Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Y4.B4 Gītā'yı kavramlarına göre okudu: bir kavramı metnin birçok yerinden topladı. Bu kurs metni bölüm bölüm, beyit beyit yakın okuyor.
Her alıntı bir beyit künyesi taşır: bölüm ve beyit numarası, en az iki çeviri, en az bir şerh. Şiir çevirisi metnin sesini taşır ama beyit sınırlarını birleştirebilir; numaralı bir çeviriyle birlikte okunur.
Bir kelimenin anlamı bağlamından okunur. Varṇa bir ten rengine de bir kast tanımına da sabitlenmez; metnin ne dediği, nasıl okunduğu ve neden eleştirildiği ayrı ayrı yazılır.
Açılış sahnesi
Bir yoga stüdyosunun çay köşesinde bir öğretmen bir arkadaşına Gītā'dan sevdiği bir cümleyi okuyor: doğru işler senin güdün olsun, onlardan doğan meyve değil. Cümleyi Y4'te Arnold'un çevirisinden öğrenmiş. Arkadaşı telefonundan aynı cümlenin başka bir çevirisini buluyor; altında «Bhagavad Gītā 2.47» yazıyor ve cümle başka kelimelerle, dört satır olarak duruyor.
Öğretmen kitabını açıp 2.47'yi arıyor ve bulamıyor. Arnold'un çevirisinde beyit numarası yok; ikinci bölüm tek bir uzun şiir gibi akıyor ve sevdiği cümle, dengeliliğin yoga olduğunu söyleyen bir başka cümleyle aynı nefeste birleşiyor. Arkadaşı soruyor: senin okuduğun 2.47 mi, 2.48 mi, ikisi birden mi? Öğretmen bilmiyor. Gītā'nın ne anlattığını biliyor; tek bir beytini parmağıyla gösteremiyor.
Bu derste ne olacak
Bu ders Bhagavad Gītā ve Upaniṣadlarda Yoga Akademisi'nin girişi ve Y4.B4'ün Gītā okumasıyla bu kursun okuması arasındaki farkı dört işte topluyor. Birincisi okumanın düzeni: Y4.B4 Gītā'yı kavramlara göre topladı, bu kurs metni bölüm bölüm izliyor. İkincisi künye: her alıntının yanında bölüm ve beyit numarası duruyor. Üçüncüsü çeviri: Y4.B4 büyük ölçüde tek ve şiirsel bir çeviriyle çalıştı, bu kurs her pasajı en az iki çeviriyle okuyor. Dördüncüsü şerh: her pasajın yanına en az bir klasik yorumcu konuyor. Son olarak tek bir kelimenin, varṇa'nın, bağlamına göre okunmasını bir örnek olarak ele alacağız; bu kelime bir ten rengi okumasına ne zaman kapı açıyor, ne zaman açmıyor, onu göreceğiz.
Sıfır noktası
Y4.B4 Gītā'yı sekiz derste tanıttı. Y4.21 metni Mahābhārata'nın içine yerleştirdi ve bölüm başlıklarının metnin değil yayıncıların katmanına ait olduğunu gösterdi. Y4.22 Arjuna'nın ikilemini, Y4.23 dharma ve eylemi, Y4.24 karma yogayı, Y4.25 jñāna yogayı, Y4.26 bhakti yogayı, Y4.27 altıncı bölümün meditasyon tarifini, Y4.28 sonuçlara bağlanmamayı okudu. Alıntıların çoğu Edwin Arnold'un bin sekiz yüz seksen beş tarihli şiirsel çevirisinden geliyordu.
Bu dersin kaynakları Arnold'un çevirisinin kendisi ve Wikipedia'nın Bhagavad Gita ile Varna maddeleri.
Mekanizma
Kavram okuması
Y4.B4'ün dersleri birer kavramın adını taşıyordu: dharma, karma yoga, jñāna yoga, bhakti yoga, meditasyon. Her ders bir kavramı Gītā'nın farklı yerlerinden toplayıp bir bütün olarak anlattı. Bu bir metni ilk kez tanıyan biri için verimli bir yol: Gītā'nın neyi tartıştığını birkaç saatte gösteriyor. Ama bir kavramı toplamak, onu taşıyan cümleleri yerlerinden çıkarmak demek.
