İzleyiciyle sözleşme
- Temel soru
- Bu genç, büyüklerin ona biçtiği kimlik ile kendi seçeceği kimlik arasında hangisini taşıyarak eşikten geçecek?
- Hedeflenen duygu
- Hüzünle karışık tanıma: kendi gençliğini hatırlamak ve geri dönülemeyeceğini bilmek
- Değer ekseni
- masumiyet ↔ deneyim
Büyüme hikâyesi izleyiciye bir eşiği vaat eder. Seyirci bir gencin, ailenin ve okulun çizdiği küçük dünyadan çıkıp ilk kez kendi kararını verdiği ve o kararın sonucunu taşıdığı anı izlemek için gelir. Yetişkin seyirci bu hikâyeye kendi gençliğinin hatırasıyla, genç seyirci ise şu an yaşadığı şeyin adını bulmak için bakar; tür iki bakışı da aynı anda doyurmak zorundadır. Sözleşmenin özü dürüstlüktür: gençlik ne nostaljik bir cennet ne de yetişkinlerin ders verdiği bir sınıf olarak gösterilir.
Yapısal olarak büyüme hikâyesi bağımlılıktan seçime uzanan bir yaydır. Başkarakter hikâyeye başkalarının kurallarıyla yaşayan biri olarak girer; bir arkadaşlık, bir ilk aşk, bir aile krizi ya da bir yaz onu sınırı denemeye iter. Yolda yanlış bir seçim yapar ve sonucunu taşır; büyüme o sonuçtan doğar. Doruk çoğu zaman bir zafer değil, bir kaybın ya da bir ayrılığın kabulüdür ve son, açık bir gelecekle biter.
Tür Alman edebiyatının gelişim romanından (Bildungsroman) ve ilk gençliği anlatan anı edebiyatından beslenir. Sinemada Fransız Yeni Dalgası, Amerikan bağımsız sineması ve gençlik filmleri türü farklı uçlara taşıdı: biri taşradan kaçışı, öteki lise koridorunun statü savaşlarını anlattı. Türk sinemasında büyüme çoğu zaman köyden şehre göç, ataerkil aile, kız çocuklarının özgürlüğü ve yoksulluk üzerinden anlatılır; ergenlik bir kişisel geçiş kadar bir toplumsal sınavdır.
Türün anatomisi
- Dramatik motor
- Sınır → deneme → yanlış seçim → sonuç → kimlik seçimi. Her sahne gencin bir kuralı, bir yetişkini ya da kendi korkusunu biraz daha sınadığı bir deneme olmalıdır. Gerilim «başına ne gelecek?» sorusundan çok «bu deneyimden sonra kim olacak?» sorusundan doğar; dış olay küçük olabilir, ama genç için dünyanın ölçeğindedir.
- Başkarakter
- On iki ile yirmi yaş arasında, kim olduğunu henüz bilmeyen ama kim olmadığını yüksek sesle söyleyen biri: ailesinin mesleğini sürdürmesi beklenen oğul, taşradan kaçmak isteyen kız, grubun içinde kalmak için kendini saklayan çocuk. Arzusu somuttur (bir partiye gitmek, bir yarışmayı kazanmak, birine sevildiğini söyletmek). İhtiyacı kendi sesini bulmak ve yaptığı seçimin sorumluluğunu taşımaktır; bu ihtiyacı hikâyenin sonuna kadar adlandıramaz.
- Karşı güç
- Otorite: ebeveyn, öğretmen, ağabey, topluluğun kuralları. Ama güçlü bir büyüme hikâyesinde otorite karikatür değildir; çoğu zaman sevgiden ve korkudan konuşur, gencin göremediği bir şeyi bilir. İkinci karşı güç akran grubudur: statü, dışlanma, uyum baskısı. Üçüncüsü gencin kendi korkusudur, özellikle de büyümenin bir şeyi geride bırakmak anlamına geldiği gerçeği.
- Dünya
- Gencin ölçeğinde kurulmuş dar bir dünya: okul, mahalle, ev, tatil kasabası, bir yaz. Dünya ne kadar küçükse içindeki olaylar o kadar büyük görünür; bir sınıf geçme, bir telefon numarası, bir otobüs bileti hayati önem taşır. Dönem ve koşul (kuşak, ekonomik durum, dijital hayat, dil) gerçekçi kurulmalıdır, çünkü gençlik her kuşakta başka bir duvara çarpar.
- Tema ve dünya görüşü
- Masumiyetin kaybı ve kimliğin seçilmesi: insan kendini ailesinden ayırırken ondan ne alıp neyi bırakır? Tür büyümeyi bir kazanç olarak da bir yas olarak da gösterebilir; en akılda kalanlar ikisini birlikte gösterir. Büyümenin bir yaşa değil bir sorumluluğa bağlı olduğunu tartışmak, türün tekrar tekrar döndüğü fikirdir.
