Ders KRO-317.10 · Avrupa Rönesansları

Michelangelo

beden, mermer, fresk ve sanatçı miti

3.249 kelime · 18 eser örneği · yaklaşık 15 dakika okuma · seslendirme 22 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kilit özet: Michelangelo Ghirlandaio'nun atölyesinden ve Medici bahçesinden çıktı, Merdiven Meryemi ve Kentaurlar Savaşı'nda bedenin kütlesini aradı. Roma'da Bacchus ile antik dengeyi bozdu, Vatikan Pietà'sında giysiyle orantıyı çözdü. Floransa'da dev Davut'u yonttu, Doni Tondo'yu boyadı ve Cascina kartonuyla bir kuşağa ders verdi. II. Julius için bitmeyen bir mezara ve Sistina tavanına girdi. Medici papaları için Yeni Sakristi'yi ve Laurenziana'yı tasarladı, Roma'da Son Yargı'yı boyadı, Campidoglio'yu ve Aziz Petrus kubbesini çizdi. Yaşlılığında şiire ve kendi mezarı için Pietà'lara döndü. Onu "ilahi" yapan imge ise Vasari ile Condivi'nin, sansürün ve sonraki düzenlemelerin ortak ürünü.

Açılış: bir dev için yer aranıyor

1504 Ocağının sonunda Floransa Katedrali'nin yapı kurulu, kentin ressam ve heykeltıraşlarını bir toplantıya çağırdı. Konu tek bir heykeldi. Katedralin avlusunda üç yıldır yontulan dev bir mermer genç bitmek üzereydi ve kurul onu nereye koyacağına karar veremiyordu. Toplantının tutanağı bugün de duruyor. Konuşanlar arasında Botticelli, Perugino, Giuliano da Sangallo ve önceki dersin ressamı Leonardo vardı. Kimi heykelin Signoria Meydanı'ndaki loggianın kemerleri altında, yağmurdan korunmasını istedi. Tutanağa göre Leonardo da bu korunaklı yeri destekleyenler arasındaydı. Sonunda heykel, kent sarayının kapısının önüne, Donatello'nun Judith'inin yerine dikildi.

Heykeli yontan adam yirmi dokuz yaşındaydı ve kurulun önünde konuşanlar arasında adı geçmiyordu. Adı Michelangelo Buonarroti'ydi.

Bu dersin sorusu şu: Bu heykeltıraş bedeni, mermeri ve freski nasıl kullandı, ve onu "ilahi" bir yaratıcıya dönüştüren efsanenin ne kadarı eserlerden, ne kadarı onu anlatan kitaplardan geliyor?

Dersin yolu

Önce gençliğine, bir ressam atölyesine ve Medici bahçesine bakacağız. Sonra Roma'daki ilk ününü, Floransa'daki dev genci ve papa II. Julius ile çatışmalı ilişkisini izleyeceğiz. Medici papaları onu mimarlığa taşıyacak. Son bölümlerde Son Yargı'yı, şiirleri ve yarım kalan son heykelleri göreceğiz. Yol boyunca bir soru hep açık kalacak: bu yaşamı ilk kim anlattı ve neden öyle anlattı?

Sıfır noktası: çırak mı, kendi kendini yetiştiren mi?

Michelangelo 1475'te Toskana'nın dağlık bir köyü olan Caprese'de doğdu ve Floransa'da büyüdü. Aile kendini eski bir soy sayıyordu, ama parası azdı.

1488'de, on üç yaşındayken Domenico Ghirlandaio'nun atölyesine verildi. Vasari bu bilgiyi babanın tuttuğu bir kayıttan aktarır. Ghirlandaio o yıllarda Santa Maria Novella'da Tornabuoni şapelini boyuyordu ve çırak ıslak sıvaya resim yapmayı büyük olasılıkla bu iskelelerde gördü. Michelangelo'nun yaşlılığında öğrencisi Ascanio Condivi'ye yazdırdığı yaşam öyküsü ise bu çıraklıktan hiç söz etmez. Orada genç, kimseden öğrenmeden, doğuştan gelen bir yetenekle yetişir. İki anlatı arasındaki boşluk, efsanenin nasıl kurulduğunu gösteren ilk ipucu.

