M13-D02
Yaşamın ikinci yarısı
Jung'un yaşam ortası dönüşümüne dair görüşünü ve orta yaş krizi araştırmalarını karşılaştırır.
Psikanaliz Akademisi — M13, Bireyleşme, rüya ve sembol · 2.955 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Jung'a göre ilk yarının işi ego ve dünyada bir yerdir, ikinci yarınınki içe dönen sorular; sabahın idealleriyle öğleden sonrayı yaşamak sıkıntı doğurabilir.
Jung'un 1929'da verdiği oranlar, ikinci yarıdaki ve anlam yoksunluğundan yakınan hastalar, kendi muayenehanesinin bileşimidir.
«Orta yaş krizi» terimini Elliott Jaques 1965'te bir psikanaliz dergisinde kullandı ve merkezine kişinin kendi ölümüyle yüzleşmesini koydu. Levinson'un kırk erkeğe dayanan takvimi ve Sheehy'nin kitabı fikri yaygınlaştırdı.
Wethington'ın verisinde krizden söz edenler dörtte bir kadardı ve çoğu bunu yaşa değil olaylara bağladı. Mutluluğun U eğrisi kesitsel veride görünüyor, ama kişi içi değişim için tartışmalı.
Jung'un fikri bir dönüşüm imgesi olarak güçlü. Herkesin belli bir yaşta geçtiği zorunlu bir kriz olarak desteklenmiyor.
Açılış sahnesi
Sinop'un Gerze ilçesinde, limana bakan iki katlı bir evin üst katı, kasım başı bir pazar. Annelerinin dolabından çıkan kutuda yirmiye yakın fotoğraf var; kardeşler onları sehpanın üstüne diziyor. Nuray kırk sekizinde. Yirmi beş yıldır limanda balıkçı ağı onarıyor, parmaklarının ucu hâlâ misinadan nasırlı. Bekir ondan iki yaş küçük, Samsun'daki bir hastanenin biyokimya laboratuvarında laborant.
Bir fotoğrafta duruyorlar. Otuz yıl öncesinden, bir bayram sabahı: Nuray on sekizinde, saçları omzunda, elinde üniversite sınavının sonuç kâğıdı. Bekir yanında, kocaman bir ceketin içinde kaybolmuş.
"O gün ne istiyordum, biliyor musun?" diyor Nuray. "İstanbul'a gitmek. Bir büroda, temiz bir masada oturmak. Kimse bana balık kokuyor demesin." Gülüyor. "Gitmedim. Babam hastalandı, ağlar kaldı."
Bekir fotoğrafı ışığa tutuyor. "Ya şimdi?"
Nuray bir süre düşünüyor. "Şimdi mi? Ağı onarırken düğümün nerede tutacağını bilmek hoşuma gidiyor. Kızım öğretmen oldu, onun yolunu açmak istiyordum, açıldı. Şimdi istediğim daha küçük ve daha benim. Sabah denize bakmak. Annemin bu fotoğraflarına bir yazı yazmak belki." Bir an susuyor. "On sekizimde istediğim yanlış değildi. Sadece artık benim değil."
Nuray da Bekir de bu sayfanın hayal ürünü. Konuşmada çöküş de kaçış da yok; yalnız iki istek listesi ve aralarında otuz yıl. Jung'un yaşam ortası fikri böyle sakin bir yer değiştirmeyi anlatır; «orta yaş krizi» adı ise sonradan, başka bir yazarın elinden geldi.
Bu derste ne olacak
Bireyleşmeyi (M13-D01) Jung'un hayatın öğleden sonrasına yerleştirdiği bir süreç olarak bırakmıştık. Bu ders o yerleştirmenin peşine düşüyor: Jung hayatın iki yarısı fikrini klinikte nasıl kullandı, ikinci yarıda ilk yarının ideallerini sürdürmeyi neden bir sorun saydı, kendi hastalarının yaşları hakkında ne yazdı?
Sonra «orta yaş krizi» teriminin 1965'teki doğuşunu ve 1970'lerde yaygınlaşmasını izleyip onu araştırmanın karşısına koyacağız: insanlar orta yaşta gerçekten krize giriyor mu, mutluluk orta yaşta dibe mi vuruyor?
Sıfır noktası
Jung'un hayatı iki yarıya ayıran 1931 tarihli yazısını, güneşin yolu benzetmesiyle birlikte M11-D07 anlattı. Burada o metni yeniden okumayacağız; bakacağımız şey, Jung'un bu imgeyle ne iş gördüğü. İmge bir takvim gibi okunabilir, bir yön değişikliği gibi de. İki okuma arasındaki fark bu dersin ekseni.
