İçeriğe geç

SN 56.11 · Pāli

Öğreti Çarkını Döndürme Söylemi

Dhammacakkappavattanasutta

Konum
Saṃyutta Nikāya · Sacca Saṃyutta (Gerçeklerle Bağlantılı, 56) · Dhammacakkappavattana Vagga · PTS SN V 420
Özgün metin
Mahāsaṅgīti Tipiṭaka, SuttaCentral bilara baskısı (kamu malı)
Karşılaştırma
Bhikkhu Sujato, Linked Discourses (SuttaCentral, CC0)

Neden okunur

Gelenek bu söylemi Buda'nın uyanıştan sonra verdiği ilk öğreti olarak anlatır. Söylem kısa: Pāli metni altmış segment, sesli okunduğunda on dakikayı bulmuyor. Ama Budist düşüncenin üç kurucu fikri ilk kez burada bir arada duruyor: iki uçtan kaçınan orta yol, dört yüce gerçek ve her gerçeğin üç aşamada kavranması, yani «üç dönüş, on iki görünüm».

Söylemin önemi yalnız içeriğinden gelmiyor. Pāli, Çince, Sanskritçe ve Tibetçe olmak üzere en az on sekiz tam paraleli var. Bu, kanonda bir söylemin kaç geleneğe birden yayıldığının en güçlü örneklerinden biri. Paraleller birbirini tekrar etmiyor ama aynı çekirdeği taşıyor. Bu yüzden söylem, «erken katmanda hangi öğreti vardı» sorusunun da başlangıç noktası.

Metni okurken bir şeye dikkat etmek gerekiyor: bu bir felsefe kitabının girişi değil, bir sahnenin kaydı. Beş kişiye konuşan biri var. Söylemin sonunda da o beş kişiden biri bir şeyi kavrıyor. Söylem neyi anlattığı kadar kimin ne zaman anladığını da anlatıyor.

Bağlam

Söylem Bārāṇasī (bugünkü Varanasi) yakınlarındaki Isipatana'da, geyik parkında geçer. Burası bugün Sarnath adıyla bilinen yerdir. Dinleyiciler «beşli grup» (pañcavaggiyā bhikkhū) diye anılan beş çilecidir: Koṇḍañña, Vappa, Bhaddiya, Mahānāma ve Assaji. Bu adlar söylemde geçmez; Vinaya'nın anlatısından gelir.

Söylemin kendisi yalnız «Bir zamanlar» diye başlıyor ve olayın öncesini anlatmıyor. Öncesi Vinaya'nın Mahāvagga'sında (Kd 1) ve MN 26'da (Ariyapariyesana Sutta) var. Orada Siddhattha Gotama'nın bu beş kişiyle birlikte ağır çilecilik uyguladığı, sonra bu yolu bıraktığı anlatılır. Beşler onun yoldan döndüğünü düşünüp yanından ayrılmıştır. Uyanıştan sonra Buda öğretisini önce bu kişilere anlatmaya karar verir ve onları Isipatana'da bulur.

Bu arka plan söylemin ilk cümlesini anlamlı kılar. Buda beş çileciye önce iki uçtan söz eder: duyu zevklerine dalmak ve kendine eziyet etmek. İkinci uç tam da bu dinleyicilerin hâlâ sürdürdüğü yoldur. Yani orta yol öğretisi soyut bir ölçülülük tavsiyesi değil; karşısındaki insanların uygulamasına yöneltilmiş bir eleştiri.

Saṃyutta Nikāya söylemleri konuya göre gruplar. Bu söylem, adı «gerçekler» olan Sacca Saṃyutta'nın (56) ikinci bölümünün ilk söylemidir. Derleyiciler onu anlatısal bir olay olarak değil, dört gerçek öğretisinin örnek metni olarak buraya koymuştur.

