İçeriğe geç

MD06-M01-D02

Oturarak ve hareket ederek uygulamak

Oturma ve hareketli uygulamanın dikkat, uyuşukluk ve huzursuzluk üzerindeki farklı etkisini betimler ve hangi durumda hangisini seçeceğini gerekçelendirir.

Meditasyon Bölümü — Hareketli Meditasyon Akademisi — MD06-M01, Hareketle farkındalığın çerçevesi · 2.824 kelime · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Oturmak dikkate az ama ince bir malzeme verir; yürümek çok ama kaba ve canlı bir malzeme verir. Bu bir sıralama değil, uyaranın düzeyini değiştirmek gibi bir ayardır.

AN 7.58 uyuşukluğa karşı bir dizi çare sayar; yürümek yedinci basamaktır, ondan önce aynı duruşta yapılacak daha küçük ayarlar gelir ve listenin sonunda farkında bir dinlenme de bir seçenek olarak yer alır.

AN 5.29 yürüme meditasyonunun beş kazancını sayar ve yürürken kazanılan toplanmışlığın uzun sürdüğünü söyler; bu geleneksel bir iddiadır.

Thayer'in on sekiz kişilik deneyinde on dakikalık tempolu yürüyüş iki saat süren bir enerji artışı ve gerginlik azalmasıyla ilişkiliydi; Goldberg ve arkadaşlarının gözlemsel çalışmasında hareketli uygulamalar sıkça seçildi ve daha zayıf sonuçlarla ilişkili bulunmadı. Duruşu deneysel olarak karşılaştıran çalışmalar henüz yok.

Huzursuzluğun kaynağı bedense hareket bir çıkış verebilir; zihinse hareket hızlanabilir. Seçimi gerekçelendirmek, dikkatin hangi yönde, hangi kaynaktan kaydığını okumayı gerektirir.

Açılış sahnesi

Elif yirmi dokuz yaşında, evden çalışan bir yazılımcı. Altı aydır her gün oturarak meditasyon yapıyor ve iki zamanı deniyor: öğle yemeğinden hemen sonra ve gece yatmadan önce.

Öğleden sonraki oturuşlar bir yerde tıkanıyor. Beşinci dakikada başı öne düşüyor, nefes bulanıklaşıyor, bir rüyanın kıyısına kayıyor. Kendini toparlıyor, yine düşüyor. Oturuşun sonunda neyin uygulama, neyin şekerleme olduğunu bilmiyor.

Gece oturuşları başka bir yerde tıkanıyor. Gün boyu ekran başında kalan bedeni kıpır kıpır. Bacakları sallanmak, elleri bir şey tutmak istiyor; zihni günün hatalarını yeniden çözmeye çalışıyor. Oturmak bir sabır sınavına dönüyor.

Bir hafta, öğleden sonraları oturmak yerine salonda yavaş yürümeyi deniyor. Uyku basmıyor. Ama gece de yürümeyi deneyince, yürüyüş hızlanıyor, adımlar bir koşuşturmaya dönüyor ve zihin yine işin içinde. Elif bir şey anlıyor: hareket bir derde iyi geldi, öbürüne gelmedi. Ama neden?

Bu derste ne olacak

Önceki derste aynı hareketin farklı bir dikkatle yapılabildiğini gördük ve bir soruyu açık bıraktık: aynı dikkat, oturarak ve yürüyerek farklı mı çalışır; uykulu bir sabah yürümek, huzursuz bir akşam oturmak aynı sonucu verir mi? Bu ders o soruya bakıyor. Önce iki duruşun dikkate verdiği malzemeyi karşılaştıracağız: oturmanın sessizliği ve inceliği, hareketin canlılığı ve kabalığı. Sonra uyuşukluk ile huzursuzluğu, yani dikkatin iki ters yöndeki kaymasını, iki duruşla eşleştireceğiz. Bunun için erken Budist metinlerden iki kısa söyleve, kısa bir yürüyüşün enerjiye etkisini ölçen eski bir deneye ve oturarak ile hareketli uygulamanın gerçek kullanımını izleyen yeni bir çalışmaya bakacağız. Ders, iki duruşu aynı gün, kendi hâlinizi ölçerek karşılaştırdığınız bir uygulamayla bitiyor.

