İçeriğe geç

M01-D07

Tasarımcının araç kutusu

Bir yapım tasarımcısının çizim, ölçüm, araştırma ve sunum araçlarını işlevlerine göre listeler.

Yapım Tasarımı Akademisi — M01, Yapım tasarımı nedir · 2.324 kelime · 8 tasarım durumu · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir tasarımcının araçları dört işleve ayrılır: düşünmek ve anlatmak için çizmek, bir mekânı sayıya dökmek için ölçmek, bakılanı belgelemek için araştırmak, kararları paylaşmak için sunmak. Aynı araç birden fazla işe yarayabilir, ama her işin kendi doğruluk ölçüsü vardır. Bir aracın yanlış işte kullanılması, sessiz hatalara yol açar.

Her aracın bir sınırı vardır: lazer metre camda yanılır, telefon ölçümleri bir inşaat çizimi için yeterli değildir, bir ekrandaki renk başka bir ekranda başka görünür. Araçların ürettiği belgeler adlandırılmalı, tarihlendirilmeli ve yedeklenmelidir; kaybolan bir rölöve, bir mekâna yeniden gitmek demektir.

Telefon kameralarının otomatik ayarları, kadrajdaki yüze göre bütün görüntüyü aydınlatır ya da karartır. Farklı ten tonlarındaki iki yüzün aynı arka planla ilişkisine bakılacaksa, pozlama kilitlenir ve her fotoğrafa aynı gri referans konur; aksi hâlde arka plan hakkındaki karar, kameranın o anki tercihine göre verilmiş olur.

Açılış sahnesi

Pasaj keşfinden önceki gece Suna çantasını masanın üzerine boşaltıyor. Bir lazer metre, beş metrelik çelik şerit, otuz metrelik kumaş şerit, üç kenarlı bir ölçek cetveli, A3 boyutunda bir eskiz defteri, iki kurşun kalem, bir silgi, bir avuç renkli yapışkan not, gri bir karton kart, küçük bir el feneri, bir pusula ve telefonu. Dizüstü bilgisayarı ayrı bir çantada.

Asistanı bunların yarısının gereksiz olduğunu düşünüyor: telefonun içinde zaten bir metre, bir pusula, bir fener ve bir kamera var. Suna gülüyor ve kumaş şeridi çantaya geri koyuyor. "Telefonun metresi bir kemerin yayını ölçemez," diyor, "ve şarjı bittiğinde pasajda ölçü almaya devam etmem gerekecek."

Bir tasarımcının araçları onun düşünme biçiminin uzantısıdır. Bu derste o araçları, ne işe yaradıklarına göre dört çekmeceye ayırıyoruz.

Bu derste ne olacak

Bir önceki derste Türkiye'de sanat yönetmenlerinin küçük ekiplerle, sıkışık takvimlerle çalıştığını gördük. Ekip küçüldükçe her aracın ne zaman ve ne için çıkarılacağını bilmek, bir yardımcının yerini tutar.

Araçları dört işleve göre ayıracağız: düşünmek ve anlatmak için çizmek, bir mekânı sayıya dökmek için ölçmek, bakılanı belgelemek için araştırmak ve kararları başkalarıyla paylaşmak için sunmak. Her çekmecenin içindeki araçların çoğunu bu akademinin ilerideki modüllerinde ayrıntılı olarak öğreneceğiz; bu ders bir harita.

Suna'nın pasajdaki bir dükkânın ölçüsünü nasıl aldığını ve bunu hangi ölçekte kâğıda geçirdiğini sayılarıyla izleyeceğiz. Bir yönetmenin unutulmaz bulduğu bir savaş odasının keçe uçlu kalemle çizilmiş eskizlerine ve bir endüstriyel tasarımcının çizdiği gelecek şehrine bakacağız. Bir telefon kamerasının otomatik ayarlarının, farklı ten tonlarındaki yüzlerin arka planla ilişkisi hakkında tasarımcıyı nasıl yanıltabileceğini de göreceğiz.

Bu derste geçen kişiler ve projeler ders için yazılmış kurgusal örneklerdir. Film örnekleri ve kaynaklar gerçektir.

