MD04-M01-D01
Şefkat, empati ve acıma
Şefkat, empati ve acıma kavramlarını tanımlarıyla ayırt eder ve her birinin uygulayanda doğurduğu tutumu gündelik bir örnekle açıklar.
Meditasyon Bölümü — Şefkat Temelli Uygulamalar Akademisi — MD04-M01, Şefkat pratiğinin çerçevesi · 2.981 kelime · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Empati başkasının duygusal durumunu paylaşma ya da onu onun bakış açısından anlama yetisidir; kendi başına bir yönelim taşımaz.
Empatik sıkıntı, rezonansın kişinin kendi sıkıntısına dönüştüğü ve geri çekilmeye yol açtığı hâldir; acıma acı çekenle arasına mesafe ve eşitsizlik koyan tutumdur; şefkat acıyı görüp ona yardım etme isteğiyle yaklaşan tutumdur.
Gilbert'in klinik modelinde şefkat; iyiliği önemseme, duyarlılık, sempati, sıkıntıya dayanma, empati ve yargılamama gibi niteliklerden oluşur; empati şefkatin karşıtı değil, onun bir parçasıdır.
Klimecki ve arkadaşlarının laboratuvar çalışmasında empati eğitimi acı görüntülerine karşı olumsuz duyguyu artırdı; ardından gelen şefkat eğitimi bu artışı tersine çevirip olumlu duyguyu artırdı.
Bir şefkat cümlesi söylerken bedenin ve tonun ne yaptığını fark etmek, hangi tutumun ağır bastığını gösterebilir.
Açılış sahnesi
Tülay bir mahalle eczanesinde eczacı. Salı sabahı yaşlı bir adam reçetesini uzatıyor, ilaçların fiyatını duyunca duraksıyor. Cüzdanını açıyor, kapatıyor. «Karımın ilacı bunlar,» diyor, «ben almasam da olur ama onunkini almam lazım.» Sesi titriyor.
Tülay'ın göğsü sıkışıyor. Adamın utancını neredeyse kendi yüzünde hissediyor; gözleri doluyor. Bir an bakışlarını kaçırıyor, rafları düzeltiyormuş gibi yapıyor. Adamın acısı onun içine akmış, ve şimdi kendi içindeki bu ağırlıktan kurtulmak istiyor.
Yanındaki stajyer öne çıkıyor. «Vah vah amcacığım,» diyor yüksek sesle, «hiç merak etme, sana bir indirim yaparız, üzülme.» Adam başını eğiyor; teşekkür ediyor ama omuzları daha da çöküyor.
Akşam Tülay olayı düşünüyor. Kendisi adamın acısını o kadar derinden hissetti ki ona yardım edemeyecek hâle geldi; stajyer yardım etti, ama adamı küçülterek. İkisinin arasında bir yer olmalı: adamın acısını görüp, onun içinde boğulmadan ve onu küçültmeden ona yönelmek. O yerin bir adı var mı?
Bu derste ne olacak
Bu ders Şefkat Temelli Uygulamalar Akademisi'ni açıyor ve önce bir dil kuruyor. Çatıdaki S2-M04 dersi öz şefkatin bileşenlerini, sevgi dolu nezaket uygulamasını ve empatik sıkıntı ile şefkat arasındaki farkı tanıtmıştı. Burada o ayrımı üç kavrama genişletiyoruz: empati, şefkat ve acıma. Önce üçünü tanımlarıyla ayıracağız ve her birinin uygulayanda doğurduğu tutumu Tülay'ın eczanesinden okuyacağız. Sonra şefkat odaklı bir klinik modelin şefkati hangi bileşenlerle tarif ettiğine bakacağız. Ardından çatının genel olarak andığı araştırma çizgisinin birincil çalışmalarından birine geçeceğiz: empati eğitimi ile şefkat eğitiminin aynı insanlarda ve aynı görüntülere karşı farklı sonuçlar doğurduğunu bildiren bir deney. Ders, bu üç tutumu kendi bedeninizde ayırt etmeye çalışan kısa bir oturuşla bitiyor.
Sıfır noktası
Bir nehirde boğulmakta olan birini düşünün. Kıyıda üç kişi var.
Birincisi suya atlıyor ve boğulan kişiye sarılıyor; onun paniğini, onun korkusunu kendi bedeninde yaşıyor. Biraz sonra ikisi birlikte batmaya başlıyor.
