4.3 · Seviye 1 · Filmin dili
Bakış
Karakterin baktığı yer, bakış çizgisi, kameraya bakış
Film Okuma Akademisi — Mizansen II — beden ve oyunculuk · 1.811 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bakış çizgisi, bir karakterin gözlerinden baktığı şeye uzanan hayali çizgidir; dikkati yönlendirir, mekânı kurar, ilişkiyi gösterir ve bir iç dünyayı işaret edebilir.
- Klasik sinemada karakterler kameraya bakmaz; seyirci görünmez bir tanık olarak konumlanır.
- Kameraya bakış bu sözleşmeyi bozar ve seyirciyi sahnenin içine çağırır ya da onunla yüzleştirir; etkisi, filmin geri kalanında sözleşmeye ne kadar uyulduğuna bağlıdır.
- 400 Darbe'nin son karesinde Antoine'ın kameraya bakışı, film boyunca bakılan bir çocuğu bakan bir çocuğa dönüştürür; Persona'nın açılışında perdeye uzanan bir çocuk, seyirci ile perde arasındaki sınırı sorgular.
- Bakış bir güç meselesidir; okur bir sahnede kimin baktığını, kimin bakıldığını ve bakılanın kendi bakışına sahip olup olmadığını sorar.
Açılış
Bir çocuk kumsalda duruyor, ayakları suyun içinde. Arkasında deniz, önünde boş bir kıyı. Bir süredir koşuyordu; şimdi durmuş. Dönüyor ve doğrudan bize bakıyor. Kamera ona yaklaşıyor, yüzü büyüyor, sonra görüntü donuyor. Film çocuğun bu bakışıyla, kımıldamayan bir yüzle bitiyor. Seyirci, bir hikâyenin sonunda kendisine bakan bir çocukla baş başa kalıyor.
Bu sahne François Truffaut'nun 1959 tarihli 400 Darbe'sinin son karesidir ve aşağıda filmin bu son anı konuşulacak. Film boyunca karakterler birbirlerine, nesnelere, pencerelerden dışarıya bakar; ama son karede bakış birdenbire perdenin öbür yanına, seyirciye yönelir. Bu ders, karakterlerin nereye baktığını ve bir bakışın bir sahnede ne işe yaradığını soruyor.
Tek fikir
Bir karakterin bakışı, seyircinin dikkatini yönlendirir, karakterler arasındaki ilişkiyi kurar ve bazen doğrudan seyirciye yönelerek filmle seyirci arasındaki sözleşmeyi bozar. Okur bir sahnede kimin kime, neye ve ne zaman baktığını izler.
Kavram
4.1'de bedenlerin hangi yöne döndüğünü yerleşimin bir parçası olarak not etmiştik. Bu derste yönün en ince hâline, gözlerin baktığı yere geçiyoruz.
İnsanlar bir başkasının nereye baktığını kendiliğinden fark eder. Bir odada biri pencereye bakarsa, öbürleri de çoğu zaman pencereye bakar. Sinema bu eğilimi sürekli kullanır: bir karakter bir yöne baktığında, seyirci de o yönde ne olduğunu merak eder ve çoğu zaman bir sonraki plan ona bakılan şeyi gösterir.
Bakış çizgisi birkaç iş görür. Birincisi dikkati yönlendirir: karakterin baktığı yer, seyircinin de bakacağı yerdir. İkincisi mekânı kurar: bir karakter karenin sağına bakıyorsa, seyirci karenin sağ dışında bir şey olduğunu varsayar; 2.4'te çerçeve dışı alanın bakışla kurulduğunu görmüştük. Üçüncüsü ilişkiyi kurar: iki karakter birbirine bakıyorsa aralarında doğrudan bir bağ vardır; bakışlardan yalnız biri karşılık buluyorsa, ilişki bir yana eğilmiştir. Dördüncüsü bir iç dünyayı işaret eder: hiçbir şeye bakmayan, boşluğa ya da uzağa dalan bir bakış, bir düşünceyi, bir anıyı ya da bir kopukluğu düşündürebilir.
İki karakterin bakışlarının iki ayrı planda birbirine bağlanması, kurgunun en temel araçlarından biridir: bir planda bir karakter sağa bakar, bir sonraki planda öbür karakter sola bakar ve seyirci ikisinin birbirine baktığını anlar. Bu düzen kurgu modülünde, eksen ve bakış eşleme başlığıyla, M07'de ayrıca işlenecek. Bu derste bakışın kendisine, bir planın içinde ve bir yüzde ne yaptığına bakıyoruz.
Sinemanın büyük bir kısmında karakterler kameraya bakmaz. Kamera oradadır, ama karakterler onu görmüyormuş gibi davranır; seyirci bir dünyayı görünmeden izler. Bu yazılı olmayan bir sözleşmedir; seyirci onu ancak bozulduğunda hatırlar. Bu sözleşmenin bozulduğu anlar ise bu yüzden çok güçlüdür.
