Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Keman dört telli, yayla çalınan ve çene ile omuz arasında tutulan bir yaylı çalgı; viyola ona benzer ama daha büyük ve daha pes sesli.
Gövde, sap ve klavye, burgular, köprü, kuyruk takımı, ince akort vidaları ve çenelik kemanın temel parçaları; yay ve reçine sesin doğduğu ikinci yarı.
Boyut bedene göre seçilir; uzatılan kolun avucunun burgu kutusunun ucunu kavraması yaygın bir başlangıç ölçüsü. Çocuklara büyük boyut alınmamalı.
Yayın malzemesinden çok düzlüğü ve dengesi önemli; yeni yaya reçine sürülmeden ses çıkmaz. Sentetik çekirdekli teller başlangıç için sık önerilir; ince akort vidaları akordu kolaylaştırır.
Omuzluk ya da sünger, uygun bir çenelik, akort aleti, metronom, sağlam bir kutu ve gerekirse sessizleştirici temel aksesuarlar.
Satın almak, kiralamak ve ikinci el seçenekleri durumuna göre değerlendirilmeli; ikinci el ve çok ucuz kemanlar bir yaylı çalgı ustasına gösterilmeli. Ayarı yapılmış bir keman, öğrenmenin ön koşulu.
Sessiz ve elektrikli kemanlar pratik bir ek araç. Geçmeyen ağrı, süren deri tahrişi ya da kulakta kalan çınlama, ilgili bir sağlık uzmanına başvurmayı gerektirir.
Açılış sahnesi
Begüm otuzlu yaşlarının ortasında, yıllardır içinden geçen bir isteği sonunda gerçekleştirmeye karar veriyor: keman öğrenecek. Bir akşam internette gezinirken çok ucuz bir "başlangıç seti" buluyor: keman, yay, kutu ve küçük bir reçine kalıbı, hepsi bir arada. Birkaç gün sonra kargo geliyor. Kutuyu açtığında parlak, neredeyse plastik görünen bir vernik, birbirine dolanmış teller ve kemanın gövdesinin üzerinde yatık duran küçük bir tahta parçası görüyor.
Begüm internetten bir video izleyip telleri akort etmeye çalışıyor. Akort burguları bir türlü yerinde durmuyor; çevirdiği anda geri kayıyor. Tahta parçasını, yani köprüyü, dik tutmaya çalıştıkça teller gevşiyor. Sonunda bir tel kopuyor. Yayı tellere sürdüğünde ise neredeyse hiç ses çıkmıyor; yalnızca boğuk bir hışırtı. Begüm bir haftanın sonunda kemanı kutusuna kaldırıyor ve "bana göre değilmiş" diye düşünüyor.
Bir arkadaşı, kemanı mahallesindeki yaylı çalgı ustasına göstermesini öneriyor. Rıfat Usta kemanı eline alıp birkaç dakika inceliyor. Köprünün yanlış yerde ve ters durduğunu, burguların deliklerine oturmadığını, yayın kıllarının hiç reçinelenmemiş olduğunu gösteriyor. "Senin sorunun kemanla değil," diyor. "Bu enstrüman çalınabilir hâle getirilmeden sana gönderilmiş. Yeni başlayan biri, çalmanın zor olduğunu düşünür; oysa önündeki enstrüman çalmayı neredeyse imkânsız kılıyor."
Usta biraz düşünüyor, sonra ekliyor: "Keman, aldığın anda değil, sana uydurulduğu anda başlar. Hangi boyutun, hangi tellerin, hangi yayın sana uyduğunu bilmeden alınan keman, seni daha ilk haftada vazgeçirebilir."
Bu derste ne olacak
Bu kurs, kemana hiç dokunmamış birinin ilk haftasını güvenli ve gerçekçi biçimde geçirmesi için kuruldu. İlk dersin işi, Begüm'ün yaşadığı hayal kırıklığını önlemek: enstrümanı ve ekipmanı tanımak, sana uygun olanı seçmek ve nasıl edineceğine karar vermek.
