İçeriğe geç

Ders 53.3

Kapak sayfası

Senaryo Akademisi — Bölüm VI, Modül 53

3.330 kelime5 film örneği≈ 15 dk okuma≈ 22 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Kapak sayfası senaryonun kimliğidir; adı, yazarı, iletişimi ve taslağı söyler.
  • Kapak hikâyeyi satmaz, okuru ilk sayfaya pürüzsüz taşır.
  • Çalışma adı geçicidir; ton ya da hikâye değişince değişebilir.
  • Örtü adı yapımın aracıdır, yazarın kapağında yeri yoktur.
  • İletişim bloğu metnin dördüncü elde bile sahibine ulaşmasını sağlar.
  • Temsilcisi olan yazarın kapağında temsilcinin bilgisi durur.
  • Taslak satırı okura hangi sürümü okuduğunu söyler.
  • Telif ve kayıt soruları ülkeye göre değişir ve bir hukukçuya sorulur.
  • Gizlilik ibaresi dolaşması gereken bir metni kilitler.
  • Fotoğraf, epigraf ve renkli yazı kapakta okura hiçbir bilgi vermez.
  • Yarışma ya da fon yönergesi genel alışkanlığın önüne geçer.
  • Kapak bir tasarım işi değil, okurun sorularına göre yapılan bir ayıklamadır.
  • Ad, okurun metin hakkında okuduğu ilk cümledir ve bir tür vaat eder.

Açılış sahnesi

Emre Nöbet'i bir yapımcıya göndermeye hazırlanıyor. Atölyeye bir çıktı getiriyor. İlk sayfa parlak bir kâğıda basılmış. Sayfanın yarısını bir fotoğraf kaplıyor. Gece, yağmur damlalı bir cam, camın ardında bulanık bir hastane ışığı. Fotoğrafın üstünde koyu kırmızı, el yazısı taklidi harflerle tek kelime var: Nöbet. Altında italik bir epigraf duruyor, Emre'nin kendi cümlesi: "Bazı geceler sabaha çıkmaz." Sayfanın dibinde iri bir telif işareti ve büyük harflerle bir uyarı: "GİZLİDİR, ÇOĞALTILAMAZ."

Selim kâğıdı ışığa tutuyor. Yazar nerede, diye soruyor. Emre fotoğrafın sağ köşesini gösteriyor. Adı orada, yağmurun içinde, gri harflerle kaybolmuş.

Selim aramayı sürdürüyor. Bu sayfa beğenilirse yapımcı kimi arayacak? Telefon yok, e-posta yok. Elindeki metnin hangi taslak olduğu da yazmıyor.

Nermin Hanım fotoğrafı kimin çektiğini soruyor. Emre çekmiş. Dedesi o hastanede yatarken, kışın. Güzel bir fotoğraf, diyor Nermin Hanım. Ama yapımcı bu sayfada fotoğrafa bakmayacak. Metnin adını, yazarını ve ona nasıl ulaşacağını arayacak. Bulamazsa ikinci sayfaya hiç geçmeyebilir.

Emre kâğıdı geri alıyor. Fotoğrafı seçmek iki akşamını almış. Adresini yazmak aklına hiç gelmemiş.

Kapak sayfası senaryonun kimlik kartıdır. Okura metnin adını, yazarını, hangi taslak olduğunu ve yazara nasıl ulaşılacağını söyler. Başka bir şey söylemesi gerekmez.

Bu derste ne olacak

Bu derste bir senaryonun ilk sayfasını kuracağız. Eserin adıyla başlayacağız. Çalışma adı nedir, son ad ne zaman konur, büyük yapımlar neden başka bir adla çekilir? Sonra yazar adına, iletişim bilgisine ve temsilcisi olan yazarın kapağına geçeceğiz. Taslak tarihini, taslak numarasını, telif bildirimini ve gizlilik ibaresini de konuşacağız. Bunların hukuki tarafı ülkeden ülkeye değişir. Emre'nin süslü kapağı ders boyunca sadeleşecek. Örnekleri adlarıyla tanınan filmlerden alacağız. Bir romantik komedi adını bir şarkıdan alıyor, bir uçak filmi adını stüdyodan geri alıyor. Bir canavar filmi bir sokak adının arkasına saklanıyor. Bir macera adından Mars'ı düşürüyor, bir çizgi film karışımı da romanın sorusunu siliyor.

