İçeriğe geç

VLN-000 · Modül 2 · L0 Keşif

Güvenli kurulum, bakım ve temel ergonomi

2.953 kelime · 17 örnek · yaklaşık 13 dakika okuma · seslendirme 20 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kurulum, bakım ve ergonomi birbirine bağlı: kötü kurulum enstrümanı, bakımsızlık çalmayı, zorlaşan çalma da bedeni zorluyor.

Kutu düz zeminde açılmalı; önce yay sapından, sonra keman sapından ve gövdenin kenarından iki elle çıkarılmalı. Köprü, teller ve ince vidalardan tutulmamalı.

Yay, çubuğun doğal eğrisi korunacak kadar gerilmeli ve çalışma sonunda gevşetilmeli; reçine kıllara dokunmadan sürülmeli.

Köprü zamanla klavyeye eğilebiliyor; düzeltmek deneyim istiyor ve düşerse ses direği kayabiliyor. Akort önce ince vidalarla, burgular ise küçük adımlarla yapılmalı; tel kopmasına karşı yüz uzak tutulmalı.

Çalışma sonrası reçine tozu kuru bir bezle silinmeli, keman kapalı kutusunda ısı kaynaklarından ve ani değişimlerden uzak saklanmalı; sorunlar erken bir ustaya gösterilmeli.

Keman başın doğal ağırlığıyla tutulmalı; çeneyle bastırmak ve omzu kaldırmak yok. Omuzluk ve çenelik bedene göre ayarlanmalı; sol bilek düz, yay tutuşu gevşek kalmalı.

Uygun sehpa yüksekliği, ayna, kısa ve molalı çalışmalar bedeni koruyor. Keskin ağrı, uyuşma, süren sızı ya da geçmeyen deri tahrişi, ara vermeyi ve bir uzmana başvurmayı gerektiriyor.

Açılış sahnesi

Tahsin Bey, emekli olduktan sonra gençliğinde yarım bıraktığı kemana geri dönmeye karar veriyor. Bir yaylı çalgı ustasından ayarlı, iyi bir keman kiralıyor ve ilk hafta her gün çalışıyor. Her çalışmanın başında kemanı kutusundan sapından kavrayıp çıkarıyor, yayın vidasını sonuna kadar sıkıyor, kemanı çenesiyle sıkıca bastırıp sol omzunu kulağına doğru kaldırıyor. Bir saat ara vermeden çalışıyor; çalışma bitince yayı gergin hâliyle ve kemanı açık kutunun içinde, güneş alan pencerenin önündeki masada bırakıyor.

Haftanın sonunda Tahsin Bey'in boynu ve sol omzu ağrıyor; sabahları başını sola çevirmekte zorlanıyor. Çenesinin altında kızarık bir iz oluşmuş. Bir sabah kemana baktığında köprünün klavyeye doğru eğildiğini fark ediyor. Akort yaparken bir burguyu fazla çevirince mi teli kopuyor ve tel ucu yanağına çarpıyor.

Tahsin Bey, gençlik yıllarındaki keman öğretmeninin öğrencisi olan Şule Hoca'dan ders almaya başlıyor. Şule Hoca ilk derste kemana dokunmadan önce Tahsin Bey'den çalışmasını baştan sona bir kez göstermesini istiyor: kutuyu açmasını, kemanı çıkarmasını, yayı germesini, kemanı yerleştirmesini. Sonra kibarca gülümsüyor.

"Siz kemanı çalmadan önce üç kez yoruyorsunuz," diyor. "Bir kez çıkarırken, bir kez gererken, bir kez de omzunuzla sıkarken. Keman ağır değil, ama siz onu ağır taşıyorsunuz. Bugün tek bir nota çalmayacağız. Önce kemanla nasıl el sıkışacağınızı öğreneceğiz."

Bu derste ne olacak

Begüm'ün kemanı, Rıfat Usta'nın elinde çalınabilir hâle gelmişti. Tahsin Bey'in kemanı baştan beri ayarlıydı; onun sorunu kemanı her gün nasıl elleyip taşıdığında, nasıl koruduğunda ve bedenine nasıl yerleştirdiğinde.

