1.3 · Seviye 1 · Zemin
Dört yardım biçimi
Bir talebi koçluk, mentorluk, danışmanlık ya da eğitim olarak sınıflar
Koçluk Akademisi — M01, Koçluğun Doğası · 1.622 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Görüşmelerdeki koç ve danışanlar kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir. Koçluk terapi değildir ve bu dersler tıbbi ya da psikolojik değerlendirmenin yerini tutmaz. Akademi ICF ya da EMCC onaylı bir program değildir.
Görüşmeden bir an
Perşembe akşamı. Nehir'in insan kaynakları biriminde yoğun bir hafta geçti ve dört ayrı kişi ondan bir şey istedi. Feride Hanım'la görüşmede hepsini sıralıyor.
Nehir: Yeni işe başlayan biri Excel'de özet tablo yapmayı öğrenmek istedi. Depo müdürü vardiya planına bakıp bir düzen önermemi istedi. Stajyerlikten yeni kadroya geçen Melis bana mentorluk yapar mısın dedi. Emre de yine geldi, ne istediğini bulamıyormuş.
Feride Hanım: Dördüne de koçluk mu yaptın?
Nehir: Neredeyse. Excel'i soran çocuğa "sence nereden başlamalısın?" diye sordum.
Feride Hanım: Ne cevap verdi?
Nehir: "Bilsem sormazdım" dedi. Haklıydı.
Feride Hanım: O hafta dört ayrı yardım istendi. Sen hepsine aynı aletle gittin.
Nehir'in Excel sorusundaki hatası iyi niyetli bir hata. Koçluğu yeni öğrenen biri için her konuşma bir koçluk fırsatı gibi görünür. Oysa insanlar farklı yardımlar ister ve doğru yardımı vermek, yanlış yardımı ustaca vermekten daha değerlidir. Bu ders dört yardım biçimini, eğitimi, danışmanlığı, mentorluğu ve koçluğu birbirinden ayırıyor.
Kavram
Dört yardım biçimini ayırmanın en kullanışlı yolu üç soru sormak: cevabı kim biliyor, kararı kim veriyor ve ilişki neyi aktarıyor?
Eğitimde cevabı eğiten bilir ve aktarılan şey bir bilgi ya da beceridir. Excel'de özet tablo yapmak isteyen biri bir yolun var olduğunu ve onu öğrenmek istediğini biliyor; ona soru sormak, bir haritası olan bir yolculuğu karanlıkta yürütmek olur. Eğitimde içerik ve sıra büyük ölçüde eğitenden gelir.
Depo müdürünün isteği bir danışmanlık isteği: vardiya planını incele, bir düzen öner. Müdür Nehir'in uzmanlığına başvuruyor ve önerinin bir rapor ya da tablo olarak gelmesini bekliyor. Ona "sence en iyi düzen hangisi?" diye sormak, para ödediği bir uzmanın işini geri vermek gibi duyulabilir.
Melis'in isteği bir mentorluk isteği. Nehir'in insan kaynaklarına nasıl girdiğini, ilk yılında neler yaşadığını, kime danıştığını duymak istiyor. Mentorlukta Nehir'in kendi hikâyesi meşru bir araçtır.
Koçlukta ise, gündem sahipliği ölçütünün söylediği üzere, cevabı da kararı da danışan verir; koç kendi deneyimini ve çözümünü kenara koyar ve sürecin nasıl ilerleyeceğinden sorumludur. Emre'nin "ne istediğimi bilmiyorum" cümlesi koçluğa en uygun talep: cevabı kimse bilmiyor, Emre'nin kendisi bile henüz.
Dört biçimin sınırları keskin değil. Bir mentor zaman zaman koç gibi sorar, bir koç izin alarak bilgi paylaşır, bir eğitmen bir alıştırmada koçluk sorusu kullanır. Ayırt edici olan, o anda hangi biçimin ağır bastığı ve bunun açıkça söylenip söylenmediği.
Perde arkası
Koçluk ile komşu yardım biçimleri arasındaki sınırın bulanıklığı akademik literatürde de tartışılıyor. Koçluk ve mentorluğu tek bir kitapta birlikte ele alan çalışmalar bile var: Bob Garvey, Paul Stokes ve David Megginson'ın Coaching and Mentoring: Theory and Practice adlı kitabı bunun bir örneği; başlığın kendisi iki alanı tek bir pratik ailesi olarak gördüğünü söylüyor. Daha çarpıcı bir karşılaştırma ise Nehir'in kendi mesleğinden geliyor.