Kameraya bakışın birkaç farklı etkisi olabilir. Bir komedide bir karakter seyirciye göz kırparak onu bir şakaya ortak edebilir. Bir belgeselde ya da bir tanıklık sahnesinde, kameraya bakan biri seyirciye doğrudan seslenir. Bir dramda ise kameraya bakış rahatsız edici olabilir: seyirci birdenbire görülen kişi olur, bir yargının ya da bir sorunun karşısında kalır. Bakışın anlamı, filmin geri kalanında bu sözleşmeye ne kadar uyulduğuna bağlıdır: hiç kameraya bakılmayan bir filmde tek bir bakış, sürekli bakılan bir filmdeki bakıştan çok daha ağırdır.
Bir bakış dört soruyla çözülür. Bu karakter nereye bakıyor: başka bir karaktere mi, bir nesneye mi, boşluğa mı, kameraya mı? Bakışı karşılanıyor mu, yani baktığı kişi de ona bakıyor mu? Film bakılan şeyi bize gösteriyor mu, yoksa onu çerçeve dışında mı bırakıyor? Ve bu bakış sahnede kimin kime ait olduğunu, kimin baktığını, kimin bakıldığını nasıl kuruyor?
Bu son soru, bakışın bir güç meselesi olduğunu hatırlatır. Bir filmde kim bakar, kim bakılır? Kim gözetler, kim gözetlenir? Bazı karakterler hep bakan, bazıları hep bakılan taraf olabilir; bir filmde kadın karakterlerin sık sık erkek karakterlerin ve kameranın bakışının nesnesi olarak gösterildiği eleştirisi, Seviye 6'nın bakış modülünde, M41'de, ayrıntısıyla işlenecek. Burada yalnızca şu soruyu taşıyalım: bu sahnede bakışın sahibi kim ve bakışın yöneldiği kişi kendi bakışına sahip mi?
Filmde
Bu filmin büyük kısmında Antoine kameraya bakmaz; seyirci onu, ailesinin ve öğretmenlerinin ona baktığı gibi dışarıdan, ama yakından izler. Film boyunca o, başkalarının bakışının nesnesidir: öğretmenler onu suçlar, anne babası onu yargılar, kurum onu inceler. Bu yüzden son karedeki bakış, bütün filmin tersine çevrilmesi gibi gelir. İlk kez çocuk bakan taraf olur ve bakışını doğrudan seyirciye yöneltir.
Bu bakışın işlevi birkaç katmanlıdır. Birinci katman bir yüzleşmedir: film boyunca bir çocuğu izleyen seyirci, sonunda o çocuğun kendisine baktığını görür ve bir anda izleyen olmaktan çıkıp görülen olur. İkinci katman bir açık uçtur: görüntü donar ve çocuğun ne yapacağı, nereye gideceği söylenmez. Seviye 2'nin kapanış ve açık uç dersi, 11.5, seyirciye bırakılan böyle işleri ayrıca soracak. Üçüncü katman bir soru sormaktır: çocuğun bakışı seyirciye bir şey soruyor gibidir, ama ne sorduğunu film söylemez.
Bir okuma bu bakışı bir suçlama olarak görür: toplum bu çocuğa baktı, onu yargıladı, şimdi çocuk topluma bakıyor. Aynı bakışta bir çaresizlik, bir yön kaybı gören okuma da aynı ölçüde mümkündür: koşulacak yer bitmiştir, deniz bir sınırdır ve çocuk geri dönüp ne yapacağını bilemez. İki okuma da aynı kareye dayanır; birinde bakış bir hesap sorar, ötekinde bir boşluğu gösterir. Film ikisini birlikte taşır.
Filmin bir başka sahnesi de bakışla ilgilidir. Gözetim kurumunda bir psikolog Antoine'a sorular sorar; psikolog görünmez, yalnızca sesi duyulur ve Antoine sorulara kameraya çok yakın bir yöne bakarak cevap verir. Seyirci, psikoloğun yerinde oturur gibi olur. Bu sahne son karenin bir provası gibi okunabilir: çocuğun sorgulandığı anda seyirci de sorgulayanın yerine geçer.
Bu film Seviye 1'in kamera hareketi modülünde, kumsala koşuyu izleyen uzun kaydırmayla ve Seviye 5'te Fransız Yeni Dalgası dersinde yeniden okunacak.
Başka bir filmde
Kameraya bakışın bir film boyunca bir tedirginlik kurduğu, perdeyle seyirci arasındaki sınırın kendisini soran bir film.
2.2'de bu filmin yakın planlarını ve iki yüzün birleşmesini konuşmuştuk. Bakış açısından filmin açılışı başka bir şey yapar. Kısa ve kopuk görüntülerin ardından bir çocuk görünür. Çocuk bir yatakta uyanır, doğrulur ve önündeki bir yüzeye, belki bir perdeye, belki bir cama doğru elini uzatır. O yüzeyde iki kadının bulanık, büyük yüzleri belirir. Kamera bu sırada çocuğu, onun dokunduğu yüzeyin öbür tarafından, yani seyircinin olduğu yerden gösterir. Çocuk hem perdeye hem bize bakıyor gibidir.
