İçeriğe geç

0.1 · Seviye 0 · Hikâye

Bu yolculuk seni nasıl değiştirecek

Program haritası, Deniz ile tanışma

Satış Psikolojisi Akademisi — M00, Başlangıç · 2.159 kelime · 4 satış durumu · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

Derslerdeki kişiler ve görüşmeler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Kanca

Deniz'in işteki üçüncü günü. İzmir'de kafelere ve restoranlara kahve ekipmanı satan küçük bir şirketin mağazasında, tezgâhın arkasında duruyor. İçeri orta yaşlı bir adam giriyor, vitrindeki yarı otomatik makineye bakıyor ve soruyor: "Bu nasıl bir şey?"

Deniz bu soruyu bekliyordu. Gece katalogu iki kez okumuştu. On beş bar basınç, çift termoblok, paslanmaz çelik buhar çubuğu, iki litrelik su haznesi, otomatik temizleme programı. Altı dakika boyunca, hiç durmadan, bildiği her şeyi anlatıyor. Adam başını sallıyor, bir kez saatine bakıyor, sonunda "Tamam, bir bakıp döneceğim" diyor ve çıkıyor.

Deniz kendini iyi hissediyor. Hiçbir soruyu cevapsız bırakmadı. Ertesi gün aynı adamın üç sokak ötedeki dükkândan, Deniz'in anlattığından daha pahalı bir makine aldığını öğreniyor. O dükkândaki satıcı adama yalnız iki soru sormuş: "Evde kaç kişi kahve içiyor?" ve "Sabahları kaç dakikanız oluyor?"

Deniz'in bilgisi eksik değildi. Eksik olan başka bir şeydi. Bu ders o eksik şeyin ne olduğunu ve bu programın onu sana nasıl kazandıracağını anlatıyor.

Tek fikir

Satış, ürünü anlatma becerisi değil, karşındaki insanın nasıl karar verdiğini anlama becerisidir; bu program sana önce o kararı, sonra kendi davranışını değiştirmeyi öğretir.

Neden işe yarar

İnsan önce anlaşılmak ister

Deniz'in altı dakikası adamın aklındaki soruya hiç değmedi. Adamın sorusu "bu makine ne yapar?" değildi; "bu makine benim sabahıma uyar mı?" idi. Rakip dükkândaki satıcı makine hakkında daha az şey söyledi ama adamın hayatı hakkında daha çok şey öğrendi. Adam, kendisine en çok bilgi verene değil, kendisini en iyi anlayana para verdi.

Bu programın bütün yapısı bu gözlemin üzerine kurulu. Satış tekniğiyle başlamıyoruz. Önce insanın neden satın aldığını, neden vazgeçtiğini, neden güvendiğini ve neden direndiğini anlıyoruz. Teknik ancak bunun üstüne oturduğunda işe yarıyor; tek başına öğrenilen teknik, Deniz'in katalog ezberi gibi doğru ama işe yaramaz kalıyor.

Yolculuğun haritası

Program yedi seviyeden oluşuyor ve her seviye bir öncekinin üstüne kuruluyor.

Şu an bulunduğun Seviye 0 bir başlangıç noktası. Burada satış hakkındaki yerleşik inançlarına bakacak ve bugünkü hâlini kayda geçireceksin. Programın son dersinde aynı kaydı yeniden yapacak ve ikisini karşılaştıracaksın.

Seviye 1 "insan neden satın alır" sorusunu soruyor. Satışı yeniden tanımlıyor, karar veren beyni ve insanı harekete geçiren güçleri anlatıyor. Bu seviyede hiçbir teknik öğrenmeyeceksin; satışa bakışın değişecek.

Seviye 2 güven ve bağ üzerine. İnsanların "bu kişiden alırım" dediği satıcı nasıl olunur: dinlemek, konuşmak, sözsüz iletişim, güvenin kurulması ve kırılması.

İlk üç seviye günlük hayattan hikâyelerle ilerliyor ve neredeyse hiç teknik terim kullanmıyor. Seviye 3'te dil değişiyor: iknanın bilimi, zihnin kestirmeleri, çerçeveleme, hikâye ve direnç artık adlarıyla, araştırmalarıyla anlatılıyor.

