İçeriğe geç

Ders 1.3

Fikirden izleyiciye üretim süreci

Senaryo Akademisi — Bölüm I, Modül 1

3.024 kelime19 film örneği≈ 14 dk okuma≈ 20 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Aklında beş şey kalsın.

  1. Fikir tohum, film hasattır. Aradaki mevsimi kimse hızlandıramaz ve hiçbir aşama atlanamaz; atlanan aşama sonraki aşamada faiziyle geri gelir.
  2. Ara belgeler hikâyeyi anlatmak için değil, hatayı ucuz olduğu yerde yakalamak için vardır. Logline'a sığmayan hikâyenin çoğu zaman merkezi yoktur.
  3. Her aşamada değişiklik bir öncekinden pahalıdır. Bir cümleyi değiştirmek beş dakika, çekilmiş bir sahneyi değiştirmek bir yapım günüdür.
  4. Yazarın gücü zincirde eşit dağılmamıştır; en yüksek olduğu yer geliştirmedir. Bir kararı savunacaksan orada savun, sette değil.
  5. Kilitlemek dondurmak değildir, izlenebilir kılmaktır. Kurgu da bir düzeltme aşaması değil, hikâyenin ikinci kez yazıldığı yerdir; film orada bir kez daha yazılır.

Açılış sahnesi

Bir kafede oturuyorsun. Yan masadaki iki kişinin konuşmasından tek bir cümle kulağına çalışıyor ve o cümle aklına yapışıyor. Kim söyledi, kime söyledi, bilmiyorsun. Eve gidene kadar kafanda bir sahne kuruluyor: bir mekân, iki kişi, aralarında söylenmemiş bir şey.

O an, bir filmin başlangıcı olabilir.

Şimdi ileri saralım. Aynı fikir, dört yıl sonra, bir salonda üç yüz kişinin karşısında. Aradaki dört yılda o fikir yaklaşık on iki kez yeniden yazıldı, iki kez tamamen terk edildi ve bir kez başka bir yapımcıya taşındı. Bütçesi yarıya indi, iki karakteri birleştirildi, finali değişti ve çekimin üçüncü haftasında yağmur yüzünden bütün bir sekans başka bir mekâna taşındı.

Salondaki üç yüz kişinin hiçbiri bunu bilmiyor. Bilmemeleri de gerekiyor.

Bir film, izleyiciye ulaştığında ardındaki bütün kararları saklar.

Bu ders o gizli kısmı açıyor. Çünkü senarist bu yolun sadece başında durmaz — yolun her durağında metne bir şey olur ve nerede ne olduğunu bilmeyen yazar, kendi metnini savunamaz.

Peki o dört yılda tam olarak ne oluyor?

Bu derste ne olacak

Önce fikrin belgeye dönüştüğü geliştirme aşamasını sırayla yürüyeceğiz; logline'dan treatment'a kadar her belgenin neden var olduğunu göreceğiz. Sonra projenin para ve karar odalarından geçtiği aşamaya, ardından yapım öncesine, çekime, kurguya ve nihayet izleyiciye bakacağız. Her durakta iki soru soracağız: burada metne ne oluyor, ve burada yazarın ne kadar sözü geçiyor. On dokuz filmden sahnelerle bunu gerçek işlerde okuyacağız; bazıları yolu tamamlamış, bazıları yolda çökmüş yapımlar. Ders bittiğinde bir projenin hangi aşamada olduğunu söyleyebiliyor, o aşamada senden ne istendiğini biliyor ve bir kararı hangi aşamada savunman gerektiğini kestirebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir çiftçi düşün. Elinde bir avuç tohum var.

O tohum ile masadaki ekmek arasında ne var? Toprak seçimi, sürme, ekim, sulama, hava, hasat, öğütme, yoğurma, fırın. Aylar. Ve bunların hiçbiri atlanamaz.

Fikir tohumdur. Film hasattır. Aradaki mevsimi kimse hızlandıramaz.

Bu benzetme sürecin üç zor gerçeğini birden anlatıyor.

Birincisi, her aşamanın kendi belgesi ve kendi işi vardır. Tohumu doğrudan fırına atamazsın. Fikri de doğrudan senaryoya çeviremezsin; arada onu sınayan, ölçen, başkasına anlatılabilir hâle getiren belgeler var. Yeni başlayanların en sık yaptığı hata bu ara adımları atlamak ve doğrudan yüz on sayfa yazmaya oturmaktır.