Önce kemanın parçalarını ve keman ailesindeki yerini tanıyoruz. Sonra boyut seçimini, yayı, telleri ve küçük ama vazgeçilmez aksesuarları ele alıyoruz. Ardından kemanı edinmenin yolları geliyor: satın almak, kiralamak ya da ikinci el. Kemanı almadan önce neye bakılacağını, çalınabilir hâle getirmenin ne demek olduğunu ve sessiz ya da elektrikli seçenekleri konuşuyoruz. Kapanışta bedeni ve kulağı koruyan birkaç ilk not var.
Sıfır noktası
Keman, dört teli olan, yayla çalınan, çene ile omuz arasında tutulan bir yaylı çalgı. Keman ailesinde kemandan sonra sırasıyla daha büyük ve daha pes sesli viyola, viyolonsel ve kontrbas geliyor. Viyola dışarıdan kemana çok benziyor ama biraz daha büyük ve daha koyu sesli; ikinci el ilanlarında ya da setlerde ikisinin karıştırılabildiğini akılda tutmak gerekiyor.
Kemanın temel parçaları şunlar. Gövde, sesi yükselten içi boş ahşap kutu; üst ve alt tablası, yanları ve içinde gizli bir ses direği var. Sap ve klavye, sol elin parmaklarının telleri bastığı uzun siyah bölüm. Burgu kutusu ve burgular, tellerin sarıldığı ve akordun yapıldığı baş kısmı. Köprü, telleri gövdenin üzerinde tutan ve titreşimi gövdeye aktaran ince tahta parça. Kuyruk takımı ve ince akort vidaları, tellerin alt ucunu tutan ve akordu hassas biçimde ayarlamaya yarayan parça. Çenelik, çenenin dayandığı tutamak.
Yay ise ayrı bir enstrüman gibi: ahşap ya da karbon bir çubuk, ona gerilmiş at kılı ya da sentetik kıl ve kılların gerginliğini ayarlayan bir vida. Kemandan ses çıkması, kılların tele sürtünmesiyle oluyor; bu sürtünmeyi mümkün kılan da reçine.
Begüm'ün kemanında bu parçaların hemen hepsi yanlış ayarlıydı. Kendine sor: bir enstrümanı denediğinde zorlandığın bir an düşün; zorluk sende miydi, yoksa önündeki araçta mı?
Mekanizma
Boyut: kemanın sana uyması
Keman, çalan kişinin bedenine göre farklı boyutlarda üretiliyor. Yetişkinlerin büyük çoğunluğu tam boy kemanla çalıyor. Çocuklar için ise tam boydan küçük, kesirli adlarla anılan boyutlar var: dörtte üç, yarım, dörtte bir ve daha küçükleri. Bu adlar gerçek oranları değil, boyut sırasını gösteren geleneksel adlar.
Boyut seçiminde en yaygın pratik yöntem, kemanı çenenin altına yerleştirip sol kolu sapın altından ileri uzatmak. Kol rahatça uzandığında avucun burgu kutusunun ucunu, yani salyangoz biçimli başı kavrayabilmesi, uygun bir boyutun işareti sayılıyor. Kolun aşırı gerilmesi ya da dirseğin çok bükülmesi, boyutun büyük ya da küçük olduğunu gösterebiliyor. Bu yöntem bir başlangıç; en doğru ölçümü bir öğretmen ya da yaylı çalgı ustası yapabilir.
Çocuklar için boyut özellikle önemli. Büyümesini düşünerek bir boy büyük keman almak cazip görünse de, çok büyük bir keman kolu ve omzu zorluyor, doğru duruşu öğrenmeyi engelliyor ve çalmayı gereksiz yere zorlaştırıyor. Çocuklar hızla büyüdüğü için kiralama ya da boyut değişimine izin veren seçenekler sık tercih ediliyor.
