İçeriğe geç

M01-D02

Yüzde yetmiş efsanesi

Değişim girişimlerinin çoğunun başarısız olduğu iddiasının dayanağını sorgular ve bir başarı oranının nasıl okunacağını bilir.

Değişim Yönetimi Akademisi — M01, Değişim neden zordur · 1.543 kelime · 6 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme

Dayanak: Araştırma bulgusu: değişim başarısızlık oranı iddiası · Mevzuat son kontrol: 25 Ekim 2026

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Değişim girişimlerinin yüzde yetmişinin başarısız olduğu cümlesi çok yaygındır, ama yayımlanmış örneklerini kaynağına kadar izleyen bir çalışma bu rakamı destekleyen geçerli bir kanıt bulamadı. Strateji uygulamasına ilişkin bir derleme de tahminlerin geniş bir aralıkta dağıldığını ve çoğunun eski, parçalı ya da zayıf kanıta dayandığını gösterdi. Bir başarı ya da başarısızlık oranı ancak neye göre, ne zaman ve kimin gözüyle ölçüldüğü bilindiğinde anlamlıdır. Dış bir rakam yerine, kendi değişimlerinin başında bir başarı ölçütü yaz.

Açılış sahnesi

Sumak'ın yönetim kurulu toplantısına iki gün var. Ferit Bey'in sunumunun ilk sayfası hazır: siyah bir zemin, beyaz iri harfler ve tek bir cümle. Cümle bir danışmanlık şirketinin broşüründen alınmış ve değişim girişimlerinin yüzde yetmişinin başarısız olduğunu söylüyor. Ferit Bey'in niyeti açık: kurulu üç büyük projenin ne kadar zor olduğuna hazırlamak ve dönüşüm ofisine ek bütçe istemek.

Gamze sunumu düzeltmek için açtığında ilk sayfada takılıyor. Cümlenin altında bir kaynak yok. Broşürdeki dipnot bir kitaba, kitaptaki dipnot bir dergi yazısına gidiyor; yazıda ise bir veri değil, yazarın kendi kanaati var. Gamze akşam Tuncay Bey'e yazıyor: «Bu rakamın arkasında bir araştırma bulamadım. Kurula bunu söylersek ve biri kaynağını sorarsa ne diyeceğiz?»

Bu derste ne olacak

Değişim yönetiminin en çok tekrarlanan cümlesi, değişim girişimlerinin büyük çoğunluğunun başarısız olduğudur. Bu derste bu cümlenin nereden geldiğine ve neden bu kadar yaygın olduğuna bakacağız. Önce iddianın yayımlanmış beş örneğini kaynağına kadar izleyen bir çalışmayı okuyacağız. Sonra strateji uygulamasının başarısızlık oranına ilişkin bütün tahminleri bir araya getiren bir derlemeye geçeceğiz. Dersin asıl sorusu rakamın doğru olup olmadığından çok, bir başarı ya da başarısızlık oranının neye göre, kimin gözüyle ve ne zaman ölçüldüğüdür. Sumak'ın üç projesi bu soruların her birine bir örnek veriyor.

Kanıt ne diyor

Bir rakamın sık tekrarlanması, onun ölçülmüş olduğunu göstermez. Bu rakamın izini sürmek için iki çalışma var.

Sahada

Rakamın izini sürmek

Rakam ne işe yarıyor

Yaygın yanlış«Değişimlerin büyük çoğunluğunun başarısız olduğu araştırmayla kanıtlanmıştır.»
Doğrusu

Bu rakamın yayımlanmış örneklerini kaynağına kadar izleyen bir çalışma, hiçbirinde geçerli ve güvenilir bir görgül kanıt bulamadı.

Yaygın yanlış«Rakam tam doğru olmasa da yaklaşık doğrudur, kullanmakta sakınca yok.»
Doğrusu

Strateji uygulamasına ilişkin tahminlerin yüzde 50 ile 90 arasında değişmesi, tek bir yaklaşık rakamın bile güvenle söylenemeyeceğini gösterir.