İkincisi, süreç boyunca kontrol azalır. Çiftçi tohumu seçerken tamamen özgürdür. Hava durumunda hiç söz hakkı yoktur. Senarist de böyle: fikir tamamen senindir, çekim gününde hava senin değildir.

Üçüncüsü, her aşama bir öncekini sınar. Kötü tohum iyi toprakta da kötüdür; ama iyi tohum kötü toprakta ölür. Yani zayıf bir fikir mükemmel bir yapımla kurtulmaz, güçlü bir fikir de kötü bir süreçte kaybolabilir.

Dördüncüsü, ve pratikte en çok işine yarayacak olanı: her aşamada değişiklik bir öncekinden pahalıdır. Tohumu değiştirmek bedavadır. Filiz çıktıktan sonra tarlayı değiştirmek bir mevsim kaybettirir. Hasat başladıktan sonra ürünü değiştirmek imkânsızdır. Senaryoda da böyle: logline'ı değiştirmek beş dakikadır, treatment'ı değiştirmek üç gündür, çekilmiş bir sahneyi değiştirmek bir yapım günüdür ve bazen hiç mümkün değildir.

Bu eğri, ara belgelerin neden var olduğunu tek başına açıklar. Belgeler hikâyeyi anlatmak için değil, hatayı ucuz olduğu yerde yakalamak için vardır.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Çiftçilikte hasat tohumun aynısını verir; buğday eken buğday alır. Sinemada ise çıkan şey giren şeyden farklıdır. Bazen daha iyi, bazen daha kötü, ama her zaman başka. Bu yüzden süreci "fikri koruma" olarak düşünen yazar sürekli kaybeder; süreci "fikri sınama" olarak düşünen yazar öğrenir.

Bu kadarı temel. Şimdi ilk mevsime girelim.

Mekanizma

Geliştirme: fikir belgeye dönüşüyor

Geliştirme, fikrin kafadan çıkıp kâğıda geçtiği ve giderek somutlaştığı aşamadır. Her belge bir öncekinden daha uzun ve daha bağlayıcıdır.

Fikir ham cümledir. Konsept, o fikrin neyi vaat ettiğidir.

Logline'ın gerçek gücü burada. Bir sayfaya sığmayan bir sorunu tek cümle acımasızca gösterir. Yazamıyorsan sorun cümlede değil, hikâyededir.

Karakter dosyası her ana karakterin isteğini, ihtiyacını, geçmişini ve dönüşümünü tutar. Bunu yazarken kendini tekrar ediyorsan iki karakterin aslında tek karakter olduğunu keşfedersin ve bu keşif sana aylar kazandırır.

Ve sonunda ilk taslak. Dikkat: ilk taslak sürecin sonu değil, ortasıdır. Geçen derste konuştuk — profesyonel bir metin beş ile on beş taslak arasında bir yerde biter.

Proje geliştirme: metin odaya giriyor

Burada metin artık yalnız değildir. Okunur, tartışılır, notlanır.

Geri bildirim ve senaryo danışmanlığı teşhis üretir. Yeniden yazım o teşhise cevap verir. Yapımcı değerlendirmesi ise başka bir soru sorar: bu metin bu bütçeyle çekilebilir mi, kim izler, kim öder.

Sonra finansman arayışı gelir. Proje dosyası hazırlanır: logline, sinopsis, karakterler, yönetmen görüşü, bütçe taslağı, hedef kitle, benzer işler.

Bu aşama aylar, çoğu zaman yıllar sürer. Ve çoğu proje burada durur.

Yapım öncesi: metin takvime dönüşüyor

Finansman gelince metin bir plana çevrilir.

Kilitten sonra bütçe çıkarılır, oyuncu seçilir, mekân bulunur, çekim planı yapılır, gerekiyorsa storyboard çizilir ve prova yapılır. Her adım metne geri baskı uygular. Bulunan mekân yazdığından küçükse sahne yeniden yazılır. Oyuncu bir repliği söyleyemiyorsa replik değişir.

Kilitlemek dondurmak demek değildir. Kilit, değişikliği yasaklamaz; değişikliği izlenebilir kılar.

Yapım: takvim gerçeğe çarpıyor

Sette üç şey metni sürekli iter: zaman, para, hava.

