Terapi Akademisi — S00, Ruh sağlığı okuryazarlığı · 2.141 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Psikoloji, davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel yöntemle incelenmesidir; terapi bu alanın uygulamalarından biridir, tanımın kendisi değil.
Bilimsel yöntemin kattığı üç şey sistemli gözlem, işlemsel tanım ve sınanabilirliktir. Üçü de gündelik psikolojinin doğal olarak yapmadığı şeylerdir.
Alan tasarımdan mahkemeye, kreşten fabrikaya kadar uzanır ve bu genişlik, terapinin dayandığı bilginin nereden geldiğini de açıklar.
Psikoloji son on yılda kendi bulgularını yeniden sınadı ve bir kısmının tutmadığını yayımladı; bu, alanın çürüdüğünü değil kendini denetlediğini gösterir.
Bulguların çoğu dar bir insan kesiminde ölçüldü. Bu yüzden doğru soru "bu bulgu doğru mu" değil, "bu bulgu kimin için gösterildi" olmalı.
Açılış
Açılış sahnesi
Bir masada oturuyorsun. Karşındaki kişi az önce tanıştığın biri ve ne iş yaptığını soruyor. "Psikoloji okudum," diyorsun.
Şimdi iki şeyden biri olacak.
Ya karşındaki hafifçe geri çekilecek ve şaka yollu şunu soracak: "Şimdi beni okuyorsun, değil mi?"
Ya da eğilecek ve bir soru soracak: kardeşi, çocuğu, kendisi hakkında. Bir tavsiye isteyecek.
İki tepki de aynı varsayımdan geliyor. Psikolojinin, insanların içini görmeye ve onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeye yarayan bir şey olduğu varsayımından.
Bu dersin işi o varsayımı sökmek. Çünkü söktüğümüz yerde, altında duran şey daha ilginç.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce psikolojiyi bir meslek olarak değil, bir bilim alanı olarak tanımlayacağız. Bu tanımın en yük taşıyan kelimesi "bilim" ve ne kattığını tek tek açacağız: gözlemin sistemli olması, kavramın ölçülebilir hâle getirilmesi, bulgunun sınanabilir olması.
Sonra alanın gerçek genişliğini göreceğiz. Terapi psikolojinin bir dalı; tek dalı değil ve en büyük dalı da değil.
Ardından alanın kendi sıkıntılarına bakacağız. Psikolojinin son on yılda kendi bulgularını yeniden sınadığında ne bulduğu ve bunun neden alanın çürüdüğünü değil, sağlıklı olduğunu gösterdiği.
Bu derste geçen kişilerin hiçbiri gerçek değildir; hepsi ders için yazılmış kurgusal örneklerdir ve hiçbir danışan kaydından alınmamıştır.
Sıfır noktası
Herkes psikologdur.
Bu bir iddia değil, gündelik bir olgu. Bir odaya girdiğinde kimin kime kızgın olduğunu anlarsın. Bir arkadaşının sesindeki değişikliği telefonda yakalarsın. Bir çocuğun neden ağladığını çoğu zaman doğru tahmin edersin.
Bunların hepsi zihinsel süreçler hakkında tahmin yürütmek. Yani gündelik psikoloji, kimsenin öğrenmesine gerek olmadan zaten çalışıyor.
Peki bir bilim dalına ne ihtiyaç var?
Cevap şu: gündelik psikoloji güvenilir değil, ama güvenilir hissettiriyor. İkisi arasındaki fark, alanın var olma sebebi.
Sezgi bu ayrımı kendiliğinden yapmıyor. Bir düzenek gerekiyor.
Tanım iki ayak üzerinde duruyor ve her ayak bilerek seçilmiş.
Yaygın yanlış"Psikoloji demek terapi demektir."
Doğrusu
Alanın büyük bölümü klinikle ilgilenmez. Belleğin nasıl bozulduğunu araştıran, bir uçak kokpitinin göstergelerini yeniden tasarlayan, tanık ifadesinin ne kadar güvenilir olduğunu ölçen ve bir okulun ders programını değerlendiren kişiler de psikologdur. Terapiyi tanımın merkezine koymak, alanın bir bölümünü tamamı sanmak olur.
Mekanizma
Bilim ne katıyor
Üç şey katıyor; ilk bakışta hiçbiri heyecan verici görünmüyor.
Birincisi sistemli gözlem. Gündelik psikolojide dikkatini çeken şeyi hatırlarsın; araştırmada neye bakacağına önceden karar verirsin. Fark büyük: birincisinde hafızan seni kendi beklentine götürür.
İkincisi ölçüm. Bir kavramı araştırmaya sokabilmek için onu sayılabilir bir şeye bağlamak gerekir.
Bu tanım her şeyi değiştirir. İki çalışma "kaygıyı azaltıyor" dediğinde aynı şeyi söylemiyor olabilirler, çünkü biri ölçekten alınan puanı, öteki kalp atım hızını, üçüncüsü kişinin toplantıya girip girmediğini ölçmüştür.
Üçüncüsü sınanabilirlik. Bir iddia, yanlış çıkabileceği bir durum tarif etmiyorsa bilimsel bir iddia değildir.
