İçeriğe geç

M01-D01

Kesinti, acil durum, kriz

Bir arızayı, bir acil durumu ve bir krizi etkisi, belirsizliği ve zaman baskısıyla ayırır ve hangisinin kimin masasına gittiğini bilir.

İş Sürekliliği ve Kriz Yönetimi Akademisi — M01, Kesinti, acil durum ve kriz · 2.078 kelime · 6 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme

Dayanak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.11; Standart: iş sürekliliği yönetim sistemi (ISO 22301) · Mevzuat son kontrol: 24 Ekim 2026

Liderlik Akademisi’nde: L6.10-01

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir kesinti bir sürecin durmasıdır; nedeni çoğu zaman bellidir ve yazılı bir yolu vardır. Bir acil durum can, sağlık ya da mal güvenliğini hemen tehdit eder ve dakikalarla ölçülür. Bir kriz şirketin varlığını, itibarını ya da paydaşlarının güvenini tehdit eder, belirsizdir ve üst yönetimin karar vermesini gerektirir. Dört soru bu üçünü ayırır: kim etkileniyor, ne kadar belirsiz, ne kadar zaman var, önceden yazılmış bir yol var mı. Bir olay birinden ötekine geçebilir; sınıflandırma olay boyunca yenilenir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenden acil durumları önceden belirlemesini, plan hazırlamasını ve tatbikat yaptırmasını ister; can güvenliği her zaman süreklilikten önce gelir. Türk Ticaret Kanunu şirketin devamını tehdit eden riskleri bir yönetim kurulu konusu yapar.

Açılış sahnesi

Manisa, Organize Sanayi Bölgesi, pazartesi sabahı, saat sekiz buçuk. Karayel Gıda'nın fabrikasında haftalık yönetim toplantısı. Fabrika müdürü Levent Bey geçen haftayı tek cümleyle özetliyor: «Zor bir haftaydı ama atlattık.» Grubun risk ve iş sürekliliği müdürü Aysel Hanım, İzmir'den bağlandığı ekranda notlarını okuyor. Salı günü iki numaralı hattın dolum makinesi on bir saat durmuş. Perşembe gecesi kazan dairesinde bir kablo tutuşmuş, gece vardiyası binayı boşaltmış, itfaiye gelmeden yangın söndürülmüş. Cuma öğleden sonra bir müşteri, bir kap tatlının içinden plastik parçası çıktığını yazan bir mesajı fotoğrafla birlikte grubun sosyal medya hesabına göndermiş; mesaj hafta sonu iki bin kez paylaşılmış.

Aysel Hanım soruyor: «Bu üçünü aynı cümleyle mi anlatacağız? Biri bir arıza, biri bir acil durum, biri belki bir kriz. Hangisinde kim karar verdi, kim aradı, kim konuştu?» Masada kısa bir sessizlik oluyor. Bu ders bu üç kavramı birbirinden ayırıyor ve ayrımın neden ilk saatteki kararları değiştirdiğini anlatıyor.

Bu derste ne olacak

Gündelik dilde her kötü olaya «kriz» denir. Bu, kelimeyi boşaltır ve daha kötüsü, olayı yanlış masaya gönderir: bir arıza için yönetim kurulunu, bir kriz için yalnız bakım ekibini aramak. Önce İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun acil durumlar için işverenden ne istediğini ve Türk Ticaret Kanunu'nun şirketin devamını tehdit eden riskler için yönetim kuruluna ne yüklediğini okuyacağız. Sonra kesinti, acil durum ve kriz arasındaki farkı dört soruyla kuracağız: kim etkileniyor, ne kadar belirsiz, ne kadar zaman var ve önceden yazılmış bir yol var mı. Ardından bir olayın birinden ötekine nasıl dönüşebildiğini sahadan örneklerle göreceğiz. En sonda Levent Bey'in «atlattık» dediği haftaya döneceğiz.

Kural ne diyor

Acil durumlarla ilgili temel kural İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'ndadır.