Begüm'ün kemanı tam boydu ve onun için doğru boyuttu; sorun boyutta değildi. Ama aynı hafta Rıfat Usta'nın dükkânına gelen Kadir Bey, sekiz yaşındaki kızı için tam boy bir keman getirmişti; kızın kolu salyangoza ulaşamıyordu. Usta, bu kemanı bir kenara koyup kıza uygun boyutta kiralık bir keman ayarladı.
Yay: sesi doğuran el
Yeni başlayanlar çoğu zaman kemana odaklanıp yayı ikinci planda bırakıyor. Oysa sesin karakterini belirleyen şeylerin önemli bir kısmı yayda. Çok ağır, çok hafif ya da dengesiz bir yay, sağ elin kontrolünü zorlaştırıyor.
Başlangıç yayları genellikle üç malzemeden biriyle yapılıyor. Fiberglas yaylar dayanıklı ve ucuz; çocuklar için ve ilk aylar için sık kullanılıyor. Ahşap yaylar farklı ağaç türlerinden yapılıyor ve fiyatları geniş bir aralıkta değişiyor. Karbon yaylar ise dayanıklılıkları ve dengeleriyle orta düzeyde yaygın bir seçenek. Malzemeden çok yayın düz olması, kıl vidasının düzgün çalışması ve elde dengeli hissettirmesi önemli.
Yayın kılları, kullanıldıkça yıpranıyor ve zamanla yenilenmesi gerekiyor. Yay kullanılmadığında kılların gerginliği vidadan gevşetilmeli; gergin bırakılan yay, çubuğun eğrisini kaybetmesine yol açabiliyor. Bu bakım adımlarını ikinci derste ayrıntılı göreceğiz.
Reçine: sürtünmenin sırrı
Yeni bir yayın kılları kaygandır; tellerin üzerinde kayar ve ses çıkarmaz. Reçine, kıllara sürüldüğünde onlara tutunma gücü veren katılaşmış bir ağaç özütü. Begüm'ün yayından ses çıkmamasının en temel nedeni, kılların hiç reçinelenmemiş olmasıydı.
Reçine farklı sertliklerde ve renklerde satılıyor; genel olarak açık renkli reçineler daha sert, koyu renkliler daha yumuşak kabul ediliyor. Yeni başlayan biri için bu ayrımın önemi azdır; herhangi bir keman reçinesi işe yarıyor. Önemli olan, yeni bir yaya ilk kez reçine sürerken yeterli miktarda sürmek, sonra her çalışmadan önce birkaç hafif darbeyle tazelemek. Fazla reçine ise tellerin ve gövdenin üzerinde beyaz bir toz bırakıyor; bu toz düzenli olarak yumuşak bir bezle silinmeli.
Teller: sesin rengi
Kemanın dört teli, kalından inceye doğru sol, re, la ve mi notalarına akort ediliyor. Teller farklı malzemelerden üretiliyor: çelik telli olanlar parlak sesli, dayanıklı ve akordu iyi tutuyor; sentetik çekirdekli teller daha sıcak ve yumuşak bir ses veriyor ve pek çok öğretmen tarafından başlangıç için öneriliyor; bağırsaktan yapılan geleneksel teller ise en sıcak sesli ama nem ve sıcaklıktan en çok etkilenen ve en zor bakılan tür.
Ucuz setlerle gelen teller çoğu zaman en düşük kalitede oluyor; akort tutmuyor ve boğuk ses veriyor. Rıfat Usta, Begüm'ün kemanına orta fiyatlı sentetik teller taktı. Fark ilk yay çekişinde duyuldu: aynı keman, artık boğuk bir hışırtı yerine net bir ses veriyordu.
Mi teli genellikle çelikten yapılıyor ve ince akort vidasına takılıyor. Diğer teller için de ince akort vidaları eklenebiliyor; yeni başlayanlar için dört telde de ince akort vidası olması, akordu çok daha kolay hâle getiriyor.