Delikanlı kısa süre sonra San Marco yakınındaki Medici bahçesine geçti. Bu bahçeyi ve Bertoldo'nun antik eserlerin arasında gençlere ders verdiği anlatısını, Medici patronajını işlediğimiz derste görmüştük. Vasari'ye göre Lorenzo il Magnifico genç yontucuyu evine aldı. O yıllardan bugüne iki mermer kabartma kaldı.

Kabartma, Donatello'nun yüzeyi neredeyse çizer gibi oyduğu sığ tekniği izliyor. Ama Meryem'in iri, ağır bedeni genç yontucunun asıl ilgisini şimdiden gösteriyor: insan bedeninin kütlesi.

Condivi'ye göre konuyu ona şair Poliziano önerdi. Bedenler taşın içinden yarı yarıya çıkıyor ve hangi kentaurun hangi insanla savaştığını okumak zor. Göz bir öyküyü izlemekten çok, sıkışmış bedenlerin ritmine kapılır.

Mekanizma — Roma'da sahte bir antik ve bir şarap tanrısı

1492'de Lorenzo öldü, iki yıl sonra Medici kentten sürüldü. Michelangelo'nun Roma'ya geçişi bir sahtecilik öyküsüyle başlar. Vasari ve Condivi'ye göre yonttuğu uyuyan bir Cupido toprağa gömülüp eskitildi ve bir aracı onu antik eser diye Kardinal Raffaele Riario'ya sattı. Aldatıldığını anlayan kardinal, heykeli yapanı merak etti ve genç adam 1496'da Roma'ya gitti. Cupido bugün kayıp.

Heykel bir süre sonra bankacı Jacopo Galli'nin bahçesine geçti. 1530'larda Roma'da bulunan Hollandalı ressam Maarten van Heemskerck'in bir çizimi, onu orada antik heykel parçalarının arasında gösteriyor. Bacchus'un ağırlığı tek ayağına tam oturmuyor, gövde öne, baş geriye kayıyor. Antik heykelin dengeli duruşunu bilen bir yontucu, burada o dengeyi bilerek bozuyordu.

Galli, ikinci büyük işi de sağladı. 1498'de Fransız kardinal Jean de Bilhères, Aziz Petrus Bazilikası'ndaki bir şapel için mermer bir Pietà ısmarladı. Galli sözleşmeye kefil oldu ve sözleşmeye eserin Roma'daki en güzel mermer olacağı yazıldı.

Ölü bir yetişkini oturan bir kadının kucağına yerleştirmek orantı sorunu doğurur. Michelangelo bunu giysiyle çözdü: eteğin geniş kıvrımları, bedenin taşıyabileceğinden çok daha büyük bir kucak kurar. Meryem'in yüzü oğlundan genç görünür ve Condivi bunu onun lekesizliğiyle açıklar. Kuşağın üstünde sanatçının adı yazar. Bu, onun imzalı tek eseri olarak anılır. Vasari, seyircilerin heykeli başka bir yontucuya bağladığını duyan genç adamın geceleyin gelip adını kuşağa oyduğunu anlatır. Öykü yalnız Vasari'de geçer. 1972'de bir saldırgan heykeli çekiçle kırdı ve onarılan grup o günden beri camın arkasında duruyor.

Mekanizma — taşın içindeki dev

1501'de Floransa'ya dönen Michelangelo, katedralin avlusunda yıllardır yatan uzun bir mermer bloğu üstlendi. Blok, katedralin dış ayaklarına konacak bir peygamber için çıkarılmıştı. Agostino di Duccio ve sonra Antonio Rossellino onu işlemeye başlayıp bırakmıştı ve ince, zarar görmüş bu taşı kimse istemiyordu.

