M01-D01
Davranış bir mesajdır, ama tek mesaj değil
Bir davranışın öncesini, kendisini ve sonrasını ayrı ayrı kaydeder ve aynı davranışın farklı günlerde farklı işlev gördüğünü bir örnekte gösterir.
Duygu, Davranış ve Sınır Akademisi — M01, Davranışın arkasında ne var · 1.930 kelime · 6 örnek durum · 2 kanıt kartı · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Dayanak: Araştırma bulgusu: Iwata ve arkadaşları (1994), kendine zarar verme davranışının işlevleri, Journal of Applied Behavior Analysis 27(2); Thompson ve Iwata (2007), betimleyici ve işlevsel çözümleme sonuçlarının karşılaştırması, Journal of Applied Behavior Analysis 40(2) · Mevzuat son kontrol: 30 Ekim 2026
Ebeveynlik ve Çocuk Gelişimi Akademisi’nde: 8.4
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir davranışın biçimi işlevini söylemez. Kayıt üç ayrı sütunla tutulur: öncesi, gözle görülen davranış ve hemen ardından gelen. Aynı davranış farklı günlerde bir yemekten kaçmak, bir yetişkine ulaşmak ya da yorgunluğun taşması olabilir. Kayıtta en sık görünen sonuç, çoğu zaman ilgi, davranışı sürdüren sonuç olmayabilir; kayıt bir tahmin üretir, tek bir şeyi değiştirip izlemek o tahmini sınar. İşlevi bilmek sınırı kaldırmaz, sınırın nasıl konacağını değiştirir.
Açılış sahnesi
Salı akşamı, Gaziantep. Hamdanların mutfağında sofra yerde kurulmuş, mercimek çorbası tencerede buğulanıyor. Mustafa atölyeden yeni gelmiş, elleri hâlâ deri kokuyor. Beş yaşındaki Musa önüne konan kâseyi iki eliyle itiyor, çorba minderin kenarına taşıyor. «İstemiyorum!» diye bağırıyor, sonra sırtını dönüp yere uzanıyor.
Mustafa'nın ağzından yarım bir cümle çıkıyor: «Yemeyeceksen kalk o zaman.» Meryem kocasının koluna dokunuyor. Dernekte tuttuğu çeviri notlarının arka yüzüne geçen hafta üç sütun çizmişti, kalem hâlâ cebinde. Mustafa ona bakıyor: kâseyi mi kaldıracak, yoksa oğlunun yanına mı oturacak?
Bu derste ne olacak
Ebeveynlik Akademisi'nin 8.4 dersi sekiz zor davranışı tek bir şemayla okudu ve kayda başlamayı önerdi: önce ne oldu, davranış neydi, ardından ne geldi. Bu ders o kaydın içine giriyor. Önce kaydın üç sütununu ayrı ayrı nasıl dolduracağını göreceğiz, çünkü sütunlar birbirine karıştığında kayıt bir şikâyet listesine döner. Sonra dersin asıl sorusuna geleceğiz: aynı davranış farklı günlerde farklı bir iş görebilir mi? Davranış çözümlemesi araştırmasından iki bulgu bunu tartışacak. Biri aynı davranışın farklı kişilerde ne kadar farklı nedenlerle sürdüğünü sayıyor. Öteki, gözlemde en sık görülen sonucun davranışı gerçekten sürdüren sonuç olmayabileceğini gösteriyor. Örnekler Gaziantep'ten, Konya'dan, Ankara'dan, Bursa'dan ve İzmir'den gelecek.
Kanıt ne diyor
Davranış çözümlemesi (behavior analysis) alanında en çok anılan veri setlerinden biri, aynı biçimdeki bir davranışın kimde neye hizmet ettiğini toplu olarak saydı.
Sayıların dökümü şunu söylüyor: aynı biçimdeki davranışın arkasında tek bir neden aranırsa vakaların çoğunda yanlış nedene ulaşılır. Sekiz vakada ise davranış aynı kişide birden çok sonuçla sürüyordu. Musa'nın kâseyi itmesi de aynı biçimde tekrarlanabilir, ama her seferinde aynı işi görmesi gerekmez.