Küçük ama vazgeçilmez aksesuarlar
Bir kemanla birlikte birkaç küçük aksesuar gerekiyor. Omuzluk, kemanın arkasına takılan ve kemanı omuza rahatça oturtan bir destek; boyun uzunluğuna ve omuz yapısına göre farklı yükseklik ve biçimlerde bulunuyor. Bazı çalıcılar omuzluk yerine bir sünger, bazıları hiçbir destek kullanmıyor. Hangisinin uygun olduğu bedene göre değişiyor; omuzluğun amacı boynu ve omzu gerginlikten korumak.
Çenelik de benzer biçimde farklı modellerde üretiliyor. Çenenin rahat oturmadığı, çene kemiğine baskı yapan bir çenelik, birkaç dakika içinde rahatsızlık yaratabiliyor. Bir yaylı çalgı ustası, çeneliği bedene uygun bir modelle değiştirebiliyor.
Bir akort aleti ya da telefon uygulaması, başlangıçta akordu bulmak için çok yardımcı. Bir metronom, kurs boyunca ritim çalışmalarında kullanılacak. Kemanın dayanıklı bir kutusu, onu darbelerden ve ani sıcaklık değişimlerinden koruyor. Bir de sessizleştirici, yani köprüye takılan ve sesi kısan küçük bir lastik ya da metal parça, apartman dairesinde çalışan biri için komşularla iyi geçinmenin anahtarı olabiliyor.
Satın almak, kiralamak ya da ikinci el
Bir keman edinmenin birkaç yolu var. Yeni bir keman satın almak, özellikle bir yaylı çalgı ustasından ya da enstrüman mağazasından, ayarı yapılmış ve garantili bir başlangıç sağlıyor. İnternetten çok ucuz setler almak ise Begüm'ün yaşadığı gibi büyük bir risk: bu setlerin bir kısmı çalınabilir hâle getirilmeden gönderiliyor, bir kısmının parçaları ise ayarla bile düzeltilemeyecek kadar düşük kalitede.
Kiralamak, özellikle çocuklar ve keman öğrenmeye devam edip etmeyeceğinden emin olmayan yetişkinler için iyi bir seçenek. Bazı müzik mağazaları ve ustalar, kira bedelinin bir kısmının sonradan satın almada sayıldığı kiralama seçenekleri sunuyor. Çocuklar için büyüdükçe bir sonraki boyuta geçmeyi kolaylaştıran kiralama düzenleri de var. Bu seçeneklerin koşulları satıcıdan satıcıya değiştiği için, sözleşme dikkatle okunmalı.
İkinci el keman, doğru seçildiğinde iyi bir değer sunabiliyor; ama bir uzmanın gözü olmadan almak riskli. Görünüşte sağlam bir kemanın içinde çatlaklar, gevşemiş birleşim yerleri ya da yerinden kaymış bir ses direği olabiliyor. Rıfat Usta'nın önerisi açıktı: ikinci el bir kemanı almadan önce bir yaylı çalgı ustasına göstermek, onarım masrafının kemanın fiyatını geçip geçmeyeceğini öğrenmek.
Almadan önce neye bakılır?
Bir kemanı almadan ya da kiralamadan önce, uzman olmayan biri de birkaç şeyi kontrol edebilir. Köprü dik duruyor mu, gövdeye tam oturuyor mu? Burgular döndürüldüğünde yerinde kalıyor mu, yoksa kayıyor mu? Teller klavyeden çok yüksekte mi? Teller klavyeden çok yüksekse, basmak zorlaşıyor ve parmaklar çabuk ağrıyor. Gövdede görünür bir çatlak, açılmış bir kenar ya da sallanan bir parça var mı?