Sıfır noktası

Bir radyoyu düşünün. Sesi çok kısıksa duyamazsınız; kulak kabartırsınız ve bir süre sonra dikkatiniz dağılır ya da uyuklarsınız. Sesi çok açıksa rahatsız olursunuz; başka bir şeye kaçmak istersiniz. Doğru ses düzeyi, odanın hâline, sizin hâlinize göre değişir.

Oturmak ve yürümek, dikkatin önüne konan uyaranın ses düzeyini değiştirmek gibidir. Oturmada uyaran kısık: beden hareketsiz, nefes ince, duyular sessiz. Yürümede uyaran açık: her adım bir ağırlık, bir denge, bir değişim. Elif'in öğleden sonraki uyuşukluğu, kısık bir radyonun önünde uyuklamaktı; gecenin huzursuzluğu ise zaten çok açık bir iç gürültünün önünde sessizlik bulmaya çalışmaktı.

Mekanizma

İki duruşun malzemesi

Çatının S3-M06 dersi hareketin dikkate sürekli yenilenen bir malzeme verdiğini söylemişti. Bu karşılaştırmanın öbür yüzü de var: oturmanın verdiği malzeme daha az ama daha ince.

Oturuşta beden neredeyse durgundur. Dikkatin önündeki değişimler küçüktür: nefesin girişi ve çıkışı, ağırlığın hafif kayması, bir kaşıntı. Bu küçüklük bir fırsattır. Akademinin nefes inceliği dersinde dikkat daraldıkça nesnenin inceldiğini görmüştük (MD02-M02-D04). İnce bir nesne ancak sessiz bir zeminde fark edilir.

Yürüyüşte beden sürekli değişir. Ağırlık bir ayaktan öbürüne geçer, denge her adımda yeniden kurulur, gözler yolu izler. Bu malzeme kabadır ama canlıdır; dikkati kendiliğinden uyanık tutar. Bedeli de vardır: ince nesneler bu gürültünün içinde kaybolur. Yürürken nefesin inceliğini izlemek, oturarak izlemekten zordur.

Bu fark bir sıralama değil. Oturmak «daha derin», yürümek «daha yüzeysel» değil; ikisi dikkate farklı yoğunlukta malzeme veriyor. Hangisinin uygun olduğu, dikkatin o anki hâline bağlı.

Uyuşukluk: düzeyi açmak

Uyuşukluk, uyaranın dikkat için fazla kısık olduğu bir hâl gibi düşünülebilir. Bu durumda çözüm, düzeyi açmak. Erken Budist metinlerden biri bunun için bir dizi yol sayar.

Bu, bir manastır geleneğinin uygulama metni; onu kendi çerçevesinde okuyoruz. Ama listenin yapısı bu ders için öğretici. Birincisi, yürümek ilk çare değil, yedinci basamak; önce dikkatin yönü değiştiriliyor, sonra ses, sonra dokunuş, sonra soğuk su ve geniş bir bakış, sonra yürüyüş. Bu, uyaranın adım adım açıldığı bir sıra gibi okunabilir. İkincisi, listenin sonunda uzanmak var; metin uyumanın da bir çözüm olabileceğini, ama farkında ve kalkmaya niyetli bir uyku olarak, kabul ediyor.

Elif'in öğleden sonra yürüyüşü bu listenin bir basamağına denk düşüyordu. Ama liste daha küçük adımlar da sunuyor: oturuşu bırakmadan gözleri açmak, ışığa bakmak, yüze su çarpmak.

Aynı geleneğin bir başka kısa söylevi yürüyüşe ayrıca bir değer biçer.

Bu da bir geleneksel iddia; beş kazancın hiçbiri bu derste bir araştırmayla sınanmadı. Ama beşincisi bu dersin sorusuna dokunuyor: geleneğe göre yürüyerek kazanılan toplanmışlık kalıcıdır. Bir yoruma göre bu, hareketli bir zeminde kurulan dikkatin, gündelik hayatın hareketine daha kolay taşındığı anlamına gelebilir; ama bu, bu dersin bir yorumu, metnin söylediği değil.

Bir deney: on dakikalık yürüyüş

Yürümenin uyanıklığı artırdığı fikri yalnız bir gelenek iddiası değil; meditasyonla ilgisi olmayan bir deney de benzer bir yöne işaret ediyor.