İkincisi kıyıda duruyor, başını sallıyor: «Zavallı adam, keşke yüzme bilseydi.» Bir şey yapmıyor; ya da yapıyorsa, yukarıdan bir şey atıyormuş gibi yapıyor.
Üçüncüsü suyun soğukluğunu, akıntının gücünü, boğulan kişinin korkusunu görüyor ve hissediyor, ama ayağını kıyıda bir ağaca dayıyor ve bir dal uzatıyor. Onun korkusunu tanıyor; o korkunun içinde kaybolmuyor.
Bu üç kişi, bu dersin üç kavramına kaba bir benzetme. Benzetmenin sınırı da var: gerçek hayatta bu tutumlar bu kadar ayrık değil, aynı kişide aynı anda iç içe geçebilir. Ama ayırmak, hangisinin ne zaman ağır bastığını görmeyi kolaylaştırıyor.
Mekanizma
Üç tutum, üç yön
Üç kavramı tanımlarından çok, uygulayana ne yaptırdıklarıyla ayırmak daha kullanışlı.
Empati bir köprü kurar: başkasının deneyimi bende yankılanır. Tülay'ın göğsündeki sıkışma, adamın utancının bir yankısıydı. Bu köprü olmadan şefkat de mümkün değil; acıyı hissetmeyen biri ona duyarlı da olamaz. Ama köprü iki yönlü çalışır ve yük taşınmaya başlayınca köprü çökebilir.
Empatik sıkıntı köprünün çöktüğü yerdir. Paylaşılan acı benim acım olur ve dikkat ona kayar. Uygulayanda doğurduğu tutum geri çekilmedir: bakışı kaçırmak, konuyu değiştirmek, kendini meşgul etmek. Dışarıdan soğukluk gibi görünebilir; içeride ise aşırı bir yük var.
Acıma, tersine, köprü kurmadan bakar. Acıyı görür, ama onu kendi deneyiminin dışında tutar: «zavallı», «vah vah». Uygulayanda doğurduğu tutum bir üstünlüktür; ince ve çoğu zaman iyi niyetli bir üstünlük. Stajyer adamı umursadı ve ona yardım etti; ama yardımı adamın onurunu azaltarak verdi.
Şefkat köprüyü kurar ve üstünde durabilir. Acıyı hisseder, onun kendisine ait olmadığını bilir ve ona doğru bir eylem ya da bir iyi dilek yöneltir. Uygulayanda doğurduğu tutum yaklaşmadır; ama yaklaşırken kendi zeminini kaybetmez.
Bir klinik modelin şefkati
Şefkatin hangi parçalardan oluştuğunu tarif etmeye çalışan bir klinik model, bu ayrımları daha ince bir dille koyuyor.
Bu bir terapi modelini tanıtan bir makale; şefkatin bileşenlerine dair bir öneri, bir deney değil. Bu yüzden C düzeyinde tutuyoruz. Model bu akademi için iki şeyi açıklıyor.
İlki, empatinin şefkatin içinde bir parça olması, ona karşıt bir şey olmaması. Modelde empati ve sempati şefkatin nitelikleri arasında. Yani şefkat empatiyi dışlamıyor; onun üzerine kuruluyor.
İkincisi, Tülay'ın eksik kalan parçasının adı: sıkıntıya dayanma. Tülay duyarlıydı, sempati duydu, adamın durumunu anladı; ama ortaya çıkan duygu yoğunluğunu taşıyamadı ve bakışını kaçırdı. Modelin diliyle, kapattı. Şefkat bu parçayı gerektiriyor: acının yarattığı duyguyla, ondan kaçmadan, bir süre kalabilmek.
Yargılamamanın tanımındaki son cümle de acıma için önemli. Stajyer adamı yargılamıyordu; ama ona yukarıdan bakıyordu. Yargılamama, kişiyi küçültmemeyi de içeriyor; «vah vah» hiçbir kınama içermese bile bir küçültme taşıyabilir.
Empati eğitimi ile şefkat eğitimi
Çatı dersi empatik sıkıntı ile şefkati ayıran araştırma çizgisini genel olarak anmıştı. Bu çizginin sık aktarılan bir çalışması, iki eğitimi aynı katılımcılara sırayla verdi.
Bir laboratuvar çalışması, kısa süreli eğitimler ve video uyarıcıları; çatının da belirttiği gibi gerçek bakım ortamlarındaki yorgunluğa doğrudan bir çözüm olarak okunamaz. Örneklem büyüklüğünü ve eğitimlerin ayrıntılarını özetten aktaramıyoruz. C düzeyinde.
