İçeriğe geç

M03-D02

Mekân listesi ve sahne dökümü

Bir kısa senaryonun bütün mekânlarını sahne numaralarıyla bir döküm tablosuna yazar.

Yapım Tasarımı Akademisi — M03, Senaryo dökümü · 2.384 kelime · 8 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Senaryo sahnelerin hikâye sırasıyla yazılır; film ise çoğunlukla mekân mekân çekilir. Sahne başlığı, her sahnenin iç mi dış mı olduğunu, mekânını ve saatini söyler. Sahne dökümü, bütün sahneleri mekânı, saati, uzunluğu ve karakterleriyle bir tabloya döker; sahnelerin uzunluğu sayfanın sekizde biri birimiyle ölçülür.

Tablo mekâna göre sıralandığında bir mekân listesi çıkar ve her mekânın filmde ne kadar yer tuttuğu sayılarla görünür; bütçe ve emek bu sayılara göre dağıtılır. Mekân listesi, set listesiyle aynı şey değildir: bir senaryo mekânı birden fazla sete bölünebilir, iki mekân tek bir sette birleşebilir, aynı mekân farklı saatlerde ve dönemlerde farklı döşemeler isteyebilir. Tablo her yeni senaryo sürümünde güncellenir.

Tablo karaktere ve saate göre de sıralanabilir. Bu sıralama, her karakterin filmde en çok hangi ışıkta ve hangi mekânda görüneceğini önceden gösterir. Koyu tenli bir karakter en çok loş ışıkta ve belirli bir mekânda görünecekse, tasarımın özeni ve bütçesi o mekânın arka planlarına buna göre aktarılır.

Açılış sahnesi

Önceki okumadan kalan defter altmış bir sayfa tuttu; her sahneye bir sayfa. Ama yapımcı bir hafta içinde bir bütçe taslağı istiyor ve bunun için defterdeki ayrıntılara değil, bütün filmin haritasına ihtiyacı var. Kaç mekân var? Hangisi ne kadar süre görünüyor? Hangisi stüdyoda, hangisi gerçek yerinde?

Suna defteri bir kenara koyuyor ve bilgisayarında bir tablo açıyor. Her satır bir sahne; sütunlar sahne numarası, iç ya da dış, mekân, gündüz ya da gece, sayfa uzunluğu, sahnedeki karakterler. Altmış bir satırı doldurmak bir gün sürüyor. Ertesi sabah tabloyu mekâna göre sıralıyor ve birkaç dakika içinde, bir haftadır sezdiği şeyi sayılarla görüyor: filmin neredeyse beşte ikisi tek bir mekânda, Rıza'nın dükkânında geçiyor.

Bir senaryo sahne sahne yazılır; ama bir film mekân mekân kurulur. Bu derste senaryonun sahnelerini bir döküm tablosuna dökmeyi ve o tablodan bir mekân listesi çıkarmayı ele alıyoruz.

Bu derste ne olacak

Bir önceki derste senaryoyu farklı amaçlarla okumayı ve her sahne için bir not çıkarmayı gördük. Bu derste o notları bir sisteme dönüştürüyoruz: bütün filmi tek bir tabloda görmek ve o tablodan tasarımın, bütçenin ve takvimin temelini çıkarmak.

Önce sahne başlığının, yani her sahnenin başındaki kısa satırın tasarımcıya ne söylediğini kuracağız. Ardından bir sahne dökümü tablosunun sütunlarını ve bir sahnenin uzunluğunu ölçmenin sektördeki yerleşik yolunu ele alacağız. Sonra tablodan bir mekân listesi çıkarmayı ve bir senaryo mekânının nasıl birden fazla sete ya da tek bir sete dönüşebileceğini göreceğiz.

Suna'nın altmış bir sahnelik tablosunu ve ondan çıkan mekân listesini sayfa sayılarıyla izleyeceğiz. Bütünüyle tek bir odada geçen bir filme ve dört ülkeye yayılan bir filme bakacağız. Tablonun, her karakterin hangi mekânda ve hangi ışıkta ne kadar zaman geçirdiğini de gösterebileceğini, ve bunun bir yüzün çoğunlukla hangi koşullarda görüneceği hakkında tasarımcıya ne söylediğini de göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Senaryo, sahnelerin hikâyedeki sırasıyla yazılır. Ama film, çoğu zaman bu sırayla çekilmez. Aynı mekânda geçen sahneler, senaryonun neresinde olurlarsa olsunlar, genellikle art arda çekilir; çünkü ekibin, ışığın, setin bir mekândan ötekine taşınması pahalıdır. Bu yüzden yapımın ilk büyük işlerinden biri, senaryoyu hikâye sırasından mekân sırasına çevirmektir.

