4.1 · Seviye 2 · İstek, Güç, Çatışma
Sahne amacı ve replik amacı
Sahnenin büyük isteği ile tek tek repliklerin küçük isteklerini ayırır
Diyalog Akademisi · Her Replik Bir İstektir · 1.775 kelime · 26 replik · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
- Senaryo Akademisi’nde: 46.4 Diyalog amacı
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir arkadaşından araba ödünç isteyeceksin. Kapısını çalıp «Arabanı ver» demezsin. Önce bir çay içersin. Onun yeni aldığı bir şeyi översin. Hafta sonu ne yapacağını sorarsın. Sonra, belki, kendi hafta sonu planından söz edersin: bir düğün, uzak bir kasaba, otobüsün olmadığı bir yol. Arabayı en sonda, belki hiç adını koymadan istersin.
Bu ziyaretin bir amacı var: arabayı almak. Ama ziyaret boyunca söylediğin cümlelerin hiçbiri tek başına «arabanı ver» demiyor. Her cümlenin kendi küçük işi var: arkadaşını yumuşatmak, onu iyi bir ruh hâline sokmak, hafta sonunun boş olduğunu öğrenmek, ona bir neden göstermek. Büyük istek, bu küçük isteklerin üst üste binmesiyle gerçekleşir.
Diyalog yazarı bu iki düzeyi ayırmayı öğrendiğinde sahneleri değişir. Bu ders bir sahnenin büyük isteği ile tek tek repliklerin küçük istekleri arasındaki ilişkiyi anlatıyor.
Tek fikir
Bir karakterin sahnede büyük bir isteği vardır, ama onu nadiren doğrudan ister. Her replik o isteğe giden yolda küçük bir istektir; sahneyi bu küçük isteklerin sırası yürütür.
Kavram
Senaryo Akademisi'nin «Diyalog amacı» birimi bir replikte sorulacak soruları sayıyor: karakter ne istiyor, dinleyenden ne yapmasını bekliyor, ne söyleyemiyor, hangi taktiği kullanıyor, konuşmanın sonunda güç kimde. Bu ders o soruları bir seviyenin başlangıcı olarak alıyor ve onları iki düzeye ayırıyor: sahnenin düzeyi ve tek bir repliğin düzeyi.
Sahne amacı genellikle tek bir cümleyle söylenebilir. Kerem, Şükrü'nün kendi ilk seferine binmesini istiyor. Ozan, Meral'in ilk tek başına yazdığı tutanağı onaylamasını istiyor. Sevgi, babasının hastaneye gitmesini istiyor. Bu isteklerin ortak bir özelliği var: hepsi öteki karakterin elinde. Karakter onları tek başına elde edemez. Bu yüzden konuşmak zorundadır.
Replik amacı sahne amacından küçüktür ve çoğu zaman ondan farklı görünür. Arkadaşından araba isteyen kişi «Bu ceketi nereden aldın?» diye sorduğunda, repliğin amacı ceket hakkında bilgi almak değil, arkadaşını memnun etmektir. Ama bu küçük amaç büyük amaca hizmet eder: memnun bir arkadaş bir isteği daha kolay kabul eder.
İki düzey arasındaki ilişkinin üç biçimi vardır.
Doğrudan ilişkide replik amacı ile sahne amacı aynıdır. Karakter istediğini doğrudan ister: «Arabanı ver.» Bu, ya çok yakın ilişkilerde, ya acil durumlarda, ya da karakterin artık başka bir yol denemediği anlarda görülür. Bir sahnede doğrudan istek çoğu zaman bir dönüm noktasıdır.
Dolaylı ilişkide replik amacı sahne amacına hizmet eder ama ondan farklıdır. Karakter önce bir zemin hazırlar: yumuşatır, güldürür, bir neden kurar. Gündelik hayattaki isteklerin çoğu böyle ilerler. Sahnelerin çoğu da.