Bu bulgu Nehir için iki yönlü bir mesaj taşıyor. Bir yandan, insan kaynaklarında yıllardır yaptığı gelişim konuşmalarının koçluğa uzak olmadığını gösteriyor. Öbür yandan, koçluğun neden tanımlarla değil uygulamada ayırt edilmesi gerektiğini de: kâğıt üzerinde aynı görünen iki iş, cevabı kimin bildiği ve kararı kimin verdiği sorulduğunda ayrışıyor.
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Koçluk, diğer yardım biçimlerinden daha üstündür."
Koçluk bazı talepler için doğru araç, bazıları için yanlış. Excel'de özet tablo öğrenmek isteyen birine koçluk yapmak saygı değil, zaman kaybıdır; vardiya planı isteyen bir müdüre soru sormak, istediği uzmanlığı esirgemektir. İyi bir yardımcı, talebe uygun biçimi seçer ve hangi biçimde çalıştığını açıkça söyler.
Yaygın yanlış"Mentorluk, deneyimli birinin ne yapılacağını söylemesidir."
Mentor kendi yolunu anlatır, ama iyi bir mentorluk ilişkisinde menti o yolu kopyalamak zorunda değildir. Mentorun deneyimi bir seçenek olarak masaya konur; karar yine mentiye aittir. Mentorlukla emir arasındaki fark, mentinin "ben farklı yapacağım" diyebilmesidir.
İki sürüm
Cuma öğle arası. Melis, Nehir'in yanına geliyor.
Zayıf sürüm
Melis: Abla, sen insan kaynaklarına nasıl geçmiştin? Ben de bu alanda kalmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.
Nehir: Sence nereden başlamalısın?
Melis: Bilmiyorum, o yüzden sana sordum. Sen ne yapmıştın?
Nehir: Benim ne yaptığım önemli değil. Senin için en önemli şey ne?
Melis: Peki, tamam. Ben bir düşüneyim.
Güçlü sürüm
Melis: Abla, sen insan kaynaklarına nasıl geçmiştin? Ben de bu alanda kalmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum.
Nehir: Önce şunu sorayım: benim hikâyemi mi dinlemek istersin, yoksa kendi yolunu mu düşünmek?
Melis: Önce senin hikâyeni. Bir örnek görmek istiyorum.
Nehir: Tamam. Ben depoda planlamada başladım, iki yıl sonra bir işe alım projesine gönüllü oldum, oradan geçtim. Ama bu benim yolumdu; senin elinde başka şeyler olabilir.
Melis: Gönüllü olmak hiç aklıma gelmemişti. Bizde de şu eğitim projesi var.
Zayıf sürümde Nehir bir mentorluk talebine koçluk sorularıyla cevap veriyor. Melis açıkça bir örnek istiyor ve iki kez soruyor; Nehir her seferinde soruyu geri çeviriyor. Bu, Melis'e saygı gibi görünse de aslında istediği yardımı esirgemek. "Ben bir düşüneyim" cümlesi, konuşmanın işe yaramadığını nazikçe söylüyor. İkinci konuşmanın ilk hamlesi bir seçim sorusu: Nehir hangi biçimin istendiğini soruyor ve Melis seçiyor, önce hikâye. Nehir hikâyesini kısa ve somut anlatıyor, sonra onun kendi yolu olduğunu, Melis'in elinde başka şeyler olabileceğini ekliyor. Deneyim bir seçenek olarak masaya konuyor, bir reçete olarak değil. Melis'in son cümlesi kendi bağlamına dönüyor; mentorluk, mentinin kendi seçeneğini görmesine yol açtığında işini yapmış olur.
Sınır notu
Seçimi kim yapıyor? Dört biçimi ayırmanın özü bu soruda. Eğitimde ve danışmanlıkta seçimi büyük ölçüde uzman yapar ve bu meşrudur, çünkü talep bunu istiyor. Mentorlukta seçenekleri mentor zenginleştirir ama seçimi menti yapar. Koçlukta seçenekleri de seçimi de danışan kurar. Sorun, bir biçimin öbürü gibi davrandığında başlar: kendi çözümünü koçluk soruları kılığında dayatan bir koç, ya da yalnızca soru sorup hiçbir şey paylaşmayan bir mentor.
