İçeriğe geç

10.2 · Seviye 4 · Karakter Sesi

Ses haritası

Bir kadronun seslerini kelime, uzunluk, doğrudanlık ve mizah eksenlerinde yan yana koyar; çakışanları ayırır

Diyalog Akademisi · Sesleri Ayırmak ve Korumak · 1.592 kelime · 16 replik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir koro şefi yeni bir koroyu ilk kez dinliyor. Kırk kişi aynı şarkıyı söylüyor ve şef kulağını kabartıyor: kim soprano, kim alto, kim tenor? Bazı sesler kolayca ayrılıyor. Ama iki ses birbirine çok yakın; ikisi de aynı aralıkta, aynı renkte, aynı güçte. Şef o iki kişiyi ayrı ayrı dinletiyor, sonra birini bir alt partiye kaydırıyor. Koro birden daha zengin duyuluyor. İki ses artık birbirini örtmüyor; her biri kendi yerinde duyuluyor.

Bir senaryonun kadrosu da bir korodur. Her karakterin bir sesi vardır ve bu sesler birlikte bir doku oluşturur. Ama tek tek karakterler üzerinde çalışırken, iki sesin birbirine ne kadar yaklaştığını fark etmek zordur. Her karakter kendi sahnesinde iyi duyulur; ancak hepsi yan yana konunca çakışmalar görünür.

Bu ders bir kadronun seslerini yan yana koymayı, bir ses haritası çıkarmayı ve birbirini örten sesleri ayırmayı öğretiyor.

Tek fikir

Bir kadronun seslerini birkaç eksende yan yana koymak, tek tek çalışırken görünmeyen çakışmaları gösterir. İki karakter bütün eksenlerde aynı yerde duruyorsa, sesleri birbirini örter; birini en az bir eksende uzaklaştırmak gerekir.

Kavram

Ses haritası için birçok eksen kullanılabilir. Dört tanesi çoğu kadro için yeterlidir.

Kelime. Karakterin söz dağarcığı nereden geliyor: meslekten mi, okuldan mı, sokaktan mı, kitaptan mı? Soyut mu konuşuyor, somut mu? Bu eksende bir uçta yalnızca gündelik, somut kelimeler kullanan bir karakter, öbür uçta soyut ve okumuş bir dil kullanan bir karakter durur.

Uzunluk. Karakterin cümleleri ne kadar uzun? Bir uçta tek kelimeyle kesen, öbür uçta paragraf paragraf konuşan karakter. Uzun konuşan, susmaktan çekinen ya da her şeyi gerekçelendiren biridir; kısa kesen ise sözünün tek başına yeteceğine güvenir.

Doğrudanlık. Karakter istediğini ve düşündüğünü ne kadar açık söylüyor? Bir uçta lafını esirgemeyen, öbür uçta her şeyi dolaylı söyleyen, ima eden, konuyu değiştiren karakter.

Mizah. Karakter nasıl güler ve güldürür? Kuru, alaycı, kendini küçümseyen, ağzı bozuk ya da hiç güldürmeyen. Bu eksen bir çizgi değil, bir türler listesidir; ama yine de iki karakterin aynı türde durup durmadığını gösterir.

Haritayı çıkarmak için her karakteri her eksende bir yere yerleştir. Bunu sezgiyle değil, karakterin yazılmış repliklerine bakarak yap: her karakterden on replik seç, ortalama uzunluğunu say, kelimelerine bak, ne kadar doğrudan konuştuğunu ve nasıl güldürdüğünü not et.

Harita çıkınca iki şey görünür.

Birincisi çakışmalar. İki karakter kelimede, uzunlukta, doğrudanlıkta ve mizahta aynı yerde duruyorsa, bu iki karakterin sesi birbirini örter. Okur onları karıştırır; isim kapatma testinde ayıramaz. Çakışan iki sesi ayırmak için hepsini değiştirmek gerekmez. Bir eksende birini uzaklaştırmak çoğu zaman yeter: biri kısa kesmeye başlar, ya da biri dolaylı konuşmayı bırakıp doğrudan konuşur.

İkincisi boşluklar. Haritanın bazı köşeleri boş kalabilir: kadroda hiç kısa kesen yoktur, ya da hiç ağzı bozuk biri yoktur, ya da herkes doğrudan konuşur. Bu boşluklar kadronun dokusunu tekdüze yapar. Bir boşluğu doldurmak, yeni bir karakter eklemek demek değildir; çoğu zaman var olan bir karakteri o köşeye taşımak yeter.

Haritanın bir sınırı da var: aynı dünyada hiç karşılaşmayan iki karakter bile okurun zihninde çakışabilir. Bir senaryo iki ayrı mekânda, iki ayrı karakter grubuyla ilerliyorsa, okur iki grubu ayrı ayrı izler; ama bir gruptaki genç ve tedirgin bir karakter ile öbür gruptaki genç ve tedirgin bir karakter, okurun hafızasında tek bir karaktere dönüşebilir. Bu yüzden ses haritası bütün kadroyu, birbirini hiç görmeyen karakterleri bile, birlikte göstermelidir.