Donatello'nun mermer ve bronz Davut'ları, ayaklarının dibindeki Golyat başıyla zaferden sonraki genci gösterir. Michelangelo'nun genci ise kavgadan önceki gergin anda, düşmanını tartarken durur. Elin ve başın iriliği, heykelin önce katedralin yükseklerinden aşağıya bakacağı fikrine bağlanır. Kent sarayının önünde heykel siyasi bir anlam da kazandı. Medici'nin sürgününden sonra kurulan cumhuriyet için Davut, güçlü düşmana karşı kendini koruyan küçük kentin imgesiydi. Heykel 1873'te havadan korunmak için Accademia'ya taşındı.

Mekanizma — boyalı heykel ve kayıp bir duvar

Bu yıllarda Michelangelo resme de döndü. Tüccar Agnolo Doni, büyük olasılıkla evliliği vesilesiyle, ondan yuvarlak bir pano istedi.

Michelangelo'nun bitirdiği ve kesin olarak ona bağlanan tek taşınabilir resim olarak anılır. Renkler sert ve parlak, gölgeler keskindir, Meryem'in kolları bir heykeltıraşın gözüyle kas kas biçimlenmiştir. Leonardo'nun dumanlı geçişlerinin tam karşısında duran bir resim yolu bu.

Aynı yıllarda kent, sarayın büyük meclis salonu için iki savaş resmi ısmarladı. Biri Leonardo'ya, öbürü Michelangelo'ya verildi. Leonardo'nun yarım kalan Anghiari Savaşı KRO-317.9'un konusuydu. Michelangelo'nun duvarı ise hiç boyanmadı.

Michelangelo savaştan hemen önceki karmaşayı seçmişti, çünkü o an ona çıplak bedeni her açıdan gösterme fırsatı veriyordu. Karton sergilendiğinde genç ressamlar onu kopyalamak için toplandı. Benvenuto Cellini onun "dünyanın okulu" olduğunu yazar. Kopyalayanların çokluğu sonunu da getirdi: karton parçalandı ve dağıldı. İki ustanın rekabetine dair anekdotların çoğu sonraki yazarlardan geliyor. Kesin olan şu: Leonardo da Michelangelo da duvarını bitirmeden Floransa'dan ayrıldı.

Mekanizma — papa ile heykeltıraş

1505'te II. Julius, Michelangelo'yu Roma'ya çağırıp ona kendi mezarını ısmarladı. İlk tasarım, kırktan fazla heykelle çevrili, özgür duran bir anıttı. Michelangelo aylarca Carrara ocaklarında mermer seçti. Ama papa yeni Aziz Petrus Bazilikası'na yöneldi ve mezarın parası durdu. 1506'da huzura kabul edilmeyen sanatçı Roma'dan kaçtı. Uzlaşma aynı yıl Bologna'da geldi.

Sonra papa onu bambaşka bir işe verdi: amcası IV. Sixtus'un yaptırdığı şapelin tavanını boyayacaktı. Condivi'ye göre Michelangelo bunu, kendisini resimde başarısız göstermek isteyen rakiplerinin, özellikle mimar Bramante'nin kurduğu bir tuzak saydı. Bu yorum da yaşlılık anlatısının bir parçası.

Vatikan'daki Sistina Şapeli'nin tonozlu tavanı 1508 ile 1512 arasında boyandı. Ortada Yaratılış Kitabı'ndan dokuz sahne, ışığın karanlıktan ayrılmasından Nuh'un sarhoşluğuna uzanıyor; çevrede tahtlarda oturan peygamberler ve kâhin kadınlar, sahnelerin köşelerinde çıplak gençler, pencerelerin üstünde İsa'nın ataları yer alıyor.

İlk plan tavana on iki havari koymaktı. Michelangelo'ya göre bu "zavallı bir şey" olacaktı ve papa ona serbestlik tanıdı. Öykü sunağın üstünde başlar ve giriş kapısına doğru ilerler. Michelangelo ise boyamaya kapı tarafından, öykünün sonundan başladı ve ilerledikçe figürleri büyüttü. Adem'in yaratılışı, parmak uçları arasındaki o boşlukla, dizinin ortalarında yer alır.