Yaygın yanlış«Bir değişimin başarılı olup olmadığı açıktır.»
Doğrusu

Başarı, kullanılan ölçüte, ölçüldüğü zamana ve kimin gözüyle bakıldığına bağlıdır. Aynı değişim bir ölçütte başarısız, ötekinde başarılı olabilir.

Yaygın yanlış«Yüksek bir başarısızlık oranı söylemek, değişime ciddiyetle yaklaşılmasını sağlar.»
Doğrusu

Başarısızlığı kaçınılmaz gösteren bir rakam, değişimi baştan kaybedilmiş bir iş gibi gösterebilir ve kararı zayıf bir tahmine dayandırır.

Yeni ilk sayfa

Ferit Bey'in sunumunun ilk sayfası değişiyor. Siyah zemin duruyor, ama cümle başka: «Son beş yıldaki yedi değişim projemizin yalnız ikisinde baştan bir başarı ölçütü vardı.» Altında üç yeni projenin her biri için tek satırlık bir ölçüt yazıyor: süt fabrikasında altıncı ayda fire oranı, hastanede ilaç saati hatası, sigortada tek sistemde açılan dosya oranı. Kurul toplantısında ilk soru bu sayfaya geliyor; ama bu kez soru kaynağı değil, ölçütlerin kim tarafından takip edileceğini soruyor.

Gri alan

Yüzde yetmiş rakamının dayanaksız olması, değişimlerin kolay olduğu anlamına gelmez. Pek çok değişim gerçekten hedefine ulaşamaz, gecikir, bütçeyi aşar ya da bir yıl sonra eski hâline döner; bunun oranı ise belirsizdir. Hughes'un ve Cândido ile Santos'un çalışmaları bir rakamın yokluğunu gösterir, başka bir rakamın varlığını değil. Asıl çekişme «başarısızlık» kelimesinin kendisinde: bir değişim planlanan biçimde gerçekleşmeyip başka bir yararlı sonuç verirse başarısız mıdır? Bir değişim takvimine uyup çalışanların yarısını kaybederse başarılı mıdır? Bu soruların tek bir doğru cevabı yoktur ve tartışmalıdır. Bir de uygulama sorusu var: dış bir rakam yerine kurumun kendi kaydına bakmak daha dürüsttür, ama kurumun kaydı küçük bir örneklemdir ve geleceği tahmin etmekte sınırlıdır. Sumak'ın yedi projesi bir eğilim gösterebilir, bir oran vermez.

Senin işinde

Bir sunumda, bir raporda ya da bir toplantıda değişim başarısızlığına dair bir rakamla karşılaştığında kaynağını sor ve kaynağın sonunda bir veri olup olmadığına bak. Bulamazsan rakamı kullanma ya da «yaygın bir iddia» diye an. Kendi biriminde bir değişim başlatıyorsan, başarının neye göre ölçüleceğini baştan yaz: hangi gösterge, hangi düzeyde ve ne zaman ölçülecek. Tek bir ölçütle yetinme; takvim ve bütçenin yanına kullanımı, kaliteyi ve çalışanların deneyimini de koy. Bir değişimi çok erken değerlendirme; ilk ayın sonuçları altıncı ayın sonuçlarından farklı olabilir. Bir değişimi «başarısız» diye etiketlemeden önce, hangi ölçüte göre ve kimin gözüyle başarısız olduğunu sor. Bütçe ya da destek isterken korkutucu bir dış rakama değil, projenin kendi risklerine dayan. Kurumunun geçmiş değişimlerini bir tabloya dök ve her birinin başında bir başarı ölçütü olup olmadığına bak; çoğu zaman öğrenilecek ilk şey odur.

Kendin dene

Aklında kalsın

Değişim girişimlerinin yüzde yetmişinin başarısız olduğu cümlesi çok yaygındır, ama yayımlanmış örneklerini kaynağına kadar izleyen bir çalışma bu rakamı destekleyen geçerli bir kanıt bulamadı. Strateji uygulamasına ilişkin bir derleme de tahminlerin geniş bir aralıkta dağıldığını ve çoğunun eski, parçalı ya da zayıf kanıta dayandığını gösterdi. Bir başarı ya da başarısızlık oranı ancak neye göre, ne zaman ve kimin gözüyle ölçüldüğü bilindiğinde anlamlıdır. Dış bir rakam yerine, kendi değişimlerinin başında bir başarı ölçütü yaz.

