10.3 · Seviye 4 · Karakter Sesi
Bağlama göre değişen ses
Aynı karakterin annesine, patronuna ve çocuğuna nasıl farklı konuştuğunu yazar
Diyalog Akademisi · Sesleri Ayırmak ve Korumak · 1.659 kelime · 24 replik · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
- Senaryo Akademisi’nde: 46.5 Karakter sesi
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir hemşire sabah vizitinde doktora hastanın tansiyonunu, ateşini ve aldığı ilacı kısa, numaralı bir dille aktarıyor. On dakika sonra aynı hemşire yaşlı bir hastanın yatağının kenarına oturup ona aynı ilacı anlatıyor; bu kez yavaş, tekrar ederek, eline dokunarak. Öğle arasında telefonda annesine «Yemek yedim, merak etme» diyor, sesi biraz alçalmış. Akşam on yaşındaki oğluna ödevini sorarken sesinde bir sabırsızlık var.
Dört konuşma, dört farklı ses. Ama dördünü de dinleyen biri, bunun aynı kişi olduğunu anlar. Hemşire her konuşmada sayıları doğru söylüyor, her konuşmada bir şeyi kontrol ediyor, her konuşmada karşısındakinin bir şeyi unutmasından korkuyor. Yüzey değişiyor; altındaki kişi değişmiyor.
Bir önceki derste kadronun bütün seslerini tek bir tabloda topladık. Ama her karakteri tek bir noktaya yerleştirdik: Ozan kayıt diliyle konuşur, Şükrü kısa keser. Gerçek insanlar tek bir noktada durmaz. Bu ders aynı karakterin farklı insanlarla nasıl farklı konuştuğunu ve bu değişimin içinde neyin sabit kaldığını yazmayı öğretiyor.
Tek fikir
Bir karakter annesine, patronuna ve çocuğuna aynı biçimde konuşmaz; konuşursa cansız durur. Ama bütünüyle başka biri gibi de konuşmaz; konuşursa okur onu kaybeder. Bağlama göre değişen ses, yüzeyi değiştirip çekirdeği korur.
Kavram
Herkes gün içinde kayıt değiştirir. Bir müdürle konuşurken kullandığımız kelimeleri bir arkadaşla konuşurken kullanmayız. Hitap değişir: «siz» ile «sen», «hocam» ile adı. Cümle uzunluğu değişir: resmî bir ortamda cümleler tamamlanır, bir yakınla konuşurken yarım bırakılır. Konu da değişir: patrona anlatılan şey anneye anlatılmaz, ya da başka bir yüzüyle anlatılır.
Senaryo Akademisi, sesi parçalarına ayırırken nezaketi ve dolaylılığı da listeye koyar. Bu iki parça bağlamla en çok oynayanlardır. Bir karakter patronuna karşı nazik ve dolaylıdır; aynı karakter kardeşine karşı kaba ve doğrudan olabilir. Bu fark bir tutarsızlık değil; karakterin dünyadaki konumunu gösteren bir bilgidir. Okur, karakterin kime eğildiğini, kime sertleştiğini, kimin yanında gevşediğini bu farklardan okur.
Bağlama göre değişen sesi yazmanın zor yanı burada. Kayıt değişirken çekirdek kalmalıdır. Peki çekirdeğe ne girer? Genellikle yüzeyde değil, derinde duran özellikler: karakterin neye dikkat ettiği, neyi önce fark ettiği, hangi konuda sustuğu, neyle güldüğü. Kelime değişebilir; ama karakterin dünyayı neyle ölçtüğü değişmez. Bir şoför patronuna da kızına da mesafeyi kilometreyle anlatır, ama birine «yirmi kilometre, efendim» der, öbürüne «yirmi dakikada oradayım, kızım».
