Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kilit özet: Caravaggio karanlık bir zemin üzerinde tek bir yönden gelen sert bir ışıkla çalıştı. Bu ışık Contarelli Şapeli'nde gerçek pencerenin yönüyle buluştu. Cerasi Şapeli'nde iki resmini yandan bakan izleyiciye göre kurdu. Meyve sepetini, taş levhayı ve kirli tabanları çerçevenin kenarına iterek sahneyi izleyicinin önüne getirdi. Sokaktan gelen modelleri ve çıplak ayaklı azizleri bazı rahiplerin reddine yol açtı. Reddedilen resimler ise koleksiyonculara ve Mantua dükünün galerisine geçti. 1606'daki cinayetten sonra Napoli, Malta ve Sicilya'da çalıştı ve 1610'da öldü. Hayatını en çok Baglione ve Bellori'nin düşmanca kitaplarından tanıyoruz. Utrecht ressamları ve Napoli'de Ribera onun ışığını Avrupa'ya yaydı.
Açılış: bozuk parayla yanan şapel
Roma'da, Fransızların kilisesi San Luigi dei Francesi'ye girdiğinde sol koridorun sonundaki şapel çoğu zaman karanlıktır. Önünde birkaç ziyaretçi bekler. Biri kutuya bir bozuk para atar, lambalar bir süreliğine yanar. Duvarlarda iki büyük tuval belirir, sonra ışık yeniden söner.
Önceki derste Trento kararının ressamlardan ne istediğini gördük. Kilise, inananın yüreğine doğrudan konuşan, açık ve güçlü resimler bekliyordu. Bu şapelin duvarlarına 1600 yılında asılan resimler o beklentiye beklenmedik bir yanıt verdi. Işık, sahnenin içine yukarıdan, tek bir yönden giriyordu. Figürler sokaktan, meyhaneden, kumarhaneden gelmiş gibiydi.
Resimleri yapan Lombardiyalı ressamın adı Michelangelo Merisi'ydi. Ailesinin geldiği kasabanın adıyla anıldı: Caravaggio. Bu ders onun ışığına, figürlerinin bedenine ve izleyiciyi resmin önünde nereye koyduğuna bakıyor.
Dersin yolu
Önce ressamın Roma'ya geldiği ilk yıllardaki küçük tuvallere, bir kardinalin sarayında asılan oyunculara ve falcılara bakacağız. Sonra iki şapele gireceğiz. Contarelli Şapeli'nde pencerenin ışığıyla resmin ışığını, Cerasi Şapeli'nde dar bir odaya yandan bakmayı inceleyeceğiz.
Ardından reddedilen sunak resimlerine geleceğiz. Hangi resim neden geri çevrildi, kim satın aldı, onu soracağız. Dersin ikinci yarısı 1606'daki cinayetten sonraki kaçışı izliyor: Napoli, Malta, Sicilya ve 1610'daki ölüm. En sonda onu anlatan iki düşmanca biyografiye ve Avrupa'ya yayılan taklitçilerine bakacağız.
Sıfır noktası: yönlü ışık, karanlık zemin, izleyicinin yeri
Işık kaynağının yönünü gölgelerden okumayı daha önceki bir derste öğrenmiştik. Orada bir sahne resmine bakmıştık: kaynak görünmüyordu ama yönü kesindi. Bu derste aynı okumayı bir ressamın bütün işine yayacağız.
Tenebrizm (tenebrism), İtalyancadaki «karanlık» anlamına gelen kelimeden türetilmiş bir addır. Resmin büyük bölümünü koyu bir zemine bırakan, figürleri ise sert, yönlü bir ışıkla o karanlıktan çıkaran bir boyama biçimini anlatır. Işık bir yüzü, bir omzu, bir eli seçer. Geri kalan bölüm gölgede kaybolur.
Bu derste ikinci bir soru da soracağız: izleyici nerede duruyor? Bir sunak resmine kilisenin zemininden, belli bir uzaklıktan ve belli bir açıdan bakılır. Caravaggio bu yeri hesaba katarak çalıştı. Kimi resimlerinde bir sepeti, bir taşın köşesini, bir dirseği tuvalin kenarına, neredeyse izleyicinin üstüne iter.
