İçeriğe geç

M05-D08

Konsepti bütçeyle buluşturmak

Bir konseptin bütçe içinde kalması için hangi kararların korunup hangilerinin sadeleştirileceğini belirler.

Yapım Tasarımı Akademisi — M05, Konsept ve görsel dil · 2.504 kelime · 10 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 17 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir konsept bütçeyle karşılaştığında, her kararın aynı değerde olmadığı ortaya çıkar. Bazı kararlar tezi taşır, bazıları yalnızca onu süsler. Kesinti, eşit oranda değil, tezi taşımayan ve kameranın az gördüğü kalemlerden başlar; taşıyıcı kararlar korunur.

Para kameranın gördüğü yere harcanır: çekim listesi, hangi duvarın, hangi yüksekliğe kadar ve hangi mesafeden görüneceğini söyler. Değer mühendisliği bir kalemi silmek değil, onun işlevini tek cümleyle yazıp aynı işi daha ucuza görecek bir yol bulmaktır; pahalı malzeme yalnızca yakından görülen yere gider. Denemeler, numuneler, söküm ve güvenlik görünmez, ama kesildiklerinde maliyetleri katlanarak geri gelir. Kesinti listesi, kesinti istenmeden hazırlanır.

Yüzlere hizmet eden kalemler, yani bir yüze ışık yansıtan bir zemin şeridi, bir yüzün yanındaki pratik lamba, bir yüzün arkasındaki değer, bütçe masasında çoğu zaman ilk kesilmeye aday görünür: ucuzdurlar ve ekranda adlarıyla görünmezler. Ama işlevleri yazıldığında, farklı tenlerin aynı planda okunmasının onlara bağlı olduğu görülür ve listenin sonuna giderler.

Açılış sahnesi

Yapımcı Tülin, Suna'nın karar notunu okuduktan sonra onu ofisine çağırıyor. Masada notun çıktısı var; son satırın altına kurşun kalemle bir rakam yazılmış ve daire içine alınmış: yirmi dokuz. Kaba tahminde banka seti için on dört kişi-gün ayrılmıştı. Kemal'in kararı, yani eski binanın içine yeni paneller kurmak, tavana soğuk ışık asmak ve zemini yeni granitle kaplamak, bu sayıyı iki katından fazlasına çıkarmış.

Tülin kararı geri çevirmek istemiyor; Kemal'i ikna etmek için iki hafta harcadıklarını biliyor. Ama banka dört sahnelik bir mekân ve filmin dükkânı, Elif'in evi, pasajı da aynı bütçeden besleniyor. "On sekize indirebilir misin?" diye soruyor. "Neyin gideceğine sen karar ver, ama filmin bankası yine o banka olsun."

Suna listeyi alıp kendi masasına dönüyor. Bu derste, bir konsepti bütçenin içine sığdırırken neyin korunacağına ve neyin sadeleştirileceğine nasıl karar verildiğini ele alıyoruz.

Bu derste ne olacak

Beşinci modülde tasarım bir fikirden bir kitaba uzandı: tez, renk senaryosu, mekânların yayı, bir motif, anahtar kareler, bir kitap ve yönetmenin kararı. Modülün son dersinde bu fikrin ilk kez bir sınırla karşılaştığı ana bakıyoruz: fikir bütçeye sığmadığında ne yapılır?

Önce bir konseptin hangi kararlarının onu taşıdığını, hangilerinin ise süs olduğunu ayırmayı kuracağız. Ardından paranın kameranın göreceği yere harcanmasını ele alacağız. Sonra bir kararın işlevini koruyup onu ucuz bir araçla elde etmenin yollarına geçeceğiz. Son olarak kesilmemesi gereken, görünmez ama taşıyıcı işlere ve yapımcıyla bu kararların nasıl konuşulacağına bakacağız.

