İçeriğe geç

M04-D03

Arşiv, müze ve koleksiyon

Bir müze ya da arşiv ziyareti için soru listesi ve kayıt düzeni hazırlar.

Yapım Tasarımı Akademisi — M04, Araştırma · 2.185 kelime · 8 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Arşivler, müzeler ve koleksiyonlar, internette bulunamayan birincil kaynakları saklar; erişimleri sınırlıdır ve kendi kuralları vardır. Bir ziyaret, dönem dosyasındaki boşluklardan çıkarılan bir soru listesiyle, kurumla önceden yazışarak ve doğru bir araç çantasıyla hazırlanır: kurşun kalem, ölçek çubuğu, metre, gri kart, flaşsız bir kamera.

Ziyarette görülen her nesne envanter numarası, tanımı, tarihi, malzemesi, ölçüsü ve durumuyla kaydedilir; genel görünüş, ayrıntı ve ölçekli bir kayıt fotoğrafıyla çekilir. Koleksiyoncular nesnelerin yanında onların nasıl kullanıldığının bilgisini de taşır. Asıl nesneler mümkün olduğunca sete getirilmez; kayıtlarından yapılmış kopyalar kullanılır. Arşivin sessiz kaldığı yerde yaşayan tanıklar, aile albümleri ve eski ilanlar devreye girer.

Arşivde alınan bir renk ve değer kaydı, sonradan bir yüzün yanında kullanılacak nesneleri belirler. Kayıt fotoğraflarına bir değer şeridi konduğunda ve üzerinde filmdeki yüzlerin değerleri işaretlendiğinde, her nesnenin o yüzlerle aynı ışıktaki ilişkisi, ziyaretten haftalar sonra da okunabilir.

Açılış sahnesi

Necdet Bey'in evinin bir odası baştan sona çekmecelerle dolu. Her çekmecenin önünde, el yazısıyla yazılmış küçük bir etiket: tornavidalar, cımbızlar, yağdanlıklar, mengeneler, büyüteçler. Necdet Bey kırk yıl boyunca kapanan saatçi dükkânlarından alet topladı; bugün koleksiyonunda iki bine yakın alet var. Suna'ya bir öğleden sonrası için kapısını açtı.

Suna kapıdan girmeden önce defterinde yazılı on iki soruya bir kez daha bakıyor. Seksenlerin ortasında bir saatçinin tezgâhında hangi aletler olurdu? Hangileri günlük kullanılır, hangileri yılda bir? Aletler tezgâhta nasıl dizilirdi? Bir çalışan saatin içi açıldığında ne görünür? Necdet Bey bu soruları dinliyor ve gülümsüyor: "Çoğu insan buraya gelip her şeyin fotoğrafını çeker ve gider. Siz ne aradığınızı biliyorsunuz."

Bir arşiv, bir müze ya da bir koleksiyon, ne aradığını bilen bir tasarımcıya bir hazine, bilmeyene ise bir labirenttir. Bu derste böyle bir ziyareti hazırlamayı, sırasında görüleni kaydetmeyi ve sonrasında kaydı bir tasarım belgesine dönüştürmeyi ele alıyoruz.

Bu derste ne olacak

Bir önceki derste bir dönem dosyası kurduk ve onun bazı bölümlerinin hâlâ boş olduğunu gördük. Bu derste o boşlukları doldurmak için gidilecek yerlere bakıyoruz: arşivler, müzeler ve özel koleksiyonlar. Bu yerler internette bulunamayan birincil kaynakları saklar; ama erişimi sınırlıdır ve bir ziyaret dikkatli bir hazırlık ister.

Önce ziyaretten önce yapılacakları, soru listesini, kuralları ve araç çantasını kuracağız. Ardından ziyaret sırasında görülen her şeyi, sonradan işe yarayacak biçimde kaydetmeyi ele alacağız. Sonra özel koleksiyonların ve koleksiyoncuların kendine özgü yanlarına, ve son olarak arşivlerin sessizliklerine, yani aradığımız şeyin orada olmadığı durumlara bakacağız.

Suna'nın Necdet Bey'in koleksiyonuna ve bir belediye arşivine yaptığı ziyaretleri, soru listesi ve kayıt düzeniyle izleyeceğiz. Bir başkanın gerçek cep saatinin sesini kaydeden ekibiyle bilinen bir filme ve bir sığınağı planlardan ve tanıkların anlatımlarından yeniden kuran bir filme bakacağız. Arşivde nesnelerin rengini ve değerini kaydederken, bu kaydın sonradan bir yüzün yanında nasıl kullanılacağını da hesaba katmanın yolunu göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Arşivler, müzeler ve koleksiyonlar, birincil kaynakların saklandığı yerlerdir. Bir belediye arşivinde binaların orijinal planları, bir şehir müzesinde gündelik nesneler, bir gazete arşivinde eski sayılar, bir özel koleksiyonda bir meslekten kalmış aletler bulunur. Bunlar çoğu zaman dijitalleştirilmemiştir ve yalnızca yerinde görülebilir.

