İçeriğe geç

FLT-101 · Modül 2 · L1 Başlangıç

Temel nota okuma, ritim, parmak ve nefes koordinasyonu

3.057 kelime · 17 örnek · yaklaşık 14 dakika okuma · seslendirme 20 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir nota, sesin yüksekliğini dizekteki yeriyle, süresini şekliyle gösteriyor; flütçü bu bilgileri parmaklara, dile ve nefese çeviriyor.

Flüt notası sol anahtarıyla yazılıyor ve konser flütü yazıldığı gibi sesleniyor: notadaki sol, kulağa da sol olarak geliyor.

İlk üç ses sol elle çalınıyor: si üçüncü çizgide, sol başparmak ve işaret parmağıyla; la ikinci aralıkta, orta parmak eklenerek; sol ikinci çizgide, yüzük parmağı da eklenerek. Sağ el flütü desteklemeye devam ediyor.

Ses, dilin "tu" ya da "du" der gibi havayı bırakmasıyla başlatılıyor; dil vurmuyor, bir kapı gibi açılıyor.

Birlik, ikilik, dörtlük ve sekizlik notalar vuruş sayılarak çalınıyor; susların içinde de sayım sürüyor. Başlangıçta yavaş bir tempo ve bir metronom kullanılıyor.

Sesten sese geçerken parmak ile dil aynı anda hareket ediyor; parmak önceki notanın son anında hazırlanıyor. Bağlı geçişlerde dil vurmadan, havayı kesmeden yalnızca parmaklar değişiyor.

Nefes, omuzlar kaldırılmadan alınıyor ve yeri önceden, cümle sonlarında, uzun notalardan sonra ya da susların içinde belirleniyor; notadaki virgül nefes yerini gösteriyor. Bir ezgi, her beceri önce tek başına çalışılarak, sonra hepsi yavaş tempoda birleştirilerek kuruluyor.

Açılış sahnesi

Nota sehpasında tek bir satır duruyor: üç farklı ses, dört ölçü, sonunda uzun bir nota. Arda flütü çenesine yaslıyor, sayfaya bakıyor ve ilk notanın dizeğin ortadaki çizgisinde durduğunu görüyor. Sonra flüte bakıyor. Hangi tuş?

Leyla Hoca sol başparmağını ve sol işaret parmağını gösteriyor. Arda onları tuşlara koyup üflüyor; ses çıkıyor. İkinci nota bir aralık aşağıda. Arda bir parmak daha ekliyor, ama ekleyene kadar ilk ses çoktan bitmiş; iki ses arasında hışırtılı, kararsız bir ara ses duyuluyor. Üçüncü notada parmak doğru ama dil hiç vurmamış; ses yavaşça, bulanık başlıyor. Dördüncü ölçünün uzun notasında nefes bitiyor ve Arda notayı yarıda kesip derin bir soluk alıyor; o sırada ritim tamamen dağılıyor.

"Üç doğru parmak, üç doğru ses," diyor Leyla Hoca. "Ama dil, parmaklar ve nefes ayrı ayrı yerlere gitti. Parmağın geç geldi, dilin hiç gelmedi, nefesin de yanlış yerde bitti."

Arda flütü indiriyor. "Hepsini aynı anda nasıl düşüneceğim?"

"Aynı anda düşünmeyeceksin," diyor Leyla Hoca. "Önce her birini ayrı ayrı öğreneceğiz. Sonra hepsini aynı vuruşun üzerinde buluşturacağız. Vuruş, üçünün de saati olacak."

Bu derste ne olacak

Önceki derste Arda flütü kurmayı, tutmayı ve ilk sesleri üretmeyi öğrendi. Bu ders, kâğıttaki bir ezgiyi flüte taşımaya bakıyor: notayı okumaya, ilk sesleri parmaklamaya, sesi dille başlatmaya, ritmi saymaya ve nefesi doğru yerde almaya.

