Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gövdenin yana eğilmesi beş eksenin hiçbirinde yazılmıyor; bu bir çerçeve hatası değil sınırı ve değişken başka satırlardaki sonuçlarından okunuyor.
Bu pozdaki üç kaçak da pozu daha derin gösteriyor; ödüllü oldukları için düzeltilmiyor ve sınıfta taklit edilerek yayılıyor.
Kol satırı ikiye bölünüyor: üst kol bir konum tutuyor, alt kol bir yük yolu kuruyor ve ikisi tek değerle yazılamıyor.
Alt koldan geçen yük bu pozun en büyük doz düğmesi ve dışarıdan görünmüyor; iki saniyelik bir kaldırma sınaması bir dakikalık kaydı anlamlı yapıyor.
Tablodaki mesafe bir görünüyor; tür, düzlem ve satırsız değişken sorularından biri evetse kâğıttaki sayı bir alt sınır.
Açılış sahnesi
Bir sınıfta yan açı pozu çalışılıyor ve iki öğrenci komşu matlarda duruyor.
Birincisinin gövdesi neredeyse yere paralel, eli yerde ve görüntü etkileyici.
İkincisinin önkolu uyluğunun üzerinde ve gövdesi çok az eğilmiş; sınıf birinciye bakıyor.
Öğretmen ikisini de duvara alıyor. Sırt duvarda, kürek kemikleri duvarda, sonra aynı poza giriliyor.
Birinci öğrencinin derinliği üçte birine iniyor. İkincisininki neredeyse hiç değişmiyor.
Duvar hiçbir şey eklemedi, yalnız iki yolu kapattı.
Ve o iki yol kapandığında görülüyor ki, derin duran öğrencinin derinliği yan eğilmeden gelmiyordu.
Bu derste ne olacak
Önce bu pozun tabloya yazılamayan bir şey getirdiğini göstereceğiz; beş eksenin hiçbiri gövdenin yana eğilmesini yazmıyor ve bu bir eksiklik olarak değil, çerçevenin sınırı olarak ele alınacak. Sonra bu pozdaki kaçakların neden düzeltilmediğini açacağız; üçü de görüntüyü büyütüyor ve büyüyen görüntü ödül gibi okunuyor. Ardından kol satırının ikiye bölündüğü yere geleceğiz; iki kol iki ayrı cinsten iş yapıyor ve tek satır ikisini birden taşıyamıyor. Sonra alt kolun ne kadar yük taşıdığını konuşacağız, çünkü bu pozun en büyük doz düğmesi orada duruyor ve neredeyse hiç ölçülmüyor. Kapanışta bu pozun sekansta göründüğünden uzak olduğunu hesaplayacağız. Anlatıyı on dokuz sınıf kaydı taşıyor. Ders bittiğinde bir öğrencinin derinliğinin nereden geldiğini üç sınamayla ayırabiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Y1.09 yan eğilmeyi çoktan kurmuştu. Saf yan eğilme gövdenin yalnız frontal düzlemde kaldığı, öne düşmediği ve dönmediği eğilmeydi. Üç sızma sayılmıştı: öne katlanma, dönme ve kalçanın karşı yana kayması. Duvar orada bir ölçüm aracı olarak verilmişti.
O ders yerde ve serbest duruşta çalışıyordu. Bu poz aynı sınamayı ayakta, yük altında ve tek bacak bükülüyken yapıyor.
İkinci savaşçıdan buraya bakalım. Ayaklar yerinde. Ön diz aynı bükümde, arka bacak düz. Dönme satırı aynı konumu taşıyor; gövde hâlâ yana bakıyor.
Değişen tek satır kol satırı. Bir kol yukarı ve öne uzanıyor, öteki kol aşağı iniyor.
Tabloya göre mesafe bir.
Ve bir sonraki cümle bu dersin tamamı: mesafe bir görünüyor ama poz iki savaşçının hiçbirinde olmayan bir talep getiriyor.
Mekanizma
Tabloda karşılığı olmayan bir şey
Y2.71 bu ailenin beş eksenini kurmuştu. Destek tabanı, büküm, kol, dönme, simetri.
Gövdenin yana eğilmesi bu beşin hiçbiri değil.
Büküm satırı kalça ile dizi yazıyor ve gövdeyi hiç görmüyor. Dönme satırı eksen etrafındaki dönüşü yazıyor, yana eğilmeyi değil. Kol satırı ise yalnız kolların nerede olduğunu yazıyor.
Peki çerçeve yanlış mı?
Hayır. Y2.71 beşi seçerken bunu açıkça söylemişti. Çerçeve anatomiden türetilmedi; bir pozu birkaç saniyede yazabilmek için kuruldu ve ölçütü kapsayıcılık değil işe yaramaktı.