Bir gün gecikirse bir sahne kısalır. İki sahne birleştirilir. Bir oyuncu hastalanırsa sıra değişir ve devamlılık kontrolü kritik hâle gelir. Yönetmen ve oyuncu, provada yazılı olandan daha iyi bir çözüm bulabilir ve metin o gün değişir.

Senaristin buradaki işi metni korumak değildir. Metnin niyetini korumaktır. Bir replik gidebilir; o repliğin taşıdığı bilgi gitmemelidir.

Yapım sonrası: film ikinci kez yazılıyor

Kurgu masası, senaryonun son yazım odasıdır ve çoğu yazarın en geç öğrendiği yer burasıdır.

Kurguda sahneler yer değiştirir, kısalır, çıkar. Bir sahne çıkınca senin kurduğun neden-sonuç zinciri bir halka kaybeder ve bunu ilk fark eden genellikle test izleyicisidir. Eksik kalan bilgi için bazen ek çekim yapılır.

Ses, müzik ve görsel efekt eklendikçe ritim yeniden kurulur. Sessiz bir sahne müzikle uzayabilir, uzun bir sahne sesle kısalmış hissettirebilir.

Yayın: hikâye izleyiciye geçiyor

Ve son mevsim. Sinema, televizyon, dijital platform, festival, internet. Her kanalın kendi süresi, kendi ritmi ve kendi izleyici alışkanlığı vardır.

Buradan geriye doğru bir bilgi akar ve senaristin işine yarayan tek gerçek geri bildirim budur: izleyicinin nerede güldüğü, nerede sıkıldığı, nerede telefona baktığı.

Şimdi teoriyi bırakıp perdeye bakalım.

Filmlerden okuma

Geliştirmenin uzunluğu

Fikrin belgeye direnmesi

Yapım öncesinin ağırlığı

Sette olanlar

Küçük ekiple büyük iş

Animasyonun uzun mevsimi

Usta katmanı

Buraya kadar söylediklerim doğru. Şimdi işin incesine inelim.

Birincisi, bir istisna. Bu aşamalar hiçbir zaman anlattığım kadar düzgün sırayla ilerlemez. Gerçekte süreç ileri geri sıçrar: finansman aşamasında gelen bir not seni treatment'a geri götürür, oyuncu seçimi karakteri değiştirir, mekân bulunamayınca yapı yeniden kurulur. Sırayı bilmek yine de değerlidir — ama sırayı bir takvim değil, bir kontrol listesi olarak kullan.

İkincisi, tarihsel bir sebep. Senaryo kilitleme ve renkli revizyon sayfaları bir yaratıcı gelenek değil, bir lojistik icadıdır. Yüz kişilik bir ekipte herkesin elindeki metnin aynı olduğundan emin olmanın başka yolu yoktu; renk, sayfanın kaçıncı revizyon olduğunu uzaktan bakınca söylüyordu. Dijital dağıtımla renk zorunlu olmaktan çıktı ama alışkanlık kaldı, çünkü işe yarıyor.

Üçüncüsü, bir meslek gerçeği. Deneyimli yazarlar treatment'ı yapımcı için değil, kendileri için yazar. Sebebi şu: yüz on sayfalık bir metinde yapı hatasını görmek çok zordur, otuz sayfalık bir treatment'ta ise hata çıplak durur. Treatment'ı atlayıp doğrudan senaryoya oturmak zaman kazandırmaz; hatayı en pahalı yerde bulmayı garanti eder.

Dördüncüsü, bir sınır durumu. "Yapım koşullarını gözeterek yaz" ilkesi abartılırsa yazarı felç eder. Her sahneyi bütçeye göre budayan yazar, sonunda kimsenin çekmek istemeyeceği bir metin üretir. Doğru denge şu: birinci taslakta bütçeyi unut, ikinci taslakta hatırla. Önce hikâye olsun, sonra çekilebilir olsun.

Beşincisi, bir ölçek etkisi. Bu zincir kısa filmde haftalara, uzun metrajda yıllara, dizide ise sürekli bir döngüye yayılır. Dizide geliştirme ve yapım aynı anda yürür: bir bölüm çekilirken diğeri yazılır. Bu yüzden dizide "kilit" kavramı sinemadakinden çok daha kırılgandır.

