7.3 · Seviye 3 · Alt Metin
Konuyu değiştirmek
Konu değiştirmenin kaçış, saldırı ya da koruma olarak kullanılmasını ve seyircinin bunu neden fark ettiğini yazar
Diyalog Akademisi · Söylenmeyen · 1.751 kelime · 24 replik · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
- Senaryo Akademisi’nde: 48.3 Alt metin teknikleri
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir akşam yemeğinde bir anne, yetişkin kızına soruyor: «Ali'yle aranız nasıl?» Kızı tabağındaki pilava bakıyor. «Bu pilavı nasıl yapıyorsun, anne? Benimki hep lapa oluyor.» Masadaki herkes bir anlığına susuyor. Anne cevap veriyor: «Pirinci önce kavuracaksın.» Sonra bir şey eklemiyor. Kızın kocası Ali'yle arasının nasıl olduğunu artık masadaki herkes biliyor.
Kız bir kelime bile söylemeden sorunun cevabını verdi. Pilava geçmek, Ali'den kaçmaktı ve bu kaçış o kadar belirgindi ki, «İyi değil» demekten daha çok şey söyledi. Konu değiştirmek gündelik konuşmanın en sık başvurulan hamlelerinden biridir ve diyalog yazarının en kullanışlı araçlarından biri. Çünkü seyirci, konunun nerede değiştiğini neredeyse her zaman fark eder ve neden değiştiğini sorar.
Bu ders konu değiştirmenin üç işlevini ve seyircinin bu hamleyi nereden fark ettiğini ele alıyor.
Tek fikir
Konu değiştirmek, söylenmeyeni en net gösteren hamlelerden biridir. Karakter bir şeyden kaçarken, karşısındakine saldırırken ya da birini korurken konuyu değiştirir; seyirci değişimin yerinden ve zamanından ne saklandığını okur.
Kavram
Konu değiştirme, konuyu kapatmaktan farklıdır. Konuyu kapatan karakter bunu ilan eder: «Bunu konuşmayacağım.» Konu değiştiren karakter ise hiçbir şey ilan etmez; sanki öbür konu hiç açılmamış gibi yeni bir konuya geçer. Bu yüzden konu değiştirme daha sinsi, daha kibar ve çoğu zaman daha anlamlıdır.
Senaryo Akademisi'nde «Alt metin teknikleri» başlıklı birim, konu değiştirmeyi alt metnin araçları arasında sayar; başka bir konu üzerinden konuşmak, soruyu cevaplamamak, ima ve tekrarla birlikte. Bu ders bu tek aracı açıyor: konu ne için değiştirilir ve seyirci bunu nereden anlar?
Konu değiştirmenin üç temel işlevi var.
Kaçış. Karakter bir sorunun cevabından, bir itiraftan, bir yüzleşmeden kaçar. Pilava geçen kız bunu yapıyor. Kaçışın işareti, yeni konunun hemen her zaman güvenli ve sıradan olmasıdır: yemek, hava, iş, bir eşya. Karakter, eski konuyla hiçbir bağı olmayan bir yere sığınır.
Saldırı. Karakter konuyu karşısındakinin zayıf olduğu bir yere taşır. Kendisine bir hesap sorulduğunda, karşıdakinin bir eski hatasını açar. «Benim dün nerede olduğumu soruyorsun; sen geçen ay neredeydin?» Saldırı amaçlı konu değiştirme bir karşı hamledir ve statüyü tersine çevirmeye çalışır.
Koruma. Karakter konuyu bir üçüncü kişiyi ya da karşısındakini korumak için değiştirir. Bir masada bir kişinin hassas bir konuya girmekte olduğunu gören biri, sözü başka yere çeker. Ya da karşısındakinin duymaması gereken bir haberi ertelemek için konuyu değiştirir. Koruma amaçlı konu değiştirme genellikle en sevecen olanıdır ve seyircinin karakteri sevmesini sağlar.
Peki seyirci konunun değiştiğini nereden fark eder? Birkaç işaret var.
Kopukluk. Yeni konu, eski konuyla mantıksal olarak bağlantısızdır. Ali sorusundan pilava geçmenin hiçbir doğal yolu yoktur. Kopukluk ne kadar büyükse, kaçış o kadar belirgindir.
