Terapi Akademisi — S04, Psikopatoloji · 2.626 kelime · 17 örnek durum · 3 klinik vaka · 4 kanıt kartı · ≈ 12 dk okuma · 18 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kayan ölçü, kişinin kendi olağan hâlinin hem ölçü hem ölçülen olmasıdır; arka plan kaydığında onun üstünde yapılan her karşılaştırma da kayıyor ve bu, kişinin kendini iyi tanımamasından kaynaklanmıyor.
Geriye boyama, bugünkü durumun geçmişin hatırlanışını kendi rengine çekmesidir; "ben hep böyleydim" cümlesi bazen bir gözlemin değil bu boyamanın ürünü.
Yakınma üretmeyen kayma, duygudurumun kaydığı ama kişide bir rahatsızlık doğurmadığı durumdur; Öznel sıkıntı sessiz kalırken İşlevsellik kımıldıyor ve iki ölçütün ayrı tanımlanmış olmasının değeri burada anlaşılıyor.
Dış dayanak, durumla birlikte oynamayan ve sonradan bakılabilen şeylerdir; duygu bildirmedikleri için kaymıyorlar, ama tam da bu yüzden bir şeyin nasıl olduğunu değil yalnızca olup olmadığını söylüyorlar.
Karşılaştırılamayan dönem, hayat koşulları değiştiği için önceki dönemin ölçü olarak kullanılamadığı durumdur; üç soru burada da hayıra düşüyor ama sebebi kişide değil zeminde.
Bu dersin baştan sona uğraştığı şey bir kategori değil bir araç sorunuydu: elde tek bir ölçüm aleti varken ve o alet ölçtüğü şeyin içinde dururken ne yapılacağı. Cevap alete güvenmeyi bırakmak değil, yanına kaymayan bir ikincisini koymak — ve ikincisini de bir hüküm değil bir okuma saymak.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir odanın sıcaklığını ölçmek için termometreye bakarsın. Termometre odadan etkilenmez; işi zaten odadan etkilenmemek.
Şimdi öyle bir termometre düşün ki cam borusu da odayla birlikte genişleyip daralsın. Oda ısındığında borunun kendisi de uzuyor, ve ibre aynı yerde kalıyor. Cihaz bozuk değil; her parçası düzgün çalışıyor. Yalnız ölçtüğü şeyin içinde duruyor.
Bu dersin konusu tam olarak böyle bir ölçüm. Bir kişinin duygudurumunun kayıp kaymadığını anlamak için elde olan en doğal ölçü, o kişinin kendi olağan hâli: "eskiden böyle değildim" cümlesi. Ama o cümleyi kuran şey belleğin kendisi, ve bellek bu konuda bağımsız bir tanık değil — kişinin o anki hâliyle birlikte değişiyor.
Böylece ortaya bir soru çıkıyor ve bu dersin tamamı onun üzerine: bir şeyin ne kadar kaydığını, ölçüsü de onunla birlikte kayıyorsa nereden bilirsin.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce ölçünün neden kaydığına bakılıyor ve bu kaymanın iki ayrı görünümü ayrı ayrı ele alınıyor: geçmişin bugünün rengiyle hatırlanması, ve bazı kaymaların kişide hiçbir yakınma üretmemesi. Sonra ölçü elde kalmadığında geriye ne kaldığına geçiliyor — durumla birlikte oynamayan, dışarıda duran şeylere. Son başlık bu dış dayanağın kendi kusuruna ayrılıyor, çünkü onu sabit bir gerçek sanmak bu dersin açabileceği ciddi bir zararın kaynağı.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Bir kaymayı fark etmek için iki şey gerekiyor: şimdi nerede olunduğu, ve daha önce nerede olunduğu. İkincisi bu derste sorun çıkaran taraf, ve sorunun ruhsal bir yanı olması şart değil. Aynı güçlük, ölçünün ölçülenden ayrılamadığı her yerde çıkıyor.
