İçeriğe geç

M01-D02

Yakınlık ve benzerlik

Aynı öğeleri yalnız aralıklarını ya da yalnız tonlarını değiştirerek iki farklı grupta gösterir ve hangi ipucunun ağır bastığını gözlemler.

Temel Tasarım Akademisi — M01, Görmek: algı ve Gestalt · 1.922 kelime · 7 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme

Dayanak: Usta görüşü: Wertheimer (1923), «Untersuchungen zur Lehre von der Gestalt II»; Erken bulgu: Kubovy ve van den Berg (2008), Psychological Review; Quinlan ve Wilton (1998), Perception

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Göz öğeleri iki temel ipucuyla gruplar: birbirine yakın olanları ve birbirine benzeyenleri birlikte görür. İki ipucu aynı yöne çektiğinde birbirini güçlendirir; farklı yönlere çektiğinde okur kararsız kalabilir. Hangisinin kazanacağı sabit bir kural değildir; her birinin ne kadar güçlü uygulandığına bağlıdır. Yakınlığın gücü aralıkla kademeli değişir; renk benzerliği güçlü, biçim benzerliği daha zayıf gruplayabilir. Önemli bir ayrımı tek ipucuna bırakmamak, onu daha çok okura ulaştırır.

Açılış sahnesi

Emre okul cephesinin maketini masaya koyup üç kutu boya açıyor: kiremit kırmızısı, koyu yeşil, açık gri. Pencereler hâlâ üçerli kümeler hâlinde duruyor; geçen hafta aralıkları değiştirerek sınıfları dışarıdan okunur kılmıştı. Bu sabah aklına başka bir fikir gelmiş: aralıkları yeniden eşitlemek ve her sınıfın pencere doğramalarını ayrı bir renge boyamak. «Böylece duvarı uzatmamıza gerek kalmaz» diyor, «renk sınıfları zaten ayırır.» Selim maketi alıp pencerenin önüne götürüyor ve bir süre bakıyor. Sonra bir soru soruyor, Emre'nin hesabında olmayan bir soru: «Peki aralığı da bırakır, renkleri de karıştırırsak? Göz hangisine inanır?»

Bu derste ne olacak

Önceki derste gözün parçaları kümelere bağladığını gördük. Bu derste o kümelerin hangi ipuçlarıyla kurulduğuna bakıyoruz: yakınlık, yani öğelerin birbirine uzaklığı, ve benzerlik, yani renklerinin, tonlarının ya da biçimlerinin ortaklığı. Wertheimer bu ikisini 1923'te noktalar dizisiyle ayırdı. Sonraki araştırmacılar daha zor bir soruyu sordu: iki ipucu aynı anda, farklı yönlere çektiğinde ne olur? Cevap «her zaman yakınlık kazanır» ya da «her zaman renk kazanır» gibi basit bir kural değil. Ders boyunca Emre'nin boyalı maketiyle bu soruyu sınayacağız ve bir tasarımcının iki ipucunu nasıl ayarlayabileceğini konuşacağız.

Kanıt ne diyor

Dört kaynak var: ilkeleri ilk tarif eden metin ve onları ölçmeye çalışan üç deneysel çalışma. Deneysel çalışmaların üçü de ekranda gösterilen nokta ve şekil dizileriyle yapıldı; binaya taşınmalarının sınırını Gri alan bölümünde konuşacağız.

Sahada

İki ipucu yan yana

Planda, duvarda, yolda

Yaygın yanlış«İki ipucu çatışırsa her zaman yakınlık kazanır.»
Doğrusu

Wertheimer'ın gözlemlerinde de sonraki deneylerde de benzerlik belirli koşullarda yakınlığa üstün gelebiliyor. Sonuç, her ipucunun ne kadar güçlü uygulandığına bağlı.

Yaygın yanlış«Renk de biçim de aynı güçte gruplar.»
Doğrusu

Quinlan ve Wilton'ın deneylerinde renk benzerliği güçlü, biçim benzerliği zayıf çıktı. Bir cephede biçim farkı tek başına beklenenden az ayırabilir.

Yaygın yanlış«Yakınlık ya vardır ya yoktur.»
Doğrusu

Kubovy ve arkadaşlarının ölçümlerinde yakınlığın gücü aralıkla kademeli değişiyor. Bir boşluğu biraz açmak ile çok açmak farklı sonuç verir.

Yaygın yanlış«Renkle ayırmak ile aralıkla ayırmak aynı şeydir.»
Doğrusu

Uzaktan aynı kümeyi okutabilirler, ama farklı şeyler söylerler: aralık bir yapı farkını, renk bir kategori ya da yüzey farkını anlatır.

Gri alan

Bu dersteki deneylerin hepsi düzenli nokta dizileri ya da ekranda yan yana duran şekillerle yapıldı. Bir bina ise derinliği, gölgesi, malzemesi ve çevresiyle bir nokta kafesinden çok daha karmaşık bir uyarandır. Kubovy ve van den Berg'in «birleşik etki ayrı etkilerin toplamıdır» bulgusu düzenli desenler için gösterildi; bir cephede gün ışığı bir rengi soldurup ötekini parlatabilir, ve toplamın hesabı değişir. Quinlan ve Wilton'ın biçim benzerliğini zayıf bulması da onların kullandığı şekiller içindi; çok farklı biçimler başka bir sonuç verebilir. Maket denemeleri ise bir şey kanıtlamaz; Selim ile Ahu'nun aynı maketi farklı okuması kişiler arasında fark olabileceğini düşündürür, ama iki kişiden bir sonuç çıkmaz. Son olarak, çatışan ipuçları her zaman bir hata değildir. Bir tasarımcı okuru bilerek kararsız bırakmak, bir cepheye hareket katmak isteyebilir. Bu bir estetik tercihtir ve bu ders onu yanlış saymaz.

