İçeriğe geç

M05-D07

Yönetmene sunum

Bir konsepti yönetmene sunarken alternatifleri ve gerekçeleri içeren kısa bir sunum kurar.

Yapım Tasarımı Akademisi — M05, Konsept ve görsel dil · 2.271 kelime · 10 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Tasarımcının işi, yönetmenin kararı verebilmesi için seçenekleri hazırlamaktır. Bir sunumda çoğunlukla iki ya da üç gerçek seçenek yeterlidir; tek bir çözüm bir dayatma, çok sayıda seçenek bir yüktür. Her seçenek gerçekten savunulabilir olmalı; zayıf seçenekleri bir öneriyi öne çıkarmak için kullanmak, sunuma güveni yok eder.

Her seçeneğin altına aynı sırayla gerekçesi yazılır: tezin hangi yanını taşıdığı, karakteri nasıl gösterdiği, kameraya ve ışığa ne getirdiği ve ne kadara mal olduğu. Sunum bir konuşmadır; renk ve malzeme fiziksel örneklerle gösterilir ve yönetmenin itirazı dinlenir, çünkü çoğu zaman tasarımcının bilmediği bir ihtiyacı ortaya çıkarır. Tasarımcı bir öneriyle gelir; ama kararı yönetmen verir ve karar aynı gün bir nota yazılır.

Seçenekleri karşılaştıran ölçütlerin arasında yüzlerin her seçeneğin ışığında nasıl okunacağı da açıkça yer almalıdır. Her seçeneğin panosuna o seçeneğin ışığında çekilmiş bir değer testi fotoğrafı koymak, bir yönetmenin farkında olmadan, koyu tenli bir karakterin yüzünü donuklaştıracak bir seçeneği seçmesini önler ya da en azından o seçeneği bilerek, bir düzeltmeyle seçmesini sağlar.

Açılış sahnesi

Kemal bir hafta önce, kitabın banka sayfalarında başka bir yolun neden hiç görünmediğini sormuştu. Bugün Suna toplantı odasının masasına üç ayrı karton pano koyuyor. Her birinin üstünde aynı banka salonu, ama üç başka hâlde. Birincisi yüksek tavanlı, mermer kaplı, eski bir şube. İkincisi yeni bir iş kulesinin bir katında, tavanı basık, cam bölmeli, beyaz ışıklı bir şube. Üçüncüsü ikisinin arası: eski binanın yüksek tavanı yerinde duruyor, ama duvarlar yeni beyaz panellerle kaplanmış ve eski süslemeler yalnızca panellerin üstünde, tavana yakın yerde görünüyor.

Her panonun altında aynı dört satır var: bu seçenek tezin hangi yanını taşıyor, Rıza'yı nasıl gösteriyor, yüzler bu ışıkta nasıl okunuyor, ne kadara mal oluyor. Suna üçüncüsünü önerdiğini en baştan söylüyor, ama önce üçünü de anlatıyor.

Kemal yirmi dakika boyunca panoları inceliyor, iki soru soruyor ve sonunda bir karar veriyor; Suna'nın önerdiğinden biraz farklı bir karar. Bu derste bir kararı yönetmenin masasına, yanında başka yollar ve her birinin nedeniyle birlikte, kısa bir toplantıda getirmeyi ele alıyoruz.

Bu derste ne olacak

Bu modül boyunca tasarımın fikrini kurduk ve sonunda onu bir kitaba bağladık. Bu derste bir kararın masaya geldiği ana bakıyoruz: tasarımcı bir kararı yönetmenle nasıl paylaşır, yönetmen nasıl seçer ve seçilen karar nasıl kayda geçer?

Önce neden tek bir çözüm değil, birkaç seçenek sunulduğunu ve kaç seçeneğin doğru sayı olduğunu kuracağız. Ardından her seçeneğin gerekçesini, yani neden var olduğunu ve neye mal olduğunu nasıl yazacağımızı ele alacağız. Sonra sunumun kendisine, ne gösterileceğine ve nasıl dinleneceğine geçeceğiz. Son olarak kararın kaydına ve tasarımcının önerisinin seçilmediği durumlara bakacağız.

Suna'nın banka için hazırladığı üç seçenekli sunumu ve Kemal'in kararını izleyeceğiz. Bir tasarımcının ilk savaş odası çizimini yönetmenin reddettiği ve yerine filmin en ünlü mekânının doğduğu bir filme ve bir yazarın gösterdiği bir sanat kitabının bir yaratığın bütün tasarımını belirlediği bir filme bakacağız. Seçenekleri karşılaştırırken yüzlerin her seçeneğin ışığında nasıl okunacağını da bir ölçüt olarak masaya koymanın, yönetmenin kararını nasıl değiştirebileceğini göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir tasarımcının işi, kararları yönetmenin yerine vermek değil, yönetmenin kararı verebilmesi için seçenekleri hazırlamaktır. Yönetmen filmin bütününden sorumludur ve tasarımın her önemli kararı, onun hikâyeyi nasıl gördüğüyle uyuşmalıdır. Ama yönetmen bir seti kendisi tasarlamaz; tasarımcının ona ne gösterdiğine bakar ve seçer.