Önemli kelime «önceden». Kanun acil durumu olduktan sonra yönetmeyi değil, olmadan önce belirlemeyi ve planlamayı istiyor. Aynı maddenin devamı, işverenin bu iş için eğitimli yeterli sayıda kişi görevlendirmesini, eğitim ve tatbikat yaptırmasını ve işyeri dışındaki kurtarma ve yangınla mücadele kuruluşlarıyla irtibatı kurmasını ister. Bir sonraki madde ise tahliyeyi düzenler: ciddi, yakın ve önlenemeyen bir tehlikede çalışanların işi bırakıp güvenli bir yere gidebilmesi için işveren önceden düzenleme yapar.

Kesinti ve kriz için ise kanunda tek bir madde yoktur; ama şirketin devamını tehdit eden riskler için yönetim kuruluna bir görev yüklenir.

Bu maddenin önemli sözü «devamını tehlikeye düşüren sebepler». Kanun, borsada işlem gören şirketlerde yönetim kurulundan bu sebepleri erken teşhis eden bir sistem kurmasını açıkça ister; öteki şirketlerde bu sistem denetçinin yazılı bildirimiyle zorunlu hâle gelir. Bir krizin kanundaki karşılığı, en yalın hâliyle, şirketin devamını tehlikeye düşüren bir sebeptir.

Sahada

Üç kavram

Bu üç kavramı ayırmanın en hızlı yolu dört soru sormaktır. Kim etkileniyor? Bir hat, bir bina, yoksa müşteriler, kamu, düzenleyici? Ne kadar belirsiz? Neden biliniyor mu, sonuç tahmin edilebiliyor mu? Ne kadar zaman var? Dakikalar mı, saatler mi, günler mi? Önceden yazılmış bir yol var mı? Bakım talimatı, tahliye planı, yoksa hiçbir şey?

Bir olay birinden ötekine geçebilir

Üç kavram üç ayrı kutu değildir; bir olay saatler içinde birinden ötekine geçebilir. Bu yüzden ilk sınıflandırma bir etiket değil, sürekli yenilenen bir değerlendirmedir.

Yaygın yanlış«Her kötü olay bir krizdir.»
Doğrusu

Bir arıza, bir gecikme ya da bir şikâyet çoğu zaman kendi yazılı yolu olan bir kesintidir. Her olaya kriz demek, kriz ekibini gereksiz yere yorar ve gerçek bir kriz geldiğinde uyarının ciddiyetini azaltır.

Yaygın yanlış«Acil durumda önce üretimi güvenceye alırız, sonra tahliye ederiz.»
Doğrusu

Kanun ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikede çalışanların işi bırakıp güvenli bir yere gidebilmesini ister. Süreklilik can güvenliğinden sonra gelir; hiçbir süreklilik planı tahliyeyi geciktiremez.

Yaygın yanlış«Kriz üst yönetimin işidir; çalışan yalnız işine bakar.»
Doğrusu

Krizlerin çoğu sahada, bir çalışanın fark ettiği küçük bir işaretle başlar: bir koku, bir şikâyet, bir tekrar eden hata. İlk işareti gören kişinin onu doğru yere iletmesi, kriz ekibinin kaç saat kazanacağını belirler.

Yaygın yanlış«Olay bir kez sınıflandırıldıysa öyle kalır.»
Doğrusu

Bir kesinti uzadığında, yayıldığında ya da kamuya taşındığında krize dönüşebilir; bir acil durum yönetilirken arkasından bir kriz başlayabilir. Sınıflandırma ilk saatte yapılır ama olay boyunca yenilenir.

Levent Bey'in haftası

Aysel Hanım üç olayı dört soruyla yeniden okuyor. Dolum makinesi bir kesinti: etki bir hatla sınırlıydı, neden belliydi, bakım talimatı vardı; asıl soru on bir saatin neden bu kadar uzun sürdüğü. Kazan dairesindeki yangın bir acil durum: gece vardiyası binayı boşalttı ve kimse yaralanmadı; ama tahliye sayımının kırk dakika sürdüğü ve bir çalışanın toplanma yerine hiç gelmediği, sonradan evden arandığı ortaya çıkıyor. Plastik parçası iddiası ise henüz bir kriz değil ama krize dönüşmeye en yakın olanı: neden bilinmiyor, müşteriler ve belki gıda denetimi işin içinde ve hafta sonu boyunca kimse açıklama yapmamış. Levent Bey «atlattık» derken haklı: üretim devam etti. Ama Aysel Hanım'ın sorusu başka: üçünden hangisinde kimin aranacağı önceden belliydi? Toplantı bu soruyla bitiyor ve Aysel Hanım her olay türü için ilk aranacak kişiyi gösteren tek sayfalık bir liste istiyor.

