M01-D03
Kurucunun sözü ve kanıt
Jung'a ait bir iddiayı tarihsel kayıt, kuramsal görüş ve araştırma bulgusu olarak ayırır ve her birine akademinin kanıt etiketlerinden uygun olanı verir.
Jung ve Analitik Psikoloji Akademisi — M01, Bu akademi nasıl okunur · 3.121 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Psikanaliz Akademisi’nde zemin: M11-D10 Jung'un haritası ve bilim · M13-D10 Jung'u okumak: kuram mı, öğreti mi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
«Jung'a göre» öneki bir cümleyi metin hakkında bir iddiaya çevirir; Tarihsel kayıt etiketi yalnız bu çerçeveli cümleyi güvenceye bağlar, çerçevenin içindeki iddia kendi dayanağını ayrıca bekler.
Jung'un 1929'da Kölnische Zeitung için yazdığı kısa denemede bile tarihsel beyan, açıklama önerisi, klinik izlenim ve bir rakip hakkındaki hüküm iç içe duruyor. Jung o denemede psikolojiden doğru ifade bekledi; aynı türden cümleleri başka yerlerde olgu diliyle de kurdu.
Kurucunun kendi gözlemi değerli bir ilk el kaydıdır, ama o kayıtta gözleyen, seçen ve yorumlayan aynı kişidir; güneş hastasında olduğu gibi arşiv bu kaydın kanıt yükünü değiştirebilir.
Bugünkü araştırmanın da bir sahibi vardır ve Jung hakkında söylenen övgü ya da eleştiri de, Jung'un kendi cümleleri gibi, bir etiket ister.
Açılış sahnesi
Midyat'ta, taş kemerli çarşının arka sırasında Haydar'ın telkâri atölyesi. Tezgâhın üstünde ince gümüş teller, bir lehim lambası, kapağı açık bir kutuda işlenmeyi bekleyen kafesler. Kız kardeşi Gülistan yıllardır İstanbul'da bir müzayede evinde antika eksperi olarak çalışıyor; bayram için eve gelmiş, sabahtan atölyeye uğramış.
Kapıdan bir adam giriyor, elinde kadife bir kesede bir bilezik. Satmak istiyor. Bileziğin iç yüzünde ayarını gösteren küçük bir damga var. Kesenin ağzına bir etiket iliştirilmiş: «Osmanlı dönemi, Mardin işi.» Adam bir de hikâye anlatıyor: bileziği büyükannesi çeyizinde getirmiş, ailede hep öyle bilinirmiş.
Haydar bileziği avucunda tartıyor ve ilk sözü fiyata dair söylemek üzereyken Gülistan araya giriyor. «Ağabey, burada üç ayrı şey var,» diyor. Damgayı gösteriyor: «Bu, yapanın gümüşün ayarı hakkındaki beyanı. Mihenk taşına sürersin, beyan tutuyor mu görürsün.» Etiketi gösteriyor: «Bu, birinin yaş hakkındaki iddiası. Onu taş söylemez; işçiliğe, kilidin biçimine, lehimin cinsine bakacağız.» Sonra adama dönüyor, yumuşak bir sesle: «Büyükannenizin hikâyesi de değerli. Ama onu sizden başka anlatan kimse yok.»
Haydar mihenk taşını çekmeceden çıkarıyor. Bilezik taşın üstünde gri bir iz bırakıyor; ayar tutuyor. Etiket için Gülistan telefonundan bir katalog açıyor, lehim izlerine büyüteçle bakıyor ve bir süre hiçbir şey söylemiyor. Hikâye ise olduğu gibi, kimsenin dokunmadığı bir yerde duruyor.
Midyat'taki atölyeyi, iki kardeşi ve bileziği bu sayfa yarattı; mihenk taşı ise kuyumcuların çekmecesinde gerçekten duruyor ve bir beyanı sınamanın en eski aletlerinden biri.
Bu derste ne olacak
İlk iki ders Jung'un rafını önce türe, sonra dile göre ayırdı. Bir cümlenin hangi metinden ve hangi çeviriden geldiğini bulduğumuzda geriye daha zor bir soru kalıyor: Bu cümle ne tür bir iddia taşıyor ve ona ne kadar yaslanabiliriz?