Altıncısı, bir sektör gerçeği: projelerin çoğu kötü oldukları için değil, karar verilemediği için durur. Bir metin yapımcıya ulaşır, beğenilir, ama o yapımcının o yılki programı doludur; başka birine gider, bu kez oyuncu bulunamaz; üçüncüsünde fon takvimi kaçmıştır. Buna geliştirme cehennemi denir ve içindeki metnin kalitesiyle ilgisi yoktur. Bunu bilmek yazarı bir şeyden korur: her reddi bir metin eleştirisi olarak okumaktan.

Yedincisi, ve bu senin elindeki gerçek güç: zincirde yazarın etkisi eşit dağılmamıştır. Geliştirme aşamasında etkin neredeyse yüzde yüzdür; yapım öncesinde ortaktır; sette danışmandır; kurguda çoğu zaman odada bile değildir. Buradan çıkan pratik sonuç şu: bir kararı savunacaksan onu geliştirme aşamasında savun. Sette "ben böyle yazmamıştım" demek, gücün en az olduğu yerde tartışmaya girmektir.

Ve son bir şey. Bu sürecin en çok yıpratan tarafı süresi değil, belirsizliğidir. Bir proje aylarca yanıtsız kalabilir. Bunu kişisel bir başarısızlık olarak okuyan yazar tükenir. Profesyoneller şunu yapar: bir projeyi beklerken bir sonrakini yazar. Tek projeye bağlanmak, bu meslekte en pahalı duygusal hatadır.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: iyi bir senaryo yazarsan gerisi kendiliğinden gelir.
Doğrusu

Mantıklı geliyor, çünkü metin gerçekten de zeminin kendisi. Ama Lost in La Mancha'da gördüğün gibi bir yapım, metinle hiç ilgisi olmayan sebeplerle çökebilir. Doğrusu şu: iyi senaryo gerekli koşuldur, yeterli koşul değildir. Bunu bilmek karamsarlık değil, hazırlık sağlar — çünkü senaryonun kontrol edebildiğin son nokta olduğunu bilen yazar, orayı gerçekten sağlam yapar.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: ara belgeler zaman kaybıdır, doğrudan senaryoya oturmak daha hızlıdır.
Doğrusu

Bu, kısa vadede doğru görünür — logline, sinopsis ve treatment yazmak günler alır. Ama o günler, yüz on sayfayı çöpe atma riskini satın alır. Yapı hatasını otuz sayfada bulmak ile yüz on sayfada bulmak arasındaki fark, haftalar değil aylardır.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: senaryo kilitlenince yazarın işi biter.
Doğrusu

Kilit, sahne numaralarını sabitler; metni değil. Kilitten sonra da revizyon gelir, hatta çekim sırasında günlük revizyon yapılır. İşin bittiğini sanan yazar, en kritik değişikliklerin masada olmadığı bir anda alınmasına razı olmuş olur.

Yaygın yanlışDördüncüsü: kurguda değişiklik yapılıyorsa senaryo kötüydü demektir.
Doğrusu

Değildir. Kurgu, hikâyenin ilk kez gerçek süresiyle görüldüğü yerdir; kâğıtta bir dakika görünen sahne perdede üç dakika sürebilir. Kıyamet örneğinde gördüğün gibi, en usta ekiplerde bile film kurguda aranmaya devam eder. Kurgu bir düzeltme değil, bir yazım aşamasıdır. Bunu kabul eden yazar kurgu notlarını savunmaya geçmeden okur ve çoğu zaman kendi metnindeki bir zayıflığı orada ilk kez görür.

Yaygın yanlışBeşincisi, ve genç yazarların en pahalıya mal olanı: pitch'in metnin kalitesini yansıttığını sanmak.
Doğrusu

Yansıtmaz. Pitch ayrı bir beceridir, öğrenilir ve ayrıca çalışılır. Metnini savunamayan yazar, kötü yazdığı için değil, o beceriyi ayrıca çalışmadığı için kaybeder.

Uygulama — kendin dene

Önce o filmin logline'ını yaz. Tek cümle. İçinde kim olduğu, ne istediği, ne engellediği ve kaybedeceği şey geçsin. Muhtemelen ilk denemende iki cümle olacak; birleştir.