Sıfır noktası

Kapak sayfası senaryonun en kolay sayfası gibi görünür. Üstünde hikâye yok, sahne yok, diyalog yok. Yazarlar ona çoğu zaman en son ve en az düşünerek bakar. Ya da tam tersine, en çok burayı süsler. Aylarca sade bir düzenle yazmış biri kapakta birden grafik tasarımcı olur.

Kapağı anlamak için senaryonun yolculuğunu düşünmek gerekir. Bir senaryo yazıldıktan sonra masada kalmaz. Bir yapımcıya, bir yarışmaya, bir fon kuruluna ya da bir oyuncunun menajerine gider. Bu yolda defalarca kopyalanır, iletilir, yazdırılır. Bir yapımcının ekranında aynı hafta onlarca dosya açılır. Bir okuyucunun masasında bir yığın çıktı bekler. Her biri bir kapakla başlar.

Kapak bu yığının içinde önce tanıtır. Okur hangi metni tuttuğunu ve onu kimin yazdığını hemen görmeli. Sonra geri dönüş yolunu açık tutar. Metin dördüncü elde bile olsa okur yazara ulaşabilmeli. Bir de zamanı işaretler. Senaryolar değişir ve aynı adı taşıyan iki taslak birbirinden çok farklı olabilir. Yapımcı "okudum" dediğinde hangi sürümü okuduğu kapaktan anlaşılır.

Kapağın yapmadığı iş de önemli. Kapak hikâyeyi satmaz. Okur bir fotoğrafa bakıp senaryoyu okumaya karar vermez. O kararı ilk sayfalar verir. Kapağın görevi okuru o sayfalara pürüzsüz taşımaktır. İyi bir kapak fark edilmez. Kötü bir kapak ise daha ilk bakışta bir şey fısıldar: bu yazar sektörün alışkanlıklarını bilmiyor olabilir.

Bu alışkanlıklar ülkeden ülkeye, kurumdan kuruma değişir. Amerikan sektöründe kapak çok sadedir ve bu sadelik birçok yerde örnek alınır. Türkiye'de yarışmalar ve fonlar kendi kapak bilgilerini isteyebilir. Bazı yarışmalar jürinin tarafsız okuması için yazar adının kapakta hiç olmamasını şart koşar. Bu yüzden kesin tek bir kural yok. Gönderdiğin yerin yönergesi genel alışkanlığın her zaman önüne geçer.

Yine de bütün bu farkların altında ortak bir iskelet var. Hangi ülkede olursa olsun okur aynı şeyleri arar. Bu metnin adı ne? Kim yazdı? Hangi sürüm? Beğenirsem kime döneceğim? Bu sorulara cevap veren her satır kapakta yerini hak eder. Cevap vermeyen her satır, ne kadar güzel olursa olsun, okurun gözünü yorar. Kapağı yazmak bu yüzden bir tasarım işi değil, bir ayıklama işidir.

Mekanizma

Kapağın işi

Emre'nin kapağında bu dört bilgiden yalnız biri okunuyor: ad. O da el yazısı taklidi kırmızı harflerle, fotoğrafın üstünde. Yazarın adı yağmurda kaybolmuş, iletişim ve taslak bilgisi hiç yok. Buna karşılık sayfada bir fotoğraf, bir epigraf ve bir uyarı var. Kapak dolu ama okura gereken her şey eksik.

Nermin Hanım sayfayı tahtaya asıyor. Her öğenin yanına bir soru yazıyor: okur bunu ne için kullanacak? Fotoğrafın yanı boş kalıyor. Epigrafın yanı da. Adın yanına "hangi metin", yazarın yanına "kim yazdı" yazıyor. Eksik olanlar için ayrı bir sütun açıyor.

Ad ve geçici ad

Nöbet'in de bir çalışma adı vardı. Emre'nin ilk dosyalarında senaryonun adı "Refakatçi" idi. Ad doğruydu ama dardı. Yalnız Kadir'i anlatıyordu. Bir gece Emre son sahneyi yazdı. Figen yeni bir hastanın odasında ışığı kısıyordu. O an adın Figen'i dışarıda bıraktığını gördü. "Nöbet" hem Kadir'in yatak başındaki gecelerini hem de bir hemşirenin gece mesaisini taşıyor. Kapaktaki tek kelime filmin son karesine kadar uzanıyor.

