Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kapalı altyazı konuşmanın yanında müziği, zili ve sessizliği de yazar.
Otomatik altyazı bir başlangıçtır; yayımlanmadan önce baştan sona düzeltilir.
"Şöyle", "buraya", "bu kadar" gibi sözcükler bir yönergeyi yalnızca görenlere bırakır.
Betimleyici dil kayıttan önce kurulur ve altyazıyı, betimlemeyi, canlı dersi aynı anda iyileştirir.
Bir düzenlemenin kalitesi, onu asıl ihtiyaç duyan kişinin deneyimiyle ölçülür.
Açılış sahnesi
Bir öğretmen kırk beş dakikalık bir akış dersini kaydedip internete koymuş. Ders güzel çekilmiş: iyi bir ışık, sakin bir müzik, öğretmenin yumuşak sesi. Video kısa sürede yüzlerce kez izleniyor.
Bir hafta sonra iki mesaj geliyor. İlki işitme güçlüğü olan bir izleyiciden: videoyu açtığında öğretmenin ne dediğini anlayamamış, ekrandaki otomatik altyazı "sağ bacağını" yerine "saat bacağını" yazmış, müziğin durduğu ve dinlenmenin başladığı anı ise hiç göstermemiş. İkincisi görme güçlüğü olan bir izleyiciden: öğretmenin sesini net duymuş, ama yönergelerin yarısı "şöyle yap", "ellerini buraya getir", "bu açıyla" gibi cümlelerdi; öğretmen hareketi göstermiş, anlatmamıştı.
Öğretmen dersini herkes için kaydettiğini düşünüyordu. Ama video, onu hem görebilen hem duyabilen biri için kaydedilmişti.
Bu derste ne olacak
Kapsayıcı öğretim biriminin son dersi salondan çıkıp kaydedilmiş ve çevrim içi derslere bakıyor. Önce altyazı ile kapalı altyazı arasındaki farkı ve altyazıyı kimlerin kullandığını göreceğiz. Sonra sesli betimlemenin ne olduğunu ve bir yoga öğretmeninin dilini ona nasıl yakınlaştırabileceğini konuşacağız. Ardından görmeye dayanan işaret sözcüklerinin, "şöyle", "buraya", "böyle" gibi sözcüklerin, bir yönergeyi nasıl yalnızca görebilenlere ait kıldığına bakacağız. En sonda bir erişilebilirlik düzenlemesinin çoğu zaman onu hiç ihtiyaç duymayanlara da hizmet ettiğini, kaldırım rampası etkisiyle tartışacağız.
Sıfır noktası
Y5.45'te öğrenmede evrensel tasarımı, bilgiyi edinmenin birden çok yolunu sunmayı görmüştük. Y5.46'da ise bir stüdyonun görsellerinin kimin derse geleceğini nasıl etkilediğine bakmıştık. Bu ders bu iki fikri bir video dersinde buluşturuyor: bir video, görüntü ve sesten oluşur; ikisinden birini alamayan bir öğrenci için ders, ancak öteki kanal eksik olanın yerini tutabildiğinde izlenebilir.
Burada öğretmenin iki görevi vardır. Biri teknik: bir videoya doğru altyazı eklemek. Öteki dilsel ve daha önemli: kamera çalışmaya başlamadan önce, yönergeleri hem görmeden hem duymadan izlenebilecek biçimde kurmak.
Mekanizma
Altyazı ve kapalı altyazı
Kapalı altyazı maddesi iki kavramı ayırıyor. Altyazı, ses duyulabildiği ama anlaşılamadığı durumlar için konuşmanın bir dökümünü ya da çevirisini verir. Kapalı altyazı ise ses duyulamadığında ya da açıkça duyulamadığında, konuşmanın yanında ses efektlerini, ilgili müzik işaretlerini ve öteki ses bilgilerini de verir. Madde, kapalı altyazının konuşma dışı öğeleri, örneğin köşeli parantez içinde bir kapı vuruşunu, ayrıca belirttiğini yazıyor.
