İçeriğe geç

Ders 5.5.05 · Seviye 5 — İleri Teknikler ve Usta Yöntemleri

Parlaklık etkisi

Boya ışık yayamaz; peki mum nasıl parlıyor?

5.5 İleri Renk ve Işık

1.891 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · Hibrit, 10 dk video senaryosu · İleri

  • parlaklık etkisi
  • değer bütçesi
  • parıltı yanılsaması
  • doygunluk kuşağı
  • yanma noktası

Önce okunması önerilen: 3.1.09 Rengin değeri

Öğrenme hedefi

Karşıtlık ve doygunlukla parlaklık etkisi yaratabileceksin. Boyanın ışık yaymadığı hâlde bir kaynağın resimde neden parlıyor göründüğünü açıklayabilecek; resmin değer aralığını, en açık değeri yalnızca ışık kaynağına ayıracak biçimde paylaştırabilecek; kaynağın çevresinde yumuşakça koyulaşan bir geçişin ve ışığın kenarındaki doygun bir kuşağın parıltı izlenimini nasıl güçlendirdiğini gösterebilecek; mum ışığının farklı tenlerde yarattığı sıcaklığı ve parlamaları gözeterek mum ışıklı bir sahne boyayabileceksin.

Kanca

Boya ışık yayamaz; peki mum nasıl parlıyor?

Yansıyan renk dersinde gölgedeki bir yansımanın ışıklı yüzeyin değerine ulaşamadığını görmüştün. Bu sınır boyanın kendisi için de geçerlidir: tuvaldeki en beyaz boya bile yalnızca odadaki ışığı geri yansıtır, kendisi ışık yaymaz. Gerçek bir mumun alevi, yanındaki beyaz kâğıttan çok daha parlaktır; ama bir resimde alev ile kâğıt aynı beyaz boyayla boyanmak zorundadır. Buna rağmen bazı resimlerde mum gerçekten yanıyor, lamba gerçekten parlıyor gibi görünür. Bu ders, bu yanılsamanın hangi araçlarla kurulduğunu inceliyor.

Bağlam

Hollandalı ressam Gerrit van Honthorst'un yaklaşık 1617 tarihli Başrahip Önünde İsa adlı büyük resmi, bugün Londra'daki ulusal koleksiyondadır. Yağlı boya tuval 272 × 183 santimetredir ve NG3679 numarasıyla kayıtlıdır. Resim, İsa'yı, karşısında masada oturan ve müzeye göre büyük olasılıkla başrahip Kayafa olan bir adamın önünde gösterir. İkisinin arasında, masanın üzerinde tek bir mum yanar.

Müzenin anlatımına göre titreyen alev, İsa'nın ve karşısındaki adamın yüzlerini aydınlatır, ama başka pek az şeyi. Honthorst 1610'larda Roma'da çalışmış ve gece sahnelerindeki ustalığı nedeniyle İtalyanca «Gecenin Gherardo'su» anlamına gelen Gherardo della Notte lakabını almıştır. Bu resimde mumun alevi, resmin en küçük ve en parlak noktasıdır; çevresindeki yüzler ve eller sıcak bir aydınlıkta, geri kalan her şey ise karanlıkta durur.

Ana anlatım

Boya neden parlıyor gibi görünebilir?

Parlaklık etkisi (luminosity effect), boyanmış bir yüzeyin ya da nesnenin, çevresine göre kendisi ışık yayıyormuş gibi görünmesidir. Boya ışık yaymadığı için bu etki her zaman bir ilişkiden doğar: bir alanın parlaklığı, çevresindeki değerlere, renklere ve geçişlere göre okunur. Göz mutlak parlaklığı değil, karşıtlıkları ölçer.