Seviye 4 programın kalbi. İlk temastan kapanışa kadar bir satış görüşmesinin her adımı: dikkat çekmek, müşteriyi okumak, soru sormak, değeri sunmak, fiyatı söylemek, itirazı karşılamak ve kararı birlikte vermek.

Seviye 5 farklı satış ortamlarına iniyor: müzakere, kurumsal satış, mağaza, telefon ve mesajlaşma, dijital sayfalar, özel sektörler ve satış sonrası. Burada işine göre seçerek ilerleyebilirsin.

Seviye 6 ustalık. Reddedilmeyle baş etmek, ikna ile manipülasyonu ayırmak, satış dünyasındaki iddiaları sorgulamak, ekibe liderlik etmek ve kendi satış felsefeni yazmak.

Her dersin aynı iskeleti

Her ders aynı yedi adımla ilerliyor. Bir kancayla açılıyor: bir sahne, bir soru ya da şaşırtıcı bir bulgu. Sonra dersin tek fikri geliyor, ardından o fikrin arkasındaki psikolojik mekanizma. Sahne bölümünde aynı durumu iki kez izliyorsun: önce Kemal Usta'nın, sonra Selin'in elinden. Sınır bölümü yöntemin nerede yanlış kullanıldığını, nerede işe yaramadığını ve etik çizginin nereden geçtiğini söylüyor. Sahaya çık bölümü sana yirmi dört saat içinde deneyeceğin tek bir görev veriyor. Kapanış üç maddelik bir özet; dersin sonunda da üç soru var.

Bu iskelet keyfî değil. İki öğesi, öğrenme araştırmalarının en sağlam bulgularından ikisine dayanıyor.

Neden sorular ve neden yirmi dört saat

Bir şeyi okuduktan sonra hatırlamaya çalışmak, onu yeniden okumaktan daha kalıcı bir iz bırakıyor. Bu, eğitim psikolojisinin en çok sınanmış bulgularından biri.

Hatırlamak tek başına davranışı değiştirmiyor. Seminerden çıkan Nurettin'in sorunu unutmak kadar, öğrendiğini hangi anda kullanacağını bilmemekti. Burada ikinci bir bulgu devreye giriyor: "bir ara deneyeceğim" diyen insanla "yarın ilk müşteri fiyat sorduğunda önce şu soruyu soracağım" diyen insan aynı niyeti taşıyor ama aynı şeyi yapmıyor.

Sahaya çık görevlerinin her biri bu yüzden tek, somut ve yirmi dört saatle sınırlı. Okuduğun şey sıcakken, onu kullanacağın anı önceden adlandırıyorsun.

Kadro

Bu programda hep aynı insanlarla karşılaşacaksın. Deniz senin aynan: hevesli, çalışkan, sık sık hata yapan ve programla birlikte gelişen bir satıcı. Selin aynı şirkette yıllardır çalışan, işini araştırmalara dayandıran ve Deniz'e yol gösteren bir mentor. Kemal Usta karşı sokakta otuz yıldır dükkân işleten, müşterisini seven ama baskıyı bir araç sanan biri. Kemal Usta bir karikatür değil; taktiklerinin bazıları kısa vadede gerçekten işe yarıyor ve bunu dürüstçe göreceksin. Bedelini de göreceksin.

Müşteriler de tanıdık yüzler: veri isteyen ve yavaş karar veren Analitik Burak, sonuç bekleyen ve sabrı az Aceleci Aylin, ilişkiye önem veren ve riskten kaçan Kararsız Mehmet Bey, daha önce kandırılmış olduğu için temkinli Şüpheci Zeynep Hanım. Seviye ilerledikçe Deniz'in onlarla konuşma biçimi değişecek. Seviye 1'de yaptığı hatayı Seviye 4'te yapmayacak; yaparsa bunun neden olduğunu konuşacağız.

Sahne

Deniz kahve makinesi meselesinden sonra öğle arasında dışarı çıkıyor. Önce karşı sokaktaki dükkânın önünde çay içen Kemal Usta'ya, sonra mağazaya dönünce Selin'e aynı şeyi soruyor: "Satışı nasıl öğrenirim?"

Kemal Usta'nın versiyonu

Deniz: Usta, bugün bir müşteriyi kaçırdım. Her şeyi anlattım ama gitti. Satışı nasıl öğreneceğim?