Bir sahnenin uzunluğunu ölçmek için sektörde yerleşik bir birim kullanılır. Senaryo sayfası, yukarıdan aşağıya sekiz eşit parçaya bölünmüş kabul edilir ve her sahnenin uzunluğu bu parçalarla yazılır: bir sahne "iki sayfa üç sekizde bir" ya da yalnızca "beş sekizde bir" uzunluğunda olabilir. Standart bir senaryo biçiminde bir sayfa, ekranda kabaca bir dakikaya karşılık gelir; ama bu yalnızca bir yaklaşıklıktır, aksiyon ve diyalog yoğunluğuna göre değişir.

Mekanizma

Sahne başlığını okumak

Sahne başlığının üç parçası, tasarımcıya üç ayrı bilgi verir. İç ya da dış, mekânın bir stüdyoda mı gerçek bir yerde mi kurulacağına dair ilk ipucudur. Mekân adı, setin hangi set olduğunu söyler. Saat ise, aynı setin farklı ışık koşullarında, bazen farklı bir döşemeyle görüneceğini haber verir.

Bazı başlıklar bu düzenin dışına çıkar ve tasarımcıya özel bir iş çıkarır. "İç./Dış." ile başlayan bir sahne, hem içeriden hem dışarıdan görülen bir mekânı, örneğin bir arabayı ya da bir pencerenin iki yanını gösterir. "Devam" ya da "Aynı" gibi notlar, sahnenin bir öncekinin sürdüğünü ve sürekliliğin korunması gerektiğini söyler.

Döküm tablosunu kurmak

Bir döküm tablosunun temel sütunları her yapımda benzerdir: sahne numarası, iç ya da dış, mekân, gündüz ya da gece, sayfa uzunluğu ve sahnede bulunan karakterler. Sanat departmanı bunlara kendi sütunlarını ekler: set dekoru, aksesuar, özel gereksinimler, süreklilik notları. Tablo bir kez kurulduktan sonra, her yönden sıralanabilir: mekâna göre, saate göre, karaktere göre.

Tablonun en güçlü yanı, sezgileri sayıya çevirmesidir. Tasarımcı bir mekânın önemli olduğunu hissedebilir; ama tablo, o mekânın filmin yüzde kaçını taşıdığını söyler. Bütçenin ve emeğin nereye harcanacağı bu sayılara göre belirlenir.

Mekân listesinden set listesine

Döküm tablosu mekâna göre sıralandığında bir mekân listesi ortaya çıkar. Ama bir senaryo mekânı her zaman tek bir sete karşılık gelmez. Senaryodaki bir "apartman", stüdyoda kurulacak bir daire içi, gerçek bir binada çekilecek bir merdiven boşluğu ve sokaktan görünen bir cephe olarak üç ayrı yere bölünebilir. Tersine, senaryodaki iki ayrı mekân, tek bir setin iki köşesi olarak kurulabilir.

Aynı mekânın farklı zamanlarda görünmesi de listeyi değiştirir. Gündüz ve gece aynı set olabilir, ama farklı ışık ve bazen farklı bir döşeme ister. Aynı mekânın yirmi yıl arayla görünmesi ise, aynı setin iki ayrı hâli, hatta iki ayrı set demektir.

Tasarım masasında

Suna'nın tablosu mekâna göre sıralandığında, altmış bir sahne ve doksan sekiz sayfa altı mekâna bölünüyor. Rıza'nın dükkânı yirmi üç sahne ve otuz sekiz üç sekizde bir sayfayla filmin yaklaşık yüzde otuz dokuzunu taşıyor. Pasaj on dört sahne ve on dokuz altı sekizde bir sayfayla yüzde yirmi. Elif'in evi dokuz sahne ve on altı iki sekizde bir sayfayla yüzde on yedi. Rıza'nın evi beş sahne ve dokuz dört sekizde bir sayfayla yüzde on. Sokak ve iskele altı sahne ve sekiz sayfayla yüzde sekiz. Banka dört sahne ve altı bir sekizde bir sayfayla yüzde altı.

Bu sayılar önceki derslerde verilmiş kararları doğruluyor. Dükkân filmin en ağır mekânı; stüdyoda, bütün ölçüleri denetlenerek kurulması bu yüzden doğru. Tablo bir ayrıntıyı daha gösteriyor: dükkânın yirmi üç sahnesinden dokuzunda kamera vitrinden dışarı bakıyor ve pasajı görüyor. Stüdyoda vitrinin önüne kurulacak altı metrelik pasaj parçası, yalnızca bir iki plan için değil, dokuz sahne için gerekli; altı metrenin bütçesi bu sayıyla savunuluyor.

Sonra Suna tabloyu bir kez daha sıralıyor, bu kez karaktere ve saate göre. Rıza otuz sekiz sahnede var; bunların altısı gece ya da loş ışıkta geçiyor. Elif otuz bir sahnede var; ama bunların on ikisi gece ya da loş ışıkta: pasajın gece sahneleri, Elif'in evindeki akşamlar, dükkânın kapanış saatleri. Rıza'yı seyirci çoğunlukla gün ışığında ve dükkânın sıcak lambası altında görecek; Elif'i ise neredeyse üç sahneden birinde karanlıkta.