Mekanizma — kardinalin sarayında sokaktan gelen yüzler
Caravaggio 1571'de doğdu ve Milano'da Simone Peterzano'nun yanında çıraklık yaptı. Roma'ya on altıncı yüzyılın son on yılının başlarında geldi. İlk yıllarında başka ressamların atölyelerinde çalıştı, bir süre de Cavaliere d'Arpino'nun yanında meyve ve çiçek boyadı.
Tanrı burada bir model gibi oturur. Dudakları solgun, gözleri yorgundur. Resim, bir mitoloji figürünü ressamın kendi hasta yüzüyle birleştirir. Borghese ailesi onu sonradan d'Arpino'nun mallarına el konduğunda ele geçirdi.
Ressamın Roma'daki ilk büyük hamisi Kardinal Francesco Maria del Monte oldu. Del Monte müziği ve deneyi seven bir koleksiyoncuydu. Caravaggio birkaç yıl onun sarayında yaşadı. Bu yıllarda boyadığı resimler kentin sokaklarını bir kardinalin odasına taşıdı.
Bu iki resim bir aldatmanın tam ortasını gösterir. İzleyici, kurbanın göremediğini görür. Kartın kemerden çıktığı, yüzüğün parmaktan kaydığı anı yakalar. Böylece seyretmek bir tanıklığa dönüşür.
Sepeti Milano başpiskoposu Kardinal Federico Borromeo edindi. Resim, natürmort denen türün İtalya'daki erken örneklerinden biri sayılır. Yapraklardan biri kurumuş, elmada bir kurt deliği var. Ressam meyveyi güzelleştirmek yerine çürümeye başladığı haliyle boyadı.
Mekanizma — Contarelli Şapeli: pencerenin ışığı tuvalde
San Luigi'deki şapel, Fransız kardinal Matthieu Cointrel'in, İtalyanca adıyla Contarelli'nin vasiyetiyle kurulmuştu. Konusu kardinalin adaşı Aziz Matta'ydı. Tavanını d'Arpino freskle bezemişti. Duvar resimleri yıllarca yapılamadı. Sonunda 1599'da iş Caravaggio'ya verildi. Bunda del Monte'nin desteğinin payı olduğu düşünülür. Bu, ressamın ilk büyük kilise siparişiydi. O güne kadar resimleri çoğunlukla koleksiyoncuların odalarında asılıydı.
Işık sahneye resmin sağ üstünden girer. Arka duvarda resmedilmiş bir pencere vardır ama ışık oradan gelmez. Sık sık belirtildiği gibi, gelen ışık şapelin sunağın üstündeki gerçek penceresinin yönüyle uyumludur. Sol duvardaki bu resme bakan ziyaretçi, resmin içindeki ışığı kendi durduğu odanın ışığının bir devamı gibi görür.
İsa'nın eli de bir alıntı gibi okunur. Uzanan parmaklar, Sistina tavanında Âdem'in elini hatırlatır. Yaratılış sahnesindeki dokunuş burada bir çağrıya dönüşür.
Masanın başında kimin Matta olduğu ise hâlâ tartışılıyor. Uzun süre sakallı adamın, «ben mi?» der gibi kendini gösterdiği kabul edildi. Kimi araştırmacılara göre ise Matta, masanın ucunda başını eğmiş, paraya bakan gençtir. Resim bu soruyu kendisi çözmez.
Giysiler de iki ayrı zamanı bir odada buluşturur. Masadakiler tüylü şapkaları, kabarık kollu gömlekleri ve kılıçlarıyla 1600 yılının Romalı gençleri gibi giyinmiştir. İsa ile Petrus ise yalınayak, sade cüppeleriyle İncil'in zamanından gelir. Ziyaretçi o masayı kendi kentinin bir meyhanesinde görebilirdi. Çağrı, bugünün bir odasına giren eski bir sesti.
Röntgen incelemeleri, ressamın bu sahneyi önce çok daha küçük figürlerle kurduğunu, sonra baştan değiştirdiğini gösterdi. Arka plandaki sakallı yüz çoğu zaman ressamın kendi portresi olarak okunur. Cinayetin tanığı, resmi yapandır.