Ama tasarımı bu dersin ayrımına uyan bir şey söylüyor. Aynı insanlar, aynı acı görüntülerine, önce rezonansı artıran bir eğitimden sonra olumsuz duygularının arttığını söyledi; şefkat eğitiminden sonra ise olumsuz duygu geriledi ve olumlu duygu arttı. Acıyı paylaşmak ile acıya iyi niyetle yönelmek, aynı uyaranla karşılaşıldığında farklı iç durumlar üretmiş görünüyor. Tülay'ın göğsündeki sıkışma birinci türe yakındı; aradığı yer ikinci tür.
Çalışmanın söylemediği şeyi de yazmak gerekiyor: empatinin kötü olduğunu söylemiyor ve empati eğitiminin bir hata olduğunu iddia etmiyor. Sıralama, rezonansın şefkatin ham maddesi olabileceğini de düşündürüyor; bu akademi de şefkati empatinin yerine değil, onun üzerine kuruyor.
Acımanın gizli biçimleri
Acıma her zaman «vah vah» kadar açık değil. Gündelik dilde ve uygulamada birkaç gizli biçimi var. Birini «kurtarmak» istemek ama onun ne istediğini sormamak. Acı çekenin hikâyesini başkalarına anlatırken bir ders, bir uyarı gibi kullanmak. İyi dilek cümlelerini «zavallı» bir tonla söylemek. Kendi şanslı olduğunu hatırlamak için başkasının acısına bakmak.
Bunların ortak noktası, iki kişi arasına bir basamak koymak. Şefkat uygulamasında bu basamak sessizce yerleşebilir: iyi dileklerin «ben iyiyim, sen kötüsün, sana iyilik diliyorum» düzeninde söylenmesi. Çatı dersinin ortak insanlık bileşeni burada bir denge sağlıyor: acı insan olmanın parçası, karşınızdakinin özel bir kusuru değil; ve bir gün sizin de payınıza düşecek.
Bir oturuşta üç tutum
Bu ayrımlar bir oturuşta nasıl görünür? Bir şefkat cümlesi söylerken, «acın hafiflesin» gibi, bedende ve tonda üç farklı iz belirebilir. Empatik sıkıntıda göğüs sıkışır, nefes daralır, bir uzaklaşma isteği belirir; cümle bir yük gibi gelir. Acımada ton yukarıdan gelir, bir hafif üstünlük ya da rahatlık hissi eşlik eder; cümle bir bağış gibi gelir. Şefkatte bir sıcaklık, bir yumuşaklık ve bir dayanıklılık birlikte belirir; cümle bir el uzatma gibi gelir.
Bu izler kesin işaretler değil; kişiden kişiye değişir. Ama MD03'te öğrendiğiniz not etme becerisi burada bir araç: cümleyi söylerken bedenin ve tonun ne yaptığını fark etmek, hangi tutumun ağır bastığını gösterebilir.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Üç tutumun keskin sınırları yok. Aynı anda, aynı kişiye karşı iç içe geçebilirler: bir arkadaşın acısıyla rezonans, onu kurtarma isteği ve bir yandan da «iyi ki ben değilim» rahatlığı. Bu akademinin amacı bunlardan birini yok etmek değil, hangisinin ne zaman ağır bastığını görmek ve şefkatin payını büyütmek.
Empati şefkatin ham maddesi. Empatiyi kapatmak, empatik sıkıntıdan korunmanın bir yolu gibi görünebilir; ama bu, acıyı görmemeye ve sonunda şefkatin de kapanmasına götürebilir. Klimecki ve arkadaşlarının çalışmasının sırası bu açıdan anlamlı: rezonans önce geldi, şefkat onun üzerine kuruldu.
Acıma çoğu zaman bir korunma biçimi. Acıya yukarıdan bakmak, onu kendi deneyimin dışında tutmanın bir yolu: «bu bana olmaz». Şefkatin ortak insanlık bileşeni bu korunmayı yavaşça çözer; bu da rahatsız edici olabilir, çünkü acının bir gün sizin de payınıza düşeceğini hatırlatır.
Gilbert'in sıkıntıya dayanma kavramı, şefkatin bir duygu olmaktan çok bir beceri olarak ele alınmasının merkezinde. Sıcak bir duygu çağırmak kolay olabilir; yoğun bir acının yanında o sıcaklığı korumak zordur. Bu akademinin pratiği, bu dayanıklılığı yavaş yavaş ve güvenli dozlarla geliştirmeyi hedefliyor.
