Öğrenme hedefi
Yaygın evcil hayvanların anatomi temellerini uygulayabileceksin. Kedi ve köpeğin aynı temel iskelet planını paylaştığını ama omuz, pençe, kafatası ve omurga esnekliği bakımından nasıl ayrıldığını açıklayabilecek; boyun uzunluğu farklı olan hayvanlarda boyun omurlarının sayısının neden çoğu zaman aynı kaldığını anlayabilecek; farklı köpek ırklarının kafatası tiplerini tanıyıp portreye yansıtabilecek; kemiklerin deri altından görünen yüzey işaretlerini bulabilecek ve dört farklı evcil hayvan için iskeletten başlayan eskizler kurabileceksin.
Kanca
Kedi ve köpek aynı kemikleri mi taşır?
Bir kedi bir çitin üstünde ip cambazı gibi yürür, dar bir aralıktan geçer, havada dönüp dört ayağının üstüne düşer. Bir köpek ise uzun mesafeler koşar, bir topu kovalar, ağır adımlarla yürür. Bu kadar farklı hareket eden iki hayvanın iskeletleri ne kadar benzer olabilir? Hayvan çizimi dersinde bütün omurgalıların ortak bir planı paylaştığını görmüştün. Bu ders, o ortak planın içinde kedi ile köpeği, sonra başka evcil hayvanları birbirinden ayıran kemik farklarını ve bunların bir hayvanın çizimine nasıl yansıdığını ele alıyor.
Bağlam
Leonardo da Vinci, yaşamının son yıllarında, yaklaşık 1517–1518'de, bugün Kraliyet Koleksiyonu'nda RCIN 912363 numarasıyla saklanan bir kâğıda yirmiden fazla kedi ve aslan çizdi. Yaklaşık 27 × 21 santimetrelik sayfada, kara kalemin üzerine mürekkep ve lavi ile yapılmış bu küçük figürler, birbirleriyle boğuşan, yalanan, uzanan, gerinen, kıvrılıp uyuyan, sıçrayan ve yürüyen kediler olarak sayfaya dağılır. Sayfanın ortasında ise başını omzunun üzerinden geriye çevirmiş bir ejderha vardır.
Kraliyet Koleksiyonu'nun açıklamasına göre Leonardo yaşamının sonlarında hayvanların hareketi üzerine bir inceleme yazmayı tasarlamıştı ve bu sayfada ilgisini, kedigillerin ulaşabildiği poz ve hareket çeşitliliği çekiyordu. Ejderha ise daha da uç bir örnek olarak eklenmişti; onun sınırını gerçek anatomi değil, yalnızca sanatçının hayal gücü çiziyordu. Sayfa, kedinin bedeninin ne kadar esnek olduğunu, bu esnekliğin sınırlarının iskelet tarafından nasıl belirlendiğini ve hayal edilmiş bir yaratığın bile gerçek hayvanlardan öğrenilmiş bir yapı üzerine kurulduğunu aynı anda gösterir.
Ana anlatım
Kedi ve köpek iskeleti nerede ayrılır?
Kedi ve köpek, hayvan çizimi dersinde gördüğün ortak omurgalı planını paylaşır: kafatası, omurga, göğüs kafesi, leğen ve dört uzuv; ikisi de parmaklarının üzerinde yürür. Ama bu ortak planın içinde, çizimi doğrudan etkileyen farklar vardır.
İlk fark omurganın esnekliğindedir. Kedinin omurgası olağanüstü hareketlidir; omurlar arasındaki eklemler, kedinin sırtını neredeyse bir yay gibi bükmesine, kıvrılıp top olmasına ve havada bedenini döndürmesine izin verir. Leonardo'nun sayfasındaki uzanan ve kıvrılan kediler bu esnekliğin çizimleridir. Köpekte omurga da esnektir ama genellikle daha az bükülür; koşarken sırt açılıp kapanır, ama bir kedinin top olması gibi bir kıvrılma çoğu köpekte görülmez.
İkinci fark omuzdadır. Köprücük kemiği (clavicle), insanda omuzu göğüs kemiğine bağlayan kemiktir. Kedide bu kemik küçüktür ve öbür kemiklere eklemle bağlanmaz, kasların arasında serbestçe durur. Köpekte ise çoğu zaman çok küçük bir kalıntıya dönüşmüştür ya da hiç bulunmaz. Her iki hayvanda da kürek kemiği göğüs kafesine kemikle değil, kaslarla bağlıdır. Bu, kedinin omuzlarını dar aralıklardan geçirebilmesine ve yürürken kürek kemiklerinin sırtında yukarı aşağı kayan iki tümsek gibi görünmesine yol açar. Yürüyen bir kediyi çizerken omuzların sırt çizgisinin üstüne çıkıp inişini göstermek, hareketi inandırıcı kılar.
