Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Dirseğin düz çizginin ötesine geçmesi bir yapı farkı. Kemik biçimi ve bağ dokusundan geliyor ve çalışmayla değişmiyor.
Yüksüzken bir şey yapmıyor. Yogada bu bölge neredeyse her zaman yük altında ve soru orada başlıyor.
Asıl değişken asılma payı: uç aralıkta yükün ne kadarını pasif yapılar taşıyor.
Uç aralıkta durup aynı anda kuvvet üretmek mümkün ve buna aktif uç deniyor. Asılan bir kolla iten bir kol dışarıdan aynı görünüyor.
On saniyelik bir test ikisini ayırıyor: konumu değiştirmeden it.
Mikro büküm bir öğretme aracı; kalıcı bir kural olduğunda her pozda ödenen bir kas işi.
Ve bir düzeltmenin bedeli her seans ödeniyorsa, o düzeltme bir bağlama bağlanmalı.
Açılış sahnesi
Bir öğrenci tahta duruşunda ve kolları düz. Yandan bakıldığında ön kolları hafif bir yay yapıyor — dirsekler düz çizginin ötesine geçmiş.
Öğretmen bunu görüyor ve "dirseklerini kilitleme" diyor.
Öğrenci dirseklerini biraz büküyor. Yay kayboluyor ve poz düzeliyor. Otuz saniye sonra kolları titremeye başlıyor ve pozdan çıkıyor.
Bir sonraki derste aynı şey oluyor. Ve bir sonrakinde.
Altı ay sonra o öğrenci kol destekli pozlardan hoşlanmıyor ve nedenini bilmiyor.
Bu sahnede iki ayrı şey var. Birincisi bir yapı farkı — dirseğin düz çizginin ötesine geçmesi. İkincisi bir yönerge ve o yönerge bir kas işi ekliyor.
Yapı farkı çoğu kişide bir sorun değil. Eklenen kas işi ise her seans, her pozda ödeniyor.
Bu ders ikisini ayırıyor ve arada duran asıl soruyu buluyor.
Bu derste ne olacak
Önce hiperekstansiyonun ne olduğunu ve nereden geldiğini vereceğiz. Sonra bir kusur olup olmadığını soracağız — cevap kalçadaki ve omurgadaki cevapla aynı aileden. Ardından yüklü ve yüksüz durumun neden ayrıldığını göstereceğiz. Sonra asıl değişkeni adlandıracağız: yükün ne kadarını pasif yapılar taşıyor. Ardından bunu bir testle ölçeceğiz. Sonra "mikro büküm" yönergesinin hakkını ve sınırını vereceğiz. Usta katmanında bu bölgede kapasitenin nasıl kurulduğunu yazacağız. On yedi örnekle çalışacağız. Ders bittiğinde bir düz kola bakıp "burada kim taşıyor?" diye soruyor olacaksın.
Sıfır noktası
Kaynağı iki yerde: eklemi oluşturan kemik yüzeylerinin biçimi ve bağ dokusunun verdiği pay. İkisi de büyük ölçüde kişinin kuruluşu.
Y1.02 hipermobiliteyi tanımlamıştı. Dirsekteki bu fark çoğu zaman tek başına durmuyor; aynı kişide başka eklemlerde de geniş aralık bulunabiliyor.
Mekanizma
Bir kusur mu
Bu soruya bu kursta üçüncü kez cevap veriyoruz ve cevap aynı aileden.
Y2.42 kalçada bir aralık farkının geometriden gelebildiğini ve açılmaya çalışılmayacağını söylemişti. Y2.51 omurga eğrisi derinliğinin bir tanı olmadığını göstermişti.
Dirsekte de aynı: bir yapı farkı, kendi başına bir sorun değil.
Ve düzeltilemiyor. Kemik yüzeylerinin biçimi bir çalışmayla değişmiyor.
Yani hedef aralığı küçültmek olamıyor. Hedef başka bir yerde ve birazdan geliyor.
Yüklü ve yüksüz ayrı
Şimdi asıl ayrım.
Yüksüz bir durumda — kol havada, bir şey taşımıyor — hiperekstansiyon bir şey yapmıyor. Kol düz duruyor ve o kadar.
Yüklü bir durumda — eller yerde, gövde ağırlığı kollardan geçiyor — durum değişiyor.
Y2.32 dizde kilit konumu tanımlamıştı: eklemin tam açıldığı ve pasif yapıların yükü aldığı konum; kullanımı ucuz, maliyeti tepki payının azalması.