Zamanlama. Konu, baskının en yoğun olduğu anda değişir: bir sorunun hemen ardından, bir suçlamanın ortasında, bir ismin anılmasıyla. Rastgele bir anda değişen konu bir şey söylemez; baskı anında değişen konu çok şey söyler.
Aşırılık. Karakter yeni konuya gereğinden fazla ilgi gösterir. Pilavın tarifini sormak, bir an için çok önemli bir şeymiş gibi davranmak. Bu aşırı ilgi, eski konudan kaçmanın gerginliğini taşır.
Geri dönüş. Kaçılan konu bir süre sonra geri gelir. Karşıdaki onu yeniden açar ya da karakter kendi farkında olmadan ona döner. Bu geri dönüş, kaçışın başarısız olduğunu ve konunun hâlâ orada beklediğini gösterir.
Bir yazar için ince nokta şudur: konu değiştirme fark edilmeli ama yazarın değil, karakterin hamlesi olarak fark edilmelidir. Yazar bir sahneyi bitirmek ya da bir bilgiyi saklamak için konuyu değiştirirse, seyirci bunu bir yapı hilesi olarak görür. Karakter bir nedenle konuyu değiştirdiğinde ise seyirci o nedeni arar ve bulur. Bu yüzden her konu değiştirmenin arkasında bir susma nedeni durmalıdır: utanç, korku, nezaket, gurur ya da bir hesap.
En incelikli konu değiştirmeler, yeni konunun eski konuyla gizli bir bağ taşıdığı değiştirmelerdir. Karakter kaçtığı yerin yakınına sığınır. Bir babanın sağlığı sorulduğunda onun bahçesinden söz etmek gibi: bahçe güvenli bir konu, ama bahçeyi kimin sulayacağı sorusu, babanın sağlığına geri götürür.
Sahnede
Kalem Odası. Öğleden sonra. Avukat Tuna Bey bir dilekçe vermeye geliyor. Meral'in elinde, haftalar önce dosyanın arasına koyduğu katlanmış not kâğıdı var: Tuna Bey'in, Yılmaz dosyasının bilirkişisi Hüsnü Bey'le merdivende konuştuğunu ağzından kaçırdığı gün yazdığı not.
İÇ. KALEM ODASI — GÜN. Tuna Bey masanın önünde, elinde bir dilekçe. Meral dilekçeyi almıyor; önündeki not kâğıdını açıyor.
MERAL
Tuna Bey, Hüsnü Bey'le aynı apartmanda oturuyormuşsunuz.
TUNA
Bu dilekçe Karakaya dosyası için, Meral Hanım. Süre bugün doluyor.
MERAL
Merdivende karşılaşıyormuşsunuz.
TUNA
Çay söyleyelim mi? Cemil Efendi'yi görmedim kapıda.
Meral bir şey söylemiyor. Tuna Bey dilekçeyi masaya bırakıyor.
TUNA
Siz de geçen ay Karakaya kararındaki tarihi kimse görmeden düzelttirmişsiniz. Hâkim bey anlattı.
Meral gözlüğünü çıkarıyor.
MERAL
Hüsnü Bey'in ek raporu Yılmaz dosyasında evi düşük değerledi, Tuna Bey. Erol Bey itiraz edecek. İtirazı kim yazacak?
TUNA
Hüsnü Bey yaşlı adam. Kalbinden ameliyat oldu geçen yıl. Merdiveni zor çıkıyor.
Bir sessizlik.
MERAL
Dilekçenizi bırakın. Bugün kayda girer.
Tuna Bey bu sahnede üç kez konu değiştiriyor; üçünün de işlevi farklı.
İlki kaçış: «Bu dilekçe Karakaya dosyası için.» Meral'in sorusunu duymazdan geliyor ve güvenli bir yere, kendi işine sığınıyor. İkincisi de kaçış, ama bu kez çok daha açık: «Çay söyleyelim mi?» Bu repliğin kopukluğu büyük; Hüsnü Bey'den çaya hiçbir yol yok. Ve zamanlaması tam baskı anında. Seyirci Tuna Bey'in bu repliği daha önce de aynı biçimde kullandığını hatırlıyorsa, bunun bir alışkanlık, bir kaçış refleksi olduğunu görüyor.