Çalışma adı yazarın değil, projenin malıdır. Bir yapımcı, bir dağıtımcı ya da bir pazarlama ekibi onu değiştirmek isteyebilir. Yazar kapakta adı savunabilir. Son kararın kimde olacağı ise çoğu zaman yazarın elinde değildir.

Emre bir an kapağa "Gizli Proje" yazmayı düşünmüş. Nermin Hanım bunu yazarın değil, yapımın işi olarak görüyor. Örtü adı çekim yerine meraklıların toplanmasını önler. Bir ilk senaryonun saklanacak bir sırrı yok. Adını saklamak yalnız okurun onu bulmasını zorlaştırır.

Kim yazdı, nasıl ulaşılır

Adın altında kısa bir satır durur: "yazan" ve yazarın adı. Emre'nin ilk denemesinde burada "Bir Emre filmi" yazıyordu. Bu ifade jeneriklerde yönetmene ait bir sahiplik iddiasıdır. Senarist kapakta filmin sahibi değil, metnin yazarıdır. Metin bir romandan ya da bir oyundan uyarlanmışsa bunun altına bir satır daha eklenir: kimin, hangi eserine dayandığı.

Emre'nin eski e-posta adresi lise yıllarından kalma bir takma ad. Selim bunu bir yapımcının yazmak isteyeceği bir adres olarak görmüyor. Emre yalnız adından oluşan yeni bir adres açıyor. Telefonu da ekliyor. Ev adresini yazmıyor. Bugün çoğu okur zaten e-postayla döner.

Yazarın bir temsilcisi varsa blok değişir. Menajerin ya da ajansın adı ve iletişim bilgisi kapağa girer. Yazarınki çoğu zaman çıkar. Böylece okur bütün görüşmeyi temsilci üzerinden yürütür. Emre'nin temsilcisi yok, bu yüzden blok onun kendi bilgisini taşıyor.

Hangi taslak

Emre'nin bilgisayarındaki dosyanın adı "nobet_son_SON_gercekson". Bu karmaşa kapağa taşınmamalı. Selim gönderim kaydını açıyor. Yapımcıya gidecek sürümün tarihi on dört Mart. Kapağa bu tarih ve "üçüncü taslak" yazılıyor. Yapımcı bir ay sonra arayıp bir sahneden söz ederse Emre hangi metni açacağını biliyor.

Hukuk ve gizlilik

Emre iri harflerle "TÜM HAKLARI SAKLIDIR" yazmış. Bir yapımcının fikri çalmasından korkuyor. Türkiye'de eser sahipliğini Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu düzenler. ABD'de yazarların sık andığı iki kurum var: Amerika Yazarlar Birliği'nin (WGA) senaryo kayıt hizmeti ve ABD Telif Ofisi. Kaydın neyi sağladığı ve kapağa ne yazılması gerektiği hukuki sorulardır. Ülkeye göre değişirler ve bir hukukçuya sorulurlar.

Format açısından söylenebilecek olan daha dar. Birçok okuyucu kapaktaki iri uyarıları ve kayıt numaralarını bir güvensizlik işareti olarak okur. Emre bir karar veriyor. Kendi tarihli dosyalarını ve gönderim kaydını saklayacak. Hukuki sorusunu bir hukukçuya soracak. Kapakta ise uyarı bırakmayacak.

Emre'nin uyarısı kendi amacıyla çelişiyor. Senaryoyu tanımadığı yapımcılara gönderiyor ve okunmasını istiyor. Aynı sayfa ise "çoğaltılamaz" diyor. Beğenen yapımcı metni ortağına iletmek isteyecek. Kapak ona bunu yasaklıyor. Nermin Hanım farkı şöyle koyuyor. Gizlilik ibaresi çekimi yaklaşan bir metnin belli bir çevrede kalması içindir. İlk senaryo ise dolaşmak ister.