Dördüncü bir komşu daha var ve bu derste kasıtlı olarak dışarıda bırakıldı: psikolojik danışmanlık ve terapi. Türkçede "danışmanlık" kelimesinin ikisini birden karşılaması, bir talebin hangi kapıya ait olduğunu belirsizleştirebiliyor. Birinin "danışmanlık istiyorum" demesi bir iş planı da olabilir, uzun süredir süren bir mutsuzluk da. Koçluğun alanında mı diye sormanın ilk adımı, bu kelimenin hangi anlamda kullanıldığını sormak.
Pratik
Günlük sorusu
En sık hangi yardım biçimine kayıyorsun ve bu sana ne kazandırıyor?
Kapanış
- Eğitim, danışmanlık, mentorluk ve koçluk üç soruyla ayrılır: cevabı kim biliyor, kararı kim veriyor, ilişki neyi aktarıyor.
- Koçluk diğer biçimlerden üstün değildir; doğru yardım, talebe uygun biçimi seçmek ve hangi biçimde çalışıldığını açıkça söylemektir.
- Koçluk tanımları insan kaynakları geliştirme tanımlarıyla neredeyse aynı çıkıyor; ayrım tanımlarda değil, uygulamada ve seçimin kime ait olduğunda yapılır.
Beş soru
- Biri "Bana yeni muhasebe programını öğretebilir misin?" diye soruyor. Bu hangi yardım biçimi ve neden koçluk soruları burada yanlış araçtır?
- Bir mentor, mentisine "Ben senin yerinde olsam bu işi kabul etmezdim" diyor. Bu cümle mentorluğun sınırı içinde mi? Hangi koşulla?
- Hamlin, Ellinger ve Beattie'nin bulgusu, insan kaynakları uzmanı olarak çalışan bir koç adayı için ne anlama geliyor?
- Türkçede "danışmanlık istiyorum" diyen birine neden önce bir soru sormak gerekir?
- Melis'le ikinci konuşmada Nehir'in açılış sorusu konuşmayı nasıl değiştirdi?
Yanıtlar
- Eğitim. Kişi bir bilginin var olduğunu biliyor ve onu öğrenmek istiyor; cevabı öğreten bilir. Ona "sence nereden başlamalısın?" diye sormak, bilmediği bir yolu karanlıkta yürütmektir ve Nehir'in Excel sorusuna aldığı "bilsem sormazdım" cevabı tam olarak bunu söylüyor.
- Sınırın içinde olabilir, eğer bu bir deneyim olarak sunulup karar mentiye bırakılırsa. Mentor kendi yolundan konuşabilir; ama "kabul etme" bir emre dönüşür ve menti farklı karar verdiğinde ilişki bozulursa mentorluk öğütlemeye kaymış olur.
- Yıllardır yaptığı gelişim konuşmalarının koçluğa uzak olmadığını, ama koçluğun tanımlarla ayırt edilemeyeceğini. İki alan kâğıt üzerinde neredeyse aynı göründüğüne göre fark, uygulamada kimin cevap verdiği ve kimin karar verdiğinde aranmalı.
- Çünkü kelime hem iş danışmanlığını hem psikolojik danışmanlığı karşılıyor. Kişinin bir iş planı mı, yoksa uzun süredir süren bir sıkıntı için destek mi istediğini anlamadan doğru kapı seçilemez.
- Melis'e hangi yardımı istediğini seçme fırsatı verdi. Melis hikâyeyi seçti ve Nehir onu bir reçete olarak değil bir örnek olarak anlattı; böylece Melis kendi bağlamına, gönüllü olabileceği bir projeye dönebildi.
Sonraki derse köprü
Bu derste dışarıda bıraktığımız komşu en hassas olanı: psikolojik danışmanlık ve terapi. 1.4 koçluk ile terapi arasındaki ilk çizgiyi çekiyor. Bu derste sorduğumuz üç soru, cevabı kim biliyor, kararı kim veriyor, ilişki neyi aktarıyor, orada yetmeyecek; çünkü terapide de gündemi çoğu zaman danışan getirir ve kararlar yine onundur. Orada başka bir şeye bakacağız: bir talepte terapiyi gerektirebilecek işaretlere, örneğin haftalardır süren bir uykusuzluğa ya da her şeyin anlamını yitirdiğini anlatan bir cümleye, ve koçun böyle bir cümle karşısında neden durması gerektiğine.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.