Dirsekte aynı mekanizma çalışıyor ve bir farkla: yogada dirsek neredeyse her zaman kapalı zincirde yükleniyor. Y1.42'nin kapalı zinciri bu bölgenin varsayılan durumu.
Yani dirsek hiperekstansiyonu bir yoga bağlamında neredeyse her zaman bir yük sorusu olarak karşımıza çıkıyor.
Asılma payı
Bu, dirseğe özgü değil. Y2.32'nin kilit konumu dizde, Y2.59'un kontrolsüz dozu sırtüstü dönüşte aynı fikri taşıyordu.
Ve önemli olan şu: asılma payı bir kusur değil, bir ölçü. Sıfır olması gerekmiyor.
Bir kişi tahta duruşunda dirseğinin uç aralığında durabiliyor ve aynı anda kollarıyla yeri itiyor olabiliyor. Orada asılma payı var ve küçük.
Başka bir kişi aynı konumda hiçbir şey itmiyor olabiliyor. Orada asılma payı büyük.
İkisi dışarıdan aynı görünüyor.
Testi
Ayırmak için bir test var ve on saniye sürüyor.
Kişi kol destekli bir pozda, dirsekleri kendi doğal konumundayken duruyor. Şunu istiyoruz: konumu değiştirmeden, elinle yeri biraz daha kuvvetle it.
Üç cevap çıkıyor.
Birinci cevap: itiyor ve konum değişmiyor. Aktif uç var, asılma payı küçük. Burada bir müdahale gerekmiyor.
İkinci cevap: itmeye çalışırken dirsekler bükülüyor. Kas kuvveti üretebiliyor ve o konumda üretemiyor. Burada çalışılacak şey uç aralıkta kuvvet.
Üçüncü cevap: hiçbir şey olmuyor ve kişi ne yapacağını bilmiyor. Burada önce hareketin kendisi bulunuyor — yüksüz, destekli bir kurulumda.
Test kol destekli her pozda tekrarlanabiliyor ve poza göre cevap değişebiliyor.
Tek eklem değilse
Dirsek çoğu zaman tek başına gelmiyor. Aynı kişide dizler, parmaklar ve başka eklemler de geniş aralıklı olabiliyor.
Bunun program düzeyinde bir sonucu var ve tek eklem bakışıyla görülmüyor: bir seansta asılma payı eklem eklem toplanıyor.
Bir kişi dirseklerinde asılıyor, dizlerinde asılıyor ve bir bekleme pozunda kalçasında asılıyorsa, o seansın büyük kısmı pasif geçmiş oluyor. Y2.12'nin kullanılabilir aralığı bütün bir bedende dar kalıyor.
Çözüm eklem eklem yasak koymak değil; seans düzeyinde bir sayım. Bir seansta kaç poz aktif uçla, kaç poz asılarak geçiyor?
Ve bir kapsam notu: geniş aralıkla birlikte tekrarlayan çıkık, sık burkulma, yaygın ağrı ya da yorgunluk bildiriliyorsa bu bir öğretmen konusu değil. Y0.02'nin yolu devrede.
"Mikro büküm" yönergesinin hakkı ve sınırı
Y1.31 mikro bükümü dizde tanımlamıştı. Aynı yönerge dirsekte de dolaşıyor.
Hakkı var. Bir kişi hiçbir şey itmiyorsa ve tamamen asılıyorsa, küçük bir büküm kasları devreye sokuyor. Bir öğretme aracı olarak işe yarıyor.
Sınırı da var ve iki tane.
Birincisi doğrulanamıyor. "Biraz bük" ne kadar? Öğrenci yaptığını nasıl anlayacak? Y2.03'ün ölçütü karşılanmıyor.
İkincisi kalıcılaşıyor. Y1.38'in kalıcı düzeltmesi burada tam olarak işliyor: bir anlık düzeltme olarak icat edilen bir konum, sürekli tutulan bir konuma dönüşüyor ve her pozda bir kas işi ekliyor.
Daha iyi bir yönerge var ve doğrulanabiliyor: "yeri it." İtme geldiğinde asılma payı küçülüyor ve dirseğin açısı kişinin kendi kuruluşuna göre yerleşiyor.
Yaygın yanlış"Dirsek uç aralıktaysa yanlıştır."
Yanlış olan şey konum değil, o konumda hiçbir şeyin taşınmaması.
