0.2 · Seviye 0 · Hayvandan ders alınır mı?
Karakter mi strateji mi?
Aslan (avı kim yapar)
Kanıt: Uzun gözlem
Hayvanlardan Dersler Akademisi — Seviye 0, Hayvandan ders alınır mı? · 1.308 kelime · 4 kaynak · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir. «Gelenek ve perde» bölümündeki alıntılar kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir.
Hayvan
Türkçede yiğit birine «aslan gibi» deriz, cesur bir kalbe «aslan yürekli». Aslan, kendini korumayı bilmeyen bir gözü pekliğin, yalnız başına yürüyen bir gücün simgesidir. Bu dersin sorusu basit: o simgedeki aslan, Afrika'da yaşayan aslan mı?
Güney Afrika'daki Kruger Ulusal Parkı'nda Paul Funston, M. G. L. Mills ve Harry Biggs aslanları uzun süre, kesintisiz izleyerek av girişimlerini tek tek kaydetti. Her girişimde kim avlanıyordu, kaç aslan katılıyordu, hangi av hedefleniyordu, rüzgâr nereden esiyordu, ay ne kadar parlaktı, otlar ne kadar uzundu? Sorulan soru, aslanın ne kadar «cesur» olduğu değil, bir avın hangi koşullarda başarıya ulaştığıydı.
Sonuç iki yerleşik bilgiyi birden sarstı. Birincisi masaldaki tek başına kükreyen erkek aslan: ava kaç yetişkinin katıldığı başarıyı etkileyen değişkenlerden biri, yani av bir grup meselesi. İkincisi masalın yaygın düzeltmesi olan «avı hep dişiler yapar» cümlesi: Kruger'de erkek aslanlar da avlanıyor ve yazarlar erkeklerin av yeteneğinin önceki çalışmalarda küçümsendiğini söylüyor. Aslanın cinsiyeti genel başarı oranını değiştirmiyor. Değişen, kimin neyi avladığı: dişiler gruplar hâlinde çoğunlukla zebra ve antilop gibi orta boy otçullara yöneliyor, erkekler çoğunlukla mandaya.
Neden böyle
Başarıyı belirleyen değişkenlerin listesi aslan hakkında çok şey söylüyor. En güçlü etken hangi avın hedeflendiği. Ardından avlanmanın biçimi, rüzgârın yönü, avlanan yetişkin sayısı, av sürüsünün büyüklüğü, ayın parlaklığı ve otun boyu geliyor. Bu listede «cesaret» yok. Aynı aslan grubu, aynı zebra sürüsüne başka bir yönden, daha aydınlık bir gecede ya da daha kısa otların arasında yaklaştığında başka bir sonuç alıyor. Başarıyı aslanın bir niteliği değil, bir koşullar bileşimi belirliyor.
Peki aslanlar neden grup hâlinde yaşıyor? İlk akla gelen cevap birlikte avlamanın daha verimli olması. Craig Packer, David Scheel ve Anne Pusey dişi aslanların avlanmasını uzun süre gözleyerek ve radyo tasmalı dişilerin kimlerle dolaştığını kaydederek bu cevabı sınadı. Av kıt olduğunda en verimli grup büyüklüklerinin iki uçta durduğunu buldular: tek bir dişi ya da beş altı dişi. Ama küçük sürülerdeki dişiler verimliliklerini düşürme pahasına mümkün olan en büyük grubu oluşturuyordu. Neden?
Cevap besinde değil, başka iki işte çıktı. Anneler yavrularını ortak bir yuvada tutup kalıcı gruplar kuruyor ve bu gruplar yavruları, onlara saldıran erkeklere karşı korumada etkili. Dişiler ayrıca komşu sürülerle saldırgan biçimde rekabet ediyor ve sınır çatışmalarında büyük grup küçüğü geri püskürtüyor. Yazarların vardığı sonuç makalenin başlığında: aslanların grup kurmasını açıklamaya besin yetmiyor.
Ders
İzmit'te bir fabrikanın insan kaynakları biriminde çalışan Murat Bey, yıl sonu değerlendirme formlarını dolduruyor. Formda her çalışan için «girişken», «çekingen», «cesur», «temkinli» gibi kutucuklar var. Bir mühendisi «çekingen» diye işaretleyecekken duruyor: aynı mühendis kendi bölümünün toplantısında sert itirazlar yapıyor, genel müdürün katıldığı toplantıda ise hiç konuşmuyor. Hangisi onun karakteri?
Aslan araştırmaları bu soruya doğrudan cevap vermez ama soruyu kurmanın başka bir yolunu gösterir. Bir davranışa karakter adı vermek, o davranışı onu çevreleyen koşullardan koparır. Aslanın avını anlamak için rüzgâra, ota, aya, avın türüne ve gruba bakmak gerekiyordu; «cesaret» bu değişkenlerin hiçbirini açıklamıyordu, sadece hepsini tek bir kelimenin arkasına saklıyordu.