Metin ve çeviri

  1. 0.1Saṁyutta Nikāya 56.11

    Bağlantılı Söylemler 56.11

  2. 0.22. Dhammacakkappavattanavagga

    2. Öğreti Çarkını Döndürme Bölümü

  3. 0.3Dhammacakkappavattanasutta

    Öğreti Çarkını Döndürme Söylemi

  4. 1.1Ekaṁ samayaṁ bhagavā bārāṇasiyaṁ viharati isipatane migadāye.

    Bir zamanlar Buda, Bārāṇasī yakınında, Isipatana'daki geyik parkında kalıyordu.

  5. 1.2Tatra kho bhagavā pañcavaggiye bhikkhū āmantesi:

    Orada Buda beşli gruptaki keşişlere seslendi:

  6. 2.1“Dveme, bhikkhave, antā pabbajitena na sevitabbā.

    «Keşişler, evsizliğe çıkmış biri şu iki uca yönelmemelidir.

  7. 2.2Katame dve?

    Hangi ikisi?

  8. 2.3Yo cāyaṁ kāmesu kāmasukhallikānuyogo hīno gammo pothujjaniko anariyo anatthasaṁhito, yo cāyaṁ attakilamathānuyogo dukkho anariyo anatthasaṁhito.

    Biri duyu zevklerine dalıp onlarda haz aramaktır: aşağıdır, kabadır, sıradan insana göredir, yüce olmayandır, yararsızdır. Öbürü kendine eziyete dalmaktır: acı vericidir, yüce olmayandır, yararsızdır.

  9. 2.4Ete kho, bhikkhave, ubho ante anupagamma majjhimā paṭipadā tathāgatena abhisambuddhā cakkhukaraṇī ñāṇakaraṇī upasamāya abhiññāya sambodhāya nibbānāya saṁvattati.

    Keşişler, bu iki uca yaklaşmadan Tathāgata orta yolu tam olarak kavradı. Bu yol görüş verir, bilgi verir; dinginliğe, doğrudan bilmeye, uyanışa ve sönüşe (nibbāna) götürür.

  10. 3.1Katamā ca sā, bhikkhave, majjhimā paṭipadā tathāgatena abhisambuddhā cakkhukaraṇī ñāṇakaraṇī upasamāya abhiññāya sambodhāya nibbānāya saṁvattati?

    Keşişler, Tathāgata'nın tam olarak kavradığı; görüş ve bilgi veren, dinginliğe, doğrudan bilmeye, uyanışa ve sönüşe götüren o orta yol nedir?

  11. 3.2Ayameva ariyo aṭṭhaṅgiko maggo, seyyathidaṁ—

    Bu, sekiz parçalı yüce yolun ta kendisidir; şöyle ki:

  12. 3.3sammādiṭṭhi sammāsaṅkappo sammāvācā sammākammanto sammāājīvo sammāvāyāmo sammāsati sammāsamādhi.

    doğru görüş, doğru niyet, doğru söz, doğru eylem, doğru geçim, doğru çaba, doğru farkındalık, doğru yoğunlaşma.

  13. 3.4Ayaṁ kho sā, bhikkhave, majjhimā paṭipadā tathāgatena abhisambuddhā cakkhukaraṇī ñāṇakaraṇī upasamāya abhiññāya sambodhāya nibbānāya saṁvattati.

    Keşişler, Tathāgata'nın tam olarak kavradığı; görüş ve bilgi veren, dinginliğe, doğrudan bilmeye, uyanışa ve sönüşe götüren orta yol işte budur.

  14. 4.1Idaṁ kho pana, bhikkhave, dukkhaṁ ariyasaccaṁ—

    Keşişler, acı yüce gerçeği şudur:

  15. 4.2jātipi dukkhā, jarāpi dukkhā, byādhipi dukkho, maraṇampi dukkhaṁ, appiyehi sampayogo dukkho, piyehi vippayogo dukkho, yampicchaṁ na labhati tampi dukkhaṁ—saṅkhittena pañcupādānakkhandhā dukkhā.

    doğum acıdır, yaşlılık acıdır, hastalık acıdır, ölüm acıdır; sevilmeyenle bir arada olmak acıdır, sevilenden ayrı düşmek acıdır, istediğini elde edememek de acıdır. Kısacası, tutunmanın beş kümesi acıdır.