Bir de kemanı çalan birinin, mümkünse bir öğretmenin denemesi çok değerli. Aynı fiyattaki iki keman, ses ve çalınabilirlik bakımından birbirinden çok farklı olabiliyor. Kemanı denerken yalnızca sesin güzelliğine değil, tellerin kolay basılıp basılmadığına ve sesin dört telde de dengeli çıkıp çıkmadığına bakmak gerekiyor.
Çalınabilir hâle getirmek
Bir yaylı çalgı ustasının yaptığı ayar, bir kemanın gerçekten çalınabilir olup olmadığını belirliyor. Bu ayar; köprünün doğru yükseklikte ve doğru eğrilikte kesilip doğru yere konmasını, ses direğinin doğru yerleştirilmesini, burguların deliklerine oturmasını ve tellerin klavyeden uygun yükseklikte durmasını içeriyor.
Pek çok ucuz keman bu ayar yapılmadan satılıyor. Begüm'ün kemanında köprü ters ve yanlış yerdeydi; bu yüzden teller hem gevşiyor hem de birbirine çok yakın duruyordu. Rıfat Usta köprüyü yeniden kesip yerleştirdi, burguları ayarladı ve telleri değiştirdi. Ayarın masrafı, kemanın kendisinin fiyatına yakındı; ama sonunda Begüm'ün elinde gerçekten çalınabilen bir keman vardı.
Usta, Begüm'e bir uyarı da yaptı: bazı çok ucuz kemanlarda ayar bile yeterli olmayabiliyor; gövde ve klavye o kadar kötü yapılmış olabiliyor ki, ayara harcanan para boşa gidiyor. Bu yüzden ucuz bir keman almadan önce, ayarının yapılabilir olup olmadığını bir ustaya sormak gerekiyor.
Sessiz ve elektrikli kemanlar
Apartmanda yaşayan, gece çalışmak isteyen ya da komşularını rahatsız etmekten çekinen biri için sessiz ya da elektrikli kemanlar bir seçenek. Bu kemanların gövdesi çoğu zaman içi boş değil, iskelet biçiminde; akustik sesleri çok kısık, ama bir kulaklığa ya da hoparlöre bağlanabiliyor.
Bu kemanlar pratik bir çözüm; ama akustik bir kemandan farklı hissettiriyor. Ağırlıkları, dengeleri ve çenenin altındaki titreşim farklı olabiliyor. Bu yüzden pek çok öğretmen, temel tekniği akustik bir kemanla öğrenmeyi, sessiz kemanı ise ek bir araç olarak kullanmayı öneriyor. Bir sessizleştirici, akustik kemanla da sesi önemli ölçüde kısıyor ve çoğu durumda yeterli olabiliyor.
Beden ve kulak için ilk notlar
Keman çene ile omuz arasında, sol kulağın hemen yanında tutuluyor. Bu konum, bedenin bazı bölgelerine yük bindirebiliyor. Burada anlatılanlar bir hekimin muayenesinin yerini tutmaz; yalnızca ilk günlerden itibaren göz önünde tutulacak birkaç işaret.
Boyun, omuz ve çene bölgesinde gerginlik, yeni başlayanlarda sık görülüyor; çoğu zaman uygun olmayan bir omuzluk ya da çenelik ya da kemanı sıkıca kavrama alışkanlığından kaynaklanıyor. Kısa çalışma aralıkları ve sık molalar bu gerginliği azaltabiliyor. Ama çalışmadan sonra da geçmeyen, her çalışmada artan ya da uyuşma ve karıncalanmayla gelen bir ağrı varsa, çalışmaya ara vermek ve bir hekime ya da fizyoterapiste başvurmak gerekiyor.
Çene ve boyun derisinin çenelikle temas ettiği yerde, uzun süre çalan bazı kişilerde kızarıklık ya da tahriş görülebiliyor. Çeneliğin metal parçalarına karşı hassasiyet de bunun bir nedeni olabiliyor. Tahriş sürerse bir dermatoloğa danışmak yerinde.