Üçüncü fark pençelerdedir. Geri çekilebilir tırnak (retractable claw), dinlenirken parmakların içine çekilip gizlenen ve gerektiğinde dışarı çıkarılan tırnaktır. Kedilerin tırnakları bu türdendir: yürüyen bir kedinin pençesi yuvarlak ve yumuşak görünür, tırnaklar yalnızca tırmanırken, kavrarken ya da savunurken ortaya çıkar. Köpeğin tırnakları ise geri çekilmez; yürürken de görülür ve bazen yere değip ses çıkarır. Bir kedinin pençesini her zaman tırnakları dışarıda çizmek, onu saldırgan ya da gergin gösterir; köpeğin pençesinde ise tırnakları göstermemek bir eksiklik olur.
Bacak oranları da iki hayvanı ayırır. Kedinin arka bacakları genellikle ön bacaklarından daha uzun ve daha güçlüdür; bu yüzden ayakta duran bir kedide leğen omuzdan biraz daha yüksekte durabilir ve kedi oturduğunda arka bacakları gövdenin altında katlanarak büyük bir kütle oluşturur. Sıçramaya hazırlanan bir kedide bu katlanmış arka bacaklar yay gibi gerilir. Köpeklerde ise bacak uzunluğu ırktan ırka çok değişir: uzun ve ince bacaklı koşucu ırkların yanında, gövdesi uzun ve bacakları çok kısa ırklar da vardır. Bir köpeği çizerken, göğüs kafesinin alt çizgisi ile yer arasındaki mesafeyi göğsün derinliğiyle karşılaştırmak, o ırkın bacak oranını hızlıca yakalamanın pratik bir yoludur. Aynı karşılaştırma, bir kediyi ya da başka bir dört ayaklıyı çizerken de işe yarar.
Boyun ve kafatası neyi değiştirir?
Boyun omurları (cervical vertebrae), kafatası ile göğüs kafesi arasındaki omurlardır. Memelilerin büyük çoğunluğunda bu omurların sayısı yedidir: bir farenin, bir kedinin, bir atın, hatta bir zürafanın boynunda yedi boyun omuru bulunur; birkaç tür bunun dışında kalır. Boynu uzun olan hayvanlarda omurların sayısı değil, her omurun uzunluğu artar. Bu bilgi, çizimde boynun kaç parçalı düşünüleceğini değil, nerede eğilip nerede sert kaldığını anlamaya yardım eder: uzun omurlu bir at boynu uzun ve geniş bir yay çizer; kısa omurlu bir kedi boynu ise kalın bir tüy ve kas kütlesinin altında neredeyse kaybolur.
Kafatası, bir hayvanın portresini en çok belirleyen kemiktir. Kedilerde kafatası yuvarlak, göz çukurları büyük ve öne bakar, burun kısadır; bu yüzden kedi yüzleri türler arasında, köpeklere göre, daha az farklılık gösterir. Köpeklerde ise ırktan ırka çok büyük farklar vardır. Kafatası tipi (skull type), bir hayvanın kafatasının uzunluk ve genişlik oranına göre sınıflandırılmasıdır: kısa ve geniş kafataslı ırklara kısa kafalı, uzun ve dar kafataslı ırklara uzun kafalı, ikisinin arasında kalanlara orta kafalı denir. Kısa kafalı bir köpekte burun kısalmış, yüz basık ve gözler öne yakın; uzun kafalı bir tazıda ise burun uzun, kafatası dar ve gözler yanlara yakındır.
Bir köpek portresine başlarken önce bu kafatası tipini belirlemek, yüzün bütün oranlarını baştan kurmayı sağlar. Burun ucundan göz hizasına, göz hizasından kafatasının arkasına kadar olan uzunlukları karşılaştırmak, bir ırkı öbüründen ayıran temel ölçüdür. Portre dersinde bir insan yüzünde gördüğün oranların hayvandaki karşılığı budur: bir köpeğin yüzü, kafatasının biçimini izler.
İskelet çizime nasıl taşınır?
Kemikler derinin, kasın ve tüyün altında gizlidir; ama bazıları dışarıdan görülebilir ya da elle hissedilebilir. Yüzey işaretleri (surface landmarks), iskeletin deri ve tüy altından görünen ya da dokunulunca bulunabilen noktalarıdır: kürek kemiğinin üst ucu, leğen kemiğinin çıkıntıları, dirsek, topuk, kaburgaların son sırası ve kafatasının göz çukurlarının kenarları. Kısa tüylü bir köpekte ya da zayıf bir atta bu noktalar açıkça görülür; uzun tüylü bir kedide ise yalnızca elle bulunabilir. İnsan figürü derslerinde gördüğün kemik işaretlerinin hayvandaki karşılıkları bunlardır ve bir çizimin iskeletini yerleştirmek için sabit noktalar sağlar.