Son olarak, yardım mesleklerindeki tükenme bu üç kavramdan daha büyük bir konu. Çatı dersinin de altını çizdiği gibi iş yükü, vardiya düzeni, destek eksikliği gibi yapısal koşullar belirleyici. Bu akademi empatik sıkıntının uygulamaya etkisini ele alıyor; bakım verenin tükenmişliğini bütünlüğüyle MD18 işliyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışYaygın kanı — «Şefkatli olmak için bir başkasının acısını olabildiğince derinden hissetmek gerekir.» Acıyı derinden paylaşmak empatinin bir yüzü, ama tek başına şefkat değil.
Klimecki ve arkadaşlarının çalışmasında empatik rezonansı artıran eğitim olumsuz duyguyu artırdı; şefkat eğitimi ise bu artışı tersine çevirip olumlu duyguyu artırdı. Şefkat acıyı hissetmeyi gerektirir, ama onun içinde boğulmayı değil; Gilbert'in modelindeki sıkıntıya dayanma bu dengenin adı.
Yaygın yanlışYaygın kanı — «Acımak da bir tür şefkattir; sonuçta karşıdakini umursuyorum.» Acıma, bu akademinin çalışma tanımıyla, acı çeken kişiyle kendi arasına bir mesafe ve bir eşitsizlik koyar.
Umursamak içerebilir ve yardım ettirebilir; ama yardımı kişiyi küçülterek verebilir. Şefkat ise ortak insanlıktan, yani acının herkesin payına düşebileceği bilgisinden yaklaşır.
Yaygın yanlışYaygın kanı — «Empati kötüdür; şefkati geliştirmek için empatiyi azaltmak gerekir.» Gilbert'in modelinde empati ve sempati şefkatin nitelikleri arasındadır.
Klimecki ve arkadaşlarının çalışması empatinin değil, empatik sıkıntının tükenmeye kaynaklık edebileceğini öne sürer. Empatiyi kapatmak acıyı görmemeye götürebilir; amaç empatiyi korumak ve onun üzerine şefkati kurmaktır.
Rehberli uygulama
Bu oturuş yaklaşık on beş dakika sürüyor ve hafif bir malzemeyle çalışıyor. Yoğun bir yas, bir travma ya da şu an içinde olduğunuz büyük bir sıkıntıyı seçmeyin.
Rahat bir duruşla oturun. Birkaç dakika nefes ya da beden üzerinde dikkati toplayın; ayaklarınızın yere, oturduğunuz yerin bedeninize değdiği noktaları hissedin. Bu temas noktaları oturuş boyunca geri dönebileceğiniz bir zemin.
Şimdi gündelik bir anı getirin: yakın zamanda gördüğünüz, birinin hafif bir zorluk yaşadığı bir an. Bir otobüs durağında yağmurda bekleyen biri, bir markette parası yetmeyen biri, bir çocuğun düşüp ağladığı bir an. Sahneyi kısaca canlandırın.
İlk olarak rezonansı fark edin. Bu kişinin deneyimi sizde nerede yankılanıyor? Göğüste, boğazda, karında? Bir duyum, bir duygu, bir ağırlık? MD03'teki gibi bir sözcükle not edin. Yankı çok yoğunlaşıyorsa temas noktalarına dönün.
İkinci olarak, içinizde bir uzaklaşma isteği olup olmadığına bakın: sahneden çıkmak, düşünmemek, başka bir şeye geçmek. Varsa onu «uzaklaşma» diye not edin; yargılamadan.
Üçüncü olarak, içinizde bir yukarıdan bakış olup olmadığına bakın: «zavallı», «iyi ki ben değilim» gibi bir ton. Varsa onu da not edin.
Şimdi, temas noktalarınızı hissederek, bu kişiye sessizce bir iyi dilek yöneltin. Kendi sözcüklerinizi seçebilirsiniz; ya da şunu: «Bu zorluk hafiflesin. Senin de benim gibi rahat olmak istediğini biliyorum.» Cümleyi bir eşitinize söyler gibi söyleyin. Söylerken bedende ne olduğuna bakın: sıcaklık, yumuşama, direnç, hiçbir şey?