Sonra aynı filmin beat sheet'ini çıkar. En fazla on iki satır. Her satır bir dönüm noktası olsun — durum değil, değişim. "Karakter üzgündür" bir dönüm noktası değildir; "karakter geri dönemeyeceği kararı verir" dönüm noktasıdır.

Şimdi ikisini yan yana koy ve şuna bak: beat sheet'teki hangi satır logline'da yok? Ve daha önemlisi, logline'daki hangi söz beat sheet'te karşılanmamış?

Bu ikisini tamamladıysan elinde artık o filmin iskeleti var. Son bir adım: beat sheet'teki satırlardan birini seç ve sil. Sonra listeyi baştan oku. Hikâye hâlâ ayakta mı? Ayaktaysa o satır bir dönüm noktası değildi, bir olaydı. Çöküyorsa doğru yeri işaretlemişsin demektir.

Bulduğun boşluğu not et. Bir sonraki kendi hikâyende aynı boşluk büyük ihtimalle yine çıkacak; artık adını biliyorsun.

Kilit özet

Aklında beş şey kalsın.

  1. Fikir tohum, film hasattır. Aradaki mevsimi kimse hızlandıramaz ve hiçbir aşama atlanamaz; atlanan aşama sonraki aşamada faiziyle geri gelir.
  2. Ara belgeler hikâyeyi anlatmak için değil, hatayı ucuz olduğu yerde yakalamak için vardır. Logline'a sığmayan hikâyenin çoğu zaman merkezi yoktur.
  3. Her aşamada değişiklik bir öncekinden pahalıdır. Bir cümleyi değiştirmek beş dakika, çekilmiş bir sahneyi değiştirmek bir yapım günüdür.
  4. Yazarın gücü zincirde eşit dağılmamıştır; en yüksek olduğu yer geliştirmedir. Bir kararı savunacaksan orada savun, sette değil.
  5. Kilitlemek dondurmak değildir, izlenebilir kılmaktır. Kurgu da bir düzeltme aşaması değil, hikâyenin ikinci kez yazıldığı yerdir; film orada bir kez daha yazılır.

Sonraki derse köprü

Bu derste süreci baştan sona yürüdük ama hep tek bir şeyi varsaydım: yazdığın şeyin bir uzun metraj film olduğunu. Oysa aynı fikir bir kısa filme, bir diziye, bir oyuna ya da bir reklama da dönüşebilir ve her biri hikâyeyi baştan başka bir şeye çevirir. Sıradaki derste senaryonun kaç ayrı biçimi olduğuna ve aynı fikrin mecra değiştirince neden başka bir hikâyeye dönüştüğüne bakacağız.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — kafedeki cümlenin baloncuğa dönüşüp dört yıl boyunca elden ele geçişi; her elde biraz şekil değiştirir.
  • Sıfır noktası — tohumdan başağa zaman atlamalı büyüme; ders boyunca dönecek ana motif.
  • Geliştirme — aynı hikâyenin belgeleri üst üste yığılır: tek cümle, bir sayfa, otuz sayfa, yüz on sayfa. Kalınlık artışı görünür olsun.
  • Kilitleme — sahne numaraları yerine oturur, sonra üstlerine renkli revizyon sayfaları biner.
  • Yapım — takvim, bütçe ve hava ikonu metni üç yönden sıkıştırır.
  • Kurgu — şerit üzerinde sahneler yer değiştirir; biri çıkarıldığında zincirden bir halka düşer ve zincir sarkar.
  • Uygulama — logline tek satır, beat sheet on iki satır; aradaki boşluk kırmızı işaretlenir.

Tekrar eden görsel motif

Tohum ve mevsim. Her ana bölümün açılışında tarla bir mevsim ilerler; kilit özette hasat görünür. Bir önceki iki dersin motiflerine bağ: usta katmanında partisyon ve mimari proje kâğıdı, tarlanın kenarında bir masa üstünde birlikte dursun.

Ritim

  • Açılışta "Salondaki üç yüz kişinin hiçbiri bunu bilmiyor" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik.
  • Geliştirme belgeleri sayılırken tempo düzenli ve hızlı; treatment'ta belirgin yavaşlama.
  • Lost in La Mancha bölümünde ağırlaşsın; bu dersin en sert gerçeği orada.
  • Kilit özette beş madde arasında birer saniye boşluk.
  • Son cümleden sonra iki saniye kara ekran.