Sıfır noktası

Bir tasarımcının araçlarını saymaya başlamak kolay, bitirmek zor: kalem, cetvel, metre, kamera, bilgisayar programları, renk kartları, malzeme örnekleri, katalog arşivleri. Liste uzadıkça asıl soru kaybolur: bu araç ne işe yarıyor ve ne zaman ona ihtiyacım var?

Araçları işlevlerine göre düşünmek bu soruyu öne çıkarır. Aynı araç birden fazla işe yarayabilir: bir telefon hem ölçer, hem fotoğraflar, hem sunar. Ama her işin kendine özgü bir doğruluk ölçüsü vardır. Bir eskizin doğruluğu fikri yakalamasıdır; bir ölçümün doğruluğu milimetreyle; bir araştırma fotoğrafının doğruluğu, onu neyin, nerede ve ne zaman çekildiğinin bilinmesiyle; bir sunumun doğruluğu ise karşıdakinin gördüğünün tasarımcının gördüğüyle aynı olmasıyla ölçülür.

Bir aracın yanlış işte kullanılması, sessiz hatalara yol açar. Bir kaba eskiz, ölçü yerine konduğunda inşaat ekibi yanlış duvar kurar; telefonla çekilmiş bir renk fotoğrafı, renk örneği yerine konduğunda boya yanlış karışır. Bu yüzden her çekmecenin başına, o çekmecenin araçlarının neyi yapamadığını da yazmak gerekir.

Mekanizma

Birinci çekmece: çizmek

Çizim, tasarımcının hem kendi kendine düşündüğü hem de başkalarına anlattığı ilk araçtır. Bir toplantıda bir peçetenin üzerine atılmış birkaç çizgi, yarım saatlik bir konuşmanın yerini tutabilir. Kaba eskizden ölçekli teknik çizime, elle çizimden bilgisayarda üç boyutlu modele kadar, çizimin her biçimi başka bir aşamada başka bir iş görür.

Bu çekmecenin temel araçları basittir: kurşun kalem, eskiz defteri, ölçek cetveli, bir çizim masası ya da bir bilgisayar programı. Asıl beceri araçta değil, ne zaman kaba ne zaman kesin çizileceğini bilmektedir. Kaba eskiz seçenekleri açar; kesin çizim seçeneği kapatır.

İkinci çekmece: ölçmek

Ölçmek, bir mekânı sayıya dökmektir. Gerçek bir mekânda çekim yapılacaksa, tasarımcının ilk işi onun ölçüsünü almaktır: duvarlar, kapılar, pencereler, tavan yüksekliği, prizler, kirişler, döşemenin eğimi. Stüdyoda bir set kurulacaksa, ölçü tasarımcının kendi kararıdır, ama o karar da gerçek dünyadaki benzerlerinin ölçülmesinden gelir.

Bu çekmecenin araçlarının her birinin bir sınırı vardır. Lazer metre uzun mesafeleri hızlı ölçer, ama camda, aynada ve parlak yüzeylerde yanılabilir. Çelik şerit kısa ve kesin ölçüler için en güvenilir araçtır, ama bir kemerin yayını ya da bir sütunun çevresini ölçemez; bunun için kumaş şerit gerekir. Telefonun ölçüm uygulamaları bir fikir verir, ama bir inşaat çizimine geçecek kadar kesin değildir.

Üçüncü çekmece: araştırmak

Araştırma, tasarımcının bir dünyayı kurmadan önce o dünyayı tanımasıdır: bir dönemin mobilyalarını, bir mesleğin aletlerini, bir mahallenin sokaklarını, bir evin içinde insanların nasıl yaşadığını. Bu çekmecenin araçları kamera, defter, arşivler, kütüphaneler, müzeler ve insanlardır.

Bir araştırma fotoğrafı yalnızca ne gösterdiği kadar değerlidir; ne zaman, nerede ve ne amaçla çekildiği bilinmiyorsa, bir süre sonra işe yaramaz hâle gelir. Bu yüzden araştırma, bir şey bulmak kadar bulunanı düzenlemek demektir. Bu çekmeceyi akademinin araştırma modülünde ayrıntılı olarak ele alacağız.

