İçeriğe geç

Y4.89·Haṭha Yoga’nın gelişimi

Yoga Yājñavalkya ile karşılaştırma

sıfırdan ileri2.539 kelime15 uygulama örneği≈ 17 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Yoga Yājñavalkya adı en az iki ayrı eseri gösteriyor.

Gārgī diyaloğu sekiz duruş anlatan, Yājñavalkya ile Gārgī arasında geçen metin; büyük olasılıkla on ikinci ile on dördüncü yüzyıl arası.

Mithilā derlemesi yalnızca lotus oturuşunu anlatıyor ve en eski palmiye yaprağı nüshaları ona ait; onuncu yüzyıldan sonra yazılmamış.

Gārgī diyaloğu Patañjali'nin sekiz uzvunu koruyor, yama ve niyama listelerini onar maddeye çıkarıyor ve hiçbir mühür öğretmiyor.

Wujastyk metni eski ile yeni duruş dili arasında bir menteşe olarak görüyor.

Açılış sahnesi

Bir yoga okulunun küçük kütüphanesinde iki öğrenci aynı ödev üzerinde çalışıyor. Ödevin konusu tek bir metin: Yoga Yājñavalkya. Birinci öğrenci elindeki çeviriden okuyor: metin sekiz duruş anlatıyor, aralarında tavus kuşu duruşu da var, ve konuşma bilge Yājñavalkya ile Gārgī adlı bir kadın arasında geçiyor. İkinci öğrenci kaşlarını çatıyor. Onun okuduğu bir makale, Yoga Yājñavalkya adlı eserde yalnızca tek bir duruşun, lotus oturuşunun geçtiğini söylüyor; soruları soranlar da Gārgī değil, Mithilā kentinde toplanmış krallar ve bilgeler.

Bir süre tartışıyorlar. Biri ötekinin yanlış kitabı okuduğunu düşünüyor. Sonunda kütüphaneci gelip ikisinin kaynaklarına da bakıyor ve gülümsüyor: ikiniz de haklısınız, diyor, çünkü elinizdeki iki metin aynı adı taşıyan iki ayrı eser.

Bu sahne uydurma bir bilmece gibi görünebilir. Oysa bin dokuz yüz ellili yıllarda yoga araştırmacılarının karşılıklı yayınlarla tartıştığı gerçek bir sorunu küçük bir masaya taşıyor.

Bu derste ne olacak

Önce Yoga Yājñavalkya adının neden tek bir kitabı göstermediğini açacağız. Ardından Pradīpikā, Śiva Saṃhitā ve Gheraṇḍa'dan edindiğimiz tabloya bu metni ekleyip karşılaştıracağız: ahlak kuralları, duruşlar, mühürler ve kime hitap ettiği açısından. Tarih tartışmasına da ayrıca yer vereceğiz, çünkü bir metne verilen yüzyıl, onu yoga tarihinin hangi rafına koyduğumuzu belirliyor.

Sıfır noktası

Yājñavalkya, Hint düşüncesinin en ünlü bilgelerinden biri. Y4.12'de Bṛhadāraṇyaka Upaniṣad'da Ārtabhāga'nın ölümden sonrasına dair sorusunu yanıtlayan bilge olarak karşımıza çıkmıştı. Bu kadar saygın bir ad, sonraki yüzyıllarda başka metinlere de verildi.

Wujastyk'in iki bin on yedide yayımlanan makalesi bu noktadan başlıyor. Ona göre dördüncü ya da beşinci yüzyıldan kalma Yājñavalkyasmṛti adlı hukuk metninde bilgenin ağzından "benim öğrettiğim bir yoga öğretisi" diye bir söz geçiyor; yoga eserlerinin bu ada bağlanmasının esin kaynağı belki bu söz. Ama Wujastyk, hukuk metninin yazarı ile yoga metinleri arasında tarihsel bir bağ olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını da ekliyor.

Mekanizma

Bir ad, iki eser

Wujastyk'in makalesine göre Yājñavalkya adıyla anılan en az iki ayrı yoga eseri ortaçağ Hindistanı'nda dolaşıyordu. Adlar da birbirine karışmıştı: aynı eser el yazmalarında, kataloglarda ve modern kitaplarda farklı başlıklarla, farklı eserler aynı başlıkla geçiyordu.