  16. 4.3Idaṁ kho pana, bhikkhave, dukkhasamudayaṁ ariyasaccaṁ—

    Keşişler, acının kaynağı yüce gerçeği şudur:

  17. 4.4yāyaṁ taṇhā ponobbhavikā nandirāgasahagatā tatratatrābhinandinī, seyyathidaṁ—

    yeniden varoluşa yol açan, hoşnutluk ve tutkuyla birlikte giden, orada burada zevk bulan susuzluk; şöyle ki:

  18. 4.5kāmataṇhā, bhavataṇhā, vibhavataṇhā.

    duyu zevklerine susuzluk, var olmaya susuzluk, var olmamaya susuzluk.

  19. 4.6Idaṁ kho pana, bhikkhave, dukkhanirodhaṁ ariyasaccaṁ—

    Keşişler, acının sona ermesi yüce gerçeği şudur:

  20. 4.7yo tassāyeva taṇhāya asesavirāganirodho cāgo paṭinissaggo mutti anālayo.

    o susuzluğun hiç artık bırakmadan solup sona ermesi; ondan vazgeçmek, onu bırakmak, ondan kurtulmak, ona yaslanmamak.

  21. 4.8Idaṁ kho pana, bhikkhave, dukkhanirodhagāminī paṭipadā ariyasaccaṁ—

    Keşişler, acının sona ermesine götüren yol yüce gerçeği şudur:

  22. 4.9ayameva ariyo aṭṭhaṅgiko maggo, seyyathidaṁ—

    sekiz parçalı yüce yolun ta kendisi; şöyle ki:

  23. 4.10sammādiṭṭhi …pe… sammāsamādhi.

    doğru görüş … doğru yoğunlaşma.

  24. 5.1‘Idaṁ dukkhaṁ ariyasaccan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Acı yüce gerçeği budur.”

  25. 5.2‘Taṁ kho panidaṁ dukkhaṁ ariyasaccaṁ pariññeyyan’ti me, bhikkhave, pubbe …pe… udapādi.

    Keşişler, daha önce … bende şu görüş doğdu: “Bu acı yüce gerçeği tümüyle anlaşılmalıdır.”

  26. 5.3‘Taṁ kho panidaṁ dukkhaṁ ariyasaccaṁ pariññātan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Bu acı yüce gerçeği tümüyle anlaşıldı.”

  27. 6.1‘Idaṁ dukkhasamudayaṁ ariyasaccan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Acının kaynağı yüce gerçeği budur.”

  28. 6.2‘Taṁ kho panidaṁ dukkhasamudayaṁ ariyasaccaṁ pahātabban’ti me, bhikkhave, pubbe …pe… udapādi.

    Keşişler, daha önce … bende şu görüş doğdu: “Bu acının kaynağı yüce gerçeği terk edilmelidir.”

  29. 6.3‘Taṁ kho panidaṁ dukkhasamudayaṁ ariyasaccaṁ pahīnan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Bu acının kaynağı yüce gerçeği terk edildi.”

  30. 7.1‘Idaṁ dukkhanirodhaṁ ariyasaccan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Acının sona ermesi yüce gerçeği budur.”

  31. 7.2‘Taṁ kho panidaṁ dukkhanirodhaṁ ariyasaccaṁ sacchikātabban’ti me, bhikkhave, pubbe …pe… udapādi.

    Keşişler, daha önce … bende şu görüş doğdu: “Bu acının sona ermesi yüce gerçeği bizzat gerçekleştirilmelidir.”

  32. 7.3‘Taṁ kho panidaṁ dukkhanirodhaṁ ariyasaccaṁ sacchikatan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Bu acının sona ermesi yüce gerçeği bizzat gerçekleştirildi.”

  33. 8.1‘Idaṁ dukkhanirodhagāminī paṭipadā ariyasaccan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Acının sona ermesine götüren yol yüce gerçeği budur.”