Bu yerlerin kendi kuralları vardır. Bir arşive girmek için çoğunlukla önceden randevu alınır, bir araştırma amacı belirtilir ve kimlik gösterilir. Belgelere kurşun kalemle not alınır, mürekkepli kalem çoğu zaman yasaktır. Bazı nesnelere eldivenle dokunulur, bazılarına hiç dokunulmaz. Fotoğraf çekmek her zaman serbest değildir; flaş çoğunlukla yasaktır. Tasarımcı bu kurallara uymazsa kapı bir daha açılmayabilir.

Bir ziyaretin değeri, ondan geriye kalan kaydın kalitesine bağlıdır. Bir nesnenin fotoğrafı, onun boyutu bilinmeden, nereden geldiği yazılmadan ve rengi doğru kaydedilmeden çekilirse, birkaç hafta sonra tasarım masasında işe yaramaz hâle gelir.

Mekanizma

Ziyaretten önce: soru listesi, kurallar, çanta

Bir arşiv ya da müze ziyareti, ziyaretten önce başlar. Tasarımcı dönem dosyasındaki boşluklardan bir soru listesi çıkarır: tam olarak neyi görmek istiyor, hangi nesneyi, hangi belgeyi, hangi ayrıntıyı? Kurumla önceden yazışır, kuralları öğrenir ve görmek istediği malzemenin hazırlanmasını ister. Araç çantasını buna göre hazırlar: kurşun kalemler, bir defter, bir ölçek çubuğu, bir metre, gri bir kart, flaşsız çekim yapabilen bir kamera ve gerekirse temiz eldivenler.

Ziyaret sırasında: kaydetmek

Ziyarette görülen her nesne için aynı bilgiler kaydedilir: envanter numarası, kısa bir tanım, tarihi, malzemesi, ölçüleri, durumu. Her nesnenin en az üç fotoğrafı çekilir: bütününü gösteren bir genel görünüş, en önemli ayrıntının yakın görünüşü ve yanında ölçek çubuğu ile gri kartın bulunduğu bir kayıt fotoğrafı. Fotoğraflar ve notlar, envanter numarasıyla eşleştirilir.

Koleksiyoncular ve özel arşivler

Özel koleksiyonlar, kurumlardan farklı bir dünyadır. Bir koleksiyoncunun elindeki nesneler çoğu zaman hiçbir müzede yoktur ve koleksiyoncunun kendisi, nesnelerin ne olduğunu, nasıl kullanıldığını ve nereden geldiğini en iyi bilen kişidir. Ama koleksiyonlar kişiseldir; erişim bir güven ilişkisine dayanır ve her nesne sahibinin gözünde değerlidir.

Arşivin sessizlikleri

Bazen aranan şey hiçbir arşivde yoktur. Arşivler önemli bulunan şeyleri saklar: resmî belgeleri, önemli binaları, ünlü insanları. Sıradan bir dükkânın içi, bir evin mutfağı, bir mahallenin gündelik hayatı çoğu zaman hiç kaydedilmemiştir. Bu sessizlikte tasarımcı başka kaynaklara döner: yaşayan tanıklara, aile albümlerine, eski ilanlara.

Tasarım masasında

Suna iki ziyaret planlıyor; ikisinin soruları da farklı.

Birincisi Necdet Bey'in koleksiyonu. Soru listesi on iki madde; her biri dönem dosyasındaki bir boşluğa denk geliyor. Ziyaret dört saat sürüyor. Suna otuz bir aleti kaydediyor; her birini bir genel görünüşle, bir ayrıntıyla ve bir kayıt fotoğrafıyla çekiyor. Kayıt fotoğraflarında her aletin yanında yirmi santimetrelik bir ölçek çubuğu ve gri bir kart var. Necdet Bey'in envanter defteri yok; her aletin numarası, Suna'nın Necdet Bey'in izniyle aletin etiketine kurşun kalemle yazdığı küçük bir numara oluyor. Ziyaretin en değerli bilgisi bir fotoğraf değil, Necdet Bey'in bir cümlesi: "Saatçi aletlerini tezgâhın üstünde değil, önündeki kırk santimetreye yirmi beş santimetrelik bir tahta tepside tutar; tepsi her akşam çekmeceye girer."

İkincisi bir belediyenin kent arşivi. Suna pasajın, Rıza'nın dükkânına model olan pasajın, orijinal yapı planlarını arıyor. Planlar arşivde, yüzde bir ölçekli, yani gerçekteki her bir metrenin kâğıtta bir santimetre olduğu bir çizim. Plana göre pasajdaki dükkânların genişliği iki metre yirmi beş santimetre; Suna'nın stüdyodaki dükkânı iki metre yirmi. Fark beş santimetre ve kamerada görünmeyecek; Suna dükkânı değiştirmiyor, ama farkı ve gerekçesini dosyaya yazıyor.