Birinci eser, açılış sahnesindeki ilk öğrencinin okuduğu metin. Wujastyk ona Yogayājñavalkya(gītā) diyor. Konuşmanın iki tarafı Yājñavalkya ile Gārgī. Wujastyk Gārgī'yi Yājñavalkya'nın eşi olarak anıyor; Wikipedia ise onu eş olarak gösteren bir Pune el yazması olduğunu, başka hiçbir metnin bunu doğrulamadığını yazıyor. Wujastyk bu eseri "bağdaştırıcı bir Haṭha yoga metni" olarak tanımlıyor.

İkinci eser, ikinci öğrencinin okuduğu makalenin sözünü ettiği metin. Bugün en çok Bṛhadyogiyājñavalkyasmṛti adıyla biliniyor; bazı el yazmalarında Yoga Yājñavalkya'daki Sarvayogasamuccaya, yani "bütün yogaların derlemesi" diye geçiyor. Burada soruları Gārgī sormuyor: Janaka'nın önderliğindeki krallar ve bilgeler Mithilā'daki Yājñavalkya'ya gelip saṃsāra okyanusunu nasıl aşacaklarını soruyor. Metin yalnızca tek bir duruşu, lotus oturuşunu anlatıyor.

Tarih sorusu: alt ve üst sınır

Wikipedia maddesi Gārgī diyaloğunun tarihi için birbirinden yüzyıllarca uzak öneriler sıralıyor. Divanji metni milattan önce ikinci yüzyıl ile milattan sonra dördüncü yüzyıl arasına koyuyor; White onuncu ile on ikinci yüzyıl arasını öneriyor; Bhattacharya ise Pune'daki bir el yazmasının bin iki yüzlü ya da bin üç yüzlü yıllardan kaldığını düşünüyor. Maddenin giriş paragrafı da metne erken bir yer veriyor ve onu, Hint yoga geleneklerini bin yüz yılından önce biçimlendiren eserler arasında sayıyor.

Wujastyk'in makalesi bu dağınıklığın bir kaynağını gösteriyor. Maddede Gārgī diyaloğunun en eski tanıkları gibi anılan iki palmiye yaprağı el yazmasından biri Britanya Kütüphanesi'nde, öteki Katmandu'daki Nepal Ulusal Arşivi'nde duruyor; Wujastyk bu iki el yazmasını Mithilā derlemesinin kopyaları olarak sayıyor. Britanya Kütüphanesi'ndeki kopya yazı biçimine bakılarak dokuzuncu yüzyıla yakın tarihleniyor, Katmandu'daki ise kolofonuna göre bin yirmi dört yılında yazılmış. Wujastyk'e göre bu iki nüsha, Mithilā derlemesinin onuncu yüzyıldan sonra yazılmadığının fiziksel kanıtı. Gārgī diyaloğu için ise başka bir tablo çiziyor.

Wujastyk, Bouy'un değerlendirmesini aktarıyor: Gārgī diyaloğu Mithilā derlemesinden sonra yazılmış, Vasiṣṭhasaṃhitā'ya çok şey borçlu ve yaklaşık dokuz yüz ile bin üç yüz elli arasına tarihlenebilir. Birch'in makalesi alt sınırı Vasiṣṭhasaṃhitā'ya, üst sınırı ise metni alıntılayan on dördüncü yüzyıldan Sarvadarśanasaṅgraha'ya bağlıyor; Vasiṣṭhasaṃhitā'nın on ikinci yüzyıl ya da sonrasına ait olduğuna dair kanıtla birlikte Wujastyk aralığı bin yüz ile bin üç yüz elli arasına daraltıyor.

Yaygın yanlışYoga Yājñavalkya'nın dokuzuncu ve onuncu yüzyıldan kalma el yazmaları, Gārgī'yle konuşan ve sekiz duruş anlatan metnin çok eski olduğunu kanıtlar.
Doğrusu

Wujastyk'e göre bu eski palmiye yaprağı nüshaları, aynı adı taşıyan öteki esere, Mithilā derlemesine ait; Gārgī diyaloğu için Bouy ve Birch'in verileri on ikinci ile on dördüncü yüzyıl arasına işaret ediyor.

Sekiz uzuv ve onlu listeler

Gārgī diyaloğunu Haṭha'nın klasik metinlerinden ayıran ilk şey iskeleti. Wikipedia maddesine bakılırsa Gārgī diyaloğu Yoga Sūtra'nın sekiz basamaklı düzenini olduğu gibi sürdürüyor: yama, niyama, āsana, prāṇāyāma, pratyāhāra, dhāraṇā, dhyāna, samādhi. Y4.88'de gördüğümüz Gheraṇḍa ise bu iskeleti bırakıp ahlak kurallarının yerine arınmaları ve mühürleri koymuştu.

