İçeriğe geç

M13-D05

Aktif imgelem

Jung'un aktif imgelem yöntemini ve onun kullanımının sınırlarını açıklar.

Psikanaliz Akademisi — M13, Bireyleşme, rüya ve sembol · 3.051 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Jung'un aktif imgelemi, uyanıkken bir imgeye dikkat verip onu kendi yoluna bırakmak ve sonra ona bilinçli bir konumdan karşılık vermektir. Edilgen fantezide kişi izler; etkin fantezide sahnenin içine girer.

Yöntemin kuramı 1916 tarihli aşkın işlev denemesindedir: iki karşıt konum birbirini yutmadan karşılaşınca üçüncü bir tutum doğar. Biçim vermek, Jung'a göre, anlamı sormadan tamamlanmaz.

Jung 1958 önsözünde yöntemin mümkünse uzman gözetiminde kullanılmasını istedi ve en ağır tehlikeyi yüzeye çıkan içeriğin bilinci ele geçirmesi diye tarif etti. Sağlam bir ego konumu yöntemin ön koşuludur.

Yöntemin kendisi denetimli çalışmalarla sınanmadı; akraba yöntemlerin kanıtı ona taşınamaz.

Açılış sahnesi

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde, Babakale yoluna çıkan sokakta bir tabela atölyesi, cumartesi akşamı. Nesibe yirmi yıldır dükkân camlarına harf yazıyor; fırçası bir milimetre şaşmaz, çünkü harfin nereye gideceği önceden çizilmiştir. İşi bitirince arka masaya geçip kimseye göstermediği kartonlara boya sürmeyi alışkanlık edinmiş. Plan yok, eskiz yok.

Ferhat kapıdan başını uzatıyor. Burnun ucundaki deniz fenerinde bekçilik yapıyor, gece nöbetine çıkmadan önce bazen çay içmeye uğruyor. Masadaki kartona eğiliyor: koyu bir mavi lekenin içinden bir yüz çıkmış, bir gözü kapalı.

"Bunu sen mi düşündün?" diye soruyor.

"Düşünmedim," diyor Nesibe. "Lekeyi sürdüm, sonra bir burun gördüm, sonra ağız geldi. Üç akşamdır bu yüzle uğraşıyorum. Tuhafı şu: içimden onunla konuşuyorum. Neden bir gözünü kapattın diye sordum. Kapalı göz bende bir şeyi açtı sanki."

Ferhat bir süre resme bakıyor. "Güzel," diyor, "ama bir şey soracağım. Bu konuşma seni bir yere götürüyor mu, yoksa sen mi onu bir yere götürüyorsun? Bizim fenerde bir kural var: ışığa uzun bakan gözünü kaybeder."

Nesibe gülüyor, ama fırçayı bırakıyor.

Ayvacık'taki atölye de Nesibe ile Ferhat da yalnız bu derse ait birer kurgu. Nesibe'nin yaptığına yakın bir şeyi Jung bir yönteme çevirdi ve ona bir ad verdi; Ferhat'ın sorusunu da Jung kendi yöntemine sordu.

Bu derste ne olacak

M13-D03 rüyayı Jung'un gözünden okudu; önceki ders de rüya imgesinin kültür malzemesiyle nasıl genişletildiğini işledi. Bu ders imgeyle çalışmanın uyanık hâline geçiyor: kişi rüyasını bekleyip yorumlamak yerine imgeyi kendisi çağırıyor ve onunla konuşuyor.

Önce yöntemin tanımını, aşkın işlevle bağını ve aldığı biçimleri kuracağız. Dersin ikinci yarısı sınırlara ayrılıyor: Jung'un kendi uyarıları, yöntemin kime uygun düşmediği ve araştırmanın bu yöntem hakkında neden çok az şey söyleyebildiği.

Sıfır noktası

Yöntemin doğduğu yıllar, Kara Kitaplar ve Liber Novus, M10-D06'da anlatıldı; yöntem önce Jung'un kendi defterlerinde denendi. Adı da geç geldi. Jung uzun süre ona farklı adlar verdi; Joan Chodorow'un 1997'de yayımlanan derlemesinin girişine göre «aktif imgelem» terimini kamuya açık bir konuşmada ilk kez Tavistock dizisinde (1935) kullandı.