Türe özgü vuruşlar (genre beats)
Üç perdenin üstüne yerleşen, bu türe ait dönüm noktaları. Sıra hikâyenin akışıdır; sayfa konumu filmden filme değişir.
Çocukluğun dünyası
Açılış gencin içinde yaşadığı düzeni ve bu düzende neyin ona dar geldiğini gösterir: paylaşılan oda, kardeşin gölgesi, babanın sofradaki sesi. Seyirci düzeni sevmeli, ama kapının nerede olduğunu da sezmelidir.
Eşiğe çağrı
Bir yeni arkadaş, bir taşınma, bir yaz işi, bir ölüm ya da bir ilk aşk düzeni sarsar. Genç ilk kez ailenin bilmediği bir dünyaya adım atar ve bu adım çoğu zaman bir sır olarak başlar.
Sınırın denenmesi
Yasak bir yere gitmek, ilk sigara, gece eve geç dönmek, bir yalan. Seyirci bu denemelerin heyecanını gençle birlikte yaşar; tür burada çoğu zaman en canlı, en komik bölümüne ulaşır.
Rehber ya da ayna figürü
Gencin hayranlık duyduğu biri belirir: daha deneyimli bir arkadaş, aykırı bir öğretmen, şehre dönmüş bir kuzen. Bu figür kapıyı açar; ama genellikle kendi sınırları da vardır ve genç onları ileride görecektir.
Yanlış seçim
Genç, ait olmak, sevilmek ya da kendini kanıtlamak için yanlış bir şey yapar: bir arkadaşa ihanet eder, ailesine yalan söyler, tehlikeli bir işe girer. Seçim gencin yaşına uygun ve onun gözünden mantıklı olmalıdır.
Sonuç
Seçimin bedeli gelir ve bu bedel gerçektir: bir arkadaşlık biter, biri yaralanır, bir aile sırrı açığa çıkar. Türün kırılma noktasıdır; yetişkinlerin dünyası artık uzaktan izlenen bir şey olmaktan çıkar.
Hayal kırıklığı
Hayranlık duyulan rehber, sevilen kişi ya da güvenilen ebeveyn kusurlarıyla görünür olur. Genç, büyüklerin de korktuğunu, yanıldığını ya da yalan söylediğini öğrenir.
Otoriteyle yüzleşme
Genç aileyle ya da otoriteyle ilk kez eşit bir sesle konuşur: bağırarak değil, kendi gerekçesiyle. Yüzleşmenin sonucu uzlaşma da kopuş da olabilir; önemli olan gencin kendi sesini bulmasıdır.
Kimlik seçimi ve eşikten geçiş
Genç bir şeyi bilerek seçer: kalmayı ya da gitmeyi, bir yolu, bir ilişkiyi, bir değeri. Son görüntü çoğu zaman bir yolculuğun başı, bir kapı ya da bir bakıştır; gelecek açık kalır.
Zorunlu sahneler (obligatory scenes)
İzleyicinin görmeden salonu tatminsiz terk edeceği sahneler. Kendi senaryonda hangilerinin bulunduğunu işaretle; işaretler yalnız bu tarayıcıda kalır.
Senaryonda 0 / 6 zorunlu sahne işaretli
Türün özel kuralları
Kural burada estetik bir yasa değil, izleyici beklentisinin adıdır. Bozulabilir; ama neyi bozduğunu bilerek.
Dünya gencin gözünden ölçeklenir
Seyirci küçük bir olayın hayati olduğuna ancak gencin ölçüsünü benimsediğinde inanır. Bir partiye davet edilmemek, bir yetişkin gözünde önemsizdir; gencin gözünde dünyanın sonudur. Hikâye yetişkin ölçüsüyle anlatılırsa gencin derdi küçümsenir ve seyirci onunla birlikte hissetmeyi bırakır.
Yetişkin bakışı gence zorla taşınmaz
Genç karakter yetişkin yazarın bilgeliğiyle konuşmamalıdır. Ergen karakterin içgörüsü dağınık, çelişkili ve çoğu zaman yanlıştır; seyirci onun dünyayı yanlış anladığı yerleri görmek ister. Fazla bilge ya da fazla dilli bir genç, seyircinin karşısında bir yetişkin kuklasına döner.
Genç seçen kişidir
Büyüme bir şeyin başa gelmesiyle değil, bir şeyin seçilmesiyle olur. Ailenin göçü, bir ölüm ya da bir okul değişikliği tetikleyici olabilir; ama hikâyenin doruğunu gencin kendi kararı taşımalıdır. Kararı yetişkinler verirse seyirci bir büyüme değil bir kurtarılma izlemiş olur.