Süsün bedeli

Geriye fotoğraf, epigraf ve renkli harfler kalıyor. Hiçbiri bir okur sorusuna cevap vermiyor. Üstelik her biri bir bedel taşıyor. Fotoğraf dosyayı ağırlaştırıyor. Siyah beyaz yazıcıda gri bir lekeye dönüyor. Epigraf filmin tonunu ilk sayfadan önce söylüyor. Kırmızı harfler kimi okurun ekranında okunmuyor. Emre fotoğrafı silerken duraksıyor. Sonra onu kendi görsel referans dosyasına taşıyor. Kapağın son hâli şöyle:

NÖBET
yazan
Emre
Üçüncü taslak, on dört Mart
[e-posta adresi]
[telefon numarası]

Sayfanın geri kalanı boş. Selim çıktıyı ışığa yeniden tutuyor. Bu kez aradığı her şeyi bir bakışta buluyor.

Filmlerden okuma

Marshall'ın filmiyle Ellis'in filmi aynı kararı iki yönden gösteriyor. Ad, okura metnin tonunu ve türünü kapak çevrilmeden söyler. Ton değişirse ad değişir. Ad tonu tam yakalamışsa kimse onu değiştirmemeli.

Reeves'in caddesi ile Stanton'ın kısalttığı ad ise bilginin yerini gösteriyor. Örtü adı bilerek hiçbir şey söylemez, çünkü işi saklamaktır. Kapaktaki ad ise saklamamalı. Bir şey söylemeyen ad, örtü adının işini yanlış yerde yapar.

Zemeckis'in filmi kapağın dürüstlük satırını hatırlatıyor. Ad değişebilir, kaynak değişmez. Emre'nin yeni kapağında da üç şey kaldı: tonunu söyleyen bir ad, hiçbir şeyi saklamayan bir başlık ve yalnız okurun aradığı satırlar.

Usta katmanı

Kapağı gönderim günü yeniden oku. Taslak satırındaki tarih gönderim kaydınla aynı mı? Eski bir tarih, okura eski bir metin gönderdiğin izlenimini verir.

Dosya adını kapakla eşle. Okurun bilgisayarında dosya adı da bir kapaktır. "Nobet_Emre_UcuncuTaslak" gibi bir ad, "son_SON" gibi bir addan daha çok şey söyler. Dosya adında da taslak bilgisi olsun.

Yapım başlayınca kapak bir takvime dönüşür. Çekim senaryosunda her revizyonun tarihi ve rengi kapağa alt alta eklenir. Kapak böylece metnin geçirdiği değişikliklerin kısa bir dökümü olur. Senin gönderim kapağın ise tek bir tarih taşır. İkisini karıştırma: okura revizyon geçmişi değil, okuyacağı sürüm gerekir.

Belgenin gizli alanlarına bak. Bir belgenin özellikler bölümünde eski bir başlık, eski bir yazar adı ya da başka bir projenin adı kalmış olabilir. Okurlar bu alanı nadiren açar, ama açanlar fark eder.

Taslak numarasını okura göre ayarla. Atölyede ve yapım ekibinde numara işe yarar. İlk kez gönderilen bir metinde ise yüksek bir numara, metnin uzun süre zorlandığını düşündürebilir. Bazı yazarlar böyle gönderimlerde yalnız tarih yazar.

Temsilcin varsa kendi bilgini çıkar. Kapakta iki ayrı iletişim yolu olursa okur hangisini kullanacağını bilemez. Görüşmeyi kimin yürüteceği kapakta tek bir bloktan anlaşılmalı.

Yarışma yönergesini kapaktan önce oku. Adsız okuma isteyen bir yarışmaya adınla gönderdiğin kapak, metni daha okunmadan eleyebilir. Yönergenin istediği bilgiyi, istediği yere yaz.

Gizlilik ibaresini kopyaya göre kullan. Yapım aşamasında her kopyaya alıcısının adını işlemek yaygın bir yöntemdir. Böylece dışarı sızan bir kopyanın kimden çıktığı anlaşılır. İlk senaryo için bu bir yük. Dolaşması gereken metni kilitler.

Hukuki sorunu kapağa yükleme. Eserini korumak istiyorsan bunu kapaktaki uyarıyla değil, ülkenin kurallarıyla yap. Tarihli dosyalarını sakla. Kayıt ve tescil sorularını bir hukukçuya sor.