Bu yüzden bir karakteri farklı bağlamlarda yazmadan önce iki liste yapmak işe yarar. Birinci listeye bağlamla değişecek özellikleri yaz: hitap, resmîlik, cümle uzunluğu, söylenen ve saklanan konular. İkinci listeye her bağlamda kalacak özellikleri yaz. İkinci liste kısa olmalı; iki üç özellik yeter. Ama her sahnede bunlardan en az biri duyulmalı. Bu listeyi yazmak, karakteri ilk kez gerçekten tanımaya da zorlar: hangi özelliğin bir alışkanlık, hangisinin bir kimlik olduğunu ayırmak gerekir. Alışkanlıklar bağlamla düşer; kimlik düşmez. Bir karakterin argo kullanması bir alışkanlık olabilir ve annesinin yanında kaybolur. Ama her şeyi şakaya çevirerek acıdan kaçması bir kimliktir; annesinin yanında da, cenazede de bir biçimde ortaya çıkar, belki yalnızca daha sessiz bir şaka olarak.
Bağlam değişince en çok ne değişir? Çoğu zaman güç ilişkisi. Önceki modülde statüyü konuştuk: karşısındakinden yukarıda mı, aşağıda mı? Bir karakter patronunun karşısında aşağıdadır, çocuğunun karşısında yukarıda, annesinin karşısında ise tuhaf bir yerde: yetişkin olduğu halde hâlâ çocuk. Bu üç konum üç farklı kayıt doğurur. Anne karşısındaki konum en ilginç olandır, çünkü orada karakter iki kaydı birden taşır; hem büyümüş hem büyümemiş biri gibi konuşur.
Son bir uyarı: kayıt değişimini abartmak da bir hatadır. Bazı taslaklarda karakter patronunun yanında kibar ve ürkek, evde ise bambaşka bir kahkahacı olur. Okur bu ikisinin aynı insan olduğuna inanmaz. İnsanlar kayıt değiştirir ama kendilerinden çıkmazlar. Değişim ne kadar büyük olursa olsun, bir köprüye, bir sabit özelliğe ihtiyaç vardır.
Sahnede
Ozan'ın sesini önceki derste kayıt diline, aşırı kesinliğe taşıdık. Aşağıda aynı Ozan aynı gün üç kişiyle konuşuyor: amiri Meral, telefonda annesi, adliye koridorunda annesini bekleyen yedi yaşında bir çocuk.
İÇ. KALEM ODASI — SABAH. Ozan dosyaları Meral'in masasına bırakıyor.
OZAN
Meral Hanım, bugünkü dokuz dosyanın yedisi hazır. İkisinde tebligat eksik, üstlerine sarı kâğıt taktım.
MERAL
Öğlene kadar?
OZAN
Öğlene kadar. Bir de perşembe öğleden sonrası için izin dilekçemi en alta koydum.
İÇ. ADLİYE MERDİVENİ — ÖĞLE. Ozan telefonda, sesi alçalmış.
OZAN
Anne, öğlen ilacını içtin mi? Beyaz olanı. Hayır, büyüğü değil, beyaz olanı.
ANNE
(telefonda)
İçtim oğlum. Sen yemek yedin mi?
OZAN
Yedim. Yani yiyeceğim. Perşembe ikide hastanedeyiz, unutma, ben bir buçukta kapıdayım.
ANNE
(telefonda)
Sonuç kötü çıkarsa…
OZAN
Bir buçukta kapıdayım, anne.
İÇ. ADLİYE KORİDORU — ÖĞLEDEN SONRA. Bankta bir çocuk oturuyor, ayakları yere değmiyor. Ozan yanında duruyor.
ÇOCUK
Annem ne zaman çıkacak?
OZAN
İçeride üç kişi var. Annen ikinci. Birinci çıkınca kapı açılacak, sen sayarsın. İkinci açılışta annen gelir.
ÇOCUK
Ben saymayı biliyorum.
OZAN
Biliyorum. O yüzden sana verdim bu işi.
