İçeriğe geç

Y4.92·İnce beden sistemleri

İḍā, piṅgalā, suṣumṇā

sıfırdan ileri2.189 kelime15 uygulama örneği≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Chāndogya'da kalbin yüz bir damarından biri başın tepesine çıkıyor; bu yolun henüz adı yok.

Maitrāyaṇa'da suṣumṇā adıyla anılan, damakta bölünen ve prāṇa'nın geçidi olan bir damar var.

Haṭhapradīpikā iḍā'yı Gaṅgā'ya, piṅgalā'yı Yamunā'ya benzetiyor; üç kanalın buluştuğu yere triveṇī diyor.

Śiva Saṃhitā'da iḍā sağ, piṅgalā sol burun deliğine gidiyor; kanal sayıları yetmiş iki binden üç yüz elli bine uzanıyor.

Orta kanalın başlangıcı kalpten ayak başparmaklarına kadar değişiyor; iç katmanları da metne göre farklı.

Açılış sahnesi

Bir yoga öğretmeni, dönüşümlü burun nefesini anlatan bir el ilanı hazırlıyor. İlanda sade bir çizim var: omurga boyunca uzanan düz bir orta çizgi, solunda ay simgesiyle işaretlenmiş bir kanal, sağında güneş simgesiyle işaretlenmiş bir başka kanal. Sol kanal sol burun deliğinde, sağ kanal sağ burun deliğinde bitiyor. Öğretmen çizimin altına "binlerce yıllık yoga haritası" yazmayı düşünüyor.

İlanı gören bir arkadaşı, bir süredir Śiva Saṃhitā'nın eski bir İngilizce çevirisini okuyor. Kitabı açıp bir dizeyi gösteriyor: bu metne göre soldaki kanal orta kanalın çevresine sarılarak sağ burun deliğine gidiyor, sağdaki kanal da sol burun deliğine. Öğretmen çizimine bir daha bakıyor. Oklar birbirini kesmiyor; metindeki kanallar ise kesiyor.

İki çizimden biri yanlış mı? Yoksa "binlerce yıllık harita" dediğimiz şey, zaman içinde çizilip yeniden çizilmiş birçok haritanın üst üste binmiş hâli mi?

Bu derste ne olacak

Üç kanallı model bu derste katman katman birikmiş bir düşünce olarak ele alınacak. Önce Upaniṣadlardaki adsız bir damardan, başın tepesine çıkan tek yoldan başlayacağız. Sonra orta kanalın bir ad kazandığı yere bakacağız. Ardından iki yan kanalın ay ve güneşle, iki kutsal ırmakla eşleştiği Haṭha katmanını okuyacağız. En sonda metinlerin kanalların yolu, başlangıcı ve bittiği yer konusunda ne ölçüde ayrıştığını göreceğiz.

Sıfır noktası

Y3.16 nāḍī'yi bu serinin sözlüğüne kendi kavramsal çerçevesine ait bir kanal olarak yazmış, Y3.21 de iḍā ile piṅgalā'yı sinir sisteminin iki koluyla eşlemenin sınırlarını göstermişti. Y4.77 ise ince beden sistemlerinin kanallar ve kesişim noktalarından oluşan tek bir model olmadığını, birbirine benzemeyen haritalar olduğunu anlatmıştı. Bu ders, bu haritalardan en tanınmışının, üç kanallı modelin, nasıl oluştuğunu soruyor.

Y4.91'de beş havanın farklı Upaniṣadlarda farklı düzenler içinde durduğunu görmüştük. Kanallar için de benzer bir soru soracağız: bugün birlikte anılan üç ad, hangi metinlerde ve hangi sırayla bir araya geldi?

Mekanizma

Adsız bir yol

Wikipedia'nın Nadi maddesi, kanal düşüncesinin erken izlerini iki Upaniṣad'da buluyor: Chāndogya ve Praśna. Müller'in Chāndogya çevirisinde, sekizinci bölümde ölüm anını anlatan bir pasajın sonunda bir dize var: kalbin yüz bir damarı vardır; bunlardan biri başın tepesini deler; onunla yukarı çıkan kişi ölümsüze ulaşır; ötekiler farklı yönlere çıkış içindir. Madde Kaṭha Upaniṣad'ın altıncı bölümünün de kalpten yayılan yüz bir kanaldan söz ettiğini yazıyor.

Dizede kanallar omurganın dibinden değil kalpten çıkıyor. Başın tepesine uzanan kanala bir ad verilmiyor. Konu da bir nefes çalışması değil, ölüm anında insanın hangi kapıdan çıkacağı.