Psikanaliz Akademisi bu yolun iki ucunu döşedi. Psikanaliz M11-D10 Jung'un haritasındaki kavramları tek tek ölçüme vurdu; Jung cümlelerini ölçüm, yorum ve inanç diye üç kümeye ayıran sınıflama ise Psikanaliz M13-D10'un işiydi. Dokuz kanıt etiketinin ne anlattığını da (Psikanaliz, M01-D10) orada öğrendik. Bu ders o etiketleri doğrudan Jung'un kendi cümlelerine taşıyor.
Önce «Jung'a göre» önekinin bir cümleyi nasıl başka bir iddiaya çevirdiğini, sonra Jung'un 1929'daki bir denemesini parça parça etiketlemeyi göreceğiz. Ardından tek tanığı Jung olan anlatılara, en son da bugünkü araştırmanın ve Jung hakkında söylenenlerin etiketine bakacağız.
Sıfır noktası
Bir Jung cümlesi okura genellikle tek parça gelir: «Rüya bilinci dengeler», «Her psikoloji bir itiraftır». Oysa aynı cümle iki biçimde yazılabilir. Birincisinde cümle doğrudan dünya hakkında konuşur. İkincisinde başına bir önek alır: «Jung 1929'da şunu savundu». Önek eklendiği anda cümlenin konusu kayar; artık ruh hakkında değil, bir metin hakkında konuşuyoruz.
Bu ayrım küçük görünür ama bir kanıt kartının etiketini doğrudan belirler. Çerçeveli cümle Tarihsel kayıt alır ve bu etiket yalnız metnin varlığını güvenceye bağlar. İçerik iddiası çerçeveden çıkarılıp tek başına yazılacaksa ona başka bir kart gerekir: bir araştırma, bir uzman uzlaşısı ya da açıkça bir açıklama önerisi olduğunu söyleyen bir etiket.
Yaygın yanlış"Bir cümle Jung'un metninde geçiyorsa artık kanıtlanmış bir bilgidir."
Metinde geçmek yalnız atıf çerçevesini doğrular: Jung bunu yazdı. Cümlenin anlattığı şeyin dünyada doğru olup olmadığı başka bir sorudur ve başka türden bir dayanak ister. Tarihsel kayıt etiketi tam da bu yüzden ilk soruya cevap verip ikincisini açık bırakır.
Mekanizma
Bir denemede kaç iddia var
Kölnische Zeitung'un editörü 1929'da Jung'dan Freud ile kendisi arasındaki farkı anlatan kısa bir yazı istedi. İngilizce Toplu Eserler'in editör notu, «Freud ve Jung: Karşıtlıklar» adıyla bilinen bu denemenin böyle doğduğunu kaydeder. Birkaç sayfalık bir gazete yazısıdır, ama Jung'un kendi iddialarının türü hakkında en açık konuştuğu yerlerden biridir.
Kart bir metnin kaydıdır; metnin içi ise karışıktır. Denemenin paragraflarını tek tek tartınca farklı türden cümleler birbirinin ardından geliyor.
Jung'un kendisi ile Freud arasındaki çizgiyi öznelliğin kabulünde çektiği cümle, kendi konumunu nasıl tarif ettiğine dair bir beyandır ve kart onu güvenceye alır. Psikolojik kuramların kurucularının kişiliğini taşıdığı fikri ise bir açıklama önerisi, yani kuramsal görüştür; üstelik sınanabilir bir yanı da var. Gözlemcinin kişiye özgü sapması on dokuzuncu yüzyıl gökbilimcilerinin ölçtüğü bir şeydi ve Temel Psikoloji Akademisi bu fikrin deney psikolojisine geçişini ilk modülünde anlattı. Jung aynı fikri bir ölçüm sorunundan bir kuram sorununa taşıyor.
Deneyimli her psikiyatristin Freud'un tarif ettiği psikolojiye uyan onlarca vaka gördüğü cümlesi başka bir türe düşer: sayım yapılmamış bir klinik izlenim, bir uzman görüşü. Freud'un psikolojisinin yalnız nevrotik durumlar için geçerli olduğu hükmü ise aynı anda bir rakip hakkında yargı, bir kuramsal sınır çizimi ve Jung'un kendi okulunun tanıtımıdır; hangi etiketi alacağı, cümleden ne istendiğine bağlı.
Jung bir yerde, en iyi koşulda bile her deneyimin en az yarısının öznel yorum olup olmadığını soruyor. Cümlede bir oran geçiyor, ama bu oran bir soru cümlesinin içindeki vurgudur. Bir kurucunun metninde sayı görmek, onu bir bulguya çevirmez.