Üç örnekte de tek bir şey ortak: karşılaştırma noktası, karşılaştırılan şeyle birlikte hareket ediyor. Duygudurum kaymalarında bu, bir benzetme değil doğrudan olan şey — ve bu yüzden bu ders belirtilerin listesiyle değil, ölçünün kendisiyle ilgileniyor.
Mekanizma
Üç başlık sırayla şunlara bakıyor: ölçünün neden kaydığına, kaymanın geçmişe ne yaptığına, ve kişide hiç yakınma üretmeyen kaymaya.
Kayan ölçü
Yaygın yanlış"Kişi kendi hâlini en iyi kendi bilir, dışarıdan yapılan yorum onun önüne geçmemelidir."
Doğrusu
Cümlenin ikinci yarısı doğru ve bu derste hiçbir yerde terk edilmiyor. Birinci yarısı ise bir koşul taşıyor: kendi hâlini bilmek, kıyaslanacak bir nokta elde durduğu sürece işliyor. Tartı örneğindeki kişi de kendi ağırlığını en iyi kendi biliyordu; bilmediği şey aracın kaydığıydı.
Geriye boyama
Yaygın yanlış"Kişi geçmişini hatırlıyorsa, kaymanın ne zaman başladığını da söyleyebilir."
Doğrusu
Defter ve tatil örnekleri bunu karşılamıyor. Hatırlama yerinde duruyor; kayan şey hatırlananın tonu. Başlangıç tarihi sorulduğunda verilen cevap bugünün renginden geçerek kuruluyor, ve bu yüzden gerçek başlangıçtan geriye ya da ileriye düşebiliyor — hangi yöne düştüğü de baştan bilinmiyor.
Yakınma üretmeyen kayma
Yaygın yanlış"Kişi kendini iyi hissediyorsa ortada bir sorun yoktur."
Doğrusu
Bu cümle Öznel sıkıntıyı tek ölçüt sayıyor. Gece biten proje örneğinde sıkıntı gerçekten yok, ama uyku düzeni, konuşma hızı ve karar zinciri kımıldamış durumda; İşlevsellik bunları dışarıdan gösteriyor. İyi hissetmek bir sorunun yokluğunu kanıtlamıyor — yalnızca o ölçütün o anda sessiz olduğunu gösteriyor.
İleri katman
Usta katmanı
Buraya kadar elde olan ölçünün neden yetmediği kuruldu. Sıra, yetmediğinde ne kullanılacağında — ve o şeyin de neden bir gerçeklik sayılamayacağında.
Dış dayanak
Yaygın yanlış"Kişi kendi durumunu anlatamıyorsa yakınlarına sorulur, doğrusu oradan öğrenilir."
Doğrusu
Bu, bir dayanağı bir hükme çeviriyor. Yakınların anlattığı şey de bir bellekten geliyor ve o bellek de kendi kaygısıyla, yorgunluğuyla ve beklentisiyle renkleniyor. Yakın bildirimi ikinci bir okuma; birincinin yerine geçen bir doğru değil.
Karşılaştırılamayan dönem
Yaygın yanlış"Göstergeler kaymışsa bir duygudurum kayması var demektir."
Doğrusu
Taşınma ve yenidoğan örnekleri bunu karşılamıyor. Aynı göstergeler, hiçbir duygudurum kayması olmadan da topluca kayabiliyor. Bu yüzden dış dayanağın verdiği çizgi tek başına bir sonuç değil; yanında bir soru daha duruyor — bu dönemde kişinin hayatında ne değişti.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu bölüm bu dersin kendi ürettiği tehlikeyle ilgili. Dış dayanak bu metnin en kullanışlı parçası ve aynı zamanda en kolay kötüye kullanılabilecek olanı: bir kişinin kendi anlatımının yetmeyebileceğini söylemek, çevresindekilere o kişinin adına konuşma izni vermeye çok yakın duruyor. O izin burada verilmiyor. Dış dayanak ikinci bir okuma; kişinin kendi anlatımının yerine geçen bir doğru değil, ve hiçbir koşulda kişiyi kendi durumu hakkında susturmak için kullanılmıyor. S02-P02-D11'de kurulan Güç asimetrisi bu dersle birleştiğinde asıl risk ortaya çıkıyor: bir kişinin kendi hâline dair sözünün, elde bir kayıt var diye geçersiz sayılması.