Orta kanalın adı

Müller'in çevirdiği Upaniṣadlar arasında orta kanalın adını açıkça veren bir pasaj Maitrāyaṇa Upaniṣad'ın altıncı bölümünde geçiyor. Müller'in çevirisine göre suṣumṇā adlı damar yukarı doğru gider, prāṇa'nın geçidi olur ve damağın içinde bölünür. Metin uygulayıcıya, bu damar denetim altındaki nefesle, Om hecesiyle ve Brahman üzerine düşünmeye dalmış zihinle birleştiğinde, dilin ucunu damağa çevirerek ve hiçbir duyu organını kullanmadan yukarı ilerlemesini söylüyor. Müller'in aktardığı yorumcu, bu işleme bir ad da veriyor: lambikā yogası.

Aynı Upaniṣad'ın biraz ilerisinde güneş ışınlarından söz eden bir dize var: bunlardan biri güneş kursunu delerek yukarı gider ve Brahman dünyasının ötesine götürür. Müller bu dizeyi çevirirken ışını ayraç içinde "suṣumṇā" diye açıklıyor; bu kez ad dizenin kendisinde değil, çevirmenin yorumunda.

Ay, güneş ve iki ırmak

Haṭha metinlerinde orta kanal yalnız kalmıyor. Pancham Sinh'in çevirisine göre Haṭhapradīpikā'nın üçüncü bölümü önce orta kanalın eşanlamlılarını sayıyor: suṣumṇā, boşluk yolu, Brahman deliği, büyük yol, ölü yakma yeri, Śāmbhavī ve orta yol, hepsi aynı şeyin adları. Aynı bölümde iḍā tanrıça Gaṅgā'ya, piṅgalā tanrıça Yamunā'ya benzetiliyor. Büyük kilit anlatılırken de bu kilidin üç kanalın kavşağını, triveṇī'yi, yani iḍā, piṅgalā ve suṣumṇā'nın birleşme yerini sağladığı söyleniyor.

Irmak imgesi bir kutsal coğrafyayı bedenin içine taşıyor. Hindistan'da Gaṅgā ile Yamunā'nın birleştiği yer bir hac yeri; Wikipedia maddesi orta kanalı da üçüncü ırmak Sarasvatī ile eşleştiriyor. Dışarıdaki hac yolculuğu, bedenin içinde bir kavşağa dönüşüyor; törenin dilini bedene taşıyan eski bir alışkanlık bu imgede de işliyor.

Haṭhapradīpikā bu iki kanalı zamanla da eşleştiriyor. Dördüncü bölümdeki bir dize, yoginin ne gündüz ne gece, ikisini de dizginleyerek düşünmesini öğütlüyor; Sinh ayraç içinde gündüzü güneşin, yani piṅgalā'nın, geceyi de iḍā'nın işlediği zaman olarak açıklıyor.

Sayılar, yollar ve uçlar

Metinler kanalların sayısında da anlaşmıyor. Wikipedia maddesine göre Haṭhapradīpikā ile Gorakṣa Saṃhitā yetmiş iki bin kanal sayıyor, her birinden yetmiş iki bin kanal daha çıkıyor. Vasu'nun Śiva Saṃhitā çevirisine göre bu metin insan bedeninde üç yüz elli bin kanal olduğunu, bunlardan on dördünün başlıca kanal sayıldığını, bu on dördün arasında da iḍā, piṅgalā ve suṣumṇā'nın öne çıktığını söylüyor. Y4.89'da gördüğümüz Gārgī diyaloğu da on dört kanal sayıyor ve Wikipedia'ya göre üçünü başlıca kanal olarak ayırıyor.

Kanalların yolu da değişiyor. Açılış sahnesindeki arkadaşın gösterdiği dize tam da bu: Vasu'nun çevirisine göre Śiva Saṃhitā'nın ikinci bölümünde iḍā sol yanda, suṣumṇā'nın çevresine sarılarak sağ burun deliğine gidiyor; piṅgalā sağ yanda, orta kanalın çevresine sarılarak sol burun deliğine giriyor.

Yaygın yanlışBütün Haṭha metinleri iḍā'yı sol burun deliğine, piṅgalā'yı sağ burun deliğine bağlar.
Doğrusu

Vasu'nun Śiva Saṃhitā çevirisine göre bu metinde iḍā sağ burun deliğine, piṅgalā sol burun deliğine gidiyor; kanalların yolu metinden metne değişiyor.

Orta kanalın uzunluğu bile tartışmalı. Wikipedia maddesine göre suṣumṇā zamanla kalpten, göbek bölgesinden ya da gövdenin dibinden yukarı uzanan dikey bir kanal olarak düşünülmeye başlanmış; ama madde görece erken bir Śaiva Siddhānta metni olan Mataṅgapārameśvara'nın suṣumṇā'yı ayak başparmaklarının ucundan başın tepesine, göbek ve kalp üzerinden uzanan bir kanal olarak anlattığını da yazıyor.