  34. 8.2‘Taṁ kho panidaṁ dukkhanirodhagāminī paṭipadā ariyasaccaṁ bhāvetabban’ti me, bhikkhave, pubbe …pe… udapādi.

    Keşişler, daha önce … bende şu görüş doğdu: “Acının sona ermesine götüren bu yol yüce gerçeği geliştirilmelidir.”

  35. 8.3‘Taṁ kho panidaṁ dukkhanirodhagāminī paṭipadā ariyasaccaṁ bhāvitan’ti me, bhikkhave, pubbe ananussutesu dhammesu cakkhuṁ udapādi, ñāṇaṁ udapādi, paññā udapādi, vijjā udapādi, āloko udapādi.

    Keşişler, daha önce kimseden duyulmamış şeyler hakkında bende şu görüş doğdu, bilgi doğdu, bilgelik doğdu, açık görü doğdu, ışık doğdu: “Acının sona ermesine götüren bu yol yüce gerçeği geliştirildi.”

  36. 9.1Yāvakīvañca me, bhikkhave, imesu catūsu ariyasaccesu evaṁ tiparivaṭṭaṁ dvādasākāraṁ yathābhūtaṁ ñāṇadassanaṁ na suvisuddhaṁ ahosi, neva tāvāhaṁ, bhikkhave, sadevake loke samārake sabrahmake sassamaṇabrāhmaṇiyā pajāya sadevamanussāya ‘anuttaraṁ sammāsambodhiṁ abhisambuddho’ti paccaññāsiṁ.

    Keşişler, bu dört yüce gerçek hakkında üç dönüşlü, on iki görünümlü, olduğu gibi bilme ve görme bende tam arınmadıkça; tanrılarıyla, Māra'sıyla, Brahmā'sıyla bu dünyada, çilecileri ve brahmanlarıyla, tanrıları ve insanlarıyla bu topluluk içinde “Eşsiz, tam ve kusursuz uyanışa erdim” diye ilan etmedim.

  37. 10.1Yato ca kho me, bhikkhave, imesu catūsu ariyasaccesu evaṁ tiparivaṭṭaṁ dvādasākāraṁ yathābhūtaṁ ñāṇadassanaṁ suvisuddhaṁ ahosi, athāhaṁ, bhikkhave, sadevake loke samārake sabrahmake sassamaṇabrāhmaṇiyā pajāya sadevamanussāya ‘anuttaraṁ sammāsambodhiṁ abhisambuddho’ti paccaññāsiṁ.

    Keşişler, ne zaman ki bu dört yüce gerçek hakkında üç dönüşlü, on iki görünümlü, olduğu gibi bilme ve görme bende tam arındı; işte o zaman tanrılarıyla, Māra'sıyla, Brahmā'sıyla bu dünyada, çilecileri ve brahmanlarıyla, tanrıları ve insanlarıyla bu topluluk içinde “Eşsiz, tam ve kusursuz uyanışa erdim” diye ilan ettim.

  38. 10.2Ñāṇañca pana me dassanaṁ udapādi:

    Ve bende şu bilgi ve görüş doğdu:

  39. 10.3‘akuppā me vimutti, ayamantimā jāti, natthi dāni punabbhavo’”ti.

    “Kurtuluşum sarsılmazdır; bu son doğumdur; artık yeniden varoluş yoktur.”»

  40. 10.4Idamavoca bhagavā.

    Buda böyle konuştu.

  41. 10.5Attamanā pañcavaggiyā bhikkhū bhagavato bhāsitaṁ abhinandunti.

    Gönülleri hoşnut olan beşli gruptaki keşişler, Buda'nın söylediklerini sevinçle karşıladılar.

  42. 11.1Imasmiñca pana veyyākaraṇasmiṁ bhaññamāne āyasmato koṇḍaññassa virajaṁ vītamalaṁ dhammacakkhuṁ udapādi:

    Bu açıklama söylenirken saygıdeğer Koṇḍañña'da tozsuz, lekesiz öğreti gözü açıldı:

  43. 11.2“yaṁ kiñci samudayadhammaṁ sabbaṁ taṁ nirodhadhamman”ti.