Kemal Usta: Evladım, satış kitaptan öğrenilmez. Piyasada pişeceksin. Ben bu işe on dört yaşında çırak girdim, bana kimse bir şey öğretmedi.

Deniz: Ama bir yerden başlamam lazım.

Kemal Usta: Sana üç laf vereyim, ömür boyu yeter. Bir: müşteriyi kapıdan bırakma, "çay söyleyeyim mi" de, oturt. İki: fiyatı sorunca "sizin için özel yaparız" de. Üç: gitmek isterse "bu fiyat bugünlük" de.

Deniz: Bunlar hep işe yarıyor mu?

Kemal Usta: Yarıyor tabii. Bak, geçen hafta bir hanım geldi, "bakıp döneceğim" dedi, "bu fiyat bugünlük abla" dedim, aldı gitti.

Deniz: Sonra geri geldi mi?

Kemal Usta: Gelmedi. Ama o bir kere aldı ya, ondan sonrası beni ilgilendirmez.

Kemal Usta'nın üç cümlesi gerçekten bir şey öğretiyor: insanları oturtmanın, kendilerini özel hissettirmenin ve kaçırma korkusunun satın almayı hızlandırabildiğini. Eksik olan, bu cümlelerin neden işe yaradığı, ne zaman işe yaramadığı ve o hanımın bir daha neden gelmediği.

Selin'in versiyonu

Deniz: Selin Abla, adamı kaçırdım. Satışı nasıl öğreneceğim?

Selin: Önce bir şey sorayım. Adam içeri girdiğinde ne istiyordu?

Deniz: Makineyi soruyordu.

Selin: Makineyi mi soruyordu, yoksa kendi sabahını mı?

Deniz: Bilmiyorum. Hiç sormadım.

Selin: İşte ilk öğreneceğin şey bu, teknik değil. İnsanın nasıl karar verdiğini anlamadan öğreneceğin her cümle, bugün anlattığın katalog gibi kalır. Doğru ama boşa.

Deniz: Peki nereden başlayacağım? Kemal Usta bana üç cümle verdi.

Selin: Kemal Usta'nın cümlelerinin hepsinin bir mekanizması var, onları da öğreneceğiz. Ama sırayla. Önce insanın neden aldığını, sonra neden güvendiğini, sonra zihnin nasıl etkilendiğini, en son da görüşmenin adımlarını. Her hafta tek bir şeyi deneyeceksin, gün sonunda ne olduğunu yazacaksın.

Deniz: Bu biraz yavaş değil mi?

Selin: Yavaş görünüyor. Ama bugün altı dakikada öğrendiğin şeyi, yani müşterinin sorusunun makine olmadığını, hiçbir hızlı cümle sana öğretemezdi.

Deniz o akşam bir deftere ilk satırı yazıyor: "Yarın biri bir makineyi sorarsa, anlatmaya başlamadan önce onu kimin, ne zaman kullanacağını soracağım."

Sınır

Bu program sana herkese her şeyi satmayı öğretmeyecek. Öğrettiği şey, karşındakinin kararını daha iyi anlamak ve o karara dürüstçe yardım etmek. Bazen bu yardım, müşterinin senden almaması gerektiğini görmek anlamına gelecek. Rakip dükkânın makinesi adama gerçekten daha uygunsa, iyi bir satıcının işi bunu kabul etmek ve adamın aklında güvenilir biri olarak kalmaktır.

Psikoloji kötü bir ürünü iyi yapmaz ve yapmaya da çalışmamalı. Öğreneceğin mekanizmaların hepsi, bir insanın zayıf anını kullanmak için de kullanılabilir. Program bu yüzden her derste bir sınır bölümüyle bitiyor ve Seviye 6'da ikna ile manipülasyonu ayıran bütün bir modül var. O modülün testi basit: yaptığın şeyi karşındaki kişi bütün ayrıntısıyla görse, yine de sana teşekkür eder miydi?

Bilimsel dürüstlüğün de bir sınırı var. Satış dünyasında çok sayıda "araştırmalar gösteriyor ki" cümlesi dolaşıyor ve bunların bir kısmı hiç var olmamış ya da yanlış okunmuş araştırmalara dayanıyor. Bu programda her iddianın yanında onun ne kadar sağlam olduğu yazacak: tekrarlanmış bulgu mu, tartışmalı mı, tek bir uygulayıcının deneyimi mi, yoksa bir mit mi. Bu etiketler bazen hayal kırıklığı yaratacak, çünkü en sevilen satış efsanelerinin bazıları mit çıkıyor.