Kemanın sesi sol kulağa çok yakın; özellikle uzun ve yüksek sesli çalışmalarda kulak yorulabiliyor. Bazı çalıcılar uzun çalışmalarda sol kulakları için müzisyenlere yönelik kulak koruyucular kullanıyor. Çalışmadan sonra kulakta çınlama ya da dolgunluk hissi oluyor ve bu his geçmiyorsa, bir kulak burun boğaz uzmanına ya da odyoloğa görünmek gerekiyor.
Örneklerden okuma
Usta katmanı
Uzun yıllar keman öğreten öğretmenler, bir öğrencinin ilk aylarda bıraktığı durumların bir kısmının yetenekle değil, enstrümanla ilgili olduğunu sık sık gözlemliyor. Bu yüzden deneyimli öğretmenler, yeni bir öğrenciyle ilk dersten önce kemanına bakmayı, gerekiyorsa bir yaylı çalgı ustasına yönlendirmeyi bir alışkanlık hâline getiriyor.
İkinci bir incelik, yayın önemini erken kavramak. Kemana büyük bir bütçe ayırıp yayı en ucuzundan seçmek, sesin ve kontrolün önemli bir kısmından vazgeçmek demek. Bütçe sınırlıysa, orta düzeyde bir keman ve dengeli bir yay, pahalı bir keman ve kötü bir yaydan genellikle daha iyi bir başlangıç sunuyor.
Yaylı çalgı ustaları, bir kemanın sesinin zamanla ve çalındıkça değişebildiğini söylüyor; mevsim değişimleri de kemanın ayarını etkileyebiliyor. Bu yüzden düzenli çalan biri için yılda bir kez bir ustaya kontrol ettirmek, küçük sorunların büyümeden çözülmesini sağlıyor.
Öğretmenlerin sık tekrarladığı bir hatırlatma da şu: ekipman müziğe giden yolu açar, müziğin yerini tutmaz. Doğru boyutta, ayarı yapılmış, akort tutan bir keman ve dengeli bir yay, ilk yılların çok büyük bir kısmı için yeterli. Daha iyi bir enstrüman arayışı, çalma becerisi geliştikçe ve öğrenci kendi sesini duymaya başladıkça anlam kazanıyor.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış: "Başlangıç için en ucuz keman yeterlidir; nasılsa öğreneceğim." Ayarsız ya da kötü yapılmış bir keman, çalmayı neredeyse imkânsız kılabiliyor ve yeni başlayanın zorluğu kendinde aramasına yol açıyor. Çalınabilir bir enstrüman, öğrenmenin ön koşulu.
Yaygın yanlış: "Çocuk büyüyeceği için bir boy büyük keman almak mantıklı." Çok büyük bir keman kolu ve omzu zorluyor, doğru duruşu engelliyor. Çocuğa o anki boyuna uygun keman seçilmeli; büyüme için kiralama gibi seçenekler var.
Yaygın yanlış: "Yaydan ses çıkmıyorsa yanlış çalıyorum." Yeni bir yayın kılları reçinesiz olduğunda ses çıkmıyor. Önce reçine sürmek gerekiyor.
Yaygın yanlış: "Keman ile viyola aynı şeydir." Viyola kemana benziyor ama daha büyük ve daha pes sesli; ikinci el ilanlarında karıştırılabiliyor. Almadan önce hangisi olduğundan emin olmak gerekiyor.
Yaygın yanlış: "Boyundaki ağrı keman öğrenmenin doğal bir parçasıdır." Hafif bir yorgunluk olabilir; ama geçmeyen, artan ya da uyuşmayla gelen ağrı doğal değil. Ekipmanı ve duruşu gözden geçirmek, gerekirse bir sağlık uzmanına başvurmak gerekiyor.
Uygulama
Henüz kemanın yoksa da bu görevlerin çoğunu yapabilirsin; bir kemanın varsa, ikinci derse geçmeden önce onu bu gözle bir kez daha incele.