Orta kanalın içindekiler

Bazı metinler orta kanalı da katmanlara ayırıyor. Vasu'nun çevirisine göre Śiva Saṃhitā, üç kanalın en içte olanının Citrā olduğunu, onun içinde de bütün boşlukların en incesinin, Brahman deliğinin bulunduğunu söylüyor; Citrā'yı beş renkle parlayan, suṣumṇā'nın ortasında hareket eden bir kanal olarak anlatıyor.

Wikipedia maddesi daha geç bir metinden, Ṣaṭcakranirūpaṇa'dan bir pasaj aktarıyor. Madde bu metni on altıncı yüzyıla yerleştiriyor. Metinde iki yan kanal Śaśī ve Mihira, yani ay ve güneş adlarıyla anılıyor; ortadaki suṣumṇā üç guṇa'dan oluşuyor, ay, güneş ve ateşin biçimini taşıyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Üç kanallı modeli öğretirken en büyük tuzak, ona tek bir tarih vermek. Bu derste gördüğümüz katmanlar kabaca şöyle diziliyor: Upaniṣadlarda kalpten çıkan yüz bir damar ve başın tepesine çıkan adsız bir yol; Maitrāyaṇa'da adını kazanmış, damakta bölünen bir orta kanal; Haṭha metinlerinde ay ile güneşe, Gaṅgā ile Yamunā'ya bağlanan iki yan kanal ve onların kavşağı; Śiva Saṃhitā ve Ṣaṭcakranirūpaṇa'da iç katmanları, rengi ve guṇa'sı olan bir orta kanal. Her katman bir öncekini tamamen silmiyor; ama hiçbiri ötekinin birebir tekrarı da değil.

Bir öğretmen bu katmanları bildiğinde, öğrencisine iki dürüst cümle kurabilir. Birincisi: iḍā, piṅgalā ve suṣumṇā Haṭha geleneğinin merkezinde duran, yüzyıllar boyunca uygulamayı yönlendirmiş gerçek kavramlar. İkincisi: bu kanalların sayısı, yolu, başlangıcı ve bittiği yer metinden metne değişiyor; bugünkü el ilanlarındaki sade çizim bu çeşitliliğin yalnızca bir seçimi.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÜç kanallı model en eski Upaniṣadlarda bugünkü biçimiyle anlatılır.
Doğrusu

Chāndogya dizesi yalnızca kalpten çıkan yüz bir damardan ve başın tepesine uzanan adsız bir yoldan söz ediyor; orta kanalın adı Maitrāyaṇa'da, yan kanalların ay ve ırmak imgeleri Haṭha metinlerinde öne çıkıyor.

Yaygın yanlışSuṣumṇā her metinde omurganın dibinden başlar.
Doğrusu

Kaynaklar kalbi, göbek bölgesini, gövdenin dibini, hatta Mataṅgapārameśvara'da ayak başparmaklarını başlangıç noktası olarak gösteriyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Chāndogya'da kalbin yüz bir damarından biri başın tepesine çıkıyor; bu yolun henüz adı yok.

Maitrāyaṇa'da suṣumṇā adıyla anılan, damakta bölünen ve prāṇa'nın geçidi olan bir damar var.

Haṭhapradīpikā iḍā'yı Gaṅgā'ya, piṅgalā'yı Yamunā'ya benzetiyor; üç kanalın buluştuğu yere triveṇī diyor.

Śiva Saṃhitā'da iḍā sağ, piṅgalā sol burun deliğine gidiyor; kanal sayıları yetmiş iki binden üç yüz elli bine uzanıyor.

Orta kanalın başlangıcı kalpten ayak başparmaklarına kadar değişiyor; iç katmanları da metne göre farklı.

Sonraki derse köprü

Kanalları izlerken bir ayrıntı her metinde karşımıza çıktı: orta kanal boyunca dizilen duraklar. Vasu'nun çevirisine göre Śiva Saṃhitā suṣumṇā'nın altı aşaması, altı gücü ve altı lotusu olduğunu söylüyor. Wikipedia maddesi ise ayaklara kadar uzanan eski orta kanal modelinin, başın tepesinden ayaklara dizilmiş dokuz lotusu birbirine bağladığını yazıyor. Aynı madde bugünkü yaygın anlatımda suṣumṇā'nın yedi cakradan geçtiğini yazıyor.

Sıradaki ders cakra sayılarındaki çeşitliliği ele alıyor.

Soru şu: Aynı orta kanal bir kaynakta altı, bir başkasında dokuz, bugünkü anlatımda yedi durakla çiziliyorsa, "kaç cakra vardır" sorusunun tek bir doğru yanıtı olabilir mi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.