Parıltı yanılsaması (glare illusion), ortasındaki alanla aynı değerde olsa bile, çevresinden ona doğru yumuşakça açılan bir değer geçişiyle kuşatılmış bir alanın olduğundan daha parlak ve kendiliğinden ışıyor gibi görünmesidir. İtalyan algı bilimci Daniele Zavagno, 1999'da ve daha sonra Giovanni Caputo ile birlikte yürüttüğü çalışmalarda bu etkiyi inceledi: beyaz bir zeminin ortasındaki beyaz bir alan, çevresine dışa doğru koyulaşan geçişler konduğunda, zeminle aynı değerde olduğu hâlde daha parlak görünür ve çevresine yayılan bir ışık sisi izlenimi verir.

Bu bulgu ressamların yüzyıllardır sezgiyle kullandığı bir aracı açıklar. Bir mum alevinin çevresine ondan dışa doğru yavaşça koyulaşan bir sıcak ışık halkası boyandığında, alev, aynı beyazla boyanmış başka bir yüzeyden daha parlak görünür. Dördüncü seviyede gece sahnelerinde tanıdığın hale, bu yanılsamanın atmosferik biçimidir: nemli ya da tozlu havada ışığın çevresindeki parıltı, gerçekte de oradadır ve resimde parlaklık etkisini güçlendirir.

Değer aralığı nasıl paylaştırılır?

Değer bütçesi (value budget), bir resmin kullanabileceği sınırlı değer aralığının, en açık değerin yalnızca ışık kaynağına ve onun en yakın çevresine ayrılacak biçimde bilinçli olarak paylaştırılmasıdır. Tuvalin beyazı, boyanın ulaşabileceği en açık değerdir. Resimdeki başka bir yüzey, örneğin masadaki bir mektup ya da ağarmış bir kumaş, bu beyaza ulaşırsa ışık kaynağı artık öne çıkamaz; göz iki beyazı aynı parlaklıkta görür.

Bu yüzden parlaklık etkisi kurmanın ilk adımı, ışık kaynağının dışındaki her şeyi bilerek biraz aşağıda tutmaktır. Mumun aydınlattığı yüz, gerçekte çok açık görünse bile, resimde alevin değerinin birkaç basamak altında boyanır. Yüzdeki en açık nokta, alevden belirgin biçimde koyu kalır. Bu, renk anahtarı dersinde gördüğün anahtar vurgusu düşüncesinin en uç biçimidir: düşük anahtarlı bir sahnede tek bir en açık nokta.

Yanma noktası (hot spot), bir ışık kaynağının ya da en parlak bölümünün, resimdeki en açık ve çoğu zaman en az doygun değerle, küçük ve temiz bir leke olarak boyanan merkezidir. Bir mum alevinin ortası, bir lambanın akkor teli ya da güneşin kendisi, bu noktada neredeyse saf beyazdır. Yanma noktasını küçük tutmak önemlidir: ne kadar küçük olursa, çevresine göre o kadar yoğun görünür. Büyük bir beyaz alan ise parlak bir ışık değil, düz bir yüzey gibi okunur.

Işığın kenarında renk neden doyar?

Doygunluk kuşağı (saturation band), bir ışık kaynağının çevresinde, yanma noktasının beyazından dışa doğru, rengin en doygun hâline ulaştığı ince geçiş bölgesidir. Bir mum alevine bakıldığında, merkezi neredeyse beyazdır; biraz dışarıda sarı, sonra turuncu ve daha dışarıda kızıl bir turuncu belirir; en dışta renk koyulaşarak karanlığa karışır. Bu dizide en doygun renkler, ne merkezde ne en dışta, ikisinin arasındaki kuşaktadır.

Resimde bu kuşağı boyamak, parlaklık izlenimini büyük ölçüde güçlendirir. Merkezdeki beyazı çevreleyen doygun sarı ve turuncu bir halka, gözün ışığı sıcak ve yoğun algılamasını sağlar; bu kuşak olmadan beyaz bir leke, soğuk ve cansız görünebilir. Rengin değeri de bu kuşakta yavaşça düşer; doygunluk artarken değer azalır ve bu ikili hareket, ışığın karanlığa doğru söndüğünü anlatır.