Önce flüt notasının hangi anahtarla yazıldığını ve flütün yazıldığı gibi seslendiğini konuşacağız. Ardından sol elin ilk üç sesini, si, la ve solu, notadaki yerleri ve parmak düzenleriyle öğreneceğiz. Sonra sesi dille başlatmaya, temel nota değerlerine ve ritmi saymaya geçeceğiz. Dersin ikinci yarısı parmak değişimini dil vuruşuyla buluşturmaya, bağlı çalmaya, nefesin yerini ve nefes işaretini okumaya ve bütün bunları kısa bir ezgide bir araya getirmeye ayrılıyor.

Sıfır noktası

Bir nota, bir sesin iki bilgisini aynı anda taşıyor: yüksekliğini ve süresini. Yükseklik, notanın dizek üzerindeki yeriyle; süre, notanın şekliyle gösteriliyor. Bir flütçü notaya baktığında bu iki bilgiyi üç harekete çeviriyor: parmaklar yüksekliği, dil başlangıcı, nefes ise sesin süresini ve cümlenin akışını taşıyor.

Flüt notası sol anahtarıyla yazılıyor. Bu anahtarın kıvrımı ikinci çizgiye dolanıyor, orayı sol yapıyor ve flütün bütün seslerini dizekte ve dizeğin üstündeki ek çizgilerde gösteriyor. Konser flütü, yazıldığı gibi seslenen bir çalgı: notada yazılan sol, flütte de kulağa sol olarak geliyor. Bazı üflemeli çalgılarda yazılan ses ile duyulan ses farklı adları taşıyor; flütte bu fark yok.

Bu ders, flütün en kolay seslerinden üçüyle başlıyor: si, la ve sol. Bu üç ses yalnızca sol elle çalınıyor ve parmak düzenleri birbirine çok yakın; her biri bir öncekine bir parmak ekleyerek ya da çıkararak bulunuyor. Böylece öğrenci, parmaklarla uğraşırken dikkatinin büyük kısmını dile, ritme ve nefese ayırabiliyor.

Bir şarkıyı söylerken sözcükleri, ezgiyi ve nefes alacağın yerleri ayrı ayrı mı düşünürsün, yoksa hepsi şarkının akışı içinde kendiliğinden mi yerine oturur?

Mekanizma

Dizekte üç ses

Sol anahtarlı bir dizekte si sesi, beş çizginin ortasındaki üçüncü çizgide duruyor. La sesi, ikinci ve üçüncü çizgilerin arasındaki aralıkta; sol sesi ise sol anahtarının sarıldığı ikinci çizgide. Üç ses, dizekte birbirinin hemen altında, çizgi, aralık, çizgi düzeniyle sıralanıyor.

Bu üç sesi tanımanın bir yolu, sol anahtarının kıvrımını bir çapa olarak kullanmak. Anahtar ikinci çizgiye sarılıyor ve bu çizgi sol. Bir aralık yukarısı la, bir çizgi yukarısı si. Arda bu üç sesi önce flütsüz, yalnızca dizeğe bakarak ve adlarını yüksek sesle söyleyerek tanımaya çalıştı.

Leyla Hoca, Arda'ya bir kâğıda rastgele sıralanmış on iki notadan oluşan bir dizi yazdı; hepsi si, la ya da soldu. Arda bu diziyi her gün bir kez, adlarını söyleyerek okudu. Üçüncü gün bu üç sesi bir bakışta tanıyabiliyordu.

Sol elin ilk parmakları

Bu üç ses, sol elin parmaklarıyla çalınıyor. Si için sol başparmak gövdenin arkasındaki başparmak tuşuna, sol işaret parmağı gövdenin üstündeki ilk büyük tuşa basıyor. La için bunlara sol orta parmak ekleniyor. Sol için ise sol yüzük parmağı da ekleniyor. Sol elin serçe parmağı bu üç seste tuşa basmıyor; tuşun yakınında, gevşek duruyor.

Bu üç seste de sağ el, flütü destekleme görevini sürdürüyor. Sağ başparmak gövdenin altında, sağ elin öteki parmakları tuşların üzerinde hafifçe duruyor. Pek çok öğretmen, sağ serçe parmağının bu seslerde de ayaktaki mi bemol tuşuna hafifçe basılı kalmasını öneriyor; bu, flütün dengesine ve bazı seslerin tınısına yardım ediyor.