Yakın okuma
Bu kursun okuması bir yakın okuma: metin bölüm bölüm, bir bölümün içinde beyit beyit ilerliyor. Bir beyit önündeki ve ardındaki beyitlerle, konuşanın kim olduğuyla ve bölümün akışındaki yeriyle okunuyor. Kavramlar kaybolmuyor; her biri metnin içinde ilk kez nerede belirdiği, nasıl genişlediği ve nerede tartışıldığıyla izleniyor.
Beyit künyesi
Gītā'nın bir beyti bölüm ve beyit numarasıyla anılıyor: 2.47 ikinci bölümün kırk yedinci beyti. Bhagavad Gita maddesine göre metin on sekiz bölüm ve yedi yüz beyitten oluşuyor ve Mahābhārata'nın Bhīṣma kitabında yer alıyor; recensiyon farkları yüzünden aynı bölümler destanın tamamında 6.25–42 ya da 6.23–40 olarak numaralandırılabiliyor. Bir beytin künyesi bu yüzden iki numara taşıyabiliyor: Gītā içindeki yeri ve destan içindeki yeri.
Şiir çevirisi
Arnold'un çevirisi bir şiir. Beyitleri numaralandırmıyor, dizeleri İngilizce ölçüye göre kuruyor, bazen iki beyti tek bir cümlede birleştiriyor, bazen bir beyti birkaç dizeye yayıyor. Bölümlerin sonuna bir başlık koyuyor: ikinci bölüm onda «Sankhya-Yog» ya da «Öğretiler Kitabı» adıyla bitiyor. Bhagavad Gita maddesi özgün Gītā'nın bölüm başlıkları taşımadığını, başlıkları metni destandan ayıran bazı Sanskritçe basımların ve çevirmenlerin eklediğini söylüyor.
Şerh
Gītā yüzyıllar boyunca şerhleriyle okundu. Madde birkaç klasik yorumcuyu anıyor: Śaṅkara Gītā'yı Benlik ile Brahman'ın özdeşliğini öğreten bir metin olarak okudu; on birinci ve on ikinci yüzyıl başında yaşayan Rāmānuja nitelikli tekçilik denilen bir görüşle başka bir okuma kurdu; Madhva ruhu, Viṣṇu'yu ve dünyayı birbirinden ayrı gördü. Aynı madde Keşmir Śaivizmi'nden Abhinavagupta'nın Śaṅkara'nınkinden biraz farklı bir recensiyon üzerine yorum yazdığını da aktarıyor.
Bağlam anlamı: varṇa
Yakın okumanın en sessiz işi bir kelimenin anlamını bağlamından okumak. Varna maddesine göre varṇa Ṛgveda'da «renk, dış görünüş, biçim» demek; Mahābhārata'da «renk, boya, pigment»; bazı Vedik ve ortaçağ metinlerinde bağlama göre «renk, soy, kabile, tür, nitelik» gibi anlamlara geliyor; Manusmṛti'de dört toplumsal sınıfı adlandırıyor. Gītā'da Kṛṣṇa Arjuna'ya kendi varṇa'sının görevini hatırlatıyor ve 4.13'te dört varṇa'yı kendisinin yarattığını söylüyor; Arnold bunu «Dört Kast» diye çeviriyor.
Kursun yolu ve sınırları
Kurs on dört bölümde ilerliyor. İlk bölüm okumaya hazırlanıyor: metnin sınırı ve numaralaması, Keşmir recensiyonu, ölçü, bölüm sonu kolofonları, çeviri karşılaştırma yöntemi, anlatı çerçevesi, okuma planı ve Sanskritçe bilmeden terim izleme. Ardından Gītā'nın bölümleri sırayla açılıyor ve kurs başlıca Upaniṣadlara uzanıyor. Kursun dönüşüm hedefi bir pasajı bölüm–beyit numarası, en az iki çeviri ve en az bir şerhle kaynak göstererek yorumlamak.
Bu kurs bir pasajı bir sağlık önerisine ya da bir kişisel karar reçetesine çevirmiyor; tek bir çeviriyi ya da tek bir şerhi metnin kendisi saymıyor; bir beyti kaynağı bulunamayan bir yorumcuya atfetmiyor.
Örneklerden okuma
Kavram okuması örneklerinde bir karma yoga dersinin alıntıları üç bölüme dağıldı ve bir bhakti dersi bir tartışmanın bir tarafını bir sonuç gibi gösterdi. Yakın okuma örneklerinde sevilen bir cümle bir eleştirinin karşılığı olarak bağlamını buldu ve on beytin bir akşam için yeterli olduğu kabul edildi.