Gārgī diyaloğu ahlak kurallarını yalnızca korumuyor, genişletiyor. Madde, metnin ilk bölümünde on yama, ikinci bölümünde on niyama sıraladığını yazıyor. Yamalara şiddetsizlik, doğruluk, çalmamak ve brahmacarya'nın yanında merhamet, içtenlik, bağışlama, dayanıklılık, ölçülü beslenme ve arılık ekleniyor. Patañjali'nin beş yamasından sahiplenmemek bu listede yok.

Duruşlar, mühürler, kuṇḍalinī

Gārgī diyaloğunun üçüncü bölümü sekiz duruş anlatıyor. Wujastyk'in çevirisine göre bunlar kutlu işaret, inek yüzü, lotus, kahraman, aslan, iyi talih, özgürleşmiş ve tavus kuşu duruşları. Y4.82'de Vimānārcanākalpa'nın tavus kuşu duruşunu oturuş dışı ilk duruş olarak görmüştük; Wujastyk, Gārgī diyaloğundaki tavus kuşu tarifinin Vimānārcanākalpa'daki ve Pāñcarātra geleneğinden Ahirbudhnyasaṃhitā'daki tariflerle neredeyse aynı olduğunu ve aralarında doğrudan bir bağ bulunduğunun kesin olduğunu yazıyor.

Mühürler konusunda tablo tersine dönüyor. Birch'in makalesine göre erken Haṭha metinlerinin çoğu mühür öğretirken Vasiṣṭhasaṃhitā ile Yogayājñavalkya hiç mühür öğretmiyor. On üçüncü yüzyıldan Dattātreyayogaśāstra bu ayrımı kendi içinde anlatıyor: Wujastyk'in aktarımına göre bu metin Yājñavalkya ve ardıllarını Patañjali'nin sekiz uzuvlu yogasını bilenler olarak, Kapila ve ardıllarını ise mühür ve kilit öğreten yeni Haṭha yogasının temsilcileri olarak sunuyor.

Kuṇḍalinī'de de ayırt edici bir yorum var. Wikipedia maddesine göre metin kuṇḍalinī'yi çoğunlukla prāṇa'nın suṣumṇā'ya girip yükselmesini engelleyen bir tıkaç olarak anlatıyor. Madde bunun, modern yoganın babası diye anılan Krishnamacharya'nın kuṇḍalinī öğretiminin başlıca metin dayanağı olduğunu ekliyor.

Gārgī'ye seslenen metin

Gārgī diyaloğunun bir ayrıntısı, dilbilgisine kadar iniyor. Wujastyk'in bir dipnotuna göre üçüncü bölümün son dizesinde nefes denetimine geçmesi söylenen kişiyi niteleyen sıfat dişil: metin doğrudan Gārgī'ye sesleniyor. Güney Hindistan'daki bazı el yazmalarında ise aynı sözcük eril biçimde okunuyor ve cümle bir erkek uygulayıcıya dönüşüyor.

Maddenin aktardığı kapanış da dikkat çekici: bütün öğreti anlatıldıktan sonra Yājñavalkya yalnız bir yere çekiliyor, Gārgī ise dünyadan el etek çekip bir orman inzivasına gidiyor ve kendini yogaya veriyor. Madde, Desikachar'ın çevirisine göre metinde yoganın toplumsal sınıf ya da cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkese açık olduğunu da yazıyor; Bhattacharya'nın çevirisinde ise dört toplumsal sınıfın görevlerini anlatan bir bölüm var ve bu bölüm dört yüz altmış dizelik el yazmalarında bulunmuyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Wujastyk, Gārgī diyaloğunu iki dönem arasında bir menteşeye benzetiyor. Metnin duruşları bir yandan Patañjali'nin klasik geleneğine adlarıyla ve bazen ayrıntılarıyla bakıyor; öte yandan Vaikhānasa ve Pāñcarātra gibi Vaiṣṇava geleneklerinden gelen, duruşların nasıl alınacağını tarif etmeye istekli yeni bir dil taşıyor. Wujastyk'e göre bu yeni dil sonradan Haṭha geleneğini güçlü biçimde etkileyecek.