Yaygın yanlış"Aktif imgelem, istediğin şeyi hayal edip zihninde canlandırmaktır; Jung'un yöntemi bir tür olumlu düşünme alıştırmasıdır."
Doğrusu

Yöntemde imgenin içeriğini kişi seçmez. Jung 1929'da Altın Çiçeğin Sırrı'na yazdığı yorumda ilk adımı ruhta olayların olmasına izin vermek diye anlatır ve bilincin sürekli araya girip düzeltmesini bu adımın en büyük engeli sayar. İmge kendi yolunu izler, kişi ona sonradan karşılık verir.

Mekanizma

Aşkın işlev: iki konumun buluşması

Jung yöntemin kuramını 1916'da yazdığı bir denemede kurdu; telafi düşüncesi onun arka planıdır (M11-D08). Künyenin ayrıntısı burada işe yarıyor: elyazması 1953'e kadar Jung'un dosyalarında kaldı, 1957'de Zürih'teki Jung Enstitüsü öğrencilerinin yayımladığı bir İngilizce çeviriyle basıldı, Almanca özgün metni ise Jung'un epeyce elden geçirdiği biçimiyle 1958'de bir armağan kitabında çıktı.

Jung içsel konuşmayı iki insan arasındaki tartışmaya benzetir: içindeki öteki sese söz hakkı tanımayan, dışarıdaki ötekini de hakkıyla dinleyemez. Anı kitabının o yılları anlatan bölümü de bu konuşmanın adını taşır (M10-D06).

Seyirci kalan bilinç

Fantezi kendiliğinden gelebilir: dalıp gitmek, uykuya dalarken akan imgeler. Ya da kişi dikkatini bilerek içe çevirip bir şeyin belirmesini bekleyebilir. Jung 1921 tarihli Psikolojik Tipler'in tanımlar bölümünde bu iki durumu ayrı adlarla anar.

Jung 1928'de ego ile bilinçdışının figürlerini ayırt etme tekniğini anlatırken bir hastasının fantezisini örnek verir: adam nişanlısının buzla kaplı bir nehre koştuğunu, buzun yarıldığını ve kızın yarığa atladığını görür; kendisi kıyıda üzgün bakakalır. Jung'a göre fantezinin sorunu içeriğinden çok hastanın tutumudur. Gerçek hayatta böyle bir sahnede adam koşar, kızı tutar; fantezide hiçbir şey yapmaz. Jung bu seyirciliği, hastanın bilinçdışına karşı genel tutumunun bir aynası sayar: büyülenmiş ve donmuş. Aktif imgelem bu noktada başlar. Kişi sahnenin içine girer ve onun içinde gerçek biri gibi davranır.

Yaygın yanlış"Aktif imgelem, serbest çağrışımın Jung'daki adıdır."
Doğrusu

Jung 1958'de yazdığı önsözde serbest çağrışımı yöntemin bir sapma yolu olarak andı: süreç çağrışıma dönüşünce kişinin kendi komplekslerinin dar dairesinde dönüp durabileceğini yazdı. Serbest çağrışımda kişi aklına geleni söyler ve bir anlam ağı ortaya çıkar (Temel Psikoloji, M01-D05). Aktif imgelemde ise tek bir imgede kalınır ve kişi ona karşılık verir.

Sözcük, fırça, kil, beden

1916 denemesinde Jung belirsiz bir içeriği görünür kılmak için çizmeyi, boyamayı ve yoğurup biçim vermeyi önerir. Ona göre eller, aklın uzun süre çözemediği bir bilmeceyi bazen çözer; biçim veren kişi rüyayı uyanıkken daha ayrıntılı biçimde sürdürür. Hareket de bu biçimlere katıldı: Altın Çiçek yorumunda Jung, hastaları arasında mandalayı çizmek yerine dans eden kadınlar olduğunu anlatır.