Gri alan

Kesinti, acil durum ve kriz arasındaki sınır her zaman net değildir ve kurumlar bu sınırı farklı çizer. Bazı şirketler krizi yalnız itibar ve paydaş güveniyle tanımlar, bazıları finansal eşiklere bağlar, bazıları ise bir olayın kriz sayılması için üst yönetimin «ilan etmesini» şart koşar. Hangi tanımın daha iyi olduğu tartışmalı; ama tanımın önceden yazılmış olmaması, ilk saatte bir olayın kimin sorumluluğunda olduğu konusunda belirsizlik yaratabilir. Bir başka belirsizlik, yavaş gelişen olaylarda ortaya çıkar: kilit bir çalışanın ayrılması, bir tedarikçinin mali sıkıntısı, giderek artan müşteri şikâyetleri. Bunlar bir alarm çaldırmaz ve hangi noktada «kesinti»den «kriz»e geçtikleri çoğu zaman ancak geriye bakıldığında görülür. Son olarak, aşırı sınıflandırmanın da bir maliyeti olabilir: her olayda kriz ekibini toplamak ekibi yorar ve gerçek bir krizde dikkatin dağılmasına yol açabilir. Bu belirsizlik altında ilk saatin iyi bir alışkanlığı şu olabilir: olayı bir kategoriye koymakta acele etmeden, «bu olay büyürse kimi ilgilendirir» sorusunu sorup o kişiyi erkenden haberdar etmek.

Senin işinde

Kendi işinde son bir yılda yaşanan üç olayı düşün: biri bir sistem ya da makine durması, biri bir güvenlik olayı, biri bir müşteri ya da kamu tepkisi olabilir. Her biri için dört soruyu sor: kim etkilendi, ne kadar belirsizdi, ne kadar zaman vardı, önceden yazılmış bir yol var mıydı? Bu soruların cevabı, bir sonraki benzer olayda kimi araman gerektiğini söyler. Çalıştığın binanın tahliye yolunu ve toplanma yerini biliyor musun; vardiyanda acil durum ekibinde kimin olduğunu biliyor musun? Bilmiyorsan, bunu bugün öğrenmek bir acil durumda kaybedeceğin dakikaları kazandırır. Bir kesinti sırasında olayın büyüdüğünü, müşterilere ya da kamuya yayıldığını fark edersen, bunu kendi yöneticinden daha üst bir kişiye iletmekte tereddüt etme; krize dönüşen olayların çoğunda ilk işareti gören kişi vardır ve o kişi çoğu zaman sessiz kalmıştır. Bir birimi yönetiyorsan, ekibinin bir kesintiyi ne zaman sana, sen de ne zaman bir üst kademeye ileteceğini önceden konuşun.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir kesinti bir sürecin durmasıdır; nedeni çoğu zaman bellidir ve yazılı bir yolu vardır. Bir acil durum can, sağlık ya da mal güvenliğini hemen tehdit eder ve dakikalarla ölçülür. Bir kriz şirketin varlığını, itibarını ya da paydaşlarının güvenini tehdit eder, belirsizdir ve üst yönetimin karar vermesini gerektirir. Dört soru bu üçünü ayırır: kim etkileniyor, ne kadar belirsiz, ne kadar zaman var, önceden yazılmış bir yol var mı. Bir olay birinden ötekine geçebilir; sınıflandırma olay boyunca yenilenir. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu işverenden acil durumları önceden belirlemesini, plan hazırlamasını ve tatbikat yaptırmasını ister; can güvenliği her zaman süreklilikten önce gelir. Türk Ticaret Kanunu şirketin devamını tehdit eden riskleri bir yönetim kurulu konusu yapar.