Menteşe imgesinin öğretmen için değeri, yoga tarihini düz bir çizgi gibi anlatma alışkanlığını kırması. Patañjali'den Haṭha'ya giden yol tek bir koşudan oluşmuyor. Gārgī diyaloğu, Patañjali'nin sekiz uzvunu, Vedik mantraları ve Vaiṣṇava tapınak metinlerinden gelen duruş tariflerini aynı sayfada taşıyor; mühür öğretmiyor ama kuṇḍalinī'den söz ediyor. Wujastyk, bu metnin ve Vasiṣṭhasaṃhitā'nın bu tarifleri daha geniş bir okur kitlesine uygun biçimde yeniden paketlediğini ve ikinci binyılın başlarında mezhep dışı yazarların duruş bilgisi için başvurduğu ortak kaynaklara dönüştüğünü yazıyor. Wujastyk bunu, Y4.81'de gördüğümüz evrenselci Haṭha görüşünü destekleyen bir bulgu olarak da sunuyor.

Öğretmen için bir ders daha var: kaynak zincirini sonuna kadar izlemek. Bu derste Wikipedia maddesi bir bilgiyi, eski el yazmalarını, bir esere bağladı; maddenin kendi kaynakçasındaki makale ise aynı el yazmalarını öteki esere bağlıyordu. Bir ansiklopedi maddesi iyi bir başlangıç noktası, ama tarih iddiasının kanıtına ulaşmak için dipnottaki kaynağı açmak gerekiyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışYoga Yājñavalkya tek bir metindir ve bütün kaynaklar aynı kitaptan söz eder.
Doğrusu

Wujastyk'e göre bu adla en az iki ayrı eser dolaşıyor; bin dokuz yüz ellili yıllarda "gerçek" Yoga Yājñavalkya'nın hangisi olduğu üzerine karşılıklı yayınlarla tartışıldı ve ortaçağ yazarlarının alıntıları da hangi esere ait olduklarına tek tek bakılarak değerlendirilmeli.

Yaygın yanlışYoga Sūtra'nın sekiz basamağını izleyen her metin Haṭha öncesine aittir.
Doğrusu

Gārgī diyaloğu sekiz uzvu koruyor ama Wujastyk ve Birch'in verilerine göre büyük olasılıkla on ikinci ile on dördüncü yüzyıl arasında yazılmış, yani erken Haṭha metinleriyle aynı dönemde.

Yaygın yanlışHaṭha çağının bütün yoga metinleri mühür öğretir.
Doğrusu

Birch'e göre Vasiṣṭhasaṃhitā ile Yogayājñavalkya, oturuş dışı duruşlar anlatmalarına rağmen hiçbir mühür öğretmiyor.

Uygulama

Aklında kalsın

Yoga Yājñavalkya adı en az iki ayrı eseri gösteriyor.

Gārgī diyaloğu sekiz duruş anlatan, Yājñavalkya ile Gārgī arasında geçen metin; büyük olasılıkla on ikinci ile on dördüncü yüzyıl arası.

Mithilā derlemesi yalnızca lotus oturuşunu anlatıyor ve en eski palmiye yaprağı nüshaları ona ait; onuncu yüzyıldan sonra yazılmamış.

Gārgī diyaloğu Patañjali'nin sekiz uzvunu koruyor, yama ve niyama listelerini onar maddeye çıkarıyor ve hiçbir mühür öğretmiyor.

Wujastyk metni eski ile yeni duruş dili arasında bir menteşe olarak görüyor.

Sonraki derse köprü

Gārgī diyaloğunun dördüncü bölümünde Gārgī, Yājñavalkya'ya bedenin kanallarını ve yaşam havalarının bedende nasıl işlediğini soruyor. Wikipedia maddesine göre Yājñavalkya'nın yanıtında prāṇa bedenin hem içine hem dışına dağılmış bir hava; yoganın ilk amacı onun farkına varıp onu denetlemek. Metin aynı yanıtta on ayrı yaşam havası sayıyor.

Sıradaki ders, ince beden sistemleri bölümünü prāṇa kavramıyla açıyor.

Soru şu: Prāṇa, bir metinde nefesin kendisi, ötekinde bedeni dolaşan bir yaşam gücü olarak anlatılıyorsa, bu sözcüğün ne demek olduğunu hangi kaynaktan ve hangi dönemden okuduğumuza bakmadan söyleyebilir miyiz?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.