Ders üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm kemanı ve yayı güvenle hazırlamaya ayrılıyor: kutuyu açmak, kemanı çıkarmak, yayı germek ve reçinelemek, köprüyü kontrol etmek, güvenle akort etmek. İkinci bölüm bakıma bakıyor: her çalışmadan sonra yapılacaklar, kemanın sıcaklık ve nemden korunması, ustaya ne zaman gidileceği. Üçüncü bölüm ergonomi: kemanı ve yayı bedene yerleştirmek, duruş, çalışma süresi ve bedenin verdiği işaretler.

Sıfır noktası

Kurulum, kemanı kutusundan çıkarıp çalmaya hazır hâle getiren adımların bütünü; bakım, kemanın ve yayın yıllarca sağlıklı kalması için düzenli yapılan küçük işler; ergonomi ise enstrümanın bedene, bedeni zorlamayacak biçimde yerleştirilmesi. Üçü birbirine bağlı: kötü bir kurulum enstrümana zarar verebiliyor, bakımsız bir enstrüman çalmayı zorlaştırıyor, zorlaşan çalma da bedeni gerginliğe itiyor.

Keman hafif bir enstrüman; ama sürekli aynı konumda, çene ile omuz arasında tutuluyor. Bu konum, küçük bir yanlışı saatler içinde büyük bir gerginliğe dönüştürebiliyor. Tahsin Bey'in boyun ağrısı, kemanın ağırlığından değil, onu omuzla ve çeneyle sıkıştırmaktan kaynaklanıyordu.

Bakım da aynı biçimde birikiyor. Gergin bırakılan bir yay ya da güneşte kalan bir keman bir gecede bozulmuyor; ama bu alışkanlıklar haftalar ve aylar içinde enstrümana kalıcı zarar verebiliyor.

Kendi gündelik bir alışkanlığını düşün: hiç fark etmeden her gün yaptığın ve bedenini ya da bir eşyanı yavaş yavaş yoran bir şey var mı?

Mekanizma

Kutuyu açmak ve kemanı çıkarmak

Kemanın kutusu, açılmadan önce düz bir zemine, kapağı yukarı gelecek biçimde yatırılmalı. Kutuyu dik ya da ters açmak, içindeki kemanın ya da yayın düşmesine yol açabiliyor. Kilitler açıldıktan sonra kapak tamamen kaldırılmalı; yarı açık bir kapak kapanıp kemanın sapına çarpabiliyor.

Önce yay çıkarılıyor; çünkü yay genellikle kapağın iç kısmında ya da kemanın üstünde duruyor ve kemanı çıkarırken ona çarpmak kolay. Yay, sap kısmından, yani kılların başladığı tutamaktan kavranarak çıkarılıyor; çubuğun ince ucundan ya da kıllardan tutulmuyor.

Keman, sapından ve gövdenin kenarından iki elle kavranarak çıkarılmalı. Köprüden, ince akort vidalarından ya da tellerden tutmak, ayarı bozabiliyor ya da köprüyü yerinden oynatabiliyor. Tahsin Bey kemanı yalnızca sapından tutup tek hareketle çekiyordu; bu, gövdenin kutunun kenarına sürtünmesine ve köprünün itilmesine yol açabiliyordu.

Yayı germek ve reçinelemek

Yayın kılları, sap kısmındaki vida saat yönünde çevrilerek geriliyor. Germenin ölçüsü, çubuğun doğal eğrisinin korunması: çubuk kıllara doğru hafifçe kavisli kalmalı, düzleşmemeli ya da ters yöne bükülmemeli. Pek çok öğretmen, çubuk ile kıllar arasında ortada yaklaşık bir kalem kalınlığında boşluk kalmasını pratik bir ölçü olarak gösteriyor; ama en doğru ölçüyü öğretmen yayın kendisine bakarak verebilir.

Tahsin Bey vidayı sonuna kadar sıkıyordu; çubuk düzleşmiş, neredeyse ters yöne bükülmüştü. Bu hem sesi sertleştiriyor hem de çubuğun eğrisinin zamanla kalıcı olarak bozulmasına yol açabiliyor. Fazla gevşek bir yay ise çalarken çubuğun tele değmesine neden oluyor.

Reçine, yayın kıllarına kıllar boyunca, sap kısmından uca doğru birkaç kez hafifçe sürülüyor. Kıllara parmakla dokunmamak gerekiyor; ciltteki yağ kılların reçineyi tutmasını zorlaştırabiliyor.