İskeletten başlayan bir eskizde önce omurga çizgisi ve kafatası, göğüs kafesi ve leğenin kütleleri yerleştirilir; sonra bu yüzey işaretleri noktalar olarak işaretlenir: kürek kemiği, dirsek, leğen çıkıntısı, diz, topuk. Bu noktalar arasına bacak kemikleri çubuklar hâlinde çizilir ve eklem açıları, hayvanın o anki duruşuna göre ayarlanır. Ancak bundan sonra kas kütleleri, deri ve tüy eklenir. Kedinin omuz tümseklerini, köpeğin göğsünün derinliğini ya da atın kalçasının genişliğini doğru yere koymak, iskeletin önceden yerleştirilmiş olmasına bağlıdır.
Canlı bir hayvanı ellemek her zaman mümkün ya da güvenli değildir. Kendi evcil hayvanın, bir arkadaşının sakin bir hayvanı, bir veteriner kliniğinin eğitim malzemeleri, doğa tarihi müzelerindeki iskeletler ve güvenilir anatomi kitapları iyi kaynaklardır. Bir hayvanı ellerken onun rahatını gözetmek ve yalnızca izin verdiği ölçüde dokunmak, çizim kadar önemlidir.
Uygulama
- Malzeme: yumuşak bir kurşun kalem, silgi, eskiz defteri; kedi, köpek, at ve bir kuşun iskelet görüntüleri ve aynı hayvanların fotoğrafları; mümkünse sakin bir evcil hayvan. Çalışmaya en az doksan dakika ver.
- Bir kedi ve bir köpek iskeletini yan yana incele; omurga esnekliği, köprücük kemiği, kürek kemiği ve pençe farklarını not et.
- Uzun kafalı ve kısa kafalı iki köpek ırkının kafataslarını ve yüzlerini karşılaştır; burundan göze ve gözden kafatasının arkasına olan uzunlukları ölç.
- Bir kedi fotoğrafının üzerine aydınger koy; omurga çizgisini, üç kütleyi ve yüzey işaretlerini işaretle, ardından bacak kemiklerini çubuklarla ekle.
- Aynı yöntemle bir köpek, bir at ve bir kuş için iskeletten başlayan eskizler kur; her birinde boyun uzunluğu ile boyun omurlarının boyunu karşılaştır.
- Mümkünse sakin bir evcil hayvanda, onun rahatını gözeterek, kürek kemiğini, leğen çıkıntılarını ve kaburgaları elle bulmayı dene ve eskizine işaretle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışKedi ve köpeği aynı omuzla çizmek.
Kedinin kürek kemikleri yürürken sırtın üstüne çıkıp iner. Omuz hareketini kediye özgü tümseklerle göster.
Yaygın yanlışKedi pençesini her zaman tırnaklı çizmek.
Dinlenen kedinin tırnakları içeridedir. Tırnakları yalnızca tırmanma ya da kavrama anında göster.
Yaygın yanlışBütün köpeklere aynı kafatasını vermek.
Irklar arasındaki kafatası farkları yüzün bütün oranlarını değiştirir. Portreye başlamadan önce kafatası tipini belirle.
Kapanış
Kedi ve köpek aynı kemikleri mi taşır? Büyük ölçüde evet: ikisi de aynı omurgalı planını, yedi boyun omurunu ve parmak üstünde yürüyen bacakları paylaşır. Ama kedinin omurgası daha esnektir, köprücük kemiği küçük ve serbesttir, tırnakları geri çekilebilir; köpeğin köprücük kemiği ise çoğu zaman körelmiştir, tırnakları görünür kalır ve kafatası ırktan ırka çok değişir. Bu farkları iskeletten başlayan bir eskizde yüzey işaretleriyle yerleştirmek, bir hayvanı yalnızca dış hattıyla değil, yapısıyla doğru çizmeyi sağlar. Leonardo'nun kedi sayfası, bir hayvanın esnekliğinin ve sınırlarının iskeletinde yazılı olduğunu gösterir. Ödevde dört hayvan için iskelet eskizleri çizeceksin.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Boyun omurları | Cervical vertebrae | Kafatası ile göğüs kafesi arasındaki omurlar; memelilerin çoğunda yedi tane |
| Köprücük kemiği | Clavicle | Omuzu göğüs kemiğine bağlayan kemik; kedide küçük ve serbest, köpekte çoğu zaman körelmiş |
| Geri çekilebilir tırnak | Retractable claw | Dinlenirken parmakların içine çekilip gerektiğinde dışarı çıkarılan tırnak |
| Kafatası tipi | Skull type | Kafatasının uzunluk ve genişlik oranına göre sınıflandırılması |
| Yüzey işaretleri | Surface landmarks | İskeletin deri ve tüy altından görünen ya da elle bulunabilen noktaları |
Ödev
Dört hayvan için iskelet eskizi çiz.