Fresk, ıslak sıvanın üstüne boyamaktır. Ressam her gün yalnız kurumadan bitirebileceği kadar alanı sıvatır ve bu günlük parçaların sınırları tavanda yakından seçilebiliyor. Vasari ve Condivi, Michelangelo'nun tavanı neredeyse tek başına boyadığını anlatır. Belgeler ise boya hazırlayıcılarını, sıvacıları ve ilk aylarda Floransa'dan getirdiği ressam dostlarını da gösteriyor. Tek başına çalışan dahi imgesi, ekip silinerek kuruldu.

Şiirde Michelangelo boynunun guatr gibi şiştiğini, sakalının göğe döndüğünü, damlayan boyanın yüzünü bir döşemeye çevirdiğini anlatır ve sonunda kendini ressam saymaz. Yaprak, işi yapan bedenin yorgunluğunu ve sanatçının kendine bakan ironisini birlikte taşıyor.

Tavan 1980 ile 1994 arasında temizlendi. Mum ve is katmanları kalkınca parlak, açık renkler ortaya çıktı. Temizliği yöneten Gianluigi Colalucci ve ekibi bunların sanatçının kendi renkleri olduğunu savundu. Aralarında James Beck'in de bulunduğu eleştirmenler ise kuru sıva üstüne eklenmiş son gölge katmanlarının da kaldırıldığını ileri sürdü. Tartışma sürüyor, ama Michelangelo'yu rengi önemsemeyen bir heykeltıraş-ressam sayan eski kanı sarsıldı.

Mekanizma — mezarın trajedisi

II. Julius 1513'te öldü. Mirasçıları mezar için yeni sözleşmeler yaptı ve proje her seferinde küçüldü. Condivi bu kırk yıllık serüvene "mezarın trajedisi" der. Sonunda mezar, San Pietro in Vincoli Kilisesi'nde bir duvara yaslanmış bir cephe olarak kuruldu.

Boynuzlar, Kutsal Kitap'ın Latince çevirisinde Musa'nın yüzünden ışık saçtığını anlatan sözcüğün "boynuzlu" diye çevrilmesinden gelir. Heykel, ilk tasarımda yüksekte, aşağıdan görülecekti. Bugün göz hizasına yakın duruyor.

Aynı mezar için yontulan tutsak figürleri mezara hiç girmedi. İkisi bir dosta armağan edildi ve bugün Louvre'da. Biri uykuya ya da ölüme dalan bir genç, öbürü iplerinden kurtulmaya çalışan bir beden. Ötekiler Floransa'da kaldı.

Sanatçının ölümünden sonra yeğeni bu heykelleri dük I. Cosimo'ya verdi ve uzun süre Boboli Bahçeleri'nde yapay bir mağarada durdular. Yirminci yüzyılın başında Accademia'ya taşındılar. Bugün ziyaretçi Davut'a giden koridorda bu yarım bedenlerin arasından yürüyor ve düzenleme onları bir sanatçı yönteminin göstergesine çeviriyor.

Karşılaştırma: taşın içindeki figür mü, yarım kalmış bir iş mi?

Michelangelo'nun yarım bıraktığı eserlere İtalyanca "non finito", bitmemiş denir. Bir okuma onun kendi şiirinden güç alır. Bir sonesinde, en iyi sanatçının aklındaki her biçimin zaten bir mermer bloğunun içinde bulunduğunu ve elin fazlalığı kaldırarak ona ulaştığını söyler. Benedetto Varchi 1547'de Floransa'da bu sone üzerine bir ders verdi. Yirminci yüzyılda Erwin Panofsky, Michelangelo'yu Floransa Platonculuğu içinde okuyan denemesinde tutsakları maddeye hapsolmuş ruhun imgeleri olarak yorumladı. Bu okumada figür taştan kurtulmaya çalışıyordur.

