İçeriğe geç

MUS-101 · Modül 3 · L1 Başlangıç

Nota ve sus değerleri

2.307 kelime · 18 örnek · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Nota değeri mutlak süre değil orandır; kaç saniye sürdüğünü tempo belirler ve bu sayede aynı melodi farklı hızlarda hâlâ aynı melodi kalır.

Değer sistemi tek bir işlemden kurulur: her basamak bir öncekinin yarısıdır ve nota başının dolu olup olmaması, sap ve çengel sayısı bu basamağı gösterir.

Susun her nota değeri için bir karşılığı vardır ve sus bir boşluk değil bir ölçü birimidir; içeriden saymayı sürdürmek çalmaktan daha fazla dikkat ister.

Nokta, notayı kendi süresinin yarısı kadar uzatır ve ikiye bölme merdiveninin iki basamağı arasındaki değerleri üretmeye yarar.

Bağ, aynı perdedeki iki notayı tek bir uzun sese dönüştürür ve ölçü çizgisini aşarak uzatmanın tek yoludur; senkopun sayfadaki görüntüsü çoğu zaman budur.

Açılış sahnesi

Bir pastayı düşün.

Onu ikiye bölüyorsun. Sonra o yarımlardan birini yine ikiye. Sonra çeyreklerden birini yine ikiye. Her seferinde aynı işlem: ikiye böl.

Şimdi elinde bir bütün, bir yarım, bir çeyrek ve bir sekizde bir var. Hepsi aynı pastadan geldi ve toplamları hâlâ o pasta.

Nota değerleri sisteminin tamamı bu tek işlemden ibaret.

Ama burada seni şaşırtacak bir şey söyleyeceğim. O pastanın ne kadar büyük olduğunu kimse söylemiyor.

Bir dörtlük nota bir saniye sürebilir, yarım saniye sürebilir, iki saniye sürebilir. Nota değeri sana süreyi vermez; sadece diğer notalara göre oranı verir.

Bu tuhaf görünüyor ama aslında sistemin en güçlü tarafı. Çünkü bir melodi bu sayede iki katı hızda çalındığında hâlâ aynı melodi kalıyor.

Bu derste ne olacak

Önce nota değerlerinin neden mutlak süre değil oran taşıdığına bakacağız. Sonra ikiye bölme merdivenini kuracağız: birlikten onaltılığa kadar. Ardından suslara geçeceğiz ve susun neden bir yokluk değil bir malzeme olduğunu göreceğiz. Sonra sistemi ikiye bölmenin dışına taşıran iki araca bakacağız: noktaya ve bağa. Ders bittiğinde bir ritim satırındaki her işareti okuyabiliyor, süreleri toplayabiliyor ve bir ölçünün dolu olup olmadığını kontrol edebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir önceki modülde porteyi kurduk. Notanın yukarı aşağı yeri perdeyi veriyordu.

Şimdi ikinci soruya geldik: o nota ne kadar sürecek?

Porte bunu konumla söyleyemez, çünkü yukarı aşağı zaten perdeye ayrılmış. Bu yüzden süre bilgisi notanın KENDİ ŞEKLİNE yüklenmiş.

Bir notanın üç parçası olabilir. Ortada bir baş, ondan çıkan bir sap ve sapın ucunda bir çengel.

Baş içi boş mu dolu mu, sap var mı yok mu, çengel kaç tane. Üç soru, ve cevapları birleştiğinde süre çıkıyor.

En uzun olan içi boş ve sapsızdır. Ona bir sap eklersen yarıya iner. Başı doldurursan yine yarıya iner. Bir çengel eklersen yine yarıya. İkinci çengel yine yarıya.

Her adımda tek bir şey oluyor: süre ikiye bölünüyor.

Şimdi asıl fikri söyleyelim. Bu merdivenin basamak adları da bunu anlatıyor. Birlik, ikilik, dörtlük, sekizlik, onaltılık. Adlar birer kesir; birliğin kaçta kaçı olduğunu söylüyorlar.