Yaygın yanlış"Satışı öğrenmek için önce bütün teknikleri bilmek gerekir."
Doğrusu

Teknik sayısı arttıkça, gerçek bir konuşmanın içinde hangisini kullanacağını seçmek zorlaşıyor. Nurettin on iki cümleyle seminerden çıktı ve hiçbirini doğru anda kullanamadı. Tek bir fikri anlayıp bir hafta denemek, on iki cümleyi ezberlemekten daha fazla değişiklik yaratıyor.

Yaygın yanlış"Bu program yalnızca satıcılar içindir."
Doğrusu

İş görüşmesine giren, bir projeye fon arayan, ekibini bir değişikliğe ikna etmeye çalışan ya da çocuğuna sebze yedirmeye uğraşan herkes başka bir insanın kararına yardım etmeye çalışıyor. Örneklerin çoğu mağazadan ve sahadan gelecek, ama mekanizmalar konuşmanın kendisine ait.

Sahaya çık

Kapanış

  1. Satışta kazandıran, ürünü en iyi anlatmak değil, karşındakinin kararını en iyi anlamaktır; Deniz'in altı dakikalık kataloğu bunu tersinden gösterdi.
  2. Program yedi seviyede insanın neden aldığından başlayıp güvene, iknanın bilimine, satış yolculuğuna, uzmanlık alanlarına ve ustalığa ilerliyor; teknik, anlayışın üstüne oturuyor.
  3. Ders sonundaki üç soru ve yirmi dört saatlik görev süs değil: hatırlamaya çalışmak ve kullanacağın anı önceden adlandırmak, öğrendiğinin davranışa dönüşmesinin en sağlam iki yolu.

Üç soru

  1. Deniz'in mağazadaki müşteriyi kaçırmasının asıl sebebi aşağıdakilerden hangisidir: makine hakkında yeterince bilgi vermemesi, fiyatı söylememesi, müşterinin neye ihtiyaç duyduğunu öğrenmeden anlatmaya başlaması, yoksa indirim teklif etmemesi?
  2. Bir arkadaşın bu dersi okuduktan sonra "tamam, yarın bir ara müşterilere daha çok soru soracağım" diyor. Bu niyeti, araştırmaların daha işe yarar bulduğu biçime nasıl çevirirsin?
  3. Kemal Usta'nın "bu fiyat bugünlük" cümlesi geçen hafta bir satış getirdi. Bu cümle hakkında Kemal Usta'nın kendi anlattığı hikâyede, cümlenin bedeline dair hangi ipucu var?

Yanıtlar

Birinci sorunun cevabı, müşterinin neye ihtiyaç duyduğunu öğrenmeden anlatmaya başlamasıdır. Bilgi eksikliği çekici bir cevap, çünkü Deniz de ilk önce böyle düşünebilirdi; ama Deniz çok bilgi verdi, rakip satıcı ise daha az bilgiyle sattı.

İkinci soruda niyeti somut bir duruma ve somut bir davranışa bağlamak gerekir. Örneğin: "Yarın bir müşteri bir ürünün fiyatını sorduğunda, fiyatı söylemeden önce onu ne için kullanacağını soracağım." Bir ara ve daha çok gibi belirsiz ifadeler, kullanılacak anı tanımlamıyor.

Üçüncü soruda ipucu, hanımın bir daha gelmemesi ve Kemal Usta'nın bunu umursamamasıdır. Cümle o günkü satışı getirdi, ama sonraki satışların ve tavsiyelerin kapısını kapatmış olabilir. Bu bedel, Seviye 1'de satışın iki felsefesini karşılaştırırken yeniden karşımıza çıkacak.

Sonraki derse köprü

Deniz'in "önce her şeyi anlatmalıyım" düşüncesi tek başına değil; satış hakkında neredeyse herkesin taşıdığı birkaç inançtan biri. İyi satıcının çok konuştuğu, satıcılığın doğuştan geldiği, satışın biraz da kandırmak olduğu gibi inançlar. Sıradaki ders, satış hakkında inandığın yedi yanlışı tek tek ele alıyor ve hangisinin seni bugün hâlâ yönettiğini görmeni istiyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.