Mekanizma — reddedilen sunak resmi ve kirli ayaklar
Şapelin sunağı için bir de Matta'nın İncil'ini yazarken gösterildiği bir resim gerekiyordu. Caravaggio'nun ilk versiyonu geri çevrildi. Bellori'nin aktardığına göre rahipler, bacak bacak üstüne atmış, çıplak ayaklarını kalabalığa doğru uzatan bu kaba görünüşlü aziz figürünü uygun bulmadı. Resmi koleksiyoncu Vincenzo Giustiniani satın aldı. Berlin'e geçen bu ilk versiyon 1945'te yok oldu ve bugün yalnız fotoğraflardan biliniyor.
İkinci versiyonda azizin bir hale ile, giyinik ve daha ağırbaşlı bir duruşla gösterildiği görülür. Ama ressam taburenin ayağını yine izleyicinin yönüne kaydırdı. Masa da, tabure de dengesiz durur ve sahne çerçevenin dışına devrilecek gibidir.
Çıplak, toz içinde ayaklar bu ressamın en çok tartışılan imgelerinden biri oldu. Birkaç yıl sonra bir kilisede bu ayaklar yeniden göründü.
Meryem burada bir Roma evinin kapısında, çıplak ayaklı bir kadın olarak durur. Hacıların kirli tabanları sunağın önünde diz çöken gerçek hacıların hizasındadır. Baglione, bu resim yüzünden halkın büyük bir gürültü kopardığını yazar. Ona göre ayakların kiri saygısızlıktı. Başka gözler için ise kutsal olan, yoksulun eşiğine kadar gelmişti.
Mekanizma — Cerasi Şapeli: dar bir odaya yandan bakmak
Kentin kuzey kapısındaki Santa Maria del Popolo'da papalık hazinedarı Tiberio Cerasi 1600'de bir şapel aldı. Sunak resmini Bolonyalı Annibale Carracci üstlendi. Yan duvarlardaki iki resim Caravaggio'ya verildi. Ressamın ilk denemeleri ahşap panolar üzerineydi. Bu panolar şapele asılmadı ve tuval üzerine ikinci versiyonlar yapıldı. Pavlus'un dönüşünün ilk panosu bugün Roma'da özel bir koleksiyonda duruyor.
Şapel dar ve derindir. Kilisenin ortasından bakan biri yan duvarları ancak eğik bir açıyla görür. Caravaggio iki resmi de bu yandan bakışa göre kurdu.
Şam yolundaki bu sahnede gökyüzü yoktur. İlk panoda İsa ve melekler havadan inerken görünüyordu. Tuvalde ise yalnız ışık kalmıştır. Pavlus'un neyi gördüğünü izleyici görmez, yalnız onun gördüğünün sonucunu görür. Atın kalın gövdesi sahnenin ortasındadır. Kutsal olan, bir at ile bir seyisin yanına sığdırılmıştır.
Cellatların yüzleri görünmez. Onlar ağır bir yükü kaldıran işçiler gibidir. Altta eğilen adamın kirli tabanları izleyiciye dönük durur. Petrus ise yaşlı, kaslı ama yorgun bir bedendir. Çarmıhın çaprazı sunağa doğru yükselir. Şapelin girişinden bakan biri, iki yan resmin hareketini ortadaki sunak resmine doğru akarken görür.
Aynı şapelde Carracci'nin sunak resmi de duruyor. Onun Meryemi parlak renkler ve ideal bir güzellikle göğe yükselir. İki ressam aynı odada iki ayrı resim dili kurdu.
Mekanizma — sahneyi izleyicinin önüne itmek
Caravaggio'nun kimi resimlerinde masanın kenarı, tuvalin alt kenarıyla neredeyse aynı çizgidedir. Sahnede ne olursa izleyicinin bir adım önünde olur.
Resmi Roma'lı koleksiyoncu Ciriaco Mattei ısmarladı. İki havari, yolda yanlarına katılan yabancının kim olduğunu yemekte anlar. Ressam o tanıma anını gösterir. Uzanan kol tuvalin yüzeyinden dışarı çıkıyormuş gibi kısaltılarak boyanmıştır. Sepet ise tam bizim önümüzde, düşmek üzeredir.