Sonraki derse köprü

Kurul toplantısından sonra Pelin'in ekibinde kimse sunumun ilk sayfasını konuşmuyor. Konuşulan başka bir şey: yeni hasar sisteminde kimin hangi yetkiyle çalışacağı, eski şirketin uzmanlarının unvanının ne olacağı ve bir sonraki küçülmede sıranın kime geleceği. M01-D03 bir değişimin çalışan için hangi kayıpları ve belirsizlikleri doğurduğunu ve bunların stresle ilişkisini anlatıyor.

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

Hughes'un 2011 tarihli çalışması yüzde 70 değişim başarısızlığı iddiası hakkında ne buldu?

  • A) Rakamın birçok büyük örneklemle doğrulandığını.
  • B) Rakamın yayımlanmış beş örneğinin hiçbirinde geçerli ve güvenilir bir görgül kanıt bulunmadığını.
  • C) Gerçek oranın yüzde 90 olduğunu.
  • D) Değişimlerin hiçbir zaman başarısız olmadığını.

Cevap: B. Çalışma rakamın kaynaklarını izledi ve destekleyen geçerli bir kanıt bulamadı; ama değişimin kolay olduğunu da iddia etmedi.

Soru 2 · Senaryo

Bir hastanenin bilgi sistemi geçişi iki ay gecikti ve bütçeyi aştı, ama sonraki aylarda ilaç saati hataları belirgin biçimde azaldı. Bu değişim için doğru değerlendirme hangisidir?

  • A) Kesinlikle başarısızdır, çünkü gecikmiştir.
  • B) Değerlendirme yapılamaz.
  • C) Başarı ölçüte bağlıdır; takvim ve bütçe ölçütüne göre başarısız, hasta güvenliği ölçütüne göre başarılıdır ve değerlendirme her iki ölçütü birlikte söylemelidir.
  • D) Kesinlikle başarılıdır, çünkü sonuç iyidir.

Cevap: C. Bir değişimin başarısı kullanılan ölçüte göre değişir; tek bir etiket bu farkı gizler.

Soru 3 · Tuzak

Bir yönetici «rakam tam doğru olmasa da yaklaşık doğrudur, değişimlerin çoğu başarısız olur, kurulu bu rakamla ikna edelim» diyor. Cândido ve Santos'un derlemesi buna ne der?

  • A) Başarısızlık tahminleri geniş bir aralıkta dağılır ve çoğu eski, parçalı ya da zayıf kanıta dayanır; bu tahminlerle karar haklı gösterilmeden önce dikkatli olunmalıdır.
  • B) Gerçek oran kesin olarak yüzde 70'tir.
  • C) Strateji uygulaması hiçbir zaman zor değildir.
  • D) Tahminler yalnız küçük şirketler için geçerlidir.

Cevap: A. Derleme gerçek başarısızlık oranının henüz belirlenmediğini söyler; geniş aralık tek bir yaklaşık rakamın da güvenilmez olduğunu gösterir.

Soru 4 · Uygulama

Bir dönüşüm ekibi kurula yeni projeleri anlatmak istiyor ve geçmiş projelerin çoğunun başarısız olup olmadığını bilmiyor. En yararlı ilk adım hangisidir?

  • A) Bir danışmanlık broşüründeki oranı kullanmak.
  • B) Hiçbir geçmiş bilgi vermemek.
  • C) Geçmiş projelerin hepsini başarısız saymak.
  • D) Kurumun geçmiş değişim projelerinin dosyalarını açıp her birinin başında bir başarı ölçütü tanımlanıp tanımlanmadığına ve sonucuna bakmak; yeni projeler için ölçütleri baştan yazmak.

Cevap: D. Kurumun kendi kaydı dış bir rakamdan daha dürüsttür ve çoğu zaman ilk öğreteceği şey, başarının hiç tanımlanmamış olduğudur.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?