Selim Bey açgözlü bir müteahhitti. Dükkânlara düşük fiyat teklif ediyor, imza vermeyenleri tehdit ediyordu. Okuyucu ona “dizi kötüsü” dedi. Hikâye de kentsel dönüşüm hakkında kolay bir hükme kayıyordu. Selim Bey’e kendi yarası verildi: babası da bu çarşıda esnaftı ve dükkânı depremde çöktü. Yeni bina onun için kimsenin altında kalmayacağı bir yer oldu. Artık Hayri Usta’nın aynası: ikisi de babalarından kalan bir yerin altında kalmış adamlar.
Filmlerde ve dizilerde
Black Panther (2018)
Ryan Coogler
Erik Killmonger
Killmonger’ın babası, Wakanda kralı olan kendi kardeşi tarafından öldürülmüş ve oğlu Amerika’da geride bırakılmıştır. Erik, Wakanda’nın gücünü dünyadaki ezilen insanlara dağıtmak ister. Yöntemi şiddetlidir, ama sorusu haklıdır. Final bunu gösterir: T’Challa onun yöntemini reddeder, ama ülkesini dünyaya açarak sorusunu kabul eder.
Soysuzlar Çetesi (2009)
Inglourious Basterds · Quentin Tarantino
Hans Landa
Landa, saklanan Yahudi aileleri bulmakla görevli bir SS albayıdır. Açılıştaki çiftlik sahnesinde kibar, sabırlı ve son derece zekidir; tehdidi hiç bağırmadan kurar. Film onu yetkinliği ve kendi mantığıyla tanıtır. Sonunda kendi çıkarı için taraf değiştirmeye çalışması da tutarlıdır; ideoloji değil, hayatta kalma onun pusulasıdır.
Sık düşülen hatalar
Kötülüğe acıklı geçmiş eklemek
Antagoniste bir çocukluk travması ekleyip bunu tek bir sahnede anlatmak. Geçmiş, şimdiki isteğe ve yönteme bağlanmıyorsa karton yalnızca boyanır. Yara, antagonistin bugünkü kararlarında görünmeli.
Kötülüğü artırmak
Antagonist zayıf göründü diye ona daha acımasız eylemler yaptırmak. Şiddet artar ama derinlik artmaz; okuyucu yine neden yaptığını bilmez.
Sonda gelen açıklama
Antagonistin bütün gerekçesini doruk noktasında uzun bir konuşmayla açıklatmak. Gerekçe hikâye boyunca davranışta görünmeliydi; sona saklanan açıklama, zayıf kurulmuş bir karakterin özrü gibi okunur.
Alıştırma: Karşı tarafın öncülü
- Antagonistin isteğini, son tarihini ve bedelini birer cümleyle yaz.
- Hikâyeyi onun başkarakter olduğu bir öncül cümlesine çevir.
- Onun haklı olduğu bir noktayı tek cümleyle yaz.
- Antagonistin yarasıyla başkarakterin yarası arasındaki benzerliği ya da karşıtlığı bul.
- Başkarakterin olmadığı bir antagonist sahnesini bir sayfa olarak yaz.
Çıktı: Antagonistin öncül cümlesi, haklılık payı, yara karşılaştırması ve yeni sahne.
Yan karakterler kalabalık (The overcrowded cast)
“Kim kimdi, karıştırdım; bazılarının neden orada olduğunu anlamadım.”
Kalabalık kadro sayfada hızla görünür. Okuyucu bir adı ikinci kez gördüğünde onu hatırlamaz. İki yan karakter aynı sahnelerde aynı tür cümleleri kurar. Bazı karakterler ilk perdede tanıtılır ve bir daha görünmez. Başkarakterin zamanı da bölünür: her yeni kişi ona ayrılan sahnelerden pay alır. Okuyucu bunu “dağınık” diye not eder ve kimin hikâyesini izlediğinden emin olamaz.
İlk neden, iki karakterin aynı işlevi görmesidir: ikisi de başkaraktere öğüt verir ya da ikisi de onu engeller. İkinci neden, yan karakterlerin ana soruya bağlanmamasıdır. Yazar gerçek hayattaki bir kalabalığı sayfaya taşımıştır. Üçüncü neden, bir yan karakterin kendi isteğinin olmamasıdır. İsteği olmayan karakter bir bilgi taşıyıcısına döner ve kolayca bir başkasıyla karışır.