Bu parmak düzenleri, birbirine bir parmak ekleyerek ya da çıkararak bağlanıyor. Si'den la'ya geçerken orta parmak iniyor; la'dan sol'e geçerken yüzük parmağı iniyor. Geri dönerken aynı parmaklar sırayla kalkıyor. Arda bu üç sesi önce ses çıkarmadan, yalnızca parmaklarını indirip kaldırarak ve her seste adını söyleyerek çalıştı.

Sesi dille başlatmak

Flütte bir sesi başlatmanın en yaygın yolu, dille yapılan kısa bir hareket. Dil, ön dişlerin hemen arkasına, damağın ön kısmına hafifçe değiyor ve "tu" hecesi söylenir gibi geri çekiliyor. Bu hareket, havayı serbest bırakıyor ve sesin temiz ve net bir başlangıçla doğmasını sağlıyor.

Bu hareket bir vuruş değil, bir bırakma. Dil havayı tutan bir kapı gibi; kapı açıldığında hava akıyor. Dili sert bir biçimde vurmak ya da dişlere bastırmak, sesin başında bir patlama ya da bir hışırtı yaratabiliyor. Pek çok öğretmen, daha yumuşak bir başlangıç için "du" hecesini de kullanıyor.

Arda'nın açılıştaki üçüncü notası, dil hiç kullanılmadığı için yavaşça ve bulanık başlamıştı. Leyla Hoca, Arda'dan önce flütsüz, yalnızca "tu tu tu tu" diyerek havayı dille bırakmasını istedi. Ardından aynı hareketi baş borusuyla, sonra flütün tamamıyla ve si sesiyle denediler. Dördüncü denemede si, ilk anından itibaren net çıktı.

Nota değerleri ve ritmi saymak

Bir notanın süresi, şekliyle gösteriliyor. Dört dörtlük bir ölçüde birlik nota dört vuruş, ikilik nota iki vuruş, dörtlük nota bir vuruş, sekizlik nota yarım vuruş sürüyor. İçi boş ve sapsız nota birlik, içi boş ve saplı nota ikilik, içi dolu ve saplı nota dörtlük, içi dolu, saplı ve kuyruklu nota sekizlik.

Ritmi doğru çalmanın temeli, vuruşu saymak. Arda, ölçünün dört vuruşunu "bir, iki, üç, dört" diye içinden saymaya ve her notayı bu sayımın üzerine yerleştirmeye başladı. Sekizlikler geldiğinde vuruşlar ikiye bölünüyor ve sayım "bir ve iki ve" biçimini alıyor.

Bir metronom, bu sayımı dışarıdan ve düzenli olarak vererek yardım ediyor. Başlangıçta yavaş bir tempo seçiliyor; öğrencinin her notayı rahatça düşünüp parmaklayabileceği kadar yavaş. Arda'nın ilk ezgisi, dakikada altmış vuruşluk bir tempoda çalışıldı; her vuruş bir saniye sürüyordu ve parmakların bir sonraki sese hazırlanması için yeterli zaman kalıyordu.

Parmak ile dilin buluşması

Bir ezgide sesten sese geçerken, parmak değişimi ile dil vuruşu aynı anda olmalı. Parmaklar yeni sesin düzenine tam olarak oturduğu anda dil havayı bırakıyor. Parmak dilden geç kalırsa, yeni ses eski parmak düzeniyle başlıyor ve iki ses arasında kısa, kararsız bir ara ses duyuluyor. Arda'nın açılıştaki ara sesi, tam olarak bu gecikmeden doğmuştu.

Bu buluşmayı çalışmanın bir yolu, parmakları vuruştan biraz önce hazırlamak. Bir notanın son anında, bir sonraki notanın parmakları zihinde hazırlanıyor ve vuruş geldiğinde parmaklar ile dil birlikte hareket ediyor. Bu hazırlık, başlangıçta bilinçli bir çaba gerektiriyor; zamanla kendiliğinden oluyor.