Bir birlik notaya dört tane dörtlük sığar. Bir dörtlüğe iki tane sekizlik sığar. Bir sekizliğe iki tane onaltılık.

Bunu bir kez gerçekten anladığında geri kalan her şey aritmetiktir.

Mekanizma

Değer mutlak değil, orandır

Bir dörtlük notanın kaç saniye sürdüğünü soran kişi yanlış soruyu soruyor.

Nota değeri bir orandır. "Bu nota, temel vuruşun tam bir tanesi kadar sürer" der; vuruşun kendisinin ne kadar sürdüğünü tempo söyler.

Tempoyu iki katına çıkardığında bütün notalar yarıya iner ama aralarındaki oranlar aynı kalır. Melodi hâlâ tanınır. Bu yüzden aynı parça bir yavaş, bir hızlı yorumda çalınabiliyor ve ikisi de o parça oluyor.

Mutlak süre yazsaydık bu mümkün olmazdı. Her tempo için ayrı bir nota yazmak gerekirdi.

İkiye bölme merdiveni

Şimdi basamakları tek tek kuralım.

Birlik nota içi boş bir baştır, sapı yoktur. En uzun yaygın değerdir.

İkilik notanın başı yine içi boştur ama bir sapı vardır. Birliğin yarısı kadar sürer.

Dörtlük notanın başı doludur ve sapı vardır. İkiliğin yarısıdır, yani birliğin dörtte biri.

Sekizlik dörtlüğe benzer ama sapının ucunda bir çengeli vardır. Onaltılığın iki çengeli, otuz ikiliğin üç çengeli olur.

Kural şu: her çengel süreyi yarıya böler.

Sekizlik ve daha kısa notalar yan yana geldiğinde çengeller birleştirilip düz bir çizgiye dönüştürülür. Buna kiriş diyoruz. Kiriş süreyi değiştirmez; sadece okumayı kolaylaştırır ve hangi notaların bir vuruşa ait olduğunu gözle gösterir. Bir önceki modülde konuştuğumuz kalıp tanımanın ritim tarafındaki karşılığı budur.

Sus: çalmamak da yazılır

Müzikte hiçbir şey çalmamak, bir şey çalmak kadar belirlidir ve o da yazılır.

Sus, bir süre boyunca ses çıkarılmadığını gösteren işarettir ve her nota değerinin kendi susu vardır. Birlik sus, ikilik sus, dörtlük sus, sekizlik sus.

Buradaki en önemli fikir şu: sus bir boşluk değil, bir ölçü birimi. Bir dörtlük sus, "bir dörtlük kadar sessizlik" demektir ve tam olarak o kadar sürer. Kısası da uzunu da yanlıştır.

Yeni başlayanlar susu gördüğünde saymayı bırakır ve sonraki girişleri kayar. Oysa susta yapılacak iş, çalmaktan daha zordur: hiçbir şey duymadan içeriden saymaya devam etmek.

Nokta: ikiye bölmenin dışına çıkmak

İkiye bölme merdiveni güçlü ama bir sorunu var. Sadece iki katı ve yarısı üretebiliyor. Ya bir notayı bir buçuk kat uzatmak istersen?

Bunun için notanın hemen sağına küçük bir nokta konur.

Noktanın kuralı tek cümledir: nota, kendi süresinin yarısı kadar uzar.

Yani noktalı bir dörtlük, bir dörtlük artı bir sekizlik kadar sürer. Noktalı bir ikilik, bir ikilik artı bir dörtlük kadar.

Dikkat et, nokta notayı iki katına çıkarmaz. Yarısı kadar uzatır. Bu, en sık karıştırılan kuraldır ve dersin sonunda ona ayrıca döneceğiz.

Susların da noktalısı olur ve aynı kural işler.

Bağ: ölçü çizgisinin üstünden atlamak

Noktanın yapamadığı bir şey var. Bir notayı, bir sonraki ölçüye taşarak uzatmak.

Bunun için iki nota başı arasına kavisli bir çizgi çizilir. Buna bağ diyoruz.

Bağ, aynı perdedeki iki notayı tek bir uzun notaya dönüştürür. İkincisi yeniden çalınmaz; birincinin sesi onun süresi boyunca devam eder.