Biçim vermek yöntemin yalnız yarısıdır. Jung'a göre ikinci yarı, ortaya çıkan malzemenin anlamının ve kişiye yönelttiği ahlaki talebin sorulmasıdır. 1958 önsözünde andığı ikinci tehlike tam buradadır: kişi ürettiği malzemeye yalnız estetik bir ilgi duyar, güzel imgeler arasında dolaşır ve hiçbir şey değişmez.

Herkes için değil

Jung yöntemi önerirken bir uyarıyı da hep yanında taşıdı. En açık metni 1958'de aşkın işlev denemesine eklediği önsözdür. Orada aktif imgelemi bilinç eşiğinin hemen altındaki içerikleri yüzeye çıkarmanın en önemli yardımcısı sayar, hemen ardından da yöntemin tehlikesiz olmadığını ve mümkünse ancak uzman gözetiminde kullanılması gerektiğini yazar.

Denemenin gövdesi gerekçeyi verir: serbest kalan bilinçdışı egoyu kenara itebilir ve ego duyguların basıncına karşı kendini savunamaz hâle gelebilir; Jung bunun bazı ağır ruhsal tabloların başlangıcında da görüldüğünü yazar. Yöntemin ön koşulu bu yüzden sağlam bir bilinçli konumdur. Chodorow da derlemesinin girişinde yöntemin ancak bilinçdışıyla güçlü bir karşılaşmayı kaldırabilecek, gelişmiş bir ego konumuna sahip kişilerce denenmesi gerektiğini vurgular.

Ferhat'ın fener benzetmesi bu uyarıya yakın duruyor. Gerçeklikle bağın zayıfladığı dönemler geçirmiş biri, ağır bir kaybın ya da sarsıcı bir olayın hemen ardındaki biri, ya da yalnız yaşayıp kimseyle konuşamayan biri için iç sese uzun süre kapı açmak başka anlamlar taşır. Bu kişiler zayıf ya da kusurlu sayılamaz; onlar için gereken şey bir çerçevedir, yani yöntemin bir uzmanla, belli bir ritim içinde ve geri dönüş yolu açık tutularak yürütülmesi.

Yaygın yanlış"Aktif imgelem kişinin geleceğini gösterir; içerideki bilge figür ne derse doğrudur."
Doğrusu

Jung imgeden çıkan malzemeye bir kehanet ya da buyruk değeri vermedi. Ona göre malzeme anlaşılmayı ve bilinçli egonun karşı konumuyla tartışılmayı bekler; figürün sözüne körü körüne uymak, egonun yerini imgeye bırakmak olur. Jung'un uyarısındaki en ağır tehlike de buydu: kişiliğin içerik tarafından ele geçirilmesi.

Usta katmanı

Jung'un yöntem hakkındaki tutumu tek sesli olmadı. 1958 önsözü uzman gözetimi isterken, 1916 denemesi yöntemi analiste bağımlılıktan kurtaran bir yol diye över. Chodorow'un derlemesinde yer alan 30 Nisan 1947 tarihli bir mektupta Jung, uzun süredir analizde olan bir yazışma ortağına artık analistlere bağlı kalmamasını, rüya malzemesini aktif imgelemle kendisinin karşılamasını önerir. Mektuptaki kişi yıllarca analiz görmüş biriydi; bağımsızlık önerisi böyle bir geçmişin ardından geliyor. Gözetim isteği ile bağımsızlık övgüsü, yöntemin kime ve hangi evrede önerileceği sorusunda buluşuyor.

Bugünkü klinik dünyada imgeyle çalışan başka yöntemler de var ve bunların bir kısmı denetimli deneylerle sınandı. En yakın akraba imgede yeniden yazma (imagery rescripting): kişi zor bir anıyı imgelemde canlandırıp gidişatını değiştiriyor (Terapi, S08-P01-D07). Yöntem Jung'dan gelmiyor ve imgenin yönünü terapist kuruyor.

