İçeriğe geç

Y5.78·Araştırma okuryazarlığı II: kalite ve sonuç

Körleme güçlüğü

sıfırdan ileri2.077 kelime15 uygulama örneği≈ 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Körleme, beklentiden ve yorumdan doğan yanlılıkları azaltmak için grup bilgisini bazı kişilerden gizler.

Bir yoga çalışmasında katılımcılar ve öğretmenler körlenemez; değerlendiriciler ve çözümleyiciler çoğu zaman körlenebilir.

"Çift kör" sözcüğü değil, kimin hangi bilgiden körlendiği okunur.

Körlük bozulabilir; bozulduğunda etki deney grubu lehine büyür ve bu nadiren raporlanır.

Öznel ve körlenmemiş değerlendirmeler, grup bilgisini ve farkında olunmayan yargıları taşıyabilir.

Açılış sahnesi

Bir hastanede yoga ile bel ağrısı üzerine bir çalışma yürütülüyor ve bir öğretmen programın derslerini veriyor. Bir gün araştırma koordinatörü öğretmenden bir şey istiyor: dersler bittiğinde katılımcıların hareket kabiliyetini değerlendiren fizyoterapistle konuşmamasını, hangi katılımcının hangi grupta olduğunu ona hiçbir biçimde belli etmemesini.

Öğretmen şaşırıyor. Katılımcılar zaten hangi grupta olduklarını biliyor: haftada iki kez bir yoga salonuna gelip mindere oturan biri, yoga yaptığını elbette biliyor. Öğretmen de kime ders verdiğini biliyor. Bu kadar açık bir şeyi kimden, neden saklıyorlar?

Koordinatör sabırla anlatıyor: katılımcıları ve öğretmeni körleyemiyorlar, bu doğru. Ama değerlendirmeyi yapan kişiyi körleyebilirler. Ve bu tek bir kör göz, çalışmanın sonucunu korumak için ellerindeki en iyi araç olabilir.

Bu derste ne olacak

Bu derste bir yoga çalışmasının belki de en büyük yöntemsel güçlüğüne bakıyoruz: kimin hangi grupta olduğunun gizlenmesi. Önce körlemenin ne olduğunu ve neyi korumaya çalıştığını göreceğiz. Sonra bir yoga programında kimin körlenebileceğini, kimin körlenemeyeceğini tartışacağız; katılımcıların ve öğretmenlerin neden körlenemediğini, değerlendiricilerin ve veri çözümleyicilerin nasıl körlenebildiğini. Ardından körlemenin sessizce bozulmasına, bunun sonucu nasıl büyüttüğüne ve bir körlemenin ne kadar başarılı olduğunun neden raporlanması gerektiğine bakacağız. En sonda öznel değerlendirmelere geçeceğiz; burada ten tonu, körlenmemiş bir değerlendiricinin gözünün neyi taşıyabileceğini gösterecek.

Sıfır noktası

Y5.70'te randomize çalışmayı ve atama gizliliğini gördük: kuranın sonucunun, katılımcı çalışmaya alınana kadar gizli tutulmasını. Y5.77'de de aktif ve sahte kontrollerle yoganın kendine özgü payını ayırmaya çalıştık; o dersin sonunda bu çabanın bir ön şartı olduğunu, ama henüz adını koymadığımızı söyledik.

O koşul körlemedir. Atama gizliliği, kimin hangi gruba gireceğinin, gruba girene kadar bilinmemesini sağlar. Körleme ise bir adım ötesidir: gruba girdikten sonra da, çalışma bitene kadar, kimin hangi grupta olduğunun bazı kişilerden gizlenmesi. Bir şeker hapı ile gerçek bir ilaç aynı görünebilir; ama bir yoga dersi ile bir germe dersi, onları yapan kişiye aynı görünmez.

Mekanizma

Neyi gizler, neden gizler?

Körlenmiş deney maddesi, kör ya da körlenmiş bir deneyi, katılımcıları ya da araştırmacıları etkileyebilecek bilginin deney tamamlanana kadar saklandığı deney olarak tanımlıyor. Madde, körlemenin katılımcıların beklentileri, gözlemci beklentisi etkisi, gözlemci yanlılığı ve doğrulama yanlılığı gibi olası yanlılık kaynaklarını azaltmak ya da ortadan kaldırmak için kullanıldığını yazıyor. Madde, körlenmemiş bir klinik çalışmaya açık çalışma dendiğini ekliyor.