Gündelik dilde «orta yaş krizi» ani bir kopuşu çağırır: işini bırakan, gençliğini geri almaya çalışan biri. Jung'un yazdığı ise bir sorunun yer değiştirmesidir.
Yaygın yanlış"Orta yaş krizi kavramını Jung buldu."
Jung hayatın ortasında bir dönüm noktası olduğunu 1930'larda yazdı ama «kriz» terimini kullanarak bir evre tanımlamadı. Terimi Elliott Jaques 1965'te ortaya attı. Popüler anlatılar iki adı sık sık birbirine karıştırır.
Mekanizma
Sabahın görevleri, öğleden sonranın görevleri
Jung'un çerçevesinde hayatın ilk yarısının işleri dışarıdadır. Kişi bir ego kurar, ailesinden ayrılır, bir meslek edinir, bir yuva kurar, çocuk büyütür, toplumda bir yer açar. Persona (M11-D04) bu yılların aracıdır. Jung bu işleri küçümsemez; onları ertelenmemesi gereken, doğal görevler sayar. Ego sağlam kurulmadan ikinci yarının işine girilemez.
İkinci yarının görevi ise yön değiştirir. Jung'a göre kişi bu yıllarda dışarıda kazandığını içeride karşılamak zorundadır: ihmal edilmiş işlevler (M12-D02), gölgede kalan yanlar, ilk yarıda ertelenmiş anlam soruları. Bireyleşmenin asıl yükü buraya düşer. Erikson'un sonradan orta yetişkinliğe yerleştirdiği üretkenlik ile durgunluk gerilimi (psikososyal evreler, Temel Psikoloji M12-D02) dışarıya, sonraki kuşaklara dönük bir görevdir; Jung'unki daha çok içeriye bakar. İki şema aynı yaşlara farklı yükler bindirir.
Öğleden sonrayı sabahın programıyla yaşamak
Jung bu fikri muayenehanesindeki tabloyu açıklamak için de kullandı. 1929'da bir psikoterapi kongresinde konuştuğu ve iki yıl sonra derlemesine koyduğu «Ziele der Psychotherapie» yazısında, hastalarının üçte birinin klinik olarak tanımlanabilen bir nevrozdan çok hayatlarının anlamsızlığından ve amaçsızlığından yakındığını, üçte ikisinin de hayatın ikinci yarısında olduğunu yazar. Bunu kendi muayenehanesinin bileşimi olarak verir; bir nüfus oranı olarak sunmaz.
Jung'un buradan çıkardığı sonuç bir uyarıydı. İlk yarıda işe yarayan idealler, ikinci yarıda aynı biçimde sürdürülürse yük olabilir. Başarı, büyüme, kazanmak, beğenilmek sabahın pusulasıdır; öğleden sonra aynı pusulayla yürüyen kişi, Jung'a göre hedefe vardığı hâlde kendini boşlukta bulabilir. Burada sorun ideallerin yanlış oluşu sayılmaz; zamanlarının geçmiş olmasıdır. Jung bunu bir yön değiştirme çağrısı olarak okudu.
Yaygın yanlış"Jung'a göre ikinci yarıda dış dünyadan çekilmek, işi ve ilişkileri bırakmak gerekir."
Jung bir yön değişikliğinden söz etti; kişinin ilişkilerini ya da sorumluluklarını terk etmesini önermedi. İçe dönüş dış hayatın yanında yürür. M13-D01'in ayırdığı gibi bireyleşme topluluktan kopmayı içermez.
Bir terimin doğuşu: Jaques 1965
«Orta yaş krizi» sözünü psikolojiye kazandıran metin Jung'dan otuz yıl sonra, Londra'da bir psikanalistten geldi. Toronto doğumlu, eğitim analizini Melanie Klein'la yapmış psikanalist ve örgüt kuramcısı Elliott Jaques, 1965'te Uluslararası Psikanaliz Dergisi'nde «Death and the Mid-Life Crisis» başlıklı makalesini yayımladı. Merkezde kişinin kendi ölümünü artık soyut bir bilgi olarak taşıyamaması vardı.
