Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Itten, Bauhaus'taki derslerinden doğan ve kitabında olgunlaştırdığı sistemde renk etkilerini, tondan miktara uzanan yedi kontrast türüne ayırdı.
- Yedi kontrast bir reçete değil, bir analiz aracıdır; bir görseli bu yedi soruyla taramak, neden çalıştığını adlandırmayı sağlar ve açık–koyu kontrastı çoğu zaman taşıyıcıdır.
- İyi tasarımlar bir iki kontrastı öne çıkarır; insan yüzlerinin yer aldığı görsellerde açık–koyu kontrastının her ten için ayrı ayrı sağlanması gerekir.
Kısa cevap
Bauhaus'un ilk öğretmenlerinden Johannes Itten, renklerin bir arada nasıl etki yarattığını yedi kontrast türüyle sınıfladı: ton, açık–koyu, sıcak–soğuk, tamamlayıcı, eşzamanlı, doygunluk ve miktar kontrastı. Bir afişte hangi kontrastların çalıştığını görmek için onu bu yedi soruyla tek tek taramak yeter: renkler tonca mı, açıklıkça mı, sıcaklıkça mı, doygunlukça mı, alanca mı ayrılıyor, karşıt çiftler var mı, bir renk komşusunu değiştiriyor mu? Çoğu güçlü tasarım birkaç kontrastı birden kullanır ve bunların arasında açık–koyu kontrastı neredeyse her zaman taşıyıcıdır.
Yedi kontrast nereden geliyor?
Itten, 1919'dan itibaren Weimar'daki Bauhaus okulunda öğrencilerin ilk yılında aldığı hazırlık kursunu yürüttü ve renk derslerinin temelini burada kurdu. DT-04'te gördüğümüz on iki parçalı renk yıldızı bu dönemin ürünüdür. Yıllar sonra Kunst der Farbe (1961) adlı kitabında, renk etkilerini yedi kontrast türüne ayıran sistemini ayrıntılı biçimde anlattı.
Itten'in kendi uyarısı, bu sistemin nasıl kullanılması gerektiğini de söyler: yedi kontrast bir analiz aracıdır, bir reçete değil. Renklerin dünyasını tamamen düzene sokmaz; ama gözün neye tepki verdiğini adlandırmayı sağlar.
Yedi kontrast, tek tek
Ton kontrastı. En basit kontrasttır: saf ve birbirinden belirgin biçimde farklı tonların, örneğin kırmızı, sarı ve mavinin yan yana gelmesi. Çocuk kitaplarında, oyuncaklarda ve halk sanatında sık görülür; enerjik ve neşeli bir etki verir.
Açık–koyu kontrastı. Renklerin açıklık farkından doğar. Siyah ile beyaz bunun en uç biçimidir, ama aynı etki açık sarı ile koyu lacivert arasında da görülür. DT-01'de gördüğümüz değer, okunaklılığın ve biçimin ana taşıyıcısı olduğu için bu kontrast, çoğu tasarımın omurgasıdır.
Sıcak–soğuk kontrastı. Sıcak ve soğuk renklerin yan yana gelmesinden doğar; DT-05'te sıcaklık algısının nereden geldiğini tartışmıştık. Sıcak ve soğuk alanlar bir görselde yakın ile uzak, güneş ile gölge ya da iç ile dış duygusunu verebilir.
Tamamlayıcı kontrast. Çemberde birbirinin karşısında duran renklerin, birbirini güçlendirdiği kontrasttır; DT-08'in konusudur.
Eşzamanlı kontrast. Komşu renk, bir rengi olduğundan başka gösterir: gri bir kare yeşil zeminde pembemsi, kırmızı zeminde yeşilimsi görünür. Bu etkinin gözdeki ve beyindeki mekanizması BI-14'te anlatılır.
Doygunluk kontrastı. Canlı, doygun bir renk ile aynı tonun soluk, kırık bir biçimi arasındaki kontrasttır. Kırık tonlarla dolu bir alanda tek bir doygun renk, bağırmadan öne çıkar.
Miktar kontrastı. Renklerin kapladığı alanların oranından doğan kontrasttır. Itten, parlak renklerin gözde daha çok yer kapladığını, bu yüzden dengede daha küçük alan istediklerini savundu; oranların ayrıntısı DT-08'de verildi; bu dengeyi bilinçli olarak bozmak ise bir rengi öne çıkarmanın güçlü bir yoludur.