Bu resim, Chiesa Nuova olarak bilinen kilisede bir şapelin sunağı için yapılmıştı. Taş levhanın köşesi sunak masasının hizasına denk geliyordu. Kimi araştırmacılar bu hizayı ayinle ilişkilendirir: ekmeğin kutsandığı masa, bedenin bırakılacağı taşın hemen altındaydı. Bedeni taşıyan adamlardan biri başını çevirip izleyiciye bakar. Seyreden kişi sahnenin dışında kalamaz.
Mekanizma — Meryem'in ölümü ve bir resmin alıcısı
Karmelit rahiplerin Trastevere'deki kilisesi için bir hukukçu, Laerzio Cherubini, Meryem'in ölümünü konu alan bir sunak resmi ısmarladı.
Rahipler resmi kabul etmedi. Meryem'in bedeni burada bir ölünün bedenidir. Göğe alınışa işaret eden hiçbir ışık, hiçbir melek yoktur. Çağdaş hekim ve yazar Giulio Mancini, ressamın modeli olarak bir fahişeyi kullandığı söylentisini kaydeder. Söylentinin doğruluğu bilinmiyor, ama reddin gerekçesi olarak dolaştı.
Resim çok geçmeden Mantua dükü Vincenzo Gonzaga'nın koleksiyonuna girdi. Satın almaya, o yıllarda dükün hizmetinde Roma'da bulunan genç Flaman ressam Peter Paul Rubens aracılık etti. Kaynakların aktardığına göre resim Mantua'ya gitmeden önce kısa bir süre Roma'da sergilendi ve ressamlar onu görmeye geldi. Sonra İngiltere kralı I. Charles'ın, ardından Fransa kralının koleksiyonuna geçti.
Bir kilisenin reddettiği resim bir sarayın galerisinde başyapıt oldu. Bu yol yalnız ona özgü değildi. Contarelli'nin ilk Matta'sı da reddedildikten sonra bir koleksiyoncunun duvarına geçmişti.
Mekanizma — kaçış: Napoli, Malta ve son yıllar
Caravaggio'nun Roma yılları mahkeme kayıtlarıyla da doludur. Kavga, hakaret, silah taşıma suçlamalarıyla defalarca tutuklandı. Mayıs 1606'da bir kavgada Ranuccio Tomassoni adlı bir genç adamı öldürdü. Hakkında ölüm cezası verildi ve Roma'dan kaçtı.
Önce kentin güneyindeki Colonna ailesinin topraklarına sığındı.
Beş yıl önceki Londra resmiyle karşılaştırıldığında jestler içe dönmüştür. Kollar açılmaz, sepet taşmaz. Karanlık daha fazla yer kaplar.
Ressam aynı yılın sonunda Napoli'ye geçti. Kent İspanyol yönetimindeydi ve Roma'nın yargısı oraya kolay ulaşmıyordu.
Bu resmi bir yardım derneği ısmarladı ve resim bugün de yapıldığı sunağın üstünde duruyor. Kilise öğretisindeki yedi merhamet işi, yani açı doyurmak, çıplağı giydirmek, ölüyü gömmek ve ötekiler, tek bir sokak sahnesinde iç içe geçer. Napoli'nin kalabalık geceleri kutsal sahneye girmiştir.
1607'de Malta'ya geçti. Aziz Yahya Şövalyeleri tarikatına kabul edilmeyi, böylece af almayı umuyordu. 1608'de şövalye ilan edildi.
Bu, ressamın imzasını taşıdığı bilinen tek resimdir. İmza, Yahya'nın boynundan akan kırmızının içine yazılmıştır. İmzanın başındaki harfin, yeni kazandığı «kardeş» unvanının kısaltması olduğu düşünülür. Resim geniş, boş bir avluyu karanlıkta bırakır. Figürler tuvalin alt yarısına toplanmıştır.
Bir kavgadan sonra şövalye hapse atıldı. Kaçtı ve aynı yılın sonunda tarikattan çıkarıldı. Sicilya'da bir süre çalıştıktan sonra Napoli'ye döndü. Orada bir meyhanenin kapısında saldırıya uğradı, yüzü yaralandı.