Kapağı tek sayfada tut. İkinci bir kapak, bir içindekiler sayfası ya da bir teşekkür sayfası okuru hikâyeden bir sayfa daha uzaklaştırır. Teşekkürün yeri film çekildikten sonra jeneriktir.

Kapağı yazar olarak değil okur olarak bitir. Son kontrolü kendi bilgisayarında değil, gönderdiğin biçimde yap. Dosyayı kendine e-postayla yolla, oradan aç ve çıktısını al. Okurun göreceği kapak budur.

Kapağı numaralandırma. Sayfa numarası hikâyenin ilk sayfasından başlar. Kapak sayıya girmez.

Adın tek kelimesini sına. Adı tanımayan birine söyle. Ondan nasıl bir film beklediğini anlatmasını iste. Anlattığı film seninkine benzemiyorsa ad başka bir film vaat ediyordur.

Kapağı telefonda da aç. Pek çok okur metni artık ilk kez küçük bir ekranda görür. İletişim bloğu orada da okunuyor mu? Ad sayfanın ortasında mı duruyor, yoksa bir köşeye mi kaymış? Küçük ekranda kaybolan bilgi büyük ekranda da zayıftır.

Kapağı başkasına okut. Senaryoyu hiç görmemiş birine kapağı on saniye göster. Sonra sayfayı kapat ve ne hatırladığını sor. Adı ve yazarı hatırlamıyorsa kapakta onlardan daha yüksek sesle konuşan bir şey var.

Ortak yazımda ad sırasını önceden konuş. İki yazar varsa kapaktaki sıra çoğu zaman sonraki jeneriğin ilk taslağıdır. Bunu metin dışarı çıkmadan, sakin bir günde kararlaştır. Gönderimden bir gece önce yapılan bu konuşma iyi bitmez.

Süsü çalışma dosyana taşı. Fotoğraflar, epigraflar ve renk denemeleri yazar için değerlidir. Onları kapaktan silmek, çöpe atmak demek değil. Bir sunum dosyasında yerleri olabilir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Etkileyici bir kapak okuru senaryoya çeker."
Doğrusu

Okuru ilk sayfalar çeker. Kapak yalnız o sayfalara giden yolu açar ve süs bu yolu yavaşlatır.

Yaygın yanlış"Kapağa bir fotoğraf koymak filmin havasını verir."
Doğrusu

Hava sayfanın içinde kurulur. Fotoğraf dosyayı ağırlaştırır, yazıcıda bozulur ve tonu okura önceden söyler.

Yaygın yanlış"Telif uyarısı ne kadar büyükse metin o kadar korunur."
Doğrusu

Korumanın kuralları ülkeye göre değişir ve kapaktaki harflerin boyutuna bağlı değildir. Bu soruyu bir hukukçuya sor.

Yaygın yanlış"Gizlilik ibaresi her senaryoda bulunmalı."
Doğrusu

Dolaşması gereken bir metinde ibare kendi amacına ters düşer. Okur metni ortağına bile iletemez.

Yaygın yanlış"Çalışma adı kesin addır."
Doğrusu

Çalışma adı geçicidir. Ton değişince yazar onu kendisi değiştirebilir, yapım aşamasında başkaları da değiştirebilir.

Yaygın yanlış"İletişim bilgisini kapağa koymak gereksiz, nasılsa e-postayla gönderiyorum."
Doğrusu

E-posta iletilir, çıktı alınır, klasörlere taşınır. Metin ilk zarfından ayrılır. Kapakta adresi olmayan metin sahipsiz kalır.

Yaygın yanlış"Örtü adı metni korur, ben de kullanmalıyım."
Doğrusu

Örtü adı çekim yerindeki merakı yönetmek içindir. Yazarın kapağında yalnız okurun metni bulmasını zorlaştırır.

Yaygın yanlış"Kapakta 'bir … filmi' yazmak yazarın hakkıdır."
Doğrusu

Bu ifade jenerikte yönetmene ait bir ibaredir. Senaristin kapağında "yazan" satırı yeterlidir.

Yaygın yanlış"Kapak bütün ülkelerde aynıdır."
Doğrusu

Temel bilgiler ortaktır. Yarışmalar, fonlar ve ülkeler ayrıntıda farklı şeyler ister.