Suna'nın banka setini yirmi dokuz kişi-günden on altıya indirişini kalem kalem izleyeceğiz. Kasabasını yere çizilmiş tebeşirle gösteren bir filme, küçük bir bütçenin büyük kısmını tek bir sete harcayan bir bilimkurgu filmine bakacağız. Bir bütçe kısılırken yüzlere hizmet eden kalemlerin neden ilk önce gözden çıkarılmaya aday göründüğünü ve neden çoğu zaman en son kesilmesi gerektiğini de göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Her konsept, bütçeyle karşılaştığı anda bir sınava girer. Bu sınav tasarımın yenilgisi değildir; çoğu zaman konseptin gerçekten ne olduğunu ortaya çıkaran andır. Bir tasarımcı bütün kararlarını aynı değerde görüyorsa, kesinti geldiğinde her şeyden biraz keser ve filmin her mekânı biraz zayıflar. Hangi kararın filmi taşıdığını bilen bir tasarımcı ise o kararı korur ve kesintiyi geri kalanından alır.

Bir konseptteki her karar bir soruya cevap verir. Bu kalem giderse tez hâlâ ayakta mı? Seyirci bu kalemi görecek mi, görecekse ne kadar yakından ve ne kadar süre? Aynı etki daha ucuz bir yolla elde edilebilir mi? Bu üç soru, bütçe masasında tasarımcının elindeki en güçlü araçtır.

Değer mühendisliğinin sınırı da buradadır. Bir kalemin işlevini doğru tanımlamadan onu ucuzlatmak, çoğu zaman onu sessizce yok etmektir.

Mekanizma

Taşıyıcı kararlar ve süsler

Bir konseptin kararları, bir binanın duvarları gibidir: bazıları taşıyıcıdır, bazıları yalnızca bölücü. Taşıyıcı bir karar kaldırılırsa tez çöker; bölücü bir karar kaldırılırsa tasarım biraz yoksullaşır, ama hâlâ aynı şeyi söyler. Bütçe masasına oturmadan önce tasarımcı, her kalemin hangi türden olduğunu yazılı olarak işaretler.

Para kameranın gördüğü yere

Bir set, kameranın göreceği kadar inşa edilir. Çekim listesi ve yönetmenin planları, setin hangi duvarlarının, hangi yüksekliğe kadar ve hangi ayrıntı düzeyinde görüneceğini söyler. Görünmeyecek bir yüzeye harcanan her kişi-gün, görünecek bir yüzeyden eksilir.

İşlevi koru, aracı değiştir

Değer mühendisliği, bir kalemin ne işe yaradığını tek bir cümleyle yazmakla başlar. Cümle yazılınca, o işi görecek daha ucuz yollar çoğu zaman kendiliğinden görünür.

Görünmez ama taşıyıcı işler

Bir bütçe kısılırken en kolay kesilen kalemler, ekranda doğrudan görünmeyen işlerdir: denemeler, numuneler, söküm, güvenlik. Bunlar kesildiğinde kazanılan para, çoğu zaman sonradan birkaç katıyla geri ödenir.

Tasarım masasında

Suna yirmi dokuz kişi-günü altı kaleme ayırıyor. Salonun bütün duvarlarını zeminden üç metreye dek kaplayacak beyaz kompozit paneller on iki kişi-gün; on iki metreye on dört metrelik salonun çevresi elli iki metre, kaplanacak yüzey yaklaşık yüz elli altı metrekare. Yeni gri granit zemin kaplaması yedi; gişe hattının üstüne, yedi metrelik tavandan askıyla indirilecek soğuk ışık panelleri beş; önceki derslerde yürüme yoluna konan on dört metreye iki metrelik bej taş şerit üç; Elif'in müşteri sandalyesinin yanındaki pirinç masa lambası ve gişe masasının düzeni bir; söküm ve binanın eski hâline getirilmesi bir.

İlk soru, tezi neyin taşıdığı. Kemal'in kararının söylediği şey, silme işinin yarım kalmış olması: yeni paneller altta, eski süslemeler ve pirinç lambalar üstte. Süslemeler ve lambalar binanın kendi malı; bedavaya geliyor ve tezin yarısını taşıyorlar. Paneller ise tezin öbür yarısı; kesilemezler, ama her yere de gerekmezler.