Senin işinde

Bir cephede, bir paftada ya da bir yön bulma sisteminde öğeleri kümelere ayırmak istediğinde, hangi ipucunu kullandığını adıyla söyle: aralık mı, renk mi, ton mu, biçim mi? Bu ipuçlarının aynı yöne mi yoksa farklı yönlere mi çektiğini kontrol et; bunu yaparken çizimi küçültüp ya da birkaç adım uzaklaşıp bak. Farklı yönlere çekiyorsa, bunu isteyip istemediğine karar ver. Bir ayrımı yalnız biçimle kurmaya çalışıyorsan, onun yeterince okunup okunmadığını birine sorarak sına; biçim farkı beklediğinden zayıf kalabilir. Renkle bir kategori söylediğinde okurun onu bir mekân ilişkisi sanmamasına dikkat et. Önemli bir ayrımı tek bir ipucuna bırakma; aralık ile rengi ya da konum ile numarayı birlikte kullanmak, birini göremeyen okura ötekini bırakır. Taş, tuğla ya da kaplama gibi tonu değişebilen malzemelerde, benzer parçaların istemediğin şeritler oluşturup oluşturmadığına bak.

Kendin dene

Aklında kalsın

Göz öğeleri iki temel ipucuyla gruplar: birbirine yakın olanları ve birbirine benzeyenleri birlikte görür. İki ipucu aynı yöne çektiğinde birbirini güçlendirir; farklı yönlere çektiğinde okur kararsız kalabilir. Hangisinin kazanacağı sabit bir kural değildir; her birinin ne kadar güçlü uygulandığına bağlıdır. Yakınlığın gücü aralıkla kademeli değişir; renk benzerliği güçlü, biçim benzerliği daha zayıf gruplayabilir. Önemli bir ayrımı tek ipucuna bırakmamak, onu daha çok okura ulaştırır.

Sonraki derse köprü

Kenan Usta duvarı yeniden örerken bahçe kapısının yanına bir yağmur borusu iniyor ve taş sıralarının önünü kesiyor. Selim borunun iki yanında kalan sıraları uzaktan bakınca kesintisiz görüyor; göz derzlerin borunun arkasından devam ettiğini varsayıyor. Kapının üstündeki kemerin bir taşı eksik, ama kemer yine kemer. M01-D03 gözün kesik bir çizgiyi ve eksik bir şekli nasıl tamamladığını ve bu tamamlamanın bir tasarımda ne zaman işe yaradığını konuşuyor.

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

Wertheimer benzerlik etkenini nasıl ayırdı?

  • A) Noktaların aralığını değiştirerek.
  • B) Aralığı sabit tutup noktaların rengini değiştirerek.
  • C) Noktaları hareket ettirerek.
  • D) Katılımcılara renk körlüğü testi yaparak.

Cevap: B. Aralık sabitken benzer renkli noktaların birlikte kümelenmesi, gruplamanın yalnız yakınlığa bağlı olmadığını gösterdi.

Soru 2 · Kanıt

Kubovy ve van den Berg'in nokta kafesleriyle yaptığı deneylerin sonucu neydi?

  • A) Yakınlık ve benzerliğin birleşik etkisi ayrı etkilerinin toplamına eşitti.
  • B) Yakınlık her zaman benzerliği bastırdı.
  • C) Benzerlik hiçbir etki göstermedi.
  • D) İki ilke aynı anda işlediğinde gruplama tamamen ortadan kalktı.

Cevap: A. Bulgu, «hangisi kazanır» sorusunun genel bir cevabı olmadığını, iki ipucunun güçlerinin üst üste eklendiğini düşündürür; deneyler düzenli nokta desenleriyle yapıldı.

Soru 3 · Senaryo

Bir okul cephesinde pencereler ikişerli kümeler hâlinde dizilmiş ama doğramalar üçerli renk grupları hâlinde boyanmış. Okurlar cepheyi kararsız buluyor. Tasarımcı sınıfları renk gruplarıyla okutmak istiyor. Bu derse göre ilk denenecek şey hangisidir?

  • A) Pencere sayısını artırmak.
  • B) Doğramaları tek renge boyamak.
  • C) İkili kümeler arasındaki boşluğu kapatıp aralıkları eşitlemek ya da üçerli kümelere göre yeniden dizmek, böylece iki ipucunu aynı yöne çekmek.
  • D) Pencerelere farklı biçimler vermek.

Cevap: C. İki ipucu farklı yönlere çektiğinde okur kararsız kalabilir; aralığı renk gruplarıyla uyumlu hâle getirmek iki ipucunu birbirini güçlendirir hâle getirir.

Soru 4 · Tuzak

Bir öğrenci «Sınıfları ayırmak için her sınıfa farklı bir pencere biçimi vermek, onları farklı renge boyamak kadar etkilidir» diyor. Bu derse göre bu cümlenin zayıf yanı nedir?

  • A) Cümle doğrudur; biçim ve renk aynı güçte gruplar.
  • B) Pencere biçimi hiçbir zaman değiştirilemez.
  • C) Renk hiç gruplama yaratmaz.
  • D) Quinlan ve Wilton'ın deneylerinde biçim benzerliği renk benzerliğinden zayıf çıktı; biçim farkı tek başına beklenenden az ayırabilir.

Cevap: D. Bulgu ekranda gösterilen şekillerle elde edildi ve bir yasa değil; ama biçimle kurulan bir ayrımın okunup okunmadığını sınamak için iyi bir neden.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?