Madde, körlemenin tarihini de veriyor: bilinen ilk kör deneyin, bin yedi yüz seksen dörtte bir Fransız kraliyet komisyonu tarafından, hayvan manyetizması iddialarını incelemek için yapıldığını yazıyor. Araştırmacılar manyetizmacıların gözlerini bağlamış ve daha önce "yaşam sıvısıyla doldurdukları" nesneleri tanımalarını istemişti; manyetizmacılar bunu yapamamıştı.

Beklentinin ve bir araştırmacının umudunun bir sonucu nasıl etkileyebileceği, bir sonraki dersin konusu olacak. Bu ders, bu etkileri yöntemle nasıl sınırlamaya çalıştığımıza bakıyor.

Kim körlenebilir?

Körlenmiş deney maddesi, körlemenin bir deneyin farklı katılımcılarına uygulanabildiğini sıralıyor: çalışmanın katılımcıları, araştırmacılar, teknisyenler, veri çözümleyicileri ve sonuç değerlendiricileri. Madde, bazı durumlarda körlemenin istenir ama uygulanamaz ya da etik dışı olduğunu belirtiyor ve bir örnek veriyor: fizyoterapi girişimi alan bir katılımcıyı ya da bir ameliyatı yapan cerrahı körlemek mümkün değildir. Madde, iyi tasarlanmış klinik protokollerin, körlemenin etkinliğini etik ve pratik sınırlar içinde en üst düzeye çıkarmayı amaçladığını ekliyor.

Bir yoga programı bu bakımdan fizyoterapiye benzer: katılımcı, girişimi etkin olarak yapar; öğretmen, girişimi bizzat uygular. İkisi de körlenemez. Ama sonucu ölçen kişi ve verileri çözümleyen kişi, çoğu zaman körlenebilir.

Körlük bozulduğunda

Körlenmiş deney maddesi, körlemenin sessizce bozulabileceğini yazıyor: bir katılımcı, kendisinden gizlenen bilgiyi çıkardığında ya da başka bir yoldan edindiğinde körlüğü bozulmuş olur. Madde, körlüğün bozulmasının körlenmiş deneylerde yaygın olduğunu ve çalışma bitmeden bozulan bir körlüğün, körlemenin ortadan kaldırdığı yanlılığı geri getirdiği için bir deneysel hata kaynağı olduğunu belirtiyor.

Madde, kötü körlemenin yol açtığı yanlılığın deney grubunun lehine olma eğiliminde olduğunu, bunun da şişirilmiş bir etki büyüklüğüne ve yanlış pozitif riskine yol açtığını yazıyor. Madde, körlemenin başarısının ya da başarısızlığının nadiren raporlandığını ya da ölçüldüğünü, "kör" olarak raporlanan deneylerin gerçekten kör olduğunun örtük olarak varsayıldığını da ekliyor. Madde bir örnek veriyor: iki bin on sekiz tarihli bir meta-analiz, kronik ağrı üzerine yapılan dört yüz sekiz randomize çalışmadan yalnızca yirmi üçünde körlemenin değerlendirildiğinin raporlandığını bulmuş.

Madde, körlemenin bir girişimi yapan kişiye bile zor olduğu bir alan olarak akupunkturu da anlatıyor: iki bin on sekiz tarihli bir çalışmada deriye girmeyen iğnelerin sahte tedavi olarak kullanıldığını, katılımcıların yüzde altmış sekizinin ve akupunkturcuların yüzde seksen üçünün grup atamasını doğru tahmin ettiğini, yazarların körlemenin başarısız olduğu sonucuna vardığını aktarıyor.

Öznel değerlendirmeler ve görünüş

Bir sonucun ne kadar kolay etkilendiği, onun ne kadar öznel olduğuna da bağlıdır. Bir değerlendiricinin bir katılımcının duruşunu, hareket kalitesini ya da dengesini gözle puanlaması, bir makinenin ölçtüğü bir değerden çok daha fazla yoruma açıktır. Değerlendirici körlenmemişse, bu yorum grubun bilgisinden etkilenebilir.