Goliath'ın başında ressamın kendi yüzünü görmek uzun süredir yaygın bir okumadır. Resmin Roma'daki güçlü yeğen Kardinal Scipione Borghese'ye bir af ricasıyla gönderildiği de sıkça öne sürülür, ama bu bir yorumdur. Roma'daki ilk yıllarında kendini hasta bir tanrı olarak boyayan ressam, sonunda kesik bir baş olarak kendini boyamıştı.
1610 yazında Roma'dan af beklentisiyle kuzeye doğru yola çıktı. Temmuzda Toskana kıyısındaki Porto Ercole'de öldü. Ölüm nedeni bugün de tartışılıyor.
Mekanizma — onu anlatan kitaplar
Caravaggio'yu bugün büyük ölçüde onu sevmeyen yazarların gözünden tanıyoruz. Hollandalı Karel van Mander 1604'te yayımladığı ressamlar kitabında ondan söz eder. Ama ayrıntılı hayat öyküleri sonra geldi.
Baglione tarafsız bir tanık sayılmaz. 1603'te Caravaggio ve arkadaşlarını kendisi hakkında hakaret dolu şiirler dolaştırdıkları için mahkemeye vermişti. Bu davanın tutanakları bugün ressamın kendi sözlerinin kayda geçtiği ender belgeler arasında.
Bellori ressamın yeteneğini kabul etti. Ama ona göre Caravaggio doğayı seçmeden kopyalıyordu. Kusurlu bedenleri, kirli ayakları, yoksul yüzleri olduğu gibi tuvale aktarıyordu. Bu eleştiri, kutsalın sokağa indirilip indirilmediği tartışmasının çerçevesini yüzyıllarca belirledi.
Ressamın hazırlık çizimi yapmadan, doğrudan modelden boyadığı da sık sık söylenir. Kesin olarak ona verilebilen bir çizim bilinmiyor. Teknik incelemeler, tuvalin astarına kazınmış çizgiler buldu. Bu çizgiler bir yerleştirme yöntemine işaret ediyor olabilir. Yine de sistemli bir atölyesi olup olmadığı, kopyaların ne kadarının elinden çıktığı tartışmalı kalıyor.
Mekanizma — Avrupa'ya yayılan ışık
Ressamın ölümünden sonraki yirmi yıl içinde Roma'ya gelen pek çok genç ressam onun resimlerini inceledi. Bu ressamlara sonradan Caravaggiocular (Caravaggisti) adı verildi. Aralarında Pisalı Orazio Gentileschi de vardı. Orazio, Caravaggio'nun Roma'daki dostlarındandı ve Baglione'nin 1603'te açtığı davada adı onunla birlikte geçti.
Utrecht'ten gelen ressamlar onun ışığını Hollanda'ya taşıdı.
Honthorst Roma'da mum ışığıyla aydınlanan gece sahneleriyle öyle tanındı ki İtalyanlar ona «gecelerin Gherardo'su» dedi. Caravaggio'nun ışığının kaynağı çoğu zaman görünmezdi. Honthorst ise kaynağı, mumu sahnenin ortasına koydu.
Napoli'de İspanyol ressam Jusepe de Ribera aynı mirası başka bir yöne taşıdı.
Ribera'nın çocuğu, Caravaggio'nun yoksul figürlerini tek başına bir portrenin öznesi yapar. Gülümsemesi acıma beklemez. İspanyol resminin sonraki kuşaklarında bu yönlü ışığı ve kaba yüzleri yeniden göreceğiz.
Kalıcı araçlar
Bir resmin ışığını gördüğünde önce kaynağını ara. Görünür bir pencere, bir mum, bir gökyüzü var mı? Yoksa ışık resmin dışından mı geliyor? Gölgelerin uzandığı yönü işaretle.
Resmin asıldığı odayı bul. Bir şapel resminde gerçek pencerenin yerini ve resmin hangi duvarda durduğunu öğren. Resmin ışığı odanın ışığıyla aynı yönden mi geliyor, sor.
İzleyicinin yerini ölç. Resme kilisenin ortasından mı, şapelin girişinden mi, sunağın önünde diz çökerek mi bakılıyordu? Bir taşın, sepetin ya da ayak tabanının hangi göz hizasına göre yerleştirildiğini düşün.
