Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
E-posta, işletmenin bir konuşmayı kendisinin başlatabildiği az sayıdaki kanaldan biridir; bu imkânın değeri de kırılganlığı da müşterinin kendi isteğiyle vermesinden gelir.
Başlatma hakkı, müşterinin izniyle işletmeye doğrudan ulaşma imkânı tanımasıdır. Bir platformun aracılığına bağlı değildir, ama müşterinin elindedir, her an geri alınabilir ve yasal olarak da onaya ve kolay bir ret yoluna bağlıdır.
Gelen kutusu bağlamı, e-postanın faturalar, iş ve aile yazışmalarıyla aynı kişisel alanda okunmasıdır. Alıcı her e-postaya kısa bir soruyla bakar; gönderen adı, konu satırı ve ilk satır bu soruya cevap vermezse e-posta silinir.
İşlemsel e-posta, müşterinin kendi işleminin sonucu olarak gönderilen ve onun beklediği e-postadır. Önce işlemin bilgisini açık ve eksiksiz verir; gerçekten yararlı bir ek bilgi ancak ondan sonra ve ölçülü gelir, hassas işlemlerde hiç tanıtım yer almaz.
Güven hesabı, her e-postanın işletme ile alıcı arasındaki güvene bir şey eklediğini ya da eksilttiğini hatırlatır. Hesap tükendiğinde alıcı önce görmezden gelir, sonra listeden çıkar ya da şikâyet eder ve bu iz, işletmenin öbür alıcılara ulaşmasını da etkiler.
Açılış
Açılış sahnesi
Kuru incir satan küçük bir aile işletmesi, bütün satışını yıllardır sosyal medya hesabı üzerinden yapıyor. Hasadın en yoğun haftasında hesap, bir yanlış bildirim yüzünden bir haftalığına kapatılıyor. Sipariş almanın başka bir yolu yok gibi görünüyor ve işletme panik içinde bekliyor.
Sonra işletmenin sahibi, üç yıl önce web sitesine koyduğu küçük bir kayıt kutusunu hatırlıyor. O kutudan birkaç yüz kişi, «hasat zamanı haber verin» diyerek e-posta adresini bırakmış; işletme bu listeye o güne kadar tek bir e-posta göndermemiş. Sahip, hasadın başladığını ve siparişlerin nasıl verileceğini anlatan tek bir e-posta yazıyor. Ertesi gün, hesabın kapalı olduğu bütün hafta boyunca alabileceğinden daha fazla sipariş geliyor.
İşletme listeyi keşfetmenin heyecanıyla, sonraki iki ay boyunca haftada üç kez indirim e-postası gönderiyor. Her gönderimde listeden çıkanlar artıyor, bazı alıcılar e-postaları istenmeyen posta olarak işaretliyor ve üçüncü ayın sonunda aynı e-postalar artık siparişin yarısını bile getirmiyor. İşletme bir kanalın gücünü bir haftada, o gücün nasıl harcanabileceğini iki ayda öğreniyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
İncir işletmesinin e-posta listesi, bir krizde onu kurtardı; aynı liste, özensiz kullanıldığında birkaç ayda aşındı. İşletme de, derste karşılaşacağın öbür işletmeler de bu ders için kurgulandı; açılma oranı, gönderim sıklığı ya da liste büyüklüğü için bir sayı vermiyorum, çünkü bunlar sektöre, listeye ve döneme göre değişiyor ve bir sonraki derslerde kendi ölçütleriyle ele alınacak.
İncir işletmesinin iki deneyimi, bu akademinin ilk sorusunu kuruyor: bir e-posta listesi, müşteriyle kurulan bağın içinde tam olarak neye yarar? Önce e-postayı öbür kanallardan ayıran avantajı, yani müşteriye konuşmayı başlatma imkânını kuracağım. Sonra bu imkânın, müşterinin en kişisel alanlarından birinde kullanıldığını göstereceğim. Ardından bir işletmenin gönderdiği e-postaların hepsinin pazarlama olmadığını ve bazılarının ayrı bir özen istediğini anlatacağım. Son olarak her e-postanın, işletme ile müşteri arasındaki güveni artırdığını ya da eksilttiğini konuşacağız.
Sıfır noktası
Pazarlamanın temellerinde sahip olunan mecrayı, yani işletmenin kendi denetimindeki yüzeyleri; içerik pazarlamasında kiralık kitleyi, kayıt kapısını, karşılama dizisini ve uzun süredir hiçbir mesajı açmayan uyuyan aboneyi; metin yazarlığında ise okurun bir listeye katılırken kabul ettiği sınırı, yani abonelik sözünü tanımlamıştık. Bir önceki akademinin son dersinde de sosyal medyadaki bütün çalışmanın, sonunda başka birine ait platformların kararına bağlı olduğunu görmüştük.