Yanlış seçim gerçek bir bedel taşır
Gencin hatası sonuçsuz kalırsa büyüme kazanılmamış olur. Bedel orantılı olmalıdır: dünya yıkılmaz, ama bir şey kalıcı olarak değişir. Hata yetişkinlerce hemen düzeltildiğinde seyirci gencin aslında hiçbir riskle karşılaşmadığını hisseder.
Bir şey geride bırakılmalı
Büyüme kazanç kadar kayıptır. Seyirci gencin eşikten geçerken bir arkadaşı, bir inancı, bir yeri ya da çocukluğun bir parçasını bıraktığını görmek ister. Hiçbir şeyin bırakılmadığı büyüme hikâyesi bir başarı hikâyesine döner ve türün hüznünü kaybeder.
Otorite de bir insan olmalı
Ebeveyn ya da öğretmen yalnızca bir engel olarak yazılırsa genç ile seyirci arasındaki bağ ucuzlar; gencin haklı olması fazla kolaydır. Otoriteye bir korku, bir sevgi ya da bir geçmiş verildiğinde yüzleşme iki kişinin sahnesi olur. Gencin büyümesinin bir parçası da yetişkini bir insan olarak görmeyi öğrenmektir.
Dil dönemine sadık, kalıba esir değil
Gençlerin konuşma biçimi seyircinin hikâyeye inanması için önemlidir, ama günün argosunu taklit eden diyalog film çıkmadan eskir. Genç sesi kelime listesinden değil, grubun içinde konuşmak ile yetişkinle konuşmak arasındaki geçişten, saklanan kırılganlıktan ve ortak şakalardan kurulur.
Son açık bir gelecekle biter
Büyüme hikâyesi bir hayatı kapatmaz, bir eşiği gösterir. Seyirci gencin kim olacağını tam bilmeden, ama artık hangi yöne baktığını görerek ayrılmak ister. Her şeyi bağlayan bir son (evlilik, kesin bir meslek, kalıcı bir zafer) türün vaadini kapatır.
Konvansiyonlar (conventions)
Türün tanınır öğeleri: karakter tipleri, mekânlar, nesneler, motifler.
- Tek bir yaz, bir okul yılı ya da bir tatil gibi sınırlı ve geri dönmeyecek bir zaman dilimi
- Arkadaş grubu ve gruptaki statü düzeni; en iyi arkadaş, grubun lideri, dışlanan çocuk
- Ebeveynin bilmediği gizli bir yer: çatı, terk edilmiş bina, deniz kenarı, ağaç ev
- Kimliği taşıyan nesneler: kaset, defter, bisiklet, telefon, kıyafet
- Bedenin değişimi ve bedenle ilgili utanç
- Bir yetişkinin, çoğu zaman yaşlıların, gence beklenmedik bir kapı açması
- Dönemin müziği, dili ve teknolojisi; kuşağı tarih olarak işaretleyen ayrıntılar
- Yetişkin anlatıcının geriye bakan sesi (voice-over) ya da gencin günlüğü
Sık düşülen hatalar
Nostalji kartpostalı
Dönemin müziği, kıyafetleri ve nesneleri hikâyenin yerini alır. Seyirci hatırlamanın tadını alır ama genç karakterin bir arzusu, bir hatası ve bir bedeli olmadığı için hiçbir şey hissetmez.
Ders veren yetişkin
Hikâyenin anlamını bir öğretmen, bir dede ya da bir anlatıcı açıkça söyler. Büyüme öğrenilen bir şey olarak değil anlatılan bir ahlak olarak kalır.
Kurtarılan genç
Doruğu ebeveyn ya da rehber çözer; genç yalnızca seyreder ya da teşekkür eder. Seyirci büyümenin gerçekleştiğine inanmaz.
Kötü otorite, iyi genç
Bütün yetişkinler anlayışsız, bütün gençler haklıdır. Gençler bunu tanıdık bulabilir, ama hikâye bir şikâyet listesine döner ve ahlaki karmaşıklığı kaybolur.
Taklit edilmiş ergen dili
Yazar günün argosunu yoğun biçimde kullanır; diyalog birkaç yıl içinde gülünç olur ve karakterlerin kendisi yerine bir dönemin karikatürü kalır.
Kuralı bilerek bükmek
Türü tazeleyen hamleler: sözleşmenin kalbini koruyup biçimini değiştirmek.
Geç büyüme
Başkarakter genç değil, otuzlarında ya da daha yaşlıdır ama hâlâ çocukluğun kurallarıyla yaşar. Tür sözleşmesi korunur; eşik bir yetişkinin önüne çıkar ve gecikmenin bedeli hikâyenin konusu olur.
