M01-D02
Kayıp, yas ve matem
Kayıp (bereavement), yas (grief) ve matem (mourning) kavramlarını ayırır ve Türkçedeki keder, hüzün, taziye gibi sözcüklerin hangisine denk düştüğünü örnekle gösterir.
Yas ve Kayıp Akademisi — M01, Bu akademi nasıl okunur · 2.735 kelime · 6 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kayıp olmuş ve geri alınamayan şeydir; kurumlar onu tarih ve akrabalık derecesiyle kaydeder, ama bir kayıpta yitirilen nadiren tek parçadır.
- Yas kayba verilen tepkidir ve duygunun yanında düşünceyi, davranışı ve bedeni de kapsar; Kadir'in uykusuzluğu ve öfkesi de yasa aittir.
- Keder ve hüzün yasın içinde yaşanan duygulardır; sözlükte ölüme bağlı tanımlanmazlar.
- İngilizcede mourning iki iş görür: Worden'da içte süren uyum süreci, antropolojik yazında toplumun düzenlediği biçim; akademi birincisine yas tutma, ikincisine matem der.
- Türkçe sözlükte yas ile matem eş anlamlıdır; akademinin ayrımı bir dil kuralı sayılmamalı, aynı anda iki şeyi konuşabilmek için verilmiş bir okuma kararıdır.
- Taziye yas tutana başkalarının yönelttiği ilgidir ve matemin içinde yer alır.
- Matemin kuralları yas tutanı yargılayabilir ama ona bir yer de açar; Kadir'in evinde ikisi aynı bayram sabahında görülüyor.
Açılış sahnesi
Kadir, Kayseri'de Ramazan Bayramı'nın ilk sabahı bayram namazından tek başına dönüyor ve baba evinin sokağına girmeden önce arabayı bir an için yanlış yöne, kardeşi Serdar'ın oturduğu apartmana doğru kırıyor. Serdar dört ay önce çevre yolunda bir kamyonun altında kalarak öldü; on yıldır her bayram sabahı namaza ikisi birlikte gider, dönüşte fırından iki tepsi pide alırlardı. Kadir bu sabah fırının önünden geçti ama durmadı. Evin kapısında kızı Elif, dokuz yaşında, bayramlıklarıyla değil gündelik hırkasıyla bekliyor; Kadir'in annesi Gülsüm Hanım bu yıl şeker almamış, salondaki televizyonun fişini de çekmiş.
Saat dokuza doğru kapı çalınmaya başlıyor. Gelen komşular el öpmek için gelmiyor, başsağlığı için geliyor; biri bir tencere sarma, öteki bir tepsi börek getiriyor ve mutfağa kendileri bırakıyor. Kadir'in halası Nezihe salonda Gülsüm Hanım'ın yanına oturuyor ve Kadir'i duyacağı bir sesle konuşuyor: "Mezarda da ağlamadı bu çocuk, şimdi de taş gibi duruyor." Kadir duymazdan geliyor, ama dört aydır gece ikiden önce uyuyamadığını, kamyon şoförünün davasını her düşündüğünde çenesinin kasıldığını kimseye söylememiş.
Öğleden sonra Elif babasının yanına sokulup alçak sesle bir şey soruyor. Bütün sabah büyüklerin "Serdar'ı kaybettik" dediğini duymuş, bir komşunun da "Allah başka acı göstermesin" dediğini. "Baba," diyor, "amcam kaybolduysa neden kimse aramıyor?" Kadir kızının yüzüne bakıyor ve dört aydır kendisinin de o sözcüğü kullandığını, ama "öldü" demediğini fark ediyor.