Kullanışlı bir çerçevenin sınırı olur. Bu poz o sınırın göründüğü yer.
Ve yapılacak şey altıncı bir satır eklemek değil. Beş satır on beş pozu yazmaya yetiyor; altıncı satır bir poz için ekleniyor ve öbür on dördünde boş duruyor.
Yapılacak olan şu: satırı olmayan değişken, sonuçlarından okunuyor. Kol satırı aşağı indiyse sorulacak soru neden indiği ve cevap gövdenin yana eğilmesi.
Üç kaçak da görüntüyü büyütüyor
Y1.09'un üç sızması burada da geçerli ve bu poz üçüne birden davetiye çıkarıyor.
Gövde öne katlanırsa el yere daha kolay iner. Gövde yere doğru dönerse omuz aşağı düşer ve mesafe artar. Kalça karşı yana kayarsa gövde omurgadan hiç yana gitmeden yana gitmiş görünür.
Üçünün de sonucu aynı ve o sonuç şu: poz daha derin görünüyor.
Kalça kaçağı belde bir çekilme bırakıyordu, dönüş kaçağı ölçümü bozuyordu; ikisi de sessizdi. Buradaki üç kaçak ise sessiz değil, ödüllü.
Ve bir sınıfta ödüllü bir kaçak kendini yayıyor, çünkü derin duran öğrenci taklit ediliyor.
Kol satırı ikiye bölünüyor
Şimdi tablonun ikinci sorunu.
Bu pozda üst kol yukarı ve öne uzanıyor. Alt kol aşağı iniyor ve bir yere dayanıyor: uyluğa, bloğa ya da yere.
İki kol iki ayrı iş yapıyor ve bu, simetri satırındaki ayrılıktan başka bir şey.
Bacaklarda iki taraf farklı işler yapıyordu ama ikisi de aynı cinsten işti; biri bükülüyor, öteki açılıyordu ve ikisi aynı kadranın iki ucuydu.
Kollarda öyle değil. Üst kol bir konum ve onu tutan şey omuz çevresinin çalışması. Alt kol ise bir yük yolu ve ondan geçen şey gövde ağırlığının bir kısmı.
İkisi aynı satıra tek değerle yazılamıyor. Y2.76 asimetrik bacaklar için tabloyu ikiye ayırmıştı; burada ayrılan şey bir satırın kendisi.
Alt kol ne kadar taşıyor
Bu pozun en büyük düğmesi burada ve tabloda hiç görünmüyor.
Önkol uyluğun üzerinde duruyor. Üzerine yaslanmıyor olabilirsin; o zaman gövdeyi yan hat kasların tutuyor. Ya da bütün ağırlığını oraya bırakmış olabilirsin; o zaman gövdeyi uyluğun tutuyor.
Fotoğrafta iki poz birebir aynı görünüyor ama aradaki talep farkı neredeyse pozun tamamı.
Y1.49 bunun kardeşini göstermişti: gövdenin ön bacağa yaslanması pozu kolaylaştırıyor ve dışarıdan zor görülüyordu. Burada yaslanma bir el üzerinden yapılıyor ve daha da görünmez.
Nasıl sınanır? Alt kolu bir saniyeliğine kaldır; gövde yerinde kalıyorsa destek payı düşüktü, aşağı düşüyorsa yük oradan geçiyordu.
Mesafe bir görünüyor
Tabloya göre bu poz ikinci savaşçıdan bir çentik uzakta. Sekansta yan yana konuyor ve geçiş kolay sayılıyor.
Oysa iki şey birden giriyor: satırsız bir değişken devreye giriyor ve kol satırı ikiye bölünüyor.
Y2.74 bir geçişin gerçek talebini hesaplarken yalnız satır saymanın yetmediğini, kadranda kat edilen yolun da hesaba girdiğini göstermişti. Bu bölüm o hesaba iki soru daha ekledi: Y2.77 tür değişti mi diye sordu, Y2.79 düzlem değişti mi diye.
Şimdi üçüncüsü: tabloda yazılmayan bir şey girdi mi?
Üç sorudan biri evetse tablodaki sayı olduğundan küçüktür.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Birincisi, satırsız değişken bir çerçeve hatası değil bir çerçeve sınırı ve ikisi karıştırıldığında çerçeve çöpe atılıyor. Beş eksen on beş pozu yazmak için seçildi ve on beşinde de çalışıyor. Bir pozun getirdiği ek talebi yazmıyor olması, çerçevenin o pozda kullanılamayacağı anlamına gelmiyor; yanına bir soru daha koymayı gerektiriyor.