Aynı tehlike bu dersin sınadığı şeyin ne olduğu unutulduğunda da çıkıyor. Üç soru bir aleti sınıyor, bir kişiyi değil: verdikleri cevap "bu kişinin kendi ölçüsü şu anda iş görüyor mu" sorusuna ait ve orada bitiyor. Bir kategori adı üretmiyorlar, üretemezler, ve bir okuma bir hükme çevrildiği anda kişi tam da bu dersin korumaya çalıştığı şeyi kaybediyor — kendi anlattığının sayılması. Ders okumanın bittiği yerde duruyor; okumadan sonra ne yapılacağına, kimin karar vereceğine ve hangi sırayla ilerleneceğine burada girilmiyor, çünkü o karar her seferinde tek bir kişinin önünde veriliyor ve bu metin o kişiyi tanımıyor.
Duygudurum kaymalarının bir bölümünde kişinin kendine zarar verme düşünceleri gündeme gelebiliyor. Bu ders o alana girmiyor ve burada anlatılan hiçbir şey risk değerlendirmesinin yerini tutmuyor; o kendi başına bir iş ve kendi hazırlığını istiyor.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Kayan ölçü, kişinin kendi olağan hâlinin hem ölçü hem ölçülen olmasıdır; arka plan kaydığında onun üstünde yapılan her karşılaştırma da kayıyor ve bu, kişinin kendini iyi tanımamasından kaynaklanmıyor.
Geriye boyama, bugünkü durumun geçmişin hatırlanışını kendi rengine çekmesidir; "ben hep böyleydim" cümlesi bazen bir gözlemin değil bu boyamanın ürünü.
Yakınma üretmeyen kayma, duygudurumun kaydığı ama kişide bir rahatsızlık doğurmadığı durumdur; Öznel sıkıntı sessiz kalırken İşlevsellik kımıldıyor ve iki ölçütün ayrı tanımlanmış olmasının değeri burada anlaşılıyor.
Dış dayanak, durumla birlikte oynamayan ve sonradan bakılabilen şeylerdir; duygu bildirmedikleri için kaymıyorlar, ama tam da bu yüzden bir şeyin nasıl olduğunu değil yalnızca olup olmadığını söylüyorlar.
Karşılaştırılamayan dönem, hayat koşulları değiştiği için önceki dönemin ölçü olarak kullanılamadığı durumdur; üç soru burada da hayıra düşüyor ama sebebi kişide değil zeminde.
Bu dersin baştan sona uğraştığı şey bir kategori değil bir araç sorunuydu: elde tek bir ölçüm aleti varken ve o alet ölçtüğü şeyin içinde dururken ne yapılacağı. Cevap alete güvenmeyi bırakmak değil, yanına kaymayan bir ikincisini koymak — ve ikincisini de bir hüküm değil bir okuma saymak.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste iki taraf farklı şeyler söylüyordu ama aynı olaylardan söz ediyorlardı. Kişi "hep böyleydim" derken, yakını "geçen yıl böyle değildin" derken, ikisi de aynı geçen yıla bakıyordu; tartışma o yılın nereye yerleştirileceğiyle ilgiliydi. Ortak bir zemin vardı ve anlaşmazlık o zeminin üstündeydi.
S04-P01-D09 «Psikotik yaşantılar» anlaşmazlığın zemine indiği yere geçiyor: iki kişinin aynı olaydan söz edip etmediğinin kendisinin soru hâline gelmesine. Orada sorulacak şey bir ölçünün nereden geleceği değil — bir yaşantının başkaları tarafından paylaşılmaması ne anlama geliyor, ve paylaşılmıyor olması onu anlaşılmaz kılıyor mu.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.