M03-D07
Dökümden sayılara
Döküm tablosundan set, mekân ve aksesuar sayılarını çıkararak ilk bütçe tahmini için bir özet hazırlar.
Yapım Tasarımı Akademisi — M03, Senaryo dökümü · 2.117 kelime · 8 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir bütçe, bir dökümün sayılara çevrilmesiyle başlar. Kaba tahmin, ayrıntılı bütçeden önce yapılan ilk yaklaşık hesaptır ve en güvenilir kısmı para değil iştir: setlerin, mekânların, nesnelerin ve kopyaların sayısı ve işin kişi-gün olarak miktarı. Bütçenin birimi mekân değil settir; nesne sayısı yalnızca adı geçenlerden değil, setlerin döşeme sayımından çıkar.
Her tahmin bir belirsizlik taşır; belirsiz kalemler için aralıklar verilir ve bütün tahminin üzerine beklenmeyen işler için bir pay eklenir. Kalemler vazgeçilmez, önemli ve kesilebilir olarak işaretlenir; bir kesinti istendiğinde bu işaretler, kesintinin hikâyenin en az ihtiyaç duyduğu yerden başlamasını sağlar.
Yüzlerin okunması için verilen kararlar, testler, yedek oyuncular, el dublörleri ve arka plan düzenlemeleri, bir bütçede kolayca kaybolan görünmez kalemlerdir. Bunlar ayrı bir satır olarak yazıldığında, kesilmeleri sessizce değil, ancak bilinçli bir kararla olabilir.
Açılış sahnesi
Yapımcı Suna'ya bir hafta önce aynı soruyu sormuştu: bu film sanat departmanına ne kadara mal olacak? Suna o gün bir cevap verememişti; elinde yalnızca bir senaryo ve birkaç çizim vardı. Bugün masada bir sahne dökümü tablosu, bir mekân listesi, üç yüz seksen dokuz satırlık bir nesne listesi ve beş satırlık bir süreklilik çizelgesi var.
Suna yine de bir rakam söylemiyor. Bunun yerine yapımcıya tek sayfalık bir özet uzatıyor. Sayfada para yok; sayılar var: kaç set, kaç gerçek mekân, kaç nesne, kaç kopya, kaç kişinin kaç gün çalışacağı. "Bunlar değişmeyecek," diyor Suna, "fiyatlar ise her hafta değişiyor. Önce ne kadar iş olduğunu konuşalım, sonra ne kadar para olduğunu."
Bir bütçe, bir dökümün sayılara çevrilmesiyle başlar. Bu derste senaryo dökümünden bir yapımın sanat departmanı için ilk sayısal özetini çıkarmayı ele alıyoruz.
Bu derste ne olacak
Bu ders üçüncü modülün son dersi. Bu modülde senaryoyu birkaç gözle okuyup bir tabloya çevirdik, nesneleri sınıflandırdık, karakterlerin evlerini kurduk, zaman işaretlerini ve değişim aşamalarını çizelgeye döktük. Şimdi bütün bu belgeleri tek bir sayfada toplamanın zamanı.
Önce dökümden saymayı, yani set, mekân, nesne ve kopya sayılarını çıkarmayı kuracağız. Ardından işin kendisini saymayı, kişi-gün denen birimle, ele alacağız. Sonra her tahminin taşıdığı belirsizliğe ve bunun için ayrılan paya bakacağız. Son olarak, bir yapımcı kesinti istediğinde bu sayıların bir tasarımcıya nasıl bir savunma aracı verdiğini göreceğiz.
Suna'nın tek sayfalık özetini sayılarıyla izleyeceğiz. Dönemin en pahalı filmlerinden biri olan ve devasa setleriyle anılan bir filme ve bir kasiyerin çalıştığı dükkânda, dükkân kapandıktan sonra çekilmiş bir ilk filme bakacağız. Özetin, yüzlerin okunması için verilen kararları ayrı bir satır olarak taşıması gerektiğini, çünkü bütçeden ilk kesilenin her zaman görünmeyen kararlar olduğunu da göreceğiz.
Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.
Sıfır noktası
Bir yapımcı bir filmi finanse etmeye karar vermeden önce, onun ne kadara mal olacağını kabaca bilmek ister. Sanat departmanı bu maliyetin önemli bir bölümünü taşır: setlerin inşası, mekânların kiralanması ve döşenmesi, aksesuarların bulunması ve üretilmesi, grafik işleri ve bütün bunları yapacak ekibin ücretleri. İlk tahmin, çoğu zaman senaryonun son hâli bile ortada yokken yapılır.