    «Ortaya çıkma niteliği taşıyan her şey, sona erme niteliği taşır.»

  44. 12.1Pavattite ca pana bhagavatā dhammacakke bhummā devā saddamanussāvesuṁ:

    Buda öğreti çarkını döndürünce yeryüzü tanrıları şöyle seslendiler:

  45. 12.2“etaṁ bhagavatā bārāṇasiyaṁ isipatane migadāye anuttaraṁ dhammacakkaṁ pavattitaṁ appaṭivattiyaṁ samaṇena vā brāhmaṇena vā devena vā mārena vā brahmunā vā kenaci vā lokasmin”ti.

    «Buda, Bārāṇasī yakınında, Isipatana'daki geyik parkında eşsiz öğreti çarkını döndürdü. Bu çarkı hiçbir çileci, brahman, tanrı, Māra ya da Brahmā, dünyada hiç kimse geri çeviremez.»

  46. 12.3Bhummānaṁ devānaṁ saddaṁ sutvā cātumahārājikā devā saddamanussāvesuṁ:

    Yeryüzü tanrılarının sesini duyan Dört Büyük Kral'ın tanrıları şöyle seslendiler:

  47. 12.4“etaṁ bhagavatā bārāṇasiyaṁ isipatane migadāye anuttaraṁ dhammacakkaṁ pavattitaṁ, appaṭivattiyaṁ samaṇena vā brāhmaṇena vā devena vā mārena vā brahmunā vā kenaci vā lokasmin”ti.

    «Buda, Bārāṇasī yakınında, Isipatana'daki geyik parkında eşsiz öğreti çarkını döndürdü. Bu çarkı hiçbir çileci, brahman, tanrı, Māra ya da Brahmā, dünyada hiç kimse geri çeviremez.»

  48. 12.5Cātumahārājikānaṁ devānaṁ saddaṁ sutvā tāvatiṁsā devā …pe…

    Dört Büyük Kral'ın tanrılarının sesini duyan Otuz Üçlerin tanrıları …

  49. 12.6yāmā devā …pe…

    Yāma tanrıları …

  50. 12.7tusitā devā …pe…

    Tusita tanrıları …

  51. 12.8nimmānaratī devā …pe…

    yaratmaktan haz duyan tanrılar …

  52. 12.9paranimmitavasavattī devā …pe…

    başkalarının yarattığını yöneten tanrılar …

  53. 12.10brahmakāyikā devā saddamanussāvesuṁ:

    Brahmā topluluğunun tanrıları şöyle seslendiler:

  54. 12.11“etaṁ bhagavatā bārāṇasiyaṁ isipatane migadāye anuttaraṁ dhammacakkaṁ pavattitaṁ appaṭivattiyaṁ samaṇena vā brāhmaṇena vā devena vā mārena vā brahmunā vā kenaci vā lokasmin”ti.

    «Buda, Bārāṇasī yakınında, Isipatana'daki geyik parkında eşsiz öğreti çarkını döndürdü. Bu çarkı hiçbir çileci, brahman, tanrı, Māra ya da Brahmā, dünyada hiç kimse geri çeviremez.»

  55. 13.1Itiha tena khaṇena tena layena tena muhuttena yāva brahmalokā saddo abbhuggacchi.

    Böylece o anda, o saniyede, o kısacık sürede ses Brahmā dünyasına dek yükseldi.

  56. 13.2Ayañca dasasahassilokadhātu saṅkampi sampakampi sampavedhi, appamāṇo ca uḷāro obhāso loke pāturahosi atikkamma devānaṁ devānubhāvanti.

    Bu on bin katlı evren sarsıldı, sallandı, titredi; tanrıların tanrısal görkemini aşan ölçüsüz, muazzam bir ışık dünyada belirdi.