On sekiz kişi, öz bildirim, C düzeyinde. Ve bu bir meditasyon çalışması değil: tempolu, sıradan bir yürüyüş. Yine de bu dersin sorusu için bir ipucu taşıyor: kısa bir yürüyüş, bir öğleden sonra düşüşünde uyanıklığı yükseltebilir. Yavaş bir meditasyon yürüyüşünün aynı etkiyi yapıp yapmadığını bu çalışma söylemiyor; ama Elif'in deneyimiyle aynı yönde.

Huzursuzluk: iki ayrı kaynak

Huzursuzluk daha karmaşık, çünkü iki ayrı yerden gelebilir.

Bedenin huzursuzluğu: uzun süre hareketsiz kalmış bir bedenin kıpırdanma ihtiyacı. Elif'in gün boyu ekran başında kalan bedeninin gece sallanmak istemesi bundandı. Bu durumda oturmak, bedenden gelen bir sinyali bastırmaya çalışmak olabilir. Hareket, bu ihtiyaca bir çıkış verir. Çatının S3-M06 dersi, bazı kişilerde hareketin dikkati bozmadığını, topladığını hatırlatmıştı.

Zihnin huzursuzluğu: düşüncelerin hızlandığı, zihnin bir yere gitmek, bir sorunu çözmek istediği hâl. Bu durumda hareket bazen işe yarar, bazen yaramaz. Elif'in gece yürüyüşünün hızlanması bundandı: zihnin hızı adımlara taşındı. Yürümek, hızlı bir zihne hızlı bir beden verdi.

Bu ayrımın uygulamadaki karşılığı şu olabilir: beden huzursuzsa, yavaş ve özenli bir hareket deneyin. Zihin huzursuzsa, hareket ederken hızı bilinçli olarak düşürmek ya da oturmak ve dikkati büyük, sakin bir nesneye, örneğin bedenin bütün ağırlığına vermek daha uygun olabilir. Bu, bir kaynağın önerisi değil; bu akademinin iki duruşun malzemesinden çıkardığı bir çalışma önerisi. Kendi gözleminizle sınanmalı.

Gerçek kullanımda ne oluyor

Oturarak ve hareketli uygulamanın birbirine göre nasıl çalıştığını doğrudan karşılaştıran deneyler çok az. Yeni bir çalışma, bir meditasyon uygulamasını kullanan insanların kendiliğinden ne yaptığına baktı.

Gözlemsel bir çalışma; insanlar duruşlarını kendileri seçti, C düzeyinde. Kimin hangi duruşu seçtiği, kendi hâline, saatine, ihtiyacına bağlı olabilir; bu yüzden sonuçlar duruşun kendisinin etkisini göstermez. Ama bulgu bu derse önemli bir şey söylüyor: insanlara seçenek verildiğinde azımsanmayacak bir kısmı hareketli uygulamayı seçiyor ve bu seçim sonuçları kötüleştirmiyor gibi görünüyor. Yazarların kendi vurgusu da bu dersin sınırını çiziyor: hangisinin hangi durumda daha iyi olduğunu söyleyecek deney henüz yapılmadı.

Seçimi gerekçelendirmek

Müfredatın istediği, hangi durumda hangi duruşu seçeceğinizi gerekçelendirmek. Bu ders size bir kural vermiyor; bir soru dizisi veriyor.

İlk soru: dikkat şu an hangi yönde kayıyor? Bulanıklığa, uykuya doğru mu, yoksa hıza, kaçışa doğru mu?

İkinci soru: kayma bedenden mi, zihinden mi geliyor? Beden mi ağır ya da kıpır kıpır, yoksa zihin mi sisli ya da hızlı?

Üçüncü soru: hangi nesneyle çalışmak istiyorum? İnce bir nesne, nefesin ayrıntısı, oturmayı ister; kaba ve canlı bir nesne, adımın ağırlığı, hareketi.

Bu soruların yanıtı bir gün oturmayı, ertesi gün yürümeyi gösterebilir. Bazı geleneklerin oturmayı ve yürümeyi dönüşümlü yaptığını çatının dersi aktarmıştı; bu dönüşüm, iki duruşun birbirinin eksiğini tamamladığı fikrine dayanıyor olabilir.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Oturmak ile yürümek arasındaki seçim, bir uygulayıcının kendi hâlini okuma becerisine bağlıdır. Bu beceri, uygulamanın kendisi kadar önemli. Elif'in ilk hatası, bir derde iyi gelen bir çareyi öbürüne de uygulamaktı; ikinci adımı, iki derdin farklı olduğunu görmekti.

