İçeriğe geç

Komedi kursu · Ders 6 / 9

Diyalog, bilgi, etik ve dizi formu

Türün diyaloğu, bilgi dağılımı, şiddeti yazmanın etiği ve dizide tür.

Komik diyalog ve ritim

Komedide kahkahayı çoğu zaman kelimelerin kendisi değil, sıralanışı ve zamanlaması üretir. Komik diyalog yazmak, bir ritim yazmaktır.

  • Komik kelime cümlenin sonuna gider

    Bir repliğin kahkaha getiren kelimesi ya da bilgisi cümlenin sonunda olmalıdır. Sonra gelen her kelime kahkahanın üstüne basar ve onu boğar. Yazdığın her komik repliği okuyup en komik kelimenin nerede durduğuna bak; ortadaysa cümleyi yeniden kur.

  • Üçlü kural

    Komedide üç sık kullanılan bir ritimdir: ilk ikisi bir kalıp kurar, üçüncüsü onu bozar. «Yokuş. Bavulla. Tozda.» gibi üçlü sıralamalarda kahkaha üçüncü öğenin beklenmedikliğinden ya da birikmiş ağırlığından doğar. Dört öğe ritmi bulandırır, iki öğe çoğu zaman yetmez.

  • Düz adamın cevabı

    Komik bir repliğin ardından gelen ciddi ve kısa cevap, kahkahayı ikiye katlar. Düz adam seyircinin aklından geçeni söyler ya da hiçbir şey söylemeden bakar; bu tepki, kahramanın saçmalığını görünür kılan çerçevedir. Bir komedi sahnesinde düz adamın sessizliği bile yazılmalıdır.

  • Geri çağırma

    Daha önce kurulmuş bir şaka, söz ya da nesne beklenmedik bir yerde geri döndüğünde seyirci hem güler hem de hikâyenin bir bütün olduğunu hisseder. Geri çağırma ancak ilk kurulum yeterince belirgin olduğunda işler; seyirci ilkini unuttuysa ikincisi boşa düşer.

  • Espriyi açıklama

    Bir karakterin bir önceki şakayı açıklaması ya da başka bir karakterin «ne komik» demesi kahkahayı öldürür. Seyirci bir şakayı kendisi çözdüğünde güler; çözümü ona vermek, bulmacayı elinden almaktır. Sahneyi yazdıktan sonra şakayı açıklayan her cümleyi sil ve sahnenin hâlâ işleyip işlemediğine bak.

Muhtarla pazarlık

İÇ. MUHTARLIK – GECE

Muhtar Cemal masasında. Nevin karşısında, dizüstü açık; ekranda bir tablo: «SAF KİREÇLİ – GÖREV DAĞILIMI».

NEVİN

Bereket gümbürtüsü harikaydı. Tolga Bey slogan yapmak istiyor.

MUHTAR

Biliyorum.

NEVİN

Karşılığında ne istersiniz?

MUHTAR

Üç şey. Çeşmenin borusu. Okulun çatısı.

Nevin not alıyor. Bekliyor.

NEVİN

Üçüncüsü?

Muhtar duvardaki «EN TEMİZ KÖY 2009» çerçevesini indirip masaya, Nevin'in önüne koyuyor.

MUHTAR

Reklamın sonunda bu görünecek.

Bilgi farkı ve yanlış anlama

Komedinin en verimli sahneleri, seyircinin bildiği ama karakterlerden bazılarının bilmediği bir şeyle kurulur. Bilgi farkını yönetmek, komedi yazımının merkezindedir.

  • Seyirci önde olmalı

    Komedide seyirci çoğu zaman karakterlerden fazlasını bilir: kılığın altındakini, yalanın içyüzünü, kapının arkasında kimin saklandığını. Bu bilgi seyirciye bir suç ortaklığı verir ve her yanlış anlamayı kahkahaya çevirir. Seyirciyi karakterle aynı karanlıkta bırakmak, komediyi gizeme çevirir.

  • İki anlamlı cümle

    Aynı cümlenin iki karakter için iki farklı anlam taşıması, bilgi farkının en ekonomik aracıdır. Kılık komedisinde bir karakterin masum bir sorusu, seyirci için kahramanın gerçek kimliğine dair tehlikeli bir ipucuna dönüşür. Yazarken her iki okumanın da kendi içinde mantıklı olduğundan emin ol.

  • Neredeyse yakalanmanın ritmi

    Yalanın açığa çıkmanın eşiğine gelip son anda kurtarıldığı sahneler, komedinin gerilim kaynağıdır. Her kurtarış bir sonrakini daha kaçınılmaz kılmalı ve daha fazla insanı yalanın içine çekmelidir. Aynı yöntemle iki kez kurtulmak tekrarı sıkıcı kılar; her kurtarış yeni bir icat olmalıdır.

  • Kural baştan söylenir

    Komedide bir kural (bir vasiyet, bir saat, bir yasak) bozulmadan önce açıkça kurulmalıdır. Seyirci kuralı bilirse, bozulduğu anı önceden sezer ve kahkaha beklentiyle büyür. Kuralı ancak bozulduğu anda öğrenen seyirci şaşırır ama gülmez. Ortak öyküde mevlidin cumartesi olması bir vasiyetle, patlatmanın cumartesi olması bir haritayla kuruluyor; seyirci ikisini de perdenin ilk yarısında öğreniyor.