Öbür okuma daha yere basar. Sözleşmeler değişti, papalar öldü, mermerler başka projelere kaydı. Michelangelo'nun mektupları bitiremediği işler için verdiği sözlerle ve özürlerle dolu. Yaşlı sanatçının işini felsefeyle anlatması, yarım heykellere sonradan bir anlam vermiş olabilir. Accademia'daki koridor ise ziyaretçiye yalnız birinci okumayı sunuyor.

Mekanizma — Medici papaları ve mimarlığa geçiş

1513'te papa olan X. Leo, Lorenzo il Magnifico'nun oğluydu. Ailenin Floransa'daki kilisesi San Lorenzo için bir mermer cephe istedi. Michelangelo yıllarını ocaklarda ve taşı ovaya indirecek bir yolun yapımında geçirdi. 1520'de sözleşme bozuldu ve cephe bugün de çıplak tuğla. Ama Medici aynı kilisenin içinde bir mezar şapeli istedi.

Düklerin yüzleri gerçek kişilere benzemez. Bir çağdaşının mektubuna göre Michelangelo, bin yıl sonra kimsenin onların nasıl göründüğünü umursamayacağını söylemişti. Gece, saç bandında bir hilal, bacağının altında bir baykuşla uyuyan bir kadındır. Bir şair, taş olduğu hâlde canlı olduğunu söyleyen bir dörtlük yazdı. Michelangelo'nun Gece'nin ağzından yanıtı da korundu: utanç ve yıkım sürerken görmemek ve duymamak ona bir lütuftu. Bu dizeler sıkça Medici yönetimine bir sitem olarak okunur.

Klasik mimarlıkta sütun bir yük taşır. Burada sütunlar duvarın içine çekilmiş, konsollar boşlukta kalmış, merdiven odaya sığmayacak kadar büyümüştür. Mimarlık tarihçileri bu holü, klasik kuralları bilerek ters çeviren bir dilin ilk örneklerinden biri sayar.

1527'de Roma yağmalandı ve Floransa'da Medici yeniden sürüldü. Michelangelo kısa ömürlü cumhuriyetin surlarını güçlendirdi, Medici dönünce saklandı ve affedildi. 1534'te Floransa'dan son kez ayrıldı.

Mekanizma — sunak duvarındaki kıyamet

Roma'da onu tavanın altındaki sunak duvarı bekliyordu. VII. Clemens burada bir Son Yargı istemişti, III. Paulus işi sürdürdü.

Duvarda ufuk çizgisi, zemin ya da mimari çerçeve yok. Bedenler mavi bir boşlukta kendi ağırlıklarıyla yükselir ve düşer. Aziz Bartholomeos'un elindeki yüzülmüş derideki sarkık yüzün sanatçının kendi yüzü olduğu yirminci yüzyılda öne sürüldü. Vasari'ye göre eşek kulaklı yargıç, çıplaklıkları eleştiren papalık teşrifatçısı Biagio da Cesena'ydı.

Eleştiri bununla kalmadı. Pietro Aretino bir mektubunda bu çıplaklığın bir hamama yakışacağını, bir sunağa yakışmayacağını yazdı. Trento Konsili 1563'te dinsel imgelerde uygunsuz olanın kaldırılmasını istedi ve kısa süre sonra papalık kimi çıplaklıkların örtülmesine karar verdi. İşi sanatçının dostu Daniele da Volterra üstlendi ve Michelangelo'nun ölümünden sonra bedenlere kumaşlar boyadı. Ona "don boyacısı" lakabı takıldı. 1990'lardaki temizlikte sonraki yüzyıllarda eklenen örtülerin bir bölümü kaldırıldı, on altıncı yüzyıla ait olanlar ise duvarın tarihi sayılıp bırakıldı.