AN 7.58'in listesi bu okumanın bir örneği. Liste en hafif müdahaleyle başlıyor, dikkatin yönünü değiştirmekle, ve gitgide daha bedensel, daha dışa dönük müdahalelere geçiyor. Bu yapı, bir uygulayıcıya şunu öğretiyor: duruşu değiştirmeden önce, aynı duruşta daha küçük bir ayar denenebilir. Gözleri açmak, ışığa bakmak, duruşu dikleştirmek. Duruş değişikliği daha büyük bir adım; ihtiyaç olduğunda atılır.

Huzursuzlukta usta bir uygulayıcı bir şeye dikkat eder: hareketin hızı. Hareket huzursuz bir bedene bir çıkış verebilir, ama huzursuz bir zihin hareketi hızlandırır. Bu yüzden yürüyüş huzursuzluk için kullanıldığında, hızın bilinçli olarak düşük tutulması gerekir. Yavaşlığın kendisi bir uygulama olur: zihin hızlanmak istedikçe adımı yavaşlatmak, bir tür ters akıntıya karşı yüzmek.

Son olarak, iki duruşu birbirinin karşıtı gibi düşünmek yanıltıcı olabilir. Oturmada da bir hareket var: nefesin, ağırlığın hafif kaymasının, dengenin küçük düzeltmelerinin hareketi. Yürümede de bir durgunluk var: her adımın iki ucunda, ağırlığın tam bir ayağa geçtiği anlarda. Bir sonraki ders bu ara durumu, ayakta durmayı, ele alacak.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Gerçek meditasyon oturarak yapılır; yürüme meditasyonu oturamayanlar için bir kolaylıktır.» AN 5.29 yürüme meditasyonunun kendi kazançlarını sayar ve onlardan biri olarak yürürken kazanılan toplanmışlığın uzun sürdüğünü söyler.
Doğrusu

Goldberg ve arkadaşlarının gözlemsel çalışmasında aktif uygulamaların kullanımı daha zayıf sonuçlarla ilişkili bulunmamıştır.

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Uyuşukluk geldiğinde hemen kalkıp yürümek gerekir.» AN 7.58'de yürümek, uyuşukluğa karşı önerilen çarelerin yedinci basamağıdır; ondan önce dikkatin yönünü değiştirmek, öğretiyi hatırlamak ya da yüksek sesle tekrarlamak, kulakları çekmek, yüzü yıkamak ve ışık algısı gibi daha küçük adımlar gelir.
Doğrusu

Duruşu değiştirmeden önce aynı duruşta küçük ayarlar denenebilir.

Yaygın yanlışYaygın kanı — «Huzursuzluğa en iyi gelen şey harekettir.» Bedenden gelen huzursuzluk hareketle azalabilir; ama zihinden gelen huzursuzluk hareketi hızlandırabilir ve yürüyüşü bir koşuşturmaya çevirebilir.
Doğrusu

Huzursuzluğun kaynağını ayırt etmek ve hareket edilecekse hızı bilinçli olarak düşük tutmak gerekir.

Rehberli uygulama

Bu uygulama aynı gün iki kez, her biri on dakika olarak yapılıyor: bir kez enerjinizin düşük olduğu bir saatte, örneğin öğleden sonra, bir kez de huzursuz ya da hareketli hissettiğiniz bir saatte, örneğin akşam. On adımlık bir yürüyüş alanı ve bir sandalye ya da minder gerekiyor.

Her oturuşun başında iki şeyi bir ile beş arasında puanlayın: uykululuğunuzu ve huzursuzluğunuzu. Puanları bir kâğıda yazın.

Ardından beş dakika oturun. Dikkatinizi nefesinize ya da bedeninizin sandalyedeki ağırlığına verin. Uyuşukluk ya da huzursuzluk gelirse duruşu değiştirmeyin; yalnız fark edin. Dakika dolunca iki puanı yeniden yazın.

Sonra beş dakika yavaş yürüyün. Dikkatinizi ayak tabanlarınıza verin. Hızınızı bilinçli olarak sabit ve yavaş tutun; zihniniz hızlanırsa adımınızı yavaşlatın. Yürüyüş bitince iki puanı yeniden yazın.

Gün sonunda iki oturuşun puanlarını yan yana koyun. Hangi saatte, hangi duruşun uykululuğu ya da huzursuzluğu değiştirdiğini, ve değişikliğin hangi yönde olduğunu not edin. Ertesi gün aynı iki saatte duruşların yerini değiştirin: önce yürüyün, sonra oturun.