Bu ölçüt etiketleme işini hem kolaylaştırıyor hem zorlaştırıyor: Jung birçok cümlesini kendisi de kanıt iddiası diye sunmuyor, ama başka yerlerde aynı türden cümleleri olgu diliyle kuruyor ve okur hangisinin hangisi olduğunu her seferinde metnin içinden çıkarmak zorunda kalıyor.
Kurucunun tanıklığı
Jung'un külliyatında bir başka tür cümle daha var: kendi gördüğünü anlatan cümle. Bir hastanın sözü, bir rüya, bir rastlantı, bir yolculukta yaşanan bir an. Bu anlatılar kuramın en canlı örnekleridir ve çoğu zaman kuramın kanıtı diye de sunulur.
Bu türün tipik örneği, Psikanaliz M11-D01'de arşivden okunan anlatıdır: Burghölzli'deki güneş hastası. Jung bu anlatıyı uzun yıllar kolektif bilinçdışının en güçlü delili diye anlattı; tarihçiler kitabın baskı tarihini ve öğrencisinin önceki bildirisini bulunca kartın etiketi değişti. Jung'un bunu böyle anlattığı hâlâ sağlam bir kayıttır; değişen, anlatının kanıt olarak taşıdığı yüktür. Skarabe anekdotunun tek kaynağının Jung'un kendi anlatısı olduğunu da Psikanaliz M13-D09 kaydetmişti.
Böyle bir anlatıyla karşılaşınca önce başka bir tanık aranır: bir meslektaşın notu, bir hastane kaydı, bir mektup. Ardından anlatının ilk yazılı biçimi bulunup sonrakilerle karşılaştırılır. Güneş örneğinde bu karşılaştırma belirleyici çıktı: Psikanaliz M11-D01'in aktardığına göre Jung'un ilk anlatısı keşfi öğrencisine veriyordu, libido kitabının 1952'deki gözden geçirilmiş biçiminde ise gözlem Jung'un kendisine geçmişti.
Yaygın yanlış"Jung bir şeyi kendi gözüyle gördüğünü söylüyorsa, bu en güçlü kanıttır."
Bir kurucunun gözlemi ilk elden bir kayıttır, ama o kayıtta gözlemci, seçici ve yorumcu aynı kişidir. Güneş hastasında olduğu gibi, arşivde bulunan başka bir belge anlatının kanıt değerini değiştirebilir. Tanıklık değerlidir; tek başına bir sınama sayılmaz.
Bugünkü kanıtın da bir sahibi var
Erken bulgudan Güçlü desteğe uzanan etiketler bir araştırmanın sonucunu tartar. Araştırmanın da bir yazarı, yazarın da bir okulu vardır. Jungcu terapinin etkisi üzerine bugüne dek yayımlanan sonuç çalışmalarının önemli bir kısmını Jungcu analistler yürüttü; Psikanaliz M10-D08'in Roesler kartı bunu açıkça not etmişti, bu akademide ayrıntısı M17-D01'de.
Araştırmacının kendi okuluna bağlılığının karşılaştırmalı terapi sonuçlarıyla orta büyüklükte ve tutarlı bir ilişki gösterdiğini Psikanaliz M28-D04 otuz meta-analizi birleştiren bir hesapla anlattı. Sonraki bir yeniden inceleme tabloyu karmaşıklaştırdı.
Bir araştırma kartının etiketi örneklem büyüklüğüne ve tekrar sayısına bakar, kimin sorduğuna da bakmalıdır. Bağlılığın etkisi her alanda aynı büyüklükte çıkmıyor; yine de neredeyse yalnız kendi okulunun araştırdığı bir alanda bu soruyu atlamak, kurucunun tanıklığını sorgusuz kabul etmeye benzer.
Usta katmanı
Ardıllar, eleştirmenler ve tarihçiler de Jung hakkında iddialarda bulunur; onların cümleleri de kart ister. İlk güçlük Jungcuların kendi arasında çıkıyor: Jung'un 1929'da kuramlara uyguladığı öznel itiraf fikri, onun eserini yorumlayanlara da uygulanabilir mi?