Mekanizma — armağan çizimler ve şiir

Roma yıllarında iki dostluk öne çıkar. Genç soylu Tommaso de' Cavalieri'ye Michelangelo özenli mitolojik çizimler ve şiirler armağan etti. Şair Vittoria Colonna ile, dinsel reform düşüncesine yakın bir çevrenin içinde, mektup ve şiir alıp verdi.

Bu yaprak bir resmin hazırlığı olarak çizilmedi. Kendisi bir armağandı ve bir dostun dua anları için tasarlanmıştı. Michelangelo yaşamı boyunca yüzlerce şiir yazdı, ama sağlığında bir kitapta toplanmadılar. 1623'te yeğeninin oğlu onları yayımladı ve kimi dizelerde bir erkeğe seslenen sözleri bir kadına seslenir biçime çevirdi. Özgün metinler ancak on dokuzuncu yüzyılda el yazmalarından yeniden kuruldu. Efsane, sanatçının özel yaşamını da ayıklamıştı.

Mekanizma — Roma'da bir meydan ve bir kubbe

1538'de III. Paulus, Marcus Aurelius'un bronz atlı heykelini Capitolino Tepesi'ne taşıttı ve tepenin düzenlenmesini Michelangelo'ya verdi.

İki kat boyunca yükselen pilastrlar, Roma mimarlığına kattığı en etkili öğelerden biri oldu. Oval döşeme ise, tasarımı gösteren on altıncı yüzyıl gravürlerinden yola çıkılarak ancak 1940'ta tamamlandı.

1546'da III. Paulus, Aziz Petrus Bazilikası'nın yapımını yetmiş bir yaşındaki Michelangelo'ya verdi. Sanatçı selefinin karmaşık planını reddetti ve Bramante'nin merkezi planına sadeleştirerek döndü.

Michelangelo kasnak yükselirken öldü ve Della Porta kubbeyi biraz yükselterek bitirdi. Roma'nın her yerinden görünen kubbe, en az iki kuşağın elinden çıktı.

Mekanizma — son mermerler ve son efsane

Yaşlılığında Michelangelo Pietà konusuna bu kez kendisi için döndü.

Vasari, heykelin sanatçının mezarı için düşünüldüğünü ve kukuletalı Nikodemos'un onun kendi yüzü olduğunu yazar. Michelangelo bir gün heykeli çekiçle kırdı ve bir öğrencisi parçaları yeniden birleştirdi.

Daniele da Volterra'nın bir mektubu, Michelangelo'nun ölümünden birkaç gün önce bu taş üzerinde çalıştığını söyler. Cilalı kol ile neredeyse soyutlanmış bedenler aynı blokta duruyor.

Michelangelo 1564 Şubatında Roma'da, seksen sekiz yaşında öldü. Yeğeni bedenini gizlice Floransa'ya götürdü ve sanatçı Santa Croce'ye gömüldü.

Efsane ise ölümünden önce yazılmıştı. Vasari 1550'de yayımladığı sanatçı yaşamları kitabını yaşayan tek bir sanatçıyla, Michelangelo ile bitirmiş ve onu "ilahi" usta olarak sunmuştu. Bu kitabın sanatı bir yükseliş merdiveni olarak kurduğunu TEM-204.2'de görmüştük. Üç yıl sonra Condivi'nin kitabı çıktı ve Vasari'yi birçok noktada düzeltti. Bu düzeltmelerin sanatçının kendi ağzından geldiği kabul ediliyor: kendini yetiştirmiş genç, kıskanç rakipler, nankör papalar. Vasari 1568 baskısında Condivi'nin anlattıklarının çoğunu aldı. Michelangelo'yu tanıdığımız öykülerin büyük bölümü, bir hayranın ve sanatçının kendi sözcüsünün kaleminden geliyor.

Kalıcı araçlar

Eserin yerini sor. Davut'un elleri, Musa'nın gövdesi, Son Yargı'nın bedenleri ilk düşünüldükleri yükseklikte ve ışıkta başka okunur. Bugünkü kaideyi özgün yer sanma.