Çatışan ilişkide replik amacı sahne amacına ters düşer. Karakter istediğini elde etmek isterken, o an başka bir şeye kapılır: karşısındakini kırmak, haklı çıkmak, gururunu korumak. Bir repliğin küçük isteği sahnenin büyük isteğini baltalar. Bu, sahnelerin en canlı anlarından biridir, çünkü karakter kendi isteğinin önüne geçer.
Bu ayrımın yazara bir yararı daha vardır. Bir sahne «sarkıyorsa», yani bir yerde durmuş gibi geliyorsa, sebebi çoğu zaman şudur: art arda gelen birkaç replik aynı küçük isteği taşıyordur. Karakter üç kez üst üste aynı şeyi yapıyordur, örneğin üç kez rica ediyordur. Her repliğin yanına küçük amacını yazmak, bu tekrarları hemen gösterir. Tekrar eden küçük amaç ya kesilir ya da değiştirilir.
Bir de sahne amacı ile yazarın amacını ayırmak gerekir. Karakter bir şey ister: bir izin, bir söz. Yazar ise sahneden başka bir şey ister: seyirciye bir bilgi vermek, iki karakter arasındaki ilişkiyi değiştirmek, bir sırrı açığa çıkarmak. Bu iki amaç birbirine karışırsa, karakter yazarın ağzıyla konuşmaya başlar. Seyirciye bilgi vermesi gereken karakter, bu bilgiyi kendi küçük isteğinin bir parçası olarak vermelidir. Karakter yazarın değil, kendi isteğinin peşindedir.
Son olarak öteki karakter. Bir sahnede yalnız bir karakterin amacı yoktur. Karşıdaki karakter de bir şey ister; çoğu zaman tam tersini. Kerem Şükrü'nün ilk seferine binmesini isterken, Şükrü kendi gururunu korumak, belki bir veda sahnesinden kaçmak ister. Sahne, iki karakterin küçük isteklerinin birbirine çarptığı yerde ilerler.
Sahnede
Kalem Odası. Akşamüstü. Ozan ilk kez bir duruşma tutanağını kendi başına yazdı. Meral Hanım'ın onu okumasını, daha doğrusu onaylamasını istiyor.
İÇ. ADLİYE, KALEM ODASI — AKŞAMÜSTÜ. Meral masasında bir dosya karıştırıyor. Ozan elinde iki sayfalık bir çıktıyla yanına geliyor.
OZAN
Meral Hanım, müsaitseniz bir göz atar mısınız?
MERAL
Kaç sayfa?
OZAN
İki. Tarihleri iki kez kontrol ettim.
Meral çıktıyı alıyor. Okumaya başlıyor. Ozan ayakta bekliyor.
OZAN
Hâkim bey de bir şey demedi duruşmada.
MERAL
Hâkim bey okumadı daha.
Meral bir sayfayı çeviriyor. Kalemini alıyor, bir şeyin altını çiziyor, sonra vazgeçip çizginin üstünden bir daha geçiyor.
OZAN
Bir yanlış mı var?
MERAL
Virgül.
OZAN
Düzeltirim hemen.
MERAL
Düzeltme. Hâkim bey de koyar oraya virgülü. Kendi tutanaklarında da hep koyar.
Meral çıktıyı Ozan'a geri veriyor.
MERAL
Dosyaya tak.
Ozan'ın sahne amacı açık: Meral'in onayını almak. Ama bunu hiç doğrudan istemiyor. «Onaylar mısınız?» ya da «İyi olmuş mu?» demiyor. Onun yerine her repliğinde küçük bir isteğin peşinde. İlk repliği bir rica: okumasını istiyor. İkincisi bir önlem: «Tarihleri iki kez kontrol ettim.» Bu, daha önce tarih yüzünden azar yediği için, eleştiriyi önceden savuşturma isteği. Üçüncüsü bir destek arama: «Hâkim bey de bir şey demedi.» Onaylanmak için bir başka otoritenin adını kullanıyor.