İkinci akraba duygusal ifadeli yazma, yani kişinin zor bir yaşantıyı birkaç gün üst üste yazıya dökmesi. Pennebaker'ın başlattığı bu çizginin meta-analizleri ortalamada küçük ama olumlu bir etki buldu (kartı Temel Psikoloji M16-D02 taşıyor). Aktif imgelemde de yazı sık kullanılan bir taşıyıcıdır, ama yazının içeriği bir konuşmaya dönüşür ve tek bir imgede kalır.

Riskin bugünkü karşılığı iç dünyaya dönen başka bir alanda ölçülmeye başlandı: bilinçli farkındalık (Terapi, S05-P01-D04) ve meditasyon.

İmgelemin bir riski daha bellekle ilgili: bir sahneyi canlı biçimde imgelemek, onun gerçekten yaşandığına duyulan güveni artırabiliyor (Temel Psikoloji, M08-D07). İmgede beliren bir figürün geçmişe dair söyledikleri bu yüzden bir anı kanıtı sayılamaz.

Kanıtın sınırı

Aktif imgelemin kendisini sınayan denetimli bir çalışma neredeyse yok. Jung'un ve izleyicilerinin yazdıkları vaka anlatıları, eğitim deneyimleri ve kuramsal yorumlardan oluşuyor. Yöntem kişiye göre biçim değiştirdiği için sınanması zor; hangi biçimin kime iyi geldiğini ayırt eden bir çalışma yapılmadı. Dersteki kanıt kartları bu yüzden akraba yöntemlerden geliyor ve aktif imgeleme ancak dolaylı bir ışık tutuyor. İmgede yeniden yazmanın ya da duygusal ifadeli yazmanın etkisini Jung'un yöntemine genellemek mümkün olmaz.

Riskin büyüklüğü de bilinmiyor. Jung'un uyarısı bir klinisyenin gözlemi; kaç kişinin yöntemden zarar gördüğünü gösteren bir sayı yok. Kime uygun olmadığını baştan söyleyen bir ölçüt de geliştirilmiş değil; karar klinisyenin yargısına kalıyor. Meditasyon çalışmalarındaki istenmeyen etki oranları ise çoğunlukla Batılı örneklemlerden geliyor ve yöntemden yönteme aktarılamıyor. Rüyaya ve iç sese farklı anlam veren kültürlerde aynı imge deneyiminin nasıl yaşandığı da tartışmaya açık bir soru.

Kendin dene

Aklında kalsın

Jung'un aktif imgelemi, uyanıkken bir imgeye dikkat verip onu kendi yoluna bırakmak ve sonra ona bilinçli bir konumdan karşılık vermektir. Edilgen fantezide kişi izler; etkin fantezide sahnenin içine girer.

Yöntemin kuramı 1916 tarihli aşkın işlev denemesindedir: iki karşıt konum birbirini yutmadan karşılaşınca üçüncü bir tutum doğar. Biçim vermek, Jung'a göre, anlamı sormadan tamamlanmaz.

Jung 1958 önsözünde yöntemin mümkünse uzman gözetiminde kullanılmasını istedi ve en ağır tehlikeyi yüzeye çıkan içeriğin bilinci ele geçirmesi diye tarif etti. Sağlam bir ego konumu yöntemin ön koşuludur.

Yöntemin kendisi denetimli çalışmalarla sınanmadı; akraba yöntemlerin kanıtı ona taşınamaz.

Sonraki derse köprü

Nesibe'nin kartonundaki yüz neyin nesi? Bir dükkân tabelası «fırın» der ve okuyan ne bulacağını bilir; harfle şey arasındaki bağ önceden kararlaştırılmıştır. Kapalı gözlü yüz ise Nesibe'ye ne söylediğini henüz söylemiyor. Bilinen bir şeyin kısaltması olan bir imge ile henüz adı konmamış bir şeyin en iyi ifadesi olan bir imge arasında Jung keskin bir çizgi çekti. M13-D06, «Sembol ve işaret», bu çizginin nereden geçtiğini ve neden Freud'la Jung'u bir kez daha ayırdığını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.