Son olarak, harita bir kez çıkarılıp bırakılmaz. Karakterler yazıldıkça değişir, yeni karakterler eklenir. Haritayı bir taslağın sonunda ve her yeniden yazımdan sonra güncellemek, çakışmaların sessizce geri dönmesini önler.

Sahnede

Son Sefer ile Kalem Odası iki ayrı dünya; karakterleri hiç karşılaşmıyor. Ama okur ikisini birlikte okuyor. Aşağıdaki tablo, iki dünyanın altı karakterinin ses haritası.

KarakterKelimeUzunlukDoğrudanlıkMizah
Şükrüsomut, yol ve arabaçok kısadolaylı, eylemlekuru
Meralsomut, kayıt ve usulkısadoğrudankuru
Nazmiatasözü ve geçmişuzunöğütle doğrudanöğüt kılığında
Tunahukuk, yumuşatmaorta, kapı açıkdolaylıalaycı
Keremgündelik, sokakorta, yarım kalandolaylıkendini küçümseyen
Ozangündelik, düzenorta, yarım kalandolaylıkendini küçümseyen

Haritada bir çakışma hemen göze çarpıyor: Kerem ile Ozan. İkisi de genç, ikisi de dolgu kullanıyor, ikisinin de cümleleri yarım kalıyor, ikisi de dolaylı ve ikisi de kendini küçümseyerek güldürüyor. Bir de iki ayrı dünyada aynı rolü oynuyorlar: yeni gelen, bir ustadan öğrenen genç. Okur ikisini karıştırabilir.

Aşağıda iki dünyadan iki kısa an var. Önce Kerem, sonra Ozan.

İÇ. DOLMUŞ — SABAH. Kerem direksiyonda. Ön koltukta Şükrü.

KEREM

Abi, şey, dün yokuşta bir an kaydı araba. Yani bir an. Sonra tuttu.

ŞÜKRÜ

İkinci miydi?

KEREM

İkinciydi. Yani sanırım. Şey, belki üçüncüye kaçmıştır.

İÇ. KALEM ODASI — SABAH. Ozan masasında. Meral karşısında.

OZAN

Meral Hanım, yani, dün bir tarih yanlış yazmışım. Şey, bir an. Sonra düzelttim.

MERAL

Hangi dosya?

OZAN

Karakaya'nınki. Yani sanırım. Belki Yılmaz'ınkiydi.

İki an neredeyse aynı. Aynı yapı: bir küçük hata, bir yumuşatma, bir «yani sanırım», bir belirsizlik. Okur adları kapatsa, hangisinin dolmuşta hangisinin kalemde olduğunu yalnızca konudan, yokuştan ve dosyadan, anlayabilir. Bu bir ses çakışması.

İki sürüm

Çakışmayı ayırmanın yolu, iki karakterden birini bir ya da iki eksende uzaklaştırmak. Kerem'in sesi daha önce kuruldu ve iyi çalışıyor: sokaktan gelen, dolaylı, kendini küçümseyen, atasözlerini büken bir genç. Ozan'ın sesi ise isim kapatma testinde zayıf çıkmıştı. Ozan'ı değiştirmek daha doğru.

İlk taslak

OZAN

Meral Hanım, yani, dün bir tarih yanlış yazmışım. Şey, bir an. Sonra düzelttim.

MERAL

Hangi dosya?

OZAN

Karakaya'nınki. Yani sanırım. Belki Yılmaz'ınkiydi.

MERAL

Bak.

Yeniden yazım

OZAN

Meral Hanım. Dün Karakaya dosyasında, üçüncü sayfada, duruşma tarihini on altı yazmışım. On sekiz olacaktı. Saat dört kırkta fark ettim, beş geçe düzelttim, düzeltme tutanağını dosyanın arkasına taktım.

MERAL

Kimse görmeden mi?

OZAN

Tarık Bey gördü. Ama ne olduğunu anlamadı.

MERAL

İyi.

OZAN

Bir de, yani, hâkim beyin gittiği gün zabıtta bir virgül unutmuşum. Onu da…

MERAL

Ozan. Yeter.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Ses haritası, bir kadronun seslerini aynı eksenlerde yan yana gösterir.
  2. Dört temel eksen: kelime, uzunluk, doğrudanlık, mizah.
  3. İki karakter çoğu eksende aynı yerde duruyorsa sesleri çakışır; birini bir iki eksende uzaklaştırmak yeter.
  4. Haritanın boş köşeleri kadronun dokusunu tekdüze yapar; var olan bir karakteri oraya taşımak çoğu zaman yeterlidir.
  5. Hiç karşılaşmayan karakterler de okurun zihninde çakışabilir; harita bütün kadroyu göstermelidir.