Köprüyü kontrol etmek

Köprü yapıştırılmamış; tellerin baskısıyla yerinde duruyor. Akort yapıldıkça teller köprünün üst kenarını klavyeye doğru yavaş yavaş çekebiliyor. Bu yüzden köprü zamanla klavyeye doğru eğilebiliyor; Tahsin Bey'in fark ettiği şey tam olarak buydu.

Köprünün kuyruk takımına bakan yüzü, gövdeye yaklaşık dik durmalı. Köprü belirgin biçimde eğilmişse, bunu düzeltmek deneyim isteyen bir iş; köprü düzeltilirken düşerse ses direği de yerinden kayabiliyor. Şule Hoca, Tahsin Bey'e köprünün nasıl düzeltileceğini birkaç ders sonra göstermeyi, o zamana kadar ise eğilmeyi fark ettiği gün kemanı derse ya da dükkâna getirmesini istedi. Köprü düşerse ya da ses direği kayarsa, keman kendi başına ayarlanmaya çalışılmamalı; doğrudan bir ustaya götürülmeli.

Güvenle akort etmek

Akortta önce ince akort vidaları kullanılıyor. İnce vidalar, küçük farkları burgulara dokunmadan düzeltmeyi sağlıyor ve tel kopma riskini azaltıyor. Burgular yalnızca akort büyük ölçüde kaçtığında, örneğin yeni bir tel takıldığında ya da keman uzun süre çalınmadığında kullanılıyor.

Burguyla akort yaparken burgu, hafifçe içeri doğru bastırılarak küçük adımlarla çevriliyor; bu baskı, burgunun deliğinde tutunmasını sağlıyor. Burguyu büyük bir hareketle çevirmek, teli hedef sesin çok ötesine germek ve koparmak demek olabiliyor. Tahsin Bey'in mi teli tam olarak böyle koptu.

Tel koptuğunda ucu hızla savrulabiliyor. Bu yüzden akort yaparken yüzü telden biraz uzak tutmak ve özellikle ince mi telini küçük adımlarla germek gerekiyor. İnce akort vidaları da sonuna kadar sıkılmamalı; vidanın alt ucu gövdeye değip üst tablayı çizebiliyor. Çocuklar akort yaparken bir yetişkinin yanlarında olması güvenli.

Akort aleti, başlangıçta sesin doğru olup olmadığını görmek için çok yardımcı. Zamanla kulağın da akordu duymayı öğreniyor; bu konuyu sonraki derste ilk seslerle birlikte ele alacağız.

Her çalışmadan sonra

Çalışma bitince birkaç küçük adım, kemanın ve yayın sağlığını koruyor. Yayın vidası gevşetilerek kıllar gevşetiliyor; böylece çubuk eğrisini koruyor. Tahsin Bey'in gergin bıraktığı yay, birkaç ay içinde düzleşebilirdi.

Tellerin, klavyenin ve gövdenin üzerindeki reçine tozu, yumuşak ve kuru bir bezle siliniyor. Reçine tozu birikince verniğe yapışabiliyor ve temizlenmesi zorlaşıyor. Kemanın verniği için ev temizlik ürünleri, alkol ya da su kullanılmamalı; özel bir temizlik gerekiyorsa bir ustaya danışmak gerekiyor.

Keman ve yay kutuya yerleştirilip kapak kapatılıyor ve kilitleniyor. Kapağı açık bırakılan bir kutu, kemanı toza, düşmeye ve ani sıcaklık değişimlerine karşı korumuyor.

Sıcaklık ve nem

Keman, ahşaptan yapılmış ve tutkalla birleştirilmiş bir enstrüman; sıcaklık ve nem değişimlerinden etkileniyor. Çok sıcak ortamlar tutkalın yumuşamasına ve birleşim yerlerinin açılmasına yol açabiliyor; çok kuru ortamlar ahşabın büzülmesine ve çatlamasına neden olabiliyor; ani değişimler de akordu bozuyor ve ahşabı zorluyor.

Tahsin Bey'in kemanı, güneş alan bir pencerenin önünde açık kutunun içinde duruyordu. Şule Hoca, kemanı doğrudan güneş almayan, kaloriferden, sobadan ve klimanın doğrudan üflediği yerden uzak bir yerde, kapalı kutusunda saklamasını önerdi. Yazın kapalı bir arabanın içinde bırakılan bir keman özellikle risk altında.