Künye örneklerinde Arnold'un birleştirdiği iki beyit 2.47 ve 2.48 olarak ayrıldı, destan numarası ile Gītā numarası iki sistem olarak yazıldı ve yedi yüz sayısı bir standart olarak not edildi. Şiir çevirisi örneklerinde bir başlık çevirmenin katmanına iade edildi ve Arnold'un sesi derste kaldı, tek tanık olmaktan çıktı.
Şerh örneklerinde aynı beyit iki çerçevede sınanmak üzere ayrıldı ve bir yorumcunun başka bir recensiyonu okuyabildiği görüldü. Varṇa örneklerinde bir sözlük anlamı bütün beyitlere taşınmadı, kelime bir kast tanımına da sabitlenmedi; destanın kendi içindeki itiraz ve metne yöneltilen eleştiri sınıfta ayrı ayrı okundu. Bir iş görüşmesi öncesi okuma, beytin bağlam anlamından ayrı bir sütuna yazıldı.
Usta katmanı
Gītā'yı yıllarca okumuş biri onu iki ayrı biçimde biliyor: ezbere bildiği birkaç beyit ve bölümlerin akışı. Yakın okuma bu ikisini birbirine bağlıyor. Ezberdeki bir beyit bölümün akışına yerleştirildiğinde çoğu zaman beklenmedik bir yere düşüyor: bir eleştirinin ardına, bir sorunun cevabına, bir itirazın ortasına. Usta okur bir beyti alıntılamadan önce onun neye cevap verdiğini soruyor.
İkinci incelik şerhin ağırlığı. Bir şerh bir beyti bir geleneğin içinde okuyor ve bir okura o geleneğin gözünü veriyor. İki şerhi yan yana koymak bir beytin tek bir anlamı olmadığını göstermiyor; aynı kelimelerin farklı metafizik çerçevelerde nasıl ağırlık kazandığını gösteriyor. Usta okur bir şerhi bir otorite olarak değil bir tanık olarak okuyor.
Üçüncüsü eleştiriyle yaşamak. Gītā hem çok sevilen hem çok eleştirilen bir metin. Yakın okuma bir okura metni savunmayı ya da reddetmeyi öğretmiyor; metnin ne dediğini, nasıl okunduğunu ve neden eleştirildiğini ayrı ayrı yazmayı öğretiyor. Varṇa beyitleri bunun en zor ve en gerekli yeri.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Y4.B4'ü bitiren biri Gītā'yı okumuştur."
Y4.B4 Gītā'nın kavram haritasını kurar; bölüm bölüm, beyit beyit yakın okuma bu kursun işidir.
Yaygın yanlış"Gītā'nın bölüm başlıkları metnin kendisine aittir."
Madde özgün Gītā'nın bölüm başlığı taşımadığını, başlıkları basımların ve çevirmenlerin eklediğini söyler.
Yaygın yanlış"Varṇa her yerde ten rengi demektir."
Kelimenin anlam yelpazesi geniştir; destanın kendisi rengi bir sınıf ölçüsü olarak tartışmaya açar. Her beyitte bağlam anlamı çevirilerle ve şerhlerle okunur.
Yaygın yanlış"Güzel bir şiir çevirisi metnin kendisidir."
Bir şiir çevirisi beyit sınırlarını birleştirebilir ve numara vermeyebilir; yakın okumada numaralı bir çeviriyle birlikte kullanılır.
Uygulama
Aklında kalsın
Y4.B4 Gītā'yı kavramlarına göre okudu: bir kavramı metnin birçok yerinden topladı. Bu kurs metni bölüm bölüm, beyit beyit yakın okuyor.
Her alıntı bir beyit künyesi taşır: bölüm ve beyit numarası, en az iki çeviri, en az bir şerh. Şiir çevirisi metnin sesini taşır ama beyit sınırlarını birleştirebilir; numaralı bir çeviriyle birlikte okunur.
Bir kelimenin anlamı bağlamından okunur. Varṇa bir ten rengine de bir kast tanımına da sabitlenmez; metnin ne dediği, nasıl okunduğu ve neden eleştirildiği ayrı ayrı yazılır.
Sonraki derse köprü
Bu ders okumanın düzenini kavramdan beyite çevirdi ve her alıntıya bir beyit künyesi koydu.
Künyenin ilk satırı bir sınır sorusu taşıyor: Gītā destanın neresinde başlıyor, neresinde bitiyor? Sonraki ders Bhīṣma kitabının içindeki yedi yüz beyti, metnin sınırını ve standart numaralamanın nereden geldiğini ele alıyor.