Dördüncü çekmece: sunmak

Sunum, tasarımcının kararlarını yönetmene, görüntü yönetmenine, yapımcıya ve kendi ekibine aktardığı araçtır: eskizler, renkli çizimler, malzeme örnekleri, maketler, bilgisayarda hazırlanmış görüntüler ve bunları bir araya getiren dosyalar. Bir sunumun amacı güzel görünmek değil, karşıdakinin aynı şeyi görmesini sağlamaktır.

Sunumun en sinsi tuzağı, ekranlardır. Tasarımcının dizüstü bilgisayarında sıcak bir bej olarak görünen bir duvar rengi, yönetmenin telefonunda soğuk bir griye, yapımcının ofisindeki ekranda pembemsi bir tona dönüşebilir. Renk kararlarının sunulduğu her yerde, fiziksel bir renk örneğinin de bulunması bu yüzden önemlidir.

Tasarım masasında

Pasaj keşfinde Suna'nın bir işi var: Rıza'nın dükkânı olarak kullanılacak olanın tam karşısındaki gerçek dükkânın rölövesini çıkarmak. Stüdyodaki dükkânın vitrininden bakıldığında karşıda görünecek olan bu dükkân, stüdyonun altı metrelik pasaj parçasında birebir yeniden kurulacak.

Ölçme işini iki saate sığdırıyor. Önce dükkânın planını gözle, kaba bir krokiyle defterine çiziyor; ölçüleri sonra bu krokinin üzerine yazacak. Vitrinin genişliğini lazerle ölçüyor, bir metre seksen beş santimetre; ama vitrin camdan olduğu için ölçüyü bir de çelik şeritle doğruluyor: bir metre seksen dört. Kapı yetmiş sekiz santimetre genişliğinde, iki metre on iki santimetre yüksekliğinde. Kapının üstündeki kemerin yayını kumaş şeritle ölçüyor: doksan iki santimetre. Kemerin tepesi yerden iki metre altmış santimetrede. Dükkân tabelasının harflerini, her biri on dört santimetre yüksekliğinde, tek tek fotoğraflıyor, her fotoğrafın yanında şerit açık.

Stüdyoya döndüğünde ölçüleri ölçekli bir plana geçiriyor. Yirmide bir ölçekte, yani gerçekteki her yirmi santimetrenin kâğıtta bir santimetre olduğu ölçekte, bir metre seksen dörtlük vitrin dokuz virgül iki santimetre çiziliyor. Aynı ölçekte Rıza'nın dört metrelik dükkânı yirmi santimetre tutuyor; iki dükkân ve aralarındaki üç metre kırklık pasaj aynı A3 sayfasına sığıyor. Önceki derslerdeki on kat küçültülmüş maket ise bu planın iki katı büyüklüğünde; her biri farklı bir iş görüyor.

Keşfin son yarım saatinde Suna bir şey daha yapıyor: pasajdaki ışığı, Elif ile Rıza'nın yedek oyuncularını karşı dükkânın vitrini önünde durdurup telefonla fotoğraflıyor. İlk fotoğrafta bir sorun görüyor. Telefon otomatik ayarda, kadrajın ortasındaki Elif'in yedeğinin koyu yüzünü düzgün göstermek için bütün görüntüyü aydınlatmış; karşı dükkânın vitrini neredeyse beyaza dönmüş. Rıza'nın yedeği kadrajın ortasına geçtiğinde ise telefon görüntüyü karartıyor ve vitrin gerçekte olduğundan koyu görünüyor. İki fotoğrafa bakan biri, aynı vitrinin iki farklı renkte olduğunu sanabilir.

Suna telefonu elle ayara alıyor ve pozlamayı kilitliyor. Her fotoğrafın kenarına, iki yedeğin arasına, gri kartı tutturuyor. Gri kart bütün fotoğraflarda aynı tonda görünüyorsa, fotoğraflar birbirleriyle karşılaştırılabilir. Artık iki yüzün vitrinle ilişkisine, otomatik bir kameranın kararıyla değil, aynı ışıkta bakabiliyor.