Bu yüzden bir sunumun asıl işi, bir kararı savunmak değil, bir karar vermeyi kolaylaştırmaktır. Tek bir çözüm sunan bir tasarımcı, yönetmeni ya onu kabul etmeye ya da tamamen reddetmeye zorlar. Birkaç seçenek sunan bir tasarımcı ise yönetmene, neyi neden istediğini düşünme ve seçenekler arasında bir yol bulma alanı açar.

Bir seçeneğin değeri, onun gerekçesiyle birlikte görülür. Güzel bir çizim, neden orada olduğunu söylemiyorsa, yönetmenin kararını kolaylaştırmaz; yalnızca beğenilir ya da beğenilmez.

Mekanizma

Kaç seçenek: birden fazla, ama az

Bir sunumda çoğunlukla iki ya da üç seçenek yeterlidir. Tek bir seçenek bir dayatmadır; yönetmen onu reddederse, tasarımcı boş elle kalır. Yedi seçenek ise bir yüktür; yönetmen aralarındaki farkları kavrayamaz ve karar veremez. Üç seçenek, çoğu zaman bir yelpaze kurmaya yeter: bir uç, öbür uç ve aralarında bir yol.

Gerekçe: her seçenek neden var

Her seçenek, birkaç soruya kısa cevaplar verir. Tezin hangi yanını taşıyor? Karakteri ve hikâyeyi nasıl destekliyor? Kameraya ve ışığa ne getiriyor? Ne kadara mal oluyor ve ne kadar sürede kurulur? Bu cevaplar her seçeneğin altına aynı sırayla yazılır ki yönetmen seçenekleri aynı ölçütlerle yan yana karşılaştırabilsin.

Sunmak ve dinlemek

Bir sunum, bir konuşmadır. Tasarımcı seçenekleri kısa ve açık biçimde anlatır, sonra susar ve yönetmenin bakmasına, sormasına, itiraz etmesine alan bırakır. Yönetmenin bir itirazı, çoğu zaman tasarımcının bilmediği bir şeyi ortaya çıkarır: bir sahnenin yönetmenin aklındaki hâlini, bir oyuncunun bir isteğini, bir kamera kararını. Sunumun en değerli anı, tasarımcının bir şey öğrendiği andır.

Kararı kaydetmek ve seçilmeyen öneri

Bir sunumun sonunda verilen karar, kâğıda geçmezse unutulur ya da sonradan farklı hatırlanır. Tasarımcı toplantıdan sonra kısa bir not yazar: hangi seçenek seçildi, hangi değişikliklerle, neden, ve hangi sorular açık kaldı. Not yönetmene, yapımcıya ve ilgili ekip üyelerine gönderilir.

Tasarım masasında

Suna'nın üç panosu, aynı banka salonunun üç hâli; her birinin ölçüleri, maliyeti ve kurulma süresi altında yazılı.

Birinci seçenek, eski şube: yedi metre tavan, mermer duvarlar, pirinç lambalar, oymalı ahşap gişeler. Tezin söylediği gibi bir zamanı siliyor mu? Pek değil; bu şube zamanı korumuş, Rıza'nın dükkânı gibi. Rıza burada küçülüyor, ama yabancılaşmıyor.

İkinci seçenek, plaza katı: iki metre yetmiş santimetre tavan, cam bölmeler, beyaz paneller, tavanda düz ve soğuk ışık veren paneller. Zamanı tamamen silmiş bir yer; tez açısından güçlü. Ama Rıza'yı küçültmüyor, yalnızca sıkıştırıyor; ve tavanı alçak bir plaza katında, Rıza'nın on dört metrelik yürüyüşü yok.

Üçüncü seçenek, Suna'nın önerisi: eski şubenin binası, yedi metre tavanıyla, ama içi yenilenmiş. Duvarlar yerden üç metre yüksekliğe kadar beyaz kompozit panellerle kaplı; panellerin üstünde, dört metre boyunca, eski binanın sıva süslemeleri ve tavana yakın asılı eski pirinç lambalar hâlâ görünüyor. Zemin yeni gri granit. Tez burada tam karşılığını buluyor: banka zamanı siliyor, ama silme işi yarım kalmış; eski zaman, yeni panellerin üstünde, gözün ancak yukarı bakınca gördüğü bir yerde sıkışmış duruyor. Rıza'nın yürüyüşü on dört metre ve tavan yedi metre; Rıza hem küçülüyor hem yabancılaşıyor.

Her panonun dört satırından biri yüzler. Suna her seçenek için, o seçeneğin ışığında çekilmiş bir değer testi fotoğrafını panonun köşesine koymuş: Rıza'nın ve Elif'in yedekleri, o ışıkta, gişenin önünde. İkinci seçeneğin fotoğrafında sorun açık: tavandaki soğuk ve düz ışık paneller, Elif'in koyu tenli yüzünü önceki derslerde gördüğümüz gibi griye kaçan, cansız bir yüze dönüştürüyor; Rıza'nın yüzü ise solgun ama okunuyor. Birinci ve üçüncü seçeneklerde, pirinç lambaların sıcak ışığı her iki yüzü de okunur bırakıyor.