Kışın kaloriferlerin havayı kuruttuğu evlerde, bazı çalıcılar kutunun içine konan nemlendiriciler kullanıyor. Bu araçların gerekli olup olmadığı yaşanılan yere ve eve göre değişiyor; yanlış kullanıldığında fazla nem de zarar verebiliyor. Bu konuda bir yaylı çalgı ustasının önerisini almak en güvenli yol.

Ustaya ne zaman gidilir?

Bazı durumlar bir yaylı çalgı ustasının bakmasını gerektiriyor. Köprü belirgin biçimde eğildiyse ya da düştüyse; gövdenin kenarlarında bir açılma, bir çatlak ya da çalarken bir vızıltı fark edildiyse; burgular sürekli kayıyor ya da çok sıkı dönüyorsa; yayın kılları belirgin biçimde azaldıysa ya da çubuk eğrisini kaybettiyse.

Bu durumların çoğu erken fark edildiğinde kolay ve ucuz çözülebiliyor; ertelendiğinde ise büyüyebiliyor. Begüm'ün hikâyesinde önerilen düzenli kontrol, bu yüzden bir lüks değil; Şule Hoca da Tahsin Bey'in kira sözleşmesindeki ücretsiz bakım hakkını kullanmasını hatırlattı.

Kemanı bedene yerleştirmek

Keman, sol köprücük kemiğinin üzerine oturuyor ve çenenin ya da çene kemiğinin ağırlığıyla yerinde tutuluyor. Burada önemli olan kelime "ağırlık": keman, başın doğal ağırlığıyla tutuluyor; çeneyle bastırarak ya da sol omzu kaldırarak sıkıştırılmıyor. Omuzluk ya da sünger, köprücük kemiği ile çene arasındaki boşluğu doldurarak bu ağırlığın rahatça aktarılmasını sağlıyor.

Şule Hoca, Tahsin Bey'e basit bir deneme yaptırdı. Tahsin Bey kemanı köprücük kemiğine yerleştirdi, başını hafifçe sola çevirip çenesini çeneliğe bıraktı ve sol omzunu indirdi. Sonra Şule Hoca kemanı sapından hafifçe destekledi ve Tahsin Bey'den çenesiyle bastırmadan, yalnızca başının ağırlığını bırakmasını istedi. Tahsin Bey ilk kez kemanın çenesinin altında rahatça durduğunu hissetti.

Bazı öğretmenler, kemanı sol el olmadan, yalnızca başın ağırlığıyla kısa bir süre tutabilmeyi bir denetim olarak kullanıyor; bazıları ise sol elin her zaman hafif bir destek sağlaması gerektiğini savunuyor. Hangi yaklaşım benimsenirse benimsensin, ortak ilke aynı: sıkıştırmak yok, omzu kaldırmak yok, başı öne ya da yana zorla bükmek yok.

Omuzluğun ve çeneliğin yüksekliği, bu dengenin anahtarı. Boynu uzun biri için alçak bir omuzluk, başı aşağı bastırmaya ya da omzu kaldırmaya zorluyor. Tahsin Bey'in omuzluğu alçaktı; Şule Hoca onu bir kademe yükseltti ve omzu kendiliğinden indi. Bu ayarın doğru olup olmadığını bir öğretmenle birlikte denemek gerekiyor.

Sol el, sol kol ve yayı tutmak

Sol kol, kemanın sapının altına doğru, dirsek gövdenin önünde ve hafifçe sağa dönük biçimde uzanıyor. Bilek düz kalıyor; avuç sapa yapışmıyor, sapın altında küçük bir boşluk bırakıyor. Başparmak ve işaret parmağının kökü sapı hafifçe tutuyor; sıkmıyor.

Yayı tutuş, sağ elin bütün parmaklarının çubuğa hafifçe dokunduğu, başparmağın bükülü ve rahat durduğu, bileğin ve parmakların esnek kaldığı bir kavrayış. Farklı keman okulları yayı biraz farklı biçimlerde tutuyor; öğretmenin gösterdiği tutuşla başlamak en sağlıklısı. Bu derste amaç sesin kendisi değil, yayı sıkmadan tutabilmek; ilk sesi bir sonraki derste çıkaracağız.