Aynı ilke ışığın aydınlattığı yüzeylerde de çalışır. Bir yüzün ışıklı yanı ile gölgeli yanı arasındaki sınırın hemen yanında, ışık-gölge sıcaklığı dersinde gördüğün sınır kuşağı gibi, doygun bir renk belirir. Mum ışığında bu kuşak sıcak bir turuncu ya da kızıl olur ve yüzün mum tarafından aydınlatıldığını güçlü bir biçimde hissettirir. Honthorst'un resminde yüzlerin ışıktan karanlığa geçtiği yerlerdeki sıcak ve doygun tonlar, bu etkiyi taşır.

Mum ışığı farklı tenlerde nasıl parlar?

Mum ışığı sıcak ve zayıftır; yüzler ona çok yakın durduğunda aydınlanır, biraz uzaklaştığında hızla karanlığa düşer. Bu ışıkta her ten, değer bütçesinin içinde, alevin birkaç basamak altında boyanır.

Açık bir tende mum ışığı, ışıklı yüzeylere sıcak bir altın ya da turuncu verir. Burada tehlike, teni alevin değerine yaklaştırıp parlaklık etkisini bozmak ya da her yeri aynı turuncuya boyayıp teni plastik göstermektir. Işıklı yüzeylerde değeri alevin altında tutmak, geçiş kuşağında daha doygun bir kızıl kullanmak ve gölgeleri hızla derin, sıcak bir kahverengiye düşürmek, açık teni mum ışığının içinde doğal gösterir.

Koyu bir tende mum ışığı, derinin zengin kızıl, bakır ve altın tonlarını ortaya çıkarır; ışığa dönük düzlemlerde derinin yüzeyinden yansıyan sıcak ve parlak bir parıltı belirir. Bu parıltıyı alevin yanma noktasından belirgin biçimde koyu ama tenin geri kalanından açık tutmak, yüzün hem ışığı aldığını hem de alevin tek parlak nokta olarak kaldığını gösterir. Aydınlanan bölgeleri beyaz katarak değil, turuncuya ve altına çalan toprak renkleriyle yükseltmek, koyu teni griye kaçırmadan mum ışığında canlandırır. Gölgeler, koyu tende çoğu zaman karanlıkla birleşir; biçimin okunması gereken yerlerde birkaç sıcak yansıma, örneğin masanın ya da giysinin taşıdığı ışık, yüzü karanlıktan ayırır.

Zeytine ya da altına çalan ara tonlarda mum ışığı, tenin sıcak tarafını öne çıkarır; yeşilimsi alt ton gölgede biraz belirginleşebilir ve karanlığın sıcaklığını dengeler. Model kim olursa olsun, değer bütçesini baştan kur: alev en açık, ten onun altında, karanlık en altta.

Uygulama

  1. Malzeme: orta boyda bir pano; umbra ile koyulaştırılmış kızıl bir zemin; hızlı çalışmaya elverişli bir boya; beyaz, iki sarı, bir turuncu, bir kırmızı, umbra ve koyu bir mavi; birkaç yumuşak fırça.
  2. Karanlık bir odada bir mum yak ve yanına bir nesne, bir el ya da bir yüz yerleştir; başka hiçbir ışık kullanma ve mumu güvenli bir tabakta tut.
  3. Küçük bir değer eskizinde değer bütçesini kur: alevin yanma noktası en açık, aydınlanan yüzeyler onun birkaç basamak altında, geri kalan her şey karanlık.
  4. Önce karanlığı ve aydınlanan yüzeyleri, yüzeylerin en açık yerini alevden belirgin biçimde koyu tutarak boya.
  5. Alevi en son boya: küçük bir beyaz yanma noktası, çevresinde doygun sarı ve turuncu bir kuşak ve dışa doğru yumuşakça koyulaşan sıcak bir hale.
  6. Aydınlanan yüzeylerde ışıktan gölgeye geçişe doygun ve sıcak bir kuşak ekle; geri çekilip alevin resmin tek parlak noktası olarak okunup okunmadığına bak.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışAydınlanan yüzeyleri alevin değerine yaklaştırmak.
Doğrusu

Alev öne çıkamaz ve sahne düzleşir. En açık değeri yalnızca yanma noktasına ayır.

