İçeriğe geç

S05-P01-D07

Yapılandırmacı ve postmodern yaklaşımlar

Terapi Akademisi — S05, Terapi ekolleri · 2.205 kelime · 12 örnek durum · 4 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Baskın hikâye, kişinin kendisi ya da sorunu hakkında en sık anlattığı ve ona uymayan deneyimleri görünmez kılan anlatıdır; bu yaklaşıma göre sık sık aileden devralınır ve zamanla kişinin kendi sesi gibi duyulur.

Sorunun dışsallaştırılması, sorunu kişinin özelliği değil, kişiyle ilişki kuran ayrı bir şey olarak konuşmaktır; sorumluluğu kaldırmaz, taşınabilir kılar.

Benzersiz sonuç, baskın hikâyenin öngördüğünün gerçekleşmediği andır; yeni bir hikâyenin ilk parçaları buradan toplanır.

Çözüm konuşması, sorunun nedenleri yerine istenen geleceği ve onun şimdiden var olan parçalarını konuşmaktır; hedef bir sonraki küçük adımdır.

Uzman olmayan duruş, uygulayıcının kişinin hayatının anlamı konusunda cevabı bilen biri değil, merak eden bir ortak gibi durmasıdır; güvenlik bu duruşun dışında kalır.

"Ben ertelemeci biriyim" cümlesi bir özellik gibi başlamıştı. Dersin sonunda ailenin eski bir cümlesi olduğu ortaya çıktı ve danışan kendi cümlesini yazmaya başladı.

Açılış sahnesi

Tez danışanı kendini anlatırken hep aynı cümleye varıyor: "Ben zaten ertelemeci biriyim. Hep böyleydim." Bu cümle görüşmeden görüşmeye tekrar ediyor; bir özellik gibi, bir göz rengi gibi.

Bu kez uygulayıcı cümleyi bir kişilik tanımı olarak değil, bir misafir gibi ele alıyor. "Bu erteleme sana en çok ne zaman uğruyor? Geldiğinde kulağına ne fısıldıyor?"

Danışan önce gülüyor, sonra cevap veriyor. Ertelemenin akşamları, yorgunken ve özellikle annesi aradıktan sonra geldiğini; kulağına "zaten yarım bırakacaksın, ailende hep böyle olur" dediğini söylüyor. Sonra kendi cümlesine şaşırıyor: "Hep böyle olur" diyen sesin aslında kendi sesi olmadığını fark ediyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu yaklaşım ailesinin ortak kabulü kuruluyor: insanlar yaşadıklarını anlatılar içinde anlamlandırıyor ve bir sorunun kişiye nasıl göründüğü, o sorunun hangi hikâyenin içine yerleştirildiğine bağlı. Burada "yapılandırmacı" sözcüğü kişinin anlamı kendisinin kurmasını anlatıyor; duyguların beyin tarafından kurulduğunu söyleyen Yapılandırmacı kuram (S01-P02-D08) ile aynı şey değil.

Ardından anlatı yaklaşımının iki hamlesi geliyor: sorunu kişinin kimliğinden ayırmak ve baskın hikâyeye uymayan anları bulup büyütmek.

Usta katmanında çözüm odaklı yaklaşım ele alınıyor: sorunun nedenlerine değil, istenen geleceğe ve şimdiden var olan parçalarına odaklanmak. Aynı bölümde uygulayıcının bu yaklaşımlardaki duruşu, eldeki kanıt ve sık yanlış anlaşılan yanları yer alıyor.

Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.

Sıfır noktası

Aynı olaylar farklı bir hikâyenin içine yerleştirildiğinde başka bir anlam kazanıyor; bunun gündelik hayatta pek çok örneği var.

Bu örneklerde değişen olaylar değil, onları bir araya getiren hikâye. Postmodern yaklaşımlar terapiyi tam bu noktaya yerleştiriyor.

Mekanizma

Hikâye ve kimlik

Anlatı yaklaşımı, insanların kendileri hakkında taşıdığı hikâyelerin yalnız geçmişi özetlemediğini, bugün neyin fark edilip neyin görmezden gelineceğini de belirlediğini söylüyor. Bir hikâye güçlendikçe ona uymayan olaylar hatırlanmıyor ya da önemsiz sayılıyor. Kurtuluş anlatısı S01-P03-D11'de hikâyenin dizilimine dair bir örnek olarak tanımlanmıştı; burada soru, hikâyenin kişinin kendisini tanımlama biçimine nasıl dönüştüğü.

Yaygın yanlış"Dışsallaştırmak, kişinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaktır."
Doğrusu

Dışsallaştırma kişiyi suçlamaktan uzaklaştırıyor ama onu sorunun karşısında edilgen de bırakmıyor. Tersine, sorun kişi olmaktan çıktığında, kişinin onunla nasıl bir ilişki kurduğu, ona ne zaman boyun eğip ne zaman direndiği konuşulabilir oluyor ve bu, sorumluluğu daha taşınabilir kılıyor.