Neler olabilir?

Düşük enerjili saatte oturuşta uykululuk puanınızın arttığını, yürüyüşte düştüğünü görmüş olabilirsiniz. Bu, Elif'in öğleden sonraki deneyimiyle aynı yönde.

Huzursuz saatte yürüyüşün huzursuzluğu azalttığını ya da tam tersine artırdığını görmüş olabilirsiniz. Bu fark, huzursuzluğun bedenden mi zihinden mi geldiğine dair bir ipucu olabilir.

Puanlarınızda belirgin bir değişiklik olmamış olabilir. Beş dakikalık bir süre kısa; ya da sizin için iki duruş benzer çalışıyor olabilir.

Yürüyüşte hızınızı yavaş tutmanın zor olduğunu, adımlarınızın kendiliğinden hızlandığını fark etmiş olabilirsiniz. Bu, zihin huzursuzluğunun bedene taşınmasının bir işareti olabilir.

Puanlamanın kendisinin dikkatinizi değiştirdiğini, kendinizi daha çok izlediğinizi fark etmiş olabilirsiniz. Ölçmek ölçüleni değiştirebilir; bunu da not edin.

Durdurma ölçütü

Yürürken baş dönmesi, denge kaybı hissi ya da eklemlerde ağrı belirirse durun ve oturun. Uyuşukluk çok yoğunsa, özellikle bir araç kullanmadan ya da makine başına geçmeden önce, uygulamayı zorlamak yerine dinlenin; AN 7.58'in son önerisi de dinlenmeyi bir seçenek olarak tanır.

Huzursuzluk yoğun bir kaygıya, çarpıntıya ya da nefes darlığına dönüşürse uygulamayı bırakın. Bu belirtiler sık yaşanıyorsa bir hekime ya da bir ruh sağlığı uzmanına danışın.

Sürekli ve açıklanamayan bir uyuşukluk, uyku düzeninizde ya da sağlığınızda ele alınması gereken bir sorunun işareti olabilir; meditasyon onun yerini tutmaz. Uygulamanın ortasında sıkıntı ağırlaşırsa çevrenizdeki nesnelere bakın ve ayaklarınızın zemindeki temasını hissedin; MD01-M01-D02 bu dönüşü kurmuştu.

Kendin dene

Kilit özet

Oturmak dikkate az ama ince bir malzeme verir; yürümek çok ama kaba ve canlı bir malzeme verir. Bu bir sıralama değil, uyaranın düzeyini değiştirmek gibi bir ayardır.

AN 7.58 uyuşukluğa karşı bir dizi çare sayar; yürümek yedinci basamaktır, ondan önce aynı duruşta yapılacak daha küçük ayarlar gelir ve listenin sonunda farkında bir dinlenme de bir seçenek olarak yer alır.

AN 5.29 yürüme meditasyonunun beş kazancını sayar ve yürürken kazanılan toplanmışlığın uzun sürdüğünü söyler; bu geleneksel bir iddiadır.

Thayer'in on sekiz kişilik deneyinde on dakikalık tempolu yürüyüş iki saat süren bir enerji artışı ve gerginlik azalmasıyla ilişkiliydi; Goldberg ve arkadaşlarının gözlemsel çalışmasında hareketli uygulamalar sıkça seçildi ve daha zayıf sonuçlarla ilişkili bulunmadı. Duruşu deneysel olarak karşılaştıran çalışmalar henüz yok.

Huzursuzluğun kaynağı bedense hareket bir çıkış verebilir; zihinse hareket hızlanabilir. Seçimi gerekçelendirmek, dikkatin hangi yönde, hangi kaynaktan kaydığını okumayı gerektirir.

Sonraki derse köprü

Bu derste oturmak ile yürümek arasında bir seçim yaptık ve sonunda ikisinin ortasında bir hâl olduğunu not ettik: ne oturmak ne yürümek, ayakta durmak. Ayakta duran bir beden hareketsiz görünür, ama dengesini korumak için sürekli küçük düzeltmeler yapar.

MD06-M01-D03 bu hâli bir uygulamaya çeviriyor: ayakta durarak ağırlığın ayak tabanlarına dağılışını ve küçük denge salınımlarını izlemek ve uygulamayı denge sorunu olan biri için uyarlamak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?