- Bir kedi, bir köpek, bir at ve bir kuş seç; her biri için bir iskelet görüntüsü ve aynı pozda bir fotoğraf bul.
- Her hayvan için önce omurga çizgisini ve kafatası, göğüs kafesi ve leğen kütlelerini, sonra yüzey işaretlerini ve bacak kemiklerini çizerek iskeletten başlayan bir eskiz kur.
- Eskizlerin yanına her hayvanın omuz yapısını, pençe ya da tırnak tipini ve kafatası biçimini birer cümleyle not et.
- Kedi ve köpek eskizlerinin üzerine ince bir çizgiyle kas kütlesini ve dış hattı ekleyerek iskeletin dış biçimi nasıl taşıdığını göster.
Kendini değerlendir
- Oran ve Çizim: Her hayvanın kütleleri ve bacak kemikleri doğru oranda mı; eklemler doğru yerde mi?
- Kenar ve Ayrıntı: Kedi ve köpeğin omuz, pençe ve kafatası farkları çizimde görülüyor mu?
- Kompozisyon: Dört eskiz bir sayfada karşılaştırılabilir biçimde düzenlenmiş mi?
- Dört hayvandan hangisinin iskeleti, dış görünüşünden beklediğinden en farklı çıktı?
Kendini sına
1. Kedinin dar aralıklardan geçebilmesine iskeletinin hangi özelliği katkı sağlar?
- A) Kürek kemiklerinin göğüs kafesine kemikle sıkıca bağlı olması.
- B) Köprücük kemiğinin küçük ve serbest olması, kürek kemiklerinin göğse kaslarla bağlanması.
- C) Boyun omurlarının sayısının fazla olması.
- D) Tırnaklarının geri çekilmemesi.
2. Bir zürafanın boynunda kaç boyun omuru vardır?
- A) Yirmi.
- B) Üç.
- C) Yedi.
- D) On dört.
3. Köpek tırnakları kedi tırnaklarından nasıl ayrılır?
- A) Geri çekilmez ve yürürken de görülür.
- B) Her zaman içeridedir.
- C) Köpeklerin tırnağı yoktur.
- D) Yalnızca ön ayaklarda bulunur.
4. Kısa kafalı bir köpek ırkının yüzü nasıl görünür?
- A) Uzun burunlu ve dar kafataslı.
- B) Kısa burunlu ve basık yüzlü.
- C) Gözleri yanlara yakın.
- D) Kulakları her zaman dik.
5. Leonardo'nun RCIN 912363 sayfasındaki ejderha neden eklenmişti?
- A) Bir kitap kapağı için.
- B) Kedilerin gerçek anatomisini göstermek için.
- C) Bir müşteri istediği için.
- D) Sınırını gerçek anatomi değil yalnızca hayal gücü çizen daha uç bir hareket örneği olarak.
Cevaplar
- B — Kaslarla bağlanan omuz kuşağı, kedinin omuzlarını birbirine yaklaştırmasına izin verir.
- C — Memelilerin çoğunda olduğu gibi zürafada da yedi boyun omuru vardır; her biri çok uzundur.
- A — Köpek tırnakları dışarıda kalır ve bu yüzden yürürken de görülür.
- B — Kısalmış burun kemikleri yüzü basık gösterir ve gözleri öne yaklaştırır.
- D — Koleksiyonun açıklamasına göre ejderha, hareket çeşitliliğinin hayal edilmiş bir uç örneğiydi.
Referans görseller
- Özgün şema: kedi ve köpek iskeletleri yan yana; omurga esnekliği, köprücük kemiği, kürek kemiği, pençe.
- Özgün şema: kısa, orta ve uzun kafalı köpek kafatasları ve yüz oranları.
- Özgün çekim: iskeletten başlayan eskiz; omurga, üç kütle, yüzey işaretleri, bacak kemikleri, kas ve dış hat katmanları.
Sonraki derse köprü
İskelet ve kas bir hayvanın biçimini kurar; ama bir kedinin ya da bir köpeğin portresinde çoğu zaman gördüğümüz şey, bu biçimi saran tüydür. Sonraki derste tüyü ve kürkü, tek tek teller yerine, altındaki biçimi izleyen kütleler olarak ele alıyoruz.