Leyla Hoca, Arda'ya si ile la arasında yavaş bir alıştırma verdi: dört vuruş si, dört vuruş la, dört vuruş si. Her geçişte Arda, dördüncü vuruşun sonunda orta parmağını indirmeye ya da kaldırmaya hazırlanıyor ve bir sonraki birinci vuruşta parmağı ile dilini birlikte hareket ettiriyordu. Birkaç dakika sonra ara ses kayboldu.

Bağlı çalmak

Bazen iki ya da daha fazla nota, aralarında dil vuruşu olmadan, tek bir nefes akışı içinde çalınıyor. Notada bu, notaların üstüne ya da altına çizilen bir yay ile, yani bağ işaretiyle gösteriliyor. Bağın başındaki nota dille başlatılıyor; bağın içindeki öteki notalara yalnızca parmaklar değişerek geçiliyor.

Bağlı çalmak, parmak değişiminin temizliğini açıkça ortaya koyuyor. Dil vuruşu olmadığı için, parmakların her geçişi doğrudan duyuluyor; parmaklar yavaş ya da dağınık değiştiğinde, iki ses arasında bir kayma ya da bir ara ses beliriyor. Bu yüzden bağlı geçişler, parmak koordinasyonunu çalışmanın iyi bir yolu.

Bağlı çalarken hava akımı kesilmeden sürüyor. Pek çok öğrenci bağlı bir geçişte havayı bir an durduruyor ya da azaltıyor; bu da sesin bir an zayıflamasına yol açıyor. Arda si'den la'ya ve la'dan sol'e bağlı geçişleri, havayı aynı hızda tutarak ve yalnızca parmaklarını değiştirerek çalıştı.

Nefes almak ve nefesin yeri

Flütte nefes, sesin süresini ve cümlenin akışını belirliyor. Nefes, omuzlar kaldırılmadan, karnın ve alt kaburgaların genişlemesine izin verilerek alınıyor. Bu nefes, göğsün üst kısmıyla alınan kısa ve sığ bir nefesten daha uzun süre yetiyor ve bedende daha az gerginlik yaratıyor.

Bir ezgide nefesin nerede alınacağı, önceden belirleniyor. Notada nefes yeri, çoğu zaman dizeğin üstüne konan küçük bir virgül işaretiyle gösteriliyor. Nefes işareti yoksa, nefes cümle sonlarında, uzun notalardan sonra ya da bir susun içinde alınıyor. Nefesi bir notanın ortasında, nefes bittiği için almak, cümleyi ve ritmi bölüyor.

Nefes, ritmin dışında değil, içinde alınıyor. Bir nefes için zaman, bir önceki notanın son kısmından kısaltılarak ayrılıyor; böylece bir sonraki nota vuruşunda başlayabiliyor. Arda'nın açılıştaki ezgisinde nefes uzun notanın ortasında bitmişti; Leyla Hoca ezgiye, üçüncü ölçünün sonuna bir virgül koydu ve Arda'dan nefesi o noktada, bir önceki notayı biraz kısaltarak almasını istedi.

Susları saymak

Bir ezgide sesler kadar sessizlikler de var. Bir sus, belirli bir süre boyunca ses çıkarılmadığını gösteriyor ve her nota değerinin bir sus karşılığı bulunuyor: birlik sus, ikilik sus, dörtlük sus, sekizlik sus. Sus sırasında da vuruş sayılmaya devam ediyor.

Sus, ritmin bir parçası. Bir sus sayılmadığında, bir sonraki nota erken ya da geç başlıyor ve ezginin ritmi kayıyor. Pek çok başlangıç öğrencisi, susun içinde sayımı bırakıyor ve bir sonraki notayı tahmin ederek başlatıyor.

Sus aynı zamanda bir nefes fırsatı. Bir susun içinde nefes almak, ritmi bozmadan nefesi tazelemenin en kolay yolu. Arda'nın çalıştığı ikinci ezgide ikinci ölçünün sonunda bir dörtlük sus vardı; Arda o susta hem vuruşu saydı hem de kısa bir nefes aldı.