İnsanın aslandan farklı olarak bir iç dünyası, değerleri ve kendi seçimleri var; bu yüzden insan için karakter kelimesi anlamsız değil. Ama bu kelimeyi kullanmadan önce sorulabilecek bir soru var: bu kişi bu davranışı hangi koşullarda gösteriyor, hangi koşullarda göstermiyor? Ve senin «o böyle biri» dediğin kişinin davranışında koşulların payı ne kadar?
Öte yandan
Çita aslanla aynı ovaları paylaşan, ama aynı soruya bambaşka bir cevap veren bir kedidir. Aslanın masaldaki karşılığı cesaretse, çitanınki hızdır; ama av üzerinde hak iddiasına gelince çita çoğu zaman geri çekilir. Daha büyük yırtıcılar, aslanlar ve sırtlanlar, onun avını alabilir ve araştırmacılar çitayı bu rekabete karşı savunmasız türler arasında sayar. Masal diliyle bu bir korkaklık olurdu.
Scantlebury ve arkadaşları bu geri çekilmenin bedelini ölçtü. Çitaların günlük enerji harcamasını kaydettiler ve avın dörtte birinin çalınmasının, çitanın günde yaklaşık bir saat fazla avlanmasıyla karşılanabildiğini, bunun da günlük harcamayı yalnızca yüzde on iki kadar artırdığını hesapladılar. Çalışma bir dövüşün bedelini ölçmedi; ama avı bırakıp yeniden avlanmanın ucuz olduğunu gösterdi. Kendisinden çok daha ağır bir yırtıcıyla dövüşmenin yaralanma riski düşünüldüğünde, korkaklık sanılan şeyin çita için düşük maliyetli bir yol olduğu çıkarılabilir.
Çitanın toplumsal hayatı da tek bir karaktere sığmıyor. Erkek çitaların bir kısmı yalnız yaşar, bir kısmı başka erkeklerle koalisyon kurar. Sarah Durant'ın Serengeti'de yirmi yıllık veriye dayanan çalışmasına göre koalisyondaki erkekler, ortamda başka koalisyonlar çokken yalnız erkeklerden daha iyi hayatta kalıyor, ama başka koalisyonlar azken daha kötü. Yani aynı türde, aynı cinsiyette, birlikte yaşamanın yararı bile koşula göre değişiyor.
Benzetmenin sınırı
«Karakter yerine strateji» bu akademinin tezi ama bu kelimenin de bir tuzağı var. Gündelik dilde strateji bir plan demek: düşünülmüş, seçilmiş, uygulanan bir yol. Çita kavgadan çekilirken bir hesap yapmıyor, aslan dişileri büyük grup kurarken bir toplantı yapmıyor. Biyologlar «strateji» derken, kuşaklar boyunca seçilmiş bir davranış eğilimini kastediyor. Bu dersi okuyan biri «karakter» kelimesini atıp yerine niyet yüklü bir «strateji» koyarsa, aynı hatayı başka bir kelimeyle yapmış olur.
Bu, hayvanların bireysel farkları olmadığı anlamına da gelmiyor. Bazı aslanlar avda başka aslanlardan daha atak olabilir, bazı çitalar başkalarından daha çekingen. Hayvan davranışı araştırmaları bireyler arasındaki tutarlı farkları da ölçüyor ve akademi ileride onlara ayrıca bakacak. Bu dersin iddiası daha dar: bir türe bir karakter takıp onu insana örnek göstermek, o türün gerçekte ne yaptığını görmemizi engelliyor.
Son olarak, insana dönerken yön önemli. Murat Bey'in mühendisi bir çita değil; davranışının arkasında yalnız koşullar değil, onun kendi tarihi, korkuları ve değerleri de var. Aslandan ve çitadan alınabilecek şey bir ölçüt değil, bir soru: davranışı açıklamaya koşullardan mı başlıyorum, yoksa karakterden mi?
Bu hafta
Çocukla oku
Masallarda aslan çok cesurdur ve tek başına avlanır. Gerçek aslanlar ise çoğu zaman birlikte avlanır ve rüzgârın yönü, otun boyu, gecenin karanlığı avın sonucunu değiştirir. Çita da bazen yakaladığı avı daha büyük hayvanlara bırakır, çünkü kavga etmek yerine yeniden avlanmak onun için daha güvenlidir. Sence kavgadan kaçmak her zaman korkaklık mıdır?
Sonraki derse köprü
Bu derste karakter kelimesini koşullarla değiştirmeyi denedik. Sonraki ders, 0.3, aynı kaymanın en sık görüldüğü yere, evdeki hayvana bakıyor: hayvana insan yüzü takmak, sevdiğimiz bir köpeğin bakışında neyi görmemize, neyi görmememize yol açıyor?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.