Parça tanıma. Bir keman görselinin ya da kendi kemanının üzerinde gövde, sap, klavye, burgu kutusu, burgular, köprü, kuyruk takımı, ince akort vidaları ve çeneliği tek tek göster ve adlarını yüksek sesle söyle.
Boyut kontrolü. Kemanın varsa, onu çenenin altına yerleştirip sol kolunu uzat; avucunun burgu kutusunun ucunu rahatça kavrayıp kavrayamadığına bak. Emin değilsen, bir öğretmene ya da yaylı çalgı ustasına sor.
Edinme kararı. Kendi durumunu yaz: yaşın, bütçen, keman öğrenmeye ne kadar kararlı olduğun ve nerede çalışacağın. Bu bilgilere göre satın alma, kiralama ya da ikinci el seçeneklerinden hangisinin sana uygun olduğunu gerekçesiyle not et.
Kontrol listesi. Bir kemanı almadan önce bakacağın noktaları bir kâğıda yaz: köprünün duruşu, burguların tutması, tellerin klavyeden yüksekliği, gövdede çatlak ya da açılma. Bir keman denediğinde bu listeyi kullan.
Ekipman listesi. Kemanla birlikte edinmen gereken aksesuarları listele: yay, reçine, omuzluk ya da sünger, akort aleti ya da uygulaması, metronom, kutu ve gerekiyorsa sessizleştirici.
Beden notu. Kemanını ilk kez tuttuğunda boyun, omuz, çene ve kulak bölgende ne hissettiğini kısa bir not olarak yaz. Bu notu ikinci derste kurulum ve ergonomi çalışırken yeniden okuyacaksın.
Kilit özet
Keman dört telli, yayla çalınan ve çene ile omuz arasında tutulan bir yaylı çalgı; viyola ona benzer ama daha büyük ve daha pes sesli.
Gövde, sap ve klavye, burgular, köprü, kuyruk takımı, ince akort vidaları ve çenelik kemanın temel parçaları; yay ve reçine sesin doğduğu ikinci yarı.
Boyut bedene göre seçilir; uzatılan kolun avucunun burgu kutusunun ucunu kavraması yaygın bir başlangıç ölçüsü. Çocuklara büyük boyut alınmamalı.
Yayın malzemesinden çok düzlüğü ve dengesi önemli; yeni yaya reçine sürülmeden ses çıkmaz. Sentetik çekirdekli teller başlangıç için sık önerilir; ince akort vidaları akordu kolaylaştırır.
Omuzluk ya da sünger, uygun bir çenelik, akort aleti, metronom, sağlam bir kutu ve gerekirse sessizleştirici temel aksesuarlar.
Satın almak, kiralamak ve ikinci el seçenekleri durumuna göre değerlendirilmeli; ikinci el ve çok ucuz kemanlar bir yaylı çalgı ustasına gösterilmeli. Ayarı yapılmış bir keman, öğrenmenin ön koşulu.
Sessiz ve elektrikli kemanlar pratik bir ek araç. Geçmeyen ağrı, süren deri tahrişi ya da kulakta kalan çınlama, ilgili bir sağlık uzmanına başvurmayı gerektirir.
Sonraki derse köprü
Begüm'ün kemanı artık ayarlı, telleri yeni, yayı reçineli. Ama kemanı kutusundan nasıl güvenle çıkaracağını, yayı nasıl gerip gevşeteceğini ve kemanı her gün nasıl koruyacağını henüz bilmiyor.
Kemanı çenenin altına yerleştirirken ve yayı tutarken beden nasıl konumlanmalı ki boyun, omuz ve bilek gereksiz yere gerilmesin?
Ve her çalışmanın başında ve sonunda yapılacak küçük bakım adımları, kemanın yıllarca sağlıklı kalmasını nasıl sağlar?