Yeni başlayanların sık yaptığı bir şey, yayı düşürme korkusuyla sıkıca kavramak. Şule Hoca, Tahsin Bey'e yayı önce bir kalem gibi parmak uçlarında taşımasını, sonra bütün parmaklarını yavaşça yerine koymasını gösterdi. Amaç, elin yayı tutarken bile gevşek kalabilmesi.

Duruş ve çalışma ortamı

Keman ayakta ya da oturarak çalınabiliyor. Ayakta çalarken ayaklar omuz genişliğinde açık, ağırlık iki ayağa eşit dağılmış, dizler kilitlenmemiş olmalı. Oturarak çalarken sandalyenin ön kısmına oturmak, ayakları yere tam basmak ve sırtı dik ama gergin olmadan tutmak gerekiyor; sağ kolun yayı rahatça hareket ettirebilmesi için sandalyenin kolçaksız olması işe yarıyor.

Nota sehpası, notayı okurken başı aşağı eğmeyi ya da kemanı indirmeyi gerektirmeyecek yükseklikte olmalı. Tahsin Bey notayı masaya koyuyordu; bu, başını sürekli aşağı eğmesine ve boyun ağrısının artmasına yol açıyordu.

Bir ayna, duruşu görmek için çok değerli. Şule Hoca, Tahsin Bey'e çalışırken arada bir aynaya bakmasını, omzunun kalkıp kalkmadığını, bileğinin düz durup durmadığını ve başının öne düşüp düşmediğini kontrol etmesini önerdi.

Çalışma süresi ve bedenin işaretleri

Yeni başlayan biri için uzun ve kesintisiz çalışmalar, kısa ve sık çalışmalardan çoğu zaman daha yorucu ve daha az verimli. Tahsin Bey'in bir saatlik kesintisiz çalışması, hem bedenini zorluyor hem de son yarım saatte dikkatini dağıtıyordu. Şule Hoca, ilk haftalarda kısa çalışma bölümleri ve aralarında kolları serbest bırakıp omuzları gevşettiği molalar önerdi.

Çalışmadan önce boyun, omuz ve kollar için birkaç hafif hareket, örneğin omuzları yavaşça çevirmek ve kolları sallamak, bedeni hazırlıyor. Bu hareketler zorlayıcı olmamalı; amaç ısınmak, esnemek değil.

Bedenin verdiği işaretler ciddiye alınmalı. Çalışma sırasında hafif bir yorgunluk doğal; ama keskin bir ağrı, uyuşma, karıncalanma ya da çalışmadan sonra saatlerce süren bir sızı, durup ara vermenin işareti. Bu belirtiler birkaç gün dinlenmeye rağmen sürüyorsa ya da tekrarlıyorsa, bir hekime ya da müzisyenlerle çalışmış bir fizyoterapiste görünmek gerekiyor. Tahsin Bey'in sabahları başını çevirememesi, Şule Hoca'nın ilk ders bitmeden ona bir fizyoterapiste görünmesini önermesine yetti. Bu ders tıbbi bir öneri sunmuyor; bedenin işaretlerini fark etmeyi ve gerektiğinde bir uzmana yönelmeyi hatırlatıyor.

Çenenin altındaki kızarıklık da bir işaret. Çenenin çeneliğe sürekli bastırılması ve sürtünmesi bu tür tahrişlere yol açabiliyor; daha hafif bir temas ve uygun bir çenelik çoğu zaman yardımcı oluyor. Bazı çalıcılar çeneliğin üzerine yumuşak bir bez koyuyor. Tahriş geçmiyorsa ya da yaralanıyorsa bir dermatoloğa danışmak gerekiyor.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Kurulum ve bakım alışkanlıkları ilk haftalarda yerleşiyor ve sonra güçlükle değişiyor. Şule Hoca gibi öğretmenler ilk derslerde nota çaldırmadan önce kutuyu açmayı, kemanı çıkarmayı ve yayı germeyi bir ritüel gibi öğretiyor. Bu ritüel, çalışmanın başında bedeni ve zihni sakinleştiren bir hazırlık anına da dönüşüyor.

İkinci bir incelik, ergonominin kişiye özel olduğunu kabul etmek. Boyun uzunluğu, omuz yapısı, çene biçimi ve kol uzunluğu kişiden kişiye değişiyor; bir öğrenci için ideal olan omuzluk ve çenelik, bir başkası için uygunsuz olabiliyor. Usta öğretmenler, öğrencinin bedenini genel bir kalıba sokmak yerine ekipmanı ve duruşu ona göre ayarlıyor.