Çerçevenin kenarına bak. Bir nesne kenardan taşıyor mu, bir kol tuvalden dışarı uzanıyor mu? Sahne ile izleyici arasındaki mesafenin nasıl kısaltıldığını adlandır.
Reddedilen bir resimle karşılaştığında iki listeyi ayrı tut. Bir yanda reddi kaydeden kaynağın gerekçesi, öbür yanda resmi sonradan kimin satın aldığı. Bir resim bir kilisede kabul görmezken bir koleksiyoncunun galerisinde aranan bir eser olabilir.
Bir sanatçının hayatını anlatan kaynağı, yazarıyla birlikte oku. Rakip bir ressam ya da belli bir güzellik kuramını savunan bir yazar, aynı resme başka gözle bakar.
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Caravaggio'nun resimleri kilise tarafından toptan reddedildi."
Contarelli ve Cerasi şapellerinin yan duvar resimleri yerlerine asıldı ve bugün de oradalar. Reddedilen birkaç sunak resmi vardı. Bunlar da çoğu kez değerli bir koleksiyona hızla geçti.
Yaygın yanlış"Tenebrizm, ressamın her şeyi karanlıkta bıraktığı anlamına gelir."
Karanlık zemin, ışığın seçtiği bedenleri öne çıkarmak içindir. Işık bir yüzü, bir eli ya da bir ayağı hangi yönden aydınlattığını açıkça söyler.
Yaygın yanlış"Caravaggio hiç çizim yapmadan, tamamen içgüdüyle boyadı."
Kesin olarak ona verilen bir çizim bilinmiyor, ama tuvallerde kazınmış hazırlık çizgileri bulundu. Röntgen incelemeleri de bazı sahneleri baştan kurduğunu gösteriyor.
Yaygın yanlış"Hayatı hakkında anlatılanlar tarafsız tanıklıklardır."
Ayrıntılı biyografilerin biri bir rakibin, öbürü onun yöntemini eleştiren bir kuramcının kaleminden çıktı. Mahkeme kayıtları ise kavgaları belgeler, ama resimlerini açıklamaz.
Uygulama ve kilit özet
Kilit özet: Caravaggio karanlık bir zemin üzerinde tek bir yönden gelen sert bir ışıkla çalıştı. Bu ışık Contarelli Şapeli'nde gerçek pencerenin yönüyle buluştu. Cerasi Şapeli'nde iki resmini yandan bakan izleyiciye göre kurdu. Meyve sepetini, taş levhayı ve kirli tabanları çerçevenin kenarına iterek sahneyi izleyicinin önüne getirdi. Sokaktan gelen modelleri ve çıplak ayaklı azizleri bazı rahiplerin reddine yol açtı. Reddedilen resimler ise koleksiyonculara ve Mantua dükünün galerisine geçti. 1606'daki cinayetten sonra Napoli, Malta ve Sicilya'da çalıştı ve 1610'da öldü. Hayatını en çok Baglione ve Bellori'nin düşmanca kitaplarından tanıyoruz. Utrecht ressamları ve Napoli'de Ribera onun ışığını Avrupa'ya yaydı.
Sonraki derse köprü
Cerasi Şapeli'nde Caravaggio'nun iki tuvaline eşlik eden sunak resmini Annibale Carracci yapmıştı. Carracci de aynı yıllarda Roma'daydı ve Farnese ailesinin sarayında büyük bir tavanı boyuyordu. Ama onun yolu Bolonya'da kuzeni Ludovico ve kardeşi Agostino ile birlikte açtığı bir okuldan geçiyordu. O okulda gençler canlı modelden çizim yapıyor, Raphael'in ve Correggio'nun resimlerini kopyalayarak çalışıyordu. Bellori'nin kitabı da Caravaggio'yu eleştirirken bu çizime ve ustaların taklidine dayalı yolu örnek gösterdi. Cerasi'nin dar şapelinde, sunakta ve yan duvarlarda, doğayı olduğu gibi boyamak ile onu seçip düzeltmek birbirine birkaç adım uzaklıkta asılı duruyordu.