Bağ, nokta ile üretilemeyecek her süreyi üretebilir. Beş sekizlik uzunluğunda bir nota istiyorsan noktayla yazamazsın, bağla yazarsın.

Ve en önemlisi: bir sesin ölçü çizgisini aşarak devam etmesini yalnız bağ sağlar. Senkopun sayfadaki görüntüsü çoğu zaman budur.

Ölçüyü kontrol etmek

Şimdi bütün bunları bir araya getiren pratik beceriye gelelim.

Bir ölçüdeki bütün nota ve sus değerlerini topladığında, o ölçünün taşıması gereken toplam çıkmalıdır. Çıkmıyorsa ya bir şey yanlış yazılmıştır ya sen yanlış okumuşsundur.

Bu, deşifre yaparken en hızlı hata yakalama yöntemidir ve profesyoneller bunu farkında olmadan sürekli yapar. Ölçü dolmuyorsa göz otomatik olarak geri döner.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Buraya kadarki kısım sistemi doğru anlattı. Şimdi profesyonellerin bildiği yerlere geçelim.

Birincisi: yazılan değer ile duyulan süre aynı şey değildir. Bir yaylı çalgı notayı yazılı değerinin tamamı boyunca tutabilir; bir piyano tuşuna basıldığında ses zaten sönmeye başlar. Aynı dörtlük nota iki çalgıda iki farklı uzunlukta duyulur ve ikisi de doğrudur. Nota değeri sesin ne kadar duyulacağını değil, bir sonraki olayın ne zaman geleceğini söyler.

İkincisi: kısa notalar arasındaki boşluk bir yorum kararıdır. Arka arkaya dört dörtlük yazıldığında icracı bunları birbirine yapıştırarak da, aralarında minik boşluklar bırakarak da çalabilir. Notasyon bu farkı çoğu zaman ayrıca işaretler ama işaretlemediği yerde karar icracınındır ve bir icrayı diğerinden ayıran şeyin büyük kısmı buradadır.

Üçüncüsü: uzun notalar kısa notalardan zordur. Yeni başlayan öğrenci bunun tersini sanır. Oysa hızlı bir pasajda parmaklar meşguldür ve zamanlama kendini taşır; dört vuruşluk bir notayı tam olarak dört vuruş tutmak ise sürekli ve bilinçli bir sayma gerektirir. Amatör icralarda uzun notalar neredeyse her zaman kısa keser.

Dördüncüsü: değer sistemi ikili olduğu için üçlü bölünme bir eklentidir. Merdivenin tamamı ikiye bölme üzerine kuruludur; üçe bölmek için ya nokta ya üçleme işareti gerekir. Bu, batı notasyonunun tarihsel bir tercihidir ve üçlü hissi ana malzeme sayan müzik geleneklerinde yazının neden hantal kaldığını açıklar. Aracın yapısı, onunla neyin kolay anlatılacağını belirler.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: Bir dörtlük nota bir saniyedir. Değildir ve hiçbir zaman olmadı. Dörtlük, temel vuruşun bir tanesi kadar sürer; o vuruşun kaç saniye olduğunu tempo belirler. Dakikada altmış vuruşta gerçekten bir saniye eder, dakikada yüz yirmide yarım saniye. Bu ezberi sabit sanan öğrenci tempo değiştiğinde bütün ritim okumasını kaybeder.

Yaygın yanlış: Nokta notayı iki katına çıkarır. Yarısı kadar uzatır. Noktalı dörtlük, iki dörtlük değil, bir dörtlük artı bir sekizlik eder. İki katına çıkarmak isteseydik zaten bir üst basamağa çıkardık; noktanın varlık sebebi tam olarak o iki basamak arasındaki değeri üretebilmektir.

Yaygın yanlış: Sus, dinlenme yeridir. Değildir. Susta çalmıyor olabilirsin ama saymayı sürdürmen gerekir ve bu, çalmaktan daha fazla dikkat ister. Amatör icralarda en sık kaçan girişler uzun susların hemen ardındakilerdir. Bir orkestra çalgıcısının on ölçü boyunca yaptığı iş, hiçbir şey yapmamak değil, ölçü saymaktır.