Tamir için “Kadro ve ilişki haritası” adımına dön. Ana soruyu yaz ve her yan karakterin ona verdiği cevabı yanına koy. Aynı cevabı veren iki kişi varsa birleştirilmeye adaydır. Sonra “Dramatik işlev” adımına bak: her karakter hikâyede neden o, neden başkası değil? Bu soruya cevap vermeyen karakter kesilebilir ya da başka birine eritilebilir.
Ortak soru tablosu
Ana soruyu tablonun başına yaz ve her karakterin ona verdiği cevabı tek cümleyle not et. İki cevap birbirine çok benziyorsa iki karakterden birinin işlevi yoktur.
Birleştirme
Aynı işi gören iki karakteri tek bir kişiye topla. Yeni karaktere ikisinin en güçlü özelliğini ver ve ona kendi isteğini ekle. Birleşen karakter genellikle ikisinden daha canlı olur.
Kesme testi
Bir karakteri taslaktan sil ve hikâyenin neyi kaybettiğini yaz. Kayıp tek bir bilgiyse, o bilgiyi başka bir karaktere ver ve silmeyi kalıcı yap.
Yan karakterin isteği
Kalan her yan karakter için tek cümlelik bir istek yaz. İstek başkarakterin isteğiyle bir yerde çatışsın ya da kesişsin; böylece yan karakter sahneye kendi gündemiyle girer.
Hayri Usta’nın ilk taslağında
İlk kadroda iki komşu esnaf vardı: imzasını vermiş biri ve tereddüt eden biri. İkisi de aynı işi görüyordu. Ya Hayri Usta’yı ikna etmeye çalışıyor ya da onun kendilerini ikna etmesini bekliyordu. Okuyucu adlarını karıştırdı. İki komşu Nazmiye Hanım’da birleşti. Ona kendi kaybı, yani kocasının ölümü, ve kendi isteği, oğlunun yanına İzmir’e taşınmak verildi. Bilgi taşıyan iki figür yerine Hayri Usta’nın tek sırdaşı ortaya çıktı.
Filmlerde ve dizilerde
Yedi Samuray (1954)
Shichinin no samurai · Akira Kurosawa
Yedi samuray
Haydutlara karşı bir köyü korumak için yedi samuray toplanır; kalabalık bir kadro gibi görünür. Film her birine ayrı bir yer verir. Kambei deneyimli lider, Kyuzo kendini kılıca adamış usta, Katsushiro öğrenmeye hevesli genç, Kikuchiyo samuray taklidi yapan bir köylü çocuğudur. Her biri savaşa ve köylülere başka bir açıdan bakar.
Ölü Ozanlar Derneği (1989)
Dead Poets Society · Peter Weir
Öğrenciler
Öğretmen Keating’in öğrencileri bir grup olarak görünür, ama her biri aynı çağrıya farklı cevap verir. Neil babasına karşı oyunculuğu seçer ve bedelini ağır öder. Todd utangaçlığını yenmeye çalışır. Knox âşık olduğu kıza yaklaşır. Charlie kuralları açıkça çiğner ve okuldan atılır. Kalabalık, tek bir sorunun farklı cevaplarıdır.
Sık düşülen hatalar
Ad değiştirerek ayırmak
Karışan karakterlere çok farklı adlar ya da çarpıcı dış özellikler vermek. Okuyucu artık adları ayırır, ama hâlâ neden ikisinin de orada olduğunu bilmez.
Her karaktere alt öykü
Kalabalığı anlamlı kılmak için her yan karaktere ayrı bir alt öykü açmak. Sahne sayısı artar, başkarakterin zamanı daha da bölünür. Az ama dolu karakter, çok ama yarım karakterden iyi çalışır.
Sevdiğini korumak
Yazmaktan keyif aldığın bir yan karakteri işlevi olmadığı hâlde tutmak. Karakteri silmek zorunda değilsin; bir başkasıyla birleştirip en sevdiğin yanını yeni kişiye taşıyabilirsin.
Alıştırma: Kadro budaması
- Taslaktaki adı olan bütün karakterleri listele.
- Her birinin ana soruya verdiği cevabı ve hikâyedeki işlevini birer cümleyle yaz.
- Aynı cevabı ya da aynı işlevi taşıyan çiftleri işaretle.
- Bir çifti tek karaktere birleştir ve yeni karakterin isteğini yaz.
- Kesme testini bir karaktere uygula ve hikâyenin kaybettiği şeyi not et.
Çıktı: Kadro listesi, birleştirilmiş karakterin tanımı ve kesme testinin sonucu.