  57. 14.1Atha kho bhagavā imaṁ udānaṁ udānesi:

    O zaman Buda içinden gelen şu sözü söyledi:

  58. 14.2“aññāsi vata bho, koṇḍañño, aññāsi vata bho, koṇḍañño”ti.

    «Koṇḍañña gerçekten anladı! Koṇḍañña gerçekten anladı!»

  59. 14.3Iti hidaṁ āyasmato koṇḍaññassa “aññāsikoṇḍañño” tveva nāmaṁ ahosīti.

    Saygıdeğer Koṇḍañña'nın adı böylece «Anlayan Koṇḍañña» (Aññāsikoṇḍañña) oldu.

  60. 14.4Paṭhamaṁ.

    Birinci.

Yapı

Söylem beş hareketle ilerliyor ve her hareket bir öncekinin üstüne kuruluyor.

1. İki uç ve orta yol (2.1–3.4). Buda önce neyin yol olmadığını söylüyor. Duyu zevkine dalmak «sıradan insana göre»; kendine eziyet ise «acı verici». İki uç için de aynı iki sıfat kullanılıyor: yüce olmayan ve yararsız. Orta yol bu ikisinin ortalaması değil, ikisinden de uzak duran üçüncü bir yön. İçeriği sekiz parçalı yol olarak veriliyor.

2. Dört gerçeğin tanımı (4.1–4.10). Her gerçek aynı kalıpla açılıyor: «Keşişler, … yüce gerçeği şudur». Birinci gerçek bir liste, ikincisi bir neden, üçüncüsü bir sona eriş, dördüncüsü bir yol. Dördüncü gerçeğin içeriği birinci hareketteki orta yolla aynı. Söylem böylece kendi başına döner: orta yol, acıyı sona erdiren yolun adıdır.

3. Üç dönüş, on iki görünüm (5.1–8.3). Söylemin en sıkı yapılı bölümü. Her gerçek üç kez anılıyor. Önce gerçek tanınıyor («bu acıdır»). Sonra gerçeğe karşı yapılması gereken iş söyleniyor. Son olarak o işin yapıldığı bildiriliyor. Dört gerçeğin her birinde yapılacak iş farklı: acı tümüyle anlaşılır, kaynağı terk edilir, sona erişi gerçekleştirilir, yol geliştirilir. Dört gerçek ile üç aşamanın çarpımı on iki görünümü verir.

4. İlan (9.1–10.3). Buda uyanışını ancak on iki görünüm tamamlandığında ilan ettiğini söylüyor. Bu, söylemin kendi iddiasının ölçütünü de veriyor: uyanış bir sezgi anı olarak değil, dört gerçeğin her birinde işin tamamlanması olarak tanımlanıyor.

5. Tanık ve yankı (10.4–14.4). Söylem bitince anlatıcı devreye giriyor. Koṇḍañña'da «öğreti gözü» açılıyor. Haber tanrı katlarından yukarı doğru, katman katman ilerliyor ve Brahmā dünyasına ulaşıyor. Söylem, Koṇḍañña'nın yeni adıyla kapanıyor.

Pāli metindeki «…pe…» işareti (peyyāla) bir kısaltmadır ve «tekrar eden kısım atlandı» anlamına gelir. Ezberle aktarılan bir metinde tekrar hem hatırlamayı kolaylaştırır hem de yazıya geçince yer kaplar. Kâtipler bu yüzden tekrar eden kalıbı bir kez tam yazıp sonrakileri kısaltmışlardır. Çeviri, kısaltmanın olduğu yerde «…» ile aynı kısaltmayı korur.

Kilit terimler

Paraleller

SuttaCentral bu söylem için on sekiz tam paralel listeliyor. Bunlar dört gruba ayrılıyor.

Pāli içinde. SN 56.12 aynı dört gerçeği ve on iki görünümü bu kez «Tathāgata'lar» için anlatıyor; anlatı çerçevesi yok. Vinaya'nın Mahāvagga'sı (Kd 1) söylemi Buda'nın hayat anlatısının içine yerleştiriyor: uyanış, beşlerin bulunması, ilk öğreti, ilk ordinasyonlar.