Yaygın yanlış"Taslak numarası ne kadar yüksekse metin o kadar olgundur."
Doğrusu

Okur bunu her zaman böyle okumaz. Yüksek bir numara, metnin uzun süre sorunlarla boğuştuğunu da düşündürebilir. Numara okura değil, sana ve ekibe yardım etmek içindir.

Yaygın yanlış"Kapakta logline ya da kısa bir özet olmalı."
Doğrusu

Kapak hikâyeden tek satır taşımaz. Logline e-postanın gövdesinde ya da ayrı bir belgede durur. Kapağa girdiğinde okur onu iki kez okur ve ilk sayfaya yorgun gelir.

Yaygın yanlış"Kapağa oyuncu önerisi yazmak projeyi güçlendirir."
Doğrusu

Oyuncu adı okurun aklına bir yüz koyar ve metni o yüzle okutur. Oyuncu önerisi, istenirse, sunum dosyasının konusudur.

Yaygın yanlış"Fikrimi korumak için adımı kapaktan saklamalıyım."
Doğrusu

Adsız metin korunmuş olmaz, yalnız sahipsiz kalır. Yarışma istemedikçe adını yaz.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Kapak sayfası senaryonun kimliğidir; adı, yazarı, iletişimi ve taslağı söyler.
  • Kapak hikâyeyi satmaz, okuru ilk sayfaya pürüzsüz taşır.
  • Çalışma adı geçicidir; ton ya da hikâye değişince değişebilir.
  • Örtü adı yapımın aracıdır, yazarın kapağında yeri yoktur.
  • İletişim bloğu metnin dördüncü elde bile sahibine ulaşmasını sağlar.
  • Temsilcisi olan yazarın kapağında temsilcinin bilgisi durur.
  • Taslak satırı okura hangi sürümü okuduğunu söyler.
  • Telif ve kayıt soruları ülkeye göre değişir ve bir hukukçuya sorulur.
  • Gizlilik ibaresi dolaşması gereken bir metni kilitler.
  • Fotoğraf, epigraf ve renkli yazı kapakta okura hiçbir bilgi vermez.
  • Yarışma ya da fon yönergesi genel alışkanlığın önüne geçer.
  • Kapak bir tasarım işi değil, okurun sorularına göre yapılan bir ayıklamadır.
  • Ad, okurun metin hakkında okuduğu ilk cümledir ve bir tür vaat eder.

Sonraki derse köprü

Emre sade kapağı çeviriyor. İkinci sayfa yağmurla açılıyor. Gece, Kadir'in vanının ön camı, silecekler. Van hastaneye doğru gidiyor ve Kadir onun içinde. Nermin Hanım sayfanın en üst satırını gösteriyor. Bu sahne iç mi, dış mı? Kamera camın ardında Kadir'in yüzünde. Ama Kadir de, van da yolda ilerliyor. Sonraki ders sahne başlığını konuşacak. İçerisi ile dışarının, gece ile gündüzün ve hareket eden bir mekânın sayfanın en üst satırına nasıl yazılacağını göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — parlak bir kâğıtta yağmurlu cam fotoğrafı; kırmızı harfli başlık, yağmurun içinde kaybolan gri bir yazar adı.
  • Kapak sayfası — bir okurun gözü sayfada dört şeyi arıyor; her biri bulunduğunda bir işaret yanıyor.
  • Çalışma adı — "Refakatçi" yazılı bir dosya etiketi, üstü çiziliyor; yerine "Nöbet" geliyor ve son karedeki hemşire görünüyor.
  • Örtü adı — bir çekim yerinin kapısında anlamsız bir levha; levhanın arkasında kalabalık bir set.
  • İletişim bloğu — bir metin elden ele geçiyor, zarf düşüyor, kapağın köşesindeki adres hep görünüyor.
  • Taslak satırı — aynı adı taşıyan üç dosya; yalnız tarihler farklı.
  • Gizlilik ibaresi — bir zarfın üstündeki kırmızı mühür, zarfı açmak isteyen bir el geri çekiliyor.
  • Kapanış — beyaz bir sayfada yalnız ad, yazar, taslak ve iletişim; sayfa çevriliyor, yağmur başlıyor.

Ritim

Ders kalabalık bir kapakla açılıyor, her bilgiyi bir okur sorusuyla sınıyor ve boş alanı bol, sade bir kapakla kapanıyor.