Hepsini bir ezgide buluşturmak

Bu becerilerin hepsi, kısa bir ezgide bir araya getiriliyor. Leyla Hoca bunun için bir yol önerdi ve Arda her yeni ezgide bu yolu izledi. Önce ezgi flütsüz, yalnızca notaların adları söylenerek okunuyor. Ardından ritim, notaların yükseklikleri olmadan, vuruş sayılarak ve ellerle vurularak çalınıyor.

Sonra ezgi flütsüz olarak, parmaklar flütün üzerinde sessizce hareket ettirilerek ve notaların adları içinden söylenerek çalışılıyor. Ardından nefes yerleri işaretleniyor. En son flütle, yavaş bir tempoda, dil, parmaklar ve nefes birlikte çalınıyor.

Bu yol, her beceriyi önce tek başına, sonra ötekilerle birlikte çalışmayı sağlıyor. Arda açılıştaki dört ölçülük ezgiyi bu yolla yeniden çalıştı. Flütle çaldığında üç ses temiz başladı, geçişlerde ara ses duyulmadı ve nefes üçüncü ölçünün sonundaki virgülde alındı. Ezgi baştan sona, metronomun altmış vuruşluk temposunda aktı.

Kısa ve sık çalışmak

Okuma, sayma ve eşgüdüm, seyrek uzun oturumlardan çok gündelik küçük dozlarla oturuyor. Her gün on beş yirmi dakika, haftada bir uzun bir oturumdan daha çok ilerleme sağlıyor. Bu çalışmalar, önceki dersin ısınmasıyla açılıyor: önce yalnız baş borusu, sonra birleşik flütle uzun sesler.

Çalışmada her gün aynı ezgiler değil, yavaş yavaş genişleyen bir malzeme kullanılıyor. Bir ezgi rahatça çalınabildiğinde, yeni bir ezgi ekleniyor; eski ezgiler ise kısa bir tekrar olarak çalışmada kalıyor. Böylece hem yeni beceriler kuruluyor hem de öğrenilenler korunuyor.

Bedenin işaretlerine dikkat etmek de bu çalışmaların bir parçası. Baş dönmesi, ellerde ya da omuzlarda gerginlik hissedildiğinde ara veriliyor. Arda'nın ilk haftasında çalışmalar yirmi dakikayı geçmedi; her beş dakikada bir flütü indirip kollarını serbest bırakıyor ve normal nefes alıyordu.

Örneklerden okuma

Usta katmanı

Deneyimli flüt öğretmenleri, nota okumayı ilk günden çalgıdan ayırmıyor ama onun önüne de koymuyor. Öğrencinin kulağı ve parmakları çoğu zaman notadan daha hızlı ilerliyor; bir ezgiyi kulaktan öğrenip çalabilen bir öğrenci, notaya bakmadan çalmaya yöneliyor. Usta öğretmenler bu eğilimi engellemek yerine yönlendiriyor: kulaktan öğrenilen bir ezgiyi notasıyla karşılaştırmak, öğrencinin hem kulağını hem de nota okumasını birlikte güçlendiriyor.

Bir başka incelik, dil vuruşunun hecesini sesin karakterine göre seçmek. Kısa ve belirgin sesler için "tu", daha yumuşak ve bağlıya yakın başlangıçlar için "du" kullanılabiliyor. Usta öğretmenler bu farkı ilk haftalardan itibaren kulakla dinletiyor; böylece öğrenci, dilin yalnızca sesi başlatan değil, sesin karakterini de belirleyen bir araç olduğunu öğreniyor.

Usta öğretmenler nefesi ezginin cümlelerine göre planlamayı da erken öğretiyor. Bir ezgiye başlamadan önce nefes yerlerini işaretlemek, başta yavaş bir iş gibi görünüyor; ama öğrenci bunu alışkanlık hâline getirdiğinde, daha uzun ve daha zor ezgilerde nefesin bitmesi yüzünden yarım kalan cümleler büyük ölçüde azalıyor.