Çince āgamalar. SA 379 (Saṃyuktāgama, 轉法輪 «Öğreti Çarkını Döndürme») Saṃyutta'nın doğrudan karşılığı. Burada önemli bir fark var: SA 379 iki uçtan ve sekiz parçalı yoldan hiç söz etmiyor. Metin doğrudan dört gerçeğin «üç dönüş, on iki görünüm»üne giriyor. Sonunda Koṇḍañña ile birlikte seksen bin tanrının da öğreti gözü açılıyor. Buda Koṇḍañña'ya iki kez «Öğretiyi kavradın mı?» (知法未) diye soruyor; adını o soruya verdiği cevaptan alıyor. EA 19.2 (Ekottarikāgama, 非梵法 «Yüce olmayan uygulama») iki uç konusunu taşıyor. MA 204 (Madhyamāgama, 羅摩) MN 26'nın karşılığı; ilk öğretiyi uyanış anlatısının içinde veriyor.

Bağımsız Çince çeviriler ve Vinaya'lar. T 109 (佛說轉法輪經), Sonraki Han döneminde, 148–170 yılları arasında An Shigao'nun çevirisi olarak kayıtlı. Bu, onu söylemin bilinen en eski tarihli çevirilerinden biri yapıyor. T 110 (佛說三轉法輪經) Yijing'in 710 tarihli çevirisi. Söylem başka okulların Vinaya'larında da geçiyor: Mahīśāsaka Vinaya (Lzh Mi Kd 1), Dharmaguptaka Vinaya (Lzh Dg Kd 1), Sarvāstivāda Vinaya (Lzh Sarv Kd18) ve Mūlasarvāstivāda Vinaya'nın Saṅghabhedavastu bölümünün Çincesi (T 1450.6).

Sanskritçe ve Tibetçe. Catuṣpariṣatsūtra (SF 260) ilk öğretiyi «dört topluluğun» kuruluş anlatısı içinde veriyor. Mūlasarvāstivāda Saṅghabhedavastu'nun Sanskritçesi (San Mu Kd 17), Mahāvastu (San Lo Mvu 95) ve Lalitavistara'nın 26. bölümü (Lal 26, Dharmacakrapravartanaparivarta) de aynı anlatıyı taşıyor. Arthaviniścaya Sūtra'nın dört gerçek bölümü (Arv 6) söylemin 4.1'den sonraki kısmına denk geliyor. Tibetçe Kangyur'da iki metin var: D 31 (Dharmacakrapravartanasūtra) ve D 337.

Bu tablodan çıkan sonuç şu: Paraleller anlatı çerçevesinde ve iki uç bölümünün varlığında ayrışıyor. Dört gerçek ve üç dönüşlü on iki görünüm ise hemen hepsinde var. Anālayo bu paralelleri ayrıntılı biçimde karşılaştırdı (aşağıda Kaynaklar). Okur için pratik sonuç: söylemin en ortak, dolayısıyla en erken kabul edilebilecek çekirdeği orta yol bölümü değil, dört gerçeğin on iki görünümüdür.

Gelenek ve tarih

Geleneğin anlatısı. Theravāda geleneğine göre söylem, uyanıştan yedi hafta sonra Āsāḷha ayının dolunayında verildi. Bugün Āsāḷha Pūjā bu günü anar. Koṇḍañña ilk uyananlardan biri, beşli grup da ilk keşiş topluluğudur. «Öğreti çarkını döndürmek» bu yüzden Budist topluluğun kuruluşunun da adıdır.

Tarihsel çalışma. Tarihsel yöntem bu konuşmanın sözcüğü sözcüğüne o gün böyle yapıldığını gösteremez. Gösterebildiği şey, metnin farklı coğrafyalarda korunan versiyonlarının ortak bir çekirdek taşıdığıdır. Bu ortaklık, çekirdeğin okullar birbirinden ayrılmadan önceki bir döneme ait olduğunu düşündürür.