İlk taslakta Ozan Kerem'in sesiyle konuşuyor: «yani», «şey», «sanırım», belirsiz ve yarım. Bu ses Kerem'de çalışıyor, çünkü Kerem sokaktan gelen, hayatı belirsizlikle karşılayan bir genç. Ama Ozan bir zabıt kâtibi; işi kesinlik.

Yeniden yazımda Ozan üç eksende Kerem'den uzaklaşıyor. Kelime: Ozan artık kayıt diliyle konuşuyor, «üçüncü sayfa», «duruşma tarihi», «düzeltme tutanağı». Uzunluk: Ozan'ın ilk repliği uzun ve sıralı, saatlerle ve sayılarla dolu; Kerem'in yarım cümlelerinden çok farklı. Doğrudanlık: Ozan hatasını açıkça, ayrıntısıyla söylüyor; dolaylı değil, fazla doğrudan.

Ozan'ın kaygısı hâlâ orada, ama başka bir biçimde: Kerem'in kaygısı belirsizlikte duyulurken, Ozan'ın kaygısı aşırı kesinlikte duyuluyor. Her hatayı saatine kadar kaydediyor ve itiraf ediyor; bu, bir kâtibin endişesi. «Yani» dolgusu bir kez kalıyor, en kaygılı anında, ama artık tek başına sesi taşımıyor. Meral'in «Ozan. Yeter.» cevabı, Ozan'ın yeni sesine bir çerçeve çiziyor: fazla kesinlik de bir kaygının dilidir ve Meral bunu görüyor. Artık adlar kapatılsa bile, Ozan'ın repliği Kerem'inkiyle karışmaz.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışHer karakter tek başına iyi yazılmışsa kadro da iyidir.
Doğrusu

Tek tek iyi duyulan karakterler yan yana konunca çakışabilir. Çakışmalar ancak bütün kadro birlikte görüldüğünde fark edilir.

Yaygın yanlışÇakışan iki sesi ayırmak için birini baştan yazmak gerekir.
Doğrusu

Bir ya da iki eksende uzaklaştırmak çoğu zaman yeter. Hangi karakterin değiştirileceğine, sesi daha zayıf ya da daha az kurulmuş olana bakarak karar verilir.

Yaygın yanlışHiç karşılaşmayan karakterlerin sesleri çakışamaz.
Doğrusu

Okur iki ayrı dünyayı birlikte okur. Aynı rolü oynayan ve aynı sesle konuşan iki karakter, okurun hafızasında birleşebilir.

Kendi sahnende

Özet

  1. Ses haritası, bir kadronun seslerini aynı eksenlerde yan yana gösterir.
  2. Dört temel eksen: kelime, uzunluk, doğrudanlık, mizah.
  3. İki karakter çoğu eksende aynı yerde duruyorsa sesleri çakışır; birini bir iki eksende uzaklaştırmak yeter.
  4. Haritanın boş köşeleri kadronun dokusunu tekdüze yapar; var olan bir karakteri oraya taşımak çoğu zaman yeterlidir.
  5. Hiç karşılaşmayan karakterler de okurun zihninde çakışabilir; harita bütün kadroyu göstermelidir.

Kendini sına

  1. Haritada Kerem ile Ozan hangi eksenlerde çakışıyor?
  2. Çakışmayı ayırmak için neden Kerem değil Ozan değiştiriliyor?
  3. Yeniden yazımda Ozan'ın kaygısı nasıl bir biçim alıyor?

Yanıtlar

  1. Dördünde birden: ikisi de gündelik kelimeler kullanıyor, cümleleri orta uzunlukta ve yarım kalıyor, ikisi de dolaylı konuşuyor ve ikisi de kendini küçümseyerek güldürüyor. Üstelik iki dünyada aynı rolü oynuyorlar.
  2. Çünkü Kerem'in sesi daha önce kurulmuş ve iyi çalışıyor; Ozan'ın sesi ise isim kapatma testinde zayıf çıkmıştı. Bir zabıt kâtibine kesinliğe dayanan bir ses vermek, karakterin işinden de doğuyor.
  3. Aşırı kesinlik biçimini: Ozan her hatayı sayfasına, saatine kadar kaydedip itiraf ediyor. Kerem'in kaygısı belirsizlikte duyulurken, Ozan'ınki fazla ayrıntıda duyuluyor.

Sonraki derse köprü

Ozan Meral'e saatleri ve sayfaları sıraladı. Ama aynı Ozan, annesiyle konuşurken bu biçimde mi konuşur? Bir karakterin sesi tek değildir; annesine, patronuna, çocuğuna farklı konuşur. Aynı sesin bağlama göre nasıl değiştiğini yazmak, sıradaki dersin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.