Bir görseli yedi soruyla taramak
Kartın sorusu, bu sistemin nasıl bir analiz aracına dönüştüğünü sorar: bir afişte hangi kontrast türlerini görebiliyorsunuz?
Bir afişi analiz etmek için yedi kontrastı sırayla bir soruya çevirmek yeterlidir. Ton: afişte birbirinden belirgin biçimde farklı saf tonlar var mı? Açık–koyu: en aydınlık ve en karanlık alanlar nerede, başlık ve görsel bu uçlardan birinde mi? Sıcak–soğuk: sıcak ve soğuk renkler hangi bölgelere dağılmış, ön ile arka planı ayırıyorlar mı? Tamamlayıcı: çemberde karşı karşıya duran bir çift var mı? Eşzamanlı: bir renk, komşusu yüzünden olduğundan farklı görünüyor mu? Doygunluk: en doygun renk nerede, çevresi soluk mu? Miktar: hangi renk alanın çoğunu kaplıyor, hangisi küçük bir vurgu olarak kalmış?
Bu tarama, afişin neden çalıştığını ya da neden çalışmadığını adlandırmayı sağlar. Bir ipucu da verir: yedi kontrastın hepsinin aynı anda güçlü olduğu bir tasarım, çoğu zaman gürültülüdür; iyi tasarımlar çoğunlukla bir iki kontrastı öne çıkarır, öbürlerini onlara hizmet ettirir.
Yedi kategorinin birbirinden tamamen bağımsız olmadığını da bilmek gerekir. Tamamlayıcı kontrast, ton kontrastının özel bir biçimidir ve çoğu zaman sıcak–soğuk kontrastıyla birlikte gelir. Eşzamanlı kontrast ise öbürlerinden farklı olarak tasarımcının seçtiği bir düzen değil, gözün kendiliğinden ürettiği bir etkidir. Doygunluk ve açık–koyu kontrastları da, bir renge siyah ya da beyaz eklendiğinde birlikte değişir. Bu örtüşmeler sistemi değersiz kılmaz; yalnız bir kontrast analizini bir puanlama tablosu gibi değil, gözün neye tepki verdiğini adlandırmanın bir yolu olarak kullanmak gerektiğini hatırlatır. Itten'in kendi uyarısı da buydu.
Örnek — bir kampanya afişini analiz etmek
Bir şehrin bisiklet haftası için kurgusal bir afiş düşünelim. Zemin geniş ve koyu bir lacivert; üstünde beyaz, kalın bir başlık; ortada, farklı ten tonlarından üç bisikletlinin büyük bir fotoğrafı; sağ alt köşede küçük, parlak turuncu bir "katıl" düğmesi.
Afiş yedi soruyla tarandığında şu tablo çıkar. Açık–koyu kontrastı taşıyıcıdır: koyu lacivert zemin ile beyaz başlık, afişi uzaktan da okunur kılar. Tamamlayıcı ve sıcak–soğuk kontrastı birlikte çalışır: soğuk lacivert ile sıcak turuncu düğme çemberin karşı taraflarındadır. Miktar kontrastı bu çifti dengeler: lacivert alanın büyük kısmını kaplar, turuncu çok küçük bir alanda kalır ve bu yüzden gözün ilk gittiği yer olur. Doygunluk kontrastı da düğmeyi destekler: çevredeki renkler görece soluk, turuncu ise en doygun renktir. Ton kontrastı ve eşzamanlı kontrast bu afişte ikinci plandadır.
Fotoğraftaki yüzler de bu analizin bir parçasıdır. İnsan tenleri, çemberin sıcak tarafında durdukları için lacivert zeminle sıcak–soğuk kontrastı kurar ve zeminin önünde canlı görünür. Ama açık–koyu kontrastı her tende aynı değildir: koyu lacivert zemin, açık bir tenin önünde güçlü bir açıklık farkı yaratırken koyu bir tenin önünde bu fark azalır ve yüzün kenarları zeminle kaynaşabilir. Tasarımcının burada yapabileceği şey, yüzlerin arkasında zemini biraz açmak, yüzlere ince bir ışık kenarı vermek ya da fotoğrafın arkasına daha açık bir alan koymaktır; böylece her yüz, teninin açıklığından bağımsız olarak zeminden ayrılır.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Kontrast demek siyah ile beyaz demektir."
Açık–koyu kontrastı yalnız yedi türden biridir; iki renk aynı açıklıkta olup tonca, sıcaklıkça, doygunlukça ya da alanca da güçlü bir kontrast kurabilir.
Yaygın yanlış"Ne kadar çok kontrast türü kullanılırsa tasarım o kadar etkili olur."