Üçüncü değiştirme saldırı: Tuna Bey konuyu Meral'in zayıf yerine taşıyor. Karakaya kararındaki tarih hatası. «Kimse görmeden düzelttirmişsiniz.» Bu, «Sen de kuralları esnetiyorsun» demenin bir yolu. Statüyü tersine çevirmeye çalışıyor.
Meral bu saldırıya cevap vermiyor; o da konuyu kendi istediği yere geri çekiyor. Ama Meral'in değiştirmesi bir geri dönüş: Hüsnü Bey'e, rapora, itiraza. Kaçılan konu geri geldi.
Ve son değiştirme, Tuna Bey'in Hüsnü Bey'in kalbinden söz etmesi, en ilginç olanı. Bu bir koruma mı, bir kaçış mı? Belki Tuna Bey yaşlı bir komşuyu korumaya çalışıyor; belki de ona yaslanan bir ilişkiyi saklıyor. Seyirci emin olamıyor, ama bir şeyin korunduğunu görüyor. Meral'in son repliği, konuyu kapatmıyor; yalnızca ertelemiyor. Not kâğıdı hâlâ masada.
İki sürüm
Son Sefer. Çarşamba öğle. Hacer abla, Sevgi'nin bıraktığı börek tepsisini almaya Şükrü'nün kapısını çalıyor. Hacer, Sevgi gitmeden önceki gece mutfaktan gelen sesleri duymuş, ama ne konuşulduğunu bilmiyor. Merak ediyor; Şükrü konuşmak istemiyor.
İlk taslak
HACER
Şükrü abi, Sevgi'yle barıştınız mı? Pazartesi gece sesler geliyordu.
ŞÜKRÜ
Neyse, hava bugün çok güzel, değil mi?
HACER
Güzel.
ŞÜKRÜ
Ben dolmuşa bakmaya gideceğim.
Yeniden yazım
HACER
Şükrü abi, Sevgi iyi gitti mi?
ŞÜKRÜ
İyi gitti. Bavulunu Kerem taşıdı.
HACER
Pazartesi gece mutfakta geç kalmışsınız. Işık yanıyordu.
Şükrü tepsiyi tezgâhtan alıp Hacer'e uzatıyor.
ŞÜKRÜ
Tepsin. Yıkadım.
HACER
Sevgi yıkayacaktı.
ŞÜKRÜ
Sevgi'nin otobüsü erkendi.
Hacer tepsiyi alıyor ama gitmiyor.
ŞÜKRÜ
Senin adamın ilaçları ne oldu, Hacer? Eczane getirdi mi?
HACER
Getirdi.
ŞÜKRÜ
Akşamları ölçüyor mu tansiyonunu?
HACER
Ölçüyor.
ŞÜKRÜ
Ben de ölçüyorum artık. Her sabah.
Hacer bir an Şükrü'ye bakıyor. Sonra gülümsüyor.
HACER
Afiyet olsun abi. Böreğin.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Konu değiştirme, sessizce yapılan ve neyin konuşulmadığını gösteren bir hamledir; konuyu kapatmaktan farklıdır.
- Üç işlevi var: kaçış, saldırı ve koruma.
- Seyirci konunun değiştiğini kopukluktan, zamanlamadan, aşırılıktan ve kaçılan konunun geri dönüşünden fark eder.
- Konu değiştirme yazarın değil, karakterin hamlesi olarak okunmalıdır.
- En incelikli değiştirmeler, yeni konunun eski konuyla gizli bir bağ taşıdığı değiştirmelerdir.
İlk taslakta Şükrü konuyu değiştiriyor ama bu bir karakter hamlesinden çok bir yazar hilesi gibi okunuyor. «Neyse, hava bugün çok güzel» kopuk ve sakar; bir kaçış olduğunu herkes görüyor, ama yeni konu hiçbir şey taşımıyor. Seyirci Şükrü'nün kaçtığını anlıyor, ama neyden kaçtığını ve bu kaçışın ne anlama geldiğini öğrenmiyor. Ayrıca «Neyse» kelimesi değişimi ilan ediyor; bu artık konu değiştirme değil, konuyu kapatma.