Meral'in replikleri de birer küçük istek taşıyor. «Kaç sayfa?» bir sınama: Ozan'ın ne kadar emin olduğunu ölçüyor. «Hâkim bey okumadı daha» bir sınır çizme: Ozan'ın aradığı desteği elinden alıyor. «Virgül» bir alıştırma: bir hata gösteriyor, ama en küçüğünü. Sonra kendi küçük isteğini tersine çeviriyor: «Düzeltme.» Bu, Ozan'a yazdığına güvenmeyi öğretme isteği.
Meral'in son repliği, «Dosyaya tak», Ozan'ın sahne amacının gerçekleştiği an. Ama bunu «Güzel olmuş» ya da «Onaylıyorum» diyerek yapmıyor. Bir talimatla yapıyor. Ozan onayını aldı, ama hiçbir zaman adını duymadı. İki karakterin küçük istekleri birbirine çarpıp sonunda aynı yere vardı.
İki sürüm
Son Sefer. Noterden üç gün önce. Kerem garajda, Şükrü dolmuşun motoruna bakıyor. Kerem, plakayı aldıktan sonraki ilk seferinde Şükrü'nün de dolmuşa binmesini istiyor.
İlk taslak
KEREM
Abi, cuma noterden sonra ilk seferime çıkacağım. Sen de benimle gel, lütfen.
ŞÜKRÜ
Gelmem.
KEREM
Ama abi, çok istiyorum. Benim için önemli.
ŞÜKRÜ
Gelmem dedim.
KEREM
Lütfen abi, bir kere olsun.
ŞÜKRÜ
Hayır.
Yeniden yazım
KEREM
Abi, bu yağ değişti mi geçen hafta?
ŞÜKRÜ
Değişti.
KEREM
İyi. Cuma öğleden sonra boş olurum ben, noterden sonra. Hattı bir kere çevireyim diyorum.
ŞÜKRÜ
Çevir.
KEREM
Sabahçılar seni soracak ama. Safiye abla falan. «Şükrü nerede» diyecekler.
ŞÜKRÜ
Emekli oldu dersin.
KEREM
Derim. İnanmazlar. Arka koltukta oturup «İşte burada» desen, inanırlar.
Şükrü kaputun içine eğiliyor. Bir süre bir şey söylemiyor.
ŞÜKRÜ
Arka koltukta değil. Ön koltukta oturur sahibi.
KEREM
Sahibi benim artık abi.
ŞÜKRÜ
Cuma. Ön koltuk.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sahne amacı bir karakterin bir sahnenin tamamında istediği somut şeydir ve çoğu zaman öteki karakterin elindedir.
- Replik amacı tek bir replikle karşıdakinde yaratılmak istenen küçük değişimdir.
- İki amaç doğrudan, dolaylı ya da çatışan biçimde ilişkilenebilir; sahnelerin çoğu dolaylı ilerler.
- Aynı küçük amacın üst üste gelmesi sahneyi durdurur; her repliğin yanına amacını yazmak bunu gösterir.
- Karakter yazarın değil, kendi isteğinin peşindedir; karşıdaki karakterin de bir amacı vardır.
İlk taslakta Kerem'in bütün replikleri aynı küçük isteği taşıyor: rica. «Lütfen», «çok istiyorum», «bir kere olsun». Sahne amacı ile replik amacı aynı ve üç kez tekrar ediyor. Şükrü'nün cevabı da değişmiyor. Sahne yerinde sayıyor.
Yeniden yazımda Kerem her replikte başka bir küçük istekle ilerliyor. Önce bir zemin hazırlıyor: motorla ilgili bir soru, ustasının bilgisine bir saygı. Sonra bir plan açıklıyor: ilk seferini cuma yapacak. Sonra bir pratik neden sunuyor: müşteriler Şükrü'yü soracak. Sonra bir şaka ile asıl isteğini yerleştiriyor: «Arka koltukta oturup ‹İşte burada› desen.» Kerem hiç «gel» demiyor.