Bir kaba tahminin en güvenilir parçası, para değil iştir. Bir setin kaç metrekare olduğu, kaç nesne bulunması gerektiği ve kaç kişinin kaç gün çalışacağı, piyasa fiyatları değiştikçe değişmez. Bu sayılar bir kez sağlam kurulduğunda, fiyatları o haftanın piyasasına göre çarpmak, yapım yönetiminin işidir. Bu derste fiyat vermiyoruz; ayrıntılı bütçe hesabını ilerideki bir modülde ele alacağız.
Mekanizma
Nesneleri ve mekânları saymak
İlk sayılar, önceki belgelerden doğrudan çıkar. Mekân listesinden kaç senaryo mekânı olduğu, set listesinden bunların kaçının stüdyoda kurulacağı ve kaçının gerçek yerinde çekileceği; nesne listesinden kaç dekor, kaç aksesuar ve kaç kahraman aksesuar olduğu; süreklilik çizelgesinden kaç aşamalı kopya gerektiği. Her sayı bir maliyet kaleminin büyüklüğünü gösterir.
İşi saymak: kişi-gün
Nesneleri saymak bir kalemi gösterir; ama sanat departmanının maliyetinin büyük kısmı işçiliktir. Bir seti inşa etmek, boyamak, yaşlandırmak, döşemek ve sökmek, her biri kişi-gün olarak hesaplanır. Bu hesap, setin büyüklüğüne, yüzeylerin metrekaresine, işin zorluğuna ve ekibin deneyimine dayanır.
Belirsizlik ve pay
Her kaba tahmin bir belirsizlik taşır. Senaryo değişebilir, bir mekân bulunamayabilir, bir set beklenenden zor çıkabilir, bir sahne yağmurlu bir güne denk gelebilir. Tasarımcı bu belirsizliği gizlemez; tahmininde onu görünür kılar. Bunun iki yolu vardır: belirsiz kalemler için tek bir sayı yerine bir aralık vermek ve bütün tahminin üzerine beklenmeyen işler için bir pay eklemek. Bu pay, birçok yapımda toplamın yaklaşık yüzde onu civarında tutulur; ama yapımın türüne ve belirsizliğine göre değişir.
Tasarım masasında
Suna'nın tek sayfalık özeti dört bölümden oluşuyor.
Birinci bölüm mekânlar ve setler. Altı senaryo mekânı, yedi set: stüdyoda iki set, dükkân ve vitrinin önündeki altı metrelik pasaj parçası; gerçek yerinde beş mekân, pasaj, banka, Elif'in dairesi, Rıza'nın evi ve sokak ile iskele.
İkinci bölüm nesneler. Bütün filmde üç yüz on iki dekor, yetmiş bir aksesuar ve altı kahraman aksesuar; toplam üç yüz seksen dokuz. Dükkânın dört kahraman aksesuarına iki yenisi eklenmiş: Rıza'nın evindeki düğün fotoğrafı ve Elif'in kutusundaki duvar saati. Kopyalar ayrı bir satırda: çalışan saatin üç, mavi zarfın dört, vitrine yapışacak satılık ilanının üç hâli; saatlerin ardındaki kırk iki mıknatıslı iz; dükkânın göründüğü on dört hikâye günü için on dört takvim bloğu.
Üçüncü bölüm iş. Dükkân setinin inşası dört kişiyle on iki gün, kırk sekiz kişi-gün; pasaj parçası dört kişiyle altı gün, yirmi dört kişi-gün. Boya ve yaşlandırma yirmi yedi kişi-gün, bütün mekânların döşemesi kırk iki, aksesuar bulma ve hazırlama otuz altı, grafik on kişi-gün. Toplam yüz seksen yedi kişi-gün; bunun yaklaşık yüzde otuz dokuzu, yetmiş iki kişi-gün, yalnızca stüdyodaki iki setin inşası.
Dördüncü bölümün başlığı Suna'nın kendi koyduğu bir başlık: yüzler ve arka planlar. Önceki derslerde verilen ve kâğıt üzerinde görünmeyen birçok karar burada bir satır oluyor. Değer testleri için iki kişiyle iki gün; el dublörlerinin ayrı çekim günü için iki kişiyle bir gün; Elif'in dairesinin kilimi ve rafları için iki kişiyle bir gün; pasajın üç gece lambasının kurulumu için bir kişiyle bir gün. Toplam dokuz kişi-gün, ve yedek oyuncuların ücretleri için yapım yönetimine bir not.
Suna bu satırı neden ayrı tuttuğunu yapımcıya açıklıyor. Bir bütçe kısıldığında, ilk kesilen kalemler çoğu zaman sonucu ekranda en az görünen kalemlerdir: testler, yedekler, bir duvarın arkasına asılacak bir kilim. Bu kalemler başka satırların içine dağılmış olsaydı, kesintiyle birlikte sessizce kaybolurlardı ve kaybolduklarını kimse fark etmezdi; ta ki Elif'in yüzü bir sahnede karanlık bir duvarın önünde görünmez olana kadar. Ayrı bir satır olarak durdukları için, kesilmeleri artık bir karar gerektiriyor.