Usta katmanı

Deneyimli tasarımcılar araç kutularını iki parça olarak düşünür: her zaman yanlarında taşıdıkları küçük bir set ve bir projenin başında hazırladıkları büyük bir set. Küçük set bir metre, bir kalem, bir defter ve bir telefondan ibaret olabilir; ama bir keşfe, bir toplantıya ya da bir sete beklenmedik bir anda çağrıldıklarında işlerini yapabilmelerini sağlar.

İkinci incelik, araçların ürettiği belgelerin korunmasıdır. Bir rölöve, bir araştırma klasörü ya da bir renk kararı, aylarca süren bir projede defalarca yeniden açılır. Belgelerin adlandırılması, tarihlendirilmesi ve yedeklenmesi, araçların kendisi kadar önemlidir. Kaybolan bir rölöve, bir mekâna yeniden gitmek demektir; bazen o mekân artık yoktur.

Yaygın yanlış"İyi bir tasarımcı, iyi çizen kişidir."
Doğrusu

Çizim tasarımcının araçlarından biridir, ama tek ve en önemlisi değildir. Çok iyi çizen ama doğru ölçmeyen bir tasarımcının setleri kurulamaz; çok güzel sunum hazırlayan ama araştırma yapmayan bir tasarımcının dünyası inandırıcı olmaz. Birçok yapımda, en ayrıntılı çizimleri tasarımcı değil, ekibindeki çizimciler ya da konsept sanatçıları yapar.

Yaygın yanlış"Bilgisayarda modelleme, elle çizimi gereksiz kıldı."
Doğrusu

Bilgisayar programları ölçekli çizimi, değişikliği ve paylaşımı çok kolaylaştırdı. Ama bir toplantıda üç dakikada çizilen kaba bir eskizin yerini tutmazlar; düşünme hızında çizim hâlâ elle yapılır. Araçlar birbirinin yerini almadı, iş akışında farklı yerlere yerleşti.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir tasarımcının araçları dört işleve ayrılır: düşünmek ve anlatmak için çizmek, bir mekânı sayıya dökmek için ölçmek, bakılanı belgelemek için araştırmak, kararları paylaşmak için sunmak. Aynı araç birden fazla işe yarayabilir, ama her işin kendi doğruluk ölçüsü vardır. Bir aracın yanlış işte kullanılması, sessiz hatalara yol açar.

Her aracın bir sınırı vardır: lazer metre camda yanılır, telefon ölçümleri bir inşaat çizimi için yeterli değildir, bir ekrandaki renk başka bir ekranda başka görünür. Araçların ürettiği belgeler adlandırılmalı, tarihlendirilmeli ve yedeklenmelidir; kaybolan bir rölöve, bir mekâna yeniden gitmek demektir.

Telefon kameralarının otomatik ayarları, kadrajdaki yüze göre bütün görüntüyü aydınlatır ya da karartır. Farklı ten tonlarındaki iki yüzün aynı arka planla ilişkisine bakılacaksa, pozlama kilitlenir ve her fotoğrafa aynı gri referans konur; aksi hâlde arka plan hakkındaki karar, kameranın o anki tercihine göre verilmiş olur.

Sonraki derse köprü

Suna'nın keşfi iki saat sürdü; ama o iki saat boyunca pasajın esnafı dükkânlarının önünde ölçü alan, fotoğraf çeken, bir telefonu vitrinlere doğrultan bir ekip gördü. Çekim günü bu ekip kalabalıklaşacak: kepenkler kurulacak, ışıklar dikilecek, pasajın bir ucu kapatılacak, belki bir tabela bir günlüğüne değiştirilecek. Çekim bittiğinde pasajda ne kalacak? Esnafın işi, mermer zeminin aşınması, kullanılıp atılan malzemeler ve pasajın kendi hafızası. Bir çekimin mekâna, oradaki insanlara ve çevreye bıraktığı izler, M01-D08 "Tasarımın etiği: mekân, insan ve iz" dersinin konusu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.