  • Yanlış anlama bir karakter seçimidir

    En iyi yanlış anlamalar rastlantı değil, karakterin kendi kör noktasından doğar: duymak istediğini duyan, görmek istediğini gören biri. Bir yanlış anlamayı yazarken neden bu karakterin yanlış anladığını sor; cevap karakterin arzusuysa sahne tutar, cevap yalnızca yazarın ihtiyacıysa seyirci bunu fark eder.

Kahkahanın etiği

Her şakanın bir hedefi vardır. Komedi yazarı kime ve neye güldürdüğünü bilinçli seçer; bu seçim filmin dünyaya nasıl baktığını gösterir.

  • Yukarı vurmak, aşağı vurmak

    Komedinin köklü bir geleneği güçlüye, kibirliye ve yapmacığa gülmektir. Kendini savunamayan, zaten dışlanmış ya da yoksul olan birini kahkahanın hedefi yapmak ise kahkahayı alaya, alayı da zalimliğe çevirebilir. Bir şakayı yazarken kimin bedel ödediğini sor; bedeli ödeyen güçsüzse şakayı yeniden düşün.

  • Yöre, aksan ve kalıp tipler

    Türk komedisi yöresel aksanlar ve tiplerle zengin bir gelenek taşır. Bu tipler sevgiyle ve iç dünyalarıyla kurulduğunda seyirci onlarla güler; yalnızca aksanla ya da kalıp bir özellikle kurulduğunda ise bir topluluğun kendisi gülme nesnesine dönüşür. Kasabalıyı, taşralıyı ya da göçmeni yazarken onlara da bir zekâ ve bir haklılık ver.

  • Beden, engellilik ve görünüş

    Fiziksel komedi beden üzerinden çalışır ama bir insanın bedeni, engeli ya da görünüşü şakanın kendisi olmamalıdır. Bir karakterin düşmesi komiktir; bir karakterin engelli olduğu için düşmesi değildir. Beden komedisinin gücü, karakterin durumu ciddiye alması ile durumun saçmalığı arasındaki farktan gelir, bedenin kendisinden değil.

  • Acının yanında gülmek

    Komedi ölümün, yasın ve felaketin yanında durabilir; Türk sinemasının en sevilen komedilerinden bazıları bir yasla biter. Ama acının kendisi şakanın hedefi olmamalıdır. Yasın içindeki komedi, insanların acıya verdiği beceriksiz ve sevimli tepkilerden doğar; ölüme değil, yaşayanların ona nasıl dayandığına güleriz.

  • Dönemin şakası, kalıcı şaka

    Gündemdeki bir olaya ya da bir kişiye yaslanan şakalar o gün çok güldürür ama birkaç yıl içinde anlaşılmaz hâle gelir. Ayrıca gerçek kişileri hedef alan şakalar hukuki risk taşıyabilir. Kalıcı komedi, bir kişiden çok bir davranışa, bir kurumdan çok bir insanlık hâline güler.

Dizi komedisi

Televizyon komedisi, aynı karakterlerin yıllarca güldürmeye devam etmesini gerektirir. Bu, sinema komedisinden farklı bir yapı ister: değişmeyen karakterler ve her bölümde yeniden kurulan düzen.

  • Karakter değişmez, durum değişir

    Durum komedisinde karakterlerin kör noktaları bölümden bölüme sabit kalır; değişen, onları sınayan durumdur. Seyirci bir karakterin bir duruma nasıl tepki vereceğini tahmin edebildiğinde güler, çünkü kahkaha beklentinin karşılanmasından da doğar. Karakteri her bölümde değiştirmek, seyirciyle kurulan bu anlaşmayı bozar.

  • Bölüm bir düzenle başlar ve bir düzenle biter

    Klasik durum komedisinde her bölüm tanıdık bir düzenle açılır, bir sorunla bozulur ve sonunda düzen yeniden kurulur. Bu yapı izleyiciye güven verir ve her bölümü kendi başına izlenebilir kılar. Sezon boyunca süren ilişkiler ya da sırlar bu düzenin altında yavaşça ilerleyebilir.

  • A ve B hikâyesi

    Komedi bölümleri çoğu zaman iki ya da üç paralel hikâyeyle kurulur: ana karakterin büyük derdi ve yan karakterlerin küçük derdi. En iyi bölümlerde bu hikâyeler finalde aynı sahnede çarpışır ve büyük toplu rezalet iki hikâyenin birleşiminden doğar.

  • Tekrar eden şaka

    Dizide bir şaka bölümler boyunca tekrar edebilir: bir karakterin her girişinde söylediği söz, her bölümde bozulan bir eşya. Tekrar ettikçe seyirci onu beklemeye başlar ve beklenti kahkahanın parçası olur. Tekrar eden şakanın gücü, bir gün beklenmedik biçimde değişmesinde ya da bir duygusal sahnede geri dönmesindedir.

  • Topluluk ve mekân

    Uzun soluklu komedi dizileri genellikle bir mekânda (bir apartman, bir ofis, bir mahalle, bir kahvehane) yaşayan bir topluluğa dayanır. Mekân sabit kaldıkça yeni karakterlerin gelişi ve gidişi hikâyeyi canlı tutar. Topluluğun her üyesinin kendi kör noktası olmalı; tek bir komik karakterin etrafında dönen bir topluluk çabuk tükenir.