Toplam yüz doksan altı kişi-gün; üzerine yüzde on pay, yaklaşık yirmi kişi-gün. Yapımcı sayfayı alıp yapım yöneticisine veriyor; fiyatlar o hafta eklenecek.
Usta katmanı
Deneyimli tasarımcılar bir kaba tahmini yalnız başına yapmaz. Daha önce yaptıkları benzer işlerin kayıtlarına bakar; bir apartman setinin kaç kişi-günde kurulduğunu, bir dönem salonunun döşemesinin kaç nesne gerektirdiğini bilirler. Her iş, bir sonraki tahmin için bir veri olur; bu yüzden deneyimli tasarımcılar her işin sonunda gerçekleşen sayıları tahminleriyle karşılaştırıp not alır.
İkinci incelik, bir kesinti istendiğinde neyin kesileceğine önceden karar vermektir. Tasarımcı, tahminini hazırlarken her kalemin hikâye için ne kadar önemli olduğunu da işaretler: vazgeçilmez, önemli, kesilebilir. Yapımcı bir kesinti istediğinde, bu işaretler bir pazarlığın dili olur; kesinti hikâyenin en az ihtiyaç duyduğu yerden başlar.
Yaygın yanlış"Kaba tahmin bir para hesabıdır; tasarımcı fiyatları bilmeden tahmin yapamaz."
Bir kaba tahminin en güvenilir kısmı iştir: setlerin sayısı ve büyüklüğü, nesnelerin ve kopyaların sayısı, işin kişi-gün olarak miktarı. Bu sayılar sağlam kurulduğunda, fiyatlar piyasaya göre sonradan eklenebilir. Fiyatı bilip işi yanlış sayan bir tahmin, fiyatı bilmeyip işi doğru sayan bir tahminden çok daha tehlikelidir.
Yaygın yanlış"Beklenmeyen işler için pay ayırmak, bütçeyi şişirmektir."
Her yapım beklenmeyen işlerle karşılaşır: değişen senaryo, bulunamayan bir mekân, kötü hava, kırılan bir set parçası. Pay ayrılmamış bir tahmin, ilk sürprizde aşılır ve o noktada kesinti, hikâyenin en çok ihtiyaç duyduğu kalemlerden gelebilir. Pay, bir şişirme değil, bir sigortadır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir bütçe, bir dökümün sayılara çevrilmesiyle başlar. Kaba tahmin, ayrıntılı bütçeden önce yapılan ilk yaklaşık hesaptır ve en güvenilir kısmı para değil iştir: setlerin, mekânların, nesnelerin ve kopyaların sayısı ve işin kişi-gün olarak miktarı. Bütçenin birimi mekân değil settir; nesne sayısı yalnızca adı geçenlerden değil, setlerin döşeme sayımından çıkar.
Her tahmin bir belirsizlik taşır; belirsiz kalemler için aralıklar verilir ve bütün tahminin üzerine beklenmeyen işler için bir pay eklenir. Kalemler vazgeçilmez, önemli ve kesilebilir olarak işaretlenir; bir kesinti istendiğinde bu işaretler, kesintinin hikâyenin en az ihtiyaç duyduğu yerden başlamasını sağlar.
Yüzlerin okunması için verilen kararlar, testler, yedek oyuncular, el dublörleri ve arka plan düzenlemeleri, bir bütçede kolayca kaybolan görünmez kalemlerdir. Bunlar ayrı bir satır olarak yazıldığında, kesilmeleri sessizce değil, ancak bilinçli bir kararla olabilir.
Sonraki derse köprü
Üçüncü modül burada bitiyor: senaryodan bir iş listesine, iş listesinden sayılara geldik. Ama Suna'nın özetindeki her satırın arkasında henüz cevaplanmamış bir soru duruyor: yetmişli yıllarda açılmış bir saat tamircisi dükkânı gerçekte neye benzer? Rıza'nın tezgâhında hangi aletler olur, bir İstanbul pasajında vitrinler nasıl düzenlenir, bir bankanın içi bugün nasıldır? Bu soruların cevapları fotoğraf arşivlerinde, dergilerde, kataloglarda ve müzelerde; ama her kaynak aynı ölçüde güvenilir değil. Bir tasarım konusu için bu kaynakları güvenilirliklerine göre sıralamak, M04-D01 "Görsel araştırmanın kaynakları" dersinin konusu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.