Hikâyeye uymayan an

Yaygın yanlış"Yeni bir hikâye yazmak, geçmişi güzelleyip olumlu yorumlamaktır."
Doğrusu

Anlatı çalışması acı veren olayları silmiyor ya da süslemiyor. Baskın hikâyenin dışarıda bıraktığı gerçek olayları ekliyor. Yeni hikâye eskisinden daha iyimser olmak zorunda değil; daha eksiksiz olmak zorunda.

Usta katmanı

İstenen gelecek

Çözüm odaklı yaklaşım başka bir yerden, ama aynı şüpheyle başlıyor: sorunun nedenini anlamak her zaman çözüme götürmüyor. Bu yaklaşım terapinin zamanının çoğunu sorunun değil, istenen durumun ve ona benzeyen şimdiki parçaların konuşulmasına ayırıyor.

Yaygın yanlış"Çözüm odaklı yaklaşım sorunu görmezden gelir ve kişiye yalnızca olumlu düşünmesini söyler."
Doğrusu

Yaklaşım sorunun varlığını inkâr etmiyor; sorunun ayrıntılı çözümlemesinin çözüme ulaşmak için şart olmadığını söylüyor. Olumlu düşünme de istemiyor: kişinin kendi hayatında zaten var olan ve işe yaramış somut davranışları arıyor. Kişi sorununu anlatmak istediğinde bu dinleniyor; aceleyle çözüme itmek yaklaşımın kendi ilkelerine de aykırı.

Uygulayıcının yeri

Yaygın yanlış"Postmodern yaklaşımlarda her şey bir hikâyedir; uygulayıcı hiçbir şeyi değerlendirmez."
Doğrusu

Hikâyelerin önemi, gerçek olayların ve risklerin görmezden gelinmesi anlamına gelmiyor. Bir kişinin kendine ya da başkasına zarar verme ihtimali, aile içindeki şiddet ya da bedensel bir hastalık, hangi hikâyeyle anlatılırsa anlatılsın değerlendiriliyor. Uzman olmayan duruş kişinin hayatının anlamı içindir; güvenlik için değil.

Sınır ve güvenlik

Bu ders anlatı ya da çözüm odaklı terapi uygulamayı öğretmiyor. Dışsallaştırma, benzersiz sonuç arama ve mucize soruları basit görünen ama zamanlaması kötü seçildiğinde kişinin acısını küçümsüyormuş gibi duyulabilen hamleler; kişi yaşadığını ayrıntılı anlatmaya ihtiyaç duyarken ona çözüm sorusu sormak, anlaşılmadığı hissini bırakabiliyor.

Bir hikâyeyi yeniden yazmak bir baskı ya da haksızlık gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Kişinin yaşadığı dışlanma, yoksulluk ya da şiddet onun anlatısının bir kusuru değil; bunlara "başka türlü bak" demek, yaşananı onun sorumluluğuna yüklemek olur.

Hikâye ne kadar değişirse değişsin, ölüm düşüncesi, kendine zarar verme ya da bir başkasının tehlikede olması anlatının bir parçası olarak ele alınmıyor; önce güvenlik konuşuluyor.

Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.

Kendin dene

Aklında kalsın

Baskın hikâye, kişinin kendisi ya da sorunu hakkında en sık anlattığı ve ona uymayan deneyimleri görünmez kılan anlatıdır; bu yaklaşıma göre sık sık aileden devralınır ve zamanla kişinin kendi sesi gibi duyulur.

Sorunun dışsallaştırılması, sorunu kişinin özelliği değil, kişiyle ilişki kuran ayrı bir şey olarak konuşmaktır; sorumluluğu kaldırmaz, taşınabilir kılar.

Benzersiz sonuç, baskın hikâyenin öngördüğünün gerçekleşmediği andır; yeni bir hikâyenin ilk parçaları buradan toplanır.

Çözüm konuşması, sorunun nedenleri yerine istenen geleceği ve onun şimdiden var olan parçalarını konuşmaktır; hedef bir sonraki küçük adımdır.

Uzman olmayan duruş, uygulayıcının kişinin hayatının anlamı konusunda cevabı bilen biri değil, merak eden bir ortak gibi durmasıdır; güvenlik bu duruşun dışında kalır.

"Ben ertelemeci biriyim" cümlesi bir özellik gibi başlamıştı. Dersin sonunda ailenin eski bir cümlesi olduğu ortaya çıktı ve danışan kendi cümlesini yazmaya başladı.

Sonraki derse köprü

Postmodern yaklaşımlar kişinin kendisi ve sorunu hakkında anlattığı hikâyeye odaklandı; değişim yeni bir hikâye yazıldığında başladı.

S05-P01-D08 «Kişilerarası ve bağlanma temelli yaklaşımlar» hikâyeden çok şimdiki ilişkilere bakıyor. Tez danışanının önünde hikâyeden daha somut bir değişim duruyor: tez bitince taşınmak, bir hayat düzeninden ötekine, bir ilişki ağından ötekine geçmek. Bu yaklaşımlarda soru, ruh hâlinin bu geçişlerle ve kişinin bugünkü yakın ilişkileriyle nasıl birlikte değiştiği.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.