E-posta bu tabloda farklı bir yerde duruyor. Arama motoru, insanlar bir şey aradığında işletmeyi buluyor; sosyal medya, işletmeyi bir akışın içinde insanların önüne çıkarıyor ve kime çıkacağına platform karar veriyor. E-postada ise kapıyı açan müşterinin kendisi: adresini bıraktığı anda işletmeye, araya kimse girmeden ona yazma imkânı tanıyor. Konuşmayı başlatan işletme; ama bu imkânı veren müşteri.
Bu dersin konusu, bu imkânın hem ne kadar değerli hem de ne kadar kırılgan olduğu.
Mekanizma — konuşmayı başlatma imkânı
Bir işletmenin çoğu kanalda yapabileceği şey, müşterinin kendisine gelmesini beklemek ya da bir platformun onu müşterinin önüne çıkarmasını ummak. E-posta, işletmenin bir konuşmayı kendisinin başlatabildiği az sayıdaki kanaldan biri.
Başlatma hakkı, en çok müşterinin kendisinin de istediği bir konuşmada değer kazanıyor.
Konuşmayı başlatmak, bazen müşterinin unutacağı bir işi ona hatırlatmak.
Mekanizma — kişisel bir alanda konuşmak
E-posta, müşterinin gelen kutusuna düşüyor ve gelen kutusu bir akıştan çok farklı bir yer. Orada işletmenin e-postası, bir faturanın, bir iş yazışmasının, bir aile fotoğrafının ve bir randevu onayının yanında duruyor.
Gönderen adı, alıcının e-postayı açıp açmayacağına karar verdiği ilk ipucu.
Gelen kutusunda her e-posta, alıcının zamanından bir parça istiyor.
Mekanizma — her e-posta pazarlama değil
Bir işletmenin gönderdiği e-postaların bir kısmı pazarlama e-postası değil; sipariş onayı, kargo bildirimi, şifre sıfırlama, randevu hatırlatması. Bu e-postalar müşterinin bir işlemi tamamlaması için gerekiyor ve müşteri onları bekliyor.
İşlemsel bir e-posta, müşterinin en çok ihtiyaç duyduğu anda yararlı bilgiyle zenginleşebiliyor.
İşlemsel ile pazarlama e-postasını karıştırmak, müşterinin ikisine de güvenini sarsıyor.
İleri katman
Usta katmanı — her e-posta bir güven hareketi
E-postanın avantajı, işletmeye müşterisine doğrudan ulaşma imkânı vermesi. Sorumluluğu ise bu imkânın her kullanımının, işletme ile müşteri arasındaki güvene bir şey eklemesi ya da ondan bir şey eksiltmesi.
Hesaba yatıran e-postalar, çoğu zaman hiçbir şey satmayan e-postalar.
Verilen bir sözün tutulması, hesabın en sağlam birikimi.
Hesap bazen tek bir yanıltıcı e-postayla hızla boşalıyor.
E-posta, öbür kanallarla birlikte düşünüldüğünde en doğru yerini buluyor.
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışBaşlatma hakkı işletmenin malı sanılır.
Doğrusu
Liste bir kez kurulunca her an, her konuda ve istenen sıklıkta kullanılabilecek bir kaynak gibi görülür; müşterinin bu hakkı ne için verdiği ve her an geri alabileceği unutulur.
Yaygın yanlışGelen kutusu bir akış gibi düşünülür.
Doğrusu
Gönderen adı tanınmaz, konu satırı bir slogandır, e-posta gece yarısı gider ve on beş ürünü sıralayan bir kataloğa döner; alıcı e-postanın kendisi için ne olduğunu ilk bakışta anlamaz.
Yaygın yanlışİşlemsel e-postalar pazarlamayla doldurulur.
Doğrusu
Sipariş, kargo ya da randevu bilgisi kampanyaların arasında kaybolur; iptal ve iade gibi hassas işlemlerin e-postasına bile teklif eklenir ve müşteri beklediği e-postaya da güvenmemeye başlar.
Yaygın yanlışGüven hesabı hesaba katılmaz.
Doğrusu
Kısa vadeli kampanya sonuçları için sıklık artırılır, verilen söz aşılır, dikkat çekmek için yanıltıcı konu satırları kullanılır; listeden çıkanların ve şikâyetlerin arttığı görülmez ve her kampanya bir öncekinden daha az kişiye ulaşır.