Şükrü'nün replikleri de birer küçük istek. Kısa cevaplarıyla konuyu kapatmaya çalışıyor. Ama Kerem'in şakası bir yere değiyor ve Şükrü kendi küçük isteğini değiştiriyor: gururunu korumak. «Arka koltukta değil. Ön koltukta oturur sahibi.» Bu, kırk yıllık şoförün arka koltukta yolcu gibi oturmayı reddetmesi. Kerem'in cevabı ise bir hatırlatma: «Sahibi benim artık.» Şükrü'nün son repliği iki isteği birleştiriyor: Kerem'in isteğini kabul ediyor, kendi gururunu da koruyor. Ön koltukta oturacak. Kerem'in sahne amacı gerçekleşti, ama Şükrü'nün koşuluyla.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışKarakter ne istiyorsa onu söylemelidir, yoksa seyirci anlamaz.
Seyirci karakterin ne istediğini sahnenin gidişinden anlar. İsteğini her replikte açıkça söyleyen karakter bir tekrar makinesine dönüşür. Gerçek insanlar istediklerine küçük adımlarla yaklaşır.
Yaygın yanlışBir sahnede yalnız ana karakterin bir amacı vardır.
Karşıdaki karakterin de bir isteği vardır ve çoğu zaman ters yöndedir. Sahne iki karakterin küçük isteklerinin çarpışmasıyla ilerler. Karşı karakterin amacı olmayan bir sahne, bir monoloğa döner.
Yaygın yanlışReplik amacı ile sahne amacı hep aynı yöne gider.
Bazen karakterin o anki küçük isteği, büyük isteğini baltalar: kırılır, kızar, haklı çıkmak ister. Bu çatışma sahnenin en canlı anlarından biridir ve karakterin insan olduğunu gösterir.
Kendi sahnende
Özet
- Sahne amacı bir karakterin bir sahnenin tamamında istediği somut şeydir ve çoğu zaman öteki karakterin elindedir.
- Replik amacı tek bir replikle karşıdakinde yaratılmak istenen küçük değişimdir.
- İki amaç doğrudan, dolaylı ya da çatışan biçimde ilişkilenebilir; sahnelerin çoğu dolaylı ilerler.
- Aynı küçük amacın üst üste gelmesi sahneyi durdurur; her repliğin yanına amacını yazmak bunu gösterir.
- Karakter yazarın değil, kendi isteğinin peşindedir; karşıdaki karakterin de bir amacı vardır.
Kendini sına
- Sahne amacı ile replik amacı arasındaki fark nedir?
- Tutanak sahnesinde Ozan sahne amacını hiç doğrudan söylemeden nasıl ilerliyor?
- Kerem'in ilk taslağı neden yerinde sayıyor, yeniden yazımda ne değişiyor?
Yanıtlar
- Sahne amacı karakterin sahnenin tamamında elde etmek istediği büyük şeydir: bir izin, bir onay, bir söz. Replik amacı tek bir replikle karşıdakinde yaratılmak istenen küçük değişimdir: güldürmek, yumuşatmak, sınamak. Replik amaçları sahne amacına giden yolun basamaklarıdır.
- Her repliğinde başka bir küçük istekle: önce okumasını rica ediyor, sonra tarihleri kontrol ettiğini söyleyerek eleştiriyi önceden savuşturuyor, sonra hâkim beyin bir şey demediğini söyleyerek bir başka otoriteden destek arıyor. Onayı hiç istemiyor ama sahne boyunca onun peşinde.
- İlk taslakta Kerem'in bütün replikleri aynı küçük isteği, ricayı taşıyor ve Şükrü'nün cevabı da değişmiyor. Yeniden yazımda Kerem her replikte başka bir adım atıyor: zemin hazırlıyor, plan açıklıyor, bir neden sunuyor, bir şakayla asıl isteğini yerleştiriyor. Şükrü de kendi küçük isteğini, gururunu korumayı, sahnenin içinde değiştiriyor.
Sonraki derse köprü
Replik amacını adlandırmak için bir dile ihtiyacımız var. «Rica ediyor» yetmez; aynı rica yumuşatmak için de, utandırmak için de yapılabilir. Sıradaki ders bu dili kuruyor: karakter dinleyenden tam olarak ne istiyor ve bunu hangi fiille söyleyebiliriz?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.