Üç konuşmada da Ozan'ın yüzeyi değişiyor. Meral'e «siz» diyor, dosya sayısıyla, eksik tebligatla, resmî bir düzende konuşuyor. Annesine «anne» diyor, cümleleri kısalmış, bir an «yani»ye düşüyor; patronunun yanında saklayamadığı kaygısı annesinin yanında daha da açık. Çocuğa ise yavaş, somut, adım adım konuşuyor.
Ama üçünde de aynı çekirdek duyuluyor: Ozan dünyayı sayıyla ve sırayla ölçüyor. Meral'e dokuz dosyanın yedisini sayıyor. Annesine ilacın rengini, randevunun saatini, kendisinin kaçta kapıda olacağını sayıyor; annesi sonuç kötü çıkarsa diye başladığında Ozan cevap vermiyor, saati tekrarlıyor. Sayı onun kaygıyı tutma biçimi. Çocuğa da aynı aracı veriyor: kapının kaç kez açılacağını. Ozan'ın çocukla kurduğu bağ, kendi kaygısıyla başa çıkma yolunu çocuğa ödünç vermesi.
İki sürüm
Bağlama göre değişen sesi yazmaya çalışan ilk taslaklarda iki hata yaygındır: karakter her yerde aynı konuşur ya da her yerde başka biri olur. Aşağıdaki ilk taslak ikinci hataya düşüyor. Telefondaki Ozan, kalemdeki Ozan'la hiçbir özellik paylaşmıyor.
İlk taslak
OZAN
Anneciğim, canım benim, nasılsın bakalım? Ay, hiç sorma, bugün kalem yine tımarhane gibiydi!
ANNE
(telefonda)
İlacını içtim oğlum.
OZAN
Aferin benim güzel anneme! Bak, perşembe her şey çok güzel olacak, ben hissediyorum, içim rahat.
ANNE
(telefonda)
Sonuç kötü çıkarsa…
OZAN
Olmaz öyle şey! Sen kafana takma, biz hep beraber atlatırız, söz.
Yeniden yazım
OZAN
Anne, öğlen ilacını içtin mi? Beyaz olanı.
ANNE
(telefonda)
İçtim oğlum.
OZAN
Kaçta?
ANNE
(telefonda)
On ikiyi geçiyordu. Sen yemek yedin mi?
OZAN
Yedim. Yani yiyeceğim. Perşembe ikide hastanedeyiz, ben bir buçukta kapıdayım.
ANNE
(telefonda)
Sonuç kötü çıkarsa…
OZAN
Bir buçukta kapıdayım, anne.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Konuşma kaydı, karakterin karşısındakine ve ortama göre seçtiği dil düzeyidir; herkes gün içinde kayıt değiştirir.
- Ses çekirdeği, kayıt ne kadar değişirse değişsin kalan özelliklerdir: düşünme biçimi, ölçü birimi, kaygının ve mizahın türü.
- Kayıt değişimini en çok güç ilişkisi belirler: yukarıdaki, yakındaki ve aşağıdaki kişiye üç ayrı kayıt.
- Her yerde aynı konuşan karakter cansızdır; her yerde başka biri olan karakteri okur kaybeder.
- Kaydı değiştirmeden önce bağlamla değişecek ve hiç değişmeyecek özellikleri iki ayrı listeye yazmak işe yarar.
İlk taslakta Ozan annesiyle konuşurken bambaşka biri olmuş: sevgi sözcükleriyle dolu, ünlemli, abartılı, iyimser. Bu bir kayıt değişimi değil, bir karakter değişimi. Kalemde saatleri ve sayfaları sıralayan genç, telefonda «ben hissediyorum, içim rahat» diyor. Okur bu iki Ozan'ı bağlayamaz. Üstelik ilk taslaktaki iyimserlik sahnenin gerilimini de siliyor: Ozan annesinin korkusunu bir teselli cümlesiyle kapatıyor, korkunun söylenmediği yer kalmıyor.