Bu derste ne olacak
Bu derste Kadir'in bayram sabahını yas yazınının sözlüğüyle okuyacağız: araştırmacıların üç İngilizce terimi nasıl tanımladığını, Türkçe sözlüğün yas ile matemi neden ayırmadığını ve bir evin matem kurallarının yas tutana hem yük hem yer olabildiğini. Dayanağımız Stroebe ve arkadaşlarının 2007 tarihli derlemesi, Rosenblatt ve arkadaşlarının kültürler arası karşılaştırması, Klass'ın bir ansiklopedi maddesi, Türk Dil Kurumu'nun sözlüğü ve TDV İslâm Ansiklopedisi. Kadir'i, ailesini ve aşağıdaki örneklerdeki insanları bu ders için yazdık.
Sıfır noktası
Yas araştırmasında üç İngilizce sözcük sık sık birbirinin yerine kullanılır; araştırmacılar bu yüzden tanım koyar. Stroebe ve arkadaşları derlemelerinin ilk sayfasında kaybı (bereavement), önemli bir kişiyi yakın zamanda ölümle yitirmiş olma durumu diye tanımlar; yası (grief) da bu duruma verilen, çeşitli psikolojik ve bedensel tepkileri içeren, ağırlıkla duygusal tepki olarak. J. William Worden el kitabında aynı üçlüyü kendi sözleriyle kurar ve üçüncüsüne, yas tutmaya (mourning), ayrı bir iş verir. Bu dersin sözlüğü bu tanımlardan ve Türkçenin kendi sözcüklerinden çıkıyor.
Yaygın yanlış"Ağlamayan insan yas tutmuyordur."
Ağlamak yasın sık görülen davranışlarından biridir, ama yasın ölçüsü sayılmaz. Stroebe ve arkadaşlarının aktardığı bir karşılaştırmada Mısır'daki Müslümanlar yaslarını yoğun ve açık biçimde gösterirken Bali'deki Müslüman topluluk ağlama dâhil yasın her görünür ifadesinden kaçınıyordu. Kadir'in kuru gözleri, uykusuz gecelerini ve kasılan çenesini görünmez kılmaz.
Mekanizma
Olay: kaybın kendisi
Kayıp, olmuş ve geri alınamayan şeydir. Bir tarihi vardır; nüfus kaydına, sigorta dosyasına, mahkeme evrakına o tarihle girer. Kadir'in kaybı da böyle bir kayda sahip: Serdar'ın ölüm belgesinde bir gün ve bir saat yazıyor, ceza davasının dosyasında bir kaza tutanağı var. Kurumlar kaybı çoğu zaman yalnızca bu düzeyde tanır.
Ama olayın kendisi bile tek parça sayılmaz. Worden, İngiliz psikiyatr Colin Murray Parkes'in 1972 tarihli Bereavement kitabından bir pasajı aktarır: bir kayıpta tam olarak neyin yitirildiği nadiren açıktır; bir eşin ölümü, o eşin gördüğü işlere göre bir arkadaşın, bir hesap tutucunun, bir bahçıvanın, bir dinleyicinin yitirilmesi anlamına gelebilir. Kadir'in yitirdiği de yalnızca bir kardeş olmadı. Bayram sabahının yol arkadaşını, annesinin hastane randevularına onunla nöbetleşe giden adamı, Elif'in telefonunu tamir eden amcayı da yitirdi ve bunların bir kısmını ancak bu sabah, fırının önünden geçerken fark etti.
Tepki: yasın içi
Stroebe ve arkadaşları derlemelerinde yas tepkilerini dört alanda toplayan bir tablo verir: duygusal tepkiler arasında çökkünlük, kaygı, suçluluk, öfke, yalnızlık ve özlem; bilişsel tepkiler arasında ölünün düşünceleri zihni işgal etmesi, varlığını hissetmek ve dikkat güçlüğü; davranışsal tepkiler arasında huzursuzluk, yorgunluk, ağlama ve insanlardan çekilme; bedensel tepkiler arasında iştah kaybı ve uyku bozukluğu yer alır. Kadir'in gece ikiye kadar uyanık yatması ve dava aklına gelince kasılan çenesi bu tablonun içinde duruyor.