Ebeveynin de büyüdüğü hikâye
Genç ile ebeveyni aynı hikâyede birer büyüme yayı taşır. İkisi aynı yaz boyunca kendi eşiklerine gelir; yüzleşme iki büyümenin kesiştiği yer olur.
Yıllara yayılan büyüme
Hikâye tek bir mevsim yerine bir çocukluğun yıllarına yayılır; seyirci gencin kimliğinin kesintili ve yavaş kurulduğunu izler. Doruk tek bir olaya değil, birikmiş küçük anlara dağılır.
Geriye bakan yetişkin
Hikâye, o yazı yıllar sonra hatırlayan yetişkinin gözünden anlatılır. Seyirci hem gencin yaşadığını hem de yetişkinin artık anladığını görür; iki bakış arasındaki fark türün hüznünü derinleştirir.
İncelenecek örnekler
Mustang (2015)
Deniz Gamze Ergüven
Karadeniz kıyısındaki bir köyde beş öksüz kız kardeş, okuldan çıkışta erkeklerle denizde oynadıktan sonra eve kapatılır ve en büyüklerden başlayarak evlendirilir; büyüme bir özgürlük mücadelesine döner.
400 Darbe (1959)
Les Quatre Cents Coups · François Truffaut
Paris'te ailesi ve okulu tarafından anlaşılmayan bir çocuğun küçük kaçışları ve ıslahevine düşüşü; açık gelecekle biten büyümenin kalıp örneği.
Stand by Me (1986)
Rob Reiner
Dört çocuğun bir yaz sonu kayıp bir çocuğun cesedini bulmak için yola çıkması; yetişkin anlatıcının geriye bakan sesiyle anlatılan arkadaşlık ve veda.
Boyhood (2014)
Richard Linklater
Aynı oyuncularla on iki yıl boyunca çekilen ve bir çocuğun altı yaşından üniversiteye başlayışına kadar uzanan büyüme; doruğun tek olaya değil birikmiş küçük anlara dağılması.
Lady Bird (2017)
Greta Gerwig
Sacramento'da son lise yılındaki bir kızın annesiyle çatışması ve şehirden kaçma isteği; otoritenin de bir insan olarak yazılması.
Moonlight (2016)
Barry Jenkins
Miami'de büyüyen bir siyah erkeğin hayatının üç evresi; kimliğin, erkeklik baskısı ve saklanan kırılganlık içinde yıllara yayılarak kurulması.
Yazım alıştırmaları
- 1Gencin dünyasını tek bir sahnede kur: ailenin sofrası ya da okul koridoru. Sahnede gencin bir şeyi istediğini ve bunu kimseye söyleyemediğini göster; seyirci kapının nerede olduğunu sezsin.
- 2Aynı genç karakteri iki sahnede konuştur: önce arkadaş grubunun içinde, sonra annesi ya da babasıyla. Kelime seçiminin, cümle uzunluğunun ve mizahın nasıl değiştiğine bak; günün argosundan tek bir kelime bile kullanma.
- 3Yanlış seçim sahnesini yaz: genç, ait olmak için birine ihanet etsin. Seçim onun gözünden mantıklı olsun; sahnenin sonunda seyirci hem anlasın hem üzülsün.
- 4Otorite figürüne bir sayfalık bir sahne ver, gencin olmadığı bir anda: yalnız kaldığında neyden korkuyor? Bu sahneden sonra yüzleşme sahnesini yeniden yaz.
- 5Son sahneyi bir veda olarak kur: genç neyi geride bırakıyor? Bunu bir nesneyle ya da bir yerle göster, kimse vedanın anlamını söylemesin.
Hibrit eşleşmeler
Bu tür yardımcı ya da ana tür olarak hangi türlerle iyi birleşir.
- Büyüme hikâyesi + KomediSınır denemelerinin utancını ve beceriksizliğini güldürüye çevirir; acı büyüme anlarına nefes aldıran bir ritim kazandırır.
- Büyüme hikâyesi + Aşkİlk aşkı büyümenin motoru yapar; ilişkinin sonu çoğu zaman çocukluğun da sonu olur.
- Büyüme hikâyesi + KorkuBedenin değişimi ve yetişkin dünyasının tehdidi canavar ya da lanet olarak somutlaşır; ergenlik korkuları dışsallaşır.
- Büyüme hikâyesi + Macera ve yolculukEşiğe çağrıyı fiziksel bir yolculuğa dönüştürür; arkadaş grubu bir hedefe doğru ilerlerken büyür.
- Büyüme hikâyesi + SporBir takım, bir antrenör ve bir yarışma, gencin sınırını denediği ve otoriteyle yüzleştiği somut bir sahne kurar.