Yetişkin başlangıç yapanlarla çalışan öğretmenler, bu öğrencilerin bedenlerinde yıllar içinde biriken alışkanlıkları da hesaba katıyor. Masa başında geçen yıllar, eski bir omuz sakatlığı ya da sınırlı bir boyun hareketi, keman duruşunu etkileyebiliyor. Bu durumlarda öğretmen ile bir fizyoterapist arasında kurulan iş birliği, yetişkin öğrencinin güvenle ilerlemesini sağlıyor.

Son olarak, deneyimli çalıcılar gerginliği bir alışkanlık olarak izliyor. Çalarken arada bir durup omuzlarının, çenesinin ve sağ elinin başparmağının gevşek olup olmadığını kontrol ediyorlar. Bu küçük duraklar, yıllar içinde bedeni koruyan en etkili alışkanlıklardan biri.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: "Yayı ne kadar gerersem o kadar iyi ses çıkar." Aşırı gerilen yay çubuğu düzleştiriyor, sesi sertleştiriyor ve çubuğun eğrisini kalıcı olarak bozabiliyor. Çubuğun doğal eğrisi korunmalı.

Yaygın yanlış: "Keman çeneyle sıkıca tutulmalı, yoksa düşer." Keman başın doğal ağırlığıyla tutuluyor; çeneyle bastırmak ve omzu kaldırmak boyun ve omuz ağrısına yol açıyor. Uygun bir omuzluk ve çenelik bu dengeyi kolaylaştırıyor.

Yaygın yanlış: "Köprü eğildiyse kendim düzeltirim." Köprüyü düzeltmek deneyim isteyen bir iş; köprü düşerse ses direği de kayabiliyor. Öğrenene kadar bir öğretmene ya da ustaya göstermek gerekiyor.

Yaygın yanlış: "Ne kadar uzun çalışırsam o kadar hızlı öğrenirim." Uzun ve kesintisiz çalışmalar bedeni zorluyor ve dikkati dağıtıyor. Kısa, odaklı ve molalı çalışmalar, özellikle başlangıçta daha verimli.

Yaygın yanlış: "Kemanı her gün kutudan çıkarmak zahmetli; masada açık bırakırım." Açık bırakılan keman toza, düşmeye, güneşe ve ani sıcaklık değişimlerine açık kalıyor. Kapalı kutu, kemanın en basit koruması.

Uygulama

Bugünkü görevlerde tek bir nota çalınmıyor; amaç, Şule Hoca'nın deyişiyle, kemanla el sıkışmayı öğrenmek.

Hazırlık ritüeli. Kutuyu düz bir zemine yatır, kilitleri aç, kapağı tamamen kaldır. Önce yayı sapından al, sonra kemanı sapından ve gövdenin kenarından iki elle çıkar. Bu sırayı birkaç kez, yavaşça tekrarla.

Yay ve reçine. Yayın vidasını çubuğun doğal eğrisi korunana kadar ger; çubuk ile kıllar arasındaki boşluğu gözle kontrol et. Kıllara dokunmadan reçine sür. Çalışma sonunda vidayı gevşetmeyi unutma.

Köprü ve akort kontrolü. Kemanı yandan izle ve köprünün dik durup durmadığına bak. Akort aletiyle dört teli kontrol et; küçük farkları ince akort vidalarıyla düzelt. Burgu kullanman gerekiyorsa, bunu öğretmeninle birlikte yap.

Kemanı yerleştirme denemesi. Kemanı sol köprücük kemiğine yerleştir, çeneni bastırmadan bırak, omzunu indir. Aynada omzunun kalkıp kalkmadığına ve başının öne düşüp düşmediğine bak. Rahatsızlık varsa omuzluk ve çenelik ayarını öğretmeninle konuş.

Yay tutuşu. Yayı önce parmak uçlarında bir kalem gibi taşı, sonra parmaklarını yerine koy. Elinin gevşek kalıp kalmadığını kontrol ederek yayı havada birkaç kez yavaşça hareket ettir.

Çalışma alanı ve beden günlüğü. Nota sehpanı uygun yüksekliğe ayarla, kemanın saklanacağı yeri ısı kaynaklarından uzak seç. Bu hafta her çalışmadan sonra boyun, omuz, çene ve ellerinde ne hissettiğini kısa bir notla yaz.