Türkçede yasın içinde iki eski sözcük daha dolaşır. Türk Dil Kurumu'nun Güncel Türkçe Sözlük'ü kederi maddi ve manevi olarak duyulan aşırı üzüntü diye, hüznü gönül üzgünlüğü diye tanımlar; ikisinin tanımında da ölüm geçmez. Keder ve hüzün bu yüzden yasın içinde yaşanan duygulardır, yasın kendisini adlandırmazlar. Yas sözcüğü ise sözlükte ölümle ya da bir felaketle bağlanır.
İngilizcede iki ayrı «mourning»
İngilizce yas yazınında aynı mourning sözcüğü iki ayrı yazarda iki ayrı şeyi anlatır. Worden'ın kitabında mourning kişinin içinde süren uyum sürecidir; Worden bu yüzden yas tutmanın ne zaman bittiği sorusuna kesin bir tarih vermez ve yakın bir ilişkinin kaybında bir yıldan kısa sürede varılan uyuma kuşkuyla bakacağını yazar. Bu akademi Worden'ın bu kullanımını yas tutma diye çevirir.
Antropolojik yazında ise mourning toplumun düzenlediği dış biçimdir. Dennis Klass, pek çok yazarın yası kendiliğinden doğan öznel bir duygular bütünü olarak, mourning'i ise bir kültürün geleneğinin buyurduğu ritüeller ve davranışlar bütünü olarak ayırdığını aktarır. Rosenblatt ve arkadaşlarının sınadığı hipotezlerden biri de bu ikinci anlamı kullanır: son töreni olan toplumlarda törene katılım arttıkça, mourning süresi bittikten sonra süren yas daha mı seyrek görülüyordu? Bu soruda mourning'in sonu toplumun belirlediği bir süredir; yas ise o sürenin dışına taşabilen iç tepkidir. Akademi bu ikinci kullanımı matem diye çevirir.
Bir akrabanın "kırkı çıktı" demesi matemin sonunu bildirir; Worden'ın sorusu, yani yas tutmanın ne zaman tamamlandığı, o günle cevaplanmış olmaz. Kadir'in evinde matem bayram sabahı yeniden yoğunlaşıyor; Kadir'in yas tutması kendi hızında sürüyor.
Türkçe yas sözlüğü
Türkçe bu ayrımı sözlük düzeyinde yapmaz. Güncel Türkçe Sözlük yası ölüm veya bir felaketten doğan acı diye tanımlar ve tanımın sonuna matemi ekler; matem maddesi de okuru doğrudan yasa gönderir. Sözlükte ikisi eş anlamlıdır. Yas tutmak deyiminin ise iki anlamı kayıtlı: biri çok üzülmek, yasa bürünmek; öteki duyulan acıyı ve üzüntüyü bazı davranışlarla belli etmek. İkinci anlam İngilizcedeki antropolojik mourning'e, ilki yasın kendisine yakındır; gündelik Türkçe ikisini tek deyimde taşır ve ilk anlamın içinde bile matem tutmak geçiyor.
Bu akademinin yas ile matemi ayırması bu yüzden bir dil kuralına dayanmıyor, bir okuma kararına dayanıyor: aynı cümlede hem içte süreni hem dışta görüneni konuşabilmek için iki sözcüğe ayrı görev veriyoruz. Kararın Türkçede bir tutamağı da var. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Matem maddesine göre mâtem sözcüğü eski Arapçada bir olay dolayısıyla bir araya gelmiş erkek ya da kadın topluluğunu anlatıyordu ve ölenin ardından duyulan derin üzüntü anlamını zamanla kazandı. Sözcüğün kökünde bir toplanma var. Köken ayrımı kanıtlamaz; sözcüğün bir toplanmayla başladığını gösterir.
Taziye bu sözlükte ayrı bir yerde durur, çünkü yas tutanın kendi tepkisini anlatmaz, başkalarının ona yönelttiği davranışı anlatır. Güncel Türkçe Sözlük taziyeyi başsağlığına, başsağlığını da ölen bir kimsenin yakınlarına "başın sağ olsun" diyerek gösterilen ilgiye bağlar. Mustafa Çağrıcı'nın Tâziye maddesi sözcüğün sözlükte birine sabır telkin etmek anlamına geldiğini, terim olarak da teselli etmeyi ve acıyı paylaşmayı kapsadığını yazar. Gülsüm Hanım'ın kapısını çalan komşular matemin içinde taziye ediyorlardı.