İkinci çalışma kaydın kendisine baktı.
Bu ikinci bulgu evdeki kayıt için önemli bir uyarı taşıyor. Bir çocuk bağırdığında bir yetişkin neredeyse her zaman ona döner. Dolayısıyla «sonra» sütununa en sık yazacağın şey ilgi olacak; bu, ilginin davranışı sürdürdüğünü göstermez. Kayıt bir tahmin üretir, tahmini sınamak ayrı bir iştir.
Evde ve okulda
Üç sütunu ayırmak
İlk kayıtlar çoğu zaman tek sütunda toplanır. «Yine huysuzlandı, her zamanki gibi» cümlesi önceyi, davranışı ve sonrayı aynı yargıya sıkıştırır. Davranış sütununa gözle görüleni yaz: kaç saniye sürdüğünü, hangi sözcüğün söylendiğini, bedenin ne yaptığını. Öncesi davranıştan hemen önceki bir iki dakikadır, sonrası hemen ardından gelen bir iki dakika.
Bu iki örnekte de kayıt, davranış sütunundan çok öncesi ve sonrası sütunlarında işe yaradı. Davranış çoğu zaman benzer görünür; değişen, etrafındadır.
Aynı davranış, farklı günler
Bir hafta tutulan kayıt bazen tek bir cevap vermez, birden çok cevap verir. Bu bir başarısızlık değil, dersin başlığındaki ayrımın kendisi.
Selma'nın kaydı bir işleve ad koymakla kalmadı, o işleve hizmet eden daha kolay bir yol da önerdi. İşlevi bilmek davranışı onaylamak demek değil; çocuğun ulaşmaya çalıştığı şeye başka bir kapıdan ulaşmasını sağlamak demek.
Kaydın göstermediği
Elanur'un kaydı Thompson ve Iwata'nın uyarısını küçük ölçekte tekrarlıyor. Tuğçe'nin kızına gitmesi her seferinde oradaydı, çünkü bir anne kapı çarpınca odaya gider. Bu sonucu kayıttan silmek gerekmez; yalnız ona fazla anlam yüklememek gerekir.
Yaygın yanlış«Bunu dikkat çekmek için yapıyor.»
Bu, kayda en sık giren açıklamadır, çünkü ilgi hemen her davranışın ardından gelir. Thompson ve Iwata'nın çalışmasında sekiz kişide en sık sonuç ilgiydi, ilgi bunların yalnız ikisinde davranışı sürdürüyordu. Ayrıca ilgi istemek kendi başına bir kusur değil, bir ihtiyaçtır; soru, çocuğun ilgiye hangi yoldan ulaştığıdır.
Yaygın yanlış«Nedenini anlamak, davranışı mazur görmek demektir.»
Musa'nın yemekten kaçmak istediğini görmek, kâseyi itmenin sorun olmadığı anlamına gelmez. İşlevi bilmek sınırın nereye konacağını değiştirmez, nasıl konacağını değiştirir: kâse yine sofrada kalabilir, ama Musa'ya «bunu istemiyorum» demenin itmeden daha işe yarar bir yolu öğretilebilir.
Yaygın yanlış«Bir kez nedenini bulduysam, davranış hep o yüzden.»
Musa'nın haftası aynı davranışın üç ayrı sonuçla sürdüğünü gösterdi; Iwata ve arkadaşlarının veri setinde de bazı vakalarda davranış birden çok etkene bağlıydı. Bir aylık bir kayıt eski bir tahmini kolayca bozabilir.