Kilit özet

Kurulum, bakım ve ergonomi birbirine bağlı: kötü kurulum enstrümanı, bakımsızlık çalmayı, zorlaşan çalma da bedeni zorluyor.

Kutu düz zeminde açılmalı; önce yay sapından, sonra keman sapından ve gövdenin kenarından iki elle çıkarılmalı. Köprü, teller ve ince vidalardan tutulmamalı.

Yay, çubuğun doğal eğrisi korunacak kadar gerilmeli ve çalışma sonunda gevşetilmeli; reçine kıllara dokunmadan sürülmeli.

Köprü zamanla klavyeye eğilebiliyor; düzeltmek deneyim istiyor ve düşerse ses direği kayabiliyor. Akort önce ince vidalarla, burgular ise küçük adımlarla yapılmalı; tel kopmasına karşı yüz uzak tutulmalı.

Çalışma sonrası reçine tozu kuru bir bezle silinmeli, keman kapalı kutusunda ısı kaynaklarından ve ani değişimlerden uzak saklanmalı; sorunlar erken bir ustaya gösterilmeli.

Keman başın doğal ağırlığıyla tutulmalı; çeneyle bastırmak ve omzu kaldırmak yok. Omuzluk ve çenelik bedene göre ayarlanmalı; sol bilek düz, yay tutuşu gevşek kalmalı.

Uygun sehpa yüksekliği, ayna, kısa ve molalı çalışmalar bedeni koruyor. Keskin ağrı, uyuşma, süren sızı ya da geçmeyen deri tahrişi, ara vermeyi ve bir uzmana başvurmayı gerektiriyor.

Sonraki derse köprü

Tahsin Bey artık kemanını sıkmadan tutabiliyor, yayını gevşek bir elle kavrayabiliyor. Şule Hoca'nın bir sonraki dersinde ilk kez yay tele değecek.

Açık bir teli yayla çalarken temiz ve sürekli bir ses çıkarmak için yayın ağırlığı, hızı ve tele değdiği yer nasıl ayarlanır?

Ve ilk ritim çalışmaları ile sol elin ilk parmak dokunuşları, sağ ve sol elin birlikte çalışmasını nasıl başlatır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Ders, güneş alan bir pencerenin önündeki masada açık duran bir keman kutusuyla başlayacak. Tahsin Bey kemanı tek elle sapından çekip çıkaracak; gövde kutunun kenarına sürtünecek. Ardından yayın vidası sonuna kadar dönecek ve çubuk düzleşip ters yöne bükülecek. Tahsin Bey kemanı çenesiyle bastırıp sol omzunu kaldırdığında, boynunda ve omzunda kırmızı bir gerginlik halkası belirecek.

Şule Hoca'nın sahnesinde aynı adımlar yavaşlatılmış biçimde yeniden gösterilecek: kutu düz zemine yatırılacak, önce yay sapından alınacak, keman iki elle kavranacak. Yayın vidası yavaşça dönecek ve çubuk ile kıllar arasında küçük bir boşluk kalacak; bu boşluğun yanına bir kalem silueti yerleştirilecek.

Köprü bölümünde kemanın yandan görünüşü gösterilecek; teller her akortta köprünün üst kenarını hafifçe klavyeye doğru çekecek ve köprü yavaşça eğilecek. Ardından ince akort vidası küçük bir dokunuşla dönecek, burgu ise içeri bastırılarak küçük adımlarla çevrilecek.

Ergonomi bölümünde Tahsin Bey'in iki duruşu yan yana gösterilecek: biri omzu kalkmış, başı öne düşmüş ve çenesi bastıran; öbürü omzu inmiş, başı doğal ağırlığıyla çeneliğe bırakılmış. Gerginlik halkası ikinci duruşta yavaşça kaybolacak.

Kapanışta bir beden figürü üzerinde boyun, omuz, çene ve el bölgeleri sırayla vurgulanacak. Anlatıcı uzmana başvurma işaretlerini anlatırken sesini yavaşlatacak ve her işareti açıkça söyleyecek; sonra kemanın kapalı kutusuna konduğu sakin bir görüntüyle dersi bitirecek.

Bu ders hangi kursun parçası

VLN-000 — Keman Seçimi ve İlk Hafta kursunun 4 modülünden 2. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?