Yaygın yanlış: Bağ ile kavisli ifade çizgisi aynı şeydir. İkisi de kavislidir ve karıştırılır. Bağ yalnız aynı perdedeki iki notayı birleştirir ve ikincisi çalınmaz. Farklı perdeleri kapsayan kavis ise bir ifade işaretidir; o notaların bağlı ve akıcı çalınmasını ister ama her biri ayrı ayrı çalınır. Perdeler aynı mı değil mi sorusu, hangisi olduğunu her zaman söyler.

Uygulama

Bir kâğıda dört ölçülük bir ritim yaz ve tek bir kuralı tuttur: her ölçü tam dolsun.

Her ölçüde dört dörtlük değerinde yer olsun. İstediğin değerleri kullan ama en az bir noktalı nota, en az bir sus ve en az bir bağ bulunsun.

Sonra yazdığını el çırparak oku. Metronomu yavaş bir tempoya kur ve durmadan geç.

Son adım şu: yazdığın satırı bir arkadaşına ver ve okumasını iste. Onun çaldığı senin yazdığın mı? Değilse hata sende mi ondan mı? İkisini ayırmak, notasyonun ne işe yaradığını anlamanın en hızlı yoludur.

Kilit özet

Nota değeri mutlak süre değil orandır; kaç saniye sürdüğünü tempo belirler ve bu sayede aynı melodi farklı hızlarda hâlâ aynı melodi kalır.

Değer sistemi tek bir işlemden kurulur: her basamak bir öncekinin yarısıdır ve nota başının dolu olup olmaması, sap ve çengel sayısı bu basamağı gösterir.

Susun her nota değeri için bir karşılığı vardır ve sus bir boşluk değil bir ölçü birimidir; içeriden saymayı sürdürmek çalmaktan daha fazla dikkat ister.

Nokta, notayı kendi süresinin yarısı kadar uzatır ve ikiye bölme merdiveninin iki basamağı arasındaki değerleri üretmeye yarar.

Bağ, aynı perdedeki iki notayı tek bir uzun sese dönüştürür ve ölçü çizgisini aşarak uzatmanın tek yoludur; senkopun sayfadaki görüntüsü çoğu zaman budur.

Sonraki derse köprü

Artık tek tek notaların ne kadar sürdüğünü yazabiliyorsun. Ama bir sorun var.

Şu ana kadar hep "ölçü dolsun" dedim ve bir ölçünün ne kadar taşıdığını hiç tanımlamadım. Onu ne belirliyor? Ve neden bazı parçalar ikişer, bazıları üçer sayılıyor?

Bir sonraki modülde ölçüyü, vuruşu ve tempoyu kuracağız. Yani şu ana kadar saydığın süreleri bir kaba yerleştireceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesinde pasta gerçekten bölünmeli ve her bölünmede parçalar nota şekillerine dönüşmeli; pastanın toplam boyutu hiç belirtilmemeli, bu dersin tezi olduğu için görsel olarak da belirsiz bırakılmalı.

Merdiven bölümünde nota şekilleri üst üste değil yan yana ve ölçekli çizilmeli: bir birlik notanın altında tam iki ikilik, onun altında tam dört dörtlük görünmeli. Uzunluklar gerçek oranla verilmeli, sembolik olarak değil.

Nokta anlatılırken notanın yanına eklenen parça, notanın kendi uzunluğunun tam yarısı olacak biçimde ölçülü çizilmeli; iki katına çıkmadığı görsel olarak kanıtlanmalı çünkü yaygın yanlış tam olarak burada.

Bağ bölümünde ölçü çizgisi görünür kalmalı ve sesin onun üstünden kesintisiz geçtiği tek bir sürekli şeritle gösterilmeli. Örnek kutularında telifli kayıt kullanılmaz.

Bu ders hangi kursun parçası

MUS-101 — Müziğin Temelleri kursunun 12 modülünden 3. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.