Yaygın yanlışIşık kaynağını büyük ve düz bir beyaz alan olarak boyamak.
Doğrusu

Kaynak parlamaz, bir yüzey gibi okunur. Yanma noktasını küçük tut, çevresine doygun bir kuşak ve yumuşak bir hale ekle.

Yaygın yanlışHaleyi keskin kenarlı bir halka olarak boyamak.
Doğrusu

Parıltı yanılsaması kaybolur. Haleyi dışa doğru yavaşça koyulaşan yumuşak bir geçiş olarak kur.

Kapanış

Boya ışık yayamaz; peki mum nasıl parlıyor? Çünkü göz parlaklığı mutlak olarak değil, karşıtlıklarla ölçer. Değer bütçesini en açık değeri yalnızca alevin küçük yanma noktasına ayıracak biçimde kurmak, çevresine doygun sarı ve turuncu bir kuşak ve dışa doğru yumuşakça koyulaşan bir hale boyamak, alevi resmin geri kalanından daha parlak gösterir. Zavagno'nun çalışmaları, çevresinden ona doğru açılan bir geçişle kuşatılmış bir alanın neden kendiliğinden ışıyor gibi göründüğünü açıklar. Honthorst'un Başrahip Önünde İsa'sında tek bir mumun alevi, yüzleri aydınlatır ve resmin en parlak noktası olarak kalır. Ödevde mum ışıklı bir sahne boyayacaksın.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Parlaklık etkisiLuminosity effectBoyanmış bir alanın çevresine göre kendisi ışık yayıyormuş gibi görünmesi
Değer bütçesiValue budgetSınırlı değer aralığının en açık değer yalnızca ışık kaynağına ayrılacak biçimde paylaştırılması
Parıltı yanılsamasıGlare illusionÇevresinden ona doğru açılan bir geçişle kuşatılmış bir alanın daha parlak ve ışıyor gibi görünmesi
Doygunluk kuşağıSaturation bandIşık kaynağının beyaz merkezinden dışa doğru rengin en doygun olduğu ince geçiş bölgesi
Yanma noktasıHot spotIşık kaynağının en açık ve küçük bir leke olarak boyanan merkezi

Ödev

Mum ışıklı bir sahne boya.

  1. Karanlık bir odada yalnızca bir mumla aydınlatılmış bir nesne, el ya da yüzden oluşan bir sahne kur.
  2. Küçük bir değer eskizinde değer bütçesini belirle: alev en açık, aydınlanan yüzeyler onun altında, geri kalan karanlık.
  3. Sahneyi boya; alevi en son, küçük bir yanma noktası, doygun bir kuşak ve yumuşak bir haleyle kur.
  4. Çalışmanın yanına değer eskizini koy ve alevin tek parlak nokta olarak okunması için hangi yüzeyleri bilerek koyulaştırdığını anlatan birkaç cümle yaz.

Kendini değerlendir

  • Değer (Ton): En açık değer yalnızca alevin yanma noktasında mı; aydınlanan yüzeyler onun belirgin biçimde altında mı?
  • Kenar ve Ayrıntı: Hale dışa doğru yumuşakça koyulaşıyor mu; yanma noktası küçük ve temiz mi?
  • Teknik ve Malzeme: Alevin çevresinde ve yüzlerin geçişlerinde doygun sıcak bir kuşak var mı?
  • Haleyi ya da doygun kuşağı kaldırdığında alevin parlaklığı nasıl değişti?

Kendini sına

1. Boyanmış bir mumun parlıyor gibi görünmesinin temel nedeni nedir?

  • A) Boyanın ışık yayması.
  • B) Gözün parlaklığı karşıtlıklarla ölçmesi ve alevin çevresinin buna göre kurulması.
  • C) Tuvalin arkasından ışık gelmesi.
  • D) Özel bir parlak boya kullanılması.

2. Değer bütçesi ne demektir?

  • A) Boyaya harcanan para.
  • B) Resmin boyutu.
  • C) Kullanılan renk sayısı.
  • D) En açık değerin yalnızca ışık kaynağına ayrılacak biçimde değer aralığının paylaştırılması.