Bütün kontrastların aynı anda güçlü olduğu bir görsel gürültülüdür; etkili tasarımlar genellikle bir iki kontrastı öne çıkarır ve öbürlerini onlara hizmet ettirir.
Özet
- Itten, Bauhaus'taki derslerinden doğan ve kitabında olgunlaştırdığı sistemde renk etkilerini, tondan miktara uzanan yedi kontrast türüne ayırdı.
- Yedi kontrast bir reçete değil, bir analiz aracıdır; bir görseli bu yedi soruyla taramak, neden çalıştığını adlandırmayı sağlar ve açık–koyu kontrastı çoğu zaman taşıyıcıdır.
- İyi tasarımlar bir iki kontrastı öne çıkarır; insan yüzlerinin yer aldığı görsellerde açık–koyu kontrastının her ten için ayrı ayrı sağlanması gerekir.
Kendini sına
- (Kolay) Itten'in yedi kontrast türünü sayın.
- (Kolay) Doygunluk kontrastı nedir?
- (Orta) Bir afişte hangi kontrast türlerini görebiliyorsunuz?
- (Orta) Miktar kontrastı bir tasarımda gözün nereye gideceğini nasıl belirler?
- (Zor) Bir afiş gri tonlamaya çevrildiğinde hâlâ okunuyorsa bu hangi kontrast hakkında ne söyler?
- (Zor) Koyu bir zemin önünde farklı ten tonlarından yüzlerin bulunduğu bir afişte hangi kontrast her yüz için aynı değildir ve bu nasıl giderilir?
Cevaplar
- Ton, açık–koyu, sıcak–soğuk, tamamlayıcı, eşzamanlı, doygunluk ve miktar kontrastı («Yedi kontrast, tek tek»).
- Canlı, doygun renklerle soluk, kırık renkler arasındaki kontrasttır; doygun renk soluk bir çevrede daha canlı görünür («Yedi kontrast, tek tek»).
- Afişi yedi soruyla tarayarak: farklı saf tonlar, en aydınlık ve en karanlık bölgeler, sıcak ve soğuk bölgeler, karşıt çiftler, komşusu yüzünden değişen renkler, en doygun renk ve alanların oranı. Örneğin koyu lacivert zemin, beyaz başlık ve küçük turuncu bir düğmeden oluşan bir afişte açık–koyu, tamamlayıcı, sıcak–soğuk, miktar ve doygunluk kontrastları birlikte çalışır («Bir görseli yedi soruyla taramak», «Örnek — bir kampanya afişini analiz etmek»).
- Büyük alanlı bir çevrenin içinde küçük bir alanda kalan renk vurgu kazanır; göz çoğu zaman önce o küçük alana gider («Yedi kontrast, tek tek»).
- Açık–koyu kontrastının afişin taşıyıcı kontrastı olduğunu; biçim ve okunaklılık renk tonundan bağımsız olarak açıklık farklarıyla sağlanmıştır («Bir görseli yedi soruyla taramak»).
- Açık–koyu kontrastı: koyu zemin açık bir tenin önünde güçlü bir açıklık farkı yaratır, koyu bir tende bu fark azalır ve yüzün kenarları zeminle kaynaşabilir. Yüzlerin arkasında zemini biraz açmak, yüzlere ışık kenarı vermek ya da daha açık bir arka alan koymak her yüzü zeminden ayırır («Örnek — bir kampanya afişini analiz etmek»).
Kaynaklar
- Itten, J., The Art of Color, Reinhold Publishing, New York, 1961; Almanca özgün baskı Kunst der Farbe, Otto Maier Verlag, Ravensburg, 1961.
- Getty Research Institute, «Bauhaus: Color», çevrimiçi sergi.
- Worqx, «Johannes Itten's Color Contrasts».
Sonraki adım
DT-12 miktar kontrastını sayıya döküyor: bir sayfada ya da bir odada renklerin altmış, otuz ve on gibi paylara bölünmesi önerisinin nereden geldiğini, bu önerinin eski renk ağırlığı fikirleriyle bağını ve oranı bozmanın ne zaman işe yaradığını tartışıyor. DT-16 ise eşzamanlı kontrastı bir sınıf alıştırmasına çeviriyor: Josef Albers'in öğrencilerine aynı kâğıt parçasını iki farklı zeminde iki ayrı renk gibi, iki farklı parçayı da uygun zeminlerde birbirinin eşi gibi gösterttiği ödevleri anlatıyor.