Necdet Bey'in koleksiyonunda Suna bir şey daha yapıyor. Her aletin kayıt fotoğrafında, gri kartın yanına, önceki derslerde hazırladığı on basamaklı değer şeridini de koyuyor; şeridin üzerinde, Rıza'nın yüzünün değeri olan yedinci ve Elif'in yüzünün değeri olan üçüncü basamaklar işaretli. Böylece her aletin metalinin, sapının ve tepsisinin değeri, iki yüzün değeriyle aynı fotoğrafta ve aynı ışıkta duruyor. Atölyede Rıza'nın tezgâhındaki tepsiyi seçerken, Suna fotoğraflara bakıp koyu bir ceviz tepsinin, Elif'in tezgâha eğildiği yakın planlarda yüzünün hemen altında, onun değerine çok yakın kalacağını görüyor. Tepsi, Necdet Bey'in koleksiyonundaki daha açık renkli bir ıhlamur tepsinin kopyası olarak yapılıyor. Arşivde alınan bir kayıt, bir yüzün yanında kullanılacak bir nesnenin rengini, ziyaretten haftalar sonra belirliyor.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar arşivlerden ve koleksiyonlardan nesneleri sete getirmekten mümkün olduğunca kaçınır. Bir set, değerli bir nesne için tehlikeli bir yerdir: ışıkların sıcaklığı, kalabalık, hızlı hareket ve kazalar. Asıl nesne yerine, onun ölçülü kaydından yapılmış bir kopya sete girer; asıl nesne ancak yakın planda kopyanın yetersiz kalacağı nadir durumlarda, sigortalı ve korumalı biçimde kullanılır.

İkinci incelik, ilişkiyi sürdürmektir. Arşiv görevlileri, müze uzmanları ve koleksiyoncular bir tasarımcının bir sonraki projesinde de kapısını açacak insanlardır. Bir ziyaretten sonra teşekkür etmek, söz verilen kopyaları ve kredileri göndermek, filmin bir gösterimine davet etmek, bir sonraki ziyaretin anahtarıdır.

Yaygın yanlış"Bir müzede ya da arşivde her şeyin fotoğrafını çekip sonra ayıklamak en verimli yoldur."
Doğrusu

Soru listesi olmadan yapılan bir ziyaret, aranan nesneleri bulamadan yüzlerce işe yaramayan fotoğrafla sonuçlanabilir. Ayrıca ölçeği, envanter numarası ve rengi kaydedilmemiş fotoğraflar, sonradan bir tasarım kararına dayanak olamaz. Verimli bir ziyaret, neyin arandığını önceden bilen ve bulduğunu eksiksiz kaydeden bir ziyarettir.

Yaygın yanlış"Aranan şey arşivde yoksa, o dönemde hiç yoktu."
Doğrusu

Arşivler önemli bulunan şeyleri saklar; sıradan mekânlar, gündelik nesneler ve sıradan insanların hayatı çoğu zaman kaydedilmemiştir. Bir şeyin arşivde bulunmaması onun var olmadığını değil, kaydedilmediğini gösterir. Bu sessizliği yaşayan tanıklar, aile albümleri ve eski ilanlar doldurur.

Kendin dene

Aklında kalsın

Arşivler, müzeler ve koleksiyonlar, internette bulunamayan birincil kaynakları saklar; erişimleri sınırlıdır ve kendi kuralları vardır. Bir ziyaret, dönem dosyasındaki boşluklardan çıkarılan bir soru listesiyle, kurumla önceden yazışarak ve doğru bir araç çantasıyla hazırlanır: kurşun kalem, ölçek çubuğu, metre, gri kart, flaşsız bir kamera.

Ziyarette görülen her nesne envanter numarası, tanımı, tarihi, malzemesi, ölçüsü ve durumuyla kaydedilir; genel görünüş, ayrıntı ve ölçekli bir kayıt fotoğrafıyla çekilir. Koleksiyoncular nesnelerin yanında onların nasıl kullanıldığının bilgisini de taşır. Asıl nesneler mümkün olduğunca sete getirilmez; kayıtlarından yapılmış kopyalar kullanılır. Arşivin sessiz kaldığı yerde yaşayan tanıklar, aile albümleri ve eski ilanlar devreye girer.

Arşivde alınan bir renk ve değer kaydı, sonradan bir yüzün yanında kullanılacak nesneleri belirler. Kayıt fotoğraflarına bir değer şeridi konduğunda ve üzerinde filmdeki yüzlerin değerleri işaretlendiğinde, her nesnenin o yüzlerle aynı ışıktaki ilişkisi, ziyaretten haftalar sonra da okunabilir.

Sonraki derse köprü

Necdet Bey'in koleksiyonu ve belediyenin arşivi, Suna'ya aletleri ve planları verdi; ama ikisi de pasajın bugün nasıl yaşadığını göstermiyor. Öğleden sonra pasaja vuran ışığın açısı, esnafın çay saatinde çıkan ses, zeminin hangi karolarının aşındığı, insanların hangi dükkânın önünde durduğu ancak yerinde, pasajın içinde durarak görülebilir. Bir mekânı ölçü, fotoğraf ve ses notlarıyla belgeleyen bir saha raporu yazmak, M04-D04 "Saha gezisi ve yerinde gözlem" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.