Anlatıcıyı adlandır. Bir anekdot Vasari'den mi, Condivi'den mi, bir belgeden mi geliyor? Condivi'nin sesinin çoğu kez sanatçının kendi sesi olduğunu hesaba kat.

Ekibi geri koy. Tek başına çalışan dahi öyküsü duyduğunda sözleşmeleri, ödeme kayıtlarını ve yardımcıları ara.

Yarım kalışı iki yönden tart. Bir yanda felsefi okuma, öbür yanda sözleşmeler, ölen patronlar ve kaymış mermerler var. Hangisinin kanıtı daha güçlü, her eserde ayrı sor.

Tekniği yüzeyde oku. Freskte günlük sıva sınırlarını, mermerde keskinin izlerini ara. Elin hızı ve sırası orada yazılı.

Sansürü bir katman olarak gör. Örtüler ve değiştirilmiş zamirler eserin sonraki yaşamına aittir. Neyin kaldırıldığını ve neyin bilerek bırakıldığını ayır.

Mimarlığı tamamlayanla birlikte düşün. Campidoglio ve kubbe, sanatçının ölümünden sonra başkalarının bitirdiği tasarımlardır.

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Michelangelo hiç kimseden ders almadı."
Doğrusu

Bu görüş Condivi'nin anlatısından geliyor. Vasari'nin aktardığı kayıt onu 1488'de Ghirlandaio'nun atölyesine bağlıyor.

Yaygın yanlış"Sistina tavanını tek başına, sırtüstü yatarak boyadı."
Doğrusu

Belgeler yardımcıları gösteriyor, kendi çizimi ise onu ayakta, başını geriye atmış hâlde çalışırken gösteriyor.

Yaygın yanlış"Son Yargı'daki örtüleri papanın emriyle Michelangelo kendisi boyadı."
Doğrusu

Örtüler onun ölümünden sonra Daniele da Volterra tarafından eklendi.

Yaygın yanlış"Aziz Petrus kubbesi Michelangelo'nun tasarımının birebir uygulamasıdır."
Doğrusu

Kubbeyi Giacomo della Porta tamamladı ve profilini değiştirdi.

Uygulama ve kilit özet

Kilit özet: Michelangelo Ghirlandaio'nun atölyesinden ve Medici bahçesinden çıktı, Merdiven Meryemi ve Kentaurlar Savaşı'nda bedenin kütlesini aradı. Roma'da Bacchus ile antik dengeyi bozdu, Vatikan Pietà'sında giysiyle orantıyı çözdü. Floransa'da dev Davut'u yonttu, Doni Tondo'yu boyadı ve Cascina kartonuyla bir kuşağa ders verdi. II. Julius için bitmeyen bir mezara ve Sistina tavanına girdi. Medici papaları için Yeni Sakristi'yi ve Laurenziana'yı tasarladı, Roma'da Son Yargı'yı boyadı, Campidoglio'yu ve Aziz Petrus kubbesini çizdi. Yaşlılığında şiire ve kendi mezarı için Pietà'lara döndü. Onu "ilahi" yapan imge ise Vasari ile Condivi'nin, sansürün ve sonraki düzenlemelerin ortak ürünü.

Sonraki derse köprü

Michelangelo tavanın iskelesindeyken, aynı sarayın birkaç oda ötesinde Urbinolu genç bir ressam papanın dairelerini boyamaya başlamıştı. Adı Raphael'di. Michelangelo yalnızlığını anlatmayı severken, Raphael kalabalık bir atölyeyle çalışıyor, saray adamlarıyla dostluk kuruyordu. Çizimleri bir gravürcünün elinde baskıya dönüşüp Avrupa'nın atölyelerine dağıldı. Bu ünü bir saray çevresi ve kopyalardan örülmüş bir ağ taşıdı, ve o ağ ressamın ölümünden sonra da genişlemeyi sürdürdü.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Bu ders hangi kursun bölümü?

KRO-317 — Avrupa Rönesansları →

18 bölümden 10. bölüm · Katman 3 — Küresel Kronolojik Omurga