Jaques işe büyük sanatçıların biyografileriyle başladı. 310 ressam, besteci, şair, yazar ve heykeltıraşın hayatına baktığını ve otuz beş yaş civarında belirgin bir dönüm gördüğünü yazdı. Bu dönüm üç biçimde ortaya çıkabiliyordu: yaratıcı kariyer kuruyabiliyor ya da ölümle bitebiliyor, yaratıcılık ilk kez belirebiliyor ya da işin niteliği değişebiliyordu. Gençliğin ateşten yeni çıkmış, hızlı yaratıcılığının yerini yontulmuş, işlenerek olgunlaştırılmış bir yaratıcılığın aldığını öne sürdü.
Jaques'ın krizi bir felaket olarak kurmadığını da eklemek gerekir. Ona göre ölümlülükle yüzleşmek kişiyi daha düşünceli, sınırlarını kabul eden ve yarattığını sabırla işleyen birine dönüştürebilirdi. Jung'un öğleden sonrası ile Jaques'ın yontulmuş yaratıcılığı arasında bir akrabalık var; ama Jaques yön değişikliğinin motoruna anlam arayışını koymadı, ölümün bilince girişini koydu.
Bir evrenin takvime bağlanması: Levinson ve Sheehy
Terim 1970'lerin sonunda iki kitapla geniş kitleye ulaştı. Psikolog Daniel Levinson ve ekibinin 1978'de yayımlanan «The Seasons of a Man's Life» kitabı, 35 ile 45 yaş arasındaki 40 Amerikalı erkekle yapılmış uzun yaşam öyküsü görüşmelerine dayanıyordu. Örneklem onar kişilik dört gruptan kurulmuştu: biyologlar, romancılar, yöneticiler ve fabrika işçileri. Levinson yetişkinliği birbirine geçen çağlar olarak çizdi ve kırk ile kırk beş arasına bir orta yaş geçişi yerleştirdi. Kendi kaynakları arasında Freud ve Erikson'un yanında Jung da vardı.
Aynı yıllarda gazeteci Gail Sheehy'nin 1976 tarihli «Passages» kitabı yetişkin hayatının öngörülebilir krizlerini anlatan bir çok satan oldu; Levinson ekibinin vardığı sonuçların bir kısmı geniş okura önce bu kitap yoluyla ulaştı. İki kitap birlikte krizi herkesin takviminde yeri olan bir evreye dönüştürdü.
Yaygın yanlış"Orta yaş geçişi kırk ile kırk beş arasında herkesin içinden geçtiği bir evredir."
Bu yaş aralığı Levinson'un kırk erkekle yaptığı görüşmelere dayanan bir öneridir. Farklı cinsiyet, sınıf ve kültürden insanlarla yürütülen sonraki geniş örneklemli çalışmalar böyle bir zorunlu evreyi doğrulamadı. Orta yaş krizinin herkese uğrayan bir dönem olduğu inancını Terapi tarafında S01-P03-D05 de ele alır.
Usta katmanı
Jaques'ın terimi ile Levinson'un takvimi sınanabilir bir iddiaya dönüştü: orta yaşta kriz yaşayanlar çoğunluk mu? İlk ulusal taramasını 1995/96'da MacArthur Vakfı'nın orta yaş araştırma ağının yürüttüğü MIDUS çalışması orta yaşı geniş Amerikan örneklemleriyle ölçtü; sonuçları 2004'te Orville Brim, Carol Ryff ve Ronald Kessler'in derlediği «How Healthy Are We?» kitabında toplandı. Cornell'den sosyolog Elaine Wethington, 2000'de yayımladığı bir makalede orta yaş krizi sorusunu doğrudan sordu.
Cornell Üniversitesi'nin çalışmayı duyuran açıklamasına göre, 28 ile 78 yaş arasında 724 Amerikalıyla yapılan telefon görüşmelerinde katılımcıların yaklaşık dörtte biri bir orta yaş krizi geçirdiğini söyledi; bildirilen krizlerin çoğu yaşlanmaya değil, o yıllarda yaşanan ağır hayat olaylarına bağlandı. Bu sayılar makalenin kendisinden değil kurumun duyurusundan aktarılıyor; ölçüm de kişinin kendi tanımına dayanıyor ve bulgu o dönemin Amerika'sıyla sınırlı.
Bu veri Jaques'a da dokunur. Üniversitenin duyurusuna göre krizini yaşlandığını ve zamanın geçtiğini fark etmeye bağlayanlar yalnız beşte bir kadardı; yaklaşan ölüm duygusunu anan pek az kişi çıktı.