Ustaların bir alışkanlığı da yavaş tempoya sabırla bağlı kalmak. Bir ezgi yavaş tempoda temiz çalınamıyorsa, daha hızlı bir tempoda da çalınamıyor. Usta öğretmenler bir ezgiyi ancak ağır hızda hatasız bir tur atıldıktan sonra hızlandırıyor ve her hızlandırmayı küçük bir adım olarak tutuyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış: "Parmakları doğru koyarsam ses de doğru çıkar." Doğru parmak yalnızca sesin yüksekliğini veriyor. Sesin temiz başlaması dile, geçişin temizliği parmak ile dilin aynı anda hareket etmesine, cümlenin akışı ise nefese bağlı.

Yaygın yanlış: "Dil sesi vurarak başlatır." Dil havayı tutan bir kapı gibi geri çekilerek sesi başlatıyor. Sert bir vuruş, sesin başında bir patlama ya da hışırtı yaratabiliyor.

Yaygın yanlış: "Nefesim bitince alırım." Nefesin bittiği yerde alınması cümleyi ve ritmi bölüyor. Nefes yerleri önceden, cümle sonlarında, uzun notalardan sonra ya da susların içinde belirleniyor.

Yaygın yanlış: "Susta bir şey çalmadığım için saymama gerek yok." Sus ritmin bir parçası; sayılmadığında bir sonraki nota erken ya da geç başlıyor. Sus aynı zamanda nefes almak için bir fırsat.

Yaygın yanlış: "Yavaş çalmak zaman kaybıdır, hızlı çalarak daha çabuk öğrenirim." Yavaş tempo, parmakların hazırlanmasına ve dilin vuruşla buluşmasına zaman tanıyor. Yavaşta temiz çalınamayan bir ezgi, hızda da temiz çalınamıyor.

Uygulama

Bu çalışma için flütünü, bir metronomu, kurşun kalemi, birkaç basit ezgiden oluşan bir başlangıç kitabını ya da öğretmeninin yazdığı kısa ezgileri hazırla. Isınmayı önceki dersteki sırayla yap: baş borusu, sonra bütün flüt.

Üç sesi okumayı öğren. Sol anahtarlı bir dizekte si, la ve sol seslerini bul: si üçüncü çizgide, la ikinci aralıkta, sol ikinci çizgide. Bu üç sesten oluşan rastgele bir diziyi bir kâğıda yaz ve her gün bir kez adlarıyla oku.

Parmakları sessizce öğren. Flütü tutup si, la ve sol için parmak düzenlerini sessizce, üflemeden çalış. Si'den la'ya, la'dan sol'e ve geri parmakları indirip kaldırırken her seste adını söyle. Sağ elinin flütü desteklemeye devam ettiğinden emin ol.

Dili çalıştır. Önce flütsüz, "tu tu tu tu" diyerek havayı dille bırak. Ardından aynı hareketi baş borusuyla ve sonra flütün tamamıyla, si sesinde dene. Sesin ilk anından net çıkıp çıkmadığını dinle. Dili sert vurmak yerine, havayı tutan bir kapıyı açar gibi geri çek.

Ritmi say. Metronomu dakikada altmış vuruşa ayarla. Birlik, ikilik, dörtlük ve sekizlik notalardan oluşan kısa ritimleri önce elle vurarak ve vuruşları yüksek sesle sayarak çal. Susları da say.

Parmak ve dili buluştur. Dört vuruş si, dört vuruş la, dört vuruş si çal. Her geçişte bir sonraki parmağı önceki notanın son vuruşunda hazırla ve yeni vuruşta parmak ile dili birlikte hareket ettir. Ara ses duyarsan tempoyu daha da yavaşlat. Ardından aynı geçişleri bağlı, dil vurmadan ve havayı kesmeden çal.

Bir ezgiyi baştan sona kur. Kısa bir ezgi seç. Önce notaların adlarını söyle, sonra ritmini elle vur, sonra parmaklarını sessizce çalış ve nefes yerlerini kurşun kalemle virgülle işaretle. En son flütle, yavaş tempoda, dil, parmaklar ve nefes birlikte çal. Ezgiyi kaydet ve dinle. Çalışmayı yirmi dakikayla sınırla, aralarda flütü indirip kollarını gevşet.

Kilit özet

Bir nota, sesin yüksekliğini dizekteki yeriyle, süresini şekliyle gösteriyor; flütçü bu bilgileri parmaklara, dile ve nefese çeviriyor.