Kemal en çok ikinci seçeneğin soğukluğunu beğeniyor; bankanın Rıza'ya ne kadar yabancı olduğunu en iyi o anlatıyor. Ama yüzler satırına bakınca duraksıyor. Sonunda üçüncü seçeneği seçiyor, bir değişiklikle: gişelerin önündeki ışık, ikinci seçenekteki gibi soğuk ve düz panellerden gelecek, ama pirinç lambalar yalnızca Elif'in oturacağı müşteri sandalyesinin yakınında yanık kalacak. Suna kararı o akşam bir nota yazıyor: seçilen seçenek, değişiklik, gerekçesi ve açık soru; soğuk paneller ile sıcak lambanın aynı karede nasıl dengeleneceğini Aslı ile bir testte belirleyecekler.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar sunumlarına her zaman bir öneriyle girer. Seçenekleri tarafsız bir menü gibi sunmak, yönetmene bütün yükü bırakmaktır; tasarımcı hangi seçeneği neden önerdiğini açıkça söyler, ama kararı yönetmene bırakır. Öneri, tasarımcının uzmanlığıdır; karar, yönetmenin sorumluluğudur.

İkinci incelik, sunumu kısa tutmaktır. Bir yönetmenin hazırlık döneminde onlarca toplantısı olur; bir tasarım sunumu çoğu zaman yirmi otuz dakikayı geçmemelidir. Kısa bir sunum, tasarımcıyı neyin önemli olduğuna karar vermeye zorlar; uzun bir sunum, önemli olanı ayrıntıların arasında kaybettirir.

Yaygın yanlış"Tasarımcı yönetmene yalnızca en iyi çözümü sunmalıdır; seçenek sunmak kararsızlıktır."
Doğrusu

Tek bir çözüm sunmak, yönetmeni ya kabul etmeye ya da tamamen reddetmeye zorlar ve tasarımcının yönetmenin bilmediği ihtiyaçlarını öğrenmesine alan bırakmaz. İki ya da üç gerçek seçenek, yönetmene düşünme ve seçme alanı açar. Tasarımcı yine de bir öneri getirir; seçenek sunmak, önerisizlik değildir.

Yaygın yanlış"Yönetmen tasarımcının önerisini seçmezse, tasarımcı başarısız olmuştur."
Doğrusu

Bir sunumun başarısı, tasarımcının önerisinin seçilmesiyle değil, yönetmenin bilinçli bir karar vermesiyle ölçülür. Yönetmen başka bir seçeneği seçebilir ya da seçenekleri birleştirebilir; tasarımcının işi, o kararı bütün özeniyle uygulamak ve kendi önerisinin gerekçesini ile seçilen seçeneğin risklerini kayda geçirmektir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Tasarımcının işi, yönetmenin kararı verebilmesi için seçenekleri hazırlamaktır. Bir sunumda çoğunlukla iki ya da üç gerçek seçenek yeterlidir; tek bir çözüm bir dayatma, çok sayıda seçenek bir yüktür. Her seçenek gerçekten savunulabilir olmalı; zayıf seçenekleri bir öneriyi öne çıkarmak için kullanmak, sunuma güveni yok eder.

Her seçeneğin altına aynı sırayla gerekçesi yazılır: tezin hangi yanını taşıdığı, karakteri nasıl gösterdiği, kameraya ve ışığa ne getirdiği ve ne kadara mal olduğu. Sunum bir konuşmadır; renk ve malzeme fiziksel örneklerle gösterilir ve yönetmenin itirazı dinlenir, çünkü çoğu zaman tasarımcının bilmediği bir ihtiyacı ortaya çıkarır. Tasarımcı bir öneriyle gelir; ama kararı yönetmen verir ve karar aynı gün bir nota yazılır.

Seçenekleri karşılaştıran ölçütlerin arasında yüzlerin her seçeneğin ışığında nasıl okunacağı da açıkça yer almalıdır. Her seçeneğin panosuna o seçeneğin ışığında çekilmiş bir değer testi fotoğrafı koymak, bir yönetmenin farkında olmadan, koyu tenli bir karakterin yüzünü donuklaştıracak bir seçeneği seçmesini önler ya da en azından o seçeneği bilerek, bir düzeltmeyle seçmesini sağlar.

Sonraki derse köprü

Kemal'in kararı, iki seçeneğin birleşimi oldu: üçüncü seçeneğin binası, ikinci seçeneğin soğuk panelleri ve tek bir köşede sıcak pirinç lambalar. Bu birleşim tasarım açısından güçlü; ama Suna'nın notunun altında bir rakam büyüyor. Hem eski süslemeleri koruyup hem yeni paneller kurmak, hem de iki ayrı ışık düzeni, banka setini planlanandan pahalı yapıyor. Bir konseptin bütçe içinde kalması için hangi kararların korunup hangilerinin sadeleştirileceğini belirlemek, M05-D08 "Konsepti bütçeyle buluşturmak" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.