Matemin görünür kuralları
Harman'ın Matem maddesi matemi belirten davranışlar arasında eğlence sayılabilecek etkinliklerden kaçınmayı, sessizliğe bürünmeyi ve siyah giymeyi sayar ve matemin süresinin ve biçiminin kültürden kültüre değiştiğini vurgular. Gülsüm Hanım'ın televizyonun fişini çekmesi ve bayram şekeri almaması bu kuralların bir evdeki karşılığı. Klass ise her toplumun yasın duygularının nasıl gösterileceğine dair kurallar koyduğunu ve bu kurallara uymayanların sapkın sayıldığını yazar; halanın "taş gibi duruyor" demesi tam böyle bir kuralın sesidir.
Matemin kuralları yas tutana bir yer de açar: Rosenblatt ve arkadaşlarının karşılaştırmasında ilk defne kadar olan törenlerde ritüel uzmanlarının önemi arttıkça yas tutanların öfke ifadesi azalıyor, son törenleri olan toplumlarda uzamış yas daha seyrek kaydediliyordu.
Kaynaklardan okuma
Worden'a yapılan göndermeler kitabının 2018 baskısındaki s. 18, 39, 47 ve 77'den.
Usta katmanı
Bu dersin kurduğu ayrım işe yarar, ama tartışmasız sayılmaz. Klass yas ile matem ayrımının kültürler arası sınamada ayakta kalmadığını savunur: ona göre yas kavramı, bireysel deneyime değer veren modern bir kültürün ürünüdür. Japoncada İngilizce grief'in tam karşılığı bulunmadığını, mourning'e denk düşen mo sözcüğünün ise hem ölüme verilen ritüel tepkileri hem de onlara eşlik eden duyguları birlikte anlattığını aktarır. Türkçe sözlükte yas ile matemin eş anlamlı olması benzer bir durum.
Klass ayrıca iki tanımın da anlamı dışarıda bıraktığını söyler: yas çoğu tanımda duygulara, matem eylemlere indirgendiği için ölümün ve ölen kişinin ne anlama geldiği sorusu ikisinin de dışında kalır. Kadir'in "öldü" diyemeyişi ne yalnız bir duygu ne yalnız bir matem davranışıdır; kardeşinin ölümünü kendi hayatının hikâyesine nasıl yerleştireceğine dair henüz bitmemiş bir iştir.
Öteki yönde Stroebe ve arkadaşlarının temkinli bir genellemesi durur: kültürler arasında belirtilerin sunuluşunda farklar görülse de yasın temel görünümlerinin muhtemelen evrensel olduğunu yazarlar. Bu iddia ile Klass'ın okuması arasındaki gerilim açık bir soru. Klass'ın bir uyarısı da gelenek etiketi için yol gösterici: bir kültürün resmî inancını, insanların gerçekte ne yaptığıyla karıştırmak kültürler arası yas araştırmasının en sık hatasıdır.
Yaygın yanlış"İyi bir başsağlığı yas tutanın acısını dindirmelidir."
Taziye acıyı gidermeyi üstlenmez. Çağrıcı'nın aktardığı anlamıyla teselli etmek ve acıyı paylaşmaktır; Kadir'in akşam yeniden okuduğu mesaj da onun acısını azaltmadı, kardeşini anarak yanında durdu. Sen bir başsağlığı yazarken acıyı bitirecek cümleyi aramak yerine ölen kişiden ve yas tutandan söz eden bir cümle arayabilirsin.
Yaygın yanlış"Yas ile matem aynı sözcük olduğuna göre ayrım yapmak yapaylıktır."