Flüt notası sol anahtarıyla yazılıyor ve konser flütü yazıldığı gibi sesleniyor: notadaki sol, kulağa da sol olarak geliyor.

İlk üç ses sol elle çalınıyor: si üçüncü çizgide, sol başparmak ve işaret parmağıyla; la ikinci aralıkta, orta parmak eklenerek; sol ikinci çizgide, yüzük parmağı da eklenerek. Sağ el flütü desteklemeye devam ediyor.

Ses, dilin "tu" ya da "du" der gibi havayı bırakmasıyla başlatılıyor; dil vurmuyor, bir kapı gibi açılıyor.

Birlik, ikilik, dörtlük ve sekizlik notalar vuruş sayılarak çalınıyor; susların içinde de sayım sürüyor. Başlangıçta yavaş bir tempo ve bir metronom kullanılıyor.

Sesten sese geçerken parmak ile dil aynı anda hareket ediyor; parmak önceki notanın son anında hazırlanıyor. Bağlı geçişlerde dil vurmadan, havayı kesmeden yalnızca parmaklar değişiyor.

Nefes, omuzlar kaldırılmadan alınıyor ve yeri önceden, cümle sonlarında, uzun notalardan sonra ya da susların içinde belirleniyor; notadaki virgül nefes yerini gösteriyor. Bir ezgi, her beceri önce tek başına çalışılarak, sonra hepsi yavaş tempoda birleştirilerek kuruluyor.

Sonraki derse köprü

Arda artık si, la ve sol seslerini okuyup temiz bir dil vuruşuyla çalabiliyor. Ama Leyla Hoca'nın getirdiği yeni ezgide sol'ün altına inen sesler var ve bu seslerin parmakları sağ elde. Arda sağ elin parmaklarını ilk kez tuşlara indirdiğinde flüt sallanıyor ve sesler hışırtıya dönüyor.

Sağ elin parmaklarıyla aşağı inen sesler eklendiğinde, bir flütçü ilk gamını nasıl kuruyor ve bu gamı hangi egzersizlerle her gün düzenli olarak çalışıyor?

Ve yeni öğrenilen seslerle çalınabilecek ilk küçük parçalar, bir başlangıç repertuvarı olarak nasıl seçiliyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Ders, nota sehpasındaki tek satırlık ezginin yakın planıyla açılacak. Arda'nın gözleri dizekteki ilk notada dururken, ekranın yanında bir soru işaretiyle flütün tuşları belirecek.

Açılıştaki üç sorun üç ayrı renkle gösterilecek: geç gelen parmak turuncu, dilsiz başlangıç gri, yanlış yerdeki nefes mavi. Her biri ezginin zaman çizgisi üzerinde, sorunun olduğu yerde küçük bir işaretle belirecek.

Dizekte üç ses bölümünde sol anahtarı ikinci çizgiye sarılırken parlayacak; ardından sol, la ve si sesleri dizekte sırayla belirip flütün üzerinde karşılık gelen tuşlarla ince çizgilerle bağlanacak. Her seste bir parmak daha tuşa inecek.

Dil bölümünde ağzın yandan kesit çizimi gösterilecek: dil ön dişlerin arkasında havayı tutacak, "tu" hecesiyle bir kapı gibi açılacak ve hava akımı ağızlık deliğine doğru akacak.

Parmak ile dilin buluşması, iki şeridin aynı noktada birleşmesiyle anlatılacak: üstte parmakların değişim anı, altta dilin vuruşu; ikisi aynı vuruşta buluştuğunda ara ses simgesi kaybolacak. Kapanışta Arda, açılıştaki ezgiyi metronomla baştan sona çalacak ve üçüncü ölçünün sonundaki virgülde sakin bir nefes alacak.

Bu ders hangi kursun parçası

FLT-101 — Sıfırdan Flüt kursunun 5 modülünden 2. modülü. Kurs bugün müfredatta ve kayda kapalıdır; bu metnin okunabilir olması kursun üretiminin tamamlandığı anlamına gelmez.

Bu sayfa hakkında ne düşünüyorsun?