Örneklerden okuma
Bu derste iki örüntü tekrar etti.
Birinci örüntü: iki farklı durumun aynı görünmesi. Uç aralıkta iten bir kolla asılan bir kol dışarıdan ayırt edilmiyor ve on saniyelik bir test ikisini ayırıyor. Y2.58'in üretici sorusu burada dirsekte tekrar ediyor.
İkinci örüntü: bir kuruluşu düzeltmeye çalışmak. Üç yıl, bir yönerge ve hiçbir değişim. Y2.42 ile Y2.51'de gördüğümüz şey üçüncü bir bölgede aynı sonucu verdi.
Usta katmanı
Bu bölgede kapasite nasıl kuruluyor?
İki ayrı iş var ve karıştırılmaması gerekiyor.
Birinci iş uç aralıkta kuvvet. Kişinin kendi doğal uç konumunda kuvvet üretebilmesi. Çalışması basit: kol destekli bir pozda, o konumda, itmeyi tutmak. Ölçü süre.
İkinci iş aralık içinde kuvvet. Dirsek bükülüyken kolun itebilmesi — tahta duruşundan aşağı inip yukarı çıkmak bunu istiyor. Ölçü tekrar sayısı.
İkisi ayrı ve biri ötekinin yerine geçmiyor. Bir kişi uç aralıkta iyi olup bükülü aralıkta zayıf olabiliyor ve tersi de doğru.
Y2.49'un iş ayrımı takvimi burada da geçerli: ikisi aynı blokta karışmıyor.
Bir usta ölçütü: bir eklemde bir görünüm düzeltiliyorsa, düzeltmenin bedeli her seans ödeniyor mu diye sorulmalı. Bir kerelik bir düzeltmenin bedeli yok; her pozda tutulan bir konumun bedeli var.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Dirsek hiperekstansiyonu düzeltilmesi gereken bir kusurdur."
Büyük ölçüde kemik biçimi ve bağ dokusu; çalışmayla değişmiyor.
Yaygın yanlış"Uç aralıkta durmak her zaman asılmaktır."
Uç aralıkta durup aynı anda kuvvet üretmek mümkün. İkisi dışarıdan aynı görünüyor.
Yaygın yanlış"Mikro büküm çözümdür."
Bir öğretme aracı olarak işe yarıyor; kalıcı bir kural hâline geldiğinde her pozda bir kas işi ekliyor ve doğrulanamıyor.
Yaygın yanlış"Yüksüz ve yüklü durumda aynı şey geçerlidir."
Yüksüzken hiperekstansiyon bir şey yapmıyor. Yogada bu bölge neredeyse her zaman yük altında.
Yaygın yanlış"Bir test bir kez yapılır."
Cevap poza göre ve zamana göre değişiyor. Test bir izleme aracı.
Yaygın yanlış"Görüntü düzeldiyse iş bitti."
Görüntü düzelirken taşıyan şey azalmış olabiliyor. Ölçü görüntü değil itme.
Uygulama
Aklında kalsın
Dirseğin düz çizginin ötesine geçmesi bir yapı farkı. Kemik biçimi ve bağ dokusundan geliyor ve çalışmayla değişmiyor.
Yüksüzken bir şey yapmıyor. Yogada bu bölge neredeyse her zaman yük altında ve soru orada başlıyor.
Asıl değişken asılma payı: uç aralıkta yükün ne kadarını pasif yapılar taşıyor.
Uç aralıkta durup aynı anda kuvvet üretmek mümkün ve buna aktif uç deniyor. Asılan bir kolla iten bir kol dışarıdan aynı görünüyor.
On saniyelik bir test ikisini ayırıyor: konumu değiştirmeden it.
Mikro büküm bir öğretme aracı; kalıcı bir kural olduğunda her pozda ödenen bir kas işi.
Ve bir düzeltmenin bedeli her seans ödeniyorsa, o düzeltme bir bağlama bağlanmalı.
Sonraki derse köprü
Kolun taşıdığı yük dirsekten geçiyor ve bir yere daha gidiyor: el bileğine.
Ve orada durum farklı. Bilek yogada en çok şikâyet bildirilen üst beden bölgelerinden biri ve nedeni tek bir şey değil — konum, süre, yük payı ve hazırlık.
Sıradaki ders o bölgeyi ele alıyor. Ve bir sayıyla başlıyor: bir tahta duruşunda bileğe binen açı, günlük hayatta neredeyse hiç karşılaşılmayan bir açı.