Gri alan
Bu dersin dayandığı araştırma, ev ortamından değil kurumlardan ve tipik gelişen çocuklardan değil, gelişimsel yetersizliği olan çocuk ve yetişkinlerden geliyor. Öncül-davranış-sonuç kaydının kendisi bu alanda sınandı. Tipik gelişen bir beş yaşındakinin ev kaydının ne kadar güvenilir bir tahmin ürettiği, eldeki kanıtla net değil. Kaydı tutanın kendisi de ayrı bir soru işareti: ebeveyn hem gözlemci hem de sonuç sütununun kendisidir. Mustafa'nın telefonu kapatıp oğluna dönmesi kaydı tutanın davranışıdır ve insan kendi tepkisini dürüstçe yazmakta zorlanır. İki yetişkinin aynı olayı farklı yazması da sık görülür; hangisinin doğru olduğu çoğu zaman sonradan da anlaşılamaz. Son olarak, her davranış bir sonuca hizmet etmez: ağrı, hastalık, açlık ve uykusuzluk da davranışı değiştirir ve bunlar «işlev» değil, bedenin o günkü durumudur. Kayıt bu durumlarda bir örüntü gösterebilir, ama yorumu bir çocuk doktoruyla ya da çocuğu tanıyan bir uzmanla birlikte yapmak gerekir.
Senin evinde
Evde enerjini en çok tüketen davranışlardan birini seç ve bir hafta boyunca yalnız onu kaydet. Kâğıt ya da telefon fark etmez; önemli olan üç sütunun ayrı kalması. Davranış sütununa bir yabancının da göreceği şeyi yaz: «yere uzandı», «silgiyi fırlattı», «kapıyı çarptı». «Huysuzlandı», «inat etti» ya da «beni sınadı» sözcükleri tahmindir; onları defterin kenarına not et, sütuna değil. Sonra sütununa kendi tepkini de yaz, en az sevdiğin hâliyle: sesini yükselttiysen, tabağı kaldırdıysan, telefonu kapattıysan. Bu satırlar seni suçlamak için değil; çocuğunun gördüğü sonuç tam olarak orada yazıyor.
Hafta sonunda kaydı aynı davranışın farklı satırlarını karşılaştırarak oku. Önce sütununda tekrar eden bir saat, aynı yetişkin ya da aynı istek var mı? Sonra sütununda çocuğun her seferinde ulaştığı ya da kurtulduğu bir şey var mı? Birden çok cevap çıkıyorsa iki ayrı plan gerekebilir. Evde iki yetişkin varsa aynı davranışı ikiniz de kaydedin; farkınız da bir bilgidir.
Ne zaman uzmana
Kayıt bazen bir ebeveyn planının ötesine geçen bir şey gösterir. Davranış çocuğun kendine ya da başkasına zarar veriyorsa, örneğin başını sert bir yüzeye vuruyorsa ya da kardeşini yaralıyorsa, kaydı alıp aile hekimine ya da çocuk doktoruna götür. Davranış birden başladıysa ve çocuk daha önce yapabildiği bir şeyi, örneğin konuşmayı ya da tuvalet becerisini kaybediyorsa, gecikmeden çocuk doktoruna başvur. Davranış hem evde hem okulda aylardır sürüyor ve ailenin gündelik hayatını belirliyorsa, okulun rehberlik servisiyle konuşmak ve çocuk ve ergen psikiyatrisine yönlendirme istemek doğru bir adımdır. Tuttuğun kayıt bu görüşmelerde en değerli belgedir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir davranışın biçimi işlevini söylemez. Kayıt üç ayrı sütunla tutulur: öncesi, gözle görülen davranış ve hemen ardından gelen. Aynı davranış farklı günlerde bir yemekten kaçmak, bir yetişkine ulaşmak ya da yorgunluğun taşması olabilir. Kayıtta en sık görünen sonuç, çoğu zaman ilgi, davranışı sürdüren sonuç olmayabilir; kayıt bir tahmin üretir, tek bir şeyi değiştirip izlemek o tahmini sınar. İşlevi bilmek sınırı kaldırmaz, sınırın nasıl konacağını değiştirir.