Bu düzenin işlevi, seyirci ile perde arasındaki sınırı görünür kılmaktır. 400 Darbe'de sınır yalnızca son karede bozulur; Persona'da ise film daha ilk dakikalarından, seyircinin baktığı perdenin de bir şeye bakabileceğini düşündürür. Bir okuma bu açılışı, sinemanın kendi bakışını sorgulaması olarak görür: biz filme bakarken film de bize bakıyor olabilir. Filmin geri kalanında iki kadının birbirine bakışı, birbirini gözlemlemesi ve birbirine dönüşmesi, bu açılışın açtığı soru içinde okunabilir.
İki film birlikte, kameraya yönelen bakışın iki ayrı kullanımını gösterir. 400 Darbe'de tek bir bakış, bütün bir filmin sonunda gelir ve bir yüzleşme kurar. Persona'da bakış en başta, bir çocuğun perdeye uzanan eliyle gelir ve bütün filme bir tedirginlik yayar.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışBakışı yalnızca konuşmanın bir parçası saymak.
Seyirci çoğu zaman karakterlerin ne söylediğine bakar ve nereye baktıklarını fark etmez. Oysa bir karakterin konuşurken ötekine bakmaması ya da bir şeye uzun süre dalması, sözün söylemediği bir şeyi gösterebilir.
Yaygın yanlışHer kameraya bakışı aynı anlamda okumak.
Bir komedideki göz kırpma, bir belgeseldeki tanıklık ve bir dramdaki yüzleşme aynı şey değildir. Bakışın etkisi, filmin geri kalanında bu sözleşmeye ne kadar uyulduğuna ve sahnenin içeriğine bağlıdır.
Yaygın yanlışBakılan şeyi gösterilmiş sanmak.
Bir karakter bir şeye baktığında film bazen o şeyi gösterir, bazen göstermez. Bakılan şeyin çerçeve dışında kaldığı anlar, seyircinin merakını ve korkusunu besleyen anlardır; okur bu farkı not eder.
Okuma Defteri
Defter: Bakışların karşılaştığı ya da kaçtığı an, sahnede söylenen sözle uyumlu mu, yoksa onunla çelişiyor mu? Bulduğun anı yaz ve bakışın sözün söylemediği neyi gösterdiğini bir cümleyle dene.
Özet
- Bakış çizgisi, bir karakterin gözlerinden baktığı şeye uzanan hayali çizgidir; dikkati yönlendirir, mekânı kurar, ilişkiyi gösterir ve bir iç dünyayı işaret edebilir.
- Klasik sinemada karakterler kameraya bakmaz; seyirci görünmez bir tanık olarak konumlanır.
- Kameraya bakış bu sözleşmeyi bozar ve seyirciyi sahnenin içine çağırır ya da onunla yüzleştirir; etkisi, filmin geri kalanında sözleşmeye ne kadar uyulduğuna bağlıdır.
- 400 Darbe'nin son karesinde Antoine'ın kameraya bakışı, film boyunca bakılan bir çocuğu bakan bir çocuğa dönüştürür; Persona'nın açılışında perdeye uzanan bir çocuk, seyirci ile perde arasındaki sınırı sorgular.
- Bakış bir güç meselesidir; okur bir sahnede kimin baktığını, kimin bakıldığını ve bakılanın kendi bakışına sahip olup olmadığını sorar.
Kendini sına
- Bakış çizgisi nedir ve bir sahnede hangi işleri görebilir?
- Klasik sinemanın kameraya bakışla ilgili yazısız kuralı nedir?
- 400 Darbe nasıl bir kareyle biter?
- 400 Darbe'deki psikologla görüşme sahnesinde soran kişi nasıl gösterilir?
Yanıtlar
- Bir karakterin gözlerinden baktığı şeye doğru uzanan hayali çizgidir. Dikkati yönlendirebilir, karenin dışındaki mekânı kurabilir, karakterler arasındaki ilişkiyi gösterebilir ve boşluğa dalan bir bakışla bir iç dünyayı işaret edebilir.
- Karakterlerin kameraya bakmaması; kamera oradadır ama karakterler onu görmüyormuş gibi davranır ve seyirci görünmez bir tanık olarak sahneyi izler.
- Antoine'ın kumsalda dönüp doğrudan kameraya baktığı ve görüntünün onun yüzünde donduğu bir kareyle biter.
- Soran kişi görünmez, yalnızca sesi duyulur; Antoine sorulara kameraya yakın bir yöne bakarak cevap verir ve seyirci soranın yerinde oturur gibi olur.
Sonraki derse köprü
Bakış bir yüzün nereye yöneldiğini sordu. Sonraki ders, 4.4, yüzün kendisine dönüyor: yakın planın bir insan yüzünü bir manzaraya nasıl çevirebildiğini, bir yüzün tek başına bir sahneyi nasıl taşıyabildiğini, bu kez yargılanan genç bir kadının yüzü üzerinden.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.