Bir yoga videosunda bu ayrım önemlidir. Açılış sahnesindeki izleyici öğretmenin sözlerini bir biçimde okuyabilseydi bile, müziğin durduğunu, bir zilin çaldığını ya da öğretmenin sessizce dinlenmeye geçtiğini bilemezdi. Bir yoga dersinde müzik, zil ve sessizlik çoğu zaman bir geçişin işaretidir; kapalı altyazı bu işaretleri de yazar: "[müzik yavaşça susar]", "[zil sesi]", "[iki dakika sessizlik]".
Madde, kapalı altyazının yalnızca işitme güçlüğü olanlarca kullanılmadığını da gösteriyor. Madde, iki bin on altıda Oregon Devlet Üniversitesi'nde yapılan ve işitme güçlüğü bildirmeyen bin beş yüz altmış dokuz öğrenciyi kapsayan bir ankette, bu öğrencilerin yüzde yetmişinden fazlasının kapalı altyazıyı en azından ara sıra kullandığının bulunduğunu aktarıyor ve altyazının dikkati sürdürmek, kötü ses kalitesini telafi etmek ve gürültülü ortamlar gibi amaçlarla da kullanıldığını yazıyor.
Sesli betimleme
Sesli betimleme maddesi bu kavramı, bir medya eserindeki önemli görsel öğeler hakkında görme engelli ve az gören izleyiciler için bilgi veren bir anlatım biçimi olarak tanımlıyor. Madde, betimlemelerin genellikle sesteki doğal duraklamalara yerleştirildiğini, tiyatroda ise canlı olarak, izleyicilerden yalıtılmış bir bölmedeki betimleyiciler tarafından yapıldığını yazıyor. Madde, Washington'da Margaret Pfanstiehl'in tiyatro gösterilerinde betimleme yapan öncü isimlerden biri olduğunu ve bir televizyon kuruluşunun onunla birlikte geliştirdiği betimleme hizmetinin bin dokuz yüz doksanda yayına başladığını aktarıyor.
Bir yoga videosu için sesli betimleme iki biçimde düşünülebilir. Birincisi, videoya sonradan eklenen ayrı bir betimleme sesi. İkincisi, daha basit ve çoğu zaman daha etkili olanı: öğretmenin kendi yönergelerinin, görüntü olmadan da izlenebilecek kadar betimleyici olması. Bir yoga öğretmeni zaten sesle öğretir; mesele, o sesin görüntüye yaslanıp yaslanmadığıdır.
İşaret sözcükleri
Açılış sahnesindeki ikinci izleyicinin sorunu, bir dil sorunuydu. "Şöyle", "böyle", "buraya", "bu açıyla", "bu kadar" gibi sözcükler, anlamlarını ancak konuşanı gören biri için tamamlar. Görmeyen biri için bu sözcükler boş kalır.
Bu sözcüklerin yerine, bir hareketi yön, beden yeri ve ilişkiyle anlatan sözcükler kullanılabilir. Y5.15'te eylem dilini, bir hareketi fiil, yön ve beden yeriyle söylemeyi görmüştük; o dil, kendiliğinden betimleyici bir dildir. "Ellerini buraya getir" yerine "ellerini omuzlarının altına, avuçlar yere dönük getir"; "bu kadar eğil" yerine "gövdeni yere paralel olana kadar öne eğ" demek, görmeyen bir izleyicinin de hareketi izleyebilmesini sağlar.
Herkese yarayan düzenleme
Y5.23'te kaldırım rampası etkisini, engellilik için tasarlanan bir özelliğin çok daha geniş bir grup tarafından kullanılmasını, yardımcı araçlar üzerinden tanımıştık. Aynı madde, terimin iki bin on yedide Angela Glover Blackwell'in bir yazısıyla yaygınlaştığını yazıyor ve kapalı altyazıyı da bu etkinin örnekleri arasında sayıyor. Açılış sahnesindeki video, bu etkinin bir yoga dersindeki karşılığını gösterir: altyazı ve betimleyici dil, onları hiç istemeyen izleyicilere de bir şey kazandırır.