Sözlükte ikisinin eş anlamlı olduğu doğru. Ayrım sözlükten gelmiyor, okumanın ihtiyacından geliyor: halanın Kadir'e yönelttiği eleştiri matemin kuralına, Kadir'in uykusuzluğu yasın kendisine ait ve ikisini tek sözcükle konuşmak birini ötekinin içinde kaybettirir.
Kanıtın sınırı
Bu dersin tanımları büyük ölçüde Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'daki araştırmalardan geliyor; Klass bunu açıkça söyler. Stroebe ve arkadaşları da kültür farklarını iyi kontrol edilmiş biçimde inceleyen çalışmaların az olduğunu yazar. Rosenblatt ve arkadaşlarının karşılaştırması etnografların farklı amaçlarla tuttuğu kayıtlara dayanıyor ve yarım yüzyıl önce yapıldı; bulguların bugünkü Türkiye'deki bir taziye evine ne ölçüde genellenebileceği bilinmiyor. Tâziye maddesi ile Matem maddesinin İslâm bölümü Sünni hadis ve fıkıh kaynaklarına dayanır; Şia'daki matem geleneğini ansiklopedi ayrı bir maddede işler. Alevi, Hristiyan ve Yahudi toplulukların matem biçimleri bu maddelerde yer almaz ve her biri kendi kaynağından okunmalıdır. Türkçe konuşanların bu sözcükleri gündelik hayatta nasıl ayırdığı ise sınanmamış bir soru.
Kendin dene
Kilit özet
- Kayıp olmuş ve geri alınamayan şeydir; kurumlar onu tarih ve akrabalık derecesiyle kaydeder, ama bir kayıpta yitirilen nadiren tek parçadır.
- Yas kayba verilen tepkidir ve duygunun yanında düşünceyi, davranışı ve bedeni de kapsar; Kadir'in uykusuzluğu ve öfkesi de yasa aittir.
- Keder ve hüzün yasın içinde yaşanan duygulardır; sözlükte ölüme bağlı tanımlanmazlar.
- İngilizcede mourning iki iş görür: Worden'da içte süren uyum süreci, antropolojik yazında toplumun düzenlediği biçim; akademi birincisine yas tutma, ikincisine matem der.
- Türkçe sözlükte yas ile matem eş anlamlıdır; akademinin ayrımı bir dil kuralı sayılmamalı, aynı anda iki şeyi konuşabilmek için verilmiş bir okuma kararıdır.
- Taziye yas tutana başkalarının yönelttiği ilgidir ve matemin içinde yer alır.
- Matemin kuralları yas tutanı yargılayabilir ama ona bir yer de açar; Kadir'in evinde ikisi aynı bayram sabahında görülüyor.
Sonraki derse köprü
Stroebe ve arkadaşlarının derlemesi ilk cümlelerinden birinde yasın bir hastalık olmadığını ve çoğu insanın uzman müdahalesi olmadan uyum sağladığını söyler, hemen ardından kaybın kimi insanlarda sağlığı ciddi biçimde sarstığını ekler. Kadir'in dört aydır gece ikiden önce uyuyamaması bu iki cümlenin arasında bir yerde duruyor. Halası onun kuru gözlerine bakıp kaygılanıyor, oysa Kadir'in asıl sıkıntısı kimsenin görmediği gecelerde. Bir yakının neye bakıp yardım önermesi gerektiği ve bunu Kadir'i bir hastalık etiketiyle yaralamadan nasıl söyleyebileceği, okumanın bir sonraki adımını taşıyor.
Bu dersin dayandığı eserler
- Margaret Stroebe, Henk Schut ve Wolfgang Stroebe (2007). Health outcomes of bereavement. The Lancet, 370(9603).
- Colin Murray Parkes (1972). Bereavement: Studies of Grief in Adult Life. Tavistock, Londra.
- Paul C. Rosenblatt, R. Patricia Walsh ve Douglas A. Jackson (1976). Grief and Mourning in Cross-Cultural Perspective. HRAF Press, New Haven.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.