İkincisi, ödüllü kaçak kavramı bu pozdan büyük. Bir sınıfta hangi kaçakların düzeltildiğine bak: düzeltilenler görüntüyü bozanlar. Görüntüyü büyüten kaçaklar hemen her yerde ayakta kalıyor ve zamanla teknik sayılıyor. Bir öğretmenin en zor işi, daha iyi görüneni durdurmak.
Üçüncüsü, destek payı ölçülmediği sürece bu pozun süresi bir bilgi taşımıyor. İki öğrencinin bir dakikası iki ayrı şeyin bir dakikası olabiliyor ve aradaki fark bir kademe değil, çalışmanın olup olmaması. Alt kol kaldırma sınaması iki saniyelik bir iş; bir dakikalık kaydı anlamlı ya da anlamsız yapan tek şey o kısa sınama.
Dördüncüsü, bu pozda üç ayrı sayı birbirinden bağımsız ilerliyor: duvardaki eğim, destek payı ve üst kolun konumu. Tek bir görüntü üçünü birden temsil ediyor gibi duruyor ve etmiyor. Bir öğrencinin eli yere inerken destek payı artmış, üst kolu düşmüş olabiliyor; görüntü ilerlerken talep geriliyor.
Beşincisi, bu bölümde tablonun üç kör noktası birikti. Tür yazılmıyor, düzlem yazılmıyor ve şimdi bazı değişkenler hiç yazılmıyor. Üçü de aynı yönde çalışıyor: tabloya bakan biri mesafeyi olduğundan küçük görüyor. Sekans kuran bir öğretmenin eline geçen pratik kural bu; kâğıttaki sayı bir alt sınır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışGövde ne kadar yere yaklaşırsa poz o kadar derindir.
Öne katlanma, yere doğru dönme ve kalçanın karşı yana kayması görüntüyü büyütüyor ve üçü de yan eğilmeyi azaltıyor. Derinlik duvara sırt verilerek ölçülüyor; serbest ölçüm çoğu zaman kaçakların toplamını veriyor.
Yaygın yanlışAlt kolun uyluğa konması pozun kolay sürümüdür.
Kolaylığı belirleyen el yeri değil, o koldan geçen yük. Önkolu uyluğa dokundurup hiç yük vermeyen bir öğrenci, elini yere koyup ağırlığını oraya bırakan öğrenciden fazla çalışıyor.
Yaygın yanlışYan eğilmede dönme olmamalıdır.
Yan eğilme ile dönme omurgada birbirine eşlik etme eğiliminde ve bunun bir kısmı yapıdan geliyor. Ölçüt dönmenin sıfır olması değil, dönmenin mesafeyi üretmek için kullanılmaması.
Yaygın yanlışBu poz ikinci savaşçıdan bir adım uzaktadır.
Kâğıtta tek bir satır değişiyor, oysa poza iki yeni şey birden giriyor: tabloda karşılığı bulunmayan bir talep ve iki ayrı işe bölünmüş bir kol satırı. Sekansta yan yana konduğunda sınıfın büyük kısmı ilk saniyelerde öne katlanıyor.
Uygulama
Aklında kalsın
Gövdenin yana eğilmesi beş eksenin hiçbirinde yazılmıyor; bu bir çerçeve hatası değil sınırı ve değişken başka satırlardaki sonuçlarından okunuyor.
Bu pozdaki üç kaçak da pozu daha derin gösteriyor; ödüllü oldukları için düzeltilmiyor ve sınıfta taklit edilerek yayılıyor.
Kol satırı ikiye bölünüyor: üst kol bir konum tutuyor, alt kol bir yük yolu kuruyor ve ikisi tek değerle yazılamıyor.
Alt koldan geçen yük bu pozun en büyük doz düğmesi ve dışarıdan görünmüyor; iki saniyelik bir kaldırma sınaması bir dakikalık kaydı anlamlı yapıyor.
Tablodaki mesafe bir görünüyor; tür, düzlem ve satırsız değişken sorularından biri evetse kâğıttaki sayı bir alt sınır.
Sonraki derse köprü
Bu derste ön diz bükülü kaldı ve bacak yükü taşımaya devam etti.
Sıradaki derste o diz düzeliyor.
Trikoṇāsana bu pozun bacağı düzeltilmiş hâli. Ayaklar benzer bir açıklıkta, gövde yine yana uzanıyor, alt el yine aşağı iniyor. Ama büküm satırı boşalıyor.
Ve satır boşaldığı anda pozun türü değişiyor. Bükülü bacak bir tutma işiydi; düz bacak bir aralık işi. Ön bacağın arka tarafı ve kalça, gövde yana giderken ilk kez sınır koyuyor.
Yani aynı yan eğilme, altında bambaşka bir talep üzerinde duracak. Ve alt elin nereye ineceği bu kez bir tercih değil, o sınırın nerede olduğuyla belirlenecek.