Yeniden yazımda kayıt yine değişiyor; Ozan annesine «siz» demiyor, dosyadan söz etmiyor, cümleleri kısa ve sıcak. Ama çekirdek yerinde. İlacın rengini, içildiği saati soruyor. Annesine teselli vermiyor; ona bir saat veriyor. «Bir buçukta kapıdayım» cümlesinin tekrarı, Ozan'ın söyleyemediği şeyin yerini tutuyor: korkuyorum, ama orada olacağım. Bu ikinci sürümde okur, kalemdeki Ozan'ın neden o kadar kesin konuştuğunu da anlamaya başlıyor. Kesinlik onun için bir iş alışkanlığından fazlası; kaygıya karşı tuttuğu bir korkuluk.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışTutarlı bir karakter her yerde aynı konuşur.
Her yerde aynı konuşan karakter tutarlı değil, cansızdır. Gerçek insanlar karşılarındakine göre kayıt değiştirir; bunu yapmayan karakter dünyada değil, yazarın masasında yaşar.
Yaygın yanlışBağlam değişince karakterin her özelliği değişebilir.
Kayıt değişir, çekirdek kalır. Karakterin dünyayı ölçtüğü birim, kaygısının ve mizahının türü her bağlamda en az bir kez duyulmalıdır; yoksa okur iki ayrı insan okur.
Yaygın yanlışKayıt değişimi yalnızca hitapla gösterilir.
«Siz» yerine «sen» demek bir başlangıçtır ama yetmez. Cümle uzunluğu, söylenen ve saklanan konular, kaygının ne kadar açık duyulduğu da bağlamla değişir.
Kendi sahnende
Özet
- Konuşma kaydı, karakterin karşısındakine ve ortama göre seçtiği dil düzeyidir; herkes gün içinde kayıt değiştirir.
- Ses çekirdeği, kayıt ne kadar değişirse değişsin kalan özelliklerdir: düşünme biçimi, ölçü birimi, kaygının ve mizahın türü.
- Kayıt değişimini en çok güç ilişkisi belirler: yukarıdaki, yakındaki ve aşağıdaki kişiye üç ayrı kayıt.
- Her yerde aynı konuşan karakter cansızdır; her yerde başka biri olan karakteri okur kaybeder.
- Kaydı değiştirmeden önce bağlamla değişecek ve hiç değişmeyecek özellikleri iki ayrı listeye yazmak işe yarar.
Kendini sına
- Sahnede Ozan'ın üç konuşmasında değişmeyen çekirdek nedir?
- İlk taslaktaki telefon konuşması neden bir kayıt değişimi değil, bir karakter değişimidir?
- Ozan'ın annesine «Bir buçukta kapıdayım» cümlesini tekrarlaması ne iş görüyor?
Yanıtlar
- Dünyayı sayıyla ve sırayla ölçmesi. Meral'e dosya sayısını, annesine ilacın rengini ve randevunun saatini, çocuğa kapının kaç kez açılacağını veriyor.
- Çünkü telefondaki Ozan kalemdeki Ozan'la hiçbir özellik paylaşmıyor: ne sayılar var, ne kesinlik, ne de kaygının o tutuk biçimi. Yerlerine ünlemler, sevgi sözcükleri ve teselli gelmiş. Okur iki ayrı insan görüyor.
- Söyleyemediği şeyin yerini tutuyor. Annesinin korkusuna teselliyle değil, kesin bir saatle karşılık veriyor; bu, hem kendi kaygısını tutma biçimi hem de «orada olacağım» demenin onun dilindeki karşılığı.
Sonraki derse köprü
Ozan bu derste sakin bir günde üç kişiyle konuştu ve sayıları onu taşıdı. Peki perşembe ikide, hastanenin koridorunda, sonuç kâğıdı elindeyken sayılar dayanır mı? Bir sonraki ders sesi baskı altında inceliyor: korku, öfke ve yorgunlukta sesin hangi özelliği kırılır, hangisi ayakta kalır?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.