Alanın gerçek genişliği
Psikoloji tek bir meslek değil, bir soru kümesi. Aynı yöntem çok farklı yerlerde çalışıyor.
Peki insan okumak
Şimdi açılış sahnesindeki soruya dönelim.
Yaygın yanlış"Psikolog beden dilinden ne düşündüğünü anlar."
Doğrusu
Beden dilinden tek bir hareketin tek bir anlamı olduğu fikri, alanın kendi bulgularıyla desteklenmiyor. Kavuşturulmuş kollar üşümek de olabilir, sıkılmak da, o sandalyenin kolçaksız olması da. Örüntüler bağlamla birlikte ve olasılıklı okunur; bir sözlük gibi değil.
İleri katman
Usta katmanı
Alanın kendi krizini nasıl karşıladığı
Son on yılın en önemli psikoloji haberi bir bulgu değil, bir öz denetim oldu.
Bu haber ilk duyulduğunda iki ayrı tepki üretti; sonradan bakıldığında hiçbiri isabetli değildi.
Birincisi savunma: "her alanda böyle, abartılıyor." İkincisi topyekûn ret: "demek ki psikoloji bilim değilmiş." İkincisi daha çekici çünkü daha keskin, ama daha yanlış. Bir alanın kendi bulgularını sınayıp bir kısmının tutmadığını yayımlaması, bilim olmadığının değil, tam olarak bilim olduğunun göstergesi.
Yaygın yanlış"Bulguların bir kısmı tutmuyorsa psikolojinin söylediği hiçbir şeye güvenilemez."
Doğrusu
Bu, tek bir ölçüde düşünmek. Alanın bazı sonuçları çok sağlam biçimde tekrarlanıyor — bellek etkilerinin bir kısmı, öğrenme yasaları, algı yanılsamaları. Bazıları hiç tutmadı. Doğru soru "psikolojiye güvenilir mi" değil, "bu iddia hangi sınıfa giriyor" olmalı.
Kim üzerinde ölçüldü
İkinci sıkıntı daha az konuşuluyor ve terapi açısından daha ağır.
Bu iki sıkıntı bu akademinin neden kanıt etiketleriyle çalıştığını açıklıyor. Bir cümlenin doğru olup olmadığını değil, ne kadar sağlam durduğunu ve kimin için sağlam durduğunu göstermek gerekiyor.
Güvenlik
Sınır ve güvenlik
Bu dersi okumuş olmak, kimseyi değerlendirmeni sağlamaz.
Psikolojiyi bir bilim alanı olarak tanımak, o alanın araçlarını kullanma yetkisi vermez. Aradaki mesafe üç yerden gelir: bir ölçeği uygulamak ve yorumlamak eğitim ister, bir değerlendirmeyi bir kişinin bütün bağlamıyla birlikte okumak denetimli uygulama ister, verilen kararın sonuçlarını taşımak mesleki sorumluluk ister. Bu site üçünü de vermez.
Uygulamada bu şuna denk düşer: bu derste geçen hiçbir kavram, bir yakınına ya da kendine ad koymak için kullanılamaz. Bir davranışı bir kategoriye yerleştirmek kolaydır ve yanlış olduğunda geri alınması zordur, çünkü ad bir kez konduğunda hem konan hem koyan ona göre bakmaya başlar. Bir yakının için endişeleniyorsan, doğru hamle ona bir ad bulmak değil; değerlendirmeyi yapabilecek kişiye ulaşmasının önündeki engelleri kaldırmak.
Psikoloji bilgisi ayrıca bir ikna aracı değildir. Öğrendiğin kavramları bir tartışmada karşındakini sınıflandırmak için kullanmak, hem yanlış hem de ilişkiye zarar veren bir kullanım.
Kendini ya da bir başkasını güvende hissetmediğin bir durumdaysan eğitim içeriğiyle bekleme. Bulunduğun ülkenin acil hattına, en yakın acil servise ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvur. Eğitim içeriği acil durumu yönetmez.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Psikoloji, davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel yöntemle incelenmesidir; terapi bu alanın uygulamalarından biridir, tanımın kendisi değil.
Bilimsel yöntemin kattığı üç şey sistemli gözlem, işlemsel tanım ve sınanabilirliktir. Üçü de gündelik psikolojinin doğal olarak yapmadığı şeylerdir.
Alan tasarımdan mahkemeye, kreşten fabrikaya kadar uzanır ve bu genişlik, terapinin dayandığı bilginin nereden geldiğini de açıklar.
Psikoloji son on yılda kendi bulgularını yeniden sınadı ve bir kısmının tutmadığını yayımladı; bu, alanın çürüdüğünü değil kendini denetlediğini gösterir.
Bulguların çoğu dar bir insan kesiminde ölçüldü. Bu yüzden doğru soru "bu bulgu doğru mu" değil, "bu bulgu kimin için gösterildi" olmalı.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Bu derste psikolojinin bir bilim alanı olduğunu ve terapinin onun içindeki bir uygulama olduğunu kurduk.
Sonraki ders, aynı odada çalışan ama başka bir eğitimden gelen bir mesleği ele alıyor. Reçete yazabilen, tıbbi nedenleri araştırabilen ve psikolojiyle sık sık karıştırılan bir alan. Psikiyatri nedir?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.