Bu oran, Suna'nın bütçe taslağını değiştiriyor. İlk taslakta Elif'in evi, dükkânın yanında küçük bir kalem olarak duruyordu; duvarlar, dükkândaki gibi koyu ahşap tonlarda düşünülmüştü. Ama tablo, Elif'in en çok loş ışıkta göründüğü yerin kendi evi olduğunu gösteriyor; ve loş ışıkta, koyu tenli bir yüzün koyu ahşap bir duvarın önünde nasıl kaybolduğunu önceki derslerde gördük. Suna Elif'in evinin bütçesini artırıyor ve evin akşam sahnelerinde Elif'in oturacağı iki yerin arkasını, yaklaşık ikişer metre genişliğinde, beşinci ile altıncı değer basamakları arasında, sıcak, açık tonlu yüzeylerle kurmayı planlıyor. Pasajın gece sahneleri için de, Elif'in duracağı noktaların yakınındaki vitrinlerin gece aydınlatmasını listeye ekliyor. Bir karakterin en çok hangi ışıkta görüneceği, tablodan önceden okunabiliyor; ve tasarımın özeni, bu sayıya göre dağıtılıyor.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar döküm tablosunu bir kez yazıp bırakmaz; senaryonun her yeni sürümünde, yapım yönetiminin tablosuyla karşılaştırarak günceller. Tablonun yapım yönetimindeki sürümü, çekim takvimini belirler: hangi mekânın hangi gün çekileceği. Sanat departmanının kendi takvimi, setlerin hazırlanma sırası, bu takvimden geriye doğru hesaplanır.

İkinci incelik, tablonun yalnızca sayıları değil, eğilimleri de göstermesidir. Bir karakterin filmin ikinci yarısında hiç gün ışığında görünmemesi, bir mekânın yalnızca gece sahnelerinde kullanılması ya da bir mekânın filmin ortasında birden ortadan kalkması; bunlar tasarımcıya, hikâyenin görsel yapısı hakkında senaryoyu okurken gözden kaçabilecek şeyler söyler.

Yaygın yanlış"Döküm tablosu yapım yönetiminin işidir; tasarımcının kendi tablosuna ihtiyacı yoktur."
Doğrusu

Yapım yönetiminin tablosu çekim takvimi ve maliyet için kurulur; sanat departmanının ihtiyaç duyduğu sütunları, set dekorunu, aksesuarı, sürekliliği ve tasarımın özel gereksinimlerini içermez. Tasarımcı kendi dökümünü kurar ve onu yapım yönetiminin tablosuyla düzenli olarak eşleştirir.

Yaygın yanlış"Senaryodaki her mekân bir set demektir."
Doğrusu

Bir senaryo mekânı birden fazla sete, iç, dış ve geçiş alanlarına, bölünebilir; iki ayrı senaryo mekânı da tek bir setin iki köşesi olabilir. Mekân listesi ile set listesi aynı şey değildir. Tasarımcı mekân listesini, kamera açılarını, saatleri ve dönemleri hesaba katarak bir set listesine çevirir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Senaryo sahnelerin hikâye sırasıyla yazılır; film ise çoğunlukla mekân mekân çekilir. Sahne başlığı, her sahnenin iç mi dış mı olduğunu, mekânını ve saatini söyler. Sahne dökümü, bütün sahneleri mekânı, saati, uzunluğu ve karakterleriyle bir tabloya döker; sahnelerin uzunluğu sayfanın sekizde biri birimiyle ölçülür.

Tablo mekâna göre sıralandığında bir mekân listesi çıkar ve her mekânın filmde ne kadar yer tuttuğu sayılarla görünür; bütçe ve emek bu sayılara göre dağıtılır. Mekân listesi, set listesiyle aynı şey değildir: bir senaryo mekânı birden fazla sete bölünebilir, iki mekân tek bir sette birleşebilir, aynı mekân farklı saatlerde ve dönemlerde farklı döşemeler isteyebilir. Tablo her yeni senaryo sürümünde güncellenir.

Tablo karaktere ve saate göre de sıralanabilir. Bu sıralama, her karakterin filmde en çok hangi ışıkta ve hangi mekânda görüneceğini önceden gösterir. Koyu tenli bir karakter en çok loş ışıkta ve belirli bir mekânda görünecekse, tasarımın özeni ve bütçesi o mekânın arka planlarına buna göre aktarılır.

Sonraki derse köprü

Suna'nın tablosu her mekânın kaç sahne ve kaç sayfa tuttuğunu söylüyor; ama her mekânın içinde ne olacağını henüz söylemiyor. Yirmi üç dükkân sahnesinde geçen her nesne, kırk iki saat, tezgâhtaki aletler, tabure, mavi zarf, çalışan son saat, bir listede toplanmalı ve her biri bir kategoriye konmalı: hangisi set dekoru, hangisi aksesuar, hangisi kahraman aksesuarı? Senaryoda geçen her nesneyi bu üç sınıfa ayırmak, M03-D03 "Set dekoru ve aksesuar listesi" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.