3. Zavagno'nun çalışmalarında incelenen parıltı yanılsamasında ne olur?

  • A) Çevresinden ona doğru açılan bir geçişle kuşatılmış bir alan daha parlak ve ışıyor gibi görünür.
  • B) Beyaz bir alan siyah görünür.
  • C) Renkler tamamen kaybolur.
  • D) Işık kaynağı görünmez olur.

4. Doygunluk kuşağı nerede bulunur?

  • A) Işık kaynağının tam merkezinde.
  • B) Resmin kenarlarında.
  • C) Işık kaynağının beyaz merkezinden dışa doğru, merkezle karanlık arasındaki geçişte.
  • D) Yalnızca gölgelerin içinde.

5. Koyu bir teni mum ışığında boyarken ışıklı bölgeler nasıl yükseltilmelidir?

  • A) Beyazla açılarak alevin değerine yaklaştırılmalı.
  • B) Sıcak ve doygun okrlar ve turuncularla, alevin değerinin altında kalarak.
  • C) Hiç açılmamalı.
  • D) Mavi ile.

Cevaplar

  1. B — Tuvaldeki en beyaz boya bile yalnızca odanın ışığını yansıtır; parlaklık bir ilişkiden doğar.
  2. D — Başka bir yüzey tuvalin beyazına ulaşırsa ışık kaynağı artık öne çıkamaz.
  3. A — Dışa doğru koyulaşan geçişler, ortadaki alanı zeminle aynı değerde olsa bile daha parlak gösterir.
  4. C — En doygun renkler, ne merkezin beyazında ne de en dıştaki karanlıkta, aradaki kuşaktadır.
  5. B — Beyazla açılan ten griye kaçar ve alevin parlaklığıyla yarışır.

Referans görseller

  • Özgün şema: değer bütçesi; alevin yanma noktası, aydınlanan yüzeyler ve karanlığın değer skalasındaki yerleri.
  • Özgün çekim: aynı beyaz lekenin çevresinde koyulaşan bir geçişle ve geçişsiz boyanmış hâli; parıltı yanılsamasının denenmesi.
  • Özgün çekim: bir mum alevinin yanma noktası, doygunluk kuşağı ve halesiyle boyanması; farklı tenlerde mum ışığının parıltısı.

Sonraki derse köprü

Parlaklık etkisini küçük bir panoda kurmak bir şeydir; aynı etkiyi, aynı ışığı ve aynı dengeyi insan boyunu aşan bir tuvalde korumak başka bir şey. Sonraki derste yeni bir bölüme geçiyor ve büyük formatı ele alıyoruz: tuval büyüdüğünde fırçanın, değerlerin, kompozisyonun ve bakış mesafesinin neden değiştiğini.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 · Kanca (çekim). Gerçek bir mum alevi ile aynı alevin tuvaldeki beyaz boyası yan yana. Soru ekranda.
  • 0:40–1:50 · Bağlam (görüntü). National Gallery'den Başrahip Önünde İsa; tek mum; aydınlanan yüzler; Gherardo della Notte.
  • 1:50–3:40 · Parıltı yanılsaması (animasyon). Aynı beyaz lekenin geçişle ve geçişsiz görünüşü; Zavagno'nun deneyinin ilkesi.
  • 3:40–5:30 · Değer bütçesi ve yanma noktası (animasyon ve çekim). Değer skalasında alev, aydınlanan yüzeyler ve karanlık; küçük yanma noktası.
  • 5:30–7:30 · Doygunluk kuşağı (çekim). Alevin beyaz merkezinden dışa doğru sarı, turuncu ve kızıl; yüzdeki geçiş kuşağı.
  • 7:30–9:30 · Ten (çekim). Farklı tenlerde mum ışığı; değerlerin alevin altında tutulması; sıcak parıltılar.
  • 9:30–10:00 · Kapanış (çekim). Bitmiş mum ışıklı bir sahne.