Son birkaç dakika sahneyi bırakın ve dikkatinizi yeniden nefese ve temas noktalarına getirin. Oturuştan sonra kâğıda üç satır yazın: rezonans nerede belirdi, uzaklaşma ya da yukarıdan bakış belirdi mi, iyi dilek cümlesi sırasında bedende ne oldu?
Neler olabilir?
Rezonans hiç belirmemiş olabilir; sahne size uzak kalmış olabilir. Bu bir eksiklik değil; bazı günler duygusal rezonans kısıktır. Sahnenin bir ayrıntısını, kişinin yüzünü ya da sesini, daha net getirmeyi deneyebilirsiniz.
Rezonans beklediğinizden yoğun gelmiş olabilir; seçtiğiniz anın sizin kendi bir anınıza dokunduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Temas noktalarına dönmek, sahneyi daha da hafif bir anla değiştirmek ya da oturuşu kısaltmak uygun seçenekler.
Kendinizde bir yukarıdan bakış fark edip utanmış olabilirsiniz. Acıma çok yaygın bir tutum ve fark edilmesi şefkatin başlangıcı; onu da yargılamadan not edin.
İyi dilek cümlesi boş, mekanik ya da yapay gelmiş olabilir. Şefkat cümleleri ilk denemelerde sık sık böyle gelir; duygu çağırmak zorunlu değil, niyet yeterli.
Cümle sırasında beklemediğiniz bir hüzün ya da eski bir acı belirmiş olabilir. Bu, akademinin üçüncü dersinde ele alacağımız ters tepme olabilir; oturuşun nasıl durdurulacağı hemen aşağıda.
Durdurma ölçütü
Sahneyi canlandırmak ya da iyi dilek cümlesi, kendi geçmişinizden yoğun bir acıyı, bir yası, sarsıcı bir hatırayı ya da baş edemeyeceğiniz bir duyguyu getirirse sahneyi bırakın, gözlerinizi açın ve dikkatinizi odadaki nesnelere ve temas noktalarınıza verin. Odaya geri dönmenin basamaklarını MD01-M01-D02 anlatıyor.
Şu an yoğun bir yas, ağır bir kayıp ya da bir bakım sürecinin tam içindeyseniz bu oturuşu kendi durumunuzla değil, size uzak ve hafif bir anla yapın; ya da bu dersi bir süre ertelemeyi düşünün. Şefkat çalışmasının beklenmedik biçimde acı uyandırabilmesi, MD04-M01-D03'ün konusu.
Oturuşlar sizde süren bir çökkünlük, uyku ya da iştah bozukluğu, ya da işlevinizi etkileyen bir sıkıntı bırakıyorsa uygulamaya ara verin ve bir hekim ya da psikologla görüşün. Bu akademinin uygulamaları bir terapinin yerini tutmaz.
Kendin dene
Kilit özet
Empati başkasının duygusal durumunu paylaşma ya da onu onun bakış açısından anlama yetisidir; kendi başına bir yönelim taşımaz.
Empatik sıkıntı, rezonansın kişinin kendi sıkıntısına dönüştüğü ve geri çekilmeye yol açtığı hâldir; acıma acı çekenle arasına mesafe ve eşitsizlik koyan tutumdur; şefkat acıyı görüp ona yardım etme isteğiyle yaklaşan tutumdur.
Gilbert'in klinik modelinde şefkat; iyiliği önemseme, duyarlılık, sempati, sıkıntıya dayanma, empati ve yargılamama gibi niteliklerden oluşur; empati şefkatin karşıtı değil, onun bir parçasıdır.
Klimecki ve arkadaşlarının laboratuvar çalışmasında empati eğitimi acı görüntülerine karşı olumsuz duyguyu artırdı; ardından gelen şefkat eğitimi bu artışı tersine çevirip olumlu duyguyu artırdı.
Bir şefkat cümlesi söylerken bedenin ve tonun ne yaptığını fark etmek, hangi tutumun ağır bastığını gösterebilir.
Sonraki derse köprü
Bu derste üç tutumu ayırdık ve bu akademinin şefkati bir beceri olarak geliştirmeyi amaçladığını söyledik. Bunu yaparken bir klinik modelden, şefkat odaklı terapiden yararlandık. Bu bir soruyu açık bırakıyor: bu akademide yapılan şey bir terapi mi?
MD04-M01-D02 bu soruyu ele alıyor: öz şefkat ve şefkat odaklı programların meditasyon bileşenini terapi sürecinden ayırmak ve bu akademinin o çizginin hangi tarafında durduğunu gerekçelendirmek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.