Giegerich'in hamlesinin bir bedeli var: her yorumcunun kendi Jung'u varsa, hangi yorumun metne daha yakın durduğunu tartışmak zorlaşır. Metin türünü, yılı ve paragrafı her seferinde vermek bu güçlüğü çözmez, ama tartışmayı aynı metnin üstünde tutar.
İkinci güçlük tarih yazımında. Jung hakkında yerleşmiş anlatılar da birer iddiadır ve tarihçiler onları belgelerle sınar.
«Jung eskimiş antropolojiyi bilmeden kullandı» cümlesi de dayanağı sorulmadan dolaşan bir iddiadır; Jung'u eleştiren cümleler, onu öven cümlelerle aynı sınamadan geçer. Shamdasani'nin arşiv çalışmalarının Jung biyografisini nasıl yeniden çizdiği M12-D03'ün konusu; vaka anlatısının kanıt değeri ise M17-D05'te ayrıca tartılacak.
Yaygın yanlış"Jung'a yöneltilen eleştiriler zaten bir düzeltmedir, onları ayrıca sınamaya gerek yoktur."
Bir eleştiri de bir iddiadır ve kendi dayanağını gösterir ya da göstermez. Kenny'nin makalesinde görüldüğü gibi, Jung hakkında yerleşmiş eleştirel anlatılar da tarihçilerin belgeleriyle yeniden tartılabilir. Övgüye uygulanan ölçüt yergiye de uygulanır.
Kanıtın sınırı
Bu dersin etiketleme yöntemi bir okuma aracıdır; okurun Jung cümlelerini bu yöntemle daha isabetli tarttığını gösteren bir çalışma yok. Kartların üçü yalnız özetinden okundu; Giegerich ile Saban arasındaki tartışmanın tamamı ve Kenny'nin tezine verilen yanıtlar bu dersin dayanaklarının dışında kalıyor. Araştırmacı bağlılığı üzerine bulgular terapi sonuç araştırmasından geliyor; aynı etkinin tarih yazımında ya da kavram yorumunda nasıl işlediği ölçülmüş değil. Daha geniş bir sınır da var. Kurucunun sözünü bugünkü kanıttan ayırmak, bilginin kişiden bağımsız sınamayla kurulduğu bir geleneğe ait bir alışkanlıktır. Bir ustanın sözünün icazet ve silsile yoluyla aktarıldığı, öğrencinin önce teslim olup sonra anladığı geleneklerde, tasavvuf ocaklarında ya da zanaat loncalarında, bu ayrımın aynı biçimde kurulup kurulamayacağı tartışmalıdır; etiket şeması o geleneklere genellenirken bir şeyi açıklığa kavuşturur, bir şeyi de kaçırabilir.
Kendin dene
Aklında kalsın
«Jung'a göre» öneki bir cümleyi metin hakkında bir iddiaya çevirir; Tarihsel kayıt etiketi yalnız bu çerçeveli cümleyi güvenceye bağlar, çerçevenin içindeki iddia kendi dayanağını ayrıca bekler.
Jung'un 1929'da Kölnische Zeitung için yazdığı kısa denemede bile tarihsel beyan, açıklama önerisi, klinik izlenim ve bir rakip hakkındaki hüküm iç içe duruyor. Jung o denemede psikolojiden doğru ifade bekledi; aynı türden cümleleri başka yerlerde olgu diliyle de kurdu.
Kurucunun kendi gözlemi değerli bir ilk el kaydıdır, ama o kayıtta gözleyen, seçen ve yorumlayan aynı kişidir; güneş hastasında olduğu gibi arşiv bu kaydın kanıt yükünü değiştirebilir.
Bugünkü araştırmanın da bir sahibi vardır ve Jung hakkında söylenen övgü ya da eleştiri de, Jung'un kendi cümleleri gibi, bir etiket ister.
Sonraki derse köprü
Güneş hastası, skarabe, Jungcu terapi araştırmaları ve kanıt etiketleri bu derse Psikanaliz Akademisi'nden geldi; onları koduyla anıp üstüne çıktık. İki akademi arasındaki bu yol bir harita istiyor: Psikanaliz'deki kırk iki Jung dersinden hangisi bu akademinin hangi modülünde derinleşiyor, hangisi yalnız giriş olarak kalıyor? M01-D04, Psikanaliz Akademisi'nden buraya başlığıyla, o kırk iki dersi M10'dan M13'e ve M27'ye kadar tek tek bu akademinin modüllerine bağlayan haritayı çiziyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.