Yeniden yazımda Şükrü üç kez konu değiştiriyor ve her değişim eski konuya gizlice bağlı. İlki tepsi: Hacer mutfaktaki geceyi soruyor, Şükrü tepsiyi uzatıyor. Tepsi bir kaçış, ama Sevgi'nin bıraktığı tepsi; konu hâlâ Sevgi. İkincisi Sevgi'nin otobüsü: kaçış devam ediyor ama Sevgi'nin adı geçiyor.
Üçüncüsü en ince olanı: Şükrü Hacer'in kocasının ilaçlarına ve tansiyonuna geçiyor. Bu bir kaçış gibi görünüyor, ama aslında Şükrü kaçtığı yerin tam yanına sığınıyor ve oradan bir cevap veriyor: «Ben de ölçüyorum artık. Her sabah.» Hacer bu cevabı duyuyor. Pazartesi gece ne konuşulduğunu öğrenmiyor, ama sonucunu öğreniyor: Şükrü artık tansiyonunu ölçüyor. Yani barıştılar. Hacer'in gülümsemesi, alt metnin ona ulaştığını gösteriyor.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışKonu değiştirme bir sahneyi bitirmenin yoludur.
Yazarın sahneyi bitirmek için konuyu değiştirmesi bir yapı hilesi gibi okunur. Konu, karakterin bir nedenle değiştirdiği yerde değişmelidir.
Yaygın yanlışKaçış ne kadar belirgin olursa o kadar iyidir.
Çok sakar bir konu değiştirme karakteri gülünç yapar ve yeni konu hiçbir şey taşımaz. En güçlü değiştirmeler, eski konuyla gizli bir bağ taşıyan değiştirmelerdir.
Yaygın yanlışKonu değiştiren karakter her zaman bir şey saklıyordur.
Bazen bir şeyi korur, bazen saldırır. Konu değiştirmenin işlevini bilmek, sahnenin karakteri nasıl göstereceğini belirler.
Kendi sahnende
Özet
- Konu değiştirme, sessizce yapılan ve neyin konuşulmadığını gösteren bir hamledir; konuyu kapatmaktan farklıdır.
- Üç işlevi var: kaçış, saldırı ve koruma.
- Seyirci konunun değiştiğini kopukluktan, zamanlamadan, aşırılıktan ve kaçılan konunun geri dönüşünden fark eder.
- Konu değiştirme yazarın değil, karakterin hamlesi olarak okunmalıdır.
- En incelikli değiştirmeler, yeni konunun eski konuyla gizli bir bağ taşıdığı değiştirmelerdir.
Kendini sına
- Kalem Odası sahnesinde Tuna Bey'in Karakaya kararını açması hangi işlevi görüyor?
- Hacer sahnesinin ilk taslağında «Neyse, hava bugün çok güzel» neden işe yaramıyor?
- Yeniden yazımda Şükrü'nün Hacer'in kocasının tansiyonuna geçmesi neden bir kaçıştan fazlası?
Yanıtlar
- Saldırı. Tuna Bey konuyu Meral'in zayıf yerine taşıyor: Karakaya kararındaki tarih hatasını kimse görmeden düzelttirdiğini hatırlatarak onun da kuralları esnettiğini ima ediyor ve statüyü tersine çevirmeye çalışıyor.
- Çünkü kopuk ve sakar, bir karakter hamlesinden çok bir yazar hilesi gibi okunuyor. Yeni konu hiçbir şey taşımıyor ve «Neyse» kelimesi değişimi ilan ederek onu konuyu kapatmaya çeviriyor.
- Çünkü Şükrü kaçtığı yerin tam yanına sığınıyor ve oradan bir cevap veriyor: «Ben de ölçüyorum artık. Her sabah.» Hacer pazartesi gecesinde ne konuşulduğunu öğrenmiyor, ama sonucunu öğreniyor.
Sonraki derse köprü
Şükrü, Hacer'in sorusunu bir tepsiyle karşıladı. Bir börek tepsisi, Sevgi'nin bıraktığı ve Hacer'in getirdiği: iki kişinin söyleyemediğini taşıyan bir nesne. Kombi, anahtar, eski bir fotoğraf; bazen bir nesne, iki insanın arasında sözün taşıyamadığını taşır. Sıradaki ders nesne üzerinden konuşmayı ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.