Madde bu etkinin bir yan etkisini de not ediyor: bir düzenlemenin geniş kullanımı, bazen engelli kişilerin özgül ihtiyaçlarını genel yararın gerisine itebilir. Öğretmenin payına düşen, altyazıyı ya da betimleyici dili "herkese yarıyor" diye savunurken, onu asıl ihtiyaç duyan izleyicinin ihtiyacını unutmamak demektir: bir altyazı gürültülü bir odada izleyen biri için bir kolaylıktır, ama işitme güçlüğü olan biri için dersin kendisidir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Bir video dersi, görüntü ve sesten oluşan bir derstir; ikisinden birini alamayan bir izleyici için ders, öteki kanal eksik olanın yerini tuttuğu ölçüde vardır. Kapalı altyazı sesi görüntüye, betimleyici dil görüntüyü sese taşır.
Usta bir öğretmen erişilebilirliği sonradan eklenen bir düzeltme olarak değil, kaydın öncesinde kurulan bir dil olarak görür. Altyazıyı düzeltmek bir işti; ama yönergeleri işaret sözcükleri olmadan, yön, beden yeri ve ilişkiyle kurmak, altyazıyı da, betimlemeyi de, canlı dersi de aynı anda iyileştirir.
Bir düzenlemenin herkese yaraması, onun asıl amacının yerine konmaz. Kaldırım rampası etkisi bir düzenlemeyi savunmak için güçlü bir gerekçedir; ama o düzenlemenin kalitesi, onu asıl ihtiyaç duyan kişinin deneyimiyle ölçülür.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışOtomatik altyazı, bir videoyu işitme güçlüğü olan izleyiciler için erişilebilir kılar.
Otomatik altyazı yoga terimlerini, duruş adlarını ve yön sözcüklerini yanlış yazabilir ve müzik, zil ya da sessizlik gibi geçiş işaretlerini hiç göstermeyebilir; kapalı altyazı maddesi, kapalı altyazının konuşmanın yanında ses bilgilerini de verdiğini yazıyor.
Yaygın yanlışAltyazı yalnızca işitme güçlüğü olan küçük bir izleyici grubu içindir.
Kapalı altyazı maddesi, işitme güçlüğü bildirmeyen öğrencilerle yapılan bir ankette bu öğrencilerin büyük çoğunluğunun altyazıyı ara sıra kullandığını aktarıyor.
Yaygın yanlışBir yoga öğretmeni zaten sesle öğrettiği için, video dersleri görme engelli izleyiciler için kendiliğinden erişilebilirdir.
"Şöyle", "buraya", "bu kadar" gibi görmeye dayalı işaret sözcükleri, bir yönergeyi ancak öğretmeni gören biri için tamamlar; betimleyici bir dil bu sözcüklerin yerini yön, beden yeri ve ilişkiyle doldurur.
Yaygın yanlışBir erişilebilirlik düzenlemesi herkese yarıyorsa, asıl ihtiyaç duyanlara da yeterince yarıyordur.
Kaldırım rampası etkisi maddesi, geniş kullanımın bazen engelli kişilerin özgül ihtiyaçlarını genel yararın gerisine itebildiğini not ediyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Kapalı altyazı konuşmanın yanında müziği, zili ve sessizliği de yazar.
Otomatik altyazı bir başlangıçtır; yayımlanmadan önce baştan sona düzeltilir.
"Şöyle", "buraya", "bu kadar" gibi sözcükler bir yönergeyi yalnızca görenlere bırakır.
Betimleyici dil kayıttan önce kurulur ve altyazıyı, betimlemeyi, canlı dersi aynı anda iyileştirir.
Bir düzenlemenin kalitesi, onu asıl ihtiyaç duyan kişinin deneyimiyle ölçülür.
Sonraki derse köprü
Bu ders kapsayıcı öğretim birimini kapattı: gözlerden kapıya, dilden çıkışa, dikkatten beden çeşitliliğine, görsellerden videolara kadar bir dersin kimleri dışarıda bırakabileceğini gördük. Sıradaki birim bir dersin iskeletine, onun baştan sona nasıl kurulduğuna geçiyor.
Sıradaki ders o iskeletin ilk adımını, ders öncesi taramayı ele alıyor.
Soru şu: bir öğretmen bir derse başlamadan önce öğrencilerine neyi, nasıl ve hangi amaçla sorar, ve bu soruları bir tanı koymadan ve öğrencinin mahremiyetini korumadan nasıl kurar?