Sonraki derse köprü
Meryem'in defterinde bir hafta sonra başka bir soru beliriyor. Musa'nın sofradaki patlamaları dört akşam sürmüş, her biri birkaç dakika. Bu kadarı beş yaşında bir çocuk için olağan mı, yoksa dikkat edilmesi gereken bir şey mi? Kayıt neyin olduğunu söylüyor, ama ne kadarının fazla olduğunu söylemiyor. Sonraki ders, yaşına göre beklenen bir öfkeyi kaygı veren bir öfkeden ayıran ölçülere bakıyor: davranışın ne sıklıkta geldiği, ne kadar sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve kaç farklı ortamda görüldüğü.
Kendini sına
Soru 1 · Kavram
Bir davranışın «biçimi» ile «işlevi» arasındaki fark nedir?
- A) Biçim davranışın ne kadar sürdüğü, işlev ise kaç kez tekrarlandığıdır.
- B) Biçim davranışın dışarıdan görünen hâli, işlev ise davranışın çocuğa sağladığı sonuçtur.
- C) Biçim çocuğun mizacı, işlev ise ebeveynin tepkisidir.
- D) İkisi aynı şeyi anlatır; yalnız biri teknik terimdir.
Cevap: B. Kâseyi itmek bir biçimdir; o biçimin bir akşam bir yemekten kurtarması, başka bir akşam babayı telefondan koparması onun işlevidir.
Soru 2 · Uygulama
Bir anne kayda «Saat 18.30, mutfak, oğlum her zamanki gibi şımarıklık yaptı, ben de kızdım» yazmış. Bu satırı daha kullanışlı hâle getiren düzeltme hangisidir?
- A) «Şımarıklık» yerine «kötü davranış» yazmak.
- B) Satırı tamamen silip yalnız tekrar sayısını tutmak.
- C) Kızgınlığı yazmayıp yalnız çocuğun ne yaptığını yazmak.
- D) Davranışı gözle görülen biçimiyle yazmak, öncesini ve annenin ardından ne yaptığını ayrı sütunlara koymak.
Cevap: D. «Şımarıklık» bir yargıdır; davranış gözlenebilir sözcüklerle, öncesi ve sonrası ayrı sütunlarda yazılınca hafta sonunda karşılaştırılabilir hâle gelir.
Soru 3 · Tuzak
Bir babanın bir haftalık kaydında kızının bağırmasının ardından her seferinde annenin odaya geldiği görülüyor. Hangi çıkarım en temkinli olanıdır?
- A) Kızı bağırarak annesinin ilgisini istiyor; anne bundan sonra odaya hiç gitmezse bağırma kendiliğinden söner ve sorun çözülür.
- B) İlgi bu davranışı sürdürüyor olabilir; ama ilgi çoğu davranışın ardından gelir, bu yüzden tahmin tek bir şey değiştirilerek sınanmalıdır.
- C) Kayıt yanlış tutulmuştur, çünkü sonuç her seferinde aynı olamaz.
- D) Anne odaya gitmeyi bırakmazsa davranış kesinlikle artacaktır.
Cevap: B. Thompson ve Iwata'nın bulgusunda en sık görülen sonuç olan ilgi, çoğu vakada davranışı sürdüren sonuç değildi; kayıt bir tahmin verir, kanıt vermez.
Soru 4 · Senaryo
Dokuz yaşındaki bir çocuk ödev başında defterini yırtıyor. Bir hafta tutulan kayıtta pazartesi ve çarşamba günleri yırtmanın ardından ödev bırakılmış, cuma günü ise ödev bitmiş ama babası yırtma sonrası çocuğun yanına oturup yarım saat konuşmuş. Bu kayıt neyi düşündürür?
- A) Aynı davranış farklı günlerde farklı işlevler görüyor olabilir: bir gün ödevden kurtulmak, bir gün babaya ulaşmak.
- B) Çocuk ödevi sevmiyor; başka bir açıklama aramaya gerek yok.
- C) Kayıt çeliştiği için geçersizdir ve baştan tutulmalıdır.
- D) Babanın yanına oturması yanlıştır ve kesinlikle bırakılmalıdır.
Cevap: A. Farklı günlerde farklı sonuçlar birden çok işlev olabileceğini gösterir; iki ayrı tahmin ayrı ayrı sınanır, biri ötekini geçersiz kılmaz.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.