Ten tonu burada, körlenmemiş bir değerlendiricinin gözünün neyi taşıyabileceğini gösterir. Sağlıktaki gruplar arası farkların kaynakları arasında, Irk ve sağlık maddesi örtük kalıp yargıları da sayıyor. Öznel bir değerlendirmede, bir değerlendiricinin gözü yalnızca grubun bilgisini değil, farkında olmadığı yargıları da taşıyabilir; Y5.58'de bir öğretmenin, koyu tenli öğrencilerine farkında olmadan daha az geri bildirim verdiğini fark ettiği bir sayımı görmüştük. Körlenmiş ve mümkün olduğunca nesnel bir değerlendirme, bu iki etkinin de sonuca karışmasını sınırlamaya yardım eder.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Körleme, beklentiden ve yorumdan doğan yanlılıkları azaltmak için kimin hangi grupta olduğunu bazı kişilerden gizler. Bir yoga çalışmasında katılımcılar ve öğretmenler körlenemez; ama sonucu ölçenler ve verileri çözümleyenler çoğu zaman körlenebilir. Bu yüzden bir yoga çalışmasının körlemesi, en çok değerlendiricilerin körlenip körlenmediğiyle ölçülür.

Usta öğretmen makale okurken "çift kör" sözcüğüne değil, kimin, hangi bilgiden körlendiğine bakar. Körlemenin bozulabileceğini ve bunun etkiyi deney grubu lehine büyütebileceğini bilir; körlemenin sınanıp sınanmadığını, değerlendiricilere grup tahmini sorulup sorulmadığını arar.

Usta öğretmen son olarak sonucun ne kadar öznel olduğunu sorar. Katılımcıların kendi bildirdiği sonuçlar, katılımcılar körlenemediği için beklentiye açıktır; gözle verilen puanlar ise, değerlendirici körlenmemişse, hem grup bilgisini hem de farkında olunmayan yargıları taşıyabilir. Nesnel ve körlenmiş ölçümleri daha güvenilir sayar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBir yoga çalışması körlenemediği için değersizdir.
Doğrusu

Körlenmiş deney maddesi, fizyoterapi gibi etkin katılım gerektiren girişimlerde katılımcıyı körlemenin mümkün olmadığını yazıyor; iyi bir protokol körlemeyi etik ve pratik sınırlar içinde en üst düzeye çıkarır, örneğin değerlendiricileri körleyerek.

Yaygın yanlışBir çalışma "çift kör" diyorsa, kimse kimin hangi grupta olduğunu bilmiyordur.
Doğrusu

CONSORT rehberleri bu ifadelerin belirsiz olduğunu ve kimin, hangi bilgiden körlendiğinin açıkça yazılması gerektiğini söyler.

Yaygın yanlışKör olarak başlayan bir çalışma, sonuna kadar kör kalır.
Doğrusu

Körlenmiş deney maddesi, körlüğün bozulmasının yaygın olduğunu ve körlemenin başarısının nadiren raporlandığını yazıyor.

Yaygın yanlışDeğerlendirici körlenmişse, bütün sonuçlar korunmuştur.
Doğrusu

Birincil sonuç katılımcıların kendi bildirdiği bir ölçekse, sonucu ölçen kişi katılımcının kendisidir ve katılımcı hangi grupta olduğunu biliyordur.

Uygulama

Aklında kalsın

Körleme, beklentiden ve yorumdan doğan yanlılıkları azaltmak için grup bilgisini bazı kişilerden gizler.

Bir yoga çalışmasında katılımcılar ve öğretmenler körlenemez; değerlendiriciler ve çözümleyiciler çoğu zaman körlenebilir.

"Çift kör" sözcüğü değil, kimin hangi bilgiden körlendiği okunur.

Körlük bozulabilir; bozulduğunda etki deney grubu lehine büyür ve bu nadiren raporlanır.

Öznel ve körlenmemiş değerlendirmeler, grup bilgisini ve farkında olunmayan yargıları taşıyabilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste körlemenin neyi gizlemeye çalıştığını ve bir yoga çalışmasında neden çoğu zaman eksik kaldığını gördük. Körlemenin korumaya çalıştığı şeyin kendisi ise daha az konuşuldu: katılımcının umudu, öğretmenin inancı ve bir dersin iyileştirmeye dönük havası.

Sıradaki dersin konusu bu güçler: beklenti ve öğretmen etkisi.

Soru şu: bir katılımcının iyileşeceğine inanması ve bir öğretmenin programına inanması bir sonucu nasıl değiştirebilir, ve bu etki bir yoga dersinin değeri midir, yoksa bir araştırmanın gürültüsü mü?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.