Bazı ayrıntılar tartışmalıdır. K. R. Norman, «idaṃ dukkhaṃ ariyasaccaṃ» kalıbının dilbilgisindeki bir uyumsuzluktan yola çıktı. Ona göre «yüce gerçek» ifadesi formüle sonradan eklenmiş olabilir; öğretinin daha eski biçimi yalnız «bu acıdır, bu acının kaynağıdır…» diyor olabilir. SA 379'un iki uç bölümünü taşımaması da söylemin parçalarının farklı zamanlarda bir araya gelmiş olabileceği tartışmasına katkıda bulunuyor.

Bu iki katman birbirini çürütmez; farklı sorulara cevap verir. Gelenek «bu öğreti nerede başladı» sorusuna bir sahneyle cevap veriyor. Tarihsel çalışma «bu metin hangi katmanda oluştu» sorusunu soruyor ve cevabı paralellerin karşılaştırmasında arıyor.

Okuma notları

Sondaki cümleye bakın. Koṇḍañña'nın kavrayışı dört gerçeğin bir özeti değil: «Ortaya çıkma niteliği taşıyan her şey, sona erme niteliği taşır.» Söylem uzun bir sistem kuruyor ama dinleyicide açılan şey tek bir gözlem. Kanonda «öğreti gözü» hep bu cümleyle anlatılır. Söylem, öğretinin anlatılmasıyla kavranmasının aynı şey olmadığını da böylece gösteriyor.

Fiillere bakın. Üç dönüş bölümünde her gerçeğe ayrı bir fiil düşüyor: anlamak, terk etmek, gerçekleştirmek, geliştirmek. Bu, dört gerçeğin dört inanç maddesi olmadığını gösteriyor. Her biri ayrı bir görevdir. Acıyı «terk etmek» denmiyor, kaynağını terk etmek deniyor. Acıya karşı yapılacak iş onu tümüyle anlamaktır.

Yankıya bakın. Tanrıların sesi katman katman yükseliyor ve her katın adı sayılıyor. Bu Budist kozmolojinin alt göklerinin listesidir: Dört Büyük Kral, Otuz Üçler, Yāma, Tusita, yaratmaktan haz duyanlar, başkalarının yarattığını yönetenler ve Brahmā topluluğu. Anlatının işi bir olayın evrensel ölçekte duyulduğunu söylemek; bu kısmı «kayıt» değil, bir anlatı katmanı olarak okumak gerekir.

Kaynaklar

  • Bhikkhu Sujato (çev.), Linked Discourses: A Translation of the Saṃyutta Nikāya, SuttaCentral, 2018 — İngilizce karşılaştırma metni; CC0.
  • Mahāsaṅgīti Tipiṭaka Buddhavasse 2500, SuttaCentral bilara baskısı — Pāli kök metin, segment numaraları.
  • Bhikkhu Bodhi (çev.), The Connected Discourses of the Buddha: A New Translation of the Saṃyutta Nikāya, Wisdom Publications, 2000 — Sacca Saṃyutta çevirisi ve notları.
  • Bhikkhu Anālayo, «The Chinese Parallels to the Dhammacakkappavattana-sutta (1)», Journal of the Oxford Centre for Buddhist Studies 3, 2012 — paralellerin karşılaştırması.
  • K. R. Norman, «The Four Noble Truths: A Problem of Pāli Syntax», L. A. Hercus vd. (ed.), Indological and Buddhist Studies: Volume in Honour of Professor J. W. de Jong, Canberra, 1982 — formülün dilbilgisi.
  • Saṃyuktāgama 379, Taishō T 99, 2. cilt — Çince paralel; SuttaCentral üzerinden okundu.
  • CBETA Taishō künyeleri: T 109 (An Shigao, 148–170), T 110 (Yijing, 710).
  • Rupert Gethin, The Foundations of Buddhism, Oxford University Press, 1998 — dört gerçeğin yapısı.
  • SuttaCentral paralel kaydı (sn56.11) — on sekiz tam paralelin listesi.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?