İkinci tartışma ölçüme bağlı. İktisatçılar David Blanchflower ve Andrew Oswald 2008'de, yaklaşık yarım milyon Amerikalı ve Batı Avrupalının verisiyle, iyi oluşun yaşam boyunca U biçiminde ilerlediğini ve tipik bir kişide orta yaşta en düşük noktaya indiğini bildirdi. Bulgu hızla «orta yaş krizi kanıtlandı» diye dolaşıma girdi.
Tartışma kapanmadı. Oswald'ın da içinde olduğu bir ekip 2023'te, yaklaşık yarım milyon kişinin izlem verisiyle, uyku sorunları, yoğun iş stresi ve ağır çökkünlük gibi sıkıntı göstergelerinin orta yaşta tepe yaptığını bildirdi ve bunu Jaques'ın öngörüsüyle uyumlu buldu. Ortalamadaki bir tümsek herkesin aynı yaşta kriz geçirdiğini göstermez; Galambos ve arkadaşlarının uyardığı gibi tek bir eğri hayat yollarındaki çeşitliliği gizleyebilir. Orta yaşta haftalarca süren çökkünlük, uykusuzluk ya da umutsuzluk bir dönüşüm imgesiyle süslenecek bir şey olarak görülmemeli; bir sağlık sorunudur ve yardım aramayı gerektirir.
Yaygın yanlış"Mutluluğun orta yaşta dibe vurduğu kanıtlanmış bir yasadır."
U eğrisi büyük kesitsel verilerde sık görülse de aynı kişileri yıllar boyu izleyen çalışmalarda tablo karışık. Ortalama bir eğilim kişiye özgü bir takvim sunmaz. Eğrinin varlığı ve biçimi üzerine tartışma sürüyor.
Kanıtın sınırı
Jung'un yaşam ortası fikri bir hekimin kendi hastalarından ve kültür malzemesinden çıkardığı bir yorumdur; muayenehanesinin yaş bileşimi bir nüfusu temsil etmez. Jaques'ın 310 sanatçısı ve Levinson'un kırk erkeği de seçilmiş, dar örneklemlerdir; ikisi de karşılaştırma grubu içermez. Geniş örneklemli çalışmalar kriz bildirenlerin azınlıkta kaldığını ve sarsıntıların çoğunun yaştan çok hayat olaylarına bağlandığını gösteriyor; ama bu veri de büyük ölçüde Amerika'dan ve kişinin kendi tanımından geliyor. Kültür de bir sınırdır: emekliliğin, çocukların evden ayrılışının ve yaşlı bakımının farklı yaşlara düştüğü toplumlarda «orta yaş» bile aynı yıllara denk gelmeyebilir. Bu kanıtla Jung'un fikri bir dönüşüm imgesi olarak savunulabilir, ama herkesin geçtiği zorunlu bir kriz evresi olarak genellenemez.
Kendin dene
Aklında kalsın
Jung'a göre ilk yarının işi ego ve dünyada bir yerdir, ikinci yarınınki içe dönen sorular; sabahın idealleriyle öğleden sonrayı yaşamak sıkıntı doğurabilir.
Jung'un 1929'da verdiği oranlar, ikinci yarıdaki ve anlam yoksunluğundan yakınan hastalar, kendi muayenehanesinin bileşimidir.
«Orta yaş krizi» terimini Elliott Jaques 1965'te bir psikanaliz dergisinde kullandı ve merkezine kişinin kendi ölümüyle yüzleşmesini koydu. Levinson'un kırk erkeğe dayanan takvimi ve Sheehy'nin kitabı fikri yaygınlaştırdı.
Wethington'ın verisinde krizden söz edenler dörtte bir kadardı ve çoğu bunu yaşa değil olaylara bağladı. Mutluluğun U eğrisi kesitsel veride görünüyor, ama kişi içi değişim için tartışmalı.
Jung'un fikri bir dönüşüm imgesi olarak güçlü. Herkesin belli bir yaşta geçtiği zorunlu bir kriz olarak desteklenmiyor.
Sonraki derse köprü
Jung'un çerçevesinde ikinci yarıya dönen kişi yeni bir pusulayı nereden alır? Jung bu soruya hastalarının gece gördükleriyle cevap verdi. Bilinçli tutum tek yana yaslandığında rüyanın karşı ağırlık koyduğunu, telafi işlevini (M11-D08) anlatırken görmüştük; ama Jung rüyaya yalnız geçmişi dengeleyen bir işaret olarak bakmadı, kişinin henüz yürümediği bir yolun taslağını da aradı. Rüyanın bu ileriye bakan yüzünü, Jung'da rüya okumasının nasıl kurulduğuyla birlikte M13-D03 açıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.