Özet
Aklında kalsın
E-posta, işletmenin bir konuşmayı kendisinin başlatabildiği az sayıdaki kanaldan biridir; bu imkânın değeri de kırılganlığı da müşterinin kendi isteğiyle vermesinden gelir.
Başlatma hakkı, müşterinin izniyle işletmeye doğrudan ulaşma imkânı tanımasıdır. Bir platformun aracılığına bağlı değildir, ama müşterinin elindedir, her an geri alınabilir ve yasal olarak da onaya ve kolay bir ret yoluna bağlıdır.
Gelen kutusu bağlamı, e-postanın faturalar, iş ve aile yazışmalarıyla aynı kişisel alanda okunmasıdır. Alıcı her e-postaya kısa bir soruyla bakar; gönderen adı, konu satırı ve ilk satır bu soruya cevap vermezse e-posta silinir.
İşlemsel e-posta, müşterinin kendi işleminin sonucu olarak gönderilen ve onun beklediği e-postadır. Önce işlemin bilgisini açık ve eksiksiz verir; gerçekten yararlı bir ek bilgi ancak ondan sonra ve ölçülü gelir, hassas işlemlerde hiç tanıtım yer almaz.
Güven hesabı, her e-postanın işletme ile alıcı arasındaki güvene bir şey eklediğini ya da eksilttiğini hatırlatır. Hesap tükendiğinde alıcı önce görmezden gelir, sonra listeden çıkar ya da şikâyet eder ve bu iz, işletmenin öbür alıcılara ulaşmasını da etkiler.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste e-postanın bir işletmeye tanıdığı imkânı ve bu imkânın getirdiği sorumluluğu kurduk. Başlatma hakkının müşterinin elinde olduğunu gördük; ama o hakkın tam olarak ne zaman, nasıl ve hangi kapsamla verildiğini henüz konuşmadık.
Bir müşteri bir kayıt kutusuna adresini yazarken, neye izin verdiğini ne kadar biliyor? Haftada bir mi, ayda bir mi e-posta alacağını, hangi konularda yazılacağını, isterse bunların bir kısmını seçip bir kısmını bırakabileceğini ve istediğinde nasıl çıkacağını biliyor mu?
Sıradaki ders izni, beklentiyi ve tercihi ele alıyor: kayıt anında ne gönderileceğini ve müşterinin elindeki kontrol seçeneklerini açıkça anlatmayı orada göreceğiz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Animasyon ve seslendirme notları
Animasyon ve seslendirme notları
Açılışta bir kuru incir kasası kapalı bir dükkân kepenginin önünde dursun; kepengin üzerinde bir kilit ve bir ünlem işareti belirsin. Ardından bir çekmeceden eski, tozlu bir zarf destesi çıkarılsın ve tek bir zarf açılıp uçurulsun; kısa süre sonra kasa, siparişlerle dolan kutularla çevrilsin. Sonra zarflar hızla, üst üste uçmaya başlasın ve kutular birer birer azalsın.
Başlatma hakkı anlatılırken iki komşu gösterilsin; biri öbürünün kapısını çalmadan önce kapının üzerinde asılı küçük bir «buyurun» levhasına baksın. Levha yerindeyken kapı açılsın; levha çevrildiğinde komşu kapıyı çalmadan geri dönsün.
Gelen kutusu bağlamı anlatılırken bir mutfak masası gösterilsin; masanın üzerinde bir fatura, bir okul notu, bir aile fotoğrafı ve bir işletme mektubu yan yana dursun. Bir el hızla bunların arasından geçsin ve yalnız zarfının üzerinde tanıdık bir ad ve açık bir cümle olanları ayırsın.
İşlemsel e-posta anlatılırken bir kargo fişi gösterilsin; fişin üzerine renkli reklam etiketleri yapıştıkça teslim tarihi ve sipariş numarası görünmez olsun. Sonra etiketler temizlensin, fişin altına yalnız küçük bir montaj çizimi eklensin.
Güven hesabı anlatılırken şeffaf bir kumbara gösterilsin; işe yarayan her zarf kumbaraya bir jeton bıraksın, gereksiz ya da yanıltıcı her zarf bir jeton alsın. Kumbara boşaldığında kapağında bir kilit belirsin. Kapanışta bir kayıt formunun kutusuna bir kalem yaklaşsın ve kalem, kutuyu işaretlemeden önce formun altındaki küçük yazıyı okumak için dursun.