Sonraki derse köprü

Dolum makinesinin on bir saatlik duruşu yalnız bir hattı durdurmadı: o hattan beslenen depo, depodan beslenen soğuk zincir araçları ve araçların taşıdığı siparişlerin müşterileri de etkilendi. Tek bir noktadaki kesintinin bağımlı süreçler, tedarikçiler ve müşteriler üzerinden nasıl büyüdüğünü M01-D02 izliyor.

Kendini sına

Soru 1 · Kavram

Bir olayın kesinti mi, acil durum mu, kriz mi olduğunu ayırmak için bu derste önerilen dört soru hangisidir?

  • A) Kim suçlu, ne kadar zarar, kim öder, ne zaman biter?
  • B) Kim etkileniyor, ne kadar belirsiz, ne kadar zaman var, önceden yazılmış bir yol var mı?
  • C) Hangi birim, hangi bina, hangi vardiya, hangi müşteri?
  • D) Medyada çıktı mı, borsa etkilendi mi, dava açıldı mı, ceza geldi mi?

Cevap: B. Etki alanı, belirsizlik, zaman baskısı ve önceden yazılmış bir yolun varlığı, bir olayın hangi kategoriye girdiğini ve ilk saatte kimin masasına gideceğini belirler.

Soru 2 · Senaryo

Bir alışveriş merkezinde yemek katında duman yükseliyor ve yangın alarmı çalıyor. Bir mağaza çalışanı için en doğru tutum hangisidir?

  • A) Önce kasayı kapatıp günlük raporu almak, sonra çıkmak.
  • B) Alarmın gerçek olup olmadığını anlamak için yemek katına çıkmak.
  • C) Tahliye talimatına uymak ve müşterileri en yakın çıkışa yönlendirmek.
  • D) Müşterilere mağazada beklemelerini söylemek.

Cevap: C. Bu bir acil durumdur ve can güvenliği her şeyden önce gelir. Kanun işverenden ciddi ve yakın tehlikede çalışanların güvenli bir yere gidebilmesi için önceden düzenleme yapmasını ister; tahliyeyi geciktiren her davranış riski büyütür.

Soru 3 · Tuzak

Bir kargo firmasının sistemi sabah çöküyor ve ilk iki saat bilgi teknolojileri ekibi sorunu çözmeye çalışıyor. Öğleden sonra sistem hâlâ kapalı, şubelerde uzun kuyruklar var ve sosyal medyada firma gündemde. Hangisi doğrudur?

  • A) Olay sabah kesinti olarak sınıflandırıldığı için öyle kalır.
  • B) Bu bir acil durumdur; tahliye gerekir.
  • C) Sorun tamamen teknik olduğu için üst yönetimi ilgilendirmez.
  • D) Olay müşterileri ve itibarı tehdit eden bir krize dönüşmüştür; sınıflandırma yenilenmelidir.

Cevap: D. Bir kesinti uzadığında ve kamuya yayıldığında krize dönüşebilir. Sınıflandırma ilk saatte yapılır ama olay boyunca yenilenir; artık üst yönetimin karar vermesi ve iletişim kurması gerekir.

Soru 4 · Uygulama

Türk Ticaret Kanunu'nun 378. maddesi hakkında hangisi doğrudur?

  • A) Borsada işlem gören şirketlerde yönetim kurulu, şirketin devamını tehlikeye düşüren sebepleri erken teşhis edecek bir komite kurmakla yükümlüdür.
  • B) Madde her şirkete acil durum planı hazırlamayı zorunlu kılar.
  • C) Madde kriz iletişiminin nasıl yapılacağını düzenler.
  • D) Madde yalnız kamu kurumlarına uygulanır.

Cevap: A. Madde borsada işlem gören şirketlerde yönetim kuruluna riskin erken saptanması için uzman bir komite kurma ve sistemi çalıştırma yükümlülüğü yükler; diğer şirketlerde komite denetçinin yazılı bildirimiyle kurulur. Acil durum planı ise İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun konusudur.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?