İkinci soru, kameranın ne göreceği. Kemal'in dört banka sahnesinin planlarında kamera girişten gişelere bakıyor ya da gişelerin arkasından Elif'e. Girişteki geniş planın objektifi yan duvarları ancak dördüncü metreden sonra görüyor. Suna panelleri gişe duvarına, on iki metre, ve iki yan duvarın gişe tarafındaki on metresine kuruyor; Elif'in arkasında görünecek giriş duvarına ise yalnızca üç modül, üç metre altmış santimetre. Kaplanacak duvar otuz beş metre altmış santimetreye, yüzey yaklaşık yüz yedi metrekareye iniyor. Paneller binanın eski sıvasına hiçbir yerden vidalanmadan, arkadan destekli ve kendi ayakları üstünde duruyor; destekler biraz iş eklediği için panel kalemi on iki değil on kişi-gün.

Granit, işlevine bakınca düşüyor. Yeni zemin yeniliği söyleyecekti, ama yeniliği duvarlar zaten söylüyor; eski mermerin gişelere doğru uzanan derz çizgileri ise Rıza'nın bakışını memurun masasına çeken yönlendirici çizgiler. Mermer kalıyor, granit çıkıyor: yedi kişi-gün kazanç. Soğuk ışık panelleri, gişe hattının tamamı yerine yalnızca kadraja giren dört parça olarak, üç buçuk metre yükseklikte bir askıya takılıyor; geri kalan soğuk ışığı Aslı kendi aydınlatmasıyla veriyor. Beş, ikiye iniyor.

Tülin bej şeridi ve Elif'in lambasını listenin başına koymayı öneriyor: zemindeki bir şeridi kimse fark etmez, lambayı da ışık ekibi halleder. Suna, ikinci modülde yapılan test çekiminin iki fotoğrafını yan yana koyuyor. Şeritsiz fotoğrafta geniş planın içindeki Rıza'nın yüzü okunuyor, ama Elif'in daha koyu teni mermerin karanlığına karışıyor ve yüzü bir lekeye dönüşüyor; şeritli fotoğrafta zeminden yansıyan yumuşak ışık iki yüzü de aynı ölçüde açıyor. Şerit bir süs değil, iki ayrı tenin aynı planda okunmasını sağlayan bir araç. Lamba da öyle: Kemal'in kararının bütün dengesi, soğuk salonda Elif'in yüzüne düşen o tek sıcak noktaya dayanıyor. Bu kalemler ucuz göründükleri, işlevleri de ekranda adıyla görünmediği için ilk kesilmeye aday görünüyor; ama işlevleri yazılınca, listenin en sonuna gidiyorlar.

Suna şeridin işlevini koruyup malzemesini değiştiriyor: cilalı taş yerine, yarı parlak, taş desenli, şeritler hâlinde serilip sökülebilen bir zemin kaplaması. Üç kişi-gün ikiye iniyor. Lamba bir kişi-gün olarak kalıyor. Yeni toplam: on, sıfır, iki, iki, bir ve bir; on altı kişi-gün. Tülin'in istediği on sekizin altında kalan iki günü Suna harcamıyor; notuna, Aslı ile yapılacak soğuk ve sıcak ışık denemesi için ayrılmış pay olarak yazıyor.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar kesinti listesini, kesinti istenmeden önce hazırlar. Konsept kurulurken her kalemin yanına onun taşıyıcı mı yoksa bölücü mü olduğu, hangi sahnede ve hangi mesafeden görüneceği yazılır. Kesinti geldiğinde liste zaten hazırdır ve karar dakikalar içinde verilir; hazırlıksız bir tasarımcı ise baskı altında, en kolay kesilebilecek kalemleri, yani çoğu zaman görünmez ama taşıyıcı olanları keser.

İkinci incelik, kesintinin tasarımı bazen güçlendirdiğini bilmektir. Bankada granitin çıkması, eski mermerin çizgilerini filme geri getirdi; bir sınır, tasarımcıyı mekânın zaten sahip olduğu bir değeri görmeye zorladı. Sadeleştirme, tezin ne olduğunu en yalın biçimde sormanın yoludur.

Yaygın yanlış"Bütçe kısılınca en adil yol, her kalemden aynı oranda kesmektir."
Doğrusu

Eşit oranda kesinti, bütün mekânları aynı ölçüde zayıflatır ve filmin en önemli mekânını, bir kez görünen bir mekânla aynı yoksulluğa düşürür. Kesinti, tezi taşımayan ve kameranın az gördüğü kalemlerden başlar; taşıyıcı kararlar korunur.

Yaygın yanlış"Ucuz malzeme kamerada ucuz görünür."
Doğrusu

Kamerada görünen, malzemenin kendisi değil, kameranın onu hangi mesafeden, hangi ışıkta ve ne kadar süre gördüğüdür. Altı metre uzaktaki boyanmış bir mermer, gerçeğinden ayırt edilmeyebilir; elin dokunduğu bir tezgâh ise yakın planda her şeyi ele verir. Pahalı malzeme, yalnızca kameranın onu yakından gördüğü yere harcanır.

Yaygın yanlış"Ekranda görünmeyen işler, bütçe sıkışınca ilk kesilecek işlerdir."
Doğrusu

Denemeler, numuneler, söküm ve güvenlik görünmez, ama kesildiklerinde kazanılan para çoğu zaman sonradan katlanarak geri ödenir: yeniden boyanan bir set, bekleyen bir ekip, hasar görmüş bir mekân. Görünmez işler, listenin sonuna yazılır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir konsept bütçeyle karşılaştığında, her kararın aynı değerde olmadığı ortaya çıkar. Bazı kararlar tezi taşır, bazıları yalnızca onu süsler. Kesinti, eşit oranda değil, tezi taşımayan ve kameranın az gördüğü kalemlerden başlar; taşıyıcı kararlar korunur.

Para kameranın gördüğü yere harcanır: çekim listesi, hangi duvarın, hangi yüksekliğe kadar ve hangi mesafeden görüneceğini söyler. Değer mühendisliği bir kalemi silmek değil, onun işlevini tek cümleyle yazıp aynı işi daha ucuza görecek bir yol bulmaktır; pahalı malzeme yalnızca yakından görülen yere gider. Denemeler, numuneler, söküm ve güvenlik görünmez, ama kesildiklerinde maliyetleri katlanarak geri gelir. Kesinti listesi, kesinti istenmeden hazırlanır.

Yüzlere hizmet eden kalemler, yani bir yüze ışık yansıtan bir zemin şeridi, bir yüzün yanındaki pratik lamba, bir yüzün arkasındaki değer, bütçe masasında çoğu zaman ilk kesilmeye aday görünür: ucuzdurlar ve ekranda adlarıyla görünmezler. Ama işlevleri yazıldığında, farklı tenlerin aynı planda okunmasının onlara bağlı olduğu görülür ve listenin sonuna giderler.

Sonraki derse köprü

Banka artık on altı kişi-güne sığıyor ve Kemal'in kararının özü yerinde duruyor. Ama Suna'nın notundaki yeni panellerin hiçbiri henüz kâğıt üstünde bir biçime sahip değil. Üç metrelik bir panel, eski sıvaya hiç dokunmadan, süslemelerin altında nasıl ayakta durur; modüllerin birleşim yerleri gişe hattında nerede görünür? Suna bu soruya cevap aramadan önce masasına bir deste kâğıt ve yumuşak bir kalem koyuyor. Bir fikri ölçüye geçmeden önce birkaç dakikalık kaba eskizlerle farklı yönlerde